BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.719,00 -0,14%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
11 °
Reklam

EKONOMİ

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • OZRDN 9,13 %▲ %10,00
  • BIOEN 12,33 %▲ %9,99
  • ISVEA 15,97 %▲ %9,99
  • KARCL 34,60 %▲ %9,98
  • GUNDG 72,15 %▲ %9,98

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • KARTN 115,20 %▼ %-10,00
  • TRHOL 113,50 %▼ %-9,99
  • OZATD 102,10 %▼ %-9,96
  • RALYH 6,18 %▼ %-9,91
  • SOKM 48,44 %▼ %-9,88

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • ASELS 13.462.912.580,75
  • THYAO 12.543.258.296,00
  • YKBNK 9.718.677.363,32
  • AKBNK 8.690.714.363,95
  • TUPRS 8.118.700.350,00
Bitcoin
75.740 0.06%
Ethereum
2.232,84 0.23%
Tether
0,99925 0.03%
Binance Coin
696,04 0.27%
XRP
1,16 -1.80%
Solana
89,63 -0.63%
TRON
0,319637 0.33%
Dogecoin
0,071804 -1.36%
Cardano
0,181667 -2.81%
Dai
1 0.01%
Avalanche
8,22 -2.08%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%
Yunan basını: Erdoğan-Miçotakis görüşmesi Türkiye'nin talebiyle ertelendi

Yunan basını: Erdoğan-Miçotakis görüşmesi Türkiye’nin talebiyle ertelendi

Ertelemenin nedeni olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın New York’ta aynı gün düzenlenecek olan Arap ve İslam ülke liderleri toplantısına katılımı gösterildi. Görüşmenin Türk Evi’nde yapılması bekleniyordu. Söz konusu görüşme için önümüzdeki günlerde yeni bir tarihin belirlenmesi konusunda mutabakata varıldı.
Kiriakos Miçotakis ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında New York’ta yapılması planlanan görüşme ertelendi.
Hükümet kaynaklarına göre, iki liderin görüşmesi, Türk Cumhurbaşkanı’nın Salı günü ABD Başkanı Donald Trump tarafından New York’ta düzenlenen Arap ve Müslüman liderler toplantısına katılması nedeniyle Türk tarafının talebi üzerine bugün gerçekleşmeyecek.

ANKARA – ATİNA HATTINDA NELER YAŞANDI?
Milliyet’in edindiği bilgilere göre, Erdoğan-Miçotakis görüşmesi için talep Atina’dan geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın programının yoğunluğu nedeniyle, olası bir görüşmenin ardından açıklama yapılması konusunda mutabakata varıldı. Ancak Yunan tarafı, bu mutabakata aykırı şekilde görüşmeyi duyurdu. Yaşanan bu gelişmenin ardından, bugün yapılması planlanan toplantı Ankara’nın talebiyle ertelendi.

25 EYLÜL’ÜN ŞİFRELERİ
Uluslararası güvenlikten enerjiye uzanan geniş bir alanda gündemin yoğun olacağı 25 Eylül’de Beyaz Saray’daki Erdoğan-Trump zirvesini uzmanlar Milliyet’e değerlendirdi.
Aydın Hasan / Asena Yatağan – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın perşembe günü Beyaz Saray’da yapacağı görüşme; son dönemde Türkiye’nin dünya siyasetinde artan ağırlığı, Orta Doğu ile Avrupa’nın güvenlik mimarisinde öne çıkan rolü nedeniyle hem bölgesel hem küresel açıdan dünya çapında ilgi odağı. Uzmanlar, görüşmeyi, Milliyet’e değerlendirdi.
‘Soğuk Savaş’ programı sunucusu ve konuğu tutuklama talebiyle adliyeye sevk edildi
“İLİŞKİLERİ ÖNEMLİ ROL OYNUYOR”
Emekli Büyükelçi Uluç Özülker: Gazze konusuna ABD iç politikası açısından bakıldığında Evanjelist kesimin büyük bir mücadele içinde olduğu görülüyor. Bu koşullar altında Trump’ın bugüne kadarki politikasından geri adım atması beklenemez. Cumhurbaşkanımız ile Trump’ın ilişkisi bu noktada önemli bir rol oynuyor. Trump’ın birçok lidere karşı sert açıklamalar yaptığı bilinse de, Türkiye ve Cumhurbaşkanımız hakkında bugüne kadar kötü bir tavır içine girmedi. Ancak bu durum, ABD’nin Türkiye’nin çok önemsediği konularda bir değişime gittiği anlamına gelmez. Suriye’de SDG-YPG-PYD konusunda bugüne kadar bir değişiklik olmadı.İsrail, üçüncü tümenini devreye sokarak Gazze’yi adeta hallaç pamuğu gibi atıyor. Bu gelişmeler, Türkiye ilişkilerinin ve Filistin meselesinin iki liderin görüşmesinde doğal olarak öne çıkmasını sağlıyor.
“LOBİLER ETKİLİ”
F-35 için Cumhurbaşkanımızın bu seyahati inşallah güzel ve hayırlı bir sonuçla biter. ABD’de başkanın tek başına çok büyük yetkisi yoktur, bunu Kongre’ye götürmek mecburiyetinde. Mevcut koşullarda Evanjelistler, Rum ve İsrail lobisi çok etkili vaziyette. Dolayısıyla Kongre’ye gittiği zaman yeni bir pazarlığa girişecekler. F-16 bu kapsam içinde belki en alta yazılması gereken konu. Trump bunu yaptığı zaman ticari bir düşünceyle hareket eder; Türkiye ile ilişkilerde Boeing uçakları, F-16’lar, hatta F-35’ler gibi konular Amerika için kazançlı bir operasyon olarak görülür. Ama Kongre’den geçebilir mi, Türkiye’nin beklentilerini karşılayabilir mi? Ben bu konuda çok iyimser değilim. Tartışmak ve mücadele etmek gerekecek. F-35 konusunda Kongre’yi ikna etmek mecburiyetinde olan kişi yine Trump’tır.
13 yaşındayken 2 aylık kardeşini öldürdü! 25 yıllık sır cinayet aydınlatıldı
“ÖZERKLİKTE ISRARCI OLMAZ”
Emekli Büyükelçi Hüseyin Diriöz: Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğünü vurgulayacağını düşünüyorum. Amerika’nın da “Suriye’yi parçalayacağız veya özerk bir bölge bırakacağız” diye ısrar edeceğini sanmıyorum. En azından Türkiye’ye karşı Suriye’nin birliği ve yeniden işleyen bir düzenin kurulmasına destek olunması önemli olacaktır. İsrail konusunda ise zaten İsrail’in yaptıkları bütün dünyada kınanıyor. Dolayısıyla Türkiye bu konuda İsrail’e destek olunmaması, bu katliamın veya soykırımın durdurulması yönünde tavır gösterecektir. Ona da Amerika’nın ‘hayır’ diyeceğini sanmıyorum. Bu genel olarak aklın yoludur.
‘ABD, TÜRKİYE’NİN MESAJINI ALDI’
ANKASAM Başkanı Prof. Mehmet Seyfettin Erol: Trump’ın Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ı sürpriz olarak da kabul edilebilecek bir şekilde Beyaz Saray’a davet etmesi, açıkçası ABD’nin Türkiye’den gelen mesajı -TRÇ İttifakı gibi- net bir şekilde okuduğunu gösteriyor. İsrail faktörünün her geçen gün kontrolden çıkmaya başlaması ve bunun her iki ülke ilişkilerinin geleceğini etkileyebileceği endişesi bu davette etkili olmuşa benziyor. Görüşmede kuvvetle muhtemel Trump, Türkiye-İsrail arasında çok daha büyük bir krizin önlenmesine yönelik olarak Ankara’ya özellikle Suriye noktasında güvence vermeye ve bunu birtakım somut adımlarla desteklemeye çalışacaktır.
Numan Kurtulmuş, Zimbabve Büyükelçisi Mutiwazuka’yı kabul etti
‘TERCİHİNİ YAP’ DİYECEK
İsrail’in Suriye’ye dayattığı, bu ülkeyi bölmeyi hedefleyen, Türkiye’yi de ciddi anlamda rahatsız eden anlaşma süreci hususunda Trump,Netanyahu’ya baskı yapmak suretiyle Ankara’yı rahatlatıcı adımlar atabilir. Diğer taraftan Ankara’nın baskısına rağmen bu görüşmede Trump’ın Gazze ve Kudüs noktasında geri adım atması pek olası görünmüyor. F-16 satışları ile her ne kadar CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik bir adım atılmış olsa da, bu nihai bir adım olarak değerlendirilmeyecektir. Trump F-35’ler noktasında birtakım taahhütlerde bulunsa da bunun Kongre’ye takılacağını söyleyebiliriz. Bu görüşme ile her ne kadar liderler diplomasisi bağlamında önemli bir aşama daha kat edilse de İsrail faktörü ABD-Trump politikasını ipotek altında tutmaya çalıştığı sürece Türk-Amerikan ilişkilerinde gerçek manada bir güçlü ilişki, stratejik ortaklık çok kolay olacağa benzememektedir. Ankara bunun farkında. Dolayısıyla bu görüşmede birinci ağızdan ABD’ye “tercihini yap ve makul ol” yönünde Ankara’nın net mesajı verilecektir.
‘KISA VADEDE NET SONUÇ BEKLEMİYORUM’
Prof. Özlem Kayhan Pusane (Işık Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü): Türkiye ile ABD ilişkilerindeki konuların hepsi çok karmaşık. Kısa vadede çok net bir sonuç beklemiyorum. Ancak iki liderin bir araya gelip kendi politikalarını anlatması, birbirlerini anlamaları, istek ve amaçlarını doğrudan duymaları çok önemli. Bu görüşme tarafların birbirini daha iyi anlamasına ve ileride önemli bir gelişme kaydedilmesine zemin hazırlayabilir. Basında öne çıkan konuların başında Türkiye-Suriye bağlamındaki gelişmeler geliyor. Ancak bu konularda kısa vadede kolaylıkla somut bir sonuç çıkmasını beklemiyorum. F-16 ve F-35 konuları da liderlerin gündeminde. Trump’ın açıklamalarından gördüğümüz kadarıyla F-35’lerle ilgili gelişmeler yaşanıyor gibi görünüyor. Bu konu 2019’dan beri gündemde ve farklı çözüm önerileri defalarca ortaya atıldı. Şimdiye kadar bir sonuca varılamadı ama arka planda dışişleri, savunma bakanlıkları ve büyükelçilikler aracılığıyla mutlaka görüşmeler sürüyor. Liderler seviyesinde bir sonuca ulaşmak mümkün olabilir. Tabii bu işin bir de Kongre boyutu var. Kısa vadede görebileceğimiz gelişme, Trump yönetiminin bu konuya olumlu bir bakış ve çözüm önerisi geliştirmesi olabilir. Sonrası Kongre’ye kalıyor. Yönetimler anlaşmaya vardıktan sonra Kongre’yi ikna etmeye yönelik adımlar atılacaktır. Türkiye’nin bölgesel konularda önemli bir aktör olması; Ukrayna, Gazze, Suriye meselelerinde bir güç ve söz hakkı kazandırıyor. Türkiye önemli bir rol oynamaya devam ettikçe müzakerelerde kolaylaştırıcı bir ilerleme sağlanabilir.

BM Genel Kurulu başladı! Guterres: Gazze’deki gibi bir şiddet görmedim…

Reklam
9 kurşunla öldürülmüştü! Kahreden detay ortaya çıktı

9 kurşunla öldürülmüştü! Kahreden detay ortaya çıktı

Konyaaltı ilçesi Hurma Mahallesi’ndeki Atapark Konutları Sitesi’nin yöneticisi Fadim Temirhanoğulları’nın 3 ay uzaklaştırma kararı aldırdığı boşanma aşamasındaki eşi Savaş Temirhanoğulları, 12 Eylül 2024’te saat 05.00 sıralarında eve geldi. Savaş Temirhanoğulları, tabancayla eşine ateş edip, kaçtı. Bu sırada odasında uyurken silah seslerine uyanan çiftin kızları İ.T. (16), kabus gördüğünü düşünüp yeniden uyudu. Lise öğrencisi İ.T., saat 08.30 sıralarında okul arkadaşından gelen telefonla uyandı.
ANNESİNİ KANLAR İÇİNDE GÖRDÜ
Odasından çıkan İ.T., annesini kanlar içinde görünce evden çıkıp, karşı komşusunun kapısını çaldı. Eve gelen komşuları 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. İhbar üzerine adrese sevk edilen sağlık ekiplerinin kontrolünde Temirhanoğulları’nın yaşamını yitirdiğini belirledi. Polis, Kemer ilçesinde bir eğlence merkezinde koruma olarak çalıştığı belirlenen Savaş Temirhanoğulları’nı yakalamak için çalışma başlattı.
Perşembe gününe dikkat! Sıcaklıklar 10 derece düşecek: İstanbul dahil, sağanak geliyor

KORKUTELİ’DE YAKALANDI
Güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen cinayet büro amirliği ekipleri, Savaş Temirhanoğulları’nın, arkadaşı Fikret İnal’ın aracıyla Korkuteli ilçesine gittiğini tespit etti. Ekipler, Temirhanoğulları ve İnal’ı saklandıkları yerde, suç aleti tabancayla yakaladı. Savaş Temirhanoğulları ile kaçmasına yardım ettiği öne sürülen arkadaşı Fikret İnal tutuklandı.
SİLAHLI TEHDİT VE HAKARET SUÇUNDAN DA CEZA TALEBİ
Temirhanoğulları’nın ‘Eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme’, İnal’ın ise ‘Eşe karşı tasarlayarak kasten öldürmeye yardım ve yataklık’ suçlamasıyla yargılandığı davanın 6’ncı duruşması, 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. ‘Eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan görülen dava ile Fadim Temirhanoğulları’nın geçen yıl temmuz ayında silahlı tehdit ve hakaret suçlamasıyla Savaş Temirhanoğulları hakkındaki suç duyurusu sonrası 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan dava birleştirildi. Birleştirilen dava dosyasına ilişkin mütalaayı açıklayan savcı, sanık Temirhanoğulları’nın silahlı tehdit ve hakaret suçundan da cezalandırılmasını talep etti.

SANIK: OLAY ANINI HATIRLAMIYORUM
Savaş Temirhanoğulları, mahkeme başkanının bilirkişi raporunda maktulün ‘uzak atış’ olarak değerlendirilen tabancadan çıkan mermiye bağlı öldüğü raporu hakkında görüşü sorulması üzerine “Olay anını hatırlamıyorum. Yakalanma anında polisleri ben karşıladım. Silahı kendim teslim ettim” dedi. Fikret İnal ise ani gelişen olay sırasında kendisinin arada kaldığını ve suçsuz olduğunu söyledi.
Son dakika… CHP, Berhan Şimşek’i disipline sevk etti
TANIKLIK YAPAN KOMŞUDAN YENİ İDDİA
Sanık avukatları olaydan 15 gün önce evden başka erkeğin çıktığını iddia eden maktulün komşusu Ümit Ertürk’ün tanık olarak dinlenmesini talep etti. Tanık Ertürk, “Gece silah sesinin dışardan geldiğini düşündüm. Karşı komşumdan geldiğini fark etsem müdahale ederdim. Dışarı baktım, bir şey göremeyince yattım. Boşanma süreci hakkında bilgim yoktu. Sabah eşim bağrışları duyunca olayı öğrenmiş ben de iş yerindeydim. Olaydan 15 gün önce gece saatlerinde evden bir erkeği çıkarken gördüm. Tanımadığım biriydi” diye konuştu.
ANNE GÖZYAŞLARIYLA TEPKİ GÖSTERDİ
Tanık avukatları, dosyadaki somut kanıtlara aykırı beyandan dolayı Ertürk hakkında yalan şahitlikten suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Maktulün kardeşi Canan Ateş, sanıkların ve Ertürk’ün ceza indirimi için gerçek dışı beyanda bulunduğunu iddia etti ve 2 sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Anne, Mediha Saçlı, “Sahte şahit bulmuş. Benim çocuğum 9 kurşunla hunharca öldürüldü. Benim çocuğumun canını aldılar” diyerek gözyaşı döktü.
Son dakika… Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne konser soruşturması: Çok sayıda gözaltı kararı
Duruşma sırasında adliye koridorundaki sanık ve tanık yakınları arasında tartışma yaşandı. Arbedeyi önleyen polis iki grubu adliyeden çıkardı. Mahkemece 2 sanığın tutukluluğunun devamına karar verildi, duruşma 15 Ekim’e ertelendi.
YENİ TANIĞA TEPKİ
Duruşma sonrası Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği adına açıklama yapan Avukat Yağmur Burçin Sayın, “Yeni tanığın davanın esasını değiştireceğine inanmıyoruz. Maktul Fadim’in namusuna laf edildi. Kadın cinayetlerinin durdurulması için bu davaların uzamamasını istiyoruz. Kadın cinayetleri siyaset üstüdür. Biz bütün kadın toplulukları olarak buradayız. Fadim’in ailesinin yanındayız. Kadına yönelik tasarlayarak ağırlaştırmış ömür boyu hapis cezası istendi. Bizim mütalaaya karşı karşı çıkacağımız bir durum yok” dedi.
Maktulün annesi Mediha Saçlı, kızını canice öldürenlerin en ağır cezayı almalarını istediğini söyledi. Yeni tanığın yalancı şahitlik yaptığını savunan Saçlı, “İçerden bir erkek çıkmışmış. Çocuk var evde. İnşallah cezalarını çekerler” sözleriyle tepkisini dile getirdi….

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul Salonu’nda BM’nin 80. Genel Kurulu görüşmelerinde katılımcılara hitabının ardından Guterres ile görüştü. BM Genel Merkezindeki görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 80. Genel Kurul’una ilişkin hazırlanan defteri de imzaladı.
İLETİŞİM BAŞKANLIĞINDAN GÖRÜŞMEYE İLİŞKİN AÇIKLAMA
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, BM 80. Genel Kurulu dolayısıyla New York’ta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Genel Sekreteri Guterres ile görüşmesine ilişkin açıklama yaptı. Buna göre, görüşmede, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları başta olmak üzere bölgesel ve küresel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, İsrail saldırganlığının sadece Filistinlileri değil, bölgesel ve küresel barışı da hedef aldığını, uluslararası toplumun Gazze’ye insani yardımların kesintisiz erişimi için İsrail’e yönelik baskısını artırması gerektiğini ifade etti.
Erdoğan, Ukrayna-Rusya savaşının sona erdirilmesi için Türkiye’nin gayretlerini artırdığını, acil ateşkes ve kalıcı barış için çabaların yoğunlaştırılmasının önemli olduğunu vurguladı.
BM sisteminde revizyon ihtiyacının son yıllarda net bir biçimde ortaya çıktığını aktaran Erdoğan, Türkiye’nin yapılacak çalışmalara her türlü katkıyı sağlamaya devam edeceğini, dünya barışının korunmasının öneminin son yıllarda dünyanın karşı karşıya kaldığı sınamalarda daha iyi anlaşıldığını kaydetti.
Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç da yer aldı.
LİBYA BAŞKANLIK KONSEYİ BAŞKANI MUHAMMED EL-MENFİ’Yİ KABUL ETTİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 80. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu New York’taki Türkevi’nde Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi’yi kabul etti.

SON DAKİKA! Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM’den dünyaya seslendi: Gazze’de insanlık ölüyor
ABD Başkanı Trump’tan prompter sözleri: Dostum, başın belada!…

Reklam
Emine Erdoğan: 'Dünya 5’ten büyüktür!' demeye devam edeceğiz

Emine Erdoğan: ‘Dünya 5’ten büyüktür!’ demeye devam edeceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla bir kez daha Gazze’nin sesi olduğunu belirterek, mazlumların çığlığını dünya kamuoyunun gündemine taşıyan bu güçlü sesin, “adaletin ve merhametin çağrısı” olduğunu bildirdi.
Emine Erdoğan, Türkevi’nden birlikte yürüyerek geçtikleri BM Genel Merkezi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, BM’nin 80. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayı salonda dinledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından NSosyal’deki hesabından paylaşımda bulunan Emine Erdoğan, şunları kaydetti:
“Biz güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir sistem kurulana kadar ‘Dünya 5’ten büyüktür!’ demeye devam edeceğiz.’ Her yıl olduğu gibi bu sene de Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, BM 80. Genel Kurulu’nda Gazze’nin sesi oldu. Mazlumların çığlığını dünya kamuoyunun gündemine taşıyan bu güçlü ses, adaletin ve merhametin çağrısı. Gazze’de akan kanın durması, çocukların gülüşlerinin yeniden hayat bulması ve insanlığın onurunun korunması için hepimize düşen bir sorumluluk var. Filistin’i tanıyan ülkelerin sayısının çoğalması ise bu haklı davanın uluslararası alanda güç kazandığının göstergesidir. Bu ortak iradenin zulmü sona erdirerek kalıcı barışın önünü açmasını temenni ediyoruz.”

Emine Erdoğan, paylaşımında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşma yaptığı anların fotoğraflarına da yer verdi.
“Biz güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir sistem kurulana kadar ‘Dünya 5’ten büyüktür!’ demeye devam edeceğiz.”Her yıl olduğu gibi bu sene de Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan, BM 80. Genel Kurulu’nda Gazze’nin sesi oldu.Mazlumların çığlığını dünya… pic.twitter.com/aoYnYwmUR0— Emine Erdoğan (@EmineErdogan) September 23, 2025

SON DAKİKA! Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM’den dünyaya seslendi: Gazze’de insanlık ölüyor
İşte Erdoğan’ın BM’de gösterdiği fotoğraflar…

Son Dakika! Erdoğan BM Genel Kurulu’ndan Dünyaya Seslendi: “Gazze’de İnsanlık Ölüyor”

Son Dakika! Erdoğan BM Genel Kurulu’ndan Dünyaya Seslendi: “Gazze’de İnsanlık Ölüyor”

BM 80. Genel Kurulu oturumu başladı. Oturum, BM 80. Genel Kurul Başkanı Alman Annalena Baerbock başkanlığında ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in konuşmasıyla açıldı.
İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları;Şahsım ve milletim adına en kalbi duygularımla selamlıyorum. Birleşmiş Milletler 80. Genel Kurulu’nun tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. İnsanlığın ortak vicdanını temsil eden bu kürsüden sizlere bir kez daha hitap etmekten büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Konuşmamın hemen başında Filistin’in giderek artan sayıda ülke tarafından tanındığı bir dönemde Filistin Devlet Başkanı Sayın Mahmut Abbas’ın bugün bizzat aramızda olamayışından duyduğum üzüntüyü ifade etmek istiyorum. Biz bugün bu kürsüde kendi vatandaşlarımızla birlikte sesi kısılmak istenen Filistin halkına tercüman olmak için de bulunuyoruz. Filistin Devleti’ni tanıyacağını açıklayan tüm ülkelere teşekkür ediyor. Henüz bu kararı almayan devletleri ise bir an önce harekete geçmeye çağırıyor. Sayın Başkan, değerli üyeler, Birleşmiş Milletler şartı bundan 80 yıl önce San Francisco’da imzalandı ve 24 Ekim 1945’te yürürlüğe girdi. Birleşmiş Milletler kuruluş şartının ilk maddesinin ilk kelimelerini burada tekrar hatırlatmak isterim.
İlginizi Çekebilir
“700 GÜNÜ AŞKIN BİR SÜREDİR SOYKIRIM DEVAM EDİYOR”
Birleşmiş Milletlerin amacı uluslararası barış ve güvenliği korumaktır. Evet, bizler bu salonda Birleşmiş Milletlerin 80. yaşını kutlarken, dünyanın birçok bölgesinde kuruluş şartının ilk maddesinin ilk kelimelerine gölge düşürecek vahim hadiseler yaşanıyor. Özellikle Gazze’de gözlerimizin önünde 700 günü aşkın bir süredir soykırım devam ediyor. Biz toplantı halindeyken dahi Gazze’de şu anda siviller katlediliyor. Gazze’de ölen sivillerin sayısı 65.000’i geçti. Enkaz altında kaç cenazenin olduğu henüz bilinmiyor. Ölenlerin 20.000’den fazlası çocuk. İsrail tarafından Gazze’de son 23 aydır her saat bir çocuk acımasızca hayattan kopartılıyor. Bunlar sayı değil dostlar. Hepsi birer can, birer masum insan. Şu anda sadece silahlarla değil, açlık silahıyla da insanlar öldürülüyor. 21. yüzyılda medeni dünyanın bakışları altında 146 çocuk 428 kişi açlıktan hayatını kaybetti ve sayı her geçen gün artıyor.

“BÖYLE BİR GADDARLIĞIN MAKUL BİR SEBEBİ OLABİLİR Mİ?”
Şimdi size Gazze’deki günlük hayatı anlatan bir fotoğraf göstereceğim. Birinci fotoğraf gördüğünüz gibi ellerinde leğenli kadınlar. Lütfen hepimiz elimizi vicdanımıza koyup cevap verelim. 2025 yılında böyle bir gaddarlığın makul bir sebebi olabilir mi? Fakat insanlık adına bu utanç manzarası Gazze’de 23 aydır her gün tekrar ediyor. 365 km2 içinde yaşayan 2.5 milyon Gazze’li her gün yerinden eziliyor. Her gün bir başka bölgeye göçe zorlanıyor.

“İNSANLIK TARİHİ SON BİR ASIRDA BÖYLE BİR VAHŞET GÖRMEMİŞTİR”
Gazze’nin sağlık altyapısı tamamen çökmüş durumda. Doktorlar öldürüldü ya da gözaltına alındı. Ambulanslar vuruldu. Hastaneler bombalandı. Yıkıldı. Tedavi mümkün değil. Operasyon mümkün değil. İlaç bulmak mümkün değil. Mümkün değil. Dostlar, bakın, Tayyip Erdoğan olarak, içim yanarak, içim kan ağlayarak söylüyorum. Henüz 2-3 yaşındaki elleri, kolları, bacakları olmayan masum yavrucuklar bugün maalesef Gazze’nin olağan fotoğrafı haline gelmiştir. Buna hangi vicdan dayanır? Hangi vicdan buna sessiz kalabilir? Çocukların açlıktan, ilaçsızlıktan öldüğü bir dünyada huzur olur mu? Hepimiz anne babayız. Üzerine titrediğimiz evlatlarımız, torunlarımız var. Burada, Amerika’da, Avrupa’da, dünyanın her yerinde bir çocuğun eline küçük bir diken batsa anne babaların yüreği yanıyor. Ama Gazze’de çocukların elleri, kolları, bacakları anestezi yapılmadan ampute ediliyor. Kimse kusura bakmasın ama bu insanlığın dip noktasıdır. İnsanlık tarihi son bir asırda böyle bir vahşet görmemiştir.
Son dakika… ABD Başkanı Trump’tan prompter sözleri: Dostum, başın belada!
“BU TOPLU KIYIM POLİTİKASIDIR”
Herşey gözümüzün önünde cereyan ediyor. Gazzedeki soykırım medya, sosyal medya aracılığıyla her an canlı olarak yayınlanıyor. İsrail şu ana kadar Gazze’de ulusal ve uluslararası basında çalışan 250 gazeteciyi kasıtlı olarak öldürdü. Gazze’ye tüm girişleri yasakladı ama yine de soykırımı gizleyemedi. Filistin topraklarında devam eden soykırıma her fırsatta dikkatleri çeken Genel Sekreter Sayın Guterres’i gönülden destekliyorum. Cesareti için kendisini bir kez daha tebrik ediyorum. Ancak Birleşmiş Milletler Gazze’de kendi çalışanlarını dahi maalesef koruyamamıştır. Gazze’de insanlara yardım için koşturan 500 kişi öldürülmüştür. Ve bunların 326’sı Birleşmiş Milletler personelidir. Sayın Başkan, değerli üyeler, bakınız soykırım tıpkı holokost gibi insanların toplu halde iması için kullanılan utanç verici, insanlık dışı barbarca bir kavramdır. Oysa bugün Gazze’de sadece insanlar öldürülmüyor. Gazze’de hayvanlar hedef alınarak öldürülüyor. Gazze’de tarım alanları, bahçeler, ağaçlar, otlar, Gazze’de asıllık zeytin ağaçları yok ediliyor. Gazze’de sular yok ediliyor, kirletiliyor. Gazze’de binalar, evler, kütüphaneler, hastaneler, okullar, camiler, kiliseler, tarihi yapılar bilinçli bir şekilde yıkılıyor. Gazze’nin toprağı insan içinde, hayvan içinde, bitki içinde artık işe yaramaz hale getiriliyor. İşte sizlere bir başka fotoğraf daha. Şimdi size soruyorum, elimdeki şu fotoğrafın güvenlik arayışıyla ne ilgisi var? Bunun adı canlıya düşmanlık, hayata düşmanlık değil midir? Bu kürsüden açık açık ifade ediyorum. Gazze’de bir savaş yoktur. Gazze’de iki taraftan söz edilemez. Gazze’de bir yanda elinde en modern, en öldürücü silahlar olan düzenli ordu. Diğer tarafta ise masum siviller, masum çocuklar var. Bu terörle mücadele değildir. Bu 7 Ekim olayı öne sürülerek yürütülen bir işgal, tehcir, sürgün, soykırım, daha doğrusu bir toplu kıyım politikasıdır. Bugün Gazze, Hamas bahanesiyle yok edilirken es zamanlı olarak Hamas’ın yönetimde olmadığı Batı şeriada adım adım işgal edilmekte infazlarla masum siviller katledilmektedir. Üstelik İsrail, Gazze ve Batı şeriayla sınırlı kalmıyor. Suriye’ye, İran’a, Yemen’e, Lübnan’a saldırılar düzenleyerek bölge barışını da tehdit ediyor. En son Arap ulucu Katar’da ateşkes müsakereleri için toplantı yapan heyete İsrail saldırısı gerçekleşmiştir. Katar’a yönelik saldırı göstermiştir ki İsrail yönetimi tamamen kontrolü kaybetmiştir. Neden ya onun barış yapmaya da rehineleri kurtarmaya da niyetinin olmadığı bir keza anlaşılmıştır.
Yunan basını: Erdoğan-Miçotakis görüşmesi Türkiye’nin talebiyle ertelendi
“İSRAİL YÖNETİMİ YAYILMACI BİR POLİTİKAYLA BÖLGE BARIŞINA KASTETMEKTEDİR”
Sadece komşuları değil, Orta Doğu’daki tüm ülkeler İsrail hükümetinin pervasız tehditlerine muhatap oluyor. Şunun da farkına varalım. İsrail’in artan saldırganlığı sebebiyle Avrupa başta olmak üzere Batı’da İkinci Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan değerler de çok ağır yara almıştır. En temel insan hakları, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, gösteri ve protesto özgürlüğü, kadın hakları, çocuk hakları, demokrasi, eşitlik, adalet gibi kavramlar rapa kaldırılmıştır. Gelinen noktada hepimiz şu gerçeği görmek zorundayız. Değerli dostlar, vaat edilmiş topraklar saplantısıyla hareket eden İsrail yönetimi yayılmacı bir politikayla bölge barışına kastetmektedir. Üç semavi dinin kutsal beldesi, insanlığın ortak mirası olan Kudüs-ü Şerif, bu radikalizmin doğrudan hedefidir.
“GAZZE’YE KARŞI İNSANLIK GÖREVİNİZİ YERİNE GETİRİN”
Onların da tasvip etmediği, dahası tüm dünyada anti-semitizmi körükleyen bu cinnet hali artık daha fazla devam edemez. Gazze’de ateşkes bir an önce sağlanmalı, saldırılar durmalı, insani yardımların engelsiz girişine mutlaka izin verilmelidir. Soykırım kadrosunun uluslararası hukuka hesap vermesi temin edilmelidir. İnşallah bu mutlaka gerçekleşecektir. Gazze’de yaşanan barbarlığa karşı sesini yükseltmeyen, tavır almayan herkes bu vahşetin sorumluluğuna ortaktır. Buradan bütün devlet ve hükümet başkanlarına samimiyetle sesleniyorum. Bugün bu gündür. Gün, insanlık adına Filistinli mazlumların yanında dimdik durma günündür. Halklarınız Gazze’deki barbarlığa tepki gösterirken gelin sizler de adım adım cesaretinizi gösterin. Çocukların çocukları büyüttüğü Gazze’ye karşı insanlık görevinizi yerine getirin.
Erdoğan, Türkevi’nden BM Genel Kurulu’na yürüyerek geçti
“SURİYE’DE İSTİKRAR KÖKLEŞTİKÇE HİÇ ŞÜPHESİZ BUNUN KAZANANITÜM BÖLGEMİZ OLACAKTIR”
Bu vesileyle dünyanın farklı ülkelerinde Gazze’li mazlumlara sahip çıkmak için meydanları dolduran Gazze’li masumlara destek olmak için denizlere yelken açan akademisyeniyle, sanatçısıyla, siyasetçisiyle, aktivistiyle, öğrencisiyle tüm Filistin savunucularına en kalbi selamlarımı yolluyorum. 13 yıl boyunca sizlere bu kürsüden, komşumuz Suriye’de yaşanan zulümden ve çatışmalardan bahsettim. Nasıl bugün Gazze’li mazlumlar için sesimizi yükseltiyorsak, 13 yıl süresince de Suriyelilerin feryatlarına dikkat çektik. Burada onların da sesi nefesi oldu. Bir milyon insanın hayatına, milyonlarcasının da vatanlarını terk etmesine sebep olan zulüm, 8 Aralık devrimiyle birlikte hamdolsun artık tarihe karıştık. Suriyeli kardeşlerimiz 8 Aralık tarihi itibariyle yeni bir dönemin kapılarını açtılar. Eli kanlı bir rejime karşı mücadeleyi kazanan Suriye halkı, inanıyorum ki büyük bedeller ödeyerek elde ettikleri zaferi de inşallah menziline ulaştıracaktır. DAEŞ başta olmak üzere terörün hiçbir çeşidinin olmadığı güvenliğin teşhis edildiği bir ve bütün Suriye vizyonunu tüm imkanlarımızla destekleyeceğiz. Suriye’de istikrar kökleştikçe hiç şüphesiz bunun kazananı Suriyelilerle birlikte tüm komşu ülkeler, tüm bölgemiz olacaktır. Körfez’deki kardeş ülkelere de Suriye’nin toparlanmasına verdikleri katkılar için teşekkürlerimi iletiyorum. Bizimle aynı ilkeleri paylaşan tüm bölgesel ve uluslararası aktörlerle iş birliğimizi inşallah aynı şekilde sürdüreceğiz.
“ATEŞKES İÇİN ÇABA GÖSTERMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Değerli dostlar, komşumuz İran’la ilgili nükleer dosyanın bir an evvel diplomasi yoluyla çözülmesini temenni ediyoruz. Unutulmamalıdır ki bölgemiz yeni bir krizi daha kaldıramaz. Komşumuz Irak’ın istikrarı, güvenliği ve refahı bölgemizin selameti bakımından fevkalade önemlidir. Kalkınma yolu projesi gibi kolektif refahı önceleyen stratejik hamlelere bu bakımdan büyük önem atfediyoruz. Kuzeyde her ikisi de komşumuz olan Rusya ve Ukrayna arasında İstanbul sürecine büyük bir iştahla ev sahipliği yapıyoruz. Doğrudan görüşmeler sayesinde çok sayıda esirin ve naaşın mübadelesine aracılık ettik. Taraflar arasında barış müzakerelerinin modalitelerini belirlemeye çalıştık. Unutmayın, savaşın kazananı adil bir barışın kaybedeni olmaz şiarıyla önümüzdeki dönemde de ateşkes için çaba göstermeye devam edeceğiz. Azerbaycan ve Ermenistan arasında barışın tesisi için tarafları en başından bu yana cesaretlendirdik. 8 Ağustos tarihinde iki ülke arasında kalıcı barışa giden adımların atılmasından memnuniyet duyuyoruz. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Sayın Paşinyan başta olmak üzere sürece katkıda bulunan Amerikan Başkanı Sayın Trump’ı burada bir kez daha tebrik ediyorum. Bu vesileyle ülkemizle Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinin kendi rayında ilerlediğini de ifade etmek isterim. Diğer bir ara buluculuk faaliyetimiz olan Ankara süreci kapsamında Somali ile Etiyopya arasındaki ihtilafın halline yönelik gayretlerimizi sürdürüyoruz. Tarafların bu girişimi hızla başarıyla neticelendirmelerini temenni ediyorum. Değerli Delegeler, Karadeniz’de güvenliğin teminatı olan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni tam 89 yıldır tarafsızlık içinde harfiyen uygulamaktayız. Ege Denizi’ni ve Doğu Akdeniz’i ilgili tüm tarafların meşru menfaatlerine liayet edilen bir istikrar ve refah havzası olarak görmek istiyoruz. Enerji ve çevre başlı olmak üzere her konuda yapıcı iş birliğine hazırız. Komşularımızdan da aynısını bekliyoruz.
“KIBRIS TÜRKLERİ ADANIN EŞİT SAHİBİDİR”
Bu vesileyle Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi ve Kuzey Kıbrıs, Türk Cumhuriyetini düşleyen projelerin başarılı olamayacağını burada özellikle vurgulamak istiyorum. Kıbrıs adasının batısında Türkiye’nin hak ve yetkileri, adanın etrafındaki alanlarda ise Kıbrıs Türklerinin meşru hakları vardır. Daha evvelde teklif ettiğimiz Doğu Akdeniz Konferansı müşterek bir zeminin bulunmasına katkı yapacaktır. Kıbrıs meselesinin çözümü daha önce defalarca denenmiş ancak Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle tüketilmiş federasyon modeli üzerine bina edilemez. Kıbrıs adasında iki ayrı devlet ve iki ayrı halk vardır. Kıbrıs Türkleri adanın eşit sahibidir ve azınlık olmayı kabul etmeyecektir. Uluslararası toplum, Kıbrıs Türklerinin yarım asırdır maruz bırakıldıkları haksız izolasyona artık son vermelidir. Son üç Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığım çağrıyı bugün bir kere daha tekrarlıyor. Uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya, diplomatik, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurmaya davet ediyorum.
“2026 YILINDAKİ NATO ZİRVESİNİ ANKARA’DA TOPLAYACAĞIZ”
Sayın Başkan, değerli üyeler, önümüzdeki dönemde Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde yeni bir başlangıç ve vizyon arzuluyor. Bu vizyon günü kurtaran değil, ufku yeniden tayin eden, ortak geleceğimizi şekillendiren bir vizyon olmalı. Bunun için elbette Avrupa Birliği’nin de bizim kadar istekli ve kararlı olması mühimdir. Net güvenlik sağlayıcısı bir ülke olarak Birleşmiş Milletler, NATO, AGI ve Avrupa Birliği’nin harekat ve misyonlarına katkılarımızı sürdürüyoruz. 2026 yılındaki NATO zirvesini Ankara’da toplayacağız. NATO müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerimizi ticaret, yatırım, enerji ve savunma sanayi başlığı olmak üzere birçok alanda güçlendiriyoruz. Ata yurdumuz Orta Asya’daki kardeş ülkelerimizin barış, istikrar ve refahı bizim için vazgeçilmezdir.
“İSTİKRARIN SÜRMESİ İÇİN YOĞUN GAYRET İÇİNDEYİZ”
Türk Devletleri Teşkilatımız bölgesel bir çatı olmanın ötesine geçerek küresel bir aktör olma yolunda ilerliyor. Köklü beşeri bağlarımızın olduğu Balkanlar’da barışın ve istikrarın sürmesi için yoğun gayret içindeyiz. Temmuz ayında ihtiyaç ettiğimiz Balkan barış platformu bu yöndeki çabalarımızın en yeni örneğidir. Afganistan’daki yönetimin toplumu kuşatıcı dikkate alan bir anlayış sergilemesi temel arzumuzdur. Yeniden toparlanma sürecinde uluslararası toplumun Afgan halkını yalnız bırakmamasıdır. Türkiye ve Türk milleti olarak Afgan kardeşlerimizin her daim yanında olmaya devam edeceğiz. Değerli dostlar, Güney Asya’da barış ve istikrarın muhafazasını son derece önemli görüyoruz. Nisan ayında Pakistan ve Hindistan arasındaki çatışmaya varan bu gerilimde varılan ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. İki ülke arasında terörle mücadelede iş birliğini önemsiyoruz. Keşmir meselesinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları temelinde Keşmirli kardeşlerimizin beklentileri ekseninde diyalogla çözülmesini destekliyoruz. Afrika kıtasıyla eğitimden sağlığa, altyapıdan ticarete kadar geniş bir yelpazede ilişkilerimiz yıldan yıla güçleniyor. Somali’nin terörle mücadelesine gereken her türlü desteği verirken insani yardım faaliyetlerimizi de sürdürüyoruz. Sudan’da iki yıla aşkın süredir devam eden çatışma ortamı bizleri ziyadesiyle üzmektedir. Sudan’da akan kanın durması ve sürdürülebilir barışın tesis edilmesi uluslararası toplumun ortak sorumluluğudur. Bizim bu yöndeki çabalarımız devam edecektir. Büyük göller bölgesi yıllardır süren istikrarsızlık ve çatışmalardan ziyadesiyle müzdarip olmuştur. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğusunda yaşanan çatışmalar bir an önce çözülmelidir. Amerika’nın ara buluculu ve Katar’ın kolaylaştırıcılığında yürütülen gayretleri samimiyetle destekliyoruz. Batı Afrika’da bilhassa sahil havzasında artan terör faaliyetlerini de endişeyle takip ediyoruz.
“2053 NET SIFIR EMİSYON HEDEFİNE DOĞRU KARARLILIKLA İLERLİYORUZ”
Tarihi bağlarımızın bulunduğu bu bölge halklarının huzura ve istikrara kavuşmaları için çabalarımız devam edecek. İlhamını çift başlı Selçuklu Kartalından alan bizim de 360 derecelik yaklaşımla yürüttüğümüz Türk dış politikasında Asya ülkeleriyle ilişkilerimiz büyük stratejik öneme sahiptir. Yeniden Asya girişimimiz çerçevesinde Asyan başta olmak üzere bölgesel kuruluşlarla angajmanımız giderek derinleşiyor. Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle münasebetlerimizi ortaklık ruhuyla ve kazan kazan yaklaşımıyla geliştirmeye büyük önem atıyoruz. Bölgedeki tüm ülkelerle kurmuş olduğumuz dostane bağları daha ileriye taşıma irademiz vakidir. Kıymetli delegeler, uluslararası ticarette artan korumacılık eğilimleri ve tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar dünya ekonomisinde esaslı değişimlere yol açıyor. Mevcut sıramalarla başarılı mücadele için dünya ticaret örgütünün yer aldığı kurallara dayalı uluslararası ticaretin reforme edilmesini destekliyoruz. Ucuz, güvenli ve sürdürülebilir enerjiye erişimi özellikle gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hedeflerinin gerçekleştirilmesi için vazgeçilmez buluyoruz. Çin’den Avrupa’ya uzanan ve stratejik önemi hais Hazar Geçişli Doğu Batı Ortak Koridoru projesini ilerletiyoruz. Modern ulaştırma altyapımız ve Bakü-Tiplis-Kars hattıyla dünya ticaretinin gelişimine katkı sunuyoruz. Tabiata saygılı bir gelecek inşa etme hedefiyle çıktığımız yolda 2053 net sıfır emisyon hedefine doğru kararlılıkla ilerliyoruz.
‘DÜNYA 5’TEN BÜYÜKTÜR DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Eşim Emine Erdoğan’ın himayesinde yürüyen sıfır atık hareketinin tüm dünyada her yıl dalga dalga büyüyen daha fazla insana ve kalbe ulaşan bir farkındalık halkasına dönüştüğünü görmek bizim için ayrı bir bahtiyarlıktır. Bu süreçte gelişmiş ülkelerin sorumluluklarını yerine getirmesi artık bir tercihten öte yükümlülük haline gelmiştir. Dünyada en fazla kalkınma yardımı yapan ülkelerden biri olarak Birleşmiş Milletlerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılması için çaba harcıyoruz. 2030 hedeflerine erişmek ve dünyanın dört bir yanındaki yüz milyonlarca insanı onurlu yaşama kavuşturmak için küresel finansman mimarisinin kimseyi geride bırakmama anlayışıyla uyumlu hale getirilmesini savunuyorum. Burada şunu da özellikle dikkatinizi çekerek söylemek istiyorum. Biz jeopolitik sınamalarla uğraşırken insanlık yapay zeka alanında olağanüstü bir sıçramaya şahitlik ediyoruz. Çığır açan bu teknolojilerin dönüştürücü gücü ve sunduğu nimetlerden hiçbir toplumun mahrum bırakılmaması gerekiyor. Yapay zeka teknolojileri yeni bir tahakküm aracı olarak değil insanlığın lehine kullanılmalı. Ev sahipliğini yaptığımız en az gelişmiş ülkeler için Birleşmiş Milletler Teknoloji Bankası dijital ve teknolojik açığın kapatılmasında kritik rol oynuyor. Hazırladığımız ve evrensel mutabakatla yakında imzayı açacağımız dijital dünyada çocuk hakları sözleşmesinin bu alanda küresel bir farkındalık oluşturacağına inanıyorum. Çabalarımıza güçlü desteğinizi bekliyoruz. Diğer taraftan ırkçılık, yabancı karşıtlı ve bilhassa İslam düşmanlığının mahim boyutlara ulaştığı günümüzde bir arada yaşama kültürünü tehdit eden bu akımlarla mücadele insanlık için zaruret halini almıştır. Medeniyetler İttifakı Yüksek Temsilcisi Sayın Moratinos’un Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin İslamofobiyle mücadele özel elçisi olarak da atanması kıymetlidir. Geçen sene burada ifade ettiğim gibi aile kurumu günümüzde daha önce hiç olmadığı kadar tehdit altındadır. Kadın ve erkekten oluşan aileyi savunmak aynı zamanda insanı, fıtratı, yaşamı ve geleceği savunmak demektir. Türkiye olarak artan saldırılar karşısında aileyi savunmaya devam edeceğiz. Kıymetli Delegeler, insanlığın bir daha savaş felaketi yaşamaması için kurulan Birleşmiş Milletler’in kökleri içinde bulunduğumuz karanlık döneme ışık tutacak değerlerle doludur. Genel Sekreter Sayın Guterres’in teşkilatımızı etkin ve verimli hale getirmek amacıyla başlattığı Birleşmiş Milletler 80 girişimine desteğimiz tamdır. Bu girişimin Birleşmiş Milletler’in tüm faaliyetlerini daha da güçlendirecek bir süreç olarak başarıya ulaşmasını temenni ediyorum. Bu sürece İstanbul’u bir Birleşmiş Milletler merkezi haline getirme vizyonumuzdan da hareketle güçlü destek vermeye hazırız. 80. yılda Birleşmiş Milletler’i kuruluş ruhuna döndürecek adımları atmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Biz güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir sistem kurulana kadar dünya 5’ten büyüktür demeye devam edeceğiz….

Reklam
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’dan su kesintisi açıklaması

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’dan su kesintisi açıklaması

Edirne’de, aşırı sıcak ve yetersiz yağışlar nedeniyle oluşan kuraklık, kente içme suyunun sağlandığı Kırklareli’de Kayalıköy Barajı’nda suyun kritik seviyelere düşmesine neden oldu. Edirne Belediyesi Süloğlu Barajı’ndan su almak için çalışma başlatırken, son günlerde bazı mahallelerde bir haftayı bulan su kesintileri yaşandı.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, belediyeye ait Paşaçayırı Terfi İstasyonu’nda yaşanan kesintilerle ilgili açıklama yaptı. İstasyonda devam eden pompa güçlendirme çalışmalarını inceleyen Gencan, kente su sağlama konusunda tüm ekiplerin yoğun çalışma içerisinde olduğunu kaydetti. Su kriziyle ilgili konunun şubat ayından itibaren başlayan bir süreç olduğunu söyleyen Gencan, “Edirne’ye iki barajdan su alıyoruz. Kayalı Barajı’ndan önceliğimiz, alternatif olarak da Süloğlu Barajı. Buradaki su doluluk oranları ne yazık ki kışın da yağış almadığımız için aslında kış aylarında bile iyi seviyelerde değildi. Yağış takvimine göre de iyi bir yağış döneminin bizi beklemediğini öngörüyorduk. O yüzden biz bu terfi merkezimizde öncelikle 2 adet bulunan pompamızı 4 adede çıkardık ve o tarihten itibaren de kuyularımızı açmaya başladık. Dediğim gibi öncelikle Kayalı Barajı’ndan su alıyoruz. Bu sene kuraklık haritasında Edirne en kötü şehirlerden bir tanesiydi yağış konusunda. Dolayısıyla hem bir taraftan yağış almamamız ve normalin üstünde seyreden hava sıcaklıkları nedeniyle de buharlaşma kaynaklı, sadece kullanım ve yağış almamak değil, diğer taraftan da kuraklık kaynaklı da barajlarda hızlı bir şekilde su kaybetmeye başladık. Biz burada Devlet Su İşleri’yle hala da görüşüyoruz. Görüşmeye de devam ediyoruz. Süloğlu hattının yenilenmesi noktasında Kula-1, Kula-2 projelerinin de hızlıca yatırım programlarına alınarak uzun vadeli çözümler üretilmesi gerektiği konusunu da defaten gündeme getirdik ve hala da getirmeye devam ediyoruz” dedi.
İlginizi Çekebilir
’22 SU KUYUMUZ AKTİF DURUMDA’
Edirne Belediyesi olarak çalışmalara hızla devam ettiklerini aktaran Gencan, “Terfi merkezimizde öncelikle pompa sayısını arttırdık. Bugün de burada yine bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Burada da yine pompalarımızı güçlendiriyoruz. Şu an itibarıyla aktif 22 kuyumuz var. Bunları Fati, Yeniimaret, İstasyon, Karaağaç ve Cumhuriyet mahallelerinde açtık. Hala daha açmaya devam ediyoruz. Bu 10 gün içerisinde de toplam rakamı 28’e ulaştıracağız. Bu 28 kuyuyu açarken aynı zamanda onları hatlara bağlamak için de arkadaşlarımız geçtiğimiz günlerde de ifade ettiğim gibi 24 saat esasıyla çalışıyorlar. Gerçekten gece gündüz demeden çalışmaya devam ediyoruz. Diğer taraftan da tabii bazı mahallelerimiz var. Özellikle onlar ciddi mağduriyetler yaşadılar. Uzun süreli su kesintileri oldu. Çünkü tabii ki yeni yerleşimde yeni yapılan yapılarda depolar var. Ama eski yerleşim bölgesinde depoların olmadığı yapılarımız var, hemşehrilerimiz var. Biz bir taraftan onların su ihtiyaçlarını gidermek ya da depolarla ilgili de park bahçeler olsun, diğer taraftan temizlik hizmetleri müdürümüz ve 153 aktif bir şekilde çalışıyor. Burada da bize talep açtıkları takdirde hızlıca onlara tankerlerle suyu ulaştırmaya çalışıyoruz. Yine park bahçeler ve temizlik işleri müdürlüğümüz de 24 saat esasına bağlı olmak üzere çalışıyorlar. Hızlıca hemşerilerimize ulaşmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
TMO’dan haciz iddialarına ilişkin açıklama
‘KASIMA KADAR YAĞIŞ GÖRÜNMÜYOR’
Türkiye’nin en önemli meselesinin kuraklık olduğunu vurgulayan Gencan, “Biliyorsunuz bölgemizde bu çok ciddi bir şekilde hissediliyor. Tekirdağ bizden daha önce bu krizi yaşadı. Yine Ege de öyle, İç Anadolu da öyle, Güneydoğu Anadolu da öyle, Doğu Anadolu da öyle. Bazı şehirler, şu anda suyu hiç veremiyorlar. Dolayısıyla biz yine de şehrimizde bu yaşanmasın diye çok güç koşullarda mücadelemizi devam ettiriyoruz. Edirneli hemşehrilerimin sabrına sığınıyorum. Şunun da görünür olmasını istiyorum; bazen hemşerilerimiz diyorlar ki neden bugün? Bugün değil. Biz bu çalışmaları çok daha öncesinden başlattık. Ancak ne yazık ki hiç yağış alamıyoruz. Ve dediğim gibi yağış takvimine göre, yağış haritasına göre de kasım sonuna kadar da yağış alamayacağız. Bu böyle görünüyor. Ama biz bu sorunu çözmek için hem su kuyularımızı çoğaltacağız, pompa sayımızı arttıracağız” diye konuştu.
‘Soğuk Savaş’ programı sunucusu ve konuğu tutuklama talebiyle adliyeye sevk edildi
‘BASINÇ FARKLILIĞI NEDENİYLE PATLAKLARLA KARŞILAŞIYORUZ’
Gencan, “Kaldı ki tabii yaz aylarında hemşehrilerimiz şehirden ayrılıyorlar. Hemşehrilerimiz şehre geri döndüğünde yoğun bir kullanımla karşı karşıya kalıyoruz. Bu da basınçları farklılaştırıyor. Bundan kaynaklı su patlaklarıyla da karşılaşıyoruz. Bir taraftan da su kullanımındaki bu değişkenlik nedeniyle de bazı bölgelere su vermekte zorlanıyoruz. Ama dediğim gibi biz elimizden geleni hem kuyu açarak hem pompalarımızı güçlendirerek elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Böyle de olmaya devam edecek. Şu anda şehirde sadece iki noktada su kesintisi söz konusu. Buraya da önümüzdeki günlerde, daha doğrusu yarın itibarıyla aralıklı olarak suyu vermeye başlayacağız. Birçok mahallemizde şu anda herhangi bir su sorunumuz yok. Bu konuda ben muhtarlarımıza da teşekkür ederim. Gerçekten onlarla da güzel bir iş birliği yaptık. Anlık bildirimler yaptılar bize. Biz de hızlıca vatandaşlarımıza döndük” ifadelerini kullandı.
DSİ’YE ‘SÜLOĞLU HATTI’ ÇAĞRISI
Edirne’de, su sorunun yaşanmaması için ellerinden gelen gayreti her zaman göstermeye devam edeceklerini dile getiren Gencan, “Ben hep şunu ifade ediyorum. Su meselesi siyasetin çok üstünde bir mesele. Biz bu konunun çözümü noktasında da herkesle, tüm kurumlarla, tüm siyasi partilerle iş birliği yapmaya açığız. Bugün dediğim gibi bunu bu tarihte konuşuyoruz, seneye daha erken bir tarihte bu sorunu tartışır hale geleceğiz. Tüm Türkiye’de ve bölgede olduğu gibi. O yüzden bundan sonra uzun vadeli atacağımız adımlarda da öngörülü davranarak hem ekip arkadaşlarımız hem diğer kurumlarla iş birliği içerisinde şehrimizdeki bu problemi nasıl ki diğer problemleri çözdüysek çözmeye devam edeceğiz. Biz elimizden geleni çabayı sarf edeceğiz ama tabii tekrar buradan söylemek istiyorum; Devlet Su İşleri’nin de bir an önce Süloğlu hattını yenilemesi gerekiyor. Projesi tamamlandı, proje tamamlandıktan sonra da uygulama ihalesine çıkılacak. Devlet Su İşleri Bölge Müdürümüzle de bu anlamda görüşmelerimiz devam ediyor. Hızlı bir şekilde biz de onların bu hatta başlamasını bekliyoruz” dedi….

Borsa
1.013,18
TL
Dolar
1.002,20
TL
Euro
994,10
TL
Altın
993,99
TL
Borsa
1.067,20
TL
Dolar
1.004,32
TL
Euro
1.003,12
TL
Altın
1.043,38
TL
Borsa
927,94
TL
Dolar
1.019,48
TL
Euro
1.014,78
TL
Altın
994,53
TL
Borsa
1.036,97
TL
Dolar
1.191,25
TL
Euro
1.147,84
TL
Altın
1.170,41
TL
Reklam
Reklam