BIST 100
14.446,42 3,64%
DOLAR
46,2810 0,03%
EURO
53,7203 0,33%
GRAM ALTIN
6.454,07 2,82%
FAİZ
41,76 -2,36%
GÜMÜŞ GRAM
104,63 3,35%
BITCOIN
66.803,00 4,43%
GBP/TRY
62,1853 0,20%
EUR/USD
1,1602 0,29%
BRENT
83,24 -4,68%
ÇEYREK ALTIN
10.552,41 2,82%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
30 °
Reklam

HABER

Mücahit Birinci hakkında adli kontrol kararı

Mücahit Birinci hakkında adli kontrol kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında yapılan yayınlar ve paylaşımlar sonrasında, İBB’ye yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasının tutuklu şüphelisi ile avukat Mücahit Birinci’nin cezaevinde gerçekleştirdiği belirtilen görüşme süreci ve içeriğiyle ilgili iddialara ilişkin resen başlatılan soruşturma sürüyor.
Murat Kapki avukat Birinci’yle cezaevindeki görüşmesine ilişkin ifade verdi
SORUŞTURMA İZNİ VERİLDİ
Savcılık, Mücahit Birinci avukat olduğu için Adalet Bakanlığı’ndan soruşturma izni istenmişti, geçtiğimiz hafta ise Bakanlık Mücahit Birinci için soruşturma izni verdi. Bu gelişmeler yaşanırken de AK Parti Mücahit Birinci’yi disipline sevk etti. Birinci de bunun üzerine partisinden istifa etti.
Adalet Bakanlığı’ndan Mucahit Birinci’ye soruşturma izni
ADLİYEYE GELDİ
Avukat Mücahit Birinci’nin, şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmak üzere İstanbul Adliyesi’ne geldi.

Birinci, Özel Suçlar Soruşturma Bürosunda alınan ifadesi sonrası yurt dışına çıkış yasağı ve imza atmayı içeren adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI VE ADLİ KONTROL KARARI
Hakimlik, Birinci hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma yönünde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.
Öte yandan Birinci, adliyede gazetecilerin soruları üzerine, “Avukatlık mesleğini ifa etmekten başka hiçbir şey yapmadım. Bütün avukatların hakkını, hukukunu ben savunacağım. Çünkü biz kimden vekalet alacağımıza ilişkin karar verirken talimat almayız. Kimse bizim hiyerarşik üstümüz değildir. Mesleği ifa ettiğim için garip bir durumla karşı karşıyayım. İşin o garip kısmı tamamen siyasi bir komplodur.” ifadelerini kullandı.

Son dakika..

Son dakika… Meteoroloji saat verdi! 3 bölge için kritik uyarı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Fevzi Burak Tekin, yurt genelinde beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.
Tekin, sıcaklıkların yapılan son değerlendirmelere göre, yurdun güney ve doğu kesimlerinde mevsim normalleri üzerinde diğer yerlerde mevsim normalleri civarında, yer yer altında seyredeceğini bildirdi.

Yurdun büyük bir bölümünde hafta boyunca yağış beklenmediğini belirten Tekin, “Hava az bulutlu ve açık geçecek, dar alanda yağışları göreceğiz. Yarın Rize, Artvin çevreleri ile Ordu ve Giresun’un iç kesimlerde yağışı göreceğiz. Hatay’ın kıyı kesimlerinde sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak görmek mümkün olacak.” dedi.
Perşembe ve cuma günü ise Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Osmaniye ve Hatay’ın kıyı kesimlerinde yağış görüleceğini aktaran Tekin, “Hafta sonu ise ülkemizin büyük bir bölümünde yağış beklemiyoruz. Hava az bulutlu ve açık geçecek.” diye konuştu.
Japon gazetelerinden yapay zekaya 30 milyon dolarlık dava!

Tekin, yarın ve perşembe günü yurdun kuzeybatı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden rüzgarın kuvvetli eseceğini belirterek, “Özellikle Batı Karadeniz, Marmara ve Ege kıyılarında şiddetini 60 kilometre bölü saate çıkarabilir. Vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olmalarını istemekteyiz.” ifadelerini kullandı.
Yarın akşam saatlerinde özellikle Zonguldak ve Bartın’ın kıyı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğudan rüzgarın kuvvetli eseceğini belirten Tekin, denizcileri fırtınaya karşı uyardı.
3 BÜYÜK ŞEHİRDE HAVA NASIL OLACAK?
Tekin, üç büyükşehirde ise yağış beklenmediğini aktararak, sıcaklıkların Ankara’da 30 ila 32, İstanbul’da 28 ila 30 ve İzmir’de ise 33 ila 35 derece arasında seyredeceğini kaydetti.
ABD Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’tan gazetecilere skandal sözler! ‘Hayvanca davranmayın’…

Reklam
Sakarya'da kuyumcudan hırsızlığa ilişkin 7 sanığın yargılanması sürdü

Sakarya’da kuyumcudan hırsızlığa ilişkin 7 sanığın yargılanması sürdü

Sakarya 8. Asliye Ceza Mahkemesi salonundaki teknik aksaklık nedeniyle 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, sanıklar E.İ, B.Ç.S, E.İ, G.F, G.S. ve A.D. tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Müşteki F.M.A. ile taraf avukatları salonda hazır bulundu.
İlginizi Çekebilir
Celse arasında gelen belgelerin zapta geçirilmesinin ardından söz alan müşteki F.M.A. önceki beyanlarını tekrar ettiklerini belirterek, mağduriyetlerinin devam ettiğini söyledi.
Sanık B.Ç.S, kuyumcu dükkanının 1998’de de iş yeri sahibinin oğulları tarafından soyulduğunu iddia ederek, olayı cezaevinden birinin bildiğini, bu ismi dilekçeyle mahkemeye göndereceğini anlattı. B.Ç.S, bu olayda da iş yeri sahibinin birileriyle anlaşmış olabileceğini savunarak, arada kendilerinin mağdur olduğunu savundu.
Sağlık sorunları olduğunu belirten B.Ç.S, tahliyesini talep etti.
Firari sanık H.E. ile kuyumcudan hırsızlık yaptığı iddia edilen sanık E.İ. de “Dilekçede belirttiğim konular var, onlar araştırılsın. Ayrıca tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum. Bu çok kolay meydana gelmiştir, muhtemelen anlaşılmış iştir. Sigorta yoktur. Geçmişte sigortasının olup olmadığının araştırılmasını istiyorum. Çalışanları yeni işe girmiş.” ifadelerini kullandı.
Diğer sanık E.İ. ise önceki beyanlarını tekrarladığını dile getirerek, “Emniyette ve savcılıkta, Kağıthane’den neden çıkarak Kurtköy’e geldiğim, altın dolu çantaları aldığım soruldu. Ben de böyle bir şey olmadığını söyledim. Telefonum size verildi kayıtların geldiğini düşünüyorum.” savunmasını yaptı.
Tutuklu sanıklar G.F, G.S ve A.D. de haklarındaki suçlamaları kabul etmeyerek tahliye talebinde bulundu.
Hakim, sanıkların tutukluluk halinin devamına, müştekilerin katılma taleplerinin kabulüne, iş yerinin sigortasının olup olmadığının araştırılması için müzekkere yazılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.
Son dakika: İş insanı Halit Yukay için başlatılan çalışmalar durduruldu
NELER OLMUŞTU?
Sakarya’da kuyumcudan yapılan hırsızlığa ilişkin İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince başlatılan “projeli çalışma” kapsamında zanlılar ve bağlantılı oldukları kişilere yönelik operasyon düzenlemiş, şüpheliler E.İ, A.D, B.Ç.S, G.F, G.S ve E.İ. tutuklanmıştı. Şüpheli H.E. hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve 8. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, iştirak halinde “gece vakti bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık”, “gece vakti birden fazla kişiyle kendisini tanınmayacak hale koymak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal”, “mala zarar verme” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından 4 sanığın 11 yıl 10 aydan 29’ar yıla, 3 sanığın ise 6 yıl 7 aydan 17’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Fenerbahçe istedi, Galatasaray alıyor! Prensip anlaşması sağlandı…

Her şey dahil 2 bin 500 Euro ödedi: Böyle tatil, böyle rezalet otel görmedim

Her şey dahil 2 bin 500 Euro ödedi: Böyle tatil, böyle rezalet otel görmedim

Evrenseki Mahallesi’ndeki bir otelde kalan tatilciler, ücretlerini alamadıkları iddiasıyla çalışanların iş bıraktığını, dün geceden beri de elektrik kesintisi nedeniyle mağdur olduklarını söyledi.

Çalışanların iş bırakması nedeniyle otelde yeterli temizlik olmadığını, yemeklerin az çıktığını öne süren tatilciler, duruma tepki gösterdi.

‘PERSONEL 1,5 AYDIR MAAŞ ALAMIYORMUŞ’
Otelde tatil yapan gurbetçi Aydın Akçalan, 3 çocuğu ve eşiyle perişan olduklarını belirterek, “Böyle tatil, böyle rezalet otel görmedim. İmkanlarımız bu şekilde denk geldi. Otel pislikten geçilmiyor, duvarlar su akıtıyor. Elektriksiz kaldık, geceden beri klima çalışmıyor. Temizlik çok kötü. Personel de 1,5 aydır maaş alamıyormuş. Onlar da haklı. Ne olacak halimiz? Perişan durumdayız. 10 gündür çekmediğimiz çile kalmadı. 2 bin 500 avro ödedik. Her şey dahil” dedi.

‘SABRETTİK AMA REZİL OLDUK’
Gaziantep’ten tatil için eşi ve 2 çocuğuyla gelen Osman Baloğlu, “Otele giriş yaptığımız günden beri her gün elektrik yok, personel çalışmıyor. Yemekler yarım çıkıyor, çay yok, kahve yok. 7-8 gün kadar burada kalmayı planladık. 4 gündür sabrettik ama rezil olduk. Buraya 2 yetişkin, 2 çocuk olarak 40 bin 800 lira ödedik. Bize geri kalan 3 gece için 13 bin lira iade vereceklerini söylediler” diyerek duruma tepki gösterdi.

Otelin genel müdürü İbrahim Üstüntaş ise personelin iş bırakmasının söz konusu olmadığını öne sürerek, “Elektrik sıkıntısından dolayı bir mağduriyet yaşandı. Onun dışında herhangi bir sıkıntımız yok. Otelde kalan müşterilerin şikayetleri ise hayatın olağan durumunda olan şeyler. Geceden TEDAŞ’ın sisteminde elektrik gitmiş. Durum bu. Bugün personel maaşları da ödenecek, herhangi bir sıkıntımız yok. Bütün bunlar hayatın olağan akışında olan şeyler. Evde de elektriğimiz gidebiliyor, sabaha kadar elektriksiz kalabiliyoruz. Bu otelle alakalı bir şey değil, TEDAŞ’la alakalı. Bizim elektrik borcumuz yok” diye konuştu.
Savcıların şifresiyle UYAP’a girip FETÖ dosyalarını kapatan zabıt katibinin yargılanmasına devam edildi

Öte yandan otelde kalan bazı tatilcilerin yaşanan olumsuzluklar nedeniyle ayrıldığı görüldü. (DHA)
Şaka değil gerçek! Otobüs şoförü uyurken eşek yastığını çaldı: Dubaları, malzemeleri alıp kaçıyor

Reklam
Son dakika: İş insanı Halit Yukay için başlatılan çalışmalar durduruldu

Son dakika: İş insanı Halit Yukay için başlatılan çalışmalar durduruldu

Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere denize açıldığı teknesi, parçalanmış ve yarı batık halde bulunan iş insanı Halit Yukay’ın (43) 19 gün sonra 68 metre derinlikte ulaşılan cansız bedeninin çıkarılması için planlanan çalışmalara, rüzgar ve oluşan dalgalar nedeniyle başlanamazken; Türk Deniz Kuvvetleri’nin iki kurtarma ve yedekleme gemisinden ‘TCG Işın’ ya da ‘TCG Akın’ın bölgeye gelmesi bekleniyor.
İlginizi Çekebilir
İş insanı Halit Yukay, 4 Ağustos saat 15.10’da Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere kendisine ait ‘Graywolf’ isimli tekneyle denize açıldı. Aynı gün kendisinden haber alınamayan Yukay’ın yakınlarının ihbarı sonrası Sahil Güvenlik ekipleri harekete geçti. Ekipler arama çalışması başlatırken, 5 Ağustos saat 14.30 sıralarında Balıkesir’in Erdek ilçesi Kapıdağ Yarımadası Turanköy açıklarında seyir halinde olan ticari gemiden deniz yüzeyinde yarı batık durumda tekne parçalarının görüldüğü ihbarı yapıldı.
PARÇALANMIŞ HALDE BULUNDU
Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı ekipleri, verilen koordinata gitti. Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı 1 helikopter, 1 dalış timi ve 7 yüzer unsurla arama kurtarma çalışması başlatıldı. Yarı batık tekneye dalış timi de dalış yaptı ancak aramalardan sonuç alınamadı. Ekiplerin incelemesinde; parçalanmış teknenin motor seri numarasının, Halit Yukay’ın teknesiyle eşleştiği belirlendi. Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı ekiplerinin dalış gerçekleştirdiği teknenin su altı görüntülerinde parçalandığı görüldü.

İlginizi Çekebilir
SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI
Yalova’nın Altınova ilçesinde yat tersanesi ve şirketi bulunan, mühendis ve baş tasarımcı olarak yat üretimi yapan Yukay’ın, Yalova’dan Bozcaada’ya hareket ettiği anlar da ortaya çıktı. Görüntülerde; Halit Yukay’ın teknesiyle limandan ayrıldığı görülürken, olaya ilişkin Marmara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Ekinlik Adası’na çekilip vinçle karaya çıkarılan parçalanmış ‘Graywolf’ isimli teknede, kazanın nedeninin belirlenmesine yönelik bilirkişi incelemesi başlatıldı.
YÜK GEMİSİ KAPTANI TUTUKLANDI
Yukay’ın parçalanmış teknesine çarptığı öne sürülen ve ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçlamasıyla Yalova’da gözaltına alınıp, yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan ‘Arel 7’ isimli kuru yük gemisinin kaptanı C.T. (61), Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı sonrası İstanbul’da yeniden gözaltına alınıp, tutuklandı.
ABD’li siyasetçiden İslam’a alçak saldırı! Kur’an-ı Kerim yakıp, Müslümanlara tehditler savurdu
GEMİNİN ÖNÜNDE SÜRTME İZLERİ
Halit Yukay’ın parçalanmış yatına çarptığı öne sürülen geminin radar hareketleri ortaya çıkarken, Sahil Güvenlik ekiplerinin incelemesinde; kuru yük gemisinin ön tarafında sürtme izleri olduğu tespit edildi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, bölgedeki gemi trafiği ile ‘Arel 7’nin rotasını mercek altına aldı. Gemideki sürtme izlerini gösteren 2 fotoğraf karesi de soruşturma dosyasına girdi. Kazadan 1 gün önce Çanakkale’de çekilen fotoğrafta geminin önünde herhangi bir iz görülmezken, 5 Ağustos’ta geminin yükünü götürdüğü İzmit’te çekilen fotoğrafta, ‘Arel 7’nin önündeki belirgin iz ve darbe dikkat çekti.
BOYA KALINTILARI EŞLEŞTİ
92 metre boyunda, 11 metre genişliğindeki geminin ön tarafındaki çiziklerin nasıl meydana geldiği araştırılırken, yük gemisinin sürtme izlerinin bulunduğu yerden ve Yukay’ın parçalanan teknesinde izlerin bulunduğu kısımdan alınan numuneler, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’ne gönderildi. İnceleme sonucunda; Halit Yukay’ın parçalanan teknesi ile ‘Arel 7’nin önündeki sürtme izlerindeki boya kalıntılarının eşleştiği belirtildi.
EN SON ÜNLÜ OYUNCU İLE KONUŞMUŞ
Öte yandan Yukay’ın oyuncu arkadaşı Kıvanç Tatlıtuğ da soruşturma kapsamında ‘tanık’ sıfatıyla ifade verdi. Arama çalışmalarına da katılan oyuncunun, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada bilgisine başvurulmak üzere İstanbul’da ifadesinin alındığı belirtildi. Tatlıtuğ’un ifadesinde; kazadan önce Halit Yukay ile telefonda görüştüğünü, konuştukları sırada hattın bir anda kesildiğini, bir daha da kendisine ulaşamadığını söylediği öğrenildi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ‘yetkisizlik’ kararıyla soruşturma dosyasının kazanın olduğu Marmara Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildiği de kaydedildi.

68 METRE DERİNLİKTE BULUNDU
Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ile Samsun Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, Çanakkale Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, İzmir Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ve Yalova Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen arama çalışmalarının 19’uncu gününde Yukay’ın cansız bedenine ulaşıldı. Erdek ilçesinin 7 mil açığında, denizin 68 metre derinliğinde YTS cihazı ile deniz polisi tarafından tespit edilen Halit Yukay’ın cansız bedeni, ROV ile de görüntülendi. Cansız bedeni etrafında, tekneye ait motorun plakaları ile botun parçaları da tespit edildi. Cansız bedeni denizden çıkarma çalışmaları, bütünlüğünün bozulmaması için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile koordineli olarak yürütülmesi planlanıyor.
Avukat Mücahit Birinci, hakkında başlatılan soruşturma kapsamında ifadeye çağrıldı
+
HAVA ŞARTLARI ÇALIŞMALARI ZORLAŞTIRIYOR
Çalışmaların 20’nci gününde deniz polisi, Kıyı Emniyeti ve Sahil Güvenlik ekipleri, hava şartları elvermediği için su altında yeni bir görüntüleme yapamazken; bölgede dün de kuvvetli rüzgar ve dalga hakim olduğu için ekipler çalışma başlatamadı. Bölgede cuma gününe kadar kuvvetli rüzgarın hakim olması beklenirken; çalışmaların ilk anından itibaren görev alan ve Yukay’ın cansız bedeninin yerini tespit eden deniz polisinin görevi, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na devrederek bölgeden ayrıldığı öğrenildi. Türk Deniz Kuvvetleri’nin iki kurtarma ve yedekleme gemisinden ‘TCG Işın’ ya da ‘TCG Akın’ın bölgeye gelmesinin beklendiği kaydedilirken, Sahil Güvenlik ve Kıyı Emniyeti ekipleri de bekleyişini sürdürüyor.
‘BATUHAN A’ GEMİSİNİN MÜRETTEBATINI ÇIKARDILAR
Balıkesir’e bağlı Marmara Adası’ndan Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden, 15 Şubat’ta saat 06.32’de Karacabey ilçesi açıklarında İmralı Adası’nın güneybatısında su alarak batan ve enkazı kıyıdan 4 mil açıkta 51 metre derinlikte denizin tabanına oturan, ‘Batuhan A’ isimli kargo gemisinin kayıp mürettebatının cansız bedenleri de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı dalgıçları tarafından asansör sistemiyle deniz dibine inilerek çıkarılmıştı.
‘TCG IŞIN’ KAZA-KIRIMIN OLDUĞU BÖLGEDE DEMİRLEDİ
Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere denize açıldığı teknesi, parçalanmış ve yarı batık halde bulunan iş insanı Halit Yukay’ın, 68 metre derinlikteki cansız bedeninin çıkarılması için İstanbul’dan saat 09.16’da yola çıkan ‘TCG Işın’ gemisi, saat 13.33’te bölgeye ulaştı. Marmara Adası açıklarında, Yukay’ın teknesinin kaza kırıma uğradığı bölgede demirleyen geminin rotası ve hareketleri, dünya üzerindeki gemilerin ve yatların gerçek zamanlı konumunu gösteren Marine Traffic ve My Ship Tracking ile görüntülendi.
MSB’DEN AÇIKLAMA
Milli Savunma Bakanlığı, “Yalova SETUR Marina’dan Bozcaada’ya 04 Ağustos 2025 tarihinde GREYWOLF isimli Türk bayraklı tekne ile intikalde iken Marmara Denizi’nde kaybolan Halit YUKAY’a yönelik Sahil Güvenlik Komutanlığınca yürütülen arama faaliyetleri esnasında 68 metre derinlikte, kazazedeye ait olduğu değerlendirilen bir cansız beden tespit edilmiştir. Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yapılan talebe istinaden Kuzey Deniz Saha Komutanlığımız bağlısı TCG Işın gemimiz görevlendirilmiş ve arama kurtarma faaliyetlerine başlamıştır.”
RÜZGARIN DİNMESİ BEKLENİYOR
Edinilen bilgilere göre, dalış ekipleri hazır bekletilirken, denizdeki sert rüzgar ve dalga nedeniyle planlanan çalışmaya başlanamadı. Sahil Güvenlik Komutanlığı koordinesinde yürütülen operasyonda, yaklaşık 68 metre derinlikte bulunan cansız bedenin çıkarılması için sabah saatlerinde hazırlık yapıldı. Bölgede Türk Deniz Kuvvetleri’ne bağlı TCG IŞIN (A-583) kurtarma ve yedekleme gemisi ile bir sahil güvenlik botu konuşlandırıldı. Ancak uygun dalış şartlarının oluşmaması nedeniyle operasyon ileri bir tarihe bırakıldı….

Savcıların şifresiyle UYAP'a girip FETÖ dosyalarını kapatan zabıt katibinin yargılanmasına devam edildi

Savcıların şifresiyle UYAP’a girip FETÖ dosyalarını kapatan zabıt katibinin yargılanmasına devam edildi

Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Sanık Ayhan Garip, 2-3 yıl önce emniyete alındığını ve dosyadan öyle haberinin olduğunu, Atilla Kırkoç ile ortaklıklarının bulunduğu mağaza üzerinden para akışı gerçekleşmesi nedeniyle emniyete alındıklarını daha sonra adli kontrolle serbest bırakıldıklarını anlattı.
İlginizi Çekebilir
Garip, Kendi davasıyla Kırkoç’un ilgilendiğini, kendisinin avukat tutmadığını Kırkoç’un getirdiği avukatların dosyayla ilgilendiklerini ve suçu olmadığı için dosyaya önem vermediğini beyan etti.
Ayhan Garip, olayla ilgili bilgisi olmadığını, kimseye rüşvet vermediğini, adı geçen sanıkları tanımadığını söyleyerek beraatını talep etti.
Sanık Atilla Kırkoç da kimseye rüşvet vermediğini, mağazası üzerinden gerçekleşen para akışı nedeniyle emniyete alındıktan sonra adli kontrolle serbest bırakıldığını ve üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ederek mahkemeden beraatını istedi.
Sanık Halil Ziya Zaimoğlu, adı geçen şahısları tanımadığını beyan ederek, “Hiçbir örgütle bağım yok, örgüt suçundan dosyam olduğunu polis tarafından çevrilene kadar bilmiyordum. Kimseye rüşvet vermedim beraatımı istiyorum.” dedi.
Sanık Muhammed Kamil Gözütok da 2004’ten beri Amerika’da yaşadığını, Türkiye’ye tatillerde ailesini ziyarete geldiğini, son ziyaretinde evine gelen polislerden hakkında açık olan dosyaları öğrendiğini anlattı.
“ABİME BORCUM OLDUĞU İÇİN DEDİKLERİNİ SORGULAMADAN YAPIYORDUM”
Sanık Ömer Faruk Bol ise abisi Muhammet Talha Bol yüzünden örgüt üyeliğiyle yargılandığını belirterek, “FETÖ darbesi sırasında 16 yaşındaydım, bu olaylarla ilgim yok. Abimin dediği işleri abi kardeş ilişkisi ve aramızda bulunan borçlardan dolayı yapıyordum. Bana hesabında bloke olduğunu bu yüzden benim adımla işlem yapacağını söyledi, tamam dedim.” diye konuştu.
Bol, abisi Talha Bol’un 2021’de müvekkilleri sebebiyle sorun yaşayabileceğini düşünerek İngiltere’ye taşındığını, bu süreçte kendisinin de Türkiye’de hukuk fakültesi öğrencisi olduğunu söyledi.
Kendisinin sürekli Talha Bol’un angarya işlerini yaptığını anlatan Ömer Bol, “Diğer kardeşleriyle görüşmüyordu. Abimin durumu iyiydi, ailecek hep ona borcumuz vardı. Abime borcum olduğu için dediklerini sorgulamadan yapıyordum. Abim, ‘Şu kişiye para at’ diyordu atıyordum. Ahmet Yılmaz kendisini avukat olarak tanıttı bana. Abim için ona para veriyordum sadece. Yılmaz kırtasiyeme 4-5 kez geldi para aldı gitti. İfadesindeki suçlamaları reddediyorum. Ben FETÖ finansçılığı yapmadım.” ifadelerini kullandı.
Bol, Kadir Özgül’ün yanında stajyer avukatlık yaptığı için FETÖ terör örgütü üyeliğinden ve abisi Talha Bol’un işlediği suçlar yüzünden yargılandığını söyleyerek mahkemeden beraat talebinde bulundu.
Son dakika: İş insanı Halit Yukay’ın cansız bedeni denizden nasıl çıkarılacak? Detaylar belli oldu
“AHMET BANA, MEMUR OLDUĞU İÇİN EK İŞ YAPAMADIĞINI BU SEBEPLE TALHA İLE TİCARET YAPTIKLARINI SÖYLEDİ”
Sanık Zeliha Erbek, Ahmet Yılmaz ile evli olduğu dönemde evlerine haciz gelmesi sebebiyle sorunlar yaşadıklarını belirterek, şu beyanda bulundu:
“Eşimi sürekli Avukat Talha diye biri arıyordu, ben de bir kadının aradığını düşündüğüm için sordum. FETÖ soruşturmalarına bakan bir avukat olduğunu söyledi. Konuşmalarını gizlerdi. Ahmet bana memur olduğu için ek iş yapamadığını bu sebeple Talha ile ticaret yaptıklarını söyledi, benim numaramı da vermiş. Talha ona ulaşamadığında beni de arardı. Bir gün eşim Ömer Faruk Bol’un çalıştığım yere gelerek bana para vereceğini söyledi, geldiğinde biraz sohbet ettik, bu konularla alakalı hiçbir şey söylemedi. Siyah bir bilgisayar çantasında yüklü miktarda para getirdi.
Bu süreçte yaşantımız değişmeye başladı. Yine bir gün ben işteyken eşim aradı, ‘Talha gelecek, para verecek onu alırsın, bu para bizim karımız.’ dedi. Talha geldi, parayı bana verdi. İlk ve son görüşümdü onu. Parayı evde eşime teslim ettim. Bu süreç devam ederken şüphelenmeye başladım ama somut kanıtım yoktu.”
Erbek, sanıklardan avukat Reşat Yıldırım’ın eski eşi Ahmet Yılmaz ile aralarında abi-kardeş ilişkisi olduğunu, evlilik içindeki sıkıntılardan haberdar olduğu için kendilerine tatil ayarladığını söyledi.
Tatilden döndükten sonra eski eşi Yılmaz’ın telefonunda Talha Bol ile mesajlaşmalarını gördüğünü anlatan Erbek, “Mesajlarda Muhammed Kamil ve Şadıman Gözütok’un kimliklerinin fotoğrafları vardı. Eşim sarhoşken tekrar ağzını aradım. Dosyalarda yaptıkları işlemleri anlattı. Yasa dışı bir şey olmadığını söyledi. Boşanma aşamasında görüştüğümüzde ses kaydı açıp tekrar sordum, ifademde var. Bana ‘Çocuklarım için, senin için yaptım.’ dedi.” diye konuştu.
Ahmet Yılmaz’ı şikayet edeceğini söylemesi üzerine Yılmaz’ın kendisini darp ettiğini anlatan Erbek, örgütle bir bağının olmadığını, eline kanıt geçmesini beklediğini ve kanıtları elde ettiğinde şikayette bulunduğunu söyledi.
Sanık Tuba Gürbüz ise 2017’de FETÖ’den soruşturma geçirdiğini, eşi Yusuf Ersin Gürbüz’ün dosyayla ilgilendiğini ve dosyanın nasıl kapandığı hakkında bilgisinin olmadığını beyan etti.
Sanık Yusuf Ersin Gürbüz de beyanında, FETÖ soruşturması geçirdiğini ve bir süre cezaevinde yattığını, cezaevinden çıktıktan sonra 2023’te eşinin dosyası hakkında görüşmek için arkadaşının tavsiyesiyle Avukat Abdülkadir Ceylani Özgül’e gittiğini anlatarak, “Abdülkadir dosyayı kapatabilecek kişileri tanıdığını söyledi, ben de kabul ettim. Eşim hastaydı işlemlerden haberi yoktu, ben yaptım. Yaptığımdan pişmanım. Benden avukatlık ücreti olarak aldığı 15 bin avroyu ne yapacağını söylemedi. Dosyayla alakalı nasıl işlemler yapıldı bilmiyorum.” ifadelerini kullandı.
Sanık beyanlarının ardından duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verildi.
Son dakika….Hakem Kurulu memur ve memur emeklilerinin zam oranını belirledi
İDDİANAMEDEN
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, zabıt katibi Ahmet Yılmaz’ın FETÖ firarisi avukat Muhammet Talha Bol’un talebi üzerine, aralarında FETÖ şüphelilerinin de bulunduğu bazı dosyalarda para karşılığı usulsüz işlemler yaptığı anlatılıyor.
Aynı zamanda Yılmaz’ın dosya numaralarını değiştirip evrak sildiği, taraf isimlerini değiştirdiği, dosyaların içini boşalttığı, bu işlemleri ise kendisinin ve birlikte çalışması nedeniyle şifrelerini bildiği savcıların UYAP oturumları üzerinden yaptığı belirtiliyor.
İddianamede, Yılmaz’ın bu eylemleriyle toplam 1190 yıl 5 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ayrıca iddianamede diğer 15 sanığın da “rüşvet vermek”, “silahlı terör örgütüne üye olma”, “gizliliğin ihlali”, “resmi belgede sahtecilik suçuna zincirleme şekilde azmettirme” ve “suçluyu kayırma” suçlarından cezalandırılması isteniyor.
Japon gazetelerinden yapay zekaya 30 milyon dolarlık dava!…

Dünyada örneği yok! SİHA'dan ateşlendi

Dünyada örneği yok! SİHA’dan ateşlendi

Son yıllarda ciddi bir ivme kazanan Türk savunma sanayii sahadan gelen ihtiyaçlara yönelik çözümleriyle de adından sıkça söz ettiriyor.
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar da geçtiğimiz günlerde bu stratejik ürünlerden birine dikkat çekti ve “TB-3’ten sesten yaklaşık 4 kat hızlı ve 100 bin feet’e çıkan mühimmat fırlatılıyor. Bu teknoloji dünyada sadece bizde var” bilgisini paylaştı.
Bayraktar’ın bahsettiği ürün ROKETSAN imzalı havadan-karaya balistik süpersonik füze İHA-122… Türkiye karadan ateşlenen TRG füzelerinin bazı versiyonlarını yakın zaman önce insansız hava araçlarından atılabilecek şekilde geliştirmiş ve böylece önemli bir kabiliyete ulaşılmıştı.
İlginizi Çekebilir
İHA-122 FÜZESİNİN ÖZELLİKLERİ NELER?
Selçuk Bayraktar’ın bahsettiği füzenin Türkiye için neden son derece değerli olduğuna geleceğiz. Ancak önce kısa da olsa füzenin genel özelliklerine bakalım…
Roketsan ve Baykar’ın stratejik iş birliğinin bir ürünü olan İHA-122 hedefini süpersonik hızlarda vurabiliyor. Yüksek hızına rağmen son derece keskin manevra yeteneğine sahip olan füze, gelişmiş hava savunma sistemlerinden başarıyla kaçınabiliyor.
Füze sahip olduğu hassas güdüm kitiyle metre altı seviyesinde bir isabet oranına ulaşıyor. Düşük maliyet ve hızlı üretim seçeneğiyle çok güçlü bir çarpan etkisi oluşturan bu mühimmat, Ankara’ya ‘görüş hattının ötesinde’ hamle şansı verebildiği için de oldukça stratejik bir güç olarak kabul ediliyor.
BU FÜZELERİ DURDURABİLECEK SİSTEM SAYISI ÇOK AZ
İHA-122 sektörde ‘havadan atılan balistik füze’ olarak da adlandırılıyor. TRT Haber’den Sertaç Aksan’ın haberine göre, dünyada bu kabiliyete sahip ülke sayısı oldukça az. Bunu SİHA’dan yapabilen ülkeler listesindeyse Türkiye tek başına ipi göğüslüyor.
Bu füzeler oldukça yüksek hıza sahip oldukları için düşman hava savunma sistemleri tarafından çok geç fark ediliyor. Zaten fark edildiği anda da iş işten geçmiş oluyor. Bugün şartlarında konuşursak İHA-230 ya da İHA-122’yi durdurabilecek hava savunma sistemine sahip ülke sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.

Reuters muhabiri Zink, ajansın Gazze’deki katliamla ilgili tutumunu eleştirip istifa etti
UYGUN MALİYET YIKICI ETKİ
Ayrıca son yıllarda gerek Rusya-Ukrayna gerek İsrail-İran savaşlarında görüldüğü üzere muhabere sahasının en önemli sorunlarından biri ‘uygun maliyetli, hızla üretilebilen, etkin bir mühimmat’ çıkmazı…
Bu noktada dikkatimizden kaçmaması gereken bir diğer husus ise ‘gelişmiş’ ancak ‘pahalı’ olan füze stoklarının hızla azalmasının ne tür sonuçları olabileceği görmüş olmamız. Tam da böyle bir ortamda Türkiye gerek İHA-230 gerek İHA-122 ile maliyeti uygun, çok sayıda üretebileceği, hedefte müthiş yıkıcı bir sonuç ortaya koyabilecek mühimmata kavuştu.
Bu füzelerin hava savunma sistemleri haricinde düşmana ait kritik üs ve merkezleri de hedef alabileceğini belirtelim. Ayrıca, gerekli koşullar sağlandığında düşman donanma unsurları da yine aynı füzelerle vurulabilir. Mart 2025’te BAYKAR’IN deniz üstündeki bir hedefi 50 kilometreyi aşkın mesafeden TB-3’ten ateşlediği İHA-122 ile vurduğu biliniyor.
Yakın zaman önce ROKETSAN tarafı İHA-300 için de çalışmaların sürdüğünü duyurmuş, bu mühimmatta kullanılan özel bir itki ve yakıt sistemi sayesinde menzilin 500 kilometrenin üzerine çıktığını belirtmişti.
Son dakika: İş insanı Halit Yukay’ın cansız bedeni denizden nasıl çıkarılacak? Detaylar belli oldu
Galatasaray’a Osimhen’den sonra en pahalı ikinci transfer! ‘Anlaşma sağlandı’…

Reklam
Şaka değil gerçek! Otobüs şoförü uyurken eşek yastığını çaldı: Dubaları, malzemeleri alıp kaçıyor

Şaka değil gerçek! Otobüs şoförü uyurken eşek yastığını çaldı: Dubaları, malzemeleri alıp kaçıyor

Edirne Otogarı’nda bir süredir görülen başıboş eşek, çevredeki malzemeleri ağzına alarak kaçmasıyla dikkat çekiyor. Daha önce dubayı çalıp vatandaşları peşinden koşturan eşek, bu kez sabaha karşı uyuyan otobüs şoförünün yastığını alıp uzaklaştı. Şoförün şortlarıyla eşeğin peşinden koştuğu anlar otogarda gülüşmelere neden oldu.
İlginizi Çekebilir
Daha sonra yine otogara gelen eşek bu kez marketten ağzına aldığı çantayı çaldı. Başıboş eşeğin otogardaki ilginç maceraları cep telefonu kameralarına da yansıdı. Hayvana sahip çıkan taksi durağı esnafının, eşeği çay şekeriyle beslediği öğrenildi.
ŞOFÖR, EŞEĞİN PEŞİNDEN KOŞTU
Otogar taksi şoförü Murat Topdemir, eşeğin birkaç gündür otogarın adeta maskotu haline geldiğini ifade ederek, “Gece ortaya çıktı, dubaları aldı, kovaladık ama gitmedi. Ertesi gün bu kez bir müşterinin çantasını aldı. En ilginç olanı ise sabaha karşı bir otobüs şoförünün yastığını alıp kaçması oldu. Şoför, eşeğin peşinden koştu ama zorla aldık. Çok akıllı, sevildiğini biliyor, gitmiyor. Burada dolaşıyor, sonra geri geliyor” dedi.

“DUBALARI, MALZEMELERİ ALIP KAÇIYOR”
Edirne Otogar Taksi Yönetim Kurulu Başkanlarından Hasan Ralto ise eşeği ilk gördüklerinde araçlara zarar vermesin diye tedbir amaçlı bağladıklarını belirterek, “Belediye ve orman işletmeye bilgi verdik, kontrol ettiler, sahipsiz olduğunu öğrendik. O günden sonra otogarın maskotu oldu. Dubaları, malzemeleri alıp kaçıyor, şoförün yastığını bile götürdü. Biz sahiplendik, şu an bizimle yaşıyor” diye konuştu.
İş insanı Halit Yukay’ın cansız bedeni denizden nasıl çıkarılacak? Detaylar belli oldu

SİHA’dan atılan Türk füzesi: Dünyada örneği yok

SİHA’dan atılan Türk füzesi: Dünyada örneği yok

Son yıllarda ciddi bir ivme kazanan Türk savunma sanayii sahadan gelen ihtiyaçlara yönelik çözümleriyle de adından sıkça söz ettiriyor.
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar da geçtiğimiz günlerde bu stratejik ürünlerden birine dikkat çekti ve “TB-3’ten sesten yaklaşık 4 kat hızlı ve 100 bin feet’e çıkan mühimmat fırlatılıyor. Bu teknoloji dünyada sadece bizde var” bilgisini paylaştı.
Bayraktar’ın bahsettiği ürün ROKETSAN imzalı havadan-karaya balistik süpersonik füze İHA-122… Türkiye karadan ateşlenen TRG füzelerinin bazı versiyonlarını yakın zaman önce insansız hava araçlarından atılabilecek şekilde geliştirmiş ve böylece önemli bir kabiliyete ulaşılmıştı.
İlginizi Çekebilir
İHA-122 FÜZESİNİN ÖZELLİKLERİ NELER?
Selçuk Bayraktar’ın bahsettiği füzenin Türkiye için neden son derece değerli olduğuna geleceğiz. Ancak önce kısa da olsa füzenin genel özelliklerine bakalım…
Roketsan ve Baykar’ın stratejik iş birliğinin bir ürünü olan İHA-122 hedefini süpersonik hızlarda vurabiliyor. Yüksek hızına rağmen son derece keskin manevra yeteneğine sahip olan füze, gelişmiş hava savunma sistemlerinden başarıyla kaçınabiliyor.
Füze sahip olduğu hassas güdüm kitiyle metre altı seviyesinde bir isabet oranına ulaşıyor. Düşük maliyet ve hızlı üretim seçeneğiyle çok güçlü bir çarpan etkisi oluşturan bu mühimmat, Ankara’ya ‘görüş hattının ötesinde’ hamle şansı verebildiği için de oldukça stratejik bir güç olarak kabul ediliyor.
BU FÜZELERİ DURDURABİLECEK SİSTEM SAYISI ÇOK AZ
İHA-122 sektörde ‘havadan atılan balistik füze’ olarak da adlandırılıyor. TRT Haber’den Sertaç Aksan’ın haberine göre, dünyada bu kabiliyete sahip ülke sayısı oldukça az. Bunu SİHA’dan yapabilen ülkeler listesindeyse Türkiye tek başına ipi göğüslüyor.
Bu füzeler oldukça yüksek hıza sahip oldukları için düşman hava savunma sistemleri tarafından çok geç fark ediliyor. Zaten fark edildiği anda da iş işten geçmiş oluyor. Bugün şartlarında konuşursak İHA-230 ya da İHA-122’yi durdurabilecek hava savunma sistemine sahip ülke sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.

Reuters muhabiri Zink, ajansın Gazze’deki katliamla ilgili tutumunu eleştirip istifa etti
UYGUN MALİYET YIKICI ETKİ
Ayrıca son yıllarda gerek Rusya-Ukrayna gerek İsrail-İran savaşlarında görüldüğü üzere muhabere sahasının en önemli sorunlarından biri ‘uygun maliyetli, hızla üretilebilen, etkin bir mühimmat’ çıkmazı…
Bu noktada dikkatimizden kaçmaması gereken bir diğer husus ise ‘gelişmiş’ ancak ‘pahalı’ olan füze stoklarının hızla azalmasının ne tür sonuçları olabileceği görmüş olmamız. Tam da böyle bir ortamda Türkiye gerek İHA-230 gerek İHA-122 ile maliyeti uygun, çok sayıda üretebileceği, hedefte müthiş yıkıcı bir sonuç ortaya koyabilecek mühimmata kavuştu.
Bu füzelerin hava savunma sistemleri haricinde düşmana ait kritik üs ve merkezleri de hedef alabileceğini belirtelim. Ayrıca, gerekli koşullar sağlandığında düşman donanma unsurları da yine aynı füzelerle vurulabilir. Mart 2025’te BAYKAR’IN deniz üstündeki bir hedefi 50 kilometreyi aşkın mesafeden TB-3’ten ateşlediği İHA-122 ile vurduğu biliniyor.
Yakın zaman önce ROKETSAN tarafı İHA-300 için de çalışmaların sürdüğünü duyurmuş, bu mühimmatta kullanılan özel bir itki ve yakıt sistemi sayesinde menzilin 500 kilometrenin üzerine çıktığını belirtmişti.
Son dakika: İş insanı Halit Yukay’ın cansız bedeni denizden nasıl çıkarılacak? Detaylar belli oldu
Galatasaray’a Osimhen’den sonra en pahalı ikinci transfer! ‘Anlaşma sağlandı’…