BIST 100
14.070,98 0,64%
DOLAR
47,1999 0,02%
EURO
53,9493 0,16%
GRAM ALTIN
6.182,39 1,70%
FAİZ
41,71 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
88,95 3,97%
BITCOIN
65.928,00 0,92%
GBP/TRY
63,5268 0,22%
EUR/USD
1,1422 0,07%
BRENT
88,38 -0,94%
ÇEYREK ALTIN
10.108,21 1,70%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
31 °
Reklam

SİYASET

Evin perdesini pencere dışından tutuşturup, evi kundakladı! 2 kişi hayatını kaybeti

Evin perdesini pencere dışından tutuşturup, evi kundakladı! 2 kişi hayatını kaybeti

Kepez ilçesi Fatih Mahallesi 3412 Sokak’ta 3 Şubat 2023 günü saat 02.00 sıralarında bir gecekonduda yangın çıktı. Evden alev yükseldiğini gören mahallelinin ihbarıyla adrese ekipler sevk edildi. İtfaiye ekipleri yangını kontrol altına alırken, evde yapılan incelemede iki kişinin cansız bedeni bulundu. Polis, hayatını kaybedenlerin Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova olduğunu belirledi. İkilinin yangın çıkan eve kısa süre önce taşındıkları öğrenildi.

PERDEYİ TUTUŞTURUP YANGIN ÇIKARMIŞ
3 ay önce başka bir olayı araştıran Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Shermetova ve Özgünlü’nün öldürülmüş olabileceğine ilişkin bilgi üzerine bu dosyayı yeniden açtı. Ekipler, yaptıkları çalışmalarda, Muharrem Barış ile İsmail Özgünlü arasında alacak anlaşmazlığından dolayı husumet olduğunu belirledi. Ekipler, olay günü İsmail Özgünlü’nün Muharrem Barış’a ait evin perdesini pencere dışından tutuşturup, yangın çıkardığını, Mürüvet Çakır ve Mehmet Uslu’nun da olaya dahil olduğunu tespit etti.

KIRKLARELİ’DE YAKALANDI
Cinayet Büro Amirliği ekipleri, başka suçlardan dolayı cezaevinde olan İsmail Özgünlü ve Mehmet Uslu’nun ifadesini alırken, Mürüvet Çakır’ı ise Kırklareli’de yakalayıp, gözaltına aldı. İsmail Özgünlü, suçlamaları kabul etmezken, Mürüvet Çakır ve Mehmet Uslu ise olayı gerçekleştiren kişinin Özgünlü olduğunu ileri sürdü. Uslu ve Çakır’ın ifadelerinde olay yerine gittiklerini ancak yangını İsmail Özgünlü’nün çıkardığını söylediği belirtildi. İfade işlemleri tamamlanan İsmail Özgünlü, Mürüvet Çakır ve Mehmet Uslu tutuklandı. (DHA)

Reklam
Doktorun 'Bu 15 saniye benim tüm gecemdi' paylaşımı rekor kırdı! Kritik günü anlattı

Doktorun ‘Bu 15 saniye benim tüm gecemdi’ paylaşımı rekor kırdı! Kritik günü anlattı

Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2 yıldır pediatri asistanı olarak görev yapan Dr. Nurdan Hasırcılar, yaklaşık 2 ay önce gece nöbeti sırasında yenidoğan yoğun bakım ünitesinde kuvözde bulunan ve durumu kritik seyreden bir bebeğin başında sabaha kadar sandalyede bekledi.

Hasırcılar, bu sırada çekilen görüntüyü sosyal medya hesabından paylaşarak, “Sizin gördüğünüz bu 15 saniye benim tüm gecemdi. Kritik bir hastaydı ve gözümü 1 dakika bile ayırmak, içimi huzursuz ediyordu. Bir anne baba için çocuğunu hiç tanımadığın birine emanet etmek çok zordur, ben de bunu layığıyla yapmak istiyorum” diye yazdı. Hasırcılar’ın gözünü kuvözden ayırmadan bebeğin her hareketini takip ettiği görüntüler, büyük ilgi gördü.

‘DURUMU KRİTİK OLDUĞU İÇİN AYRILMADIM’
Pediatri Asistanı Dr. Nurdan Hasırcılar, gece başında beklediği bebeğin durumunun o anda kritik olduğunu söyleyerek, “Ateş, nabız, tansiyon ve solunum sayısı gibi değerleri hızlı değişebilecek bir konumdaydı. Bir gözümü bile ayırsam durumu hızlıca kötüleşebilirdi. Yanından ayrılmak istemedim. Ara ara diğer bebeklerime de baktım. Zaten hemşireler de bir şey olduğunda diğer bebeklerin yanında bana haber veriyorlardı. O bebeğim, o gecenin en kritik hastası olduğu için onun yanında durmak istedim. Bir yanda hipertansif değerleri oldu. Tabii ki boşluklarımız olduğunda dinlenmek gibi insani ihtiyaçlarımız var. Ama o gece uyumadım. Ara ara gözlerimi kapattım; ama monitör karşımdaydı. Bir şey olduğunda, uyarı olduğunda ses geliyordu. O gece uyumadım ama oradaki bebek benim bebeğim olabilirdi, bir tanıdığımın bebeği olabilirdi. Sonuçta bir annenin bebeği olduğu için nasıl ki kendi bebeğim olsa ona özeni göstereceksem, yine aynı şekilde o bebeğe de o şekilde yaklaşmak istedim” dedi.

‘ÇOK GÜZEL MESAJLAR ALDIM’
Dr. Nurdan Hasırcılar, paylaşımının büyük bir etkileşim alacağını düşünmediğini söyleyerek, “Ben o gün bebeğin başında kaldığım için vicdani olarak çok rahat hissettim. Bunu insanlara da hissettirmek istedim. ‘Bakın, bebeğiniz burada ama biz de buradayız’ gibi bir amaçla paylaşmıştım. Yaklaşık 1,5-2 ay önce paylaşım yaptım; ama son birkaç gündür viral oldu. Bu noktaya kadar geleceğini hiç beklemiyordum, çok şaşkınım. Yaklaşık 4-5 yıldır sosyal medyayı aktif kullanıyorum ama ilk kez böyle oldu. Bu paylaşımdan sonra, ‘Aklımda tıp vardı, pediatri bölümü seçeceğim’ diyenler oldu. Bu beni mutlu etti. Yakın zamanda ‘yenidoğan çetesi’ olayı yaşanmıştı. En çok mesaj, bebeği yenidoğan ünitesinde yatmış ailelerden geldi. ‘Benim bebeğim de yattı, sizin ne kadar özverili olduğunuzu gördük’ dediler. Aynı zamanda yenidoğan çetesinden sonra böyle bir videonun iyi geldiğini, umut verici olduğunu söyleyenler oldu” diye konuştu.

Dr. Nurdan Hasırcılar, “Evimizden çok burada vakit harcıyoruz, ailemizden çok hastalarımızı görüyoruz. Özellikle uzun süre yatan servis hastalarımız oluyor ve ister istemez bağımız oluyor. Sonu iyi gitmediğinde bu bizim için sanki bir yakınımızı kaybetmişiz gibi bir etki yaratıyor. Bence doktorluğun en zor yanlarından biri bu. Bazen gündemimize kötü olaylar düşüyor. Ama sağlık sektöründe birçok özverili, fedakarlıkta bulunan hekim, sağlık çalışanı, hemşire var. Onların da olduğunu bilmeleri bizi hem iş açısından rahatlatır hem de bize güvenmeleri bizi daha iyi hissettirir diye düşünüyorum” dedi. (DHA)

SON DAKİKA HABERLERİ: Ekrem İmamoğlu aylık gelir ve tahsil sorusuna cevap verdi

SON DAKİKA HABERLERİ: Ekrem İmamoğlu aylık gelir ve tahsil sorusuna cevap verdi

İBB’ye yönelik yürütülen “yolsuzluk” soruşturması kapsamında tutuklanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Kıbrıs’ta okuduğu üniversiteden İstanbul Üniversitesi’ne yaptığı yatay geçişin “usulsüz” olduğu iddiasıyla diploması iptal edilmişti. Diplomanın iptal edilmesinin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ekrem İmamoğlu hakkında, “resmi belgede sahtecilik” suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası ve “siyasi yasak” talebiyle dava açılmıştı.

İlginizi Çekebilir
Açılan davanın ilk duruşması bugün Marmara Ceza ve İnfaz Kurumu içinde bulunan duruşma salonunda yapıldı.
İstanbul 59.t Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmaya Ekrem İmamoğlu tutuklu bulunduğu cezaevinden getirildi.

Duruşmaya İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu, eşi Dilek İmamoğlu, oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, milletvekilleri ve çok sayıda izleyici takip etti.
Duruşmaya CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de izleyici olarak katıldı.
Kirk suikastı bir intikam mı? Eski FBI ajanı Erdal Kaya: ‘Atışı değil, kaçışı profesyonel’

Duruşma salonuna en son alınan Ekrem İmamoğlu izleyiciler tarafından alkışlarla ve sloganlarla karşılandı. İmamoğlu kendisini alkışlayanlara el sallayıp öpücük atarak karşılık verdi.
CHP’de kriz büyüyor! Gürsel Tekin: ‘Aziz İhsan’lara yenilmeyeceğiz, nokta
AYLIK GELİR VE TAHSİL SORUSU
Duruşmada ilk olarak Ekrem İmamoğlu’nun kimlik tespiti yapıldı. Evli ve 3 çocuk babası olduğunu söyleyen İmamoğlu, tahsil durumu sorusuna ise, “yüksek lisans” dedi. İmamoğlu’nun cevabı salonda alkışla karşılandı.
Hakimin, “Sabıkanız var mı?” Sorusuna, “Çok şükür yok” diye cevap veren İmamoğlu aylık gelirinin 220 bin olduğunu söyledi.
İsrail Savunma Bakanı Katz’a Türkiye’den görüntülü arama şoku! ‘Seni ve ülkeni tarihe gömeceğiz’
OKUDUĞUNUZ ŞEYLERİN BENİMLE ALAKASI YOK
Kimlik tespitnin ardından hakim iddianameyi özetledi. Hakimin iddianameyi okuduğu sırada İmamoğlu araya girerek “Şu ana kadar okuduğunuz şeylerin hiçbirisinin benle alakası yok” dedi. Bunun üzerine hakim, “savunmanızda bunları anlatacaksınız zaten” diye cevap verdi.
“BU İDDİANAMEYİ SAVCI YAZMADI”
İddianamenin okunmasının ardından Ekrem İmamoğlu savunmasına başladı. İddianamede okunanların yaşandığı dönem 18 yaşında olduğunu söyleyen İmamoğlu, “18 yaşındaki delikanlı bu kadar şeyi nasıl yapmış olabilir? Bu iddianameyi o savcı yazmadı. Bir sonraki seçimde kazanacağımı bilen kişi yazdırdı” dedi.
“BENİMLE İLGİSİ YOK”
“Bu davanın varlığı bile yüz karasıdır” diyen İmamoğlu, “Sizin bugün bu işe zaman ayırmanızdan bile üzüntü duyuyorum. Bu duruşma konusuyla şimdiden tarihe geçmiştir. Az önce okuduğunuz şeylerin benimle uzaktan yakından ilgisi yok ve bem sahtecilikle yargılanıyorum. Hapis cezası istemiyle yargılanıyorum. Kendimi savunmakta da zorlanıyorum. Bu davanın konusu saçmalıktır” dedi.
Savunmasında kullandığı belgeleri büyük panolara bastıran İmamoğlu, bu panoları duruşma salonunda okuyarak savunmasına devam etti. Davanın mağduru olduğunu söyleyen İmamoğlu, “Alın teriyle aldığım diplomam iptal edildi. Gençliğimin 5 yılını, emegimi, gayretimi bir çırpıda yok ettiler” dedi.
‘İNŞALLAH SU GİBİ TEMİZ KARAR VERİRSİNİZ’
Savunması sırasında hakim, İmamoğlu’na su verilmesini söyledi. Bunun üzerine İmamoğlu teşekkür edip, ‘Biz 1 senedir bunlara alışık degiliz sayın hakim. İnşallah su gibi temiz kararlar verirsiniz” dedi.
“YAZIK GÜNAH DEĞİL Mİ?”
Yapılanların ahlak ve hukuk dışı olduğunu söyleyen İmamoğlu, “Bu çocuklarımızın geleceğini çalmaktır” dedi. Türkiye’de insanların yüzde 80’inin adalete güvenmediğini söyleyen İmamoğlu, “Yazık günah degil mi? Yapılan bu işler ortak yapılan işlere inancımızı azaltıyor. Halkımızı adım adım karanlığa gittiğine inandıran bir süreç yaşıyoruz. Umudu iflas ettiriyorlar ama ettirmeyeceğim” dedi.
“HALA SEVGİ PITIRCIĞIYIM”
Diplomanın iptalinden sonra ilk kez konuştuğunu anlatan İmamoğlu, “Sevgi dolu konuşuyorum diye benimle sevgi pıtırcığı diye dalga geçiyorlar. Evet ben hala sevgi pıtırcığıyım. Ben 12 metrekarede o kadar özgürüm ki o sarayı da çatlasın” dedi.
SEÇİM SANDIĞINI KORUMAK SİZİN GÖREVİNİZ”
İmamoğlu savunmasında, “Bu, demokrasiye sallanan çok keskin bir nifaktır. Demokrasiyi, seçim sandığını korumak sizin görevinizdir. En önemli görevinizdir bu. Adalet devletin en temel görevidir. Hukuk olmadığı yerde devlet olmaz” dedi.
“Bu iddianamede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne hakaret ediyorsunuz” diyen İmamoğlu, “Diploma iptal edilsin diye neredeyse KKTC’nin varlığını inkar edecekler” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı: CHP’den istifa eden Beykoz Belediye Başkanvekili Özlem Vural Gürzel AK Parti’ye geçiyor
“HASSASİYETİNİZLE BENİ KENDİNİZE HAYRAN BIRAKTINIZ”Ekrem İmamoğlu hakime, “Beni hassasiyetinizle hayran bıraktınız kendinize. Tüm kalbimle söylüyorum. İnşallah bundan dolayı bir ceza da yemezsiniz” dedi. Bunun üzerine hakim ise “Yok biz töhmet altında kalmayız” dedi.
“CEZALANDIRILMAMIN SEBEBİ İŞTE BU”
“Benim cezalandırılmama sebebi işte bu” diyen İmamoğlu, İstanbul seçim sonuç haritasını göstererek “39 ilçenin 32’sini aldım.” dedi.

Emine Erdoğan: İnsanlığı yeniden ayağa kaldıracak yegane güç, eğitimdir

Emine Erdoğan: İnsanlığı yeniden ayağa kaldıracak yegane güç, eğitimdir

Emine Erdoğan, Ukrayna’nın başkenti Kiev’de “Dünyayı Şekillendiren Eğitim” temasıyla düzenlenen 5. Lider Eşleri Zirvesi’ne video mesajlarla katıldı. Lider eşleri, zirvenin açılışı için gönderdikleri video mesajlarda, hayatlarında kalıcı iz bırakan kişi ya da tecrübeleri anlattı.
İlginizi Çekebilir
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da zirvenin açılışına gönderdiği video mesajında, dünyanın, insanın içinde taşıdığı değerlerin özeti olduğunu belirterek “Adil, güvenli, barışçıl bir düzen empati köprüleri kurabilen rafine akıllarla mümkündür. Bu manevi donanımın yoluysa değer temelli bir eğitimden ve insandaki cevheri kuyumcu titizliğiyle işleyen öğretmenlerden geçer. Bu öğretmenler bazen okulda, bazen de hayatın dönemeçlerinde karşımıza çıkarlar. Tıpkı, her genç gibi benim de zihnimin cevaplanmayı bekleyen nice soruyla dopdolu olduğu gençlik yıllarımda yolumun Şule Yüksel Şenler’le kesişmesi gibi…” ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan, Şenler’in, 60’lar ve 70’ler Türkiyesinde, cesur bir kadın lider, kanaat önderi ve insan hakları savunucusu olarak tarih sahnesine çıktığını belirterek kendisinin de sivil toplum çalışmalarına olan ilgisi sayesinde, onun çemberinde yetişme bahtiyarlığına sahip olduğunu bildirdi.
Şenler’in örnekliğinde, bir insanın başlı başına bir okul olabileceğini gördüğünü aktaran Emine Erdoğan, şunları kaydetti:
“Toplumsal sorunlara duyarsız kalmamayı, elini taşın altına koymayı ondan öğrendim. Bugün çevre meselelerinden insani krizlere kadar yürüttüğüm her çalışmanın tohumlarını o günlerde attım. Çünkü o, inandığı ve savunduğu her değeri, birebir hayatına yansıtan, yaşamını bir eğitim yuvasına dönüştüren eşsiz bir rol modeldi. Bu yüzden şükran nişanesi olan kurdeleyi, ömrünü insanlığın çıkmazlarına çözüm üretmeye adamış Şule Yüksel Şenler’e ithaf ediyorum. Zira dünyayı güzelleştiren, insan yetiştirmeyi geleceğe bırakılmış en büyük miras olarak gören eğitimciler, insanlığı ileri taşıyan örnek şahsiyetlerdir.”
Kirk suikastı bir intikam mı? Eski FBI ajanı Erdal Kaya: ‘Atışı değil, kaçışı profesyonel’
OLENA ZELENSKA’YA TEŞEKKÜR
Emine Erdoğan, zirvenin kapanış programı için de video mesaj gönderdi.
Mesajında, insanlığın ortak geleceğine katkı sunan bu anlamlı girişime öncülük ettiği için Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin eşi Olena Zelenska’ya teşekkür eden Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“İnanıyorum ki, insanların savaşla, zulümle, açlıkla boğuştuğu, dünya yetim nüfusunun ve mülteci sayılarının hızla arttığı, doğal kaynakların tükendiği ve iyi haberler almaya hasret kaldığımız dünyamızda, insanlığı yeniden ayağa kaldıracak yegane güç, eğitimdir. Bu öyle bir eğitim olmalıdır ki, genç zihinleri, etik filtrelerden geçmemiş bilginin yığılacağı ambarlar olarak görmesin. Bilakis, insanı bir cevher gibi işlesin, potansiyelinin zirvesine taşısın. Adalet, merhamet, iyilik ve doğruluk gibi değerlerle tanıştırsın. Teknolojiyi, yanlış bilgi yaymak, toplumları manipüle etmek, kutuplaşmayı artırmak ve zenginlik saydığımız farklılıklarımızı yok etmek için kullanmanın, önüne geçsin. Meslekleri icra edecek insan kaynağı değil, insanlığa hizmet edecek şahsiyetler yetiştirsin.”
Bunu başarmanın, ancak değer ve ahlak temelli eğitim modelleri ve tüm çocukların eğitim hakkına erişmesiyle mümkün olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, mesajında şunları kaydetti:
“Şu bir gerçek ki, Ukrayna’nın, Gazze’nin, Suriye’nin, Afrika’nın ve dünyanın tüm çocuklarına umutla bakabildikleri aydınlık bir gelecek borçluyuz. Türkiye olarak, küresel markamız haline gelen Türkiye Maarif Vakfımızla dünya genelinde 55 ülkeye adil, kucaklayıcı ve barışçıl bir eğitim götürüyoruz. Çünkü, meyveleri nesiller boyunca toplanacak bir dönüşümü ancak böyle başlatabiliriz. Bu düşüncelerle, Beşinci Lider Eşleri Zirvesi’nin, yeni başlangıçların vesilesi olmasını temenni ediyorum.”
Batı Şeria’da şok eden görüntüler: İsrail baskın yaptı, binlerce Filistinli gözaltında!
“TÜRKİYE OLARAK, İNSANİ DEĞERLERİ MERKEZE ALAN VE İLERLETMEYİ AMAÇ EDİNEN BİR EĞİTİM ANLAYIŞINI ESAS ALIYORUZ”
Emine Erdoğan, Zirveye ilişkin NSosyal’deki hesabından da paylaşımda bulundu.
Bu sene ‘Dünyayı Şekillendiren Eğitim’ temasıyla beşinci kez düzenlenen Ukrayna Lider Eşleri Zirvesi’ne video mesaj ile katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Emine Erdoğan, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“İnsanlığın ortak geleceğine katkı sunan bu anlamlı zirvenin, yeni başlangıçların vesilesi olmasını diliyorum. Bugün açlık, yoksulluk, savaş, göç ve iklim krizi gibi nice sorunla sınanan dünyamızda, insanlığı yeniden ayağa kaldıracak yegane güç, hiç şüphesiz eğitimdir. Ancak değer ve ahlak temelli eğitim modelleriyle ve tüm çocukların eğitim hakkına erişmesiyle daha adil bir dünya inşa edebiliriz.
Türkiye olarak, insani değerleri merkeze alan ve ilerletmeyi amaç edinen bir eğitim anlayışını esas alıyoruz. Bu hedef doğrultusunda küresel markamız haline gelen Türkiye Maarif Vakfımızla dünya genelinde 55 ülkeye kucaklayıcı ve barışçıl bir eğitim götürüyoruz. Amacımız, imkansızlıklar içindeki çocukları eğitim hakkına kavuşturarak geleceğin dünyasında eşit şartlarda yer alabilmelerini sağlamak. Çünkü, meyveleri nesiller boyunca toplanacak bir dönüşümü ancak böyle başlatabiliriz. Programda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, tüm insani krizlerin son bulduğu müreffeh yarınlarda buluşmayı diliyorum.”…

Reklam
SON DAKİKA CHP HABERLERİ: CHP'de kriz büyüyor! Gürsel Tekin'den yeni açıklama geldi

SON DAKİKA CHP HABERLERİ: CHP’de kriz büyüyor! Gürsel Tekin’den yeni açıklama geldi

CHP’nin Sarıyer’de bulunan eski İl Başkanlığı binası önündeki bekleyiş bugün de devam ediyor. Gürsel Tekin sabah saat 11.00 sıralarında il binasına geldi.
İlginizi Çekebilir
‘BİZ AZİZ İHSAN’LARA YENİLMEYECEĞİZ’
Burada konuşan Gürsel Tekin, “Bizim bir an önce bütün çabamız: bu sorunu bitirerek işimize, gücümüze bakmak istiyoruz. Ama her gün bir bina tartışması, ‘Oraya gidelim, buraya gidelim’. Şimdi şu bina, şu anda resmi olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nin il binası. Ama yarın değiştiği zaman, ilk günde de size söyledim. Yeter ki üstünde altı oklu amblem olsun. Türkiye’nin neresinde olursa olsun gider orada çalışmalarımızı yaparız. Bizim herhangi bir sorunumuz yok. Sürekli gereksiz bir tartışmanın, yalan yanlış tartışmanın bir parçası olmak istemiyoruz. Sizden rica ediyorum. Bu üçlünün ne kadar güçlü olduğunu biliyorum. Bu üçlünün ne ile uğraştığını biliyorum. Biz de insanız. Bırakın işimizi yapalım. ‘Hayır kardeşim sürekli polemiğe girelim’ derseniz birçok arkadaşımı da üzerim. Üzmek istemiyorum. Rica ediyorum sizden. Şu anda elimizdeki karar; ‘Görevinizi yapın’ diyor. Yarın aksi bir karar gelmediği sürece biz bu karara tabiiyiz. Hiç 15 Eylül’le de meşgul değiliz. Üç arkadaşımızın görevi bir an önce, bakın hangi engellerle karşılaştığımızın farkındayız. Bütün bunlara rağmen sabırla, azimle işimizi götürmeye çalışıyoruz. Böyle saldırılarla karşı karşıya kalıyoruz ki inanılır gibi değil. Galiba biz büyük bir suç ortaklığını bozuyor muşuz gibi geliyor bana. Şimdi parti kaçkınlarına bakıyorum. Ya Bahadır mısın, nesin kardeşim. Ey siz hocasınız ya ayıptır, günahtır. Biz Cumhuriyet Halk Partilileri birbirimizle tartışırız, yarışırız. Ama unutmayın yarın hepimiz bir arada oluruz. Bakın daha 2 yıl önce Muharrem İnce’yi infaz ettiniz. Özellikle bize yakın televizyonlar, gazeteler. Bugün sayın İnce ile biz yan yanayız. Son 1 buçuk yıldır Kılıçdaroğlu’nu linç ediyorsunuz. Şimdi sıra bize geldi. Ne istiyorsunuz arkadaşlar. Gerçekten ne istiyorsunuz. Biz Aziz İhsan’lara yenilmeyeceğiz. Nokta” dedi.
Son dakika….Ekrem İmamoğlu’nun sahte diploma davası başladı! Aylık gelir ve tahsil sorusuna cevap verdi
‘BENİM HİÇ LİSTEYLE İLGİM YOK’
’15 kişilik bir liste’ hazırladığı iddiasına yanıt veren Tekin, “Külliyen yalan. Benim hiç listeyle ilgim yok. Sadece arkadaşları aradım. Soru soruyu açıyor da içim o kadar dolu ki. Parti emekçilerimiz görevine gelemiyor. Ne istiyorsunuz kardeşim burada çalışanların ekmeğiyle oynamayın. Bırakın gelsin işlerini yapsınlar. Arkadaşlarımız gelemediği için binanın temizliğini arkadaşlarımız yapmak için o listeyi vermişler. Onun dışında herhangi bir şey yok. O da benim bilgimin dışında kardeşim” şeklinde konuştu.
‘BURADA İŞİMİZİ GÜCÜMÜZÜ YAPIP GİTMEK İSTİYORUZ’
Son günlerde Kemal Kılıçdaroğlu ile bir görüşme gerçekleştirmediğine değinen Tekin, “Hayır hiç olmadı. Olmadı çünkü her sorunuz gereksiz bir polemik bir tartışma yaratıyor. Ben partimin genel başkanına, partimin yöneticilerine, ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin okulunda yetiştim. Ne olduğunu biliyorum. Bütün saldırılara rağmen, bütün haksızlığa rağmen, bütün hukuksuzluğa rağmen, ailemize, çocuğumuza saldırıya rağmen sabrımızı, metanetimizi korumaya çalışıyoruz. Bir an önce görevimizi yapacağız ve bu görevimizi yüzümüzün akıyla arkadaşlarımıza emanet edeceğiz. Sadece bize izin verin ya telaşlanmayın. Bu telaş nedir kardeşim. Bu ülkede bakın insanlar daha dün, dün bir kadıncağız bir ablamız çocuğunu okula gönderemediği için intihar etti. Muhalefetin gündemi insanların, vatandaşın gerçek gündemiyle meşgul olmak. Şimdi inanılır gibi değil yani bir türlü işimizi yapamıyoruz. Biz bir an önce işimizi bitireceğiz ve Türkiye’nin gerçek gündemiyle meşgul olacağız. Elbette biz arkadaşlarımızla sürekli temas içindeyiz. Sonuç itibariyle biz aynı ailenin evlatlarıyız. Düşman mıyız. Arkadaşlarımızın demokratik bir tavırları var. Bu demokratik tavırlarını sonuna kadar kullanabilirler. En ufak bir sorun yok. En ufak bir sıkıntı yok. Bu binalar hepimize yeter. Bizim yüreğimiz geniştir. Biz sonuç itibarıyla kısa süreli burada işimizi gücümüzü yapıp gitmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Mülk sahipleri dikkat! Yıllardır süren imar sorunu çözülüyor: Artık o araziler taşınacak
‘BUGÜNDEN İTİBAREN BİNAYA GİRİŞ YAPILABİLECEK’
Gürsel Tekin, “Bugünden itibaren binaya giriş yapacaksınız. Vatandaşlarımız da yapacak çok rahat. Hiçbir sorun yok. Bizimle ilgili bir sorun sıkıntı yok. Arkadaşlar bir daha söylüyorum: Biz yasayla, kuralla görev yapan bir ekibiz, bir heyetiz. Şu anda bu binamız resmi Cumhuriyet Halk Partisi Binası. Yarın değiştiği zaman bir daha söylüyorum arkadaşlar bin kere söylüyorum: Yarın eğer değişirse partimizin genel başkanı ‘Arkadaş biz sizin bu görevinizi yapmanız için Sultanbeyli’ye Bağcılar’a’ hatta daha ileri gidiyorum. ‘Şırnak’a Rize’ye gidin görevinizi yapın’ derse ‘Oraya da gideriz’ diyoruz. Şu anda resmen burası il binamız” şeklinde konuştu.
‘BİR AN ÖNCE İLİMİZDE ÇALIŞAN ARKADAŞLARIMIZIN GELİP GÖREVLERİNİN BAŞINA OTURMASI LAZIM’
Çağrı Heyeti hakkında konuşan Tekin, “Çağrı Heyeti şu anda yapması gereken işi maalesef arkadaşlarımızı engellediği için yapamıyoruz. Bir an önce ilimizde çalışan arkadaşlarımızın gelip görevlerinin başına oturması lazım. Çünkü birçok işlemler yapmamız gerekiyor. Bu işlemleri yapabilmemiz için hem şifreler aynı zamanda görevli olan arkadaşlarımızı bekliyoruz. Tabii ki biz burada kendimiz onları yok sayarak bunları yapabiliriz. Asla onları yok sayarak yapmak istemiyoruz. İki televizyonda da haber bekliyorum. Çünkü iki televizyona çıkmadan başka bir yere çıkmayacağım. O televizyonlar benim için önemlidir, kıymetlidir. En az Aziz İhsan’ın arkadaşları kadar bize de önem verin” dedi.
Tarım Bakanlığı hileli markaları ifşa etti: Bu sucuk markasını alanlara kötü haber
CHP’de kritik Pazartesi…

Haberler: Görgü tanığı bırakmamak için 5 yaşındaki kardeşine de kıydı

Haberler: Görgü tanığı bırakmamak için 5 yaşındaki kardeşine de kıydı

Olay, 9 Eylül’de saat 17.00 sıralarında, Beylikbağı Mahallesi 302’nci Sokak’ta meydana geldi. Apartmanda yaşayanlar, 3’üncü kattaki daireden gelen kötü koku üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbarla adrese itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kapıyı açan olmayınca itfaiye ekipleri, merdivenli araçla pencereden daireye girdi.

Dehşete düşüren haber Kocaeli’den geldi! Fail yine 16 yaşında
Ekipler, Dursune Bilgili ile kızı Havva Nur Anzerli’yi kanlar içinde yatarken buldu. Sağlık görevlilerinin kontrolünde anne ve kızının yaşamını yitirdiği belirlendi. Yapılan incelemede, anne-kızın vücutlarında kesici alet yaraları olduğu tespit edildi. Dursune Bilgili, Gebze ilçesindeki Pelitli Mezarlığı’nda, Havva Nur Anzerli’nin cenazesi ise amcaları tarafından İstanbul’da toprağa verildi.

Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Cinayet Şube Müdürlüğü ekipleri, soruşturma kapsamında, anne-kızın cinayet şüphelisi M.İ.G.’yi İstanbul Kadıköy’de Moda Sahili’nde yakaladı. Dursune Bilgili’nin oğlu olan şüpheli M.İ.G., emniyetteki ilk ifadesinde, annesinin kendisine zaman zaman şiddet uyguladığını, üvey kardeşini daha çok sevdiğini ve ölen babasına sürekli hakaret ettiğini iddia ederken, cinayetleri de olay günü annesinin babasına yine hakaret etmesi üzerine işlediğini söyledi.

M.İ.G.’nin annesi ve üvey kız kardeşini öldürdükten sonraki görüntüleri ortaya çıktı.

Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde; boynuna taktığı kulaklıkla apartmandan çıkan M.İ.G.’nin bir süre sonra geri gelip apartmana girdiği, üzerindeki farklı kıyafetlerle tekrar apartmandan çıktığı ve sergilediği rahat tavırlar yer aldı.

KARDEŞİNİ GÖRGÜ TANIĞI BIRAKMAMAK İÇİN ÖLDÜRMÜŞ
M.İ.G.’nin yine emniyetteki ifadesinde, yaşanan arbedede annesini bıçakladığı ve sesleri duyup gelen üvey kız kardeşini de görgü tanığı bırakmamak için öldürdüğünü, ardından da alışveriş yapmak için apartmandan çıkarak markete gittiğini belirtti. Dursune Bilgili’nin ilk eşinin vefat ettiği ve M.İ.G.’nin bir süre yurtta kaldığı, zaman zaman annesiyle birlikte yaşadığı öğrenildi. Havva Nur Anzerli’nin babası S.A. ile dini nikahlı olarak birlikte yaşayan Bilgili’nin, şiddet görünce uzaklaştırma kararı aldırdığı ve S.A.’nın da bir süredir başka suçlardan cezaevinde olduğu öğrenildi.

Ön otopsi raporunda; anne ve kızının cesetlerinin 8-10 gün evde kaldığı, annenin boğazında bıçakla kesi oluştuğu, yüzünde ve vücudunun çeşitli yerlerinde darp nedeniyle kırıklar meydana geldiği belirlendi. Kızının da aynı bıçakla boğazında kesi oluştuğu kaydedildi. (DHA)

Sami Yusuf'un ölümüyle ilgili 1 şüpheli yakalandı

Sami Yusuf’un ölümüyle ilgili 1 şüpheli yakalandı

Yerlikaya, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Kaya’yı hayattan koparan kurşunun hangi silahtan çıktığını tespit ettiklerini ve şüpheliyi yakaladıklarını belirtti.
Kaya’nın 1 Haziran 2025’te Şanlıurfa’nın Suruç ilçesindeki Barış Parkı’nda bisiklet sürdüğü sırada başına yorgun merminin isabet etmesi sonucu hayatını kaybettiğini hatırlatan Yerlikaya, olayın hemen ardından polisin o bölgeye yakın yerlerde düğün, araç konvoyu, tören ya da kutlama yapan kişiler olup olmadığını incelemeye başladığını ifade etti.
Yerlikaya, kamera görüntülerinin izlendiğini, o günkü düğünlerin kimlere ait ve hangi adreslerde olduğunun tespit edildiğini ve çalışma yürütüldüğünü kaydetti.
Yerlikaya açıklamasında, şu ifadelere yer verdi:
“Polisimizin titiz çalışması sonucunda, evladımızın öldüğü bölgenin yakınlarında gerçekleştirilen bir tören mercek altına alındı. Bu törende silah kullandığı değerlendirilen şüphelilere ait 11 adres ve 5 araçta arama yapıldı ve toplam 9 silah ele geçirildi. Silahlar, balistik inceleme için Diyarbakır Bölge Kriminal Polis Laboratuvarına gönderildi. Yapılan balistik incelemede, Sami Yusuf evladımızın hayatını kaybetmesine sebep olan silahın F.K’ye ait olduğu tespit edildi. Ve şahıs derhal yakalandı. Rastgele sıkılan her kurşun, masum birinin hayatına mal olabilir. Çocuklarımızın oyunlarını, gençlerimizin hayallerini, annelerin gülüşlerini rastgele sıkılan kurşunlarla karartmayın. Mutluluk kurşunla değil, sevgiyle, dostlukla, paylaşmakla çoğalır. Hiçbir tören, hiçbir kutlama, bir çocuğumuzun canından daha değerli değildir.”
Sami Yusuf Kaya’ya Allah’tan rahmet dileyen Bakan Yerlikaya, şüphelinin yakalanmasında emeği bulunanları tebrik etti.
Kirk suikastı bir intikam mı? Eski FBI ajanı Erdal Kaya: ‘Atışı değil, kaçışı profesyonel’
Tarım Bakanlığı hileli markaları ifşa etti: Bu sucuk markasını alanlara kötü haber
Manavgat’taki yolsuzluk soruşturmasında yeni görüntü…

Reklam
Bakan Tunç'tan CHP kurultay davasıyla ilgili açıklama

Bakan Tunç’tan CHP kurultay davasıyla ilgili açıklama

Tunç, AK Parti Çanakkale İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında vatandaşlarla ve teşkilat üyeleriyle bir araya gelerek istişareler gerçekleştirdiklerini, bu buluşmaların eylülün sonuna kadar süreceğini söyledi.
AK Parti’nin kuruluşundan bu yana 24 yıl geçtiğini, 23 yıldır da iktidarda olduğunu belirten Tunç, tek başına iktidarda olması ve Cumhur İttifakı ile millete hizmet yolunda kesintisiz yürüyüşünü sürdürmesinin yegane sebebinin halkı dinlemesi, halkın taleplerine duyarlı olması, milletin isteklerini yerine getirmesi ve milli irade bayrağını hiçbir zaman yere düşürmemesi olduğunu vurguladı.
Tunç, 12 Eylül askeri darbesinin üzerinden 45 yıl geçtiğini anımsatarak, “Demokrasimize kara bir leke çalındı 12 Eylül’de. Maalesef siyasi demokrasi tarihimize baktığımızda adeta bir darbeler tarihi. Bu darbeler tarihini biz tarihe gömdük ve sona erdirdik.” ifadelerini kullandı.
CHP’de kriz büyüyor! Gürsel Tekin: ‘Aziz İhsan’lara yenilmeyeceğiz, nokta
Türkiye’de bir taraftan fiziki ve ekonomik, diğer taraftan da demokratik kalkınmayı sağlamaya çalıştıklarını anlatan Tunç, şunları kaydetti:
“Anayasamızda gerçekleştirdiğimiz reformlarla yüksek standartlı demokrasiye kavuşmanın mücadelesini verdik. Bugün 12 Eylül’ün yıl dönümü, darbe anayasasıyla yönetilmekten memnun değiliz. Bu anayasanın değişmesi lazım. Demokratik, sivil, katılımcı bir anayasaya Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına başlarken kavuşmamız lazım. Bu anlamda bütün siyasi partiler, yeni bir anayasada aslında mutabık ama maalesef yol ve yöntem olarak, uzlaşma anlamında bugüne kadar bir başarı sağlanamadı. Girişimler oldu, belli bir noktaya kadar getirildi, Mecliste uzlaşma komisyonları kuruldu ancak bu, yeni bir anayasaya dönüşme noktasında ilerleyemedi. Darbecilerin yaptığı bir anayasa ile yönetilmek, Türkiye Yüzyılı’nda Türkiye’ye yakışmıyor.”
“12 Eylül Anayasası’nın, darbecilerin yazdığı bu anayasanın değişmesinin en önemli gerekçelerinden birisi ve yegane sebebi, bu anayasanın milletin temsilcileri tarafından yazılmamış olması, darbeciler tarafından yazdırılmış olmasıdır.” diyen Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“O nedenle TBMM’de milletvekillerimizin kaleminden çıkacak ve milletin hissiyatına tercüman olacak temel hak ve özgürlükleri öne alacak, Türkiye’yi yüksek standartlı demokrasi yolunda daha da ileriye taşıyacak bir anayasayı inşallah ülkemiz başarırsa darbeler tarihini tamamen geride bırakmış oluruz ve çocuklarımıza, geleceğimize Türkiye Yüzyılı’nı armağan etmiş oluruz. Cumhuriyet’in tüm kazanımlarının üzerine demokratik anayasa ile Türkiye Yüzyılı’na inşallah çok daha güvenli bir şekilde başlamış oluruz. Temennimiz, Türkiye’nin büyük bir uzlaşma zemini içerisinde bunu başarabilmesi ve inşallah başaracaktır.”
AK Parti’nin iktidara gelmeden önce parti programında, tüm seçimlerde millete yeni, demokratik anayasa vadettiğini anlatan Tunç, bütün siyasi partilerin de bu noktada fikir birliği içinde olduğunu, yöntem ve çalışma konusunda gelecek günlerde uzlaşma sağlanırsa Türkiye’nin faydasına olacağını söyledi.
Ekrem İmamoğlu’nun sahte diploma davası başladı! Aylık gelir ve tahsil sorusuna cevap verdi
“50 BİNE YAKIN İNSANIMIZI KAYBETTİK, ŞEHİTLER VERDİK VE BÜYÜK ACILAR YAŞADIK
Türkiye’nin 41 yıldır terörle mücadele ettiğini, bu uğurda maddi ve manevi birçok kayıp verdiğini, çok büyük acılar çekildiğini belirten Tunç, “Türkiye’nin 41 yılda trilyonlarca, 2 trilyondan fazla ekonomik kaybı oldu. Bu ekonomik kayıp olmasaydı bugün Türkiye’nin ekonomisi, kat kat daha yüksek olacaktı. Maalesef hem ekonomik anlamda kaybımız büyük oldu hem de 50 bine yakın insanımızı kaybettik, şehitler verdik ve büyük acılar yaşadık.” dedi.
Tunç, 23 yıldan bu yana teröre zemin oluşturan unsurları ortadan kaldırdıklarını vurgulayarak, temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi, ifade, basın ve örgütlenme özgürlüğü konularında ülkenin çok mesafe aldığına, ülkenin her noktasına ayrım yapmadan yatırım götürdüklerine dikkati çekti.
“Terörsüz Türkiye” sürecine değinen Tunç, şöyle konuştu:
“Terör örgütünün kendini feshetmesi ve silahları yakmasıyla Türkiye’de terörün sona erdirilmesi konusunda önemli bir aşamaya geçildi. Şu anda TBMM’de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokratikleşme Komisyonu çalışmalarını sürdürüyor. Milletvekilleri, bu önemli konuda istişareler yapıyor. Silahların bırakılmasının kalıcı hale gelmesi noktasında siyasi parti temsilcileri, milletvekilleri, görüşlerini ifade ediyor ve bu anlamda Meclisin iradesi, bu konuya el atmış olması da sürecin kalıcı olması anlamında çok önemli. Bu süreçte provokasyonlar, sürecin kalıcı olmasını istemeyenler, gerek içeride gerek dışarıda, bu provokasyonlara hazırlıklı, duyarlı ve uyanık olmak lazım. Bu anlamda devletin tüm kurumları, başta istihbarat teşkilatı, ilgili bakanlıklar, tam bir koordinasyon içerisinde süreci bugünlere kadar getirdi.
Bundan sonra da sürecin büyük bir titizlikle kalıcı hale gelmesi, Türkiye’nin terörsüz bir Türkiye’ye kavuşması noktasındaki çabayı da hep beraber sürdürmenin gayreti içerisindeyiz.”
Terörsüz Türkiye’nin inşasında en büyük rolün şehitlere ait olduğunu, şehit ailelerine şükran borçlu olduklarını dile getiren Tunç, onları rahatsız edecek, şehitlerin ruhunu incitecek hiçbir adım atmayacaklarının altını çizdi.
“BURADA YARGILAMAYI İLGİLENDİREN BİR KONU SÖZ KONUSU”
Tunç, bir gazetecinin “Malum bir süreç var, CHP İstanbul İl Kongresi’yle ilgili. 15 Eylül’de bir kurultay davası var. Bununla ilgili son gelişmeler nedir?” şeklindeki sorusu üzerine şunları kaydetti:
“Burada yargılamayı ilgilendiren bir konu söz konusu. Burada dün parti sözcümüz de ifade etti, CHP’li delegelerin açtığı davalar, yargıya verdiği dilekçeler, suç duyuruları, kongre iptalleriyle ilgili verdikleri dava dilekçeleri, tüm bunlar, CHP’nin mensupları tarafından başlatılan süreçler. Dolayısıyla yargı, bu dilekçeleri alıp bu davaları görmek durumunda. Şu anda görülen, bağımsız ve tarafsız yargı tarafından görülmekte olan davalar. Hem İstanbul İl Kongresi hem de Genel Merkez kongreleriyle ilgili devam eden davalar var. Bu davaların nasıl neticeleneceğiyle ilgili bizim buradan bir şey ifade etmemiz söz konusu olamaz. Yargı, bağımsızdır, tarafsızdır ve bu iddiaları inceleyecektir çünkü kamuoyuna yansıyan iddialar var biliyorsunuz.
Bu kongrelerde kongreyi etkilemek için menfaat teminine, delege iradelerinin etkilendiğine yönelik birtakım iddialar var, deliller sunuluyor. Bu delilleri araştıracak olan yargı makamlarımızdır, mahkemelerimizdir. Araştırıyorlar ve sonuçta en doğru kararı yargı verecektir. Yargının kararına uymak da hukuk devletinin bir gereğidir.”…

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı: CHP’den istifa eden Beykoz Belediye Başkanvekili Özlem Vural Gürzel AK Parti'ye geçiyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı: CHP’den istifa eden Beykoz Belediye Başkanvekili Özlem Vural Gürzel AK Parti’ye geçiyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin MKYK toplantısında iç ve dış siyasetin sıcak başlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, CHP’den istifa eden Beykoz Belediye Başkanvekili Özlem Vural Gürzel’in AK Parti’ye katılacağını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisine “terörsüz Türkiye” ve “Cumhur İttifakı” mesajları da vardı.
İlginizi Çekebilir
AK PARTİ’YE KATILIMLAR DEVAM EDECEK Mİ?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Merkez Karar ve Yürütme Kurulu toplantısına başkanlık etti. Toplantıda Seydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu ve Emirgazi Belediye Başkanı Mesut Mertcan’a AK Parti rozeti takan Erdoğan, CHP’den istifa eden Beykoz Belediye Başkanvekili Özlem Vural Gürzel’in AK Parti’ye katılacağını açıkladı. Edinilen bilgiye göre, Erdoğan’ın cumartesi günü AK Parti Teşkilat Akademisi kapanış programında Gürzel’e ve CHP’den istifa eden Beykoz Belediye Meclis üyelerine AK Parti rozeti takması bekleniyor.

(Özlem Vural Gürzel)
Kirk suikastı bir intikam mı? Eski FBI ajanı Erdal Kaya: ‘Atışı değil, kaçışı profesyonel’
ERDOĞAN’DAN KATAR AÇIKLAMASI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Katar’da Hamas’ın müzakere heyetine dönük gerçekleştirdiği saldırıya da dikkat çekti. “Katar’daki hain saldırı, bizim Çelik Kubbe’de ne kadar doğru adım attığımızı gösterdi” ifadelerini kullandı. İsrail’in bölgedeki agresifliğinin arttığının altını çizen Erdoğan, “Tüm paydaşlarla bu konudaki ilişkiler konusunda daha fazla temas içinde olmalıyız” diye konuştu.
Son dakika! CHP’de kriz büyüyor! Gürsel Tekin: ‘Aziz İhsan’lara yenilmeyeceğiz, nokta
AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Refah Sınır Kapısı’nı ziyaret etmişti. Erdoğan, toplantıda Yalçın’a da söz verdi. Yalçın, ziyaretin yapılacağının duyurulmasının ardından, İsrail’in Gazze’ye girmesine izin verdiği tır sayısının günlük 10’dan 100–150’ye çıktığını anlattı.
‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ MESAJI
Erdoğan, toplantıda “terörsüz Türkiye” mesajı da verdi. “Terörsüz Türkiye’nin yürütücüsü de hamisi de Cumhur İttifakı’nın kendisidir. İttifak ortağımız ile aramıza fitne sokmaya çalışıyorlar ama izin vermiyoruz” değerlendirmesinde bulundu Cumhurbaşkanı. Öte yandan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sunumunda 12 yıllık zorunlu eğitim konusunda yapılacak düzenlemenin Cumhurbaşkanına arz edileceğini ifade etti.
Tarım Bakanlığı hileli markaları ifşa etti: Bu sucuk markasını alanlara kötü haber…