BIST 100
14.251,29 1,22%
DOLAR
47,1142 0,05%
EURO
53,9446 -0,01%
GRAM ALTIN
6.021,96 0,01%
FAİZ
41,10 -0,34%
GÜMÜŞ GRAM
84,14 0,01%
BITCOIN
64.115,00 0,05%
GBP/TRY
63,5308 -0,13%
EUR/USD
1,1443 0,01%
BRENT
84,85 -0,12%
ÇEYREK ALTIN
9.845,90 0,01%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
23 °
Reklam

SİYASET

Mühendis Başak kayınpederi tarafından öldürüldü! Her şey 5 yaşındaki kızının gözleri önünde yaşandı

Mühendis Başak kayınpederi tarafından öldürüldü! Her şey 5 yaşındaki kızının gözleri önünde yaşandı

Olay, öğle saatlerinde, Yenimahalle ilçesi Kardelen Mahallesi’nde 2075’inci Cadde’deki müstakil evde meydana geldi. Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü’ne bağlı 5’inci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde sivil memur olarak görev yapan yüksek mühendis Başak Gürkan Arslan, boşanma aşamasındaki eşi ve kayınpederi ile bir araya geldi.
İlginizi Çekebilir
Burada taraflar arasında tartışma çıktı. Kayınpeder Kudret Arslan, gelini Başak’ı oğlu ve torununun gözü önünde defalarca bıçakladı. Yaralı halde kapıyı açıp yardım isteyen Arslan, peşinden gelen kayınpederi tarafından boğazından tekrar bıçaklandı.
İTİRAF ETTİ
İhbarla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin kontrolünde Arslan’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Kudret Arslan ve oğlu, polis tarafından gözaltına alındı. Çiftin 5 yaşındaki çocukları ise koruma altına alındı. Olayı haber alıp gelen Başak Gürkan Arslan’ın yakınları gözyaşı döktü.
Yeni emeklilik sistemi ile çifte maaş fırsatı! Tarih belli oldu

Kudret Arslan, ilk ifadesinde geliniyle oğlunu aldattığı için konuşmak için bir araya geldiklerini, bu sırada kendisine hakim olamayıp cinayeti işlediğini söyledi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
İzmir’de şehit düşen polislere son görev! Cenaze namazını şehidin babası kıldırdı…

Eniştesini öldüren sanıktan şok savunma: 17 sene önce annemle ilişkisi olduğunu gördüm

Eniştesini öldüren sanıktan şok savunma: 17 sene önce annemle ilişkisi olduğunu gördüm

Olay, 13 Haziran’da saat 06.00 sıralarında kırsal Sınırteke Mahallesi, Çayiçi mevkisinde meydana geldi. Ozan Kaya ile mısır tarlasına gittiği teyzesinin eşi Şenol Göktaş arasında tartışma çıktı. Kaya’nın annesi Fadime Ş.’nin üzerindeki evi, eşinin ölümünden sonra uzun yıllar kendisine baktığı için ablası Ayşe Göktaş üzerine yaptırması nedeniyle çıkan tartışma, kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Kavgada Ozan Kaya, Göktaş’ı tornavida ile yaralayıp, kaçtı. İhbar üzerine adrese jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Şenol Göktaş’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yeri incelemesinin ardından Göktaş’ın cansız bedeni otopsi için Aydın Adnan Menderes Hastanesi morguna götürüldü. Olayın ardından kaçan Kaya jandarmaya teslim oldu. Ozan Kaya, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
İlginizi Çekebilir
Soruşturmanın ardından Ozan Kaya hakkında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle Aydın 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
‘ÖLDÜRMEKTE HAKLIYIM’
Davanın bugün görülen duruşmasına tutuklu sanık Ozan Kaya, annesi Fadime Ş., öldürülen Şenol Göktaş’ın eşi Ayşe Göktaş ile tarafların avukatları katıldı. Duruşmada ilk olarak sanık Kaya, dinlendi. Ozan Kaya, ifadesinde, Şenol Göktaş’nın teyzesinin eşi olduğunu belirtip, “Bu hayat, çok zoruma gitti. Söyleyeceğim iki cümle şey. Hafızam kuvvetli olduğundan hep deli damgası yedim. Çekildim köşeme insanları izledim. Bildiğim şeyi yıllarca söylemedim. Öldürmekte haklıyım. Namus davam vardı, o yüzden öldürdüm. Şenol’un annemle ilişkisi vardı. Ben çok küçüktüm. 17 sene önce annemle Şenol’un ilişkisi olduğunu gördüm. O günden bu yana bu ilişkiyi kimseye söylemedim. Bir dönem uyuşturucu kullandığın için onların gözünde otçuyum, deliyim. Evet, uyuşturucu kullandım ama sonra tövbe ettim. Kafam sağlamdır. Uyuşturucu kullanıp, tamircilik yaptım ama bir tek yanlış parça takmadım” diye konuştu.
Adana’da çöp kavgası: Baba-oğul, temizlik işçisini darp etti
‘ETTİĞİ LAFA İÇERLEDİM’
Öldürme sebebinin namus meselesi olduğunu tekrar eden Kaya, “Olaydan 1 hafta önce Şenol’un evine öldürmeye gittiğimde bana kardeşimi ima ederek ‘Büyüdü mü’ diye sordu. Kardeşimin babasının kendisi olduğunu ima etti. Ben de ona ‘Ya sen beni öldürürsün ya ben seni’ dedim. Kardeşimin babasının kendisinden olduğunu ima etmesine içerlemiştim. Olaydan bir gün önce tornavidayı iş yerinde biledim. Saat 03.30 gibi tarlaya gittim. Suyun muslukları açıktı. Tarlaya su kapatmaya geleceğini biliyordum. Sabaha karşı traktörle geldi. Karşı karşıya geldik. Beni eliyle itti. ‘Zaten her şeyi biliyorum’ dedim. 17 sene önce bu suç işlenmiş. Başına sıkar geçerdim ancak suç iki tarafta da var. Ama en son ettiği lafa doğrusu içerledim. ‘Senin yaptığını biliyordum’ dedim. 4-5 defa karnına, midesine tornavidayı salladım. O sırada gözüme toprak atmaya çalıştı. Bu sırada sesimizi duyan biri yanımıza geldi. ‘Benim meselem var’ dedim. Başında bekledim. Gözlerinden kan geldi. Tarlaların arasından kaçtım. Tornavidayı kuyuya attım. İncirliova Sanayi Bölgesi’ne doğru gittim. Oradaki camide elimi, yüzümü yıkadım. Jandarma arabasını görünce teslim oldum” ifadelerini kullandı.
‘ÖLDÜRME NEDENİM MADDİ SEBEBLER DEĞİL’
Öldürme sebebinin maddi sebepler olmadığını söyleyen Ozan Kaya, “Evi biz yaptırdık. Zamanında evi yaptırırken Şenol’dan borç almışlar. O da evi teyzemin üstüne yaptırmış. Ben miras davasında değilim. Mülk Allah’ındır. O borç aldığımız parayı, öldürdüğümde cebine sıkıştıracaktım. Ancak ölüye saygımdan yapmadım. Annemle ilişkisi yüzünden yaptım. Ev yüzünden değil, teyzemin evliliği bozulmasın diye de kimseye söylemedim” dedi.
Katar’da patlama sesleri! Doha’da İsrail’den Hamas’a suikast
‘ENİŞTEM, BABAM GİBİYDİ’
Sanık Kaya’nın annesi Fadime Ş. ise duruşmada tanık olarak dinlendi. Fadime Ş., ablası Ayşe ve eniştesi Şenol Göktaş ile bir sorunu olmadığını belirtip, “Eniştem, babam gibiydi. Eşim öldü, çaresiz kaldım. Onlar bana destek oldu. Yıllarca bana baktıkları için bana ait olan evin ablamın üstüne yapılmasını istedim” diye konuştu.
Ayşe Göktaş da ifadesinde kardeşi Fadime Ş. ile bir sorunları olmadığını söyledi.
Tarafların ifadelerinin alınmasının ardından mahkeme heyeti, sanık Ozan Kaya’nın akıl sağlığının yerinde olup, olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı erteledi….

Sağlık Bakanı Memişoğlu, Çin'deki temaslarına Şanghay ile devam edecek

Sağlık Bakanı Memişoğlu, Çin’deki temaslarına Şanghay ile devam edecek

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Moğolistan ziyaretinin ardından Bakan Memişoğlu ve beraberindeki heyet, Çin Halk Cumhuriyeti’ne geçti. Memişoğlu, Çin Halk Cumhuriyeti’ni 88 kişilik heyetle ziyaret eden ilk Türk Sağlık Bakanı oldu.
İlginizi Çekebilir
Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki programa, Sağlık Bakan Yardımcıları Şuayip Birinci, Nurullah Okumuş, TÜSEB Başkanı Ümit Kervan, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Ahmet Ayar, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Hasan Basri Velioğlu, Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürü Muhammed Atak, AB ve Dış ilişkiler Genel Müdürü Aziz Alper Biten, Kamu Hastaneleri Genel Müdür Yardımcısı Alparslan Kürşat Hacımustafaoğlu, bilim insanları, üniversite rektörleri, sanayiciler ve üreticiler katıldı.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Çin ziyaretinde Pekin ‘E-Town Biopharmaceutical Park’ı ziyaret etti, ilaç ve tıbbi cihaz alanlarında faaliyet gösteren çok uluslu şirketlerin Ar-Ge çalışmalarını yürüttüğü merkezle ilgili yetkililerden bilgi aldı.
Alanında uzman akademisyenlerin eşlik ettiği ziyarette, Çin bilim insanlarıyla yürütülebilecek ortak çalışmalar hakkında da bilgi alan Memişoğlu ve beraberindeki heyet, yarın Şanghay’a geçecek.
Bakan Memişoğlu, Şanghay’da, ilaç Ar-Ge’si alanında çalışmalarını sürdüren teknoloji vadisi “Zhangjiang Life Science Park”ı ve pek çok biyoteknoloji şirketine ev sahipliği yapan “Biobay Life Science Park”ı ziyaret edecek.
Türk heyeti, Şanghay programı kapsamında tıbbi cihaz alanında faaliyet gösteren Çin’in dünyaca ünlü teknoloji şirketlerini de gezecek.
Son dakika: 2 polisi şehit eden saldırganın odası görüntülendi! Eyleme böyle hazırlanmış
TÜRK SANAYİCİLERİ ÇİNLİ ÜRETİCİLERLE BİR ARAYA GELDİ
Ziyaret kapsamında Sağlık Bakanlığı bürokratları, Çin’deki mevkidaşlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde, bilgi paylaşımları yapıldı ve olası işbirlikleri ele alındı.
Heyette yer alan Türk sanayicileri ve üreticiler de Çinli bilim insanları ve üreticilerle bir araya geldi.
ÇİN İLE SAĞLIK ALANINDA İŞBİRLİĞİ YAPILACAK
Sağlık Bakanlığı heyeti, Çin Halk Cumhuriyeti’ne gerçekleştirilen ziyaret ile iki ülke arasında sağlık alanında güçlü ve stratejik işbirliği kurulmasını hedefliyor.
İşbirliği kapsamında, ilaç alanında ortak klinik araştırmalar yürütülebilecek. Türk bilim insanlarının Çin’in yenilikçi teknolojileriyle buluşması sayesinde küresel çapta rekabetçi ürünler geliştirilebilecek.
Veri entegrasyonuyla salgınları önceden tahmin edebilecek sistem kurulabilecek. Teknoloji transferleri ve ortak Ar-Ge merkezleri ile ekonomik kazanımlar sağlanırken, iki ülkenin halk sağlığı daha etkin şekilde korunabilecek.
Galatasaray’a fırsat transferi! Hem orta saha hem de sağ bek…

Reklam
CHP'de İstanbul krizi! Özgür Özel: Bu partiyi karıştırmak isteyen kardeşim olsa affetmem

CHP’de İstanbul krizi! Özgür Özel: Bu partiyi karıştırmak isteyen kardeşim olsa affetmem

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 102. kuruluş yıl dönümü nedeniyle Taksim Meydanındaki Cumhuriyet Anıtı önünde tören düzenlendi.
ÖZGÜR ÇELİK KATILDI
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 102. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Taksim Anıtı’na çelenk bıraktı. 1 dakikalık saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu.

Öte yandan Gürsel Tekin sabah saatlerinde CHP’nin Taksim’de gerçekleştirilen törende yaptığı açıklamada ‘Genel Başkanımı karşılamak istiyorum’ demişti. Ancak programa İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevden uzaklaştırılan Özgür Çelik katılırken Tekin’in protokolde yer almadığı görüldü.
CHP’de İstanbul krizi! Gürsel Tekin’den Özgür Özel hamlesi: Genel Başkan karşılanmaz mı?
Anıta çelenk koyduktan sonra konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ”Partiliyim’ diyen herkesi partinin seçilmişlerine, seçme iradesine saygı duymaya, sahip çıkmaya; görev bekleyen herkesi içinde bulunduğumuz süreçte özgürce aday olmaya, yarışmaya ve bir güç alacaksa bu örgütten, bu partiden, devlet için bir yetki alacaksan bu milletten yolun geçtiğini hatırlamaya, öğrenmeye, bundan sapmamaya davet ediyorum” dedi.
ANKARA’YA DÖNECEK
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in İstanbul’daki İl Başkanlığı binasına gitmeyeceği, Parti Meclisi toplantısına katılmak için Ankara’ya döneceği öğrenildi.
GÜRSEL TEKİN DE SARIYER’E GİTMEYECEK
CNN TÜRK muhabiri Emrah Çakmak’ın ‘Sarıyer’e gidecek misiniz?’ sorusuna yanıt veren Gürsel Tekin, ‘Buraya gelmeyeceğim’ dedi.

GÜRSEL TEKİN, SABAH SAATLERİNDE TAKSİM CUMHURİYET ANITI’NA ÇELENK BIRAKMIŞTI
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin, CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde seçilen başkan ve yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırılıp yerine atanan geçici kurulda görevlendirilen Tekin, CHP’nin 102. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Taksim’deki Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bıraktı.
Burada basın mensuplarına konuşan Tekin, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, çoğunluğu fail meçhul cinayetlerde ve siyasal mücadelede hayatını kaybetmiş tüm CHP’li yoldaşlarını, ağabeylerini ve yöneticilerini rahmetle andığını söyledi.
CHP’nin savaş meydanlarında kurulan bir siyasi parti olduğunu belirten Tekin, “Geleneklerine, kurallarına, anayasasına uygun her türlü davranış içinde olacağız. Bu bizim temel görevimizdir.” diye konuştu.
Tekin, çelenk töreni yaptıklarını, aynı zamanda buraya CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile genel merkez yöneticilerinin de geleceğini, onlarla da partinin kuruluş felsefesine uygun şekilde el ele, kol kola vererek, Türkiye’nin gündemiyle meşgul olacaklarını ve bundan sonraki tartışmaların hiçbirisinin parçası olmayacaklarını dile getirdi.
Kendisinin ve arkadaşlarının, görevleri gereği, kısa süre içinde gereken ne varsa yapacağını anlatan Tekin, sonrasında kamuoyuna “Evet, biz de partimize karşı sorumluluğumuzu yerine getirdik, görevimiz bitti, teşekkür ederiz.” diyeceklerini ifade etti.
Hikmet Çetin’den dikkat çeken açıklama: Kılıçdaroğlu geri dönme niyetinde
“GÜN ÖFKE, GÜN BİRBİRİMİZE LAF YETİŞTİRME GÜNÜ DEĞİL”
CHP Genel Başkanı Özel’i Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda düzenlenecek çelenk töreninde karşılayacağını belirten Tekin, “Partimin genel başkanıdır, partimin yöneticileridir. Her ne kadar arkadaşlarımız öfkeyle bize kızgın olsalar da biz öfkemizi içimize gömdük. Gün öfke, gün birbirimize laf yetiştirme günü değil. Türkiye’nin birliğini, bütünlüğünü, dirliğini sağlayabilecek çok önemli çalışmalar bizi bekliyor. Bizim bütün uğraşımız, çabamız bu olacak.” şeklinde konuştu.

Anıta yaklaşık 15 dakikalık bir yürüyüşün ardından geldiğini ve yollardaki vatandaşların tepkisini ölçmeye çalıştığını söyleyen Tekin, şöyle devam etti:
“Gelen sarılıyor, giden sarılıyor. Herkese çok teşekkür ediyorum. Her ne kadar bir kısım televizyonlar, bizim çok kıymetli seçmenlerimizin kafasını bulandırmış olsalar da bize karşı olan güvenlerini kaybetmemeleri bize büyük bir cesaret veriyor. Ben İstanbul’un bütün mahallelerini dolaşır gezerim, en iyi siz basın mensubu arkadaşlarımız bilirsiniz. Bütün uğraşımız partimizi en üst seviyeye çıkarmaktır. Bugüne kadar yaşanan sorunlar keşke olmasaydı. Ben ve heyetteki arkadaşlarım hayatımızın hiçbir döneminde olmadığı kadar çok büyük çaba sarf ettik. O manzaraların yaşanmaması için 7 gün, 7 düveli bir araya getirdik. Ama ne yazık ki bizim inisiyatifimizin dışında yaşanan manzara en çok bizi üzdü. Bundan sonra CHP’lileri, CHP’ye oy verenleri asla üzmeyeceğiz. Yolumuza bakacağız ve genel merkezimizde partili arkadaşlarımızla da kucaklaşacağız.”
“RESMİ BİNAMIZ SARIYER’DEKİ BİNA, SARIYER’E GİDECEĞİZ”
Tekin, basın mensuplarının, dün CHP İstanbul İl Başkanlığında neler konuşulduğuna ilişkin soruları üzerine “Bir kısım parti yöneticisi arkadaşlarımızla temaslarımız, konuşmalarımız oldu. Sonra kendi aramızda kuruldaki arkadaşlarımızla bir yol haritası çizdik. İyi çalışmalar olacak, hiç kimse merak etmesin. Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır.” dedi.
Törenin ardından Bahçelievler ilçe binasına gidip gitmeyeceği yönündeki soru üzerine Tekin, 17 yaşında CHP’ye katıldığını belirterek, “O zaman ısıtma sistemleri sadece sobaydı. Bizim görevimiz pazarda kasa toplayıp soba yakmaktı, pankart asmaktı. Ben bu gelenekten geldim. Onun için o bina, bu bina, Sayın Genel Başkanımız nereyi uygun görüyorsa… Bizim resmi binamız şu anda Sarıyer. Bir bina tartışmasının içine girmek istemiyoruz, öyle bir sorun yok. Yeter ki üstünde altı oklu Cumhuriyet Halk Partisi yazan yer olsun, her yer bizimdir.” ifadelerini kullandı.
CHP İstanbul İl Başkanlığı önünde dün yaşananları ve kendisine gelen tepkileri de değerlendiren Tekin, şunları söyledi:
“Canları sağ olsun, demokratik tepkidir. Hiçbir kızgınlığım yok. Hepsini gözlerinden öperim. Bize petler değil, kurşunlar bile işlemez. Yeter ki doğru durun. Biz doğru noktadayız. Biz hiç kimseyi mahcup etmeyeceğiz. Ama dostlarımı uyarmak istiyorum. Yazar, çizer, gazeteci… Yarın mahcup olabileceğiniz şeyleri söylemeyin, yazmayın. Çünkü biz ne yaptığımızı biliyoruz. Çok kolay bir görev değil arkadaşlar. Ne kadar zor bir görevi üstlendiğimizi biliyorum. Ama söz konusu CHP olunca geri kalan hepsi teferruattır.”
Tekin, görevden alınan Özgür Çelik ile teması olup olmadığına ilişkin soru üzerine, CHP yöneticilerinin önemli bir kısmıyla temaslarının olduğunu, sadece dün değil süreç boyunca temaslarının devam edeceğini ve parti yöneticileriyle kucaklaşarak düşmanları çatlatacaklarını dile getirdi.
Kendisine yönelik eleştirilere verdiği “Ben onların ağabeyiydim.” açıklamasını da değerlendiren Tekin, şöyle konutu:
“Yeni bir polemiğe girmek istemiyorum. Bana ağabey diyen, hatta bir kısım televizyonlar ‘İmar çetesinin, ihale çetesinin korkulu rüyası’ diyenler, ne oldu da 5 dakikada biz böyle şeytanlaştık? Ömrümüzde, hayatımızda kirlilik yok. Hatalarımız yok mu, insanız, tabii ki hata yapacağız. Ben partinin bütün kademelerinde görev yaptım. Gençlik kolu başkanı, ilçe yöneticiliği, il başkan yardımcılığı. Çok şükür bir çöp kadar partimin kurumsal kimliğine zarar vermedim. Benim ilkem altı ok ve kurucu liderim Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve ondan sonraki genel başkanlarım. CHP’nin genel başkanları, Atatürk, İnönü, Ecevit, Deniz Baykal, Hikmet Çetin, Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel, hepsinin ortak özelliği para ilişkisi sıfır ve dürüstlükleridir. CHP dürüstlerin partisidir.”
Tekin, bu törenin ardından nereye gideceği yönündeki soruya “Şu anda resmi binamız Sarıyer’deki bina, Sarıyer’e gideceğiz. Partimizin bugün kuruluş yıldönümü, saat saat, dakika dakika arkadaşlarımızla teşkilatlarımızla illerimizle ilçelerimizle görüşerek sorunları bir an önce bitirelim. Önümüzdeki günlerde pazarlarda olacağız.” diye yanıt verdi.
2 polisi şehit eden saldırganın odası görüntülendi! Eyleme böyle hazırlanmış
CHP İL YÖNETİMİNE ATANAN GEÇİCİ KURULDAKİ ŞEN VE NARSAP CHP İSTANBUL İL BAŞKANLIĞINA GELDİ
Sarıyer’deki CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının önünde polis ekiplerinin güvenlik önlemleri sürdü. Sabah saatlerinde, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesince atanan geçici kurulda yer alan Zeki Şen ve Erkan Narsap, buraya gelerek binaya girdi.
Sonrasında CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya ile bazı parti meclis üyeleri ve parti görevlileri de binanın önünde geldi.
Binanın girişinde bekleyen polis ekipleri ise parti yöneticileri ve milletvekilleri dışındaki kişilerin şu an için içeriye alınmayacağını bildirdi.
Daha sonra il binasından çıkan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, polisin içeriye alınacak yöneticiler arasında ayrımcılık yapmaya hakkı olmadığını söyledi.
Binanın her katında polisler olduğunu iddia eden Başarır, “Bunun nedeni nedir? Gürsel Tekin siyah minibüsüyle buraya kadar geliyor. Ben Meclisin bana vermiş olduğu kırmızı plakalı aracımla buraya gelemiyorum. İlçe başkanlarımız gelemiyor. Burası şu dakikadan itibaren il binamız değil. Kayyum Gürsel Tekin’in de burada olmasına hiç gerek yoktu zaten. Lütfen o da gitsin, nerede görev yapacaksa belirtilmiş. O kanunsuz görevini orada yapsın. Daha fazla burada partilisini, ilçe başkanını, insanları provoke etmesin.” ifadelerini kullandı.
Bir gazetecinin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in binaya gelmesi durumunda Gürsel Tekin ve geçici kuruldakilerle görüşmesinin söz konusu olup olmayacağı yönündeki sorusu üzerine Başarır, “Hayır, öyle bir görüşme söz konusu değil.” dedi.
Daha sonra yapılan görüşmelerin ardından milletvekilleriyle gelen parti üyeleri ve çalışanlar da parti binasına alındı….

Minik Berra’nın kreşte korkunç sonu! ‘Kızım 4 kişinin gözü önünde öldü’

Minik Berra’nın kreşte korkunç sonu! ‘Kızım 4 kişinin gözü önünde öldü’

Kızlarını kaybetmenin şokunu halen üzerlerinden atamayan acılı aile fertleri konuştu. Küçük kızın ölümüyle ilgili kreş çalışanlarını sorumlu tutup tutuklu yargılanmalarını isteyen, kızları Berra’nın sağlık probleminin bulunmadığını belirten acılı anne ve baba kızlarının boğularak öldüğünün hastane kayıtlarında mevcut olduğunu; havuzda nöbet geçirdiği iddialarının ise hiç bir şekilde gerçeği yansıtmadığını vurguladı.
İlginizi Çekebilir
Ailenin şikayeti üzerine soruşturma başlatılan kreşin belediyeden aldığı yapı ruhsatında havuzun bulunmadığı, ruhsatsız olan havuza İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün faaliyet onayı verdiği ortaya çıktı.
Edinilen bilgiye göre, olay geçtiğimiz ay İnegöl ilçesine bağlı Süleymaniye Mahallesi’ndeki özel bir kreşte saat 14.00 sularında yaşandı.
Bir senedir aynı kreşte eğitim gören Berra Dizi, yaz tatiliyle birlikte aynı kreşte yaz okuluna devam etti. Berra 12 Ağustos 2025 tarihinde kreşte düzenlenen ve çocukların havuza girdiği etkinlikte boğuldu. Suda ne kadar kaldığı halen bilinmeyen Berra’yı sudan çıkaran kreş çalışanları ilk müdahalesini orada yapmak istedi. İhbar üzerine olay yerine gelen ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırılan minik kız oradan Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Yoğun bakıma alınan Berra Dizi’nin minik kalbi 7. günün sonuna durdu. Berra Dizi, İsaören Kent Mezarlığı’nda gözyaşları arasında toprağa verildi.
İzmir’de 2 polisi şehit eden saldırganın dedesi konuştu!

Yaşadıkları acının şokunu bir ay sonra ilk kez anlatan aile fertleri; acılarının büyük olduğunu dile getirdi. Aile fertleri, Berra’nın havuzda nöbet geçirdiği yönündeki kreşin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, olayın suda boğulma olduğunun hastane kayıtlarında mevcut bulunduğunu ifade ettiler.
MİNİK KALBİ 7 GÜN DAYANABİLDİ
Bursa’daki bir fabrikanın İK biriminde görev yapan baba İsmail Dizi (35) yaşadıkları acı olayı şu şekilde anlattı: “Ben Bursa’da çalışıyorum. Kızımın annesi Beyza Turan beni aradı kızımızın havale geçirdiğini söyledi. Ona kreşten öyle söylemişler. Ben İnegöl’e hastaneye vardığımda tomografi çekmişlerdi. Kızımın tomografideki halini gördüm. 1 saat sonra da Bursa Şevket Yılmaz Hastanesine sevk ettiler. Şevket Yılmaz Hastanesine getirildiğinde kızımın ciğerleri iflas etmişti. Kendi başına nefes alamıyordu. Beyninin arkasına ödem toplamıştı. Gözlerinin arkasına kadar ödem toplamıştı. Derisinin altında su ve hava boşlukları vardı. Boğulmadan kaynaklı vücudu komple şişmişti. Doktorların bize söylediği “durumu çok kritik her şeye hazırlıklı olmalısınız, ilk 24 saat çok önemli, daha sonra 72 saat daha sonra da bir haftalık süreci bekleyeceğiz” oldu. Berra 1 hafta yaşam mücadelesi verdi. Bu süreçte o minik kalbiyle çok savaştı. 7 gün sonra da vefat etti.”
CHP’de İstanbul krizi! Gürsel Tekin’den Özgür Özel hamlesi: Genel Başkan karşılanmaz mı?

KIZIM 4 KİŞİNİN GÖZÜ ÖNÜNDE BOĞULDU
4 kişinin gözünün önünde küçük kızının göz göre göre boğulduğunu aktaran baba İsmail Dizi, “Çocuğumuzun suda ne kadar bir sürede kaldığı beli bile değil. Okulun bize söylediği 30 saniye. Fakat biz doktorlarla konuştuğumuzda 2 ila 5 dakika arasında bir suda kalma süresinin olabileceğini söylediler. Çocuğumuzun suda kalma süresi şuan net belli değil. 4 kişinin gözleri önünde belli olmayan bir süre zarfında suda kalmış” dedi.
“BELEDİYENİN RUHSAT VERMEDİĞİ KAÇAK HAVUZA İLÇE MİLLİ EĞİTİM FAALİYET ONAYI VERMİŞ”
Olayın yaşanmasında okulun birden çok ihmalinin bulunduğuna dikkat çeken İsmail Dizi, “Havuz bir kere kaçaktır. Kaçak havuzda yüzme etkinliği düzenlenmiş. Kaçak olarak yapılan havuza İnegöl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü faaliyet onayı vermiş. Neye dayanarak onay verdiği belli değil. İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün denetimine tabi tutulması gereken havuza denetimlerin yapılıp yapılmadığı belli değil. Yönetmelikte çocuk havuzlarının yüksekliği 50 santimetre olması gerekiyor fakat okulun bilirkişi raporuna göre havuzun içerisi 91,5 cm yüksekliğinde su dolu. Durum böyleyken yüzme hocasının sertifikasının olup olmadığı belli değil. Çocuk havuzları yönetmeliğine göre can kurtaranın olması gereken yerde can kurtaran yok. Havuzun yan taraflarında simit kolluk gibi yüzme ekipmanları olması gerekirken bunlar bulunmuyor. Havuzun kenarları kaymaz malzemeden yapılması gerekirken bir çoğu kayan malzemeden yapılmış. Öğretmenin biri çocuğa müdahale etmeye giderken kayıp düşüyor. Güvenlik kameralarında bu mevcut. Şu anda konular savcılık tarafından araştırılıyor ve biz sorumlu kişilerin tutuklu yargılanmasını talep ettik. Fakat tutuklu yargılanmıyorlar” şeklinde konuştu.
16 yaşındaki saldırgan iki polisi şehit etti
ACILI ANNE KIZI İÇİN ADALET İSTEDİ
Sağlık görevlisi olarak çalışan anne Beyza Turan(29) ise kızı Berra için adalet istedi. Sağlıkçı olarak olayla ilgili kafasında bir sürü soru olduğuna işaret eden Turan ise olayı şu şekilde anlattı. “Kızım sudan çıkarıldığında bana suni teneffüs yapıldığı söylendi. Daha öncesinde ise bir koordinatör öğretmen Berra’nın nöbet geçirdiğini söyledi. Kızımın herhangi bir nöbet geçmişi yada nöbet geçirebilecek bir hastalığının bulunmadığını karşı tarafa söylediğimde telefon kapandı. Hastaneye gittiğimde kızıma yüzme hocasının suni teneffüs yaptığını koordinatörden öğrendiğimde kızımın boğulduğunu anladım. O andan sonra zaten hastaneye gelen iki kişi de hastaneden kayboldu ve bir daha okuldan kimse ile iletişime geçmedik. Ben bu suni teneffüsün yetersiz olduğunu, suni teneffüsü yapan kişinin geçerli ilk yardım belgesinin olmadığını düşünüyorum. 112 acil sağlık ekiplerine yanlış bilgilendirilme yapıldığını tahmin ediyorum. Çok fazla ihmal var ve bu kadar ihmale rağmen bu okul halen açık ve eğitim öğretime devam etmekte. Ne zaman kapatılacak? Kaçak havuzun işletmesi ne zaman durdurulacak?”

BERRA İHMALLER VE TEDBİRSİZLİKLER YÜZÜNDEN ÖLDÜ
Kızını en son gördüğünde entube edildiği için kucağına bile alamadığını aktaran acılı anne Beyza Turan, “Oysa ki sabah kızımı kreşe ben bıraktım. Ayrılırken “annecim seni çok seviyorum” dedi. Öptüm yanaklarından ve kızımı okula teslim ettim. Kızımdan geriye oyuncaklarıyla hayalleri kaldı. Odasının kapısı halen kilitli odasına giremiyorum. Eşyaları kendi nasıl bıraktıysa hala öyle duruyor. 4 yaşında olsa da çok temiz ve düzenli bir çocuktu. Gerçek olmayacağını bilsem bile bir gün kızım bana gelecekmiş gibi hissediyorum. Herkes evladına sarılırken ben her gün 4 – 5 kez mezarına gidiyorum ve toprakla karşılaşıyorum. Bu en ağırı benim için. Benim kızım hepimizin kalbine bir kelebek gibi kondu. Herkesin kalbinde büyük bir sevgi yaşattı ama maalesef ihmaller ve tedbirsizlikler yüzünden uçtu gitti, hayattan ayrıldı” dedi.
“OKUL KOLLUK GETİRMEYİN DEDİ, KOLLUKLARI TAKILI OLSA BERRA HAYATTA OLACAKTI”
Kızı Berra’nın yüzme bilmediğini ancak buna rağmen okuldaki öğretmeninin veli grubundan mesaj atarak okula kolluksuz gönderilmesini istediğine dikkat çeken Beyza Turan “Berra’yı 3 yaşında kreşe yazdırdık. 1 yıldır kreşe gidiyordu. Okul bitince yaz okuluna gitmeye başladı. Yaz okulunda binicilik, yüzme ve jimnastik gibi etkinliklerin olacağı söylendi. Biz okulla bunun üzerine sözleşme imzaladık. Yüzme öğreteceklerini söylediler. Olaydan 2 gün önce Berra’nın sınıfından bir öğretmen veli grubundan mesaj atıp 12 Ağustos günü okula çocukları kolluksuz göndermemizi istedi. Bunun üzerine o gün kolluklarını yanına vermedik. Ne kolluk ne simit hiç bir şey yoktu çocukta. Daha önce hep kolluk kullanıyordu. Kızım daha suyun üzerinde bile duramıyordu. Kollukları takılı olsaydı bunlar yaşanmayacaktı” diye konuştu.
KAÇAK HAVUZA FAALİYET ONAYI VERMİŞLER
Bu arada devam eden soruşturma kapsamında 4 yaşındaki Berra’nın hayatını kaybettiği kreş havuzu ile ilgili İnegöl Belediyesinin havuzun kaçak olduğunu belirten belgeleri savcılığa sunduğu, havuzun ruhsatının bulunmadığı öğrenildi. Yine savcılığın talebi üzerine İnegöl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıda ise müdürlüğün imar ruhsatı olmayan havuzun yapımına faaliyet onayı verdiği ortaya çıktı.
İsrail basınında TOGG rüzgarı: Avrupa’yı fethedecek, uluslararası arenada stratejik hamle!
Öte yandan savcılığa sunulan dilekçede olaya tanık olan havuzun hemen yanında çim biçen bahçe görevlisi ile olay anında havuzda yüzen ve akşam evde annesine “Anne, Berra havuzda çırpındı, çırpındı, çırpındı, sonra Berra’yı havuzdan mosmor çıkardılar. Berra öldü” diyen Berra’nın kreş arkadaşından bahsedilerek ifadelerine başvurulması talep edildi. Ayrıca kamera kayıtlarından boğulma olayı sonrası Berra’ya suni teneffüs yaptığı görülen yüzme hocasının geçerli bir ilk yardım belgesinin olmadığı, anaokulunun mevzuat gereği alması gereken iş güvenliği önlemlerini almadığı, iş güvenliği uzmanına ve yapılması gereken risk değerlendirme raporlarına ulaşılamadığı belirtilerek bu konuların savcılık tarafından araştırılması istendi.
Dilekçede, küçük kızın nöbet geçirdiği iddialarıyla ilgili olarak ise “Epilepsi iddiaları savcılığı farklı yöne yöneltme amacı ile şüpheliler tarafından uydurulmuştur. Şüpheliler 112 acil servis ekibini de yanlış yönlendirip olayı boğulma olarak değil, epilepsi nöbeti olarak kayıtlara geçmesini sağlamışlardır ifadelerine yer verildi. Ayrıca dilekçede farklı doktorlardan çocuğun epilepsi hastası olmadığına dair hazırlanan epikriz raporları ile olayın epilepsi değil boğulma olduğunu gösteren adli muayene raporuna da dikkat çekildi….

Yol verme kavgasında darbedilen kadın yaralandı! O anlar kamerada

Yol verme kavgasında darbedilen kadın yaralandı! O anlar kamerada

Olay, saat 12.30 sıralarında Çankaya ilçesi Korkut Reis Mahallesi Strazburg Caddesi’nde meydana geldi. Yaya geçidini kullanarak yolun karşısına geçmek isteyen kadın, su dağıtım firmasına ait ticari aracın hızını düşürmemesine tepki gösterdi. Araçtan inen sürücü, kadına yumruk atıp, darbetti. Kadın, aldığı darbeyle yere düşerken, çevredekilerin müdahale ettiği sürücü araca binerek uzaklaştı. Yaralanan kadın çevredekilerin ihbarıyla gelen sağlık ekibi tarafından ilk müdahalesi yapıldıktan sonra hastaneye kaldırıldı.
İlginizi Çekebilir
‘HANIMEFENDİYE 2-3 KEZ VURDU’
Görgü tanığı esnaf Emre Kara, kadına saldırdıktan sonra kaçan sürücünün peşinden koştuklarını; ancak yetişemediklerini söyleyerek, “Aracımı park ederken bağrışma duydum. Yolu kapatmıştı. Hanımefendiyle kavga ettiler. Ondan sonra adam 2-3 kere hanımefendiye vurdu. Arkadan gelip bir daha yumruk vurdu. Ondan sonra kadın zaten yüzüstü yere düştü. O esnada adam araca bindi, kaçtı. Ben koştum ama yetişemedim” dedi.
Başka bir görgü tanığı Murat Güngör ise “Sanırım yol verme kavgası. Kadın karşıdan karşıya yavaş yavaş geçiyor diye şoför sinirlendi. Sonra bir münakaşa oldu. Adam kadına şiddetli bir şekilde yumruk attı ve direkt arabaya binip kaçtı gitti” dedi.

Olay güvenlik kamerasına da yansıdı. Görüntüde hafif ticari araçtan inen sürücünün yaya geçidini kullanan kadını yumruklayarak darbettiği, daha sonra aracına binip kaçtığı görüldü.
Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

Son dakika: 2 polisi şehit eden saldırganın odası görüntülendi! Eyleme böyle hazırlanmış…

Reklam
Bakan Göktaş: 1 milyondan fazla kadına ulaştık

Bakan Göktaş: 1 milyondan fazla kadına ulaştık

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çeşitli program ve ziyaretlere katılmak için geldiği Mardin’de bir otelde düzenlenen Halkbank Üreten Kadınlar Programı’na katıldı.
İlginizi Çekebilir
Programda, Vali Tuncay Akkoyun, AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç, AK Parti İl Başkanı Mehmet Uncu, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan ve iş insanları yer aldı. Burada konuşan Bakan Göktaş, kadın girişimcilerin sunulan desteklerle kurdukları işlerini büyüterek markalarını güçlendirdiğini ifade ederek, “Kadınların girişimcilik alanındaki yükselişi sadece ekonomik bir hareket değil. Aynı zamanda toplumsal dönüşümün de önemli bir parçasıdır. Araştırmalar gösteriyor ki kadınların kurduğu işletmeler, elde ettikleri gelirleri daha geniş bir sosyal faydaya dönüştürme eğilimindedir. Bunun yanı sıra başarı öyküleriyle başka kadınlara ve gençlere de yol açıyor, onlara cesaret veriyor. Tıpkı bugün burada aramızda bulunan siz kıymetli girişimciler ve kooperatif temsilcilerimizin yaptığı gibi. Sizler pek çok kadına ve gencimize umut ve ilham kaynağısınız. Sizlerin ortaya koyduğu başarılar, kararlılık, emek ve doğru desteklerle her kadının büyük hedeflere ulaşabileceğini en güçlü şekilde kanıtlıyor. Bizler de kadın girişimciliğinin önünü açacak her türlü desteği sunmayı en önemli görevlerimizden biri olarak görüyoruz. Bugün bir arada olmamıza vesile olan Halkbank Üreten Kadınlar Projesi de sunulan desteğin en güzel örneklerinden biridir. Proje kapsamında gerçekleştirilen bu buluşmaların, paylaşılan deneyimlerin kadınlar arasında dayanışmayı ve iş birliğini güçlendirdiğine inanıyorum. Diğer yandan kadınlar, kendilerine sunulan finansmana erişim, eğitim programları, mentörlük, pazarlama gibi desteklerle işlerini büyütüyor ve markalarını güçlendiriyor. Geçtiğimiz şubat ayında 4’üncüsü gerçekleştirilen Üreten Kadınlar Ödül Töreni, girişimcilik yolculuğunda öne çıkan başarı hikayelerini daha da görünür kılıyor. Böylece, ülkemizin dört bir yanından kadınların üretim gücünün nasıl bir dönüşüm yarattığını hep birlikte şahitlik ediyoruz. Biz de Bakanlık olarak, kadınların potansiyellerini ortaya çıkaracak politikalarla onların daha güçlü ve etkin olmaları için çalışıyoruz. 2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planımız, bu potansiyeli ortaya çıkaracak somut adımları içeriyor. Bu kapsamda 8 Mart’ta Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasıyla kurulan ve geçtiğimiz temmuz ayında ilk toplantısını gerçekleştirdiğimiz Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu, kadınların geleceğini şekillendirecek politikaların güçlü bir koordinasyonla hayata geçirilmesine öncülük ediyor” diye konuştu.
‘SİVİL TOPLUM KURULUŞLARIMIZLA VE ÖZEL SEKTÖRLE İŞ BİRLİKLERİNİ ÖNEMSİYORUZ’
Ulusal ve uluslararası pazarlara erişimi kolaylaştıracak imkanların sunulduğunu ifade eden Göktaş, “Bu çerçevede kadınların iş gücüne katılımını artırmak ve karar alma mekanizmalarında daha etkin temsil edilmelerini sağlamak temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu kapsamda kadın girişimciliğini ve kadın kooperatiflerini güçlendiren çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Eğitim, mentörlük ve pazarlama başta olmak üzere kadınlara kapsamlı destekler sunuyoruz. Bu desteklerle kadınların işlerini ve markalarını büyütmelerini, sürdürülebilir başarıya ulaşmalarını sağlıyoruz. Gerek ulusal gerek uluslararası pazarlara erişimi kolaylaştıracak imkanlar sunuyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile imzaladığımız protokol kapsamında, kadın girişimciliğini desteklemeye devam ediyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İş Pozitif Programı kapsamında kadın iş gücüne katılımına destek oluyoruz. Ticaret ile Tarım ve Orman bakanlıklarımızla kadın kooperatifçiliğini destekleyen çalışmalar yürütüyoruz. Kadın kooperatiflerinin sürdürülebilir ve rekabetçi hale gelmelerini sağlamak için eğitim, finansman ve danışmanlık destekleri sunuyoruz. Kadın girişimciliğini desteklemek için tüm çalışmalarımızı ve ilgili kurumların projelerini bir araya getirdiğimiz ‘kadingirisimci.gov.tr’ platformunu kurduk. Bununla birlikte e-ticaretin, kadınlar için düşük maliyetle geniş müşteri kitlesine ulaşma imkanı sunan güçlü bir araç olduğuna inanıyoruz. Hepsiburada ile başlattığımız iş birliğiyle girişimci kadınların e-ticaret becerilerini geliştirmelerine ve faaliyetlerini güçlendirmelerine destek oluyoruz. SPK (Sermaye Piyasası Kurulu) ile imzaladığımız iş birliği protokolü kapsamında kadınlara finansal okuryazarlık konusunda 2018 yılından bu güne rehberlik yapıyoruz. Finansal okuryazarlığı güçlendiren eğitimlerle bugüne kadar 1 milyondan fazla kadına ulaştık. Kadınları desteklemek amacıyla sivil toplum kuruluşlarımızla ve özel sektörle iş birliklerini önemsiyoruz. Birlikte çalışmalar yürütmenin kadınların ekonomik hayata katılımını artırmada kritik rol oynadığına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘KADIN GİRİŞİMCİLER İÇİN YENİ PROJE’
Kadın girişimciler için başlatılacak yeni projenin müjdesini veren Bakan Göktaş, şöyle konuştu:
“Bugünkü birlikteliğimiz vesilesiyle kadın girişimcilerimiz için başlatacağımız yeni bir projenin de müjdesini paylaşmak istiyorum. 7 bölgede yapacağımız bu çalışmanın ilkini ekim ayında Afyonkarahisar’da gerçekleştireceğiz. Bu program kadınların, iş dünyasında daha aktif, güçlü ve söz sahibi olmaları, sektörde daha görünür olmaları için tasarlandı. Programa katılan her girişimci kadın kendi alanında liderlik edecek bir yetkinliğe sahip olacak. Pazarlama, satış ve iletişim stratejisi, marka yönetimi, finansal okuryazarlık, teknoloji kullanımı başta olmak üzere geniş bir yelpazede eğitim ve atölye çalışmalarımız olacak. Böylece kadınların bilgi ve becerilerini geliştirmelerini sağlayacağız. Sadece ülkemiz için değil. Aynı zamanda uluslararası pazarlara açılmalarını sağlayarak küresel ölçekte rekabet etmelerini sağlayacağız. 2025 Aile Yılında, kadınların, toplumda değişimin öncüsü olmaları için vizyoner politikaları kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz. Tüm bu çalışmaların özünde tek bir hedef var. Kadınların potansiyellerini ortaya koyabilecekleri ve üreterek güçlenecekleri bir Türkiye inşa etmek. Çünkü bir kadının ekonomik olarak güçlenmesi, ailesinden başlayarak toplumun geneline yayılan ve hatta ülkelerin kalkınmasına tesir eden pozitif bir etki yaratır. Bu anlamada kadın girişimciliği, kadının güçlenmesi noktasında hayati bir öneme sahip. Bunun için kamu, özel sektör, sivil toplum el ele veriyoruz. İşte Halkbank’ın Üreten Kadınlar Projesini de bu ortak vizyonun bir parçası olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da vurguladığı gibi, ‘Türkiye’nin ekonomiden üretime, hak ve hürriyetlerden demokrasiye kadar elde ettiği eşsiz kazanımlarda kadınların çok büyük katkıları var.’ Biz, ülkemizin kalkınma yolculuğunda kadınların emeğinin her daim belirleyici olmaya devam edeceğine inanıyoruz. Tüm imkanlarımızla sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz.”…

Bakan Güler: Türk müteahhitlerinden Pakistan’da 3,5 milyar dolarlık dev yatırım

Bakan Güler: Türk müteahhitlerinden Pakistan’da 3,5 milyar dolarlık dev yatırım

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İslamabad’da düzenlenen “Türkiye-Pakistan Karma Ekonomik Komisyonu” (KEK) 16. Dönem Toplantısı’nda konuştu. Bakan Güler, müstesna ilişkilere sahip olunan Pakistan ile ekonomik ve ticari ilişkileri güçlendirmeye büyük önem verdiklerini belirtti.
İlginizi Çekebilir
Güler, Pakistan’da gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi (YDSK) toplantısında ticaret, su kaynakları, tarım, enerji, kültür, aile ve sosyal hizmetler, bilim, bankacılık, eğitim, savunma ve sağlık alanlarında önemli kararlar alındığını hatırlattı.
Bugünkü toplantıda ise liderler tarafından onaylanan kararları gözden geçirdiklerini ifade eden Güler, şunları söyledi:
“İkili ticaret rakamlarımıza bakarsak, geçtiğimiz yıl ticaret hacmimiz 1,4 milyar doları aşmış ve bir önceki yıla kıyasla yüzde 35 artış göstermiştir. Bu rakamlar, daha yüksek seviyelere ulaşmak için her iki tarafın da daha fazla çaba sarf etmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Amacımız, mal ve hizmet ticaretini, yatırımları sürdürülebilir, dengeli ve düzenli bir şekilde artırarak gerçek potansiyelimize ulaşmaktır. Liderlerimizin ortaya koyduğu 5 milyar dolar ticaret hedefini en kısa zamanda gerçekleştirmek için çalışmaya devam edeceğiz.”
“İŞBİRLİĞİMİZİ DERİNLEŞTİRMEYE KARARLIYIZ”
Yaşar Güler, 2023’te yürürlüğe giren Mal Ticareti Anlaşması’nın ticarete ivme kazandırdığını vurguladı.
Bundan sonraki süreçte bu anlaşmayı hizmetler, yatırımlar ve e-ticaret gibi çeşitli sektörleri de kapsayacak şekilde genişletmeyi beklediklerini söyleyen Güler, işbirliğinin, sadece ticaretle sınırlı olmadığını dile getirdi.
Birçok konuda işbirliğini geliştirmek istediklerini ifade eden Güler, “Savunma sanayi, temiz enerji, gıda ve tarım teknolojileri, turizm, sivil havacılık, bilişim ve iletişim teknolojileri, eğitim, lojistik, gemi inşası ve bakımı, helal endüstri ile film ve televizyon dizilerinde ortak yapım ve yayıncılık gibi muhtelif hizmet sektörlerinde işbirliğimizi derinleştirmeye kararlıyız.” diye konuştu.
Türk şirketlerinin Pakistan’da doğrudan yatırımlarının 2 milyar doları aşmasının, Pakistan ekonomisine duydukları güvenin açık bir göstergesi olduğunu dile getiren Güler, önde gelen Türk firmalarının binlerce kişilik istihdam oluşturarak Pakistan ekonomisine önemli katkı sağladığını aktardı.
Türkiye ve Pakistan’ın küresel meselelerde her zaman omuz omuza durduğunu ifade eden Güler, ortaklığın en güçlü alanlarından birinin savunma sanayisi olduğunu kaydetti.
“ÇOK DAHA İLERİYE TAŞIYABİLİRİZ”
Bakan Güler, MİLGEM Projesi kapsamında inşa edilen ilk gemi olan PNS BABÜR’ün 2023’ün Eylül ayında Pakistan donanmasına katıldığını anımsattı.
Diğer üç geminin de en kısa zamanda teslim edilmesinin planlandığını belirten Güler, Pakistan’dan da Super Mushshak eğitim uçaklarının tedarik edildiğini dile getirdi.
Bu örneklerin iki ülkenin güvenliğine dair ortak kararlılığı gösterdiğini belirten Güler, öne çıkan bir diğer işbirliği alanının da müteahhitlik sektörü olduğunu anlattı. Bakan Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türk müteahhitlik firmaları, Pakistan’da çoğunluğu ulaştırma, konut ve enerji altyapısında olmak üzere yaklaşık 3,5 milyar dolar değerinde 72 büyük projeyi başarıyla üstlenmiştir. İlişkilerimizi derinleştirmeye yönelik güçlü iradeye sahip olmamız, firmalarımızı cesaretlendirecektir. Ticaretimizi enerji, madencilik, turizm, altyapı ve müteahhitlik gibi alanlarda çeşitlendirerek çok daha ileriye taşıyabiliriz.”
“SOMUT KARARLAR DOĞURMASINDAN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
İkili ekonomik ve ticari ilişkilerin hak ettiği seviyeye ulaşması gerektiğini söyleyen Güler, bu doğrultuda yeni işbirliği alanlarının geliştirilmesi ve hızla uygulamaya koyulmasının önemli olduğunu ifade etti.
Teknik heyetlerin titiz çalışmasıyla hazırlanan KEK Protokolü’nün, önümüzdeki dönemde hangi alanlara yoğunlaşılması gerektiğini açıkça gösterdiğini vurgulayan Güler, şunları paylaştı:
“Bu protokol çerçevesinde, ticaret, ulaştırma, enerji, sanayi, KOBİ’ler, tarım, finans, eğitim, medya, bilgi ve iletişim teknolojileri, sağlık, kültür ve sosyal hizmetler gibi alanları kapsayan işbirliği başlıkları üzerinden karşılıklı anlayış ve ortak çıkarlarımızı güçlendirerek işbirliğimizi daha da geliştireceğiz. Bu toplantının düzenlenmesine katkı sağlayan herkese şükranlarımı sunuyor, bu ziyaretin Türkiye ve Pakistan arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesine yönelik somut kararlar doğurmasından memnuniyet duyuyorum.”
Son dakika: 2 polisi şehit eden saldırganın odası görüntülendi! Eyleme böyle hazırlanmış…

Köpekleri öldürmekle suçlanan doktorun tahliye talebine mahkemeden karar

Köpekleri öldürmekle suçlanan doktorun tahliye talebine mahkemeden karar

Hastanede doktor olan Muhammet Mustafa Duman, farklı kişilerden sahiplendiği köpekleri Etimesgut ilçesi Bağlıca Mahallesi’nde oturduğu evde öldürdüğü iddiasıyla 29 Nisan’da gözaltına alınıp, tutuklandı.
İlginizi Çekebilir
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonunda Duman hakkında, ‘Müstehcenlik’ ve ‘Birden fazla evcil hayvana cinsel istismarda bulunarak, kasten öldürme’ suçlarından 17,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. İddianamede, Duman’ın dosyada tespit edilen toplam 8 yavru köpekten 3’ünü 30 Mart 2025’te, 5’ini ise 26 Nisan 2025’te sosyal medya üzerinden verilen ücretsiz sahiplendirme ilanları aracılığıyla temin ettiği belirtildi. Şüphelinin, yavru köpekleri koli içerisinde ikametine götürüp, evde cinsel istismarda bulunduktan sonra öldürdüğü belirtildi. Ayrıca, yapılan dijital incelemeler ve bilirkişi raporuna göre; Duman’ın köpekler ve diğer hayvanlara yönelik cinsel istismar içerikli yaklaşık 43 bin müstehcen görüntüyü depoladığı belirtildi.
‘4 GÜNLÜK KÖPEKLERDİ, KAÇMALARI İMKANSIZ’
Ankara Batı 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün davanın 2’nci duruşması görüldü. Duruşmada, tutuklu sanık Mustafa Duman, tanıklar ve avukatlar yer aldı. Hakim, tanıkların dinleneceğini belirterek Ö.K.’ye söz verdi. Tanık Ö.K., köpeğinin 5 yavrusu olduğunu ve kanser olduğu için yavruları sahiplendirmek istediğini söyledi. Ö.K., “Köpeklerden 1-2’sini alır zannetmiştim, 5’ini de alıp kaçarcasına götürdü. Köpeklerin biberonu ve eşyaları kalmıştı. Daha sonra telefondan engellemiş beni, içime kuşku düştü. Tekrar ulaştık; neden engellediğini, sadece hayvanların iyi olup olmadığını sordum. ‘Beni bir daha arama’ dedi. 4 günlük köpeklerdi, yürüyemiyorlardı; kaçmaları imkansız” dedi.
Tanık beyanına karşı söz alan Duman, “Ben tanığın telefonunu engellemedim; ayrıca köpekleri aldığımda, evet 5 günlüktü ama bu köpekler 3 hafta sonra kaçtı” iddiasında bulundu.
‘MUŞAMBA VE TEMİZLİK MALZEMESİ ALMIŞ’
Mahkemenin söz verdiği diğer tanık S.K., hayvansever olduklarını ve sokak hayvanlarını beslediklerini söyleyerek, “Mezarlıkta 3 tane yavru köpek bulduk. ‘Hayvanlar yuva bulsun’ diye ilan açtık. Sanık bana ulaştı. Köpekler sanığa teslim edildi. Hayvanların takibini yapmak için sanık arandığında telefonu arkadaşların yüzlerine kapatmış. Daha sonra arbede yaşandı, bize saldırıya geçti. Hayvanlar yeni doğmuştu, çok korkaklardı, kaçamayacak durumdalardı. Başkaları da bana ulaşıp o sanığa köpek verdiklerini söyleyince iyice panik oldum. Vebal altına girdiğimi düşündüm. Bu olaydan dolayı psikolojim bozuldu. Ayrıca; taksici sanığın market önünde durup, muşamba ve temizlik malzemesi aldığını söyledi” ifadelerini kullandı.
Mert Hakan’dan Kerem Aktürkoğlu’na ilk sözler! Fenerbahçe idmanından sıcak görüntü
‘EV VE ARSA ALMA OLAYLARINI KASTETTİM’
Sanığın kardeşi Bekir Duman da tanık olarak dinlendi. Ağabeyiyle aralarında geçen mesajlaşmalar sorulan Duman, “Abim ticaret yapardı, az peşinatlı çok taksitli ev ve arsa alırdı. 5-10 tane satın aldığında, taksitler de uzun olduğu için ödemekte zorlandığı konusunda kendisiyle mesajlaştım” dedi. Tanığa, Mustafa Duman’ın, ‘3 kez aradım yine de vermekten vazgeçtiler’ mesajında, ‘satmak’ kelimesi yerine neden ‘vermek’ kelimesi kullanıldığı, kendisinin ise neden ‘Kafanı başka şeylerle meşgul et’ dediği soruldu. Tanık, “Biz ‘vermek’ kelimesini ‘satmak’ kelimesine karşılık kullanırız. ‘Kafanı başka şeylerle meşgul’ et dediğimde de ev ve arsa alma olaylarını kastettim” dedi. Tanık Bekir Duman, sanığın hayvanlarla ilgili bir travması olup olmadığı sorusuna, “Üniversitedeyken köpek ısırdığını biliyorum; ancak buna rağmen hayvanlara olumsuz bir tutumu olduğunu görmedim” diye cevap verdi.
’10 YIL GEÇSE DAHİ İSPATLANAMAYACAK’
Beyanların ardından Ankara Barosu Hayvan Hakları Merkezi, duruşmaya katılma talebinde bulundu. Talep, mahkeme tarafından reddedildi. Bu sırada çıkan tartışma sonrası bazı avukatlar salon dışına çıkarıldı. Söz alan sanık Muhammet Mustafa Duman, “6 aydır tutukluyum, özgürlük hakkım gasbedilmiş durumdadır. Ben herhangi bir köpeği öldürmedim. Aradan 10 yıl geçse dahi benim köpek öldürdüğüm ispatlanamayacaktır. Ben bir hekimim, Güdül ilçesinde hekimlik yapıyordum. Vatandaşlara hizmet sunmam gerekirken tutukluyum. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum” dedi.
Beyanların ardından Cumhuriyet savcısı, sanık Duman’ın tutukluluk halinin devamını talep etti. Ara kararı açıklayan mahkeme de sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 23 Eylül’e erteledi.

Son dakika: 2 polisi şehit eden saldırganın odası görüntülendi! Eyleme böyle hazırlanmış…

Bir ay içinde ikinci vahşet! Kurban 15 yaşında

Bir ay içinde ikinci vahşet! Kurban 15 yaşında

Olay, 7 Eylül akşamı Yunus Emre Caddesi’ndeki bir parkta meydana geldi. Alınan bilgilere göre, 15 yaşındaki Fatih Acacı, yaşıtı D.G. tarafından bilinmeyen nedenden dolayı bıçaklı saldırıya uğradı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Vücudunun farklı yerlerinden bıçaklanarak ağır yaralanan Fatih Acacı, sevk edildiği hastanedeki tüm çabalara rağmen kurtarılamadı.

Saldırıyı gerçekleştiren D.G. ise yakalanarak gözaltına alındı. Zanlının emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenilirken, arkadaşlarınca cinayeti ‘kız meselesi’ nedeniyle işlediği iddia edildi.
Vefat eden Acacı’nın ise bugün Pursaklar’da toprağa verileceği aktarıldı. Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği belirtildi.
İlginizi Çekebilir
BİR AY İÇERİSİNDEKİ İKİNCİ BENZER OLAY
Ankara’nın Keçiören ilçesinde geçen ay meydana gelen olayda da 21 yaşındaki Hakan Çakır, 18 yaşının altındaki çocuk zanlıların dahil olduğu bıçaklı saldırıda hayatını kaybetmişti.
KURBAN 22, KATİLLER 14 ve 17 YAŞINDA
Keçiören ilçesinde çiğ köfte dükkanı işleten Hakan Çakır, 10 Ağustos’ta, kız kardeşi ve annesine sözlü tacizde bulunan kişilerle çıkan kavgada bıçaklanarak öldürülmüştü.
Ailelerin de dahil olduğu arbedede Hakan Çakır, babası Şahin Çakır ve ağabeyi Hakkı Can Çakır bıçaklı saldırıya uğradı. Hakan Çakır olay yerinde hayatını kaybetti. Kaçan T.Z., S.Z. ve ağabeyleri E.Z. ile babaları C.Z.’nin yanı sıra U.K. isimli 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Saldırganlardan baba ve 3 oğlu tutuklandı, U.K. ise serbest bırakıldı. Tutuklanan kardeşlerin sosyal medyada uzun namlulu silah, tabanca, kılıç ve bıçaklarla çektirdikleri fotoğraflar paylaştıkları görüldü….

Reklam
İzmir'de şehit düşen polislere son görev! Cenaze namazını şehidin babası kıldırdı

İzmir’de şehit düşen polislere son görev! Cenaze namazını şehidin babası kıldırdı

Dün sabah saat 08.30 sıralarında, 16 yaşındaki E.B., Balçova Salih İşgören Polis Merkezi’nin önüne gelerek elindeki pompalı tüfekle polislere yönelik ateş açtı. Nöbet kulübesi yakınında bulunan polis memuru Hasan Akın ve Ömer Amilağ’ın vücuduna saçmalar isabet ederken, saldırgan kaçmaya başladı.
İlginizi Çekebilir
Silah sesini duyan ve polis merkezinin üstünde bulunan lojmanda kaldığı öğrenilen 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir, silahını alarak aşağı indi. Kısa sürede aynı sokakta polis ekipleri tarafından kıstırılan saldırganla polis arasında çıkan çatışmada, Muhsin Aydemir ve sivil bir vatandaş yaralandı. Saldırgan da polis ekipleri tarafından bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi ve gözaltına alındı.
Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi yönlendirilirken, sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ve Polis Memuru Hasan Akın’ın şehit olduğu belirlendi. Saldırıda yaralanan Polis Memuru Ömer Amilağ ile sokaktaki bir vatandaş, sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaralanan saldırgan E.B. de ambulansla Alsancak Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı.
27 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Olayla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılırken, 2 Cumhuriyet Başsavcı vekili ve 2 Cumhuriyet savcısı görevlendirildi. Saldırganın annesi, babası, 2 arkadaşıyla birlikte irtibatlı ve iltisaklı olduğu değerlendirilen 27 şüpheli, İzmir Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, saldırgan E.B.’nin bir hastanede sağlık görevlisi olarak çalışan babasının emniyetteki ilk ifadesinde, oğlunun son zamanlarda radikal davranışlar sergilediğini belirttiği öğrenildi. N.B., çocuğunun bilgisayar ve telefon başında çok fazla vakit geçirdiğini, bu konuda defalarca uyarıda bulunduklarını söyledi. Ayrıca oğluna, bu tavrını sürdürmesi halinde kendisini polise şikayet edeceklerini de dile getirdiklerini söylediği öğrenildi.
Galatasaray’dan Victor Osimhen için sakatlık açıklaması! İşte kaçıracağı maç
ŞEHİTLER İÇİN TÖREN DÜZENLENDİ
İzmir’in Balçova ilçesinde, polis merkezine düzenlenen silahlı saldırı sonucu şehit olan 1. sınıf emniyet müdürü polis başmüfettişi Muhsin Aydemir ve polis memuru Hasan Akın’ın cenazeleri İzmir’de toprağa verildi.
Şehit Aydemir (52) ve Akın’ın (36) Türk bayrağına sarılı naaşları, cenaze araçlarıyla Gaziemir ilçesindeki 15 Temmuz Şehitler Camisi’ne getirildi.

Öğle vakti düzenlenen cenaze törenine, şehitlerin ailesi ve yakınlarının yanı sıra İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İzmir Valisi Süleyman Elban, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral İrfan Özsert, AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, AK Parti, MHP ve İYİ Parti’li bazı milletvekilleri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş, Sahil Güvenlik Hava Komutanı Tuğamiral Ertuğrul Şerbetci ile askeri erkan, siyasi partilerin temsilcileri, meslektaşları da katıldı.
ŞEHİTLERİN YAKINLARI TABUTA SARILIP GÖZYAŞI DÖKTÜ, DUA ETTİ
Törende şehit Muhsin Aydemir’in eşi Ebru Aydemir, çocukları Leyla ve Mert Aydemir ile şehit Hasan Akın’ın babası Ferhat Aydemir, annesi Fatma Akın, eşi Şule Akın, çocukları Esma ve Zeynep Akın yer aldı. Aileler ve mesai arkadaşları gözyaşlarıyla şehitlere veda ederken, cenaze töreninde duygu dolu anlar yaşandı.
Şehit polis memuru Hasan Akın’ın tabutunun başında ailesi, “Şehitler ölmez, Peygamber efendimize komşu olsunlar. Ağlamayın, ağabeyim görse kızar.” ifadelerini kullandı.

CENAZE NAMAZINI ŞEHİDİN İMAM BABASI KILDIRDI
Şehit Akın’ın iki kızı da babalarının tabutunun başına gelerek vedalaştı. Akın’ın cenaze namazını emekli imam olan babası Ferhat Akın kıldırdı.
İl Müftüsü Sinan Kazancı’nın şehit Aydemir’in cenaze namazını kıldırmasının ardından şehitlerin naaşları dualar eşliğinde tören mangası tarafından cenaze araçlarına taşındı.
Şehit Aydemir’in naaşı defnedilmek üzere Bornova ilçesindeki Işıkkent Polis Şehitliği’ne, şehit Akın’ın naaşı ise Urla ilçesi Kuşçular Mahallesi’ndeki Ova Mezarlığına götürüldü.
Evli ve 2 çocuk babası şehit Muhsin Aydemir’in 1995’te İzmir Emniyet Müdürlüğü’nde göreve başladığı, 2009 yılında Iğdır Emniyet Müdürlüğü kadrosunda şark görevini tamamlayarak sırasıyla Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü, Terörle Mücadele Daire Başkanlığı, İzmir Emniyet Müdürlüğü kadrolarında görev yaptığı, 2021 tarihinde ise Teftiş Kurulu Başkanlığı İzmir Çalışma Merkezine atandığı belirtildi.
Evli ve 2 çocuk sahibi şehit Hasan Akın’ın ise 2013’te Çanakkale Emniyet Müdürlüğü’nde göreve başladığı, şark görevini 2016 yılında Hakkari Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Muş Bulanık İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrolarında tamamlandığı, 2020 tarihinde İzmir Emniyet Müdürlüğüne atandığı ifade edildi.
16 yaşındaki saldırgan iki polisi şehit etti! Katilin dedesi: Ben bittim…

CHP'de İstanbul krizi! Özgür Özel, İl Başkanlığı binasına gidecek mi?

CHP’de İstanbul krizi! Özgür Özel, İl Başkanlığı binasına gidecek mi?

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 102. kuruluş yıl dönümü nedeniyle Taksim Meydanındaki Cumhuriyet Anıtı önünde tören düzenlendi.
ÖZGÜR ÇELİK KATILDI
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 102. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Taksim Anıtı’na çelenk bıraktı. 1 dakikalık saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu.
Öte yandan Gürsel Tekin sabah saatlerinde CHP’nin Taksim’de gerçekleştirilen törende yaptığı açıklamada ‘Genel Başkanımı karşılamak istiyorum’ demişti. Ancak programa İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevden uzaklaştırılan Özgür Çelik katılırken Tekin’in protokolde yer almadığı görüldü.
CHP’de İstanbul krizi! Gürsel Tekin’den Özgür Özel hamlesi: Genel Başkan karşılanmaz mı?
ANKARA’YA DÖNECEK
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in İstanbul’daki İl Başkanlığı binasına gitmeyeceği, Parti Meclisi toplantısına katılmak için Ankara’ya döneceği öğrenildi.

GÜRSEL TEKİN, SABAH SAATLERİNDE TAKSİM CUMHURİYET ANITI’NA ÇELENK BIRAKMIŞTI
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin, CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde seçilen başkan ve yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırılıp yerine atanan geçici kurulda görevlendirilen Tekin, CHP’nin 102. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Taksim’deki Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bıraktı.
Burada basın mensuplarına konuşan Tekin, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, çoğunluğu fail meçhul cinayetlerde ve siyasal mücadelede hayatını kaybetmiş tüm CHP’li yoldaşlarını, ağabeylerini ve yöneticilerini rahmetle andığını söyledi.
CHP’nin savaş meydanlarında kurulan bir siyasi parti olduğunu belirten Tekin, “Geleneklerine, kurallarına, anayasasına uygun her türlü davranış içinde olacağız. Bu bizim temel görevimizdir.” diye konuştu.
Tekin, çelenk töreni yaptıklarını, aynı zamanda buraya CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile genel merkez yöneticilerinin de geleceğini, onlarla da partinin kuruluş felsefesine uygun şekilde el ele, kol kola vererek, Türkiye’nin gündemiyle meşgul olacaklarını ve bundan sonraki tartışmaların hiçbirisinin parçası olmayacaklarını dile getirdi.
Kendisinin ve arkadaşlarının, görevleri gereği, kısa süre içinde gereken ne varsa yapacağını anlatan Tekin, sonrasında kamuoyuna “Evet, biz de partimize karşı sorumluluğumuzu yerine getirdik, görevimiz bitti, teşekkür ederiz.” diyeceklerini ifade etti.
Hikmet Çetin’den dikkat çeken açıklama: Kılıçdaroğlu geri dönme niyetinde
“GÜN ÖFKE, GÜN BİRBİRİMİZE LAF YETİŞTİRME GÜNÜ DEĞİL”
CHP Genel Başkanı Özel’i Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda düzenlenecek çelenk töreninde karşılayacağını belirten Tekin, “Partimin genel başkanıdır, partimin yöneticileridir. Her ne kadar arkadaşlarımız öfkeyle bize kızgın olsalar da biz öfkemizi içimize gömdük. Gün öfke, gün birbirimize laf yetiştirme günü değil. Türkiye’nin birliğini, bütünlüğünü, dirliğini sağlayabilecek çok önemli çalışmalar bizi bekliyor. Bizim bütün uğraşımız, çabamız bu olacak.” şeklinde konuştu.

Anıta yaklaşık 15 dakikalık bir yürüyüşün ardından geldiğini ve yollardaki vatandaşların tepkisini ölçmeye çalıştığını söyleyen Tekin, şöyle devam etti:
“Gelen sarılıyor, giden sarılıyor. Herkese çok teşekkür ediyorum. Her ne kadar bir kısım televizyonlar, bizim çok kıymetli seçmenlerimizin kafasını bulandırmış olsalar da bize karşı olan güvenlerini kaybetmemeleri bize büyük bir cesaret veriyor. Ben İstanbul’un bütün mahallelerini dolaşır gezerim, en iyi siz basın mensubu arkadaşlarımız bilirsiniz. Bütün uğraşımız partimizi en üst seviyeye çıkarmaktır. Bugüne kadar yaşanan sorunlar keşke olmasaydı. Ben ve heyetteki arkadaşlarım hayatımızın hiçbir döneminde olmadığı kadar çok büyük çaba sarf ettik. O manzaraların yaşanmaması için 7 gün, 7 düveli bir araya getirdik. Ama ne yazık ki bizim inisiyatifimizin dışında yaşanan manzara en çok bizi üzdü. Bundan sonra CHP’lileri, CHP’ye oy verenleri asla üzmeyeceğiz. Yolumuza bakacağız ve genel merkezimizde partili arkadaşlarımızla da kucaklaşacağız.”
“RESMİ BİNAMIZ SARIYER’DEKİ BİNA, SARIYER’E GİDECEĞİZ”
Tekin, basın mensuplarının, dün CHP İstanbul İl Başkanlığında neler konuşulduğuna ilişkin soruları üzerine “Bir kısım parti yöneticisi arkadaşlarımızla temaslarımız, konuşmalarımız oldu. Sonra kendi aramızda kuruldaki arkadaşlarımızla bir yol haritası çizdik. İyi çalışmalar olacak, hiç kimse merak etmesin. Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır.” dedi.
Törenin ardından Bahçelievler ilçe binasına gidip gitmeyeceği yönündeki soru üzerine Tekin, 17 yaşında CHP’ye katıldığını belirterek, “O zaman ısıtma sistemleri sadece sobaydı. Bizim görevimiz pazarda kasa toplayıp soba yakmaktı, pankart asmaktı. Ben bu gelenekten geldim. Onun için o bina, bu bina, Sayın Genel Başkanımız nereyi uygun görüyorsa… Bizim resmi binamız şu anda Sarıyer. Bir bina tartışmasının içine girmek istemiyoruz, öyle bir sorun yok. Yeter ki üstünde altı oklu Cumhuriyet Halk Partisi yazan yer olsun, her yer bizimdir.” ifadelerini kullandı.
CHP İstanbul İl Başkanlığı önünde dün yaşananları ve kendisine gelen tepkileri de değerlendiren Tekin, şunları söyledi:
“Canları sağ olsun, demokratik tepkidir. Hiçbir kızgınlığım yok. Hepsini gözlerinden öperim. Bize petler değil, kurşunlar bile işlemez. Yeter ki doğru durun. Biz doğru noktadayız. Biz hiç kimseyi mahcup etmeyeceğiz. Ama dostlarımı uyarmak istiyorum. Yazar, çizer, gazeteci… Yarın mahcup olabileceğiniz şeyleri söylemeyin, yazmayın. Çünkü biz ne yaptığımızı biliyoruz. Çok kolay bir görev değil arkadaşlar. Ne kadar zor bir görevi üstlendiğimizi biliyorum. Ama söz konusu CHP olunca geri kalan hepsi teferruattır.”
Tekin, görevden alınan Özgür Çelik ile teması olup olmadığına ilişkin soru üzerine, CHP yöneticilerinin önemli bir kısmıyla temaslarının olduğunu, sadece dün değil süreç boyunca temaslarının devam edeceğini ve parti yöneticileriyle kucaklaşarak düşmanları çatlatacaklarını dile getirdi.
Kendisine yönelik eleştirilere verdiği “Ben onların ağabeyiydim.” açıklamasını da değerlendiren Tekin, şöyle konutu:
“Yeni bir polemiğe girmek istemiyorum. Bana ağabey diyen, hatta bir kısım televizyonlar ‘İmar çetesinin, ihale çetesinin korkulu rüyası’ diyenler, ne oldu da 5 dakikada biz böyle şeytanlaştık? Ömrümüzde, hayatımızda kirlilik yok. Hatalarımız yok mu, insanız, tabii ki hata yapacağız. Ben partinin bütün kademelerinde görev yaptım. Gençlik kolu başkanı, ilçe yöneticiliği, il başkan yardımcılığı. Çok şükür bir çöp kadar partimin kurumsal kimliğine zarar vermedim. Benim ilkem altı ok ve kurucu liderim Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve ondan sonraki genel başkanlarım. CHP’nin genel başkanları, Atatürk, İnönü, Ecevit, Deniz Baykal, Hikmet Çetin, Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel, hepsinin ortak özelliği para ilişkisi sıfır ve dürüstlükleridir. CHP dürüstlerin partisidir.”
Tekin, bu törenin ardından nereye gideceği yönündeki soruya “Şu anda resmi binamız Sarıyer’deki bina, Sarıyer’e gideceğiz. Partimizin bugün kuruluş yıldönümü, saat saat, dakika dakika arkadaşlarımızla teşkilatlarımızla illerimizle ilçelerimizle görüşerek sorunları bir an önce bitirelim. Önümüzdeki günlerde pazarlarda olacağız.” diye yanıt verdi.
2 polisi şehit eden saldırganın odası görüntülendi! Eyleme böyle hazırlanmış
CHP İL YÖNETİMİNE ATANAN GEÇİCİ KURULDAKİ ŞEN VE NARSAP CHP İSTANBUL İL BAŞKANLIĞINA GELDİ
Sarıyer’deki CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının önünde polis ekiplerinin güvenlik önlemleri sürdü. Sabah saatlerinde, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesince atanan geçici kurulda yer alan Zeki Şen ve Erkan Narsap, buraya gelerek binaya girdi.
Sonrasında CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya ile bazı parti meclis üyeleri ve parti görevlileri de binanın önünde geldi.
Binanın girişinde bekleyen polis ekipleri ise parti yöneticileri ve milletvekilleri dışındaki kişilerin şu an için içeriye alınmayacağını bildirdi.
Daha sonra il binasından çıkan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, polisin içeriye alınacak yöneticiler arasında ayrımcılık yapmaya hakkı olmadığını söyledi.
Binanın her katında polisler olduğunu iddia eden Başarır, “Bunun nedeni nedir? Gürsel Tekin siyah minibüsüyle buraya kadar geliyor. Ben Meclisin bana vermiş olduğu kırmızı plakalı aracımla buraya gelemiyorum. İlçe başkanlarımız gelemiyor. Burası şu dakikadan itibaren il binamız değil. Kayyum Gürsel Tekin’in de burada olmasına hiç gerek yoktu zaten. Lütfen o da gitsin, nerede görev yapacaksa belirtilmiş. O kanunsuz görevini orada yapsın. Daha fazla burada partilisini, ilçe başkanını, insanları provoke etmesin.” ifadelerini kullandı.
Bir gazetecinin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in binaya gelmesi durumunda Gürsel Tekin ve geçici kuruldakilerle görüşmesinin söz konusu olup olmayacağı yönündeki sorusu üzerine Başarır, “Hayır, öyle bir görüşme söz konusu değil.” dedi.
Daha sonra yapılan görüşmelerin ardından milletvekilleriyle gelen parti üyeleri ve çalışanlar da parti binasına alındı….