BIST 100
14.446,42 3,64%
DOLAR
46,2813 0,03%
EURO
53,7169 0,32%
GRAM ALTIN
6.428,54 2,41%
FAİZ
41,76 -2,36%
GÜMÜŞ GRAM
104,23 2,95%
BITCOIN
66.786,00 4,40%
GBP/TRY
62,1891 0,20%
EUR/USD
1,1601 0,29%
BRENT
83,10 -4,84%
ÇEYREK ALTIN
10.510,67 2,41%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
27 °
Reklam

HABER

Sıcak dalgaları yaşlandırıyor

Sıcak dalgaları yaşlandırıyor

Daha önce yapılan araştırmalar, sıcak havaların ani ölümlere neden olduğunu göstermişti. Hong Kong Üniversitesi’nin yeni açıkladığı araştırma ise uzun süre sıcak hava dalgalarına maruz kalmanın biyolojik yaş açısından insanı yaşlandırdığını gösteriyor. İngiliz bilim dergisi Nature’de yayınlanan çalışmada, sıcak hava dalgalarının insanın yaşlanması üzerindeki olumsuz etkisinin alkol, sigara, kötü beslenme ve hareketsizlik gibi olduğu belirtildi. Bilim insanları bu çalışma için sıcak hava dalgalarına maruz kalan 25 bin kişiyi, tıbbi verilerini inceleyerek 15 yıl boyunca takip etti.
Sebebi: DNA hasarı
Araştırmanın sonunda sadece iki yıllık bir süre içinde dört gün daha sıcak hava dalgası yaşayan kişilerin biyolojik yaşlarının dokuz gün arttığı bulundu. Dışarıda daha fazla zaman geçiren beden işçilerinin biyolojik yaşlarının ise sıcak hava dalgaları nedeniyle 33 gün arttığı tespit edildi. Çalışmada, yaşanan toplam sıcak hava dalgası gün sayısının yüksek olmasının, yaşlanmanın hızlanmasında çok daha etkili olduğu bulundu. Araştırmacılar, aşırı sıcağın insan bedenini yaşlandırmasındaki en büyük etkenin ise muhtemelen DNA’nın gördüğü hasar olduğunu bildirdi. Öte yandan kavurucu sıcakların çocuklarda beyin gelişimini, yetişkinlerde ise hafızayı olumsuz etkilediği de biliniyor.

Hava serinlese bile etkisi sürüyor
■ Araştırma, havalar serinlediğinde bile aşırı sıcak akımlarının insan vücudundaki etkisinin azalmakla birlikte devam ettiğini belirledi.
■ Uzmanlar, aşırı sıcaklarla başa çıkmak için klima kullanmayı, klima yoksa gölgede durmayı tavsiye etti.
■ Çalışmaya katılan 25 bin yetişkinin tamamı sağlıklı, genç insanlardı. Dolayısıyla yaşlı ve hasta insanların sıcağa karşı çok daha savunmasız olduğu uyarısında bulunuldu….

Trafikte ‘erkeklik’ gösterisi

Trafikte ‘erkeklik’ gösterisi

Trafikte yol verme kavgasını bıçak, kılıç, pala ve silahla çözenler, düğünlerde, eğlencelerde havaya ateş açarak insan öldürenler. Magandalık artık sadece bireysel öfke patlaması değil, toplumu tehdit eden bir güvenlik sorunu. Öfke ve “erkeklik” gösterisi birleşince şiddet gündelik hayatın bir parçasına dönüşüyor. Şehir magandalarının eli kılıçlı eşkıyalara dönüştüğü, Ankara’da yaşanan olayla bir kez daha ortaya çıktı. Trafikte yaşanan tartışmanın ardından otomobilin önünü kesen 4 kişi, bıçak ve kılıçlarla sürücüye saldırdı. Yapılan soruşturma ardından şüpheliler yakalandı. Geçen mayıs ayında da Ataşehir’de bir maganda, tartıştığı karayolları çalışanına bıçakla saldırmaya kalkmış, yangın tüpü sıkılarak uzaklaştırılmıştı. Milliyet uzmanlara da sordu…
Ankara’da yaşlı adama kılıçlarıyla saldıranlar tutuklandı.
‘Güç kültürü besliyor’
Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Barış Erdoğanşunları dedi:
“Trafik magandalığı, yalnızca direksiyon başındaki saldırgan ve kaba davranışların değil, aslında toplumsal yaşamın birçok alanına yayılan hoyrat bir tavrın adıdır. Makas atan sürücüyle market kasasında sırayı hiçe sayan, düğünde havaya ateş açan ya da toplu taşımada kaba davranışlar sergileyen zihniyet, aynı kültürel ve sosyal zeminden beslenmektedir. Bu olguyu basit bir öfke patlaması ya da bireysel ruhsal sorunlarla açıklamak yetersizdir. Daha derinlerde, magandalığı besleyen kültürel, sosyal ve ekonomik koşullar bulunmaktadır. Özellikle erkek sürücüler için otomobil, bir ulaşım aracından öte statü ve güç göstergesidir. Yol vermek zayıflık, kurala uymak eziklik, hız yapmak ve makas atmak ise cesaretin kanıtı olarak görülmektedir. Kaba kuvvetin ve meydan okumanın prestij sağladığı bir kültürel ortamda direksiyon başındaki saldırganlığın olağanlaşması şaşırtıcı değildir.
Özellikle kadın sürücülere…
Bu ‘Ben güçlüyüm, benden korkacaksın’ anlayışı, toplumdaki sorunlu erkeklik kurgusunun trafikteki yansımasıdır. Özellikle kadın sürücüler gibi daha güçsüz görülen gruplara karşı bu hoyratlık daha da yoğunlaşmaktadır. Magandalığı besleyen bir diğer önemli unsur cezasızlık kültürüdür. Çoğu zaman bu davranışları sergileyenler ciddi bir yaptırımla karşılaşmamaktadır. Bu durum, aynı kişilerin aynı davranışları tekrar etmesine zemin hazırladığı gibi, zamanla kurallara uyan bireylerin de davranış biçimlerini bozmakta, toplumsal düzende çözülmelere yol açmaktadır.”
İstanbul Ataşehir’de geçen mayıs ayında da bir maganda, tartıştığı karayolları çalışanına bıçakla saldırmaya kalkmış, yangın tüpü sıkılarak uzaklaştırılmıştı.
‘Fark edilme yolu’
Klinik Psikolog Ayşenur Yüksel “Şehirlerde artan öfke patlamaları, trafikte kavga edenler, kılıç çekenler, düğünlerde silah sıkanlar artık gündelik hayatın olağanı haline geldi. Özellikle direksiyon başında olmak bazı erkekler için erkekliğin gösterildiği bir performans alanı olabilmekte ve bu performans alanında erkekliklerin ispatı için çok ileriye gidebilmekteler. Bu davranışların cezasız kalması ve hatta kimi zaman onaylanması da magandalığı bir rol model haline getiriyor. Ne yazık ki bazıları için görünür olmanın, fark edilmenin tek yolu bu oluyor. Sonuç olarak, trafikteki şiddet ve failleri aslında toplumun aynası. Bastırılmış öfke, erkeklik krizi, kuralsızlık ve yetersiz yaptırımlar. Hepsi yolun ortasında açığa çıkıyor” diye konuştu.
İlginizi Çekebilir
Cezalar yeterli ama..
Şehir eşkıyalarına dönüşen magandalığın artarak devam ediyor olmasında, cezaların yetersizliği etkili mi? Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Devrim Gündüz şunları aktardı:
“Bu tür olayları sadece cezaların azlığına bağlamak doğru değil. Aslında cezalar yetersiz değil. Mevcut hukuk sisteminde tüm bu saldırgan davranışların karşılığı var. Öldürme fiilinde müebbet hapis cezası veriliyor. Yaralama fiillerinde ise kullanılan araç ve yaralamanın ağırlığına göre değişen ciddi yaptırımlar söz konusu. Basit yaralamalar dışında, kemik kırığına, organ kaybına ya da hayati tehlikeye yol açan yaralamalarda 5 ila 8 yıl arasında değişen ağır cezalar uygulanabiliyor. Yani ‘cezasızlık’ söz konusu değil, sorun daha çok cezaların ne kadar uygulandığıyla ilgili. Trafikte hakaret, tehdit ya da mala zarar verme gibi davranışların her biri ayrı ayrı suçtur ve fail birden fazla suçtan yargılanabilir. Ama bu suçları olduğundan daha ağır değerlendirmek mümkün değil. Hakaret yine hakaret olarak, tehdit olarak cezalandırılmalı. Aksi halde daha ağır suçlar için ne ceza vereceksiniz? Örneğin, birinin aracının üstüne çıkıp tepinen kişi hem mala zarar vermekten hem tehdit ve hakaretten hem de verdiği zararı tazmin etmekten sorumlu tutulur. Araçlarda bulunan sopa, bıçak, pala ve kılıç gibi aletlerin polis tarafından yakalanamıyor. Araçlarda arama yapılması için sulh ceza hakimliği kararı olması gerekiyor, polis rutin denetimlerinde araç içini arayamaz.”

Yumruk, tekme, şiddet…
İstanbul’un kalabalık yollarında sıradan bir gün yaşamak neredeyse zorlaştı. İster araç içinde olun ister yaya…Ya yol verme tartışmasında ya da taciz ve benzeri şiddet saldırılarıyla sıradan diye başladığınız gününüz kâbusa dönebiliyor. Magandalar her yerde… İşte yine bir kadın sürücünün hayatı magandalar yüzünden kâbusa döndü. Yolunu kesen bir maganda, onu kilometrelerce takip edip aracının camını yumrukları, kırdı. Saldırıyı gerçekleştiren S.Y. gözaltına alındı. Dehşet içinde kalan kadın yaşadığı şiddet dolu anları şöyle aktarda: “Bütün camı kırdı, arabamı mahvetti, önüme kırıp beni yol boyu takip etti” diyerek yaşadığı korkuyu dile getirdi.
Röportaj sırasında havaya ateş açtı
Magandalar sadece trafikte değil, hayatın birçok alanında güvenliği tehdit ediyor. Düğünlerde, asker uğurlamalarında veya kutlamalarda rastgele havaya açılan ateşler de can kayıplarına ve yaralanmalara yol açıyor. Bunun en son örneği Trabzon’da bir düğünde yaşandı, düğüne katılan bir polisin havaya rastgele ateş açması sonucu iki kişi yaralandı bir kişi hayatını kaybetti. Önceki gün de Tekirdağ’da sokak röportajı sırasında bir kişi pompalı tüfekle havaya rastgele ateş açarak, ‘Hepinizin canını alacağım’ dedi.

KILIÇLARIYLA İNDİLER
Ankara, Altındağ’da Karapürçek Mahallesi’nde trafikte ilerlerken henüz sebebi bilinmeyen bir tartışma büyüdü. Beyaz renkli aracın önünü kesen yeşil araçtan 4 kişi indi. Birinin elinde bıçak, diğer ikisinin elinde ise kılıç vardı. Diğer araçta bulunan yaşlı adamın önüne kesip, vahşice saldırıp ağır yaraladılar. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya dün yaptığı açıklamada, “Ankara’nın Altındağ ilçesinde bir iş yeri önünde yaşanan trafik tartışmasına dair görüntüler yer almıştır. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’müzce yapılan çalışmalar sonucunda şüphelilerin, İ.K., B.D., A.T., M.A.B. olduğu tespit edilmiştir. Şüphelilerin tamamı yakalanarak gözaltına alınmıştır. Olayda yaralanan vatandaşımızın hastanede tedavisi devam etmektedir. Kamu düzenini bozarak vatandaşlarımızın huzurunu tehdit eden bu asfalt zorbalarına asla müsaade etmeyeceğiz” dedi….

Otizmli Adem’den acı haber! Ailesiyle gittiği piknikte kaybolmuştu

Otizmli Adem’den acı haber! Ailesiyle gittiği piknikte kaybolmuştu

Olay, akşam saatlerinde Kanarya Mahallesi Küçükçekmece Gölü kenarında meydana geldi. 6 yaşındaki otizmli Adem Barik, ailesiyle birlikte piknik yapmak için geldiği göl kenarında kayboldu. Çocuklarının yanlarında olmadığını fark eden aile, Adem’i aramaya başladı. Yaklaşık 5 saat sonra göl kenarında bulunan kafeden çıkan bir kişi, gölde Adem’i hareketsiz yatarken gördü. Çevredekiler, Adem Barik’i sudan çıkararak ambulans ve polis ekiplerine haber verdi. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Barik bilinci kapalı olarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Burada tedaviye alınan Adem, yapılan müdahaleye rağmen yaşamını yitirdi.
Haber Detay Görsel Slider
‘YAKLAŞIK 4-5 SAAT ARAMIŞLAR’
Olay anında parkta bulunan Yusuf Akkuş, “Ben zaten burada piknik yaparken görmüştüm, geziyor zannetmiştim. Meğerse kaybolmuş, otizmliymiş. Duyduğumuzda çok üzülmüştük. Yaklaşık 4-5 saat aramışlar, en sonunda da gölde bir arkadaş görmüş, durumu zaten ağırmış hastanede. Bilinci açık değildi, nabzı atıyordu ama. Bazı arkadaşlar suni teneffüs yapmış, zaten ilk ambulansı arayanlardan biri de bendim. Herkes etrafında toplanmış bekliyorlardı” ifadelerini kullandı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.
Rus yüzücü İstanbul Boğazı’ndaki yarışta kaybolmuştu! Son görüntüleri ortaya çıktı…

Reklam
Hastanede yolsuzluk soruşturmasında ifadeler ortaya çıktı! Doktordan çirkin teklif: Hiç mi bağış yapamazsınız?

Hastanede yolsuzluk soruşturmasında ifadeler ortaya çıktı! Doktordan çirkin teklif: Hiç mi bağış yapamazsınız?

İstanbul’da Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nin başhekimliğine giden bazı kişiler, hastanenin bazı servislerinde bıçak parası istenerek ameliyat günlerinin öne çekildiği yönünde şikayette bulundu. Şikayetleri değerlendiren Başhekimlik, durumu Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na bildirdi. Bunun üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, İstanbul Emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından, hastanede aralarında doktorların da bulunduğu bazı kişilerin ‘Bağış’ ya da ‘Medikal malzeme’ adı altında hastalardan bıçak parası istediği, para yatıran kişilerin ameliyatlarının erkene alındığı ve biyopsi işlemleri ile patoloji sürecinin daha hızlı ilerletildiği saptandı. Ayrıca şüphelilerin bazı hastaları özel laboratuvarlara yönlendirerek, yüksek meblağlarda para istediği ve bu ödemeleri yakınlarının hesaplarına aktardıkları tespit edildi. Polis ekiplerinin 5 aylık fiziki ve teknik takip çalışmalarının ardından İstanbul merkezli olarak Mersin ve Tekirdağ’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda M.F., A.A., A.Ç.B., O.B., O.Ö., Ö.A., E.Ö. ve Y.Ö. isimli şüpheliler ile birlikte hastanenin Göğüs Hastalıkları bölümünde çalışan Prof. Dr. M.M. ve Doç. Dr. V.E. ile Uzm. Dr. Y.S. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9’u çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanırken, 2 şüpheli adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Konya’da ‘Teşhircileri muayene etmiyorum’ diyen doktora soruşturma
DOKTOR, HASTA YAKININI ARAYIP, ‘HİÇ Mİ BAĞIŞ YAPAMAZSINIZ?’ DİYE SORMUŞ
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak, iddianame hazırlandı. Toplam 2 mağdur, 33 şikayetçi ve 11 şüphelinin yer aldığı iddianamede, bazı şikayetçilerin beyanlarına da yer verildi. A.T. isimli bir şikayetçinin iddianamede yer alan beyanında, akciğer biyopsisi için danışmadaki görevlinin yönlendirmesi ile yanındaki kızı ile birlikte Doç. Dr. V.E.’nin gittiğini ve V.E.’nin kendisine durumunun sıkıntılı olduğunu, hemen müdahale edilmesi gerektiğini fakat Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’ndeki tüm yerlerin dolu olduğunu söylediğini belirtti. A.T. beyanında, “Doktor V.E. bana tıbbi isimlerini tam hatırlamadığım birkaç materyal söyledi ve bu malzemelerin alınabilmesi için bağış yapıp, yapamayacağımı sordu. Eğer bağış yapabilirsem sıranın bana gelmesini beklemeden ameliyata alınabileceğimi, aksi halde 45 gün beklemem gerektiğini söyledi. Daha sonra kızım, V.E.’nin yönlendirdiği bir kişi ile görüştü ve bağış miktarının 80 bin TL olduğunu öğrendi. Ben de karşılayamayacağımı belirtip, sıramın gelmesini beklemeyi tercih etmek durumunda kaldım. Aradan 2-3 gün geçtikten sonra V.E. kızımı arayarak, ‘Hiç mi bağış yapamazsınız? Bakın boya, badana, kağıt, tıbbi malzeme gibi bir çok ihtiyacı var hastanemizin. Bunların bir kısmını karşılayabilirseniz sizi sıra beklemeden ameliyatınıza alırım’ demiş. Ben de kızıma, ‘Tabi devletimizin hastanesidir. İhtiyaçlarını elimden geldiğince görebilirim’ deyip, 10 bin lira bağışlayabileceğimi söyledim” dedi.

Rus yüzücü İstanbul Boğazı’ndaki yarışta kaybolmuştu! Son görüntüleri ortaya çıktı
ŞÜPHELİ İLE EŞİ ARASINDA 10 MİLYON LİRA PARA TRANSFERİ
İstanbul Emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün çalışmalarında, doktorlar ile hastalar arasındaki ‘bağış’ konulu telefon görüşmeleri de saptandı. İddianamenin yaklaşık 110 sayfası, bu telefon görüşmeleri ve mesajların dökümlerine ayrıldı. Ayrıca iddianamede, örgüt lideri ve üyelerinin hesap hareketlerinin incelendiği MASAK raporlarına da yer verildi. Raporda, örgüt ele başı olduğu değerlendirilen V.E. isimli şüpheli ile eşi Z.E. arasında 2017 ile 2025 yılları arasında toplam 10 milyon 557 bin 877 lira para transferi olduğu belirlendi. Diğer şüphelilerin hesaplarında da yüz binlerce liraya varan para transferleri yapıldığı görüldü.

‘TAMAMEN HASTANIN KENDİ İRADESİ İLE HASTANEYE YAPMIŞ OLDUĞU BAĞIŞTIR’
Örgüt lideri olduğu iddiası ile soruşturma kapsamında tutuklanan Prof. Dr. M.M.’nin, iddianamede yer alan ifadesinde listede adı geçen isimleri tanıdığını, ancak aralarında para alıp verme meselesi olmadığı belirttiği görüldü. Üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyen M.M., “V.E. ile 10 bin lira, 20 bin lira civarında ara sıra birbirimize borç alıp vermişliğimiz vardır. Bu paralar servis, yemek parası ve dini bayramlar ile yılbaşında ameliyathane ve yoğun bakımdaki personele dağıttığımız kendi paramız olan harçlıktır” dedi. Şüpheli Prof. Dr. M.M.’nin bağışlarla ilgili soruya ise, “Bu tamamen hastanın kendi iradesi ile hastaneye yapmış olduğu bağıştır. Ameliyathane boyatması, 1 kilo baklava alması, 1 kutu çikolata getirmesi gibi şeyler bunların örneğidir” dedi.

İFADESİNDE SUSMA HAKKINI KULLANDI
Örgüt lideri olduğu iddia edilen şüphelilerden Doç. Dr. V.E.’nin iddianamede yer alan ifadesinde, banka hesabında 12 milyon lira bulunduğunu ve ev almak amacıyla çeşitli kişilerden borç alarak bu parayı biriktirdiğini belirttiği görüldü. Kumar borcu olduğunu da söyleyen V.E. ifadesinde, bu borcu da başka birinden borç alarak kapattığını söyledi. Şüpheli V.E., soruşturma konusu olan diğer konularla ilgili ise susma hakkını kullanmak istediğini belirtti.
Son dakika… Meteoroloji saat verdi! 3 bölge için kritik uyarı
‘HASTANEMİZDE BAŞHEKİMLİĞİN ONAYI İLE BAĞIŞ SİSTEMİ UYGULANMAKTADIR’
Örgüt lideri olduğu iddia edilen şüphelilerden Y.S.’nin ise iddianamede yer alan ifadesinde, “Hastanemizde başhekimliğin onayı ile ameliyathane tıbbi sarf malzemesi ve aletlerinin alınması için bağış sistemi uygulanmaktadır. Çalıştığım hastane devlet hastanesidir. Ancak Sağlık Bakanlığı buradaki hastanede, ameliyathanede kullanılan tıbbi sarf malzemelerinin birçoğunu karşılayamıyor. Özellikle kapalı ameliyatlarda kullanılan hassas ameliyat aletlerini karşılayamıyor. Bağışlar başhekimliğe makbuz karşılığında yapılır. Kurum içerisinde kime bağış yapıldığını bilmiyorum. Makbuz kesildiğini biliyorum. Ancak bugüne kadar hiçbir makbuz örneği görmedim. Bu yapılan bağışlar sadece hastaneye ameliyat malzemesi alınması için kullanılır. Doktorlara buradan bir ödenek yapılmaz” dediği görüldü.
ÖRGÜT LİDERLERİNE 18 YILA KADAR HAPİS TALEBİ
Şikayetçilerin ifadeleri, şüphelilerin savunmaları, kamera ve tape kayıtları, bunlara ilişkin çözümleme tutanakları, banka hesap hareketleri, MASAK raporu, cep telefonu inceleme tutanakları ve tüm dosya kapsamını bir bütün olarak değerlendiren cumhuriyet savcısı, şüphelilerin örgütlü bir şekilde hareket ettiklerine, hasta veya yakınlarından temin edilen paraların örgüt yöneticileri ve örgüt üyeleri arasında elden veya banka hesapları üzerinden hiyerarşik yapı gözetilerek dağıtıldığına kanaat getirdi. Ayrıca cumhuriyet savcısının değerlendirmesinde, şüphelilerin aldıkları usulsüz parayı meşru göstermek amacıyla hastaların hastaneye gerçekten bağış yaptıklarını zannedecekleri şekilde görüştüklerini, fiyat almak, pazarlık yapmak suretiyle hasta ve yakınlarını inandırdıklarına, örgütün deşifre olmaması açısından ise hastane ortamında bağış yapılıyormuş gibi evrak düzenleyerek hasta yakınlarından imza aldıklarına yer verildi. Değerlendirmesinde, şüpheli doktorların ‘Bağış’ adı altındaki para talepleri karşısında, hastaların ameliyat, biyopsi veya patoloji işlemlerinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendilerini mecbur hissederek ödeme yaptıklarını belirten cumhuriyet savcısı, örgüt liderleri oldukları değerlendirilen Prof. Dr. M.M. ve Doç. Dr. V.E. ile Uzm. Dr. Y.S. hakkında ‘Suç örgütü kurma’ ve ‘Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle irtikap’ suçlarından 9 yıldan 18 yıla kadar, diğer 8 şüpheli hakkında ise ‘Suç örgütüne üye olma’ ve ‘Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle irtikap’ 7 yıldan 14 yıla kadar hapis ile cezalandırılmasını talep etti….

Konya'da ‘Teşhircileri muayene etmiyorum’ diyen doktora soruşturma

Konya’da ‘Teşhircileri muayene etmiyorum’ diyen doktora soruşturma

Meram Devlet Hastanesi’nde görevli göz doktoru H.H.U., muayene olmak için gelen kadın hastasının kıyafetinin açık olduğunu öne sürerek muayeneyi reddetti. Sosyal medyada paylaşılan o anlar, tepki çekti.
SAĞLIK BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA
Görüntülerde “Teşhircileri muayene etmiyorum” diyen doktor H.H.U. hakkında Sağlık Bakanlığı soruşturma başlatıldığını duyurdu. Sağlık Bakanlığı’nın Sağlıklı Çözüm isimli sosyal medya hesabından konuya ilişkin yapılan açıklamada, “Bazı basın yayın organları ve sosyal medya mecralarında yer alan, “Kıyafetini beğenmediği hastayı muayene etmedi” başlıklı haberler üzerine, ilgili iddialara dair ilgili personel hakkında idari soruşturma başlatılmıştır. Konuya ilişkin tahkikat titizlikle yürütülmektedir” ifadelerine yer verildi.
Bakanlıktan ‘domateslerin çöpe dökülmesiyle’ ilgili açıklama
VALİLİK DE AÇIKLAMA YAPTI
Konya Valiliği de sosyal medya hesabından doktor hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı. Açıklamada, “Bazı medya organlarında, ilimizdeki bir hastanede görevli doktorun “Kıyafetini beğenmediği hastayı muayene etmediği” yönünde haber ve paylaşımlar yer almaktadır. İlgili görevli hakkında soruşturma başlatılmıştır” denildi.
Numan Kurtulmuş: Terör örgütüyle hiçbir pazarlık yapılmamıştır, bundan sonra da yapılmayacaktır…

Reklam
Selçuk Bayraktar paylaştı! Bayraktar KIZILELMA bir testi daha başarıyla tamamladı

Selçuk Bayraktar paylaştı! Bayraktar KIZILELMA bir testi daha başarıyla tamamladı

BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA’nın AB kalkışlı aerodinamik sistem tanımlama testini başarıyla tamamladığını açıkladı.

Son dakika….Hakem Kurulu memur ve memur emeklilerinin zam oranını belirledi
EN ZORLU GÖREVLERİ İCRA EDECEK
Bayraktar KIZILELMA’nın geliştirme faaliyetleri kapsamında ilk prototiplerden elde edilen tecrübeler sayesinde üretim prototipinde önemli değişikliklere gidildi. Yapısal iyileştirmelerin yanı sıra aviyonik mimarisinde geliştirmeler yapıldı. Entegrasyonu başarıyla tamamlanan art yakıcılı motor alternatifi ile uçuş gerçekleştirildi. Güçlü yeni motoruyla ses hızına yaklaşacak olan Bayraktar KIZILELMA, aerodinamik iyileştirmeler sayesinde yüksek hızlarda çok daha iyi manevra yapabilecek. Sahip olduğu AESA radarı ile kazandığı yüksek durumsal farkındalık sayesinde ise en zorlu görevleri icra edebilecek.

Son dakika…Türkiye’den İsrail’e Suriye tepkisi: Askeri saldırıları güçlü bir şekilde kınıyoruz
İHRACAT ŞAMPİYONU
Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin %83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1.8 milyar dolarlık ihracat yapan Baykar, ülkemizdeki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. Dünya insansız hava aracı ihracat pazarının en büyük firması olan Baykar, 2024 yılında da küresel ölçekteki başarısını sürdürdü ve gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde ederek 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

DÜNYANIN EN BÜYÜK İHA ŞİRKETİ BAYKAR
İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Önceki yıl sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024’te de savunma ve havacılık sektörünün toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 34 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 11 ülke ile olmak üzere toplam 36 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı.
Japon gazetelerinden yapay zekaya 30 milyon dolarlık dava!…

Reklam