BIST 100
14.752,63 -0,50%
DOLAR
46,4458 0,00%
EURO
53,2410 0,05%
GRAM ALTIN
6.204,36 -1,32%
FAİZ
41,30 0,44%
GÜMÜŞ GRAM
96,60 -1,60%
BITCOIN
62.550,00 -0,74%
GBP/TRY
61,3630 0,06%
EUR/USD
1,1455 -0,03%
BRENT
80,06 0,26%
ÇEYREK ALTIN
10.144,12 -1,32%
İzmir Kapalı
İzmir hava durumu
26 °
Reklam

HABER

Bir meslek yok oluyor! 75 yaşındaki usta: 'Eti senin kemiği benim' dönemi bitti

Bir meslek yok oluyor! 75 yaşındaki usta: ‘Eti senin kemiği benim’ dönemi bitti

Babasının 1949 yılında açtığı marangoz atölyesini 1972 yılında devralan ve o günden bu yana mesleğe adanmış bir ömür geçiren Hüdaverdi Şentürk, çıraklık sisteminin yok olmaya yüz tuttuğunu kaydetti. Yıllarını ahşaba adamış olan Şentürk, çırak yetişmemesinden dolayı hem üzüntü duyduğunu hem de mesleğin geleceği konusunda endişeli olduğunu belirtti.
İlginizi Çekebilir
Şentürk, geçmişte ailelerin çocuklarını meslek öğrenmeleri için gönül rahatlığıyla sanayiye gönderdiğini, ancak bugün aynı anlayışın kalmadığını vurguladı. 4+4+4 kesintisiz eğitim sisteminin yürürlüğe girmesiyle sanayilerin çırak bulamaz hale geldiğini iddia eden Şentürk, “Eskiden çocuk okumuyorsa ailesi bir ustaya verirdi. Şimdi herkes okuyor diplomalı ve işsiz. Ancak işin en yoğun olduğu sanayi bomboş” diye konuştu.
“BU MESLEKTEN BAŞKA BİR İŞLE UĞRAŞMADIM”
Kendisinin çalışmayı çok sevdiğini ve boş durduğunda kendisini boşluğa düşmüş biri gibi hissettiğini kaydeden Hüdaverdi Şentürk, “Ben 75 yaşındayım ve bu meslek bana babamdan yadigar. 1949 yılında açılan bu iş yerimiz o gün bugündür halen daha faaliyetini sürdürüyor. Doğdum doğalı bu marangozluk mesleğinin içerisindeyim, başka hiçbir iş ile uğraşmadım. 1972 yılında askerden geldikten sonra babamdan işi devraldım. Ben de oğlanlarıma devrettim. Onlar da şu anda Muğla’nın Datça ilçesinde mobilya üzerine bu işi sürdürüyorlar. Ben de iş yerimiz kapanmasın diye Aydın’ın merkez ilçesi Efeler’den her gün buraya gelip gidiyorum. Çalışmadığımda kendimi boşluğa düşmüş ikinci sınıf bir vatandaş gibi görüyorum. Baskı altında çalışıyorsanız, yaptığınız işi sevmiyorsanız bu iş size zor gelir ama ben işimi yaparken zevk alarak yapıyorum. Yaşım ilerlese de devam ediyorum. Çünkü severek yapılan bir işten insan hiçbir zaman gocunmaz, zorlanmaz. Bugüne kadar bu işi yaparken hiç zorlanmadım ve severek yaptım. Elimin tuttuğu, gözümün gördüğü yere kadar da mesleğimi sürdüreceğim. Kahvehanelerde boş zaman öldüreceğime, kendi iş yerimde mesleğimle uğraşıyorum” diye konuştu.
İsrail gazetesi Maariv Türkiye’nin son hamlesini ‘dengeleri altüst edecek’ diyerek duyurdu: 100 yıl sonra iade-i itibar!

‘ETİ SENİN KEMİĞİ BENİM’ DÖNEMİ BİTTİ
Şentürk geçmişte ailelerin ustalara duyduğu güvene de dikkat çekerek, “4+4+4 zorunlu eğitim sistemi çıktıktan sonra, sanayiler bomboş kaldı. Şimdi çocuklar, ister başarılı olsun ister olmasın sınıfı geçiyorlar. Eskiden aileler çocuklarını bize teslim ederdi, ‘eti senin kemiği benim’ derlerdi. O günün şartlarında çocuğun tüm mesuliyeti bize ait olurdu. Bugün ise önce haftalığını soruyorlar. Hangi saatte evde olacağını konuşuyorlar. 4+4+4 zorunlu eğitim sistemi Türkiye’de büyük bir çırak kaybına neden oldu” dedi.
“YABANCILAR ÇALIŞIYOR, BİZİMKİLER PAZARLIK YAPIYOR”
Gençlerin artık iş beğenmediğini ifade eden Şentürk, “Benim şahsi düşüncem okuyacak ve okumayacak olan çocukları ayırt edebilmek lazım. Mesela yabancı uyruklu gençlerimiz geliyor ülkemize ve onlar iş ayırt etmeden çalışıyorlar. Ancak bizim kendi yerli çocuklarımızı çalıştıramıyoruz. Önce aylığını, haftalığını, günlüğünü soruyorlar ama yaptığı işe bakarsanız maalesef yok. Çocuğa bir laf söylemeye bile gelmiyor hemen ertesi gün aileler iş yerine gelip bizden hesap sormaya kalkıyorlar” ifadelerini kullanarak her geçen çıraklığın ve ahiliğin yok olmaya yüz tuttuğunu söyledi.
ABD basını yazdı: ‘KAAN sadece bir uçak değil, Türkiye’nin jeopolitik mesajı”…

Reklam
Nüfusu ilçelerle yarışıyor! Milyonluk talep siteyi karıştırdı: Lüks değil, ihtiyaç

Nüfusu ilçelerle yarışıyor! Milyonluk talep siteyi karıştırdı: Lüks değil, ihtiyaç

Toplam bin 332 daireli Tuzla Kiptaş Konutları’nda kat malikleriyle yönetim arasında yaşanan anlaşmazlık mahkemeye taşınıyor. İddiaya göre, site yönetimi tarafından kurul kararı olmadan ve “Alınan kararların kat malikine tebligatla bildirilme” usulüne aykırı olarak, kat maliklerine yalnızca Whatsapp üzerinden bilgilendirme yapıldı.

Fiber altyapı, kamera sistemi, interkom ve hidrofor yenilenmesi gibi işlemler gerekçe gösterilerek 13 bin 602 TL ücret istenirken; 640 kat malikine toplam 22 milyon TL borç çıkarılmış oldu. Borca itiraz eden kat malikleri, karara aykırı şekilde göreve devam eden site yönetiminin ödeme yapmayı kabul etmeyenleri ise tehdit ettiğini ileri sürdü.
640 kat maliki, topladıkları imzalarla birlikte davayı Asliye Hukuk Mahkemesi’ne taşınmaya hazırlanırken, site sakinleri yaşadıkları mağduriyeti paylaştı.
İsrail Gazze’de hastaneyi havadan vurdu: Çok sayıda ölü var!

“TEBLİGATLA BİLDİRİLMEDEN BORCA SOKUYORLAR”
Kiptaş Hilal Konutları kat maliklerinden Bülent Dursun, istenen paranın tamamen usulsüz olduğunu, site yönetiminin bu süreçte kimseye danışmadan hareket ettiğini belirterek, “Bundan 1 ay önce yönetimden bize mesaj geldi. Çeşitli masraflar için kat maliklerinden 13’er bin lira para istendi. Ancak bunu Whatsapp yoluyla gönderiyorlar, Kat Malikleri Kanunu’nda böyle bir şey yok. Bunun toplamı 22 milyon lira yapıyor. Bu 22 milyon lirayı nereye harcayacaklar? Projesi yok, dokümanları yok, bize herhangi bir tebligat gönderilmedi. Birden bire bizi bir borç içine soktular. Bir de üstüne tehditkar bir şekilde ‘Bunu ödemezseniz ceza alacaksınız’ dediler. Biz de bu karara karşı çıkmak için 640 kat maliki olarak imza topladık. İlk önce arabulucuya gittik, yönetim direkt olarak ‘Biz sizinle anlaşmıyoruz, mahkemeye gidin’ dedi. Tam 17 aydır idaredeler, seçimlere 4 ay kala bizden bu 22 milyonu talep ettiler. İnsanın aklına şüphe geliyor tabii bu neyin nesidir diye. Bana hiçbir şey tebligatla bildirilmeden beni borca sokuyorlar. 332 daireden toplam 22 milyon lira istiyorlar. İlk önce ‘3 ay içinde ödeyin’ dediler; baktılar ki karşılık bulmadı 4 takside çıkardılar. Ben 19 bin lira emekli maaşı alan bir insanım, sana 14 bin lirayı nasıl ödeyeceğim? Tabii ki biz de sitemiz için güzel şeyler isteriz ama bu böyle dayatmayla olacak iş mi? Bize danışmaları gerekiyordu, burası bize ait. Bir de bu yönetim kurulu, ‘Bize evet diyen ve para yatıranlar şerefli ahlaklı, para yatırmayanlar şerefsiz ahlaksızdır’ diyor bizim için. Bunların hepsinin hesabını soracağız” dedi.
Kenti yasa boğan ölüm! Tuğba öğretmen hayatını kaybetti

“BENİM RIZAM YOK, SEN HANGİ HAKLA DAYATIYORSUN”
Kiptaş Konutları 1’inci Etap sakinlerinden Turan Durmuş, site yönetiminin ödeme yapmayan kat maliklerine hakaret ettiğini ve icraya vermekle tehdit ettiğini aktardı. Kendi rızası olmadan herhangi bir işlem yapılmasının kanuna aykırı olduğunun altını çizen Durmuş, şu şekilde konuştu: “Bizden istenen şeylerin toplam maliyeti 22 milyon. Eğer hidrofor gerekiyorsa ve değişecekse bunun fizibilite raporu yapıldı mı? Bunun için bizim onayımız alındı mı? Bunları neye göre değiştiriyorsun, hangisi arızalı hangisi değil? Kafalarına göre bir şeyler yapıyorlar. Benim katıma kamera taktırmak istiyorlar; benim onayımı almadan bunu asla yapamazsın, anayasada yeri yok. Benim bunlar için rızam yok, sen bunu hangi hakla dayatıyorsun?”

“AİDATA YÜZDE 56 ZAM YAPTILAR”
Site sakinlerinden Fadime Türk, yaşanan mağduriyet karşısında yetkililere çağrıda bulunarak, “Usulsüzlük çok, yapılan haksızlıklar çok ve şeffaf olmayan konular çok. Devletimizden ve yetkililerden bizzat konuya el atmalarını bekliyoruz” dedi. Önceki dönemlerde site yönetiminde temsilci olarak görev yapmış olan Abdurrahman Engin, kendisinin de mağdur olduğunu ifade ederek, “Ben temsilciydim ve başımdan bir takım olaylar başımdan geçti. Burada kumpas yapıldı. Şu anki temsilciler kurulu geçersizdir, yönetim de geçersizdir ve meşruiyeti yoktur. Yönetmelikteki 19. ve 24. maddeleri değiştirerek yönetimi kendilerine uydurdular. Ben ‘Kat Malikleri Kurulu defterine işleyin’ dedim. Bunu yönetmelik diyor ben söylemiyorum. Ben sadece görevimi yaptım ancak başıma gelmeyen kalmadı. Yönetmeliğe göre değil kendi kafalarına göre idare ediyorlar. Bir sene daha görevde kalmak için kendilerini ve kendi seçtikleri insanları da maaşa bağladılar. Geçen sene aidata 900 lira veriyorduk. Buna yüzde 53-56 zam koyarak bin 375 lira yaptılar” ifadelerini kullandı.

“BUNLARIN HİÇBİRİ LÜKS DEĞİL, HEPSİ MECBURİ İHTİYAÇLAR”
Söz konusu iddialara ilişkin açıklama yapan site yönetiminden sorumlu E.B. ise “18 yıllık bir siteyiz, yapılması için sunduğumuz hizmetleri burada çoğu kişi destekliyor. En basitinden sitenin hidrofor masrafı geçen sene 150 bin liraydı; bu sene sadece 8 ayda 100 bin lira kadar bir masraf çıktı. Tuzla Kiptaş Konutları Türkiye’nin pek çok ilçesinden kalabalık nüfuslu bir site. Bu yüzden de kamera sistemi son derece gerekli bir güvenlik önlemi bizim için. Sitemizde vardiyalı olarak çalışan sadece 4 güvenlik görevlisi var ve bunun dışında kamerasız bir şekilde site güvenliğinin sağlanması mümkün değil. Özellikle hırsızlık açısından fazla adli olay oluyor ve savcılıktan, polisten sık sık kamera görüntüsü istenmesine rağmen bizde olmadığı için veremiyoruz. Bunların hiçbiri lüks değil, hepsi mecburi ihtiyaçlar. Bizim kat maliklerini bilgilendirmediğimiz söyleniyor ama kesinlikle doğru değil. Her bloğun kendi temsilcisi var ve çoğu oy birliğiyle seçilmiş kişiler, temsilciler bu işlemleri kabul ettiler. Zaten neyin eksik olduğu görünüyor ve herkes de bunun farkında. Eğer hidroforları şimdi yaptıramazsak seneye 1 milyon TL gibi bir rakam ayırmak zorunda kalacağız. Yoldan geçen herkesten imza topladılar, kaç tanesi gerçekten kat maliki belli değil. Bizim söylemediğimiz şeyleri söylemişiz gibi davrandılar. Bunu yazılı olarak ispatlayabilirler mi?” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, durumu protesto etmek için site önünde toplanarak “Yönetim istifa” sloganı atan kat malikleri, site yönetimine kayyum atanması için de çağrıda bulundu….

Burdur'da eğitim uçağı tatbikat sırasında göle düştü

Burdur’da eğitim uçağı tatbikat sırasında göle düştü

Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı eğitim uçağı, Bucak’a bağlı Elzası köyü Kavaklı Mahallesi Mezarbelen mevkisindeki Karacaören Baraj Gölü’nden su alırken kaza kırıma uğradı. İhbarla bölgeye çok sayıda kurtarma ekibi sevk edildi. Antalya’dan havalanan uçağın tatbikat sırasında düştüğü, mürettebatın ise kurtulduğu öğrenildi.

Burdur Valiliği’nden yapılan açıklamada, “İlimiz Karacaören Barajı bölgesinde bir eğitim uçağının su almaya çalışırken kalkış yapamadığı, kırıma uğradığı belirlenmiş olup ilk belirlemelere göre uçakta 2 kişi bulunmakta olup sağlıklı bir şekilde karaya çıkarılmışlardır” denildi.
YKS yerleştirme sonuçları açıklandı! Kayıt işlemleri ne zaman?
BALIKÇILAR YARDIMA GİTTİ
Burdur’un Bucak ilçesi yakınlarında Orman Genel Müdürlüğü’ne ait uçağın gölden su alırken kaza kırıma uğramasının ardından kurtarma ekipleri bölgeye yönlendirilirken, uçaktaki 2 personelin yardımına balıkçılar yetişti. Uçağın bulunduğu bölgeye ulaşan balıkçılar, Türk ve İspanyol 2 mürettebatı tekneye alıp, kıyıya çıkardı. Durumları iyi olan 2 mürettebat, tedbir amacıyla hastaneye götürüldü.
VALİ BİLGİHAN: SU ALMAYA ÇALIŞIRKEN KALKIŞ YAPAMAMIŞTIR
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, “Burdur ili Karacaören Barajı bölgesinde Orman Genel Müdürlüğümüzün Antalya Orman Bölge Müdürlüğü uhdesinde yangın söndürme uçağı, su almaya çalışırken kalkış yapamamıştır. Uçaktaki bir Türk, bir İspanyol pilot bölgedeki balıkçı teknelerinin yardımıyla çıkarılmıştır. Herhangi bir can kaybı yoktur. Sağlıkları iyidir. Tedbir amaçlı hastaneye götürülmüşlerdir” dedi….

Reklam
Reklam
Anadolu'yu karış karış gezerek keşfetti: Bana teklif ettiler, hiç düşünmeden kabul ettim

Anadolu’yu karış karış gezerek keşfetti: Bana teklif ettiler, hiç düşünmeden kabul ettim

Birçok bitkiye ev sahipliği yapan Tunceli, botanikle ilgilenen bazı akademisyenlerin ilgisini çekiyor.
Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Ereğli Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Armağan da yıllardır Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde bitkilerin izini sürüyor.

Zamanının çoğunu doğada geçiren Armağan, 2011’den bu yana belirli aralıklarla Tunceli’ye gelerek biyoçeşitlilikle ilgili araştırmalara ağırlık veriyor.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Tunceli Şubesi personeli Murat Özel’in rehberliğinde araziye çıkan Armağan, Ovacık, Pülümür, Mazgirt, Hozat ve Çemişgezek ilçelerindeki 3 bin rakımlı dağlarda ya da Munzur Vadisi Milli Parkı’nda incelemelerde bulunuyor.

Gördüğü bitkileri fotoğraflayıp birer örneğini alan Armağan, kentte bugüne kadar yaptığı çalışmalarda Munzur’un nefesi (Gypsophila munzurensis), Sütlüce kengeri (Gundelia vitekii), Aksakallı (Pedicularis munzurdaghensis), Azizabdal soğanı (Allium muratozelii) ve Hakis soğanı (Allium shinasii) adını verdi.
Armağan’ın tespit ettiği bu 5 yeni tür, uluslararası “Annalen des Naturhistorischen Museums Wien”, “Phytotaxa” ve “Nordic Journal of Botany” dergilerinde yayımlanarak literatüre kazandırıldı.

Prof. Dr. Armağan, kent kırsalında toplayıp yeni tür olabileceğini değerlendirdiği soğan, menekşe, suh, sığırkuyruğu ve kantaron cinslerine ait bitkilerin üzerinde ise incelemelerini sürdürüyor.

NESLİ TÜKENEN BİTKİ TÜRLERİNİ DE TESPİT ETTİ
Araştırmalarıyla bitkilerin korunmasını sağlayan Armağan, nesli tükenen bitkilerden Buldumcuk, Kalan nakılı ve Horoz gülünün de Tunceli’nin farklı noktalarında yetiştiğini tespit etti.
Prof. Dr. Metin Armağan, AA muhabirine, Tunceli’ye ilk olarak 2011 yılında doktora tezi çalışması nedeniyle geldiğini söyledi.

Kentin doğasına o yıllarda hayran kaldığını ifade eden Armağan, şöyle devam etti:
Alıntı Metni
“BURADA YAKLAŞIK 450 ENDEMİK TÜR VAR”
Armağan, Tunceli’de yaklaşık 2200 çiçekli bitki olduğunu belirterek, “Bunların neredeyse 5’te 1’i endemik. Yani burada yaklaşık 450 endemik tür var. Tunceli’de genellikle kalker ve kireç taşı kayalıkları, derin vadiler ya da yüksek rakımlı yerlerde daha fazla endemik türler barınmakta.” ifadelerini kullandı.

Bitki bulmak amacıyla dağlara tırmandığını anlatan Armağan, “Tunceli’de 2014’ten beri yaptığımız çalışmalarda 10 farklı yeni bitki keşfettik. Bunların haricinde şu an üzerinde çalıştığımız 10 farklı tür daha var. Bu türleri de yakında bilim dünyasına tanıtıp literatüre kazandıracağız. Bunlar aynı zamanda da lokal endemik, sadece Tunceli’den keşfi olacak.” diye konuştu….