BIST 100
14.251,29 1,22%
DOLAR
47,1142 0,05%
EURO
53,9446 -0,01%
GRAM ALTIN
6.021,96 0,01%
FAİZ
41,10 -0,34%
GÜMÜŞ GRAM
84,14 0,01%
BITCOIN
64.115,00 0,05%
GBP/TRY
63,5308 -0,13%
EUR/USD
1,1443 0,01%
BRENT
84,85 -0,12%
ÇEYREK ALTIN
9.845,90 0,01%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
23 °
Reklam

SİYASET

Son Dakika Polis Haberleri: 2 polisi şehit eden saldırganın odası görüntülendi! Eyleme böyle hazırlanmış

Son Dakika Polis Haberleri: 2 polisi şehit eden saldırganın odası görüntülendi! Eyleme böyle hazırlanmış

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 2 polisin şehit olduğu, 2’si polis 3 kişinin yaralandığı Balçova Polis Merkezi’ne yönelik silahlı saldırıyla ilgili başlattığı soruşturma sürüyor.
Saldırının faili 16 yaşındaki Eren Bigül’ün evindeki cep telefonu ile bilgisayarına el konuldu. Kurulan özel ekip, zanlının internet ve GSM üzerinden görüşmelerini incelemeye aldı.
İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, saldırgan ve ailesi hakkında komşularından bilgi alırken, Bigül’ün eğitim gördüğü lisede de araştırma yürütüyor.
İzmir’de 16 yaşında iki polisi şehit eden katilin babasının ifadesi ortaya çıktı! ‘Son dönemde radikalleşti’

Şüphelinin ailesinin yaklaşık 30 yıl önce Kayseri’den İzmir’e taşındığı, polis ekiplerinin zanlının arkadaş çevresini de sorguladığı öğrenildi.

ODASINDA TÜFEK BAKIM SETLERİ BULUNDU
16 yaşındaki Eren Bigül’ün yaşadığı ev ekipler tarafından didik didik ararken, CNN TÜRK Muhabiri Merve Tokaz ile kameraman İlayda Naz Yalçınkaya, 16 yaşındaki saldırganın evini görüntüledi.

Bigül’ün kaldığı odada silah bakımı için kullanılan tüfek temizleme setleri bulundu. Ayrıca odasında yer alan bazı kitaplar da dikkat çekti.

Saldırı öncesi Eren Bigül’ün silah temizliğini bu odada yaptığı anlaşıldı.

Evin içinden detayları aktarana CNN Türk muhabiri Merve Tokaz; “Eren’in ailesiyle yaşadığı evdeyiz. Kitapları görüyorsunuz, burada bir tüfek temizle seti, çocukluk fotoğrafları. Dede Hamza Bigül perişan halde. Hala yaşadığı travmanın etkisinde. Polis ekipleri arama yaptı burada. Önceden planladı mı, talimat aldı mı? Tüm bunlara dair soruşturma genişletildiği detayları bir süreç yürütülüyor. Tüfeğin temizleme setini görüyorsunuz.” dedi.

DEDESİ:SİLAHLARA MERAKLIYDI
Öte yandan, 16 yaşındaki saldırgan Eren Bigül’ün birlikte yaşadığı 85 yaşındaki dedesi Hamza Bigül, torununun çok sakin bir çocuk olduğunu ve böyle bir şey yapmasını beklemediğini söyledi. Olay anında yaşadıklarını da anlatan dede, “Torunum bizle kalıyordu burada yatıyordu. Ben evdeydim, silah patlama seslerini duyunca küçük kardeşi yattığı yerden korkarak uyandı. Ben de pencereden baktım oğlumla. Emniyet müdürümüzün şehit olduğunu bile görmedim. Sonra şerit çekildiğini görünce anladık biz. Ondan sonra şok olduk. Neden yaptığını bilmiyorum. Son günlerde bana göre değişik tavırları yoktu ama anası babasına göre değişik davranışları varmış. Okuduğu kitaplar da burada. Tüfek temizleme setleri burada, ben bilmiyorum. Burada yapmış herhalde. Tüfek burada mıydı görmedim yalan söylemeyeyim. Muhakkak burada temizlemiştir tabi. Çok sakin bir çocuktu, şaşırdım böyle yapınca. Çok üzüldüm şehitlerimize. Kendi de yaralandı torunum, nasıl üzülmeyeyim. Üzerindeki teçhizatlar ve mermileri nereden buldu bilmiyorum. Silahlara meraklıydı sanırım. Şehitlerimize Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun” açıklamasında bulundu.

Eylül ayında büyük sürpriz! Yılın ilk karı yağdı: İşte o anlar...

Eylül ayında büyük sürpriz! Yılın ilk karı yağdı: İşte o anlar…

Kentte deniz seviyesinden 3 bin 932 metre yüksekliğindeki Kaçkar Dağı’nın zirvesine kar yağdı. Kaçkar Dağcılık Rafting Kayak Spor İhtisas Kulübü üyeleri tırmanışla ulaştıkları zirvede, kar yağışını cep telefonu kameralarıyla görüntüledi.
Zirvede dinlenen dağcılar dolunun ardından yağan kar yağışıyla manzaranın keyfini çıkardı. Dağcılar olumsuz hava şartları nedeniyle kısa süre sonra geri döndü.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan tahminlere göre: Yurdun kuzey ve iç kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu, Kırklareli ve İstanbul’un kuzey kıyıları, Antalya’nın iç kesimleri, Doğu Akdeniz, İç Anadolu’nun kuzeydoğusu, Batı Karadeniz kıyıları, Orta ve Doğu Karadeniz, Karabük, Kastamonu, Malatya, Tunceli, Erzincan ve Ardahan çevreleri ile Erzurum’un kuzey kesimlerinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
Hava sıcaklığı: Hava sıcaklığının, İç Anadolu ve Akdeniz’de mevsim normalleri civarında, diğer yerlerde normallerinin üzerinde seyretmesi bekleniyor.
Rüzgar: Genellikle kuzeyli, Akdeniz bölgesi ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor.
2 polisi şehit eden saldırganın odası görüntülendi! Eyleme böyle hazırlanmış
Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:
Ankara: Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı ve yer yer çok bulutlu 24
İstanbul: Parçalı, yer yer çok bulutlu, sabah saatlerinde kuzey kıyıları kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak yağışlı 27
İzmir: Az bulutlu 32
Adana: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 32
Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 32
Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 28
Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 25
Erzurum: Parçalı, yer yer çok bulutlu, kuzey çevreleri öğle saatlerinden sonra yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 26
Diyarbakır: Az bulutlu ve açık 35
16 yaşındaki saldırgan iki polisi şehit etti! Katilin dedesi: Ben bittim…

Zihinsel engelli kıza cinsel saldırı! Sanıktan şok savunma: Uyuyordum

Zihinsel engelli kıza cinsel saldırı! Sanıktan şok savunma: Uyuyordum

Sarıçam ilçesine bağlı Baklalı Mahallesi’nde 5 Aralık 2024 tarihinde iddiaya göre, zihinsel engelli G.G.S. (19), koyunları ahıra koyduğu sırada akrabası M.T. (42) kendisine el işareti yaparak, zeytin bahçesine çağırdı. Yanına gelen genç kıza kıyafetlerini çıkarmasını söyleyen M.T., genç kızın bu isteğini reddetmesi üzerine “Seni burada öldürürüm” diye tehdit etti. Korkan genç kızın kıyafetlerini çıkarması üzerine M.T., kıza cinsel istismarda bulundu. Ardından kıyafetlerini giymesini söyleyip, eve gönderdi. Eve giden genç kızın durumu annesi T.S.’ye anlatması üzerine anne polise giderek M.T. hakkında şikayetçi oldu.
İlginizi Çekebilir
Annenin şikayeti üzerine yakalanıp tutuklanan M.T. hakkında ‘kendisini savunamayacak durumda olan kişiye karşı nitelikli cinsel saldırı’ suçundan Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ikinci duruşması yapıldı. Duruşmaya sanık M.T. ve tarafların avukatları katıldı. Mahkeme Başkanı, mağdur ile ilgili İstanbul Adli Tıp Kurumu’nca düzenlenen raporun geldiğini belirtti.
“RAPORA GÖRE GENÇ KIZDA ZEKA GERİLİĞİ VAR”
Mağdur G.G.S.’nin yapılan muayenesinde, hafif derecede zeka geriliğinin tespit edildiği belirtilerek, “Dava dosyasının incelemesinde olayların başlangıcı dikkate alındığında 3-4 yıldır devam eden bir süreç olduğunun anlaşıldığı, Kurulumuzca tespit edilen bu zeka geriliği ile olayların başlangıç tarihindeki yaşı birlikte değerlendirildiğinde mağdurun bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve bu olayda fiile ruhsal yönden mukavemet etmesine mani olacak mahiyet ve derecede olduğu, dolayısıyla; G.G.S.’nin 05/12/2024 tarihinde (iddianameye göre) mağduru bulunduğu olayın fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağı, kendisinde mevcut olan zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakın tanıyanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği ve beyanlarına itibar edilebileceği oy birliği ile mütalaa olunur” denildiğini belirtti.
Gelin ve damat takı töreninde şaşkına döndü! ‘Değişiklik olsun diye hediye ettik’
Daha sonra tanıklar dinlendi. Tanık E.S., sanık ve mağdurun akrabası olduğunu ifade ederek, yaşanan olayları şöyle anlattı:
“Şunu belirtmek istiyorum ben taraf tutmuyorum gördüğümü söylüyorum, sabahleyin ben, T.S., H.S., E.S., S.U., A.T. beraber gece saat 04.00’da ekmek yapmaya başlamıştık. M.T. saat 08.30 civarı ekmek yerine geldi, orada sıkmasını yedi, ekmek yerinden ayrıldı. Saat 12.30 civarı benim telefonuma T.S.’nin telefonundan arama geldi, o da G.G.S.’ydi. Benim telefonum çalınca ben telefonu annesi T.’ye uzattım. Telefonu açtığımda kızın sesi geliyordu, kız ağlıyordu. Anne de kıza ‘babanın yanına git’ dedi, sonra biz T.S.’ye G.’nin yanına gitmesini istedik, T. de bunun üzerine beni yanına çağırdı ‘beraber gidelim’ dedi, bana M.T.’nin G.’yi taciz ettiğini söyledi. Ben de ’emin misin’ dedim. Daha sonra T. ile beraber G.’nin yanına gittik. G. de bana olayı anlattı. M.T.’nin onu taciz ettiğini söyledi. Ben de o ara hemen M.T.’yi aradım. M.T. cevap vermedi. Ben M.T.’yi aramak isteyince G. kendini odaya kapattı, sesini çıkartmadı, korkmuştu. Daha sonra ben M.T.’nin eşi A.T.’yi aradım onu bizim yanımıza çağırdım. G. de A.T.’ye M.T.’nin kendisini taciz ettiğini söyleyince A.T., ’15 yıldır ben böyle bir şey görmedim’ diyerek kabullenmedi. Daha sonra A.T.’ye M.T.’yi yanımıza getirmesini söyledim. A.T. de M.T.’yi yanımıza getirdi. G.’ye ‘bize anlattığını M.’ye de anlat’ dedim. G. anlatınca M.T., ‘ben öyle bir şey yapmadım, benden bekliyor musunuz’ dedi. G. ağlayıp kriz geçirince ben M.T.’den gitmesini istedim. G. de ‘inanmıyorsanız gelin ayak izini göstereyim’ dedi ve bize ayak izini gösterdi. Yer toprak olduğu için ayak izini gördüm. Yer evin arkasındaydı. Bizim gittiğimiz yerde tel yoktu. Gittiğimiz yer T.S.’nin evinin arkasıdır. Ben, T. ile A.’ya ‘ben olay dışıyım siz iki kadın iki aile olarak konuşun’ dedim. A.T., T.S.’ye ‘ne yapacağız’ dedi. T.S. de, hastaneye gidip şikayet edeceğini söyledi. A.T. de, ‘benim iki kızım var, hayvanlarım var’ dedi. T. de bunun üzerine sinirlendi ve ‘malına tüküreyim’ diyerek gitti. Daha sonra da karakola gidildi. G.’nin sürekli kabız olduğunu bilmiyorum” dedi.
Sanığın avukatının, tanıktan neden ayak izine bakma gereği hissettiklerini sorması üzerine tanık, “G. yalan söylemez. Çünkü o kadar zeki değil. G. bize ‘beni taciz ettiğine inanmıyorsanız gelin ayak izlerini göstereyim’ dedi. M.’nin eşi de yanımızdaydı” diye cevap verdi.
Eylül ayında büyük sürpriz! Yılın ilk karı yağdı: İşte o anlar…
“EŞİM YAPMAZ”
Sanığın eşi A.T. de tanık olarak dinlendi. İddiaları yalanlayan A.T., eşinin G.’ye yönelik cinsel saldırısını görmediğini belirterek, “Ben kocamla 15 yıldır evliyim. Kocamdan böyle bir şey görmedim. Bensiz bir yere gitmez, nereye gitse beni götürür, çocuklarımı götürür. Olay günü ekmek yapıyorduk. Eşim yanımıza geldi çay içip sıkma yedi. Yaklaşık yarım saat sonra yanımızdan ayrıldı. G. annesine, eşimin ona tecavüz ettiğini söylemiş. Ama yanımızda gezdi tozdu. Tecavüze uğrayan yanımızda nasıl gezer? 15 yıllık evliyim kocam öyle bir şey yapmaz. Eşime sordum, ‘yemin ederim ben bir şey yapmadım’ dedi. G.’nin kabızlık sorunu olduğunu biliyorum. Annesi, kabız olduğunu söyledi, kabız şurubu verdiğini söyledi” dedi.
Mağdur avukatı Şirin Şeyma Bulut, sanığın eşinin beyanlarını kabul etmediklerini söyledi. HTS kayıtlarının sanığın uzun bir süre zeytinlikte olduğunu ispatlar nitelikte olduğuna dikkat çeken Av. Bulut, “Adli tıp raporundan da anlaşılacağı üzere G.’nin zeka geriliği vardır bu yüzden yalan söylemesi mümkün değildir. G.’nin beyanları kesin ve nettir. Kabızlığı ile ilgili tıbbi geçmişinde de bir durum söz konusu değildir. Biz sanığın en üst hadden cezalandırılmasını ve tutukluluk devam kararı verilmesini talep ederiz” dedi.
Ezber bozan keşif! 3 bin 500 yıl önce Konyalılar bunu yapmış
Sanık M.T. tanık beyanlarında aleyhe olan hususları kabul etmediğini söyledi. İddia edilen olay saatlerinde kendisinin uyuduğunu tekrarlayan M.T., “Ben uyuyordum. Eşim gelip beni kaldırdı ve sonrada karakola beraber gittik. Yapmadığım bir işten dolayı tutukluyum” diyerek tahliyesini istedi.
Sanığın avukatları da, mağdurun ifadelerinin çelişkili olduğunu belirterek, “Muayenede ortaya çıkan sonucun cinsel ilişki nedeniyle mi yoksa kabızlık nedeniyle mi oluştuğu konusunda uzman raporu alınması gerektiği kanaatindeyiz. Ancak bunun öncesinde mağdurun kabızlık sorunu olup olmadığı hususunda SGK’dan raporların ve kullandığı ilaçların alınmasını talep ediyoruz, ayrıca dinlenen tanıklarda dikkate alınarak keşif yapılması talebimizi yeniliyoruz, müvekkilin tutuklu kaldığı süre de dikkate alınarak bu aşamada tahliyesine karar verilmesini talep ederiz” dedi.
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamını ve olay yerinde keşif yapılmasını kararlaştırdı. Duruşma, mağdurun kullandığı ilaçlara ilişkin raporların SGK’dan istenmesi ve eksikliklerin giderilmesi için ileri bir tarihe ertelendi….

Reklam
CHP Genel Başkanı Özgür Özel Taksim'de! Gürsel Tekin, Özel'i karşılayacak mı?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Taksim’de! Gürsel Tekin, Özel’i karşılayacak mı?

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 102. kuruluş yıl dönümü nedeniyle Taksim Meydanındaki Cumhuriyet Anıtı önünde tören düzenlendi.
Saat 14.00’te başlayan törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra mahkeme kararıyla atanan geçici kurulda yer alan Gürsel Tekin’in de katılması bekleniyordu. Sabah saatlerinde başlayan hazırlıklar kapsamında anıt önünde çelenk getirildi; ses sistemi kuruldu ve anıt önüne kürsü yerleştirildi.
Anıt çevresinde Çevik Kuvvet ekiplerinin bekleyişi sürüyor.
CHP’de İstanbul krizi! Gürsel Tekin’den Özgür Özel hamlesi: Genel Başkan karşılanmaz mı?

GÜRSEL TEKİN, SABAH SAATLERİNDE TAKSİM CUMHURİYET ANITI’NA ÇELENK BIRAKMIŞTI
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin, CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde seçilen başkan ve yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırılıp yerine atanan geçici kurulda görevlendirilen Tekin, CHP’nin 102. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Taksim’deki Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bıraktı.
Burada basın mensuplarına konuşan Tekin, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, çoğunluğu fail meçhul cinayetlerde ve siyasal mücadelede hayatını kaybetmiş tüm CHP’li yoldaşlarını, ağabeylerini ve yöneticilerini rahmetle andığını söyledi.
CHP’nin savaş meydanlarında kurulan bir siyasi parti olduğunu belirten Tekin, “Geleneklerine, kurallarına, anayasasına uygun her türlü davranış içinde olacağız. Bu bizim temel görevimizdir.” diye konuştu.
Tekin, çelenk töreni yaptıklarını, aynı zamanda buraya CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile genel merkez yöneticilerinin de geleceğini, onlarla da partinin kuruluş felsefesine uygun şekilde el ele, kol kola vererek, Türkiye’nin gündemiyle meşgul olacaklarını ve bundan sonraki tartışmaların hiçbirisinin parçası olmayacaklarını dile getirdi.
Kendisinin ve arkadaşlarının, görevleri gereği, kısa süre içinde gereken ne varsa yapacağını anlatan Tekin, sonrasında kamuoyuna “Evet, biz de partimize karşı sorumluluğumuzu yerine getirdik, görevimiz bitti, teşekkür ederiz.” diyeceklerini ifade etti.
Hikmet Çetin’den dikkat çeken açıklama: Kılıçdaroğlu geri dönme niyetinde
“GÜN ÖFKE, GÜN BİRBİRİMİZE LAF YETİŞTİRME GÜNÜ DEĞİL”
CHP Genel Başkanı Özel’i Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda düzenlenecek çelenk töreninde karşılayacağını belirten Tekin, “Partimin genel başkanıdır, partimin yöneticileridir. Her ne kadar arkadaşlarımız öfkeyle bize kızgın olsalar da biz öfkemizi içimize gömdük. Gün öfke, gün birbirimize laf yetiştirme günü değil. Türkiye’nin birliğini, bütünlüğünü, dirliğini sağlayabilecek çok önemli çalışmalar bizi bekliyor. Bizim bütün uğraşımız, çabamız bu olacak.” şeklinde konuştu.

Anıta yaklaşık 15 dakikalık bir yürüyüşün ardından geldiğini ve yollardaki vatandaşların tepkisini ölçmeye çalıştığını söyleyen Tekin, şöyle devam etti:
“Gelen sarılıyor, giden sarılıyor. Herkese çok teşekkür ediyorum. Her ne kadar bir kısım televizyonlar, bizim çok kıymetli seçmenlerimizin kafasını bulandırmış olsalar da bize karşı olan güvenlerini kaybetmemeleri bize büyük bir cesaret veriyor. Ben İstanbul’un bütün mahallelerini dolaşır gezerim, en iyi siz basın mensubu arkadaşlarımız bilirsiniz. Bütün uğraşımız partimizi en üst seviyeye çıkarmaktır. Bugüne kadar yaşanan sorunlar keşke olmasaydı. Ben ve heyetteki arkadaşlarım hayatımızın hiçbir döneminde olmadığı kadar çok büyük çaba sarf ettik. O manzaraların yaşanmaması için 7 gün, 7 düveli bir araya getirdik. Ama ne yazık ki bizim inisiyatifimizin dışında yaşanan manzara en çok bizi üzdü. Bundan sonra CHP’lileri, CHP’ye oy verenleri asla üzmeyeceğiz. Yolumuza bakacağız ve genel merkezimizde partili arkadaşlarımızla da kucaklaşacağız.”
“RESMİ BİNAMIZ SARIYER’DEKİ BİNA, SARIYER’E GİDECEĞİZ”
Tekin, basın mensuplarının, dün CHP İstanbul İl Başkanlığında neler konuşulduğuna ilişkin soruları üzerine “Bir kısım parti yöneticisi arkadaşlarımızla temaslarımız, konuşmalarımız oldu. Sonra kendi aramızda kuruldaki arkadaşlarımızla bir yol haritası çizdik. İyi çalışmalar olacak, hiç kimse merak etmesin. Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır.” dedi.
Törenin ardından Bahçelievler ilçe binasına gidip gitmeyeceği yönündeki soru üzerine Tekin, 17 yaşında CHP’ye katıldığını belirterek, “O zaman ısıtma sistemleri sadece sobaydı. Bizim görevimiz pazarda kasa toplayıp soba yakmaktı, pankart asmaktı. Ben bu gelenekten geldim. Onun için o bina, bu bina, Sayın Genel Başkanımız nereyi uygun görüyorsa… Bizim resmi binamız şu anda Sarıyer. Bir bina tartışmasının içine girmek istemiyoruz, öyle bir sorun yok. Yeter ki üstünde altı oklu Cumhuriyet Halk Partisi yazan yer olsun, her yer bizimdir.” ifadelerini kullandı.
CHP İstanbul İl Başkanlığı önünde dün yaşananları ve kendisine gelen tepkileri de değerlendiren Tekin, şunları söyledi:
“Canları sağ olsun, demokratik tepkidir. Hiçbir kızgınlığım yok. Hepsini gözlerinden öperim. Bize petler değil, kurşunlar bile işlemez. Yeter ki doğru durun. Biz doğru noktadayız. Biz hiç kimseyi mahcup etmeyeceğiz. Ama dostlarımı uyarmak istiyorum. Yazar, çizer, gazeteci… Yarın mahcup olabileceğiniz şeyleri söylemeyin, yazmayın. Çünkü biz ne yaptığımızı biliyoruz. Çok kolay bir görev değil arkadaşlar. Ne kadar zor bir görevi üstlendiğimizi biliyorum. Ama söz konusu CHP olunca geri kalan hepsi teferruattır.”
Tekin, görevden alınan Özgür Çelik ile teması olup olmadığına ilişkin soru üzerine, CHP yöneticilerinin önemli bir kısmıyla temaslarının olduğunu, sadece dün değil süreç boyunca temaslarının devam edeceğini ve parti yöneticileriyle kucaklaşarak düşmanları çatlatacaklarını dile getirdi.
Kendisine yönelik eleştirilere verdiği “Ben onların ağabeyiydim.” açıklamasını da değerlendiren Tekin, şöyle konutu:
“Yeni bir polemiğe girmek istemiyorum. Bana ağabey diyen, hatta bir kısım televizyonlar ‘İmar çetesinin, ihale çetesinin korkulu rüyası’ diyenler, ne oldu da 5 dakikada biz böyle şeytanlaştık? Ömrümüzde, hayatımızda kirlilik yok. Hatalarımız yok mu, insanız, tabii ki hata yapacağız. Ben partinin bütün kademelerinde görev yaptım. Gençlik kolu başkanı, ilçe yöneticiliği, il başkan yardımcılığı. Çok şükür bir çöp kadar partimin kurumsal kimliğine zarar vermedim. Benim ilkem altı ok ve kurucu liderim Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve ondan sonraki genel başkanlarım. CHP’nin genel başkanları, Atatürk, İnönü, Ecevit, Deniz Baykal, Hikmet Çetin, Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel, hepsinin ortak özelliği para ilişkisi sıfır ve dürüstlükleridir. CHP dürüstlerin partisidir.”
Tekin, bu törenin ardından nereye gideceği yönündeki soruya “Şu anda resmi binamız Sarıyer’deki bina, Sarıyer’e gideceğiz. Partimizin bugün kuruluş yıldönümü, saat saat, dakika dakika arkadaşlarımızla teşkilatlarımızla illerimizle ilçelerimizle görüşerek sorunları bir an önce bitirelim. Önümüzdeki günlerde pazarlarda olacağız.” diye yanıt verdi.
2 polisi şehit eden saldırganın odası görüntülendi! Eyleme böyle hazırlanmış
CHP İL YÖNETİMİNE ATANAN GEÇİCİ KURULDAKİ ŞEN VE NARSAP CHP İSTANBUL İL BAŞKANLIĞINA GELDİ
Sarıyer’deki CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının önünde polis ekiplerinin güvenlik önlemleri sürdü. Sabah saatlerinde, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesince atanan geçici kurulda yer alan Zeki Şen ve Erkan Narsap, buraya gelerek binaya girdi.
Sonrasında CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya ile bazı parti meclis üyeleri ve parti görevlileri de binanın önünde geldi.
Binanın girişinde bekleyen polis ekipleri ise parti yöneticileri ve milletvekilleri dışındaki kişilerin şu an için içeriye alınmayacağını bildirdi.
Daha sonra il binasından çıkan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, polisin içeriye alınacak yöneticiler arasında ayrımcılık yapmaya hakkı olmadığını söyledi.
Binanın her katında polisler olduğunu iddia eden Başarır, “Bunun nedeni nedir? Gürsel Tekin siyah minibüsüyle buraya kadar geliyor. Ben Meclisin bana vermiş olduğu kırmızı plakalı aracımla buraya gelemiyorum. İlçe başkanlarımız gelemiyor. Burası şu dakikadan itibaren il binamız değil. Kayyum Gürsel Tekin’in de burada olmasına hiç gerek yoktu zaten. Lütfen o da gitsin, nerede görev yapacaksa belirtilmiş. O kanunsuz görevini orada yapsın. Daha fazla burada partilisini, ilçe başkanını, insanları provoke etmesin.” ifadelerini kullandı.
Bir gazetecinin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in binaya gelmesi durumunda Gürsel Tekin ve geçici kuruldakilerle görüşmesinin söz konusu olup olmayacağı yönündeki sorusu üzerine Başarır, “Hayır, öyle bir görüşme söz konusu değil.” dedi.
Daha sonra yapılan görüşmelerin ardından milletvekilleriyle gelen parti üyeleri ve çalışanlar da parti binasına alındı….

Ağrı kesici iğne sonrası yürüyemez hale geldi! İlk sağlık müdürü: Hata var ya da yok diyemeyiz

Ağrı kesici iğne sonrası yürüyemez hale geldi! İlk sağlık müdürü: Hata var ya da yok diyemeyiz

Kentte yerel bir gazetede çalışan Aytaç Öztürk, 27 Ağustos’ta karın ağrısı şikayetiyle Atatürk Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne başvurdu. Öztürk, sol kalçasına ağrı kesici iğne yapıldıktan sonra taburcu edildi. Bir süre sonra sol bacağında ağrı hissetmeye başlayan Aytaç Öztürk, ağrılar dayanılmaz hale gelince 31 Ağustos’ta çağırılan ambulansla Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi’ne kaldırıldı. Sol bacağının üstüne basamadığını belirten Öztürk’ün ödem toplayan bacağı alçıya alındı. Rahatsızlığı henüz teşhis edilemeyen ancak hatalı enjeksiyon uygulanmasından şüphe duyduğunu belirten Aytaç Öztürk’ün tedavisi BEUN Hastanesi Beyin ve Sinir Hastalıkları Cerrahisi Servisi’nde devam ediyor.

‘HENÜZ KONULMUŞ BİR TEŞHİS YOK’
İğneyi olduktan sonra bacağının üstüne basamadığını belirten Öztürk, Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimi ile telefonda görüştüğünü anlatarak, şunları söyledi:
Alıntı Metni
‘YÜRÜYEMİYORUM’
Yaşadığı soruna teşhis konulmasını ve rapor almayı bekleyen Aytaç Öztürk, “Gerçekten böyle bir durum varsa ben gazeteciyim ama başka bir vatandaş da gitmiş olsa başkasının başına gelmemesi için gereken yapılsın istiyorum. Varsa gerçeklik payı şikayetçi olacağım, sonuna kadar mücadele edeceğim. Yürüyemiyorum, ayağımın üzerine basamıyorum ve çığlık atıyorum” ifadelerini kullandı.

İL SAĞLIK MÜDÜRÜ: SÜRECİ TAKİP EDİYORUZ
DHA muhabirinin telefonla ulaştığı Zonguldak İl Sağlık Müdürü Mustafa Özkan Gün, “Süreci takip ediyoruz. Hata var ya da yok diyemeyiz daha çok erken. Tedavi sürecinin takipçisiyiz. Detaylı açıklamayı tedavi sürecinin ardından yapacağım. Sonucuna göre gereken yapılır” dedi. (DHA)
Boşanma davasında kan aktı: 2 ölü, 2 yaralı

Reklam
Hikmet Çetin'den dikkat çeken açıklama: Kılıçdaroğlu geri dönme niyetinde

Hikmet Çetin’den dikkat çeken açıklama: Kılıçdaroğlu geri dönme niyetinde

İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin, CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde seçilen başkan ve yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırılmaları kararının ardından CHP İstanbul İl Yönetimine görevlendirilen Gürsel Tekin, CHP İstanbul İl Başkanlığına gitti.
Tekin, protestolarla karşılandı. Zaman zaman, parti binası önünde arbede yaşandı. Açıklamasını, fırlatılan su şişeleri ve taşlara rağmen sürdürdü. İsterlerse kurşun atsınlar, kimse bizi engelleyemez dedi.
Gürsel Tekin, parti tüzüğüne dikkat çekti. CHP il başkanlığından baba ocağı diye bahsetti. Binaya girmesine engel olmak isteyenlere tepki gösterdi.
CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda yaşanan kriz sürerken bugün Gürsel Tekin ve beraberindeki heyet, CHP’nin 102. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Taksim Anıtı’na gitti.
Son dakika… CHP’de İstanbul krizi! Gürsel Tekin’den Özgür Özel hamlesi: Genel Başkan karşılanmaz mı?
“KILIÇDAROĞLU SOKAĞA ÇIKAMAZ”
CHP Eski Genel Başkanı Hikmet Çetin, MHP lideri Devlet Bahçeli ile görüşmesinin ardından MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’la da bir araya geldi.Gündemde Terörsüz Türkiye vardı. Fethi Yıldız’ın uzun süredir Terörsüz Türkiye süreci kapsamında ceza infaz kanunu üzerinde yürüttüğü çalışma konuşuldu.
Görüşmede, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Yönetimindeki son durum da değerlendirildi. Hikmet Çetin, çağrı heyetinin atanmasının doğru olmadığı görüşünü aktardı vesonrasında yaptığı açıklamada Yıldız’ın da o görüşüne katıldığını söyledi.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çetin, Kurultay davasının sonucuna göre Kılıçdaroğlu’nun geri dönme niyetinde olduğunu belirtti. Ama “Sonu çok kötü olur, sokağa çıkamaz” dedi.
Son dakika: 2 polisi şehit eden saldırganın odası görüntülendi! Eyleme böyle hazırlanmış…

Reklam
6 yaşındaki çocuk salatalık yuttu şok gerçek ortaya çıktı! '1 ay yoğun bakımda kaldı'

6 yaşındaki çocuk salatalık yuttu şok gerçek ortaya çıktı! ‘1 ay yoğun bakımda kaldı’

Şırnak’ta yaşayan Semra (37) ve Mehmet Ötün (40) çiftinin oğulları Aram Devran Ötün, mayıs ayında piknikteyken salatalık parçası yuttuktan sonra öksürük ve kusma şikayetleri görülünce Şırnak Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Burada çekilen röntgen ve MR’da Aram’ın vücudunda kateter unutulduğu görüldü. Diyarbakır’daki Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Ek Binası’na sevk edilen Aram, 5,5 saat süren riskli bir ameliyata alınarak 18 santimetre uzunluğundaki kateter çıkarıldı. Ameliyat sonrası yapılan incelemelerde kateterin kalp kapakçığına ve ciğerlerine zarar verdiği belirlendi.
İlginizi Çekebilir
Aile, avukatları aracılığıyla çocukları Aram’ın 2022 Eylül ayında milyonda bir görülen Stevens-Johnson sendromu nedeniyle tedavi gördüğü Dicle Üniversitesi Hastanesi hakkında Diyarbakır İdare Mahkemesi’ne dava açtı. Dicle Üniversitesi de konu ile ilgili idari soruşturma başlatıldığını belirtti.
‘KATETERİN VÜCUTTA YOL ALDIĞI TESPİT EDİLDİ’
Ailenin avukatı Ahmet Yalçın, hastane hakkında hem şikayetçi olduklarını hem de dava açtıklarını belirterek, “Müvekkilim Aram Devran Ötün, 2022 Eylül ayında Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde Stevens- Johnson hastalığı nedeniyle tedavi gördü. Tedavi sırasında kendisine kateter takıldı. 18 santimetre uzunluğundadır. Bunu takarken büyük bir ihmalkarlık yapılarak vücudunda unutuldu. Mayıs ayında müvekkilim çok öksürdüğü için Şırnak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan tetkiklerde kateterin unutulduğu tespit edildi. Daha sonra Diyarbakır Gazi Yaşargil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne götürüldü. Çok riskli bir ameliyata alındı ve kateter çıkarıldı. Bu kateterin vücutta yol aldığı tespit edildi. İlk giriş yeri ve çıkarıldığı yer arasında çok fark var ve kalp kapakçığı ile ciğerlerine zarar verdiği tespit edildi. Müvekkillerimin hem maddi hem de manevi zararlarını karşılamak adına Dicle Üniversitesi’ne biz başvuruda bulunduk. 30 günlük cevap süresi içerisinde bize geri dönüş yapılmadı. Biz de maddi ve manevi zararların tazminat için Diyarbakır İdare Mahkemesi’ne davamızı açtık ve sorumlulardan şikayetçi olduk” dedi.

‘SALATALIK PARÇASI YUTTU, SONRA SÜREKLİ ÖKSÜRMEYE BAŞLADI’
Oğlunun piknikte salatalık parçası yuttuktan sonra sürekli öksürmeye ve kusmaya başladığını söyleyen Semra Ötün, “Çocuğum 3 yıl önce Steven Johnson sendromu hastalığına yakalandı. Milyonda bir görülen antibiyotikten kaynaklı bir hastalık. Doktorlar öyle söyledi. Bizi acilen Diyarbakır Dicle Üniversitesi Çocuk Hastanesi bölümüne sevk ettiler. 1 ay yoğun bakım sürecimiz oldu. 28 gün yoğun bakımda, 3 günde serviste kaldı. Damar yolundan, kasıktan serum taktılar. Kateter denilen tel çocuğun vücudunda bırakılıyor. Biz taburcu olduğumuzda fark edilmiyor. 3 yılın sonunda biz bunu fark ettik. Pikniğe gittik. Oğlum salatalık parçası yuttu ve salatalık parçasından sonra akşama kadar öksürdü. Hiçbir şekilde durmadı. Kusuyordu. Ben şüphelenmeye başladım. Çocuğum normal değildi. Sonra eşime danıştım. Akşam 21.00 civarında acile götürdük. Röntgeni ve MR’ı çekildi. Tuhaf bir şey olduğunu anladık. Doktor röntgeni gösterdi. Tel kalmıştı. Çok kötü bir şekilde. Acil doktoru film çektikten sonra bize bir tel parçasını gösterdi. Bizi bekletmeden Diyarbakır’a sevkimizi verdiler. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Ek Binası’na gittik. Çocuğun kasıklarından anjiyo yolu ile teli çıkaracaklarını ama riskli bir ameliyat olduğunu söylediler. O süreçte çocuk gerçekten sürekli yoruluyordu. İkide bir oturuyordu. ‘Anne çok yoruldum, karnım ağrıyor’ diyordu.
Ben ağrı kesiciler ile geçiştirmeye çalışıyordum. Bu telin 3 yıl boyunca çocuğumda kaldığını öğrendim. Ailece yıkıldık” diye konuştu.
17 günlük bebek kuvözden düştü! Sorumlu hemşireden şok savunma: ‘Kendisi düşmüş’
‘ÇOCUĞUM YAKLAŞIK 5,5 SAAT AMELİYATTA KALDI’
Çok zor günler geçirdiklerini belirten anne Ötün, şunları söyledi:
“Çocuğum yaklaşık 5,5 saat ameliyatta kaldı. Ameliyata giren doktor kötü bir şekilde çıkıyordu. Çok zor bir yerde olduğunu ve yorulduklarını söylüyordu. Malzeme atıyoruz, malzeme geliyor tel hiçbir gelmiyor, dedi. Sonra en son bir doktor çıktı, ‘İki seçeneğimiz var. Ya açık kalp ameliyatı ya da çocuk ömür boyu o tele maruz kalacak’ dediler. Her iki seçenekte benim için çok acıydı. Sonra profesör girdi ameliyatına başardılar. Çıkardılar. Şu anda kalp kapakçığında sorun varmış. Çocuğum bundan dolayı tedavi oluyor. Çok acılı günler geçirdik. Çok zor günler geçirdik. Bizim canımız yandı kimsenin canı yanmasın. Doktorlar söylediğinde inanamadım. Şok oldum. Çünkü çocuğum 3 sene boyunca takipli hasta olduğumuz için sürekli Diyarbakır’a, Ankara’ya sürekli gidip geliyoruz. İnanamadım ben. Kendi gözlerimle görmeyene kadar inanmadım. Çok kötü olduk.”
2 polisi şehit eden saldırganın odası görüntülendi! Eyleme böyle hazırlanmış…