BIST 100
14.708,17 -0,80%
DOLAR
46,4456 0,00%
EURO
53,2873 0,14%
GRAM ALTIN
6.200,95 -1,37%
FAİZ
41,13 0,02%
GÜMÜŞ GRAM
96,75 -1,45%
BITCOIN
62.613,00 -0,64%
GBP/TRY
61,4980 0,28%
EUR/USD
1,1465 0,06%
BRENT
80,09 0,30%
ÇEYREK ALTIN
10.138,55 -1,37%
İzmir Kapalı
İzmir hava durumu
30 °
Reklam

HABER

Reklam
68839ffe2004a45167bca02b

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan IDEF 2025’e ziyaret! ‘Üreticilere şükranlarımızı sunuyoruz’

Yılmaz, Anadolu Ajansının “Global İletişim Ortağı” olduğu, Milli Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı destekleriyle, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının yönetim ve sorumluluğunda, KFA Fuarcılık AŞ organizatörlüğünde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nı (IDEF 2025) ziyaret etti.

İlginizi Çekebilir

Fuar alanındaki stantları gezerek yetkililerden ürünlerle ilgili bilgi alan Yılmaz, gazetecilere açıklamalarda bulundu. IDEF’in artık uluslararası bir marka olduğunu ve savunma sanayinde çok sayıda ülkenin, firmanın ilgi gösterdiği uluslararası bir fuara ev sahipliği yaptığını ifade eden Yılmaz, vatandaşların da fuara çok yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.

Yılmaz, çok kıymetli bir alan olan savunma sanayini 3 başlıkta toplayabileceğini belirterek, şöyle konuştu:

“Birincisi, tabii ki güvenlik. Savunma sanayiniz yoksa başkalarının merhametine kalmışsınız demektir. Çevremizde yaşadığımız birçok hadise, başkalarının merhametine güvenebileceğimiz bir dönemde olmadığımızı çok açık gösteriyor. Dolayısıyla güvende olmak istiyorsanız mutlaka güçlü bir savunma sanayinizin olması lazım. İkincisi, bağımsız bir ülke olmanın en önemli koşullarından biri güçlü bir savunma sanayine sahip olmak. Kağıt üzerinde bütün ülkeler bağımsız ama gerçek anlamda bağımsızlık güçle olabilecek bir şey. Bunun da en önemli unsurlarından biri savunma sanayi. Kendi savunma sanayiniz varsa uluslararası ilişkilerde de çok daha güçlü, milli politikalar izleme imkanına kavuşmuş oluyorsunuz. Üçüncü bir boyut var ki ben onun da hiç ihmal edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. O da ekonomik, sosyal refah boyutu.”

Savunma sanayinin sadece güvenlik, bağımsızlık değil, aynı zamanda refah da getirdiğinin altını çizen Yılmaz, “Yüksek teknolojiye dayalı, katma değeri yüksek bir ekonomik yapı inşa etmemize ve nitelikli istihdam oluşturmamıza vesile oluyor. Nitekim bunu kendi savunma sanayimizde görüyoruz.” diye konuştu.

Yılmaz, son 22 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğiyle, güçlü siyasi iradesiyle savunma sanayinde bir devrim gerçekleştiğini, büyük bir dönüşüm sağlandığını vurgulayarak, şunları söyledi:

“Geçmişte yüzde 20’lerde olan yerli, milli üretimimiz bugün yüzde 80’lere gelmiş durumda. Bugün artık dünyanın dört bir yerine ürün satan bir savunma sanayimiz var. Geçen sene 7 milyar doları aştı, bu sene inşallah 8 milyar doları aşacağız. Orta vadede ise çift haneli ihracat yapan ülkeler ligine inşallah Türkiye ulaşacak. Bunda emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Savunma sanayimizde 100 bin civarında çalışan var. Nitelikli 100 bin istihdam üreten bir sektörden bahsediyoruz. 7 milyardan hesaplarsanız çalışan başına 70 bin dolar ihracat yaptığımız bir sektör. Diğer hiçbir sektör bu ölçüde bir verimlilik, bir ihracat büyüklüğü oluşturamıyor.”

Sektör büyüdükçe ihracat rakamı ve katma değerin de yükseleceğine işaret eden Yılmaz, buradan elde edilen gelirlerin toplumun sosyal refahına yansıyacağını kaydetti.

Yılmaz, savunma sanayinde elde edilen yetkinliklerin zamanla diğer sivil endüstrileri de etkilediğini ve oradaki teknolojik seviyeyi de yükselttiğini aktararak, “Dolayısıyla hem doğrudan ihracat ve istihdam etkisiyle hem de dolaylı olarak diğer sivil alanı etkileme boyutu itibarıyla savunma sanayi, ekonomik ve sosyal refah açısından da çok kıymetli.” dedi.

Dünyada da listeye giren Roketsan, Aselsan, Havelsan, TUSAŞ ve özel sektörde de Baykar, BMC gibi markalarla iftihar ettiklerini söyleyen Yılmaz, “Bunlar aynı zamanda Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek gençlik için de güzel örnekler ortaya koyuyorlar. Hepsine şükranlarımızı sunuyoruz.” diye konuştu.

Ukrayna-Rusya Savaşı, İsrail-İran çatışması ve Suriye’de yaşananlara değinen Yılmaz, Türkiye’nin çevresinde yaşanan olayları çok yakından takip ettiğini kaydetti.

Yılmaz, “Her geçen yıl savunmamızı daha bir güçlendiriyor, caydırıcılık kapasitemizi arttırıyoruz. En son yaptığımız Savunma Sanayi İcra Kurulu toplantılarında Sayın Cumhurbaşkanımız ‘Çelik Kubbe’ oluşturulması yönünde talimat verdi ve bunun kararları alındı.” ifadelerini kullandı.

Çelik Kubbe’nin çok önemli bir proje olduğunun altını çizen Yılmaz, “Farklı irtifa seviyelerinde çok katmanlı birçok unsuru eş zamanlı olarak çalıştıran ve odağında yapay zeka olan bir entegre savunma sisteminden bahsediyoruz. Bu noktada çok önemli ilerlemeler, gelişmeler söz konusu. Çelik Kubbemizi inşallah her geçen yıl daha bir güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin bu noktalara tesadüfen gelmediğini, açık veya örtülü birçok ambargoyla mücadele ederek, güçlü bir siyasi irade ve siyasi istikrarla bu noktaya geldiklerini kaydeden Yılmaz, “Her gelen hükümetin yeniden bozduğu, yaptığı bir süreç olsa bu noktalara gelemezdik. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi liderliği olmasa bu noktalara gelemezdik. Geçmişte bize paramızla verilmeyen ürünleri bugün biz dünyaya parası mukabilinde ihraç eder konuma geldik. Özellikle İHA, SİHA teknolojilerinde artık dünyanın en önde gelen birkaç ülkesinden biriyiz. Bu vesileyle de Baykar’a, diğer üreticilere şükranlarımızı sunuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Yılmaz, Türkiye’nin kendi gemisini inşa edebilen 10 ülke arasında olduğunun altını çizerek, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Gelişmiş dediğimiz ülkelerdeki savunma sanayii personelinin ortalama yaş seviyesiyle Türkiye’deki çalışanların yaş ortalamasını mukayese ettiğinizde biz çok daha genç bir çalışan yapısına sahibiz. Gençlerimize güveniyoruz. İnşallah bu gençlerimiz, ülkemiz ve tüm insanlık için çok hayırlı işlere imza atmaya devam edecekler. Biz şuna da yürekten inanıyoruz; savaştan, çatışmadan hiç kimseye fayda yok. Türkiye, her zaman barışı, diplomasiyi savunan bir güç. Ama şunun da farkındayız. Haklı olmanız yetmiyor, güçlü olmanız da lazım. Aksi takdirde birtakım güç odakları, güçlerinden aldıkları birtakım cüretle haklı olduklarını da iddia edebiliyorlar. Dünyayı buna inandırmaya çalışıyorlar. Dünyanın gözü önünde vahşetler işliyorlar. Biz medeniyetimizle, tarihimizle, birikimimizle böyle bir güç olmayacağız elbette. Hem haklı olacağız hem güçlü olacağız. Mazlumların da her zaman yanında olacağız. Tüm insanlığın barışı, refahı için çalışmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a ziyaretinde, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü Bilal Topçu ve İstanbul Valisi Davut Gül eşlik etti.

Bakan Şimşek: Türkiye’nin savunma sanayisinde geleceği çok parlak
Meteoroloji uyardı! Pazar gününe dikkat: Yeni sıcaklık dalgası geliyor
Reklam
68835c82e25e42c8919a4e9f

İlayda ve 3 aylık hamile Helin 9 gün arayla öldürüldü! Katiller yakın arkadaş çıktı

Yenişehir ilçesinde 15 Temmuz’da akşam saatlerinde İlayda Alkaş, bir arkadaşının doğum günü çıkışı ailesiyle evine giderken dini nikahla birlikte yaşayıp ayrıldığı Cemal Alpaslan’ın silahlı saldırısına uğradı. Alkaş, kanlar içerisinde yere yığılırken, Cemal Alpaslan kaçtı. Çağırılan ambulansla hastaneye kaldırılan İlayda Alkaş hayatını kaybetti. Ekiplerin kaçan Alpaslan’ı yakalama çalışmaları sürüyor.

İlginizi Çekebilir

3 AYLIK HAMİLE HELİN EREN DE DÜN GECE ÖLDÜRÜLDÜ

Dün gece saatlerinde Sur ilçesi Çift kapı mevkisinde de kuzeniyle birlikte yürüyen 3 aylık hamile Helin Eren dini nikahla birlikte yaşayıp ayrıldığı Siyabend Şeker’in tabancalı saldırısına uğradı. Vücuduna 9 kurşun isabet eden Eren, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olayın ardından kaçan Siyabend Şeker, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yürütülen çalışma sonucu yakalanarak, gözaltına alındı. Helin Eren’in cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından Çiftehavuzlar Mezarlığı’nda toprağa verildi. Siyabend Şeker’in emniyetteki işlemleri sürüyor.

Peş peşe orman yangınları! Ekipler müdahale ediyor

Helin Eren’in 7 ay önce kaçarak dini nikahla evlendiği, ilk günden itibaren Siyabend Şeker’den şiddet gördüğü, 25 gün önce de babasının evine döndüğü öğrenildi.

İLAYDA’NIN VE HELİN’İN KATİLLERİ YAKIN ARKADAŞMIŞ

Cinayet şüphelileri Cemal Alpaslan ile Siyabend Şeker’in yakın arkadaş oldukları, sosyal medyada takipleştikleri ve silahlı fotoğraflarının olduğu ortaya çıktı.

30 yıllık bakkal kayboldu, mahalle karıştı! Kimi altınlarını, kimi tüm birikimi verdi

Ayrıca, Siyabend’in Cemal Alpaslan’a ağabey diye hitap ettiği ve Helin Eren’in, İlayda Alkaş’ın öldürüldüğü 15 Temmuz’da annesine ‘İlayda cinayetinden dolayı Siyabend de gözaltına alındı. İfade verdi’ dediği öğrenildi.

İngiltere Başbakanı Starmer köşeye sıkıştı: Parlamento’dan ‘Filistin’i tanı’ baskısı!
Bakan Kurum, ‘Gayrimenkul Sertifikası’nın detaylarını açıkladı: Peşinat ve faiz yok!
Reklam
68835ad9ba1ad627b368f16e

Şehit AKUT gönüllüsü İlker Onarıcı, 17 canın kahramanı çıktı! Kişileri deprem enkazından tek tek sağ çıkarmış

Eskişehir Seyitgazi’de başlayıp Afyonkarahisar sınırına sıçrayan yangına müdahale sırasında şehit olan aikido eğitmeni AKUT gönüllüsü İlker Onarıcı’nın cenazesi, dün Ankara’da düzenlenen törenin ardından toprağa verildi.

İlginizi Çekebilir

Bankacılık ve emlakçılık sektöründe çalıştıktan sonra emekli olup, sporla uğraşan ve aikido eğitmenliği yapan orman şehidi İlker Onarıcı’nın kardeşi Barış Başçı, ağabeyinin aynı zamanda 15 yıldır AKUT gönüllüsü olduğunu söyledi. Barış Başçı, “Maraş ve İzmir depremlerine gitti. Kedi kurtarma operasyonlarına bile katıldı. Kahramanmaraş depreminde 3 gün boyunca aç susuz bir şekilde ekibiyle birlikte çalıştı. O süre zarfında 3 gün boyunca 17 kişiyi enkaz altından sağ kurtardılar. Çadırda, o soğukta yattılar, kalktılar. Bunca eziyete normal bir insan katlanamaz, hiç kimse katlanamaz. Ama işte bir can söz konusu olunca insanlar canını ortaya koyuyor. Ve maalesef de bunu canıyla ödeyenler de oluyor. Sözün bittiği yerdeyiz” dedi.

Yangında 10 şehit verdiğimiz bölgeden görüntüler: Yerlerinin nasıl belirlendiği ortaya çıktı

‘YANGINA GİDECEĞİNİ ANNEME BİLE SÖYLEMEMİŞ’

Barış Başçı, ağabeyinin kimseye haber vermeden Eskişehir’e gittiğini belirterek, “Yangına gideceğini anneme bile söylememiş. ‘Operasyona gidiyoruz’ demiş sadece. Bunun gibi bir söylemde bulunup da gittiği ve çok şükür hani kılına zarar gelmeyecek şekilde dönerek gittiği birçok operasyon oldu. Önce biz Bilecik’e gittiğini öğrendik. Oradaki yangından sonra Eskişehir’e ulaştıklarını öğrendik. Orada işte en son ekip arkadaşlarından birisinin paylaştığı görüntüde de zaten açıkça görünüyor. Rüzgar yön değiştirince kaçmaya başlıyorlar. Araçla belli bir yere kadar kaçabiliyorlar. Ondan sonra bir mağara girişi gibi çok kuytu bir kayalığın oraya sığınıyorlar. Orada da maalesef can veriyorlar” diye konuştu.

Barış Başçı, ağabeyinin 18 yaşındaki kızının üniversite sınavında ilk 16 bine girdiğini anlatarak, “Ankara Üniversitesi’nin pek çok bölümlerine girme başarısını gösterdi. Tercihini ona göre yapacak. İnşallah babasını da bizi de gururlandıracak” dedi.

Orman yangınlarında ölümcül tuzak: Alev Kırbacı can alıyor
688352b9ba1ad627b368f11c

Yangında 10 şehit verdiğimiz bölgeden görüntüler: Yerlerinin nasıl belirlendiği ortaya çıktı

Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde çıkan orman yangınını söndürme çalışmaları sırasında alevlerin arasında kalan 5 orman çalışanı ve 5 AKUT çalışanı şehit oldu. Ekibin son anlarına kadar yangını söndürmek için mücadele ettiği ortaya çıktı.10 kahramanın ters yöne esen şiddetli rüzgarla birlikte alevlerin arasında kalarak şehit olduğu bölgenin fotoğrafları ortaya çıktı.

İlginizi Çekebilir

SEYİTGAZİ’DE 10 ŞEHİDİN ATEŞ BÖLGESİNDEN KARELER

Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde yaşanan ve yürekleri dağlayan büyük orman yangınına dair yeni detaylar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Yangında 5’i Arama Kurtarma Derneği (AKUT) gönüllüsü, 5’i ise orman işçisi olmak üzere toplam 10 kahramanın yaşamını yitirdiği trajik olayın yaşandığı bölgeden fotoğraflar ortaya çıktı. Görüntülerde alevlerin arasında kalan iş makinelerinin demir yığınına döndüğü görüldü.

Ters yönde esen şiddetli rüzgarın etkisiyle yön değiştiren alevlerin arasında kalarak hayatlarını kaybeden gönüllüler ve orman emekçileri, görevleri başında şehit düşmüştü. Felaketin izlerini taşıyan görüntüler, yangının ne denli şiddetli ve ölümcül olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Görüntülerde alevlerin arasında kalan iş makineleri ve arazözlerin yanarak demir yığınına döndüğü, ağaçların ise siyaha büründüğü görüldü.

Son dakika… Peş peşe orman yangınları! Ekipler müdahale ediyor

CEP TELEFONU SİNYALLERİNDEN YERLERİ BELİRLENMİŞ

Öte yandan AKUT yöneticilerinin ‘arkadaşlarımızdan haber alamıyoruz’ başvurusu üzerine bölgede cep telefonu sinyallerinin takip edildiği, Ankara’dan gelen arama kurtarma helikopteriyle yapılan incelemede orman işçilerinin bulunduğu alanın tespit edildiği öğrenildi.

DOĞAL TEHDİT ‘ALEV KIRBACI’ ÖLÜMCÜL BİR KISKAÇ HALİNE GELEBİLİYOR

Diğer yandan büyük orman yangınlarında rüzgarın yön değiştirmesiyle oluşan “alev kırbacı”, bir anda farklı noktalarda yeni yangınlar çıkararak söndürme ekiplerini kıskaca alıyor. Bu doğal tehdit, saniyeler içinde ölümcül bir kıskaç haline gelebiliyor.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhun Sağlam,5 orman işçisi ile 5 AKUT gönüllüsünün hayatını kaybettiği Eskişehir Seyitgazi’deki orman yangınına ilişkin “Alev kırbacı’ denilen olay, tepe yangınının çok hızlı şekilde ilerlerken bir anda başka bir noktaya sıçramasıdır. Rüzgar çok şiddetli esiyor, yanan parçaları havalandırıyor ve yüzlerce metre uzağa taşıyor. Oraya düşen yanan parçalar yeni yangınlar çıkarıyor. Bu olayı bizzat gözleriyle gören orman mühendislerinden dinledik. Bu tür oluşumlara müdahale etmek ne uçakla ne de başka bir araçla mümkün.” açıklamasında bulundu.

Orman yangınlarında ölümcül tuzak: Alev Kırbacı can alıyor