BIST 100
14.012,42 0,57%
DOLAR
48,4380 0,17%
EURO
56,2533 -0,21%
GRAM ALTIN
6.898,85 -0,74%
BITCOIN
79.944,00 0,25%
FAİZ
39,57 0,05%
GÜMÜŞ GRAM
103,13 -0,93%
GBP/TRY
65,4792 -0,14%
EUR/USD
1,1614 -0,10%
BRENT PETROL
94,54 -0,14%
ÇEYREK ALTIN
11.279,62 -0,74%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
32 °
Reklam

EKONOMİ

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • BIGTK 330,00 %▲ %10,00
  • TGSAS 233,20 %▲ %10,00
  • UFUK 1.650,00 %▲ %10,00
  • LYDYE 13.037,50 %▲ %10,00
  • BARMA 8,69 %▲ %10,00

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • TKNKA 153,90 %▼ %-10,00
  • HEDEF 55,35 %▼ %-10,00
  • LIDER 23,40 %▼ %-10,00
  • KRDMB 99,65 %▼ %-9,98
  • BIGEN 151,50 %▼ %-9,98

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • KTLEV 21.466.937.827,68
  • THYAO 13.238.036.748,50
  • ASELS 12.833.799.163,25
  • AKBNK 11.063.612.767,70
  • TUPRS 8.995.672.843,25
Bitcoin
79.938 -0.05%
Ethereum
2.497,47 0.82%
Tether
0,99993 -0.01%
Binance Coin
749,20 -3.71%
XRP
1,41 -0.41%
Solana
106,51 2.59%
TRON
0,335244 0.33%
Dogecoin
0,089516 -3.10%
Cardano
0,219547 -0.55%
Dai
0,999892 0.01%
Avalanche
7,64 0.39%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%
İstinat duvarı gece yarısı çöktü, evler boşaltıldı! 5 apartmanda 81 kişi sokağa çıktı

İstinat duvarı gece yarısı çöktü, evler boşaltıldı! 5 apartmanda 81 kişi sokağa çıktı

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde istinat duvarı çöken 4 katlı bir bina ile çevresindeki 4 apartman tedbir amacıyla tahliye edildi. Şafak Mahallesi 886’ncı Sokak’ta 4 katlı bir apartmanın istinat duvarı gece saatlerinde çöktü. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri ve Mühendisler Odası görevlileri olay yerine yönlendirildi.
Beklenen İstanbul depremi için senaryo netleşiyor! Prof. Dr. Bektaş açıkladı: Fay nerede kırılır, sarsıntı nerede katlanır?
İstinat duvarı çöken bina ile çevresindeki 4 apartman gece saatlerinde tedbir amacıyla tahliye edildi. Bina girişleri şeritlerle kapatıldı, bölgede polis, sağlık ve sosyal hizmet ekipleri görevlendirildi.
Bu binalardaki 29 hanede yaşayan 81 kişinin tahliye edildiği, ailelerden birinin Ulus’taki Büyükşehir Belediyesine bağlı Şefkatevi’ne yerleştirildiği, diğer ailelerin akrabalarının yanına gittikleri öğrenildi.
Gölbaşı Kaymakamı Erol Rüstemoğlu, gece saatlerinde olay yerine gelerek çalışmaları koordine etti.
Gölbaşı Belediyesinden bölgede yürütülen çalışmalara ilişkin yapılan açıklamada, “Şafak Mahallesi 886. Sokak’ta yaşanan istinat duvarı çökmesi sonrası Kaymakamımız Erol Rüstemoğlu, Başkanımız Yakup Odabaşı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri ile belediye ekiplerimiz sahada incelemelerini sürdürüyor.” ifadelerine yer verildi.

“VATANDAŞLARIMIZ İNŞALLAH EVLERİNE GİRERLER”
Şafak Mahallesi Muhtarı Bayram Özkan, gece saatlerinde olaydan haberdar olduğunu söyledi. Olayı duymasının ardından bölgeye geldiğini ifade eden Özkan, “Kaymakam, Emniyet müdürler, zabıta, ambulans, itfaiye buradaydı. Mevcut 5 binayı boşalttık. Büyükşehirden de geldiler. Binadan 81 kişiyi tahliye ettik. Can kaybı da yok.” dedi.

Burada yaşayanların çok tedirgin olduğunu, ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Özkan, “Çevre Bakanlığından mühendisler geldi. Kaymakamımız buradaydı. Belediye Fen İşleri Müdürü vardı. Ölçümcüler gelecek. Vatandaşlarımız inşallah evlerine girerler. Binalarda pek bir şey yok.” dedi.

“ZEMİN ETÜDÜ YAPILMALI”
Mağdur yakını Ferit Özdemir ise boşaltılan binada kardeşinin oturduğunu dile getirerek, “Kardeşim aradı. Duvarın yıkıldığını, kendilerinin iyi olduğunu söyledi. Bu binayla birlikte 5 binayı tahliye etmişler.” ifadelerini kullandı.

Çalışmaların detaylı şekilde yapılmasını isteyen Özdemir, binaların ne kadar sağlam olduğunun bilinmediğini söyledi. Tedirgin olduklarını belirten Özdemir, sadece istinat duvarının değil, binalarının zemin etüdünün de yapılması gerektiğini vurguladı.

4 şehre daha hızlı tren geliyor! Seyahat süresi 2 saat 15 dakikaya düşecek…

Reklam
Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş'e skandal sözler sonrası tutuklama kararı

Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e skandal sözler sonrası tutuklama kararı

Eskişehir’de Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş aleyhinde sosyal medya hesabından halkı kin ve düşmanlığa tahrik edici paylaşım yaptığı gerekçesiyle 1 şüpheli gözaltına alındı.
Gizli odalar inceleniyor
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformunda “MEKorkmazTR” rumuzlu sosyal medya kullanıcısının, Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş aleyhine yaptığı paylaşım nedeniyle şüpheli hakkında, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan resen soruşturma başlatıldı. Başsavcılığın talimatı üzerine, İl Emniyet Müdürlüğünce yapılan araştırma ve çalışma neticesinde paylaşımı yapan hesap sahibinin Mehmet Emin Korkmaz olduğu tespit edildi. Şüpheli, ekiplerce gözaltına alındı.
TUTUKLANDI
Eskişehir’in Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün’e yönelik paylaşımı nedeniyle gözaltına alınan Mehmet Emin Korkmaz, savcılık sorgusunun ardından Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Mahkemede de ifade veren Korkmaz, ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçundan tutuklanarak cezaevine konuldu.
BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, “X isimli sosyal paylaşım platformunda ‘MEKorkmazTR’ rumuzlu sosyal medya kullanıcısının Mihalgazi Belediye Başkanı aleyhine yaptığı paylaşım nedeniyle şüpheli hakkında, Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik suçundan Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmıştır. Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğüne şüphelinin yakalanması ve gözaltına alınması talimatı verilmiştir. Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğünce yapılan araştırma ve çalışma neticesinde, paylaşımı yapan hesap sahibinin M.E.K. olduğu tespit edilmiş, şüpheli gözaltına alınmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığımızca şüpheli şahsın sorgulama işlemleri tamamlanarak Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik suçu kapsamında tutuklanması talebi ile Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmiş olup, tutuklanarak Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim edilmiştir. Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur” denildi.TEPÇİ ÇEKEN PAYLAŞIM Şüphelinin sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, Belediye Başkanı Güneş’i giyimi üzerinden eleştirdiği öne sürüldü.
Yapılan paylaşım şu şekilde:
“Eskişehir/Mihalgazi Belediye Başkanı’na bakın! Bu siyasal İslamcı şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek midir, yoksa ahırında inek sağmak mıdır? Mekanı şaşırmış olacak gariban, AKP’ye de böylesi yakışır. Ne günlere kaldık? Hakikaten katır mühürdar oldu arkadaş! Kargalara kalan dünya, belediye kimlere kalmış? Vallahi benim annem bundan İYİ yönetir. En azından kılığı kılık, tahsili var” ifadeleri yer aldı. Paylaşımın aşağılayıcı üslubu kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Korkmaz, gelen tepkilerin ardından sosyal medya hesaplarını kapattı.”
BAKAN TUNÇ’TAN AÇIKLAMA GELDİ
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanımız Sayın Zeynep Akgün’e yönelik sosyal medyada paylaşılan ve suç teşkil eden ifadelerle ilgili olarak Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, kamu barışına karşı suçlar kapsamında Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi gereğince “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan resen soruşturma başlatılmış, şüpheli gözaltına alınmıştır. Adli süreç titizlikle sürdürülmektedir.
Bir kadını kılık kıyafeti, inancı ve yaşam tarzı üzerinden hedef alan; onurunu ve kişiliğini aşağılamaya yönelik bu çirkin ve ayrımcı ifadeler asla kabul edilemez. Seçilmiş bir kamu görevlisine ve milli iradeye yönelen bu nefret dili, hukuk ve vicdan önünde mutlaka karşılığını bulacaktır.” ifadelerini kullandı.
ÖMER ÇELİK: NEFRET SÖYLEMİNİ LANETLİYORUZ
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, olayla ilgili sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanımız Sayın Zeynep Akgün’e en içten selamlarımızı gönderiyoruz. Başkanımıza dönük zehirli dili kınayan toplumun her kesiminden vatandaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Nefret diline karşı her kesimden ve görüşten kadın vatandaşlarımızın ortak hassasiyeti ayrıca kıymetlidir. Değerli başkanımıza dönük nefret söylemini lanetliyoruz. Nefret siyaseti ile mücadele etmeye devam edeceğiz. Başkanımıza saldıran bu nefret odağına hukuk zemininde de hesap soracağız. İyi Parti’nin bu nefret odağına karşı gerekeni yapmasını bekliyoruz.
Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanımız Sayın Zeynep Akgün’ü hedef alan nefret söylemine karşı, farklı siyasi partilerin temsilcileri çok değerli açıklamalar yaptılar. Hepsine teşekkür ediyoruz. Bu ortak hassasiyet, nefret söylemine karşı ülkemizin büyük bir değeridir.” dedi. “BU ÜSTENCİ ZİHNİYET, ASLINDA KENDİ CEHALETİNİ SERGİLEMİŞTİR”
AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, paylaşımı yapan şahsı kınayarak, “Anadolu kadınının şalvarını ve geleneksel kıyafetini ‘cahillik’ sanan bu üstenci zihniyet, aslında kendi cehaletini sergilemiştir. Üç dönemden bu yana Mihalgazili hemşehrilerimizin oylarıyla seçilmiş bir başkana kılık ve kıyafet üzerinden saldırmak, bu milletin değerlerine hakaret etmektir. Milletin iradesini ve kıyafetini hedef alan bu hadsiz dili kınıyoruz. Bu toprakların özüyle kavga edenler, her zaman kaybetmeye mahkûmdur. Sizin kibriniz, bizim Anadolu irfanımızı yenemedi ve asla da yenemeyecek! Kenef ağızlı bu tiplere karşı Zeynep Güneş başkanımızın her daim yanındayız” dedi.
“BİR KADININ BAŞÖRTÜSÜYLE, KIYAFETİYLE ALAY ETMEK AHLAKSIZLIKTIR”
AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu ise, “Mihalgazi Belediye Başkanımız Zeynep Güneş üzerinden kadınlara, inançlara ve milletimizin değerlerine saldırmayı siyaset sanan bu zavallı zihniyet; asıl derdinin hizmet değil, nefret ve aşağılama olduğunu bir kez daha açık etmiştir. Bir kadının başörtüsüyle, kıyafetiyle ve yaşam biçimiyle alay etmek; eleştiri değil, ahlaksızlıktır. Siyaset değil, karakter yoksunluğudur. Sizin rahatsız olduğunuz şey Zeynep Güneş değil; milletin içinden çıkan, alnı açık, başı dik kadınlardır. Bu ülkeyi sizin diliniz değil, sizin hor gördükleriniz ayakta tutuyor ve bilin ki; milletin değerlerine dil uzatan herkes, er ya da geç o dilin altında kalır” diye belirtti.

İYİ PARTİLİ ÖZEL: KESİN İHRAÇ TALEBİYLE DİSİPLİN KURULUNA SEVK EDİLDİ
İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Kıyafet tercihleri üzerinden insanları aşağılamaya çalışmak ancak aşağılık insanların yapacağı bir edepsizliktir. Seçme ve seçilme hakkına büyük bir cumhuriyet kazanımı olarak Atatürk’le birlikte kavuşan Türk kadını, hangi kıyafeti tercih ederse etsin, isterse dünyayı yönetebilir. Görüşümüz ve duruşumuz budur. Bu hadsiz ifadeleri kullanan şahıs tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edilmiştir. Mihalgazi Belediye Başkanı kıymetli Zeynep Güneş’e, maruz kaldığı edepsizlikle ilgili gönülden desteğimizi iletiyoruz” dedi.
Samsun’da Trabzonspor otobüsüne saldırı! Başkan Ertuğrul Doğan’dan açıklama geldi

Reklam
Son dakika! Polis memuru Melih Okan Keskin'in araç muayene istasyonunda dövülerek öldürülmesiyle ilgili ilk ifade

Son dakika! Polis memuru Melih Okan Keskin’in araç muayene istasyonunda dövülerek öldürülmesiyle ilgili ilk ifade

Batıkent Şehit Ramazan Çağlar Polis Merkezi Amirliği’nde görevli polis memuru Melih Okan Keskin, pazartesi günü otomobilini rutin muayene kontrolünden geçirmek için Yenimahalle ilçesi İvedikköy Mahallesi’ndeki araç muayene istasyonuna götürdü. Burada polis memuru Keskin ile istasyon çalışanları arasında önce tartışma, ardından da kavga çıktı.
TÜVTÜRK’ten yeni karar! Polis memuru Melih Okan Keskin’in dövülerek öldürülmesiyle ilgili son dakika açıklaması
Kavgada Keskin, çalışanlar tarafından darbedildi. Gazi Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan ve beyin kanamış geçirdiği tespit edilen Melih Okan Keskin, 3 gün sonra hayatını kaybetti.

Olayla ilgili araç muayene istasyonu çalışanları Y.K., M.Y. ve S.A. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilip, mahkemeye çıkarılan şüphelilerden S.A. ve M.Y. tutuklandı, Y.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
‘BANA SALDIRACAĞINI DÜŞÜNEREK YUMRUK ATTIM’
Nöbetçi mahkemede ifadesi alınan şüphelilerden S.A., olay anına ilişkin, “Tartışma çıktıktan sonra arabayı dışarı çıkartırken 2-3 kez kornaya bastım. Araçtan inerken şahıs bana, ‘Beni mi ezeceksin?’ diyerek sinkaflı küfretti. Şahsın bana saldıracağını düşünerek yumruk attım” dedi.

‘ORTALAMA BİR HIZLA ADAMA YAKLAŞTIM VE İTTİM’
Şüpheli M.Y. ise ifadesinde, “Ben araç muayene istasyonunda muayene teknisyeni olarak 8 yıldır çalışmaktayım. Ben bu şahsı tanımam, ilk defa gördüm. Çalışma arkadaşlarım küfreden adamın üzerine doğru yürüdü. Ben de bu esnada arkadaşlarımın sağından, adamın da solundan ortalama bir hızla adama yaklaştım ve ittim. İttikten sonra arkadaşlarım kaç kişi oldu, tam tahmin edemiyorum, kalabalıktık. Olayın heyecanıyla çalışma arkadaşlarımdan kim kiminle kavga etti, kim kimi itti hatırlamıyorum. Ben ölen Melih Okan Keskin’i daha önce hiç görmedim, tanımam. Şahsın öldüğünü de siz görevlilerden öğrendim. Olay günü ona zarar verecek veya öldürecek herhangi bir şey yapmadım, neden öldüğünü bilmiyorum. Ben Melih Okan Keskin’i kesinlikle darbetmedim” dedi.
Şüpheli Y.K. ise olay günü bir tartışma yaşandığını ve karşılıklı hakaretleşmeler olduğunu, ancak kendisinin olayın içerisinde hiç bulunmadığını iddia etti.

‘OLAYA KARIŞANLARIN İŞ AKDİ FESHEDİLDİ’
Öte yandan olaya ilişkin TÜVTÜRK’ten açıklama yapıldı. Açıklamada, olaya ismi karıştığı tespit edilen kişilerin iş akdinin feshedildiği ve ayrıca iç soruşturmanın devam ettiği belirtildi.

Altında ‘baş döndüren’ hareket: Yatırımcılar dikkat! İşte haziran öngörüsü
Yüzlerce insanı bir köpek kurtardı! Eksi 30 derecede bin kilometrelik ölüm koşusu…

17 yıllık korkunç sır çözüldü: Damadın cesedini parçalayıp lastikle yaktıklarını itiraf ettiler

17 yıllık korkunç sır çözüldü: Damadın cesedini parçalayıp lastikle yaktıklarını itiraf ettiler

Gaziantep’te 2007 yılında ortadan kaybolan Erdal Öztürk’ün birikethanede darbedilerek öldürüldüğü ve cesedinin de yakılarak gömüldüğü 2024 yılında ortaya çıkmıştı. 17 yıl sonra Erdal Öztürk’ün öldürülmesine ilişkin davada karar duruşması görüldü. Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada “Kasten öldürmek” suçundan yargılanan sanıklar, sanık avukatları, maktul aile ve maktul aile avukatları hazır bulundu. Duruşmada söz alan maktul aile suçluların en ağır cezayı almasını istedi.
İlginizi Çekebilir
SANIKLAR SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Duruşmada savunma yapan maktulün kayınpederi Hanifi Y., “Maktul Erdal benim damadım olur. Erdal ismini hatırlamadığım bir mahallede ev kiralamıştı. Bir iki ay oturduktan sonra Erdal bıçaklanmış diye duydum. Kaynanasını da yanıma alarak damadımı ziyarete gittik. Yarasına baktık, Erdal bıçaklanmıştı. Evde yatıyordu. Kendisine neden evde gitmediğini sorduğumuzda beni ‘yabancı bıçaklamadı’ dedi. Kim diye sorduğumuzda ‘annem ile babam çocuklarına beni bıçaklattı’ dedi. Geri kendisini oraya bırakıp köye gittim. Bir ay sonra geri geldim. Erdal kumar oynamış. Ev sahibinden borç altın almışlar. ‘Seni köye götüreyim mi oğlum’ dedim. Kendisi de bana ‘ev varsa götür baba’ dedi. Ben de eşimin abisinin köydeki evine kendisini oturtturdum. Benim normalde birikethanem vardır. Esnaf adamım. Benim yanımda bir, iki, üç gün gelip çalıştı. İki-üç günden sonra çarşıda iş yerime adamlar geldi. ‘Erdal’ın kayınbabası sen misin’ dediler. Ben de evet dedim. ‘Erdal’ın bize kumar borcu var’ dediler. Ben Erdal’ın kumar oynadığını bilmiyordum. Erdal da o esnada Mehmet Hanifi ile traktöre biriket yüklüyorlardı. Erdal’ı yanıma çağırdım. ‘Bu adamlar kim’ dedim. ‘Onlar yalan konuşuyorlar’ dedi. ‘Onlar yalan sen sağ mısın’ dedim. ‘Git biriketini yükle’ dedim. Aynı adamlara da paraların hepsini sorarak üzerimde şu an para olmadığını söyleyip, ‘haftaya gelin hesabınızı kapatayım’ dedim. İki üç gün daha durduktan sonra Erdal benden 30 TL borç istedi. Ancak ben kendisine 60 TL verdim. Fazla para verdim ki geri dönüşünde parası olsun diyeydi. Erdal’ın gidişi o gidişti. Bir daha dönmedi. Ben de tuttum kumar oynayan kişilerin kulübüne bir iki sefer gittim. Orada birkaç arkadaş çıktı. Bana ‘nasıl böyle bir adama kız verdin’ dediler. Ben de utandığımdan bir daha o kulübe de gidemedim. Erdal’ın nasıl öldürüldüğünü ne gördüm ne de kendisini öldürdüm. Ölümü ile ilgili bir bilgim yoktur. Benim Yavuzeli’nden yanımda çalışan işçilerim vardır. Bana işçi gerek olduğundan Erdal’ı da yanımda çalışması için teklif ettim. Erdal benim yanımda 1 hafta çalıştı. Bana okumuş olduğunuz 04/12/2007 tarihli maktulün bana ait birikethaneden sinyal alanına girdiği hususunu hatırlayamam. Olsa olsa benim kendisine 60 TL verdiğim ve ayrıldığı gün olabilir. HTS kayıtlarında otogara geçtiğim doğrudur. Ben işim gereği her yere giderim. Erdal’ın amcası Mehmet Öztürk isimli şahsı tanımam. Kendisi ile hiç görüşmem olmadı. Erdal’ın kumar borcu sebebi ile ben oğullarıma ve damadıma ‘bulun getirin şu adamı’ şeklinde sözler söylemedim. Ben bu zamana kadar karakolda ifade vermedim. Savcılıkta ifadem alınmadı. Hakim karşısına da çıkmadım. Beraatime ve tahliyeme karar verilsin” dedi.
SANIK KARAKOL İFADESİYLE ÇELİŞTİ
Karakol ifadesinde yalan söylediğini ifade eden sanık Hanifi Y., “Fayat S. isimli bir şahsa damadımın borcundan ötürü ödeme yaptım. Fayat S. şu an ceza infaz kurumundadır. Edirne’de cezaevinde diye biliyorum. Borcu ödedikten sonra oğlum Mehmet Hanifi’nin bu işe kızdığını, damadım ile konuşmaya gittiği, demir levye ile damadımın kafasına vurduğu ve öldürdüğü daha sonra traktör ile taşıdığı şeklindeki ifadeleri vermiştim. Ancak 4-5 gün nezarethanede kalmıştım. Hanımım da diğer nezarethanede kalıyordu. Polisler hanımını hastaneye kaldırdık, serum verildi deyince ben de böyle ifadeler verdim. Bu ifadeleri verince çıkacağımı düşündüm. Bunun üzerine bu şekilde yalan ifade verdim. Kolluk kuvvetlerine yer gösterme işlemi yaptım. Onlara ‘damadımı oğlum Mehmet Hanifi öldürdü’ dedim. Yerini göstermeye götürdüm. İş yerine yakın bir yeri gösterdim. Kaza alanında ifadem ile uyumlu şekilde yanmış lastik bulunmasının sebebi o bölgenin dere olması ve başka insanların gelip burada lastik yakmalarından kaynaklıdır. Erdal’ın ne zaman kaybolduğunu ay-yıl bazında bilmiyorum” diye konuştu.
Polis memuru Melih Okan Keskin’in hayatını kaybettiği kavgada, şüphelilerin ifadesi ortaya çıktı
“BENİM ERDAL İLE HİÇBİR ŞEKİLDE BAĞLANTIM YOKTUR”
Duruşmada savunma yapan maktulün kayınbiraderi sanık Orhan Y. ise, “Benim Erdal ile hiçbir şekilde bağlantım yoktur. Babamın olan iş yerine günde bir kamyon kum dökerim. Onun haricinde ben döktükten sonra oradan çıkarım. Ardından başka iş yerlerine kum çekerim. Başka da Erdal ile bir istişarem yoktur. Kim Erdal’a ne yapmış, kim öldürmüş görmedim. Erdal bizim yanımızda 1 hafta kadar çalıştı. Ondan sonra da gitti gelmedi. Kumar oynarmış babamın yanına kumar alacaklıları gelirmiş ancak ben bunları da görmedim. Sadece bunlar benim duyumlarımdır. Bu hususları babamdan ve orada bulunan işçilerden duydum. Babam Erdal’ın alacaklılarına ve Fayat S.’ye borçtan ötürü ödemeler yapmış. Benim Erdal ile hiçbir şekilde bağlantım yoktu. Kız kardeşim ile Erdal evlendiğinde düğüne bile katılamadım. Çünkü benim günlerim hep yollarda geçerdi. Babam bize ‘Erdal’ı bulun getirin konuşalım’ şeklinde bir şey söylemedi. HTS kayıtlarımda da iletişimimin olduğu açıktır. 03/12/2007 tarih saat 20.17’de telefonumun pasif hale getirildiği, 06/12/2007 tarih saat 16.02’de telefonumun aktif hale getirildiği hususunda telefonum bozuktu. Bu sebeple arızalı olduğundan kendi kendine kapanmış olabilir. Telefonumu evde çocuklar ile kardeşlerim ile açmak için uğraşırdım. Ancak açılmadı. Bir iki gün sonra gidip tekrar telefon aldım. Çünkü işim telefonlaydı. Bildiklerim bunlardan ibarettir. Beraatime ve tahliyeme karar verilsin” dedi.
Maktulün diğer kayınbiraderi sanık Mehmet Hanifi Y. de suçlamaları kabul etmeyerek beraatini talep etti.
Arkadaşlarıyla kurdukları masa sonu oldu! Esenyurt’ta alkol alınan evde cinayet
HEYET KARARI AÇIKLADI
Mahkeme heyeti sanıklara, kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ancak sanıklar hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanarak cezalar indirildi. Buna göre Hanifi Y., kasten öldürme suçundan 25 yıl hapis cezasına çarptırılırken, Mehmet Hanifi Y. ve Orhan Y., yardım etme suçundan ceza aldıkları için 10’ar yıl hapis cezasına çarptırıldı. Resul Y.’nin ise beraatine karar verildi. Heyet, ceza verilen sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.
“SANIKLAR, SUÇU 17 YIL BOYUNCA GİZLEMİŞ”
Duruşmadan sonra açıklama yapan maktul avukatı Önder Alkurt, “Sanıklar, emniyet müdürlüğünde verdikleri ifadelerde özellikle baba sanık olmak üzere olayın tüm detaylarını anlatmış, maktul Erdal Öztürk’ün nereye gömüldüğünü, kuyuya atılarak nasıl yakıldığını ayrıntılı biçimde ifade etmiştir. Ancak DNA incelemesinde maktulün kimliğinin kesin olarak tespit edilememesi üzerine sanıklar, mahkeme aşamasında bu ifadelerinden vazgeçmiştir. Bu durum dahi sanıklar hakkında iyi hal indirimi uygulanmaması için başlı başına yeterlidir. Sanıklar, suçu 17 yıl boyunca gizlemiş, suç ortaya çıktıktan sonra ise iki sanık eylemi kabul etmemiştir. Buna rağmen iyi hal indirimi uygulanması, hukuken de vicdanen de kabul edilebilir değildir. Verilen iyi hal indirimi kararı, hukukun yanlış uygulanmasıdır” ifadelerine yer verdi.
OLAY GEÇMİŞİ
Gaziantep’te 2007 yılında kaybolan ve o zaman 23 yaşında olan Erdal Öztürk’ün silahla ateş edilerek, kafası kesilerek ve yakılarak öldürüldükten sonra gömüldüğü ortaya çıktı. Gaziantep’te 17 yıldır kayıp olarak aranan Erdal Öztürk’ün cinayete kurban gittiği ortaya çıktı. Polis ekipleri, Erdal Öztürk’ün kaybından kısa süre sonra evlendirilen dini nikahlı eski eşten şüphelendi ve kadının akrabalarını takibe aldı. Cinayeti itiraf eden şüphelilerin Erdal Öztürk’ün cesedini parçaladıktan sonra lastikle yaktıkları ortaya çıktı. Olayla ilgili Erdal Öztürk’ün kayınbabası Hanifi Y., kayınbiraderleri Orhan ve Mehmet Hanifi Y. ile bacanağı Resul Y. gözaltına alınmıştı.
Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e skandal sözler sonrası tutuklama kararı…

Reklam
Arkadaşlarıyla kurdukları masa sonu oldu! Esenyurt'ta alkol alınan evde cinayet

Arkadaşlarıyla kurdukları masa sonu oldu! Esenyurt’ta alkol alınan evde cinayet

Esenyurt’ta Ersin Alataş (40) arkadaşının evine giderek alkol aldı. İddiaya göre masada Alataş ile evde oturan başka bir kişi arasında çıkan tartışma kısa sürede bıçaklı kavgaya dönüştü. Olayda, Alataş hayatını kaybetti, şüpheli ise kaçtı.
Adli Tıp Kurumu Morgu’ndaki otopsinin ardından ailesi tarafından teslim alınan Alataş’ın cenazesi defnedilmek üzere memleketi Zonguldak’a götürüldü. Polisin kaçan şüpheliyi yakalama çalışmaları ise sürüyor.
Beklenen İstanbul depremi için senaryo netleşiyor! Prof. Dr. Bektaş açıkladı: Fay nerede kırılır, sarsıntı nerede katlanır?
ALKOL ALDILAR, TARTIŞTILAR
Olay, sabah saat 04.00 sıralarında Akçaburgaz Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Ersin Alataş arkadaşlarıyla buluşmak için evlerine gitti. Alataş, evde alkol aldığı sırada evde bulunan 1 kişiyle tartışmaya başladı. İkili arasında çıkan tartışma kısa sürede bıçaklı kavgaya dönüştü.

KAVGACİNAYETLE BİTTİ
Kavgada Ersin Alataş’ı bıçaklayan şüpheli olay yerinden kaçtı. Bu sırada evde bulunan Alataş’ın köyden tanıdığı ve aynı zamanda arkadaşı, üst katlardaki komşulardan 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramalarını istedi. Bina sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

POLİS KAÇAN ŞÜPHELİYİ ARIYOR
Birçok yerinden bıçak darbesi alan Alataş’ın, sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde hayatını kaybettiği belirlendi. Alataş’ın cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumu Morgu’na götürüldü. Otopsinin ardından ailesi tarafından teslim alınan Alataş’ın cenazesi defnedilmek üzere memleketi Zonguldak’a götürüldü. Diğer yandan olaya şahit olan ve bina sakinlerine haber veren Alataş’ın arkadaşı ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Polis kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.

‘BİRBİRLERİNİ BIÇAKLIYORLAR, 1 KİŞİ ÖLÜYOR’
İhbarda bulunan bina sakinlerinden birinin babası Mustafa Karabulut, “Gece saat 05.30 sıralarında polis gelerek zile bastı, bizim çocuklardan ifade almak için. Bizim çocuklar gördüklerini şöyle anlattı: ‘Ev sahibi geldi, bizden acil ambulans ve polisi aramalarını’ istediğini söyledi. Bizim çocuklardan birisi acil ambulans ve polisi arıyor. Ardından ambulans polis ve inceleme ekipleri geliyor. Masa kurmuşlar, içki içerken aralarında tartışma çıkıyor. Birbirlerini bıçaklıyorlar; 1 kişi ölüyor. Bıçakladıktan sonra öbürü de kaçıyor. İkisi de kiracı ” dedi.

Sıcak su torbası, genç kızın hayatını kabusa çevirdi! Karnına koydu, bir anda patladı
TÜVTÜRK’ten yeni karar! Polis memuru Melih Okan Keskin’in dövülerek öldürülmesiyle ilgili son dakika açıklaması…

Bilim insanları bile şaşkın! Akdeniz'de tükendi, Tuzla'da görüldü: Çok büyük bir şans, sahip çıkılmalı’

Bilim insanları bile şaşkın! Akdeniz’de tükendi, Tuzla’da görüldü: Çok büyük bir şans, sahip çıkılmalı’

Tuzla’da Postane Mahallesi’nde bulunan Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü iskelesinden dalış yapan ekipler, Marmara Denizi’ne özgü olan Zostera marina türü deniz çayırı ve pinalar buldu. 1992’den beri tüm Akdeniz’de sayıları her geçen gün azalan pina ve deniz çayırlarının önemine vurgu yapan Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, “Deniz çayırları sağlıklı, Tuzlalılar çok şanslılar. Burası İstanbul’un en yoğun endüstriyel bölgelerinden bir tanesi, böyle bir alanda hem deniz canlılığının bu kadar yüksek olması, hem pinaların sağlıklı olması hem küçük de olsa deniz çayırı alanı bulunması çok büyük bir şans” dedi. Prof. Dr. Sarı, Tuzla’daki gönüllü dalgıçların bölgede deniz çayırı canlılığı olduğunu bildirmesi üzerine ekibiyle beraber bölgeye geldiklerini belirterek, “Muhteşem bir su altı canlılığıyla karşılaştık. Çok şaşırdık, buranın canlılığının daha zayıf olmasını beklemiştik. Halbuki bir su altı canlılığı var. 25 ila 30 metrekarelik bir alan” ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir
“MARMARA DENİZİ KIYILARININ YÜZDE 60’INDAN FAZLASINDA DENİZ ÇAYIRI VAR”
Prof. Dr. Sarı, bölgede yaptıkları dalışın ardından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle geçen yıl 2 büyük proje yürüttük. Birisi MAR-ÇAYIR, diğeri MAR-PİNA idi. Derdimiz Marmara Denizi’nin bütün kıyısal alanlarındaki deniz çayırı ve pina alanlarını tespit etmek ve bunları haritalandırmaktı. Geçen yıl Adalar dahil, bin 300 kilometrelik bütün kıyı şeritlerini tarayarak bunları tespit ettik. Bu yıl, bunların ‘ÇAYIR-İZ’ ve ‘PİNA-İZ’ adıyla 2 büyük proje kapsamında izlemesine başladık. Marmara’nın tamamını temsil edecek şekilde istasyonlarımız var. Bu istasyonlarda düzenli olarak dalıyoruz. Deniz çayırlarının sağlık durumlarını inceliyoruz. Pinalar sağlıklı mı, yeni birey katılımı var mı, karasal baskılar ne durumda? Kıyıdan ve karadan gelen baskılar zarar veriyor mu, etkisi nedir diye görmeye çalışıyoruz. Memnuniyetle söyleyebiliriz ki, Marmara Denizi kıyılarının yüzde 60’ından fazlasında deniz çayırı var. 4 tür deniz çayırı bulunuyor. En yaygın olan Cymodocea nodosa dediğimiz tür. Her tarafta bulunuyor. Kıyıdan itibaren en fazla 8.5 metre derinliğe kadar. İkinci tür Zostera marina, üçüncü tür Zostera noltii ve dördüncüsü Akdeniz’in endemik türü Posidonia oceanica. O Çanakkale’ye ve Erdek Körfezi’ne yakın bölgelerde bulunuyor.”
4 şehre daha hızlı tren geliyor! Seyahat süresi 2 saat 15 dakikaya düşecek
“GÖNÜLLÜLER TUZLA’DA DENİZ CANLILIĞI OLDUĞUNU SÖYLEDİLER”
Prof. Dr. Sarı, Tuzla Yelken Kulübü’nün önünde hem pinaların hem deniz çayırlarının var olduğunu dile getirerek, “Üzüldüğümüz şey şu, Marmara’nın kuzey kıyılarından, Silivri’den başlayıp; İzmit Körfezi’ne kadar neredeyse deniz çayırı alanı kalmadı, baskı altında. Buraları kötü kullanmışız, kirletmişiz, doldurmuşuz. Deniz çayırları zarar görmüş buralarda. Pina alanları deniz çayırına göre daha iyi ve çok az, parça parça deniz çayırı yeri kalmış. Bu bölgedeki gönüllü dalgıç arkadaşlarımız dediler ki; ‘Tuzla Yelken Kulübü’nün önünde hem pinalar, hem deniz çayırı var.’ Bize bildirdiler, biz de ekibimizle beraber geldik. Daldık ve muhteşem bir su altı canlılığıyla karşılaştık. Çok şaşırdık, buranın canlılığının daha zayıf olmasını beklemiştik. Halbuki çok canlı bir su altı canlılığı var. Ayrıca çok küçük bir alan olsa da deniz çayırı alanı var. 25-30 metrekarelik bir alan. Zostera marina türü burada var. Onlar da gayet sağlıklı gözüküyorlar onun için çok mutlu oldum. Arkadaşlarımızla beraber bugün bu güzellikleri gördüğümüz için çok mutluyuz. Aşağıda gördüğümüz pinalar, büyük ve yavru pinalar da var ve hepsi çok sağlıklı. Deniz çayırları da çok sağlıklı. Tuzlalılar çok şanslılar. İstanbul’un en yoğun endüstriyel bölgelerinden bir tanesi burası. Böyle bir alanda hem deniz canlılığının bu kadar yüksek olması, hem pinaların sağlıklı olması hem küçük de olsa deniz çayırı alanı bulunması çok büyük bir şans. Tuzlalı yöneticilerimize, Tuzla’da yaşayan insanlarımıza bu güzelliklere sahip çıkmalarını tavsiye ederiz, aman denizinize sahip çıkın! Çünkü soluduğumuz havanın içerisindeki oksijenin yarısı denizlerden geliyor. Dünyanın dörtte üçü karalarla kaplı, bütün karalar orman olsa, şu anda soluduğumuz havanın içerisindeki oksijeni üretmeye yetmiyor. Denizdeki fitoplanktonlar üretiyor ve deniz çayırları üretiyor.”

“BU BÖLGEDE ARTIK DENİZ ÇAYIRI VAR”
Deniz çayırlarının deniz ekosistemi için önemine dikkat çeken Prof. Dr. Sarı, “Bir metrekare deniz çayırı alanı bir günde 10 litreden fazla oksijen üretir. Deniz canlılarına üreme, beslenme, barınma, saklanma alanı oluşturur. En önemlisi karbonu tutar. Tropik ormanlardan 35 kat fazla karbon tutar deniz çayırları. Neden karbon tutmanın altını çiziyoruz; ‘iklim değişikliği’ dediğimiz büyük bir felaketle karşı karşıyayız. Atmosferdeki artan karbondioksit yüzünden sürekli dünya ısınıyor. İşte bu karbondioksiti absorbe edecek bitkisel organizmalara ihtiyacımız var. Deniz çayırıyla kaplı bir alan düşünün, hemen yanında olmayan bir alan düşünün olmayan alana göre 40 kat daha fazla canlılık barındırıyor. Eğer kıyısal alanda deniz çayırı varsa erezyonu önlüyor. Bu yönüyle saymakla bitiremeyeceğimiz kadar deniz ekosistemine katkısı var. Biz tüm bunları dikkate alarak Marmara’nın tamamında deniz çayırlarının korunmasını istiyoruz. Pinaların korunması istiyoruz. Deniz çayırları plajlarda bulunduğunda insanlar istemiyorlar, ayağımıza değiyor diyorlar ve korkuyorlar. Çimle kaplı bir alan görsek ayakkabılarımızı çıkarıp çıplak ayakla basmak isteriz. Eğer plajımızda deniz çayırı varsa plajı berraklaştırır. Deniz çayırından kaygımız varsa deniz ayakkabısı giyelim ve çayırlar ayağımıza değmesin. Marmara’nın kuzey kıyılarını dikkate aldığımızda çok az yerde, bu bölgede artık deniz çayırı var. Karşıda Adalar’ın etrafı tamamen deniz çayırı ama burada karasal baskılar yüzünden çok az kalmış. Tuzla’da şu anda küçük de olsa bir alan var. Burayı genişletmemiz, büyütmemiz var olanı korumamız lazım. Onun için bugün çok mutluyum. Burada bulunan tür nesli tehlike altında olan bir tür değil ama deniz çayırının neslinin tehlike altında olması gerekmiyor önemli olması için. O kadar kıymetli bir tür ki bu, bunu korumamız lazım” şeklinde konuştu.

Topraktan çıktığı an sertleşiyor! Elleriyle işleyip servete dönüştürüyor: Tam 45 yıldır bu işi yapıyor…

Borsa
1.005,74
TL
Dolar
1.003,40
TL
Euro
999,60
TL
Altın
992,63
TL
Borsa
957,03
TL
Dolar
1.005,24
TL
Euro
1.007,84
TL
Altın
1.008,28
TL
Borsa
1.022,57
TL
Dolar
1.019,40
TL
Euro
1.024,53
TL
Altın
1.079,09
TL
Borsa
1.305,97
TL
Dolar
1.178,16
TL
Euro
1.172,23
TL
Altın
1.441,04
TL
Reklam
Reklam