BIST 100
14.251,29 1,22%
DOLAR
47,1210 0,06%
EURO
53,9369 -0,03%
GRAM ALTIN
6.020,86 -1,96%
FAİZ
41,10 -0,34%
GÜMÜŞ GRAM
84,11 -3,80%
BITCOIN
64.142,00 0,10%
GBP/TRY
63,5462 -0,11%
EUR/USD
1,1442 0,00%
BRENT
84,90 -0,06%
ÇEYREK ALTIN
9.844,11 -1,96%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
25 °
Reklam

SİYASET

Eşini 57 bıçak darbesiyle öldürdü! İfadesinde olay anına ilişkin detaylar şoke etti

Eşini 57 bıçak darbesiyle öldürdü! İfadesinde olay anına ilişkin detaylar şoke etti

Etimesgut ilçesinde 18 Şubat’ta İsmail Kara, boşanma davası tamamlanmasına rağmen, boşanma kararları henüz kesinleşmeyen eşi Selma Kara ile konuşmak için evine gitti.
İlginizi Çekebilir
Çıkan tartışmada İsmail Kara, eşini 57 yerinden bıçaklayarak öldürdü. İsmail Kara, gözaltına alınıp, tutuklandı. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın cinayetle ilgili başlattığı soruşturma tamamlanarak, iddianame hazırlandı. Mahkeme tarafından kabul edilen iddianame ile Kara hakkında, ‘Eşi kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle dava açıldı.
KUMAR YÜZÜNDEN EVİ TERK ETTİ
İddianamede, son 2 yıldır İsmail Kara’nın kumar oynaması ve yüklü miktarda para kaybetmesi nedeniyle çiftin aile yaşantılarının bozulduğu belirtildi. Selma Kara’nın daha önce kumar yüzünden yaşanan tartışmalar sonrası defalarca evi terk ederek annesinin yanına gittiği, ardından yeniden barışarak eve döndüğü belirtildi. Olay tarihinden yaklaşık 1 ay önce ise İsmail Kara’nın, eşinin kendisini aldattığından şüphelendiğini iddia ettiği, bu olayın ardından aralarının bozulduğu ve çiftin 11 Şubat’ta anlaşmalı şekilde boşandıkları, fakat olay tarihinde boşanma kararının henüz kesinleşmediği belirtildi. Selma Kara’nın, 15 Şubat’ta yeni evine taşındığı ve 3 gün sonra da 18 Şubat’ta 57 bıçak darbesiyle öldürüldüğü anlatıldı.
Son dakika… CHP’de İstanbul krizi! Gürsel Tekin’den Özgür Özel hamlesi: Genel Başkan karşılanmaz mı?
‘YARDIMA GİTMİŞTİM’
İddianamede ifadesine yer verilen sanık İsmail Kara, “Selma’ya ‘kiminle konuşuyorsun’ diye sordum. O da bana ‘bana hesap mı soruyorsun’ dedi. Ben de ‘sana ne hesap soracağım, teyzen mi halan mı kim?’ dedim. Bunun üzerine Selma beni itti. İtmesi üzerine elimde bulunan ambalajını açtığım bıçağı gözümün dönmesiyle Selma’nın karnına sapladım. Sonrasını hatırlamıyorum; ancak birkaç defa daha bıçağı çeşitli yerlerine sapladım. Selma dış kapıyı açarak dışarı çıktı ve ‘beni kurtarın’ diye bağırmaya başladı. Bu sırada bir komşusu geldi, ben de o şahsa ‘git evine’ dedim. O şekilde Selma’yı koridorda bırakarak elimde bulunan bıçağı da ikametten çıktıktan sonra hemen orada bulunan konteynerin içine attım. Kendi evime geçip elimi yüzümü yıkadım ve elbiselerimi değiştirdim. Sonra polis geldi aldı. Ben evine ona yardıma gitmiştim. Olan bu olaylardan dolayı çok pişmanım” dedi.
İddianamede çiftin çocukları A.K.’nin de ifadesine yer verildi. A.K. babasının uyuşturucu kullanması ve kumar oynaması nedeniyle aile yapılarının bozulduğunu belirterek, “Babam, annem evi ayırdıktan sonra iyice takıntı haline getirmişti. Ben annemi öldüren babamdan davacı ve şikayetçiyim” dedi.
Son dakika: 2 polisi şehit eden saldırganın odası görüntülendi! Eyleme böyle hazırlanmış
‘İNDİRİMSİZ CEZALANDIRILMASINI İSTİYORUZ’
Selma Kara’nın ailesinin avukatı Hediye Gökçe Baykal, sanığın eşinin kıskançlık bahanesiyle öldürdüğünü söyleyerek, “Tabii kabul etmiyoruz ama eğer bir aldatma varsa zaten bunun yolu medeni hukuk gereğince boşanma davasıyla ayrılmaktır. Aldattığını iddia ediyorsa da zina sebebiyle dava açılabilir ancak bunların hepsinin birer bahane olduğunu biliyoruz biz bu tür dosyalarda. Daha önce alınan indirimlerin bu yönde olması da biraz sanıkları ya da şüphelileri bu şekilde ifade vermeye teşvik ediyor açıkçası. Biz bunu daha önce planladığını düşünüyoruz açıkçası İsmail Kara’nın. Birden gelişen ani bir olay değil. Bu öldürme fiili her zaman kafasında vardı ve planlayarak yaptığını düşünüyoruz. Olan yine bir kadının hayatına oldu, geride kalan 2 çocuğuna oldu. Hiçbir indirim olmaksızın cezalandırılmasını istiyoruz” dedi.

Son dakika: 2 polisi şehit eden saldırganın odası görüntülendi! Eyleme böyle hazırlanmış

Son dakika: 2 polisi şehit eden saldırganın odası görüntülendi! Eyleme böyle hazırlanmış

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 2 polisin şehit olduğu, 2’si polis 3 kişinin yaralandığı Balçova Polis Merkezi’ne yönelik silahlı saldırıyla ilgili başlattığı soruşturma sürüyor.
Saldırının faili 16 yaşındaki Eren Bigül’ün evindeki cep telefonu ile bilgisayarına el konuldu. Kurulan özel ekip, zanlının internet ve GSM üzerinden görüşmelerini incelemeye aldı.
İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, saldırgan ve ailesi hakkında komşularından bilgi alırken, Bigül’ün eğitim gördüğü lisede de araştırma yürütüyor.
İzmir’de 16 yaşında iki polisi şehit eden katilin babasının ifadesi ortaya çıktı! ‘Son dönemde radikalleşti’

Şüphelinin ailesinin yaklaşık 30 yıl önce Kayseri’den İzmir’e taşındığı, polis ekiplerinin zanlının arkadaş çevresini de sorguladığı öğrenildi.

ODASINDA TÜFEK BAKIM SETLERİ BULUNDU
16 yaşındaki Eren Bigül’ün yaşadığı ev ekipler tarafından didik didik ararken, CNN TÜRK Muhabiri Merve Tokaz ile kameraman İlayda Naz Yalçınkaya, 16 yaşındaki saldırganın evini görüntüledi.

Bigül’ün kaldığı odada silah bakımı için kullanılan tüfek temizleme setleri bulundu. Ayrıca odasında yer alan bazı kitaplar da dikkat çekti.

Saldırı öncesi Eren Bigül’ün silah temizliğini bu odada yaptığı anlaşıldı.

Evin içinden detayları aktarana CNN Türk muhabiri Merve Tokaz; “Eren’in ailesiyle yaşadığı evdeyiz. Kitapları görüyorsunuz, burada bir tüfek temizle seti, çocukluk fotoğrafları. Dede Hamza Bigül perişan halde. Hala yaşadığı travmanın etkisinde. Polis ekipleri arama yaptı burada. Önceden planladı mı, talimat aldı mı? Tüm bunlara dair soruşturma genişletildiği detayları bir süreç yürütülüyor. Tüfeğin temizleme setini görüyorsunuz.” dedi.

DEDESİ:SİLAHLARA MERAKLIYDI
Öte yandan, 16 yaşındaki saldırgan Eren Bigül’ün birlikte yaşadığı 85 yaşındaki dedesi Hamza Bigül, torununun çok sakin bir çocuk olduğunu ve böyle bir şey yapmasını beklemediğini söyledi. Olay anında yaşadıklarını da anlatan dede, “Torunum bizle kalıyordu burada yatıyordu. Ben evdeydim, silah patlama seslerini duyunca küçük kardeşi yattığı yerden korkarak uyandı. Ben de pencereden baktım oğlumla. Emniyet müdürümüzün şehit olduğunu bile görmedim. Sonra şerit çekildiğini görünce anladık biz. Ondan sonra şok olduk. Neden yaptığını bilmiyorum. Son günlerde bana göre değişik tavırları yoktu ama anası babasına göre değişik davranışları varmış. Okuduğu kitaplar da burada. Tüfek temizleme setleri burada, ben bilmiyorum. Burada yapmış herhalde. Tüfek burada mıydı görmedim yalan söylemeyeyim. Muhakkak burada temizlemiştir tabi. Çok sakin bir çocuktu, şaşırdım böyle yapınca. Çok üzüldüm şehitlerimize. Kendi de yaralandı torunum, nasıl üzülmeyeyim. Üzerindeki teçhizatlar ve mermileri nereden buldu bilmiyorum. Silahlara meraklıydı sanırım. Şehitlerimize Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun” açıklamasında bulundu.

Reklam
Yapay zeka ile gerçek karışıyor: Deepfake mağdurlarını hangi hukuki süreçler bekliyor?

Yapay zeka ile gerçek karışıyor: Deepfake mağdurlarını hangi hukuki süreçler bekliyor?

Yapay zeka (AI) ve deepfake gibi ileri teknolojiler kullanılarak oluşturulan ve son zamanlarda dijital ortamlarda artış gösteren videolar vatandaşlar için hukuki tehlikeler oluştururken, uzmanlar mağduriyetlerde hukuki yollara başvurulabileceğini ifade etti.
DEEPFAKE TEHLİKESİ BÜYÜYOR
Yapay zeka teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte, deepfake videolar aracılığıyla kişilerin ses ve görüntülerinin izinsiz şekilde kullanılabilme ihtimali artarken, bu durum, özellikle sosyal medyada hızla yayılan sahte içeriklerle kişisel mağduriyetlere yol açabiliyor.
Uzmanlar, rızası dışında sesi ya da görüntüsü yapay zeka ile oluşturulan içeriklerde kullanılan vatandaşların yaşadıkları mağduriyete ilişkin, hukuki yolun açık olduğunu belirtti.
İlginizi Çekebilir
UZMANLAR UYARDI: HUKUKİ YOLLAR AÇIK
Avukat Selahattin Par, yaptığı değerlendirmede, dijital dünyanın gelişmesiyle birlikte, sanallıkla gerçeklik arasındaki farkın ortadan kaybolduğunu ve dijital okur yazarlığın teknolojiyle eş zamanlı gelişmediğini belirtti.
Vatandaşların yapay zeka ile üretilen her videoyu gerçek sanabileceğini kaydeden Par, yapay ile gerçek arasındaki farkın ayırt edilememesinin de dolandırıcılığa, şantaja ve itibar suikastı gibi risklere neden olduğunu aktardı.
Par, “Sesinizi alıyorlar, sizin sesinizmiş gibi konuşmalar düzenliyorlar ya da sizin sesinizden videolar yapıyorlar veya yüzünüzden, görselinizden, bedeninizden almış olduğu yapılarla, müstehcen görüntüler, videolar oluşturabiliyorlar. Bu çok büyük bir sıkıntı. Özellikle kişisel haklara saldırılar söz konusu.” dedi.
Kişisel verilerin korunmasıyla ilgili sıkıntıların da yaşandığını kaydeden Par, şunları söyledi:
“Türkiye’de dijitalleşmeyle ilgili bir yasamız yok. Mevcut faydalanmış olduğumuz birtakım yasalarımız var. Bu yasalardan faydalanarak, bir hak ihlali olduğunda vatandaşlarımız yasal haklarını arayabilirler. Örneğin kendilerine ait bir görüntünün montajı olduğu durumda, sulh ceza hakimliğine başvuruda bulunarak, o içeriğin yasaklanması ve durdurulmasıyla ilgili karar alabilirler. Bizzat kimin tarafından yapıldığını biliyorlarsa, Türk Medeni Kanunu gereğince kendi haklarına yapılan saldırı nedeniyle maddi, itibar, imaj kaybı, manevi üzüntü nedeniyle manevi tazminat davası açılabilir.”
“DİJİTAL MECRALARIN DA BİR RTÜK’ÜNÜN OLMASI, DENETLEMESİNİN YAPILMASI LAZIM”
Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) düzenlenme tarihlerinin çok eski olduğuna ve hazırlandığı dönemde teknolojinin bu kadar gelişmediğine işaret eden Par, şöyle devam etti:
“Bizim acilen ülke olarak, gelişen teknolojik şartlara uygun yeni bir dijital kanun yapmamız lazım. Dijital denetimde ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Dijital mecraların da bir RTÜK’ünün olması, denetlemesinin yapılması lazım. Derhal müdahale edilmesi için savcılığa, hakimliğe gidiyorsunuz. Karar alınana kadar o görüntüyü herkes görmüş oluyor. Ya da dolandırıcılıkla ilgili, bir sürü insan zaten dolandırılmış oluyor.”
Oluşturulan yeni düzenlemeyle birlikte, dijitale yüklenilen her içeriğin bir ızgaradan geçmesi gerektiğini vurgulayan Par, gelişen dijital çağda yasal düzenlemenin neredeyse bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti.
Par, yapay zeka ve deepfake videoları sonucu birçok vatandaşın mağdur olarak konuyu yargıya taşıdığını belirterek, “Birisi, sizin kişisel verilerinizi kullanmak suretiyle internet mecrasında bunu yayınlarsa bu bir suç. 1 yıldan 3 yıla kadar, hatta gizlilikle ilgili bir durum varsa, 2 yıldan 4 yıla kadar daha da ağır cezalar var. Yüklü miktarda para cezaları var. Nihayetinde yüzünüz, bedeniniz, sesiniz, aynı zamanda kendinize ait verileriniz.” diye konuştu.

“İLK ÖNLEMİN ÖNCELİKLE KİŞİSEL OLARAK BAŞLAMASI GEREKİYOR”
Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. İhsan Eken ise yapay zekanın açık kodlu ve kapalı kodlu olmak üzere iki sistemle işlediğini aktardı.
Bu sistemlere ilişkin bilgi veren Eken, “Kapalı kodlunun arkasında muhakkak bir şirket var. Burada yazılan kodlara şirket çalışanları haricinde kimse erişemiyor. Ancak açık kaynağa herkes tarafından erişilebiliyor. Buradaki durum merkeziyetsizliği sağlıyor. Özellikle Uzak Doğu tabanlı yapay zeka uygulamalarının neredeyse tamamı açık kodlu.” dedi.
Kapalı kodlu yapay zeka sistemi üzerinden mağduriyet yaşan kişinin, konuyu yargıya götürebilmesine ilişkin Eken, “Güncel olarak 2-3 dava var. Amerika’da sürüyor. Açık uçlu olduğu dakika, mağdur bir ülkeden, sunucu başka bir ülkeden, nereden yayıldığı farklı bir ülkeden. Hangi ülkenin yasalarına göre biz bunu idame ettireceğiz, nasıl bulacağız? Yani bir merkezi yok. O yüzden bunun çözülmesi şu anki teknolojik bilgisayarlara göre neredeyse imkansız bir durumda.”
Eken, yapay zeka ile ilgili yasaların ABD ve Çin’de ileri seviyede olduğunu ancak her ülkede farklı yollar izlendiğini, daha evrensel kanunlar çizilmesi gerektiğini kaydetti.
Yapay zeka ile üretilen videoların günden güne daha da inandırıcı hale geleceğini dile getiren Eken, “Yapay zekada öncelikle bir şeyin nasıl yapıldığını, algoritma yapısını bilirseniz bu konuda kendinize önlem alabilirsiniz. İlk önlemin öncelikle kişisel olarak başlaması gerekiyor.” uyarısında bulundu.

2 polisi şehit eden saldırgan ‘Yalnız Kurt’ mu? Dünyaya yayıldı: ‘Tam da bu yaşlarda başlar’…

Reklam
16 yaşındaki saldırgan iki polisi şehit etti! Katilin dedesi: Ben bittim

16 yaşındaki saldırgan iki polisi şehit etti! Katilin dedesi: Ben bittim

Türkiye dün şehit haberiyle güne başladı. İzmir’in Balçova ilçesi Çetin Emeç Mahallesi’nde sabah saatlerinde Salih İşgören Polis Merkezi Amirliği’ne giden 16 yaşındaki lise öğrencisi E.B., pompalı tüfekle nöbet kulübesine ateş etti. Burada görevli polis memuru Hasan Akın şehit olurken, silah sesleri üzerine merkezde görevli polislerin müdahalesiyle çatışma çıktı. Çatışmada lojmanda kalan ve olaya müdahale eden 1’inci Sınıf Emniyet Müdürü Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir de şehit oldu. İhbar üzerine merkeze sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan polis memurları Ömer Amilağ ile Murat Dağlı ile elinden yaralanan bir sivil vatandaş hastaneye kaldırıldı. Amilağ’ın durumunun ağır olduğu belirtildi.
İlginizi Çekebilir
Olayın ardından kaçan saldırganın yakalanması için yapılanoperasyonda saldırgan E.B.bacağından yaralanarak ele geçirildi. Saldırgan, yerini gösteren bir vatandaşa da ateş ederken yaralandıktan sonra da “Allahuekber” tekbiri getirdi.
Suç kaydı yok
İzmir Valisi Süleyman Elban, saldırının 08.50’de yapıldığını belirterek, saldırınıngerçekleştiği yerin yoğun bir sokak olduğu vurguladı ve “Çıkan çatışmada bir vatandaşımız da elinden hafif yaralandı. Saldırgan yaralı olarak ele geçirildi ve şu anda Alsancak Devlet Hastanesi’nde tedavisi devam ediyor. Polis teşkilatımızın ve milletimizin başı sağ olsun” dedi.
Aynı sokakta oturuyor
Olayın çok yönlü olarak araştırıldığını ifade eden Elban, şu bilgileri verdi:“Katil zanlısı 16 yaşında. Bu sokakta oturan bir kişi, herhangi bir suç kaydı ya da daha önce bir suç nedeniyle gözaltına alınmışlığı bulunmuyor.Herhangi bir karakola şikâyeti, UYAP kaydı, suç kaydı ya da daha önce gözaltına alınma veya ifade verme durumu yok. Bol miktarda pompalı tüfek mermisi var ve saldırı pompalı tüfekle gerçekleşti. Saldırıda kullanılan pompalı tüfek, babasının 10 yıl önce almış olduğu bir silah.”
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, saldırıya ilişkin soruşturma başlatıldığını, 2 Cumhuriyet başsavcı vekili ile 6 Cumhuriyet savcısının görevlendirildiğini açıkladı.
2 polisi şehit eden saldırgan ‘Yalnız Kurt’ mu? Dünyaya yayıldı: ‘Tam da bu yaşlarda başlar’
27 kişi gözaltında
Saldırganın telefonunda terör örgütü DEAŞ’ın logosunun çıktığı iddia edilirken olaya ilişkin tahkikat İzmir Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülüyor. Soruşturma kapsamında saldırıyı gerçekleştiren E.B. ile babası N.B., annesi A.B., 2 arkadaşı gözaltına alındı. Ayrıca olayla bağlantılı olduğu belirlenen 1’i İstanbul’da, 2’si Ankara’da, 1’i Şanlıurfa’da, toplam 27 kişi gözaltına alındı. Baba N.B.’ninilk ifadesinde oğlunun son dönemlerinde radikal bir tavır sergilediğini söylediği öğrenildi. N.B., çocuklarının bilgisayar ve telefonla çok sık zaman geçirdiğini, uyardıklarını ve devam etmesi durumunda kendisine polise gideceklerini söylediklerini ifade etti.
‘Polise teslim ettik’
Mahallede oturan Ahmet Babacan sesle dışarı çıktıklarını belirterek, “Tüfeğin ya kurşunu bittiği için ya da vurulduğu için yerde hareketsiz halde durdu ve çantasından bir şeyler çıkarmaya uğraştı. O süreçte de üzerine çullandık. Polislere teslim ettik. 40-50 mermi vebıçağı vardı” dedi.

Sandalye fırlattılar
Yüzü maskeli E.B.’nin saldırı anlarına ait görüntüler ortaya çıktı. İşte o görüntülerden kareler…
■ Saldırgan olay yerine yüzüne taktığı kar maskesiyle geldi.
■ Sırtında içerisinde mühimmat bulunan sırt çantası bulunuyor.
■ Ateş açtı ve 2 polisi şehit etti.
■ Polisin silahla müdahale etmeye çalıştığı saldırgan ateş etmeye devam etti
■ Çantasına çıkardığı sis bombasını fırlattı
■ Ateş açan polisler “Bomba var” diye bağırdı ve saldırgana sandalye atıyor
■ Bacağından vurularak etkisiz hale getirilen saldırgan vurulduktan sonra “Allahuekber” diye bağırdı.
Eylül ayında bankalarda yarış kızıştı! Emekli promosyonlarında zirve rakam
Lise 3. sınıf öğrencisi
E.B.’nin Balçova Nevvar Salih İşgören Lisesi’nde 3. sınıfta okuduğu, başarılı bir öğrenci olduğu, not ortalamasının da 88 olduğu öğrenildi. Ailenin de uzun yıllardır aynı yerde ikamet ettiği, enne babasının ise bir hastanede çalıştığı öğrenildi.
‘Uğrunda ölemeyeceğin bayrağın altında yaşamayacaksın’
Şehit Hasan Akın’ın Ordu’nun Kumru ilçesinden olduğu öğrenildi. Acı haberin ulaşmasının ardından ilçede büyük bir hüzün yaşandı.Akınsosyal medya hesabında “Uğrunda ölemeyeceğin bayrağın altında yaşamayacaksın!” yazılı paylaşım yapmış.

Seslere aşağı indi
Şehit Emniyet Müdürü Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir’in daha önce terörle mücadelede görev aldığı, olay esnasında polis merkezinin üst katındaki lojmanda yaşayan Aydemir’in silah sesleri üzerine evinden aşağı indiği ve saldırganla çatışmaya girdiği, bu sırada şehit düştüğü bildirildi.

Annesi acıya dayanamadı
Silahlı saldırıda şehit olan Muhsin Aydemir’in Bursa İnegöl nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi. Acı haber ise Mesudiye Mahallesi’ndeki baba evine ulaştı. Baba İlhan Aydemir ve anne Nebahat Aydemir, taziyeleri kabul etti. Anne Aydemir, 112 ambulansıyla İnegöl Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Yalnız kurt eylemi mi?
E.B.’nin DEAŞ mensubu olduğu ve bu kapsamda yapılan eylemlere örgütün “yalnız kurt”adını verdiği öğrenildi. E.B’nin örgütün ideolojisi doğrultusunda kendi kararı ile eylem planı hazırlayarak saldırıyı gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Zanlıya ait olduğu belirtilen “1Muvahhid99” adlı hesaptan da “Birazdan istişhad yapacağım ve şehit olacağım inşallah” yazdığı belirlendi. E.B. ile irtibatlı olduğu değerlendirilen İran uyruklu Khaleg Nooriborojerdi (32), İstanbul Esenyurt’tayakalandı. Saldırıya tanık bir mahalle sakini ise, “Saldırganın maskesini çıkardığında suratı bembeyazdı. Madde almış olabilir çünkü normal bir şey değildi” dedi.
Gazze’ye yardım götürmek için yola çıktılar: Sumud Filosu’na dronlu saldırı, gemi alev aldı!
Silahlı poz
Saldırganın babası N.Y.B.’nin sosyal medya hesabıprofilinde, silahlı av fotoğraflarının yanı sıra E.B.’ninoyuncak silahla fotoğrafları var.

Eğitimli bir militan gibi
Saldırgan E.B’nin komşuları sessiz sakin kendi halinde ama dijital oyun bağımlısı bir çocuk olarak tarif ederken, saldırı anının görüntülerini izleyen uzman emniyetçiler farklı düşünüyor…
‘Bunalımda bir ergen değil’
Emekli emniyetçiler, 16 yaşındaki saldırganın, tekbir getirerek yanında bulunan sis bombalarını karakola doğru attıktan sonra, karakolu yayılım ateşine tutması ve sonrasında kaçışıyla eğitimli militan izlenimi verdiğini ifade etti. Yardım isteyen vatandaşlardan birini yaralamasının ise silah kullanma yeterliliğini gösterdiğini belirtti. Saldırının baştan sonra bir militan soğukkanlılığı ve acımazlığı ile yaptığını ifade eden uzmanlar, kendi halinde bunalımda, cinnet getiren veya bilgisayar oyunlarından etkilenen bir çocuğun bu kadar uzun süreli saldırıyı gerçekleştirme psikolojisine sahip olamayacağını vurguladı. Kaçışındaki tavırlarının ve hareketlerinin eğitimsiz bir çocuğun yapabileceği hareketler olmadığı görüşünde. / FERİT ZENGİN Haber Merkezi
2 polisi şehit eden saldırganın dedesi konuştu
CNN TÜRK Muhabiri Merve Tokaz, 16 yaşındaki saldırgan E.B.’nin dedesi ile konuştu.Sözlerine “Ben bittim” diyerek başlayan dede, saldırgan torunu hakkında şunları söyledi:
Ben bittim, bütün gece bir gram uyku yok. Evden çıkarken bir şey söylemedi. Şimdi gittim karakola sordum, göreyim dedim. ‘Burada yok, bilmeyiz biz’ dediler.
(Siz silah seslerine mi uyandınız?) Tabii çok sert çıktı silahlar. 2 yaşındaki kız kardeşi bile kalktı. Kesinlikle böyle bir şey beklemiyorduk. Sakin ve öyle gelip gidiyordu. Okuldan hep takdirname getirdi.
(Son dönemde garipsediğiniz hareketleri var mıydı?) Yoktu, sakin sakin gelir otururdu. Çok memnundum torunumdan ama ne oldu onu bilemiyorum. Aklım yetmiyor, aklım da gitti zaten.
Nasıl üzülmeyeyim, ben onu nasıl büyüttüm. O zaman annesi-babası 100 lira aylık alıyordu. Ben namaz kıldığım için beni tanıyanlar zekat veriyordu. Öyle öyle idare ediyordum.

Ruhsatsızsilahların çoğu pompalı
Türkiye’ye ilk girdiği 2000’li yılların başlarında sayısı yüzbinlerle ifade edilen ve 2001 yılında sayıları 300 bine ulaşan pompalı tüfek sayısı geçen 24 yılda milyonlarla ifade edilir hale geldi. Son 4 yıldır Türkiye’de düzenlenen 2.5 milyon silah ruhsatının büyük kısmını pompalı silahların oluşturduğu belirtiliyor. Sis bombaları ise internette 60 ile 100 TL arasında satılıyor.
PEKİ NASIL ALINIYOR?
■ Ruhsat başvurusu yapabilmek için:T.C. vatandaşı ve 18 yaşını doldurmuş olmak gerekiyor.
■ Kaymakamlık makamına dilekçe
■ İki adet biyometrik fotoğraf
■ Sabıka kaydı
■ Sağlık raporu
■ 611,20 TL – 5 yıllık ruhsat için6 bin600 TL –
■ Vergi borcu yoktur .elgesi
■ T.C. kimlik kartı fotokopisi

Türk bayrağı asıldı
Saldırıya uğrayan Şehit Salih İşgören Polis Merkezi’ne ve bulunduğu Çetin Emeç Mahallesi Fethi Bey Sokağı vatandaşlar tarafından Türk bayrakları ile donatıldı.
16 saldırı 311 can kaybı
İçişleri Bakanlığı verilerine göre, DEAŞ’ın Türkiye’de 2014’ten bu yana düzenlediği 16 saldırıda 311 kişi hayatını kaybetti, 1462 kişi yaralandı.
Provokatif paylaşımlara 10 gözaltı
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün (EGM), NSosyal hesabından yapılan açıklamada, bazı sosyal medya hesaplarından provokatif ve dezenformasyon içerikli paylaşımlar yaptığı değerlendirilen 16’sı yurt dışı kaynaklı, 103 hesabın tespit edildiği belirtildi. Bu kapsamda 39 kişi hakkında işlem başlatıldığı, 10 kişinin gözaltına alındığı aktarılan açıklamada, diğer şüphelilerin işlemlerinin ise sürdüğü kaydedildi. / ANKARA Milliyet
Saldırıya siyasilerden tepki
Salih İşgören Polis Merkezi’ne düzenlenen ve 2 polisin şehit olduğu silahlı saldırı sonrası siyasiler taziye mesajı yayınladı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: “İzmir Balçova’daki Salih İşgören Polis Merkezi’ne düzenlenen menfur saldırıda şehit olan polislerimizeCenabıallah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve emniyet teşkilatımıza başsağlığı, yaralı polislerimize acil şifalar diliyorum. Şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun.”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: “Salih İşgören Polis Merkezi’ne yapılan saldırıda şehit olan iki kahraman polisimize Allah’tan rahmet, yaralı polisimize acil şifalar diliyorum. Başımız sağ olsun.
Huzura suikast
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Saldırganın bağ ve bağlantıları ortaya çıkarılacak, bu menfur ve menhus olayın esrar perdesi kuşkusuz aralanacaktır. Yeşeren ümitlerimizi, yerleşen barış ve kardeşlik iklimini zehirleme emelinde olanlar, bu suretle pusuda bekleyip sokakların kaynamasını ve karışmasını hedefleyenler elbette muvaffak olamayacaklardır. 16 yaşında olduğu belirlenen bir katilin uzun namlulu silahla bir polis karakolunu yaylım ateşine tutması Türkiye’miz üzerinde oynanan alçak oyunlardan bağımsız düşünülemeyecektir. İç barış ve huzur havasını bozmak için tetikte bekleyen mihrakları iştahlandıran, kışkırtan, heveslendiren, bununla mündemiç eyleme geçişi hızlandıran iç ve dış ihanet cephesini dağıtmak kaçınılmaz bir milli görevdir. Bu görev kutsaldır ve Türkiye Cumhuriyeti devleti hamd olsun muktedirdir.”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı AhmetDavutoğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da taziye mesajı yayınladı.
RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin: “Böylesi kritik ve acı verici dönemlerde yayıncılarımızın, resmi makamlar tarafından yapılan açıklamalara riayet etmeleri ve teyit edilmemiş bilgileri kamuoyuna aktarmamaları hayati önem taşımaktadır. Bu vesileyle vatanımızın birlik ve beraberliği uğruna canını feda eden tüm kahramanlarımızı bir kez daha minnet ve şükranla anıyorum. Milletimizin başı sağ olsun.”…

Eşine balonlu sürpriz yaptı, işinden oldu! ‘Hanımcılık kazandı, ben işsiz kaldım’

Eşine balonlu sürpriz yaptı, işinden oldu! ‘Hanımcılık kazandı, ben işsiz kaldım’

Merkez Sarıçam ilçesinde yaşayan Sadık Şaşmaz’ın (29) hamile eşi Melek (25), geçtiğimiz ay memleketi Batman’a gitti. Yaklaşık bir ay Batman’da kalan Melek Şaşmaz, 31 Ağustos Pazar günü sabaha karşı geri Adana’ya geldi. Eşini otogarda karşılamaya giden Sadık Şaşmaz, otomobilini balonlar ile süsleyip, üzerine de ‘seni çok özledim karıcığım, evine hoş geldin’ yazısı yazdı. Sürpriz karşısında şaşıran kadın, eşine sarılıp teşekkür etti.
İlginizi Çekebilir
Bu anları sosyal medyaya koyan Şaşmaz’ın paylaşımı beğeni yağmuruna tutuldu. Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde temizlik görevlisi olarak çalışan Sadık Şaşmaz, 1 Eylül Pazartesi günü ise rahatsızlığı nedeniyle 2 günlük rapor alıp şefine gönderdi. Sürpriz organizasyondan 2 gün sonra Şaşmaz’ın eşine jesti ise “Adana’dan renkli görüntüler: Otomobilini balon ve yazılarla süsledi, eşini karşıladı” şeklinde haberleştirildi. Haberi gören birçok kişi çifti tebrik etti.

İŞTEN ÇIKARTILDI
Haberi gören firma ise Sadık Şaşmaz’ın bu organizasyonu raporlu olduğu gün yaptığını ileri sürüp ‘ISS temel değerlerimizden dürüstlük ve sorumluluk ilkelerine uymamaktadır’ diyerek tutanak hazırladı. Tutanağa savunma yapan Şaşmaz, bu organizasyonu 31 Ağustos sabaha karşı yaptığını kanıtladı. Bunun üzerine firma, bir gün sonra yeniden bir tutanak düzenleyip ‘performans düşüklüğü’ diyerek Şaşmaz’ın sözleşmesini feshetti.
16 yaşındaki saldırgan iki polisi şehit etti! Katilin dedesi: Ben bittim
“HANIMCILIK KAZANDI, BEN İŞSİZ KALDIM”
Yaşadığı talihsizliği anlatan Şaşmaz, “Ben eşimi mutlu etmek için böyle bir organizasyon yaptım. Sizlerin aracılığıyla milyonlarca insana ulaştım ve çok güzel tepkiler aldım. Ancak çalıştığım firma, benim raporlu olduğum gün böyle bir organizasyon yaptığımı öne sürdü. Ben onlara raporlu olduğum gün böyle bir şey yapmadığımı kanıtladım ama sonrasında beni performans düşüklüğü diyerek işten çıkarttılar. Hanımcılık kazanacak dedim, hanımcılık kazandı ama ben işsiz kaldım” dedi.

“EŞİM HAMİLE, İŞSİZ KALDIM”
Eşinin hamile olduğunu ve işsiz kaldığı için zor duruma düştüğüne değinen Şaşmaz, “Benim eşim hamile, evim kira. 3 ay sonra kira günüm geliyor, ne yapacağım bilmiyorum. İşe geri dönüş davası açacağım ama ya beni işe geri alsınlar ya da hayırsever iş adamlarından iş istiyorum” dedi.
Öte yandan, ISS Türkiye firması açıklama yapmadı.
2 polisi şehit eden saldırgan ‘Yalnız Kurt’ mu? Dünyaya yayıldı: ‘Tam da bu yaşlarda başlar’…

Reklam
Gördüğü bir rüya 3 kişinin hayatını değiştirdi! 'İlk buluşmada ikimiz de çok ağladık'

Gördüğü bir rüya 3 kişinin hayatını değiştirdi! ‘İlk buluşmada ikimiz de çok ağladık’

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bakım ve korumasında olup üniversiteyi kazanan 286 gençten biri olan ve aynı zamanda koruyucu ailenin yanında yetişen İlknur, eğitimdeki başarısının yanında hayat hikayesiyle de ilham kaynağı oluyor. Başarılı bir fizyoterapist olma yolunda ilk adımını atacak olan İlknur, Tunalı ailesinin 3 koruyucu çocuğunun ikincisi. İki biyolojik çocuğun yanında 3 koruyucu çocukları olan aile, kız çocuklarının okumasına ve kendi ayakları üzerinde durmasına büyük önem veriyor. Tunalı ailesi, çocuklarını hayata ve topluma kazandırmanın mutluluğunu yaşıyor.
İlginizi Çekebilir
İlknur, 7 yaşında biyolojik ailesinin yanından çeşitli sebeplerden ötürü ayrılmak zorunda kaldığını ve yurda yerleştirildiğini söyledi.
İlknur, 6 ay yurtta kaldıktan sonra koruyucu ailenin yanına gittiğini belirterek hedefinin kendi ayakları üzerinde durabilmek olduğunu aktardı.
“İLK BULUŞMADA İKİMİZ DE ÇOK AĞLADIK”
Ailesiyle tanışma hikayesinden bahseden İlknur, “Benim uzaktan takip eden bir koruyucu annem daha var. O benimle çok yakından ilgilendi. Bu ailemi bulmamda da o çok yardımcı oldu. Önce yurda yerleştirildim sürecin hızlandırılması açısından. Bir ay boyunca yurtta kaldım. Bu süreçte de görüşmelerimiz başladı. Annemle görüştüm önce tek başıma. Onunla çok duygusal bir bağ kurduk zaten. İlk buluşmada ikimiz de çok ağladık. O yakınlığı, o sıcaklığı orada hissettim zaten. Yaklaşımından, konuşmasından, sarılmasından. Ardından görüşmelerimiz haftalık hızlanmaya başladı. Babamla görüştüm. Babamla görüştüğümde zaten o da çok konuşamadı, ben de çok konuşamadım. İkimiz de çok ağladık. Süreç daha da hızlandı. 1 ay içinde buraya yerleştirildim” diye konuştu.
Minik Berra’nın kreşte korkunç sonu! ‘Kızım 4 kişinin gözü önünde öldü’

“MUTLU OLDUĞUMUZDA HEP BERABER MUTLU OLUYORUZ, ÜZÜLDÜĞÜMÜZ DE HEP BERABER ÜZÜLÜYORUZ”
İlknur, ilk kez böyle sıcak bir ailenin kendisini karşıladığına dikkati çekerek, “Abilerim var iki tane. Bir tane ablam var. Bir de kız kardeşim var burada benimle. Onlarla aynı evin içerisinde olmak, bu duyguları hep birlikte yaşamak. Mesela mutlu olduğumuzda hep beraber mutlu oluyoruz. Üzüldüğümüzde birimizin bir sıkıntısı olduğunda hep beraber ona üzülüyoruz, çare buluyoruz. Yeri geldiğinde klasik abla kardeş tartışmaları da yaşıyoruz. Ama bunlar renk katıyor bence” ifadelerini kullandı.
Sorunlarını ailesiyle rahatlıkla konuşabildiğini belirten İlknur, ailesinin yanına geldikten sonra onların destekleriyle özgüveninin yerine geldiğini vurguladı.
Bu sene Ankara’da bir üniversiteyi kazandığını anlatan İlknur, sözlerine şöyle devam etti:
“Onlar bana daha çok hafifletme yönünde ilerlediler bu sıkıntılarımı, streslerimi. Bütün yükümü de aldılar gerçekten. Stres olduğum zamanlarda onlar daha çok destek oldular. Gerçekten çok rahat bir şekilde atlatabildim bu yılı. Çünkü çevreye baktığım zaman arkadaşlarımı gördüğümde, onların da aileleri böyle baskısal olarak da ilerleyebiliyorlar. Kiminin ailesi anlayışlı, kiminin ailesi çok fazla baskı kuruyor. Ama benim ailem tam ortasıydı. Yeri geldi, telefonumu da aldılar ders çalış diye. Ama bunların hepsi benim sınav yılımı, sınav stresimi hafifletmemden yanaymış. Yani bunu sonradan fark ettim.”
16 yaşındaki saldırgan iki polisi şehit etti

“BENİM MOTİVASYON KAYNAĞIM TEMELDEN OLUŞTU”
Bir ailenin yanında geleceğini etkileyen sınava hazırlanmanın önemli olduğunu vurgulayan İlknur, “Arkadaşlarımı gözlemlediğim zaman kimisi dershanede, kimisi kütüphanede kendi başına ders çalışmaya çalışıyor. Motivasyon kaynağı bulmaya çalışıyorlar. Ama benim bu kaynağım zaten temelden olmuş olduğu için annem ve babam bu konuda hiçbir zaman desteğini esirgemediği için ben bu süreci daha hızlı atlatabildim” ifadelerine yer verdi.
“BANA İHTİYACI OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜM ANDA BİR KARŞILAŞMAMIZ OLDU”
Anne Selma Tunalı ise, bu serüvenin rüyasında gördüğü bir kız çocuğu ile başladığını ifade ederek, süreç içerisinde iki biyolojik çocuğunun yanında 3 koruyucu çocuğu olduğunu aktardı. Tunalı, “İlk Merve’yi ben zaten küçükken rüyamda görmüştüm onu. Ben de küçüktüm. Merve’yi gerçekten rüyamda gördüm ve evlat edinecektim. Koruyucu aileliği o zaman öğrendim. Koruyucu aile oldum ve ikinci kızıma gelince o çok farklı oldu. Yani bana ihtiyacı olduğunu düşündüğüm anda bir karşılaşmamız oldu. Sonra onun koruyucu ailesi oldum. Onun yanında sevgi evlerinde kaldığı arkadaşı vardı hiç ailesi olmamış, doğduğundan beri çocuk evlerinde. Ağlamış ‘benim de bir ailem olsaydı, keşke koruyucu ailem olsaydı’ diye. Bunu duyduğum zaman çok etkilendim. Bakanlıkla yine il müdürümüzle irtibatlaştık. Sonra onlar da uygun gördüler” dedi.
Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut kampanyası geliyor! Kontenjan ve gelir detayı
“BU DÜNYADA BİR ESER BIRAKMAK İSTEYEN HERKESE KORUYUCU AİLE OLMASINI TAVSİYE EDİYORUM”
İlknur’un sınava hazırlanma sürecini anlatan Selma Tunalı şöyle konuştu:
“Sınava hazırlanma sürecinde onu mümkün olduğu kadar rahat bırakmaya çalıştım. O da elinden geleni yapmaya çalıştı. Bence büyük başarı 4 yıllık İngilizce bölümü kazanması. Gerçekten çok azimli bir çocuk, çok zeki bir çocuk. Kazandık çocuğu diye düşünüyorum ben. Yani koruyucu aile olmanın bir özelliği de bir çocuk kazanıyorsunuz ve o çocuktan doğan nesli de kazanıyorsunuz. Gerçekten bu dünyada bir eser bırakmak isteyen herkese koruyucu aile olmasını tavsiye ediyorum.”
“KIZ ÇOCUKLARI İÇİN KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURMANIN ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞUNA İNANIYORUM”
Koruyucu aile olmanın bir çocuğun hayatını değiştirmek olduğunu anlatan baba Ethem Tunalı, çocuklarına eğitimin önemini de aşıladıklarını belirterek, “Bir çocuğa dokunuyorsunuz. Bir çocuğun hayatını değiştiriyorsunuz. Ben özellikle kız çocukları için kendi ayakları üzerinde durmanın çok önemli olduğuna inanıyorum” ifadelerini kullandı….