BIST 100
14.734,50 -0,63%
DOLAR
46,4409 -0,01%
EURO
53,2878 0,14%
GRAM ALTIN
6.205,50 -1,30%
FAİZ
41,03 -0,22%
GÜMÜŞ GRAM
96,80 -1,39%
BITCOIN
64.132,00 0,43%
GBP/TRY
61,4938 0,27%
EUR/USD
1,1471 0,11%
BRENT
80,57 0,90%
ÇEYREK ALTIN
10.145,99 -1,30%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
31 °
Reklam

YEREL HABER

Baraj tamamen kurudu, 35 günlük su kaldı! Belediye Başkanı: Hazırlıklı olmalıyız

Baraj tamamen kurudu, 35 günlük su kaldı! Belediye Başkanı: Hazırlıklı olmalıyız

Bursa’yı besleyen Uludağ’ın eteklerindeki Nilüfer Barajı tamamen kurudu. 60 milyon metreküp su kapasiteli ve Doğancı’yı besleyen Nilüfer Barajı’ndaki kuraklık İHA tarafından dron ile görüntülendi. Acı tablo yürekleri sızlatırken, 110 milyon metreküp büyüklükteki Doğancı Barajı’ndaki doluluk ise yüzde 19 seviyelerinde seyrediyor.

Bursa’nın 35 günlük suyunun kaldığını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 1 Eylül’de yeni Çınarcık Barajı’ndan Bursa’nın sistemine bypas ile günde 110 bin metreküp su vereceklerini müjdeledi.

İlginizi Çekebilir
2010 yılında İstanbul’da bir toplantıda Türkiye’nin mevcut durumu devam ettiği sürece 2040’lı yıllarda çölleşeceği bilgisini aldıklarını hatırlatan Başkan Bozbey., “Ona göre hazırlıklı olmalıyız.35 günlük suyumuz kaldı. Ben Bursalıları tasarrufa davet ediyorum. Bundan önceki tasarruf taleplerimizi yerine getiren güzel insanlara çağrıda bulunmak istiyoruz. İnşallah ayın birinde yapmış olduğumuz bypass hattımızla Çınarcık Barajı’ndan Doburca’ya aktardığımız hattın vanasını sayın valimizle açacağız. Günde yaklaşık 110 bin metreküp su alacağız. Yine de riske girmeme adına Bursalılardan suyu tasarruflu kullanmalarını istiyoruz. Bir müddet daha devam edecek. Eylül ayının ortalarından itibaren yağmur beklentimiz var. Bununla birlikte su birikecektir. Böylece susuz bir süreç su kesintisi olmaksızın bir süreci geçirme ihtimalimiz olacaktır” dedi.

Yılbaşından itibaren Çınarcık Barajı ile ilgili kriz planlarını gündemde tuttuklarını ve Çınarcık’ın daha erken devreye alındığını anlatan Başkan Bozbey, “2025 yılı yaz sezonunun iyi gitmeyeceğini, sıcaklığın yükseleceğini tahmin etmiştik. Bypass hattı çalışmalarına başladık. Bilim insanlarının yönlendirmelerine göre projelerimizi hazırlıyoruz. Bu hatla su kesintisi olmaksızın çözüm üreteceğiz. Güzel Bursalılardan bir müddet daha tasarruf yapmalarını istiyoruz” diye konuştu….

Milli Savunma Bakanı Güler, Japonya Savunma Bakanı Nakatani ile görüştü

Milli Savunma Bakanı Güler, Japonya Savunma Bakanı Nakatani ile görüştü

Bakan Yaşar Güler, askerî törenle karşıladığı konuk mevkidaşı ile baş başa görüşme gerçekleştirdi. Her iki Bakan daha sonra heyetler arası toplantıya başkanlık etti.
İlginizi Çekebilir
Japonya Savunma Bakanı Gen Nakatani yaptığı konuşmada; “Bu sene Ertuğrul Fırkateyni faciasının 135’inci yıl dönümü. Bu olay Japonya’da büyük yankı uyandırmıştı. Japonya’daki ders kitaplarında çocuklara anlatılıyor.
Türk Hava Yolları tarafından İran-Irak savaşındaki Japonların kurtarılmasının 40’ıncı yıl dönümü olup, sizin sayenizde Japonların kurtarılması çok ünlü bir hikâye olmuştur.” dedi.
“SAVUNMA SANAYİİNDE DAHA FAZLA GELİŞİM SAĞLAMAK İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPMAYA HAZIRIZ”
Bakan Yaşar Güler ise konuşmasında şunları söyledi:
“Sayın Bakanı ve kıymetli heyetini de bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Bu yıl diplomatik ilişkilerimizin 101’inci yılındayız. Ve 101 yıldır ilişkilerimiz hep iyiye doğru giderek gelişme göstermiştir. Ve bugün dünyadaki güvenlik konusunun gelişimine paralel olarak da Japon dostlarımızla özellikle savunma sanayiinde ve askerî ilişkilerimizde her hâlükârda daha fazla gelişim sağlamak için elimizden gelen her türlü gayreti göstermeye de hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum. Ve Sayın Bakanla beraber bu gelişmeyi sağlamak için de elimizden gelen her türlü gayreti göstereceğiz.
Sayın Bakana ve değerli heyetine bir kez daha burada bulunmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Ayrıca kıymetli Japon halkına da sevgilerimizi ve saygılarımızı sunmak istiyoruz. İletirlerse memnun oluruz.”
İçişleri Bakanlığı, Meclis önünde yakılan araçla ilgili detayları açıkladı! 16 suç kaydı var…

12 Yaşındaki Zeynep’in cansız bedeni bulundu! Ölüm nedeni otopsi sonuçları ile netleşecek

12 Yaşındaki Zeynep’in cansız bedeni bulundu! Ölüm nedeni otopsi sonuçları ile netleşecek

Mardin’in Derik ilçesinde 12 yaşındaki Zeynep Sut, kayalıklardan dere yatağına düştüğü ihbarı üzerine jandarma tarafından battaniyeye sarılı halde bulunurken, otopsi işlemleri devam ediyor.
İlginizi Çekebilir
BATTANİYEYE SARILI HALDE BABASININ OTOMOBİLİNDE BULUNDU
Zeynep’in anne ve babasının olay günü engelli çocuklarının tedavisi için Şanlıurfa’ya gittikleri, geri döndüklerinde evde olmayan kızlarını aramaya çıktıkları ve dere yatağında cesedini buldukları ifade edildi.
Olay, dün akşam saatlerinde ilçeye bağlı kırsal Akçay Mahallesi’nde meydana geldi. Zeynep Sut’un kayalıklardan dere yatağına düştüğü ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekipler, Sut’u battaniyeye sarılı halde babasının otomobilinde buldu.

Hakan Çakır’ın ölümünden sonra kan donduran yeni mesaj! ‘Mezarını kazıp bedenini çıkaracağız’
Sağlık ekiplerinin kontrolünde hayatını kaybettiği belirlenen Zeynep Sut’u, iddiaya göre, ailenin düştüğü yerden çıkardığı ve hayatını kaybettiği anlayınca battaniyeye sardıkları belirtildi. Zeynep’in cenazesi otopsi işlemleri için Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü.

OTLATTIĞI HAYVANLARINI AHIRA BIRAKIP KAYALIKLARA GİTMİŞ
Zeynep Sut’un anne ve babasının, engelli 2 çocuğunun tedavileri için o gün Şanlıurfa’daki hastaneye gittikleri, Zeynep Sut’un ise hayvanları otlattıktan sonra ahıra bıraktığı ardından dere yatağının kıyısına gittiği öğrenildi. Şanlıurfa’dan dönen ailenin, kızlarının eve uğramadığını öğrendiği, yaptıkları aramada Zeynep’in cansız bedenini kayalıkların aşağısındaki dere yatağında buldukları, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak, battaniyeye sarıp araçlarına götürdükleri belirtildi.
ÖLÜM NEDENİ OTOPSİ İLE NETLİK KAZANACAK
Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde otopsisi süren Zeynep’in kesin ölüm nedeni yapılan incelemenin ardından netlik kazanacak. Otopsi işlemlerinin ardından Zeynep Sut’un cenazesinin Akçay Mahallesi’ne bağlı Zıkreş mezrasında toprağa verileceği öğrenildi.

ZEYNEP TOPRAĞA VERİLDİ
Zeynep Sut’un, Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki otopsi işlemleri sona erdi. Yakınlarına teslim edilen Zeynep’in cenazesi, kırsal Akçay Mahallesi’ne bağlı Zıkreş mezrasında gözyaşlarıyla toprağa verildi.

İçişleri Bakanlığı, Meclis önünde yakılan araçla ilgili detayları açıkladı! 16 suç kaydı var…

Reklam
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Zor bir sürecin içerisindeyiz

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Zor bir sürecin içerisindeyiz

TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplandı. Toplantıya; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanı sıra Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği, Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı, Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı, Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Vakfı temsilcileri ile Diyarbakır Anneleri katıldı.
İlginizi Çekebilir
‘TÜRKİYE TARİHİ BİR DÖNEME GİRDİ’
Kurtulmuş, komisyonun açılış konuşmasını yaparak, “Çok anlamlı bir şekilde ve sizlerin ittifak ile ortaya koyduğunuz görüş doğrultusunda, değerli şehit yakınlarını ve gazilerimizi dinleme fırsatı bulacağız. Türkiye, örgütün kendini feshetme kararından sonra tarihi bir döneme girdi ve komisyonumuzun kurulmasıyla birlikte çalışmalar TBMM çatısı altında yoğunlaştırıldı. Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki eğer bugün bu noktaya geldiysek, terörün hiç olmadığı bir ülkeyi konuşabilir haldeysek, hiç şüphesiz bunu öncelikli olarak şehitlerimize borçluyuz. Büyük fedakarlıklarla canını bu vatan, bayrak, ülke için feda eden kahraman şehitlerimizi, her şeyden evvel rahmetle, şükranla ve minnetle yad ediyoruz. Eğer onların o kararlı duruşları ve mücadeleleri olmasaydı, bugün bu toplantı ve komisyon olmayacaktı. Belki bu kadar özgür bir şekilde, ülkemizin geleceğine ilişkin konuları ele almak ve konuşmak mümkün olmayacaktı. Bu açıdan şehitlerimizin her birisine minnet borçluyuz ama en az onlar kadar şehitlerimizin ailelerine de minnet borçlu olduğumuzu ifade etmek isterim. Ben de burada bulunan her biriniz gibi çok sayıda şehit cenazesine katılmış, şehit ailesi ile temas etmiş birisi olarak şunu iftiharla söyleyebilirim ki ne zaman bir şehit yakınına tabutunun başında, ‘Başın sağ olsun’ dediysek, hepsinden sanki ortak bir motto gibi, ‘Vatan sağ olsun’ cevabını aldık. Ailelerinin bu dirayeti olmasaydı, şehitlerimizin bu mübarek kanları vatanın bölünmezliği, ülkenin bütünlüğü için dökülmemiş olsaydı, bugün burada olmayacaktık” ifadelerini kullandı.
‘PAZARLIK, AL VER OLMAMIŞTIR’
‘Vatan sağ olsun’ sözünün nesilden nesle aktarılan bir motto olduğunu kaydeden Kurtulmuş, “Vatanımız bölünmedi, bölünmeyecektir ve kıyamete kadar da birlik, beraberlik, kardeşlik içerisinde bu ülkede hep beraber yaşayacağız. Her birimiz hayatımız boyunca çok sayıda gazi kardeşimizle karşılaştık. Kimisinin eli, kolu veya vücudunda daha büyük yaraları olan ve bu yaralarıyla hayatlarının sonuna kadar yüzleşmek zorunda kalan gazilerimiz de her türlü takdirin, şükranın üzerinde büyük bir övgüye layıktır. Allah onlardan da razı olsun, sağlıklı uzun ömürler dilerim. Bu milletin en önemli unsurlarından birisi de ‘Ölürsem şehit, kalırsam gaziyim’ diye mücadele alanlarına giden ve gazi olan kardeşlerimizdir. Onlar da milletimize emanettir. Ayrıca şunu çok net söylemek isterim ki; bu komisyon şu ana kadar 4’üncü toplantısını yapıyor, sürecin bu aşamasına kadar olan dönem boyunca herhangi bir şekilde pazarlık, al ver olmamıştır ve olmayacaktır. Bunu şehit ailelerimizin, gazilerimizin huzurunda ve onların şahsında 86 milyonun huzurunda bir kez daha söylüyorum; TBMM hiçbir pazarlığın içerisinde olmadan bu sürecin bitirilmesi ve bu ülkede ebedi, ezeli kardeşliğimizin tesis edilmesi için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecektir. Bu anlamda zor bir sürecin içerisinde olduğumuzu biliyorum. En önemli vazifelerimizden birisinin toplumsal rızayı artırmak, toplumsal duyarlılığı geliştirmek ve özellikle bu kardeşlik sürecine toplumun farklı kesimlerinin destek vermesini sağlamaktır. Bunun için TBMM’de bir siyasi parti hariç olmak üzere tüm siyasi partilerin katılımıyla bu geniş kapsamlı komisyon oluşturulmuş ve şimdiye kadar alınan bütün kararları da ittifakla alarak yoluna devam etmektedir” diye konuştu.
Galatasaray’da Barış Alper Yılmaz gerçeğini açıkladı! Nevzat Dindar: 50 milyon Euro’ya kimse hayır diyemez
‘YOLUMUZA BAŞARIYLA DEVAM ETMEMİZ GEREKİYOR’
Kurtulmuş, komisyonun bugüne kadar yaptığı çalışmaları aktardı ve sürece katkı sunabilecek kurumsal yapıların tamamını dinlemeye çalışacaklarını söyledi. Kurtulmuş, “Bu süreçte en çok dikkat etmemiz gereken hususlardan birisi, Türkiye’de kıyamete kadar barış ve kardeşliğin olmasını isteyenler gibi olmasını istemeyenlerin varlığı aşikardır. İçeride ve dışarıda bu sürecin başarısız olması için süreci zehirlemeye çalışanların olduğu biliniyor. Dolayısıyla burada özellikle bizlerin safları sıkılaştırarak bu konuda hiçbir eksik yaşanmadan yolumuza başarıyla devam etmemiz gerekiyor” dedi.
Kurtulmuş’un yaptığı açıklamaların ardından komisyon toplantısı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın sunumuyla devam ediyor.
İçişleri Bakanlığı, Meclis önünde yakılan araçla ilgili detayları açıkladı! 16 suç kaydı var…

İstanbul’da zehir tacirlerine operasyon: Milyonlarca uyuşturucu hap ele geçirildi

İstanbul’da zehir tacirlerine operasyon: Milyonlarca uyuşturucu hap ele geçirildi

Ali Yerlikaya’nın açıklamasına göre, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen operasyonda 7 milyon 896 bin adet uyuşturucu hap ve 63 kilogram ham madde ele geçirildi. Söz konusu ham maddeden yaklaşık 1 milyon 280 bin adet uyuşturucu hap üretilebileceği belirtildi.
İlginizi Çekebilir
İstihbari çalışmalar sonucunda yakalanan şüphelilerin uyuşturucu madde imal ve ticareti yaptıkları, ayrıca ticareti organize şekilde yürüttükleri tespit edildi.
İSTANBUL’DA 2. OPERASYON
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın açıklamaları şöyle;
“İstanbul’da “Uyuşturucu Madde İmalatçısı Zehir Tacirlerine” yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonumuzda;7 milyon 896 bin adet uyuşturucu hap ile63 kg ham madde (yaklaşık 1 milyon 280 bin adet uyuşturucu hap üretilebilecek) ele geçirdik.
İstanbul İl Jandarma Komutanlığımızca yapılan istihbari çalışmalar sonucu yakalanan şüphelilerin, uyuşturucu madde imal ve ticareti yaptıkları, uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürüttükleri tespit edildi.
İstanbul Valimizi, operasyonu koordine eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızı, Jandarma Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımızı, operasyonu gerçekleştiren İstanbul İl Jandarma Komutanımızı ve Jandarmamızı tebrik ediyorum.
Uyuşturucu imalatçılarına karşı yürüttüğümüz bu mücadele, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi koruma mücadelesidir.”
Hakan Çakır’ın ölümünden sonra kan donduran yeni mesaj! ‘Mezarını kazıp bedenini çıkaracağız’…

Haberler: Toprak altında büyük gizem! Eskişehir'de kazıda bulundu...

Haberler: Toprak altında büyük gizem! Eskişehir’de kazıda bulundu…

Seyitgazi ilçesine bağlı Yenikent mahallesinde bulunan Küllüoba Höyüğü’nde ilk olarak 1996 yılında başlayan kazı çalışmaları devam ediyor. Milattan önce 3200-3300 yılları arasında insanların yaşadığı ve planlı bir yerleşim olduğu belirlenen Küllüoba’da birçok keşif yapılırken, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Türktekin, çalışmaların güncel durumuyla ilgili bilgi paylaştı.
İlginizi Çekebilir
Bilinçli bir şekilde gömüldüğü tespit edilen ve kazılarak ortaya çıkartılan yapılar olduğundan anlatan Prof. Dr. Türktekin, Küllüoba’da özellikle kuraklık durumuyla ilgili çok önemli veriler elde ettiklerini söyledi. Çok su istemeyen bir mahsul olmasına rağmen tarımda arpa ve buğday yerine kara burçağın, hayvancılıkta ise koyun yerine keçinin tercih edildiğini belirlediklerini anlatan Türktekin, bölgedeki eski insanların yaşamlarını sürdürmelerinin temel sebebinin kuraklığa uyum sağlamak olduğunu vurguladı.
“BURADA PLANLI, TASARLANMIŞ BİR YERLEŞİM SÖZ KONUSU”
Küllüoba’nın milattan öce 3200 ve 1950 yılları arasında tarihlenen bir höyük yerleşmesi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Murat Türktekin, “Yaklaşık 10 metre bir kültür dolgusu. İlk kazılar 1996 yılında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izinleriyle Prof. Dr. Turan Efe başkanlığında başlatıldı. Ben de bu ekibin üyesiydim. 2019’dan beri de kazı başkanı olarak burada göreve devam ediyorum. Küllüoba, milattan önce 3200-3300 aralığında bir dönemde ilk defa yerleşilmiş bir alan. Eskişehir bu anlamda çok zengin. 200’e yakın tescilli ilk tunç çağına tarihlenen höyük bulunuyor. Küllüoba’da bunlardan bir tanesi, içerisinde bulunduğumuz yerin en büyük höyüğü. Ancak çok sayıda höyükten bir parça aslında bir tanesi. Burada ilk defa 3200 yıllarında yerleşildiğinde planlı, tasarlanmış bir yerleşim söz konusu. Ortak duvarları olan, yan yana dizilmiş, dışarıya doğru tamamen kapalı bir görünüm sergileyen avluda, evlerin içerisinde yaşamın sürdüğü bir düzen söz konusu” şeklinde konuştu.
Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney görevden uzaklaştırıldı

“BİR EVİ ÇATISI HARİÇ NEREDEYSE OLDUĞU GİBİ TESPİT EDEBİLME ŞANSIMIZ VAR”
Çalışmalar sırasında karşılaştıkları farklı durumları anlatan Prof. Dr. Türktekin, “Bu aşamada yani 3200-3000 yılları arasında bir dönemde burada kullanılan yapılar özellikle bilinçli bir şekilde gömülmüş olarak karşımıza çıkıyor. Yerleşimin etrafında her alanda bugün de bulunan ama yüzey seviyesinin yaklaşık 3-4 metre aşağısında yer alan kırmızı renkli bir toprak var. Biz buna ‘kaliş’ adını veriyoruz. Bu toprak özellikle kazılarak çıkartılmış ve yapıların içerisine doldurulmuş vaziyette karşımıza çıktı. Yani aslında evler bilinçli bir şekilde gömülmüş bu alanda. Bunu sadece 3200-2900 arasındaki bir dönem için söyleyebiliriz. Buradaki bu gömülme durumu da eşi görülmemiş bir şekilde. Aslına bakarsanız yapılarının korunmasını sağlamış. Biz bir yapıyı çatısına kadar korunmuş vaziyette bulabiliyoruz. Kapısı, havalandırma kısmı, yapının içerisinde taşınmaz ocak, silo gibi öğeleriyle bir evi çatısı hariç neredeyse olduğu gibi tespit edebilme şansımız var. Tabii ki bu uygulamanın neden yapıldığını henüz bilmiyoruz. Bu acaba bir koruma amacıyla mı yapıldı? Ya da bir iklimsel bir sebeple mi yapıldı. Bunu henüz bilmiyoruz ancak çok geniş bir alanda, yani yaklaşık 100 metre çapında bir alanda bütün evlerin gömüldüğünü tespit ettik. Bu da çok büyük bir iş gücü demek” ifadelerini kullandı.
İçişleri Bakanlığı, Meclis önünde yakılan araçla ilgili detayları açıkladı! 16 suç kaydı var
“YAPILARIN GÖMME İŞLEMİNDE KULLANILAN TOPRAĞIN KIRMIZI RENKLİ OLMASI İLGİNÇ”
Aynı zamanda bize düzenle ilgilide önemli bilgiler elde ettiklerinden bahseden Türktekin, sözlerine şöyle devam etti:
“Bunun eş zaman yapılmış olması lazım. Bu toprağın çıkarıldığı yerde bir boşluk oluşmuş olması lazım. Bununla ilgili çalışmalara 2025 yılında da yani bu kazı sezonunda da devam ediyoruz. Bu yapıların özellikle gömülmüş olduğu toprak yani bu gömme işleminin gerçekleştiği bu toprak kırmızı renkli bir toprak. Yani yapıların etrafında günlük kullandıkları sokak dolgusunu ya da herhangi başka bir toprağı tercih etmemişler. Bu toprağı özellikle kazıp çıkartmışlar. Kırmızı renkli olması ilginç. Kırmızının bu aslına bakarsanız geçmişte de bazı sembolik anlamları var. Kırmızı boyayı biz daha önce başka alanlarda da tespit ettik. Kapların boyanması yine kırmızı renkle. Belki dokumacılıkta da kırmızı ağırlıklı bir kullanım söz konusuydu diyebiliriz. Çünkü boya kalıntıları daha önce tespit ettiğimiz kalıntılar içerisinde var. Bu anlamda kırmızının özel bir yeri var. Tunç Çağı yerleşmelerinin en öne çıkan özelliği, her evin bir atölye olması. Dokumacılık da evin içerisinde yapılıyor. Buğdayı öğütme işi de evin içerisinde yapılıyor. Depolama, yaşam alanı, pişirme alanı, bunların hepsi evin içerisinde gerçekleşiyor. Her evde bir dokuma tezgahı mutlaka bulunuyor bu dönemde. Zaman zaman alet işleyiciliğini ev içerisinde görüyoruz. Bu evler içerisinde metal aletlerin karşımıza çıkıyor.”

“SUSUZLUĞA DAYANIKLI MAHSULLERİN VE HAYVANLARIN TERCİH EDİLDİĞİNİ BELİRLEDİK”
Küllüoba’dan özellikle kuraklık durumuyla ilgili çok önemli veriler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Murat Türktekin, şunları anlattı:
“Bugün yaşadığımız sıcaklık, küresel iklim değişiklikleri bunlar çok konuşuluyor, ama geçmişe bakmayı bazen unutuyoruz. Küllüoba’da bulduğumuz verilerden bir tanesi ilginçtir. Kuraklık döneminde Küllüoba’da arpa ve buğday yerine kara burçak tercih edildiğini tespit ettik. Aslına bakarsanız buğday da çok su istemeyen bir üretim. Buradan aldığımız toprak örneklerini biz yüzdürüyoruz ve tohumları elde ediyoruz. Bu tohumların bize gösterdiği şey, buğday yerine kara burçak üretimi yapıldığı. Hayvancılıktaysa koyun yerine keçinin tercih edildiğini, yine susuzluğa dayanıklı hayvan türlerinin tercih edildiğini görüyoruz. Bu çok önemli. Bugün aynı coğrafyada kuraklık susuzluk tartışılırken, bir taraftan ayçiçeği ve mısır ekmeye devam ediyoruz. Halbuki Küllüoba’ların ayakta kalmasının, burada yaşamlarını sürdürmelerinin temel sebebinin aslında kuraklığa uyum sağlamak ve o şartlara göre yaşamak olduğunu tespit ettik. Bunu aslında herkesin dikkat etmesi gereken bir durum olarak söylemek isterim.”

Reklam
Yer: Beykoz! Büyü bozdurmak isterken 877 bin lirasını kaptırdı

Yer: Beykoz! Büyü bozdurmak isterken 877 bin lirasını kaptırdı

Beykoz’da büyü bozma bahanesiyle 877 bin lirasını kaptıran yaşlı adamın şikayeti sonrası savcılık harekete geçti. İnternetten ulaştığı medyumun tuzağına düşen adam tüm birikimini kaybetti. Soruşturma sonrası dolandırıcılık ağı deşifre edildi.
İlginizi Çekebilir
DOLANDIRICILAR SAHTE MEDYUMLARLA İNSANLARI AĞINA DÜŞÜRÜYOR
İstanbul Beykoz’da da kendisine büyü yapıldığını düşünen bir kişi internet üzerinden bulduğu sözde medyuma ulaştı. Ancak sonrasında 877 bin lirasından oldu. Savcılık medyum dolandırıcılığıyla ilgili soruşturma başlattı.
İddiaya göre ailevi sorunlar yaşayan yaşlı adam, kendisinde büyü olduğunu düşündü. İnternet üzerinden araştırma yapmaya başladı.
Burada medyum olduğunu iddia eden bir kişiye ulaştı. Dolandırıcının tuzağına düşen adam büyüyü bozdurmak için 877.038 lira para gönderdi. Sonrasındaysa bir daha o kişiye ulaşamadı. Dolandırıldığını anlayan adam soluğu savcılıkta aldı.
Çağla için Interpol devreye girmişti! ‘Ailenin de üzerine gidiliyor, adalete 5-6 ay kaldı’
DOLANDIRICILIK AĞI DEŞİFRE EDİLDİ
Savcılığın başlattığı soruşturma sonrasında dolandırıcılık ağı ortaya çıktı. Teknik takip sonrası iki şüpheli gözaltına alındı. Haklarında onlar yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
Avukat Pekay Salmanoğlu, “Kişilerin dini inanç ve duygularının istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemektedirler. Bu suçun kanundaki karşılığı 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ve ayrıca 5 bin güne kadar adli para cezasıdır. Vatandaşlarımızın bu insanlara itibar etmemesi gerekmektedir” diyerek vatandaşları uyardı.
Banu Berberoğlu yıllar sonra geri döndü! Pişmanlığını ilk kez açıkladı
5. mezara ulaşıldı! Heyecan dorukta: Kazıyı son derece yavaş yapıyoruz…

Son Dakika Haberleri: Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek gözaltına alındı!

Son Dakika Haberleri: Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek gözaltına alındı!

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü ‘rüşvet’ soruşturması kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, oğlu Gökhan Böcek ve eski gelini Zeynep Kerimoğlu hakkında gözaltı kararı verildi. 5 Temmuz’da Muhittin Böcek ile Zeynep Kerimoğlu gözaltına alınırken, Mustafa Gökhan Böcek’in eşi Zuhal ve 1 yaşındaki oğlu Muhittin Aslan Böcek ile İtalya’da olduğu öğrenildi. Aynı gün adliyeye sevk edilen Muhittin Böcek tutuklandı, Zeynep Kerimoğlu yurt dışı çıkış yasağı konularak serbest kaldı. Böcek, daha sonra geçici olarak Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı.
İlginizi Çekebilir
ANTALYA’YA DÖNEN EŞİ TUTUKLANDI
Gökhan Böcek ile 2024’te dünyaevine giren Zuhal Böcek ise 27 Temmuz sabahı Antalya’dan uçakla gittiği İstanbul Havalimanı’nda, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığının değerinin aklanması’ suçlamasıyla gözaltına alındı. Ardından Antalya’ya getirilen Böcek, 31 Temmuz’da tutuklandı.
UÇAKTA GÖZALTINA ALINDI
Muhittin Böcek’in yurt dışındaki oğlu Gökhan Böcek de bugün Avusturya’nın başkenti Viyana’dan uçakla geldiği Antalya’da gözaltına alındı. Havalimanı polisi tarafından gözaltı işlemi uygulanan Böcek, ardından Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Gökhan Böcek, ifade işlemleri için emniyet müdürlüğüne götürüldü.
Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney görevden uzaklaştırıldı
İKİ AYRI RÜŞVET SORUŞTURMASI
Gökhan Böcek; daha önce İstanbul’daki başka bir dosyada tutuklu yargılanırken tahliye edilen iş insanı Yusuf Yadoğlu’nun ifadeleri ve sunulan belgeler doğrultusunda 2 ayrı rüşvet eylemiyle suçlanıyor. 2024 yerel seçimlerinden 10-15 gün önce Gökhan Böcek’in Yusuf Yadoğlu’nun ofisinde yaptığı görüşmede; seçim çalışmaları için 25 milyon TL para talep edildiği, bu meblağın karşılanamaması üzerine araç giydirme hizmeti karşılığında 8,5 milyon TL’lik fatura ödemesi üzerinde anlaşıldığı iddia edildi. İlgili firma yetkilileri, söz konusu giydirme işinin Muhittin Böcek’in seçim kampanyası kapsamında yapıldığını, ödemelerin ise Yusuf Yadoğlu’nun şirketleri aracılığıyla gerçekleştirildiğini doğruladı. MASAK raporları, banka dekontları ve HTS kayıtları da beyanlarla örtüşen şekilde dosyaya yansıdı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Zor bir sürecin içerisindeyiz
30 MİLYON LİRALIK KONUT ÖDEMESİ
İkinci eylemde de Gökhan Böcek’in, 2025 yılı Şubat ayında boşanma sürecindeki eşi Zeynep Kerimoğlu adına, Özpınarlar isimli firmadan 30 milyon TL değerinde bir ev alındığını, bu bedelin iş insanı Yusuf Yadoğlu tarafından 3 parça halinde firmaya ödendiği iddia edildi. Ödeme işlemlerine ilişkin banka hareketleri, baz kayıtları ve tanık beyanlarının, ifadelerle uyumlu olduğu tespit edildi….

Reklam
Terörsüz Türkiye komisyonu 4

Terörsüz Türkiye komisyonu 4. toplantısı başladı! Şehit anneleri dinlenecek

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 19-20 Ağustos tarihlerinde Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş Başkanlığında bir kez daha toplanacak.
Bu hafta iki gün mesai yapacak olan komisyonun davetli listesi oldukça kalabalık. Çalışma yöntemlerini belirleyen İçişleri ve Savunma Bakanı ile MİT Başkanı’nı dinleyen komisyon bu kez şehit aileleri ve gazileri dinleyecek.
Çarşamba günü ise komisyonda Cumartesi anneleri ile Barış Anneleri, İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği ile Tahir Elçi İnsan Hakları Vakfı temsilcileri dinlenecek.
İlginizi Çekebilir
BU SÜREÇTE HİÇBİR AL-VER OLMADI VE OLMAYACAKTIR
Terörsüz Türkiye komisyonunun toplantısının açılışında konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un açıklamaları şöyle;
“Bu süreç bugüne kadar dördüncü toplantısını yapıyor. Geldiğimiz bu sürecin hiçbir noktasında, en başından itibaren herhangi bir şekilde bir pazarlık, bir al-ver olmamıştır ve olmayacaktır. Bunu, şehit ailelerimizin ve gazilerimizin huzurunda, onların şahsında bütün Türkiye’nin, 86 milyonun huzurunda bir kez daha söylüyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, hiçbir pazarlığın içerisinde olmadan, hiçbir pazarlığın konusu olmadan bu sürecin bir an evvel bitirilmesi ve bu ülkede ezelî ve ebedî kardeşliğimizin yeniden tesis edilmesi için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecektir.
Bu anlamda zor bir sürecin içerisinde olduğumuzu biliyorum. En önemli vazifelerimizden birisi de toplumsal rızayı artırmak, toplumsal duyarlılığı geliştirmek ve özellikle bu kardeşlik sürecine toplumumuzun farklı kesimlerinin desteğinin artırılmasını temin etmektir.

“GAYRETLİ BİR ÇALIŞMA DÖNEMİNİN İÇİNDE OLMAK ZORUNDAYIZ”
Bunun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir parti hariç bütün siyasi partilerin katılımıyla bu geniş kapsamlı komisyon oluşturulmuş ve şimdiye kadar da bütün kararlarını ittifakla alarak yoluna devam etmektedir.
Zor bir sürecin içerisindeyiz. Gayretli bir çalışma döneminin içinde olmak zorundayız. Burada bütün meselelerimizi konuşacağız. İlk oturumda ne yapacağımızı, nasıl yapacağımızı konuştuk. Şimdi ise kimleri dinleyeceğimizi tespit ettik.
Bu süre içerisinde, elbette yalnızca burada dinleyerek geçirmeyeceğiz ama ilk olarak şehitlerimizin yakınları ve gazilerimizle başlıyoruz. Bu sürece katkı sunabilecek özellikle kurumsal yapıların tamamını burada mümkün olduğunca dinlemeye gayret edeceğiz. Sonunda da sürecin nasıl sağlıklı bir şekilde sonuçlandırılabileceğini hep birlikte Türkiye kamuoyuna göstereceğiz.
Ümit ediyorum ki bu tarihi misyonumuzu en başarılı şekilde yerine getireceğiz.