BIST 100
14.212,42 0,94%
DOLAR
47,0550 0,04%
EURO
54,0511 0,21%
GRAM ALTIN
6.109,75 -0,51%
FAİZ
41,10 -0,34%
GÜMÜŞ GRAM
85,88 -1,77%
BITCOIN
64.087,00 -1,31%
GBP/TRY
63,6285 -0,13%
EUR/USD
1,1464 0,01%
BRENT
85,17 0,26%
ÇEYREK ALTIN
9.989,45 -0,51%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
36 °
Reklam

SİYASET

Google'ın 1 saatlik çöküşü bize ne gösterdi? 'Altyapı iktidarı' devrede: 'TSK'ya zeval gelmez'

Google’ın 1 saatlik çöküşü bize ne gösterdi? ‘Altyapı iktidarı’ devrede: ‘TSK’ya zeval gelmez’

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 21’nci yüzyılın ilk çeyreğinin neredeyse bitmek üzere olduğu bugünlerde, kısa bir süre için de olsa, hayatımızdan neyi çıkarsak elimiz kolumuz bağlanır? 4 Eylül 2025’te, 27 yaşını kutlayan Google’ın yaklaşık 1 saatliğine hayatımızdan çıkmış olması son derece rahatsız ediciydi. Üstelik Google ve ona bağlı tüm sistemler yoklukları için uzun sayılacak bir süre boyunca yanıt vermemişti. Dünyanın en çok kullanılan arama motorunun insan yaşamı üzerindeki ‘hâkimiyeti’ kaybolduğunda neredeyse herkes korku ve endişeye kapılmıştı. Peki tam olarak ne zaman ve nerede tüm hayatımızı Google’a teslim etmiştik? 7 Ekim 2023’ten bu yana devam eden İsrail’in Gazze’ye saldırıları ve 2022’de başlayan Ukrayna Rusya savaşı göz önünde bulundurulduğunda son yılların en önemli olaylarının yaşandığı noktalarda yine Google hüküm sürüyordu. Savaşı kazanmak isteyenin Google’ı olması gerekiyordu belki de… Peki ama bu ne anlama geliyordu? 4 Eylül günü Avrupa’nın pek çok noktasında yaşayan insanları çaresizlikle baş başa bırakan arama motoruna ne olmuştu? O olmazsa bize ne olurdu? İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burcu Zeybek, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı ve Adli Bilişim Uzmanı Doç. Dr. Ali Murat Kırık ve TASAM Başkan Yardımcısı Emekli Tuğgeneral Prof. Dr. Fahri Erenel, Google’ın yokluğunun kimleri nasıl etkilediğini ve yaşananların perde arkasını Milliyet.com.tr’ye anlattı.

İNTERNET YOK UYARISI ELİ KOLU BAĞLADI! ‘ALTYAPI İKTİDARI DEVREDE’
4 Eylül’de Google ve bağlı sistemler olan Gmail, YouTube, Maps, Drive, Chrome, Translate, Ads, Analytics, Gemini ve Android’e bir süreliğine erişim sağlanamadı. Bu esnada pek çok kişinin aklına kapsamlı bir güvenlik sorunu, veri hırsızlığı ya da işlemeyi durduran sistemler geldi. Yani akıllardaki senaryo neredeyse hayatı felç eden bir tabloyu gözler önüne seriyordu. 1 saat içinde yeniden devreye giren Google o an hayatımızın ne kadar içinde olduğunu ve bizi etkisi altına aldığını kısacık bir süre yokluğuyla göstermişti. Bunun insanlık adına pek çok tanımı vardı. Ancak yaşananların açık tanımı Doç. Dr. Burcu Zeybek’e göre “Google ekosistemiyle neredeyse iç içe geçmiş durumdayız. Aslına baktığımızda bu dev teknoloji şirketleri aynı zamanda toplumsal yaşamı yöneten ‘altyapı iktidarını’ da gözler önüne seriyor. Google’a erişim yokken bilgiye erişememek, kullanıcıların aslında ‘dijital yurttaşlıklarını’ tek bir kurumsal aktöre emanet ettiklerini açığa çıkarıyor. Kullanıcıların ‘özgürlük’ ile ‘bağımlılık’ arasındaki ikilemini açığa çıkarıyor. Google servislerinin çökmesi, aslında 21. yüzyılın yeni bağımlılıklarını gözler önüne seriyor, internetin altyapısına, dijital şirketlerin tekelleşmesine ve bireysel olarak sürekli bağlantıda olma arzusuna” diye anlatılabilirdi. Peki o 1 saatte milyonlarca insanı hayatında neler değişmişti? Google olmasa elimiz kolumuz bağlanacak mıydı? Doç. Dr. Burcu Zeybek şöyle anlattı:
Alıntı Metni

STRATEJİ BELİRLENMELİ! ‘YERLİ VE MİLLİ SİSTEMLER DESTEKLENMELİ’
Gerçekten de çaresizlik ellerimizdeki son teknoloji cihazlardan Google’a ne olduğunu Google’a soramadığımız an başımızdan aşağı kaynar sular dökülürcesine hissedilmişti. Peki ama bizim bu sistemlere bu denli ‘bağımlı’ olmamız ne kadar güvenli? Bizi Google’dan kurtaracak sistemlerin şifreleri yine ‘bizde’ gizliydi! Prof. Dr. Ali Murat Kırık’a göre yerli ve milli sistemlerin desteklenmesi geleceğe atılan her adımı daha güvenli hale getirebilir.Prof. Dr. Ali Murat Kırık bu durumu,“Yerli ve milli sosyal medya platformlarının geliştirilmesi de geleceğimiz için stratejik bir yatırımdır. Bu uygulamalar, kullanıcı verilerinin ülke sınırları içinde kalmasını sağlayarak hem bireysel hem ulusal güvenliği artırır. Ayrıca kültürel değerlerimizi ve toplumsal hassasiyetlerimizi yansıtan platformlar, Türkiye’nin dijital dünyada kendi kimliğini güçlendirmesine yardımcı olur. Kendi sosyal medya ağlarımızı ve arama sistemlerimizi geliştirmek, sadece ekonomik kazanç değil; aynı zamanda teknolojik bağımsızlık ve ulusal güvenlik açısından da Türkiye’yi daha güçlü ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir konuma taşıyacaktır” diyerek detaylı şekilde açıklıyor.
Prof. Dr. Ali Murat Kırık, 4 Eylül’de 1 saatten kısa süren çöküşle ilgili akıllara gelen ilk sorular olan veri güvenliği ve Google’ın olmasa ne yaparız sorularını da şöyle yanıtladı:
“Google’ın kısa süreli hizmet kesintisi, teknoloji devlerine olan bağımlılığımızı bir kez daha gündeme taşıdı. Türkiye’nin, Google’ın yokluğunda bile arama, harita, e-posta ve bulut hizmetleri gibi dijital ihtiyaçları karşılayacak yerli ve güçlü bir ekosisteme sahip olması artık bir zorunluluk haline geliyor. Böyle bir altyapı, sadece teknoloji geliştirme açısından değil, aynı zamanda ulusal veri güvenliği, ekonomik bağımsızlık ve stratejik dayanıklılık bakımından da kritik önem taşıyor. Google’ın yerini doldurmak için öncelikle kapsamlı bir dijital strateji belirlenmeli. Yerli yazılım şirketleri desteklenmeli, üniversiteler ve teknoloji merkezleriyle güçlü işbirlikleri kurulmalı. Kullanıcı dostu ve hızlı bir arama motoru geliştirmek, büyük veri altyapısını oluşturmak ve bu sistemleri sürekli güncel tutmak, dışa bağımlılığı azaltmanın en önemli adımları arasında. Bu süreç, teknoloji üretimini teşvik ederek kriz anlarında bile kesintisiz hizmet sağlayacak yerli bir dijital ağın kurulmasına olanak verir.”
İsrail’in Gazze’yi işgalinden sonra uzun bir süre Google Maps üzerinden bölgenin güncel hali görüntülenememişti. Google haritaları güncelledikten sonra iseGazze’nin kuzeyindeki Beyt Hanun’da toprağa kazınmış bir Davut Yıldızı görüldü.
İSRAİL VE UKRAYNA KULLANDI! ‘TÜRKİYE’NİN ASKERİ GÜCÜNE ZEVAL GELMEZ’
Ukrayna ve Rusya arasında ateşkesin konuşulduğu bugünlerden bir yandan da 3 yıldır süren savaşın silahları gündemdeki yerini koruyordu. Rusya’nın askeri gücü, Ukrayna’nın desteklenmesi ve Ukrayna Başkanı Volodimir Zelenski’nin ABD’den sürekli yardım talebi… Pek çok konuda ABD’ye ve gelişmiş teknolojik sistemlere bağımlı olan Ukrayna için Google da bir ihtiyaçtı. Prof. Dr. Fahri Erenel, İsrail’in Gazze’deki soykırımı için veri desteği aldığı Google’ın, Ukrayna için de bir olmazsa olmaz olduğunu açıkladı ve Türkiye’nin askeri gücünün Google gibi sistemlerle ne kadar entegre olduğuna değindi. Prof. Dr. Erenel bu konuyla ilgili, “Google’ın olup olmaması bizim Silahlı Kuvvetleri’mizin savaşma yeteneklerini etkilemez. Bütün dünyayı değerlendirirsek buna bağlı olanları görürüz. Bizim gibi savunma sanayii belli bir yetkinliğe ve dış kaynaklara olan bağımlılığını azaltmamış olanlar bu gibi çöküşlerden etkileneceklerdir. Örneğin Ukrayna Google’dan ve bu sistemlerden çok ciddi istihbarat ve veri sağlıyor” dedi. Üstelik Google Ukrayna’ya sadece savunma yetenekleri için de destek olmuyor. Google, Ukrayna’da devam eden savaş nedeniyle Rus propagandası yapan 2 bin YouTube kanalını yayından kaldırmıştı. Türkiye ise askeri anlamda tam bağımsız bir devlet olmayı yıllar önce başardı, bugün de geleceğe aynı güç ve kararlılıkla yürüyor.Prof. Dr. Fahri Erenel, Google’ın 1 saatlik çöküşünün askeri boyutlarını değerlendirerek sözlerini noktaladı.
Alıntı Metni…

Son dakika..

Son dakika… Gürsel Tekin’den ilk görüntülü açıklama: Göreve başladık

Gürsel Tekin açıklamasında şu ifadeleri kullandı; Uzun süre Cumhuriyet Halk Partisinde görev yapan ve İstanbul’da da 3 buçuk yıl il başkanı yapan bir insanım. Yine benim gibi bu heyette önümüzdeki günlerde krizi çözmek adına demokratik kurallar içerisinde görev yapacak dört tane çok tecrübeli deneyimli Cumhuriyet Halk Partisi kökenli arkadaşlarımızla biz göreve başladık.
Size tanıtmak isterim Zeki başkan doğduğu günden itibaren Cumhuriyet Halk Partili. Aynı zamanda da uzun süre Cumhuriyet Halk Partisi‘nin çeşitli kademelerinde görev yaptığı ilçe Başkanlığı yaptı. Yine Hasan kardeşimiz hem beraber biz il başkan yardımcılığı yaptık daha sonra da çeşitli dönemlerde partimizin en zor dönemlerinde ilçe başkanlığı yaptı.
Yine Müjdat kardeşimiz babadan Oğula Cumhuriyet Halk Partisi köklü bir Cumhuriyet Halk Partili. O da ilçe başkanlığı yaptı keza Erkan kardeşimiz biz hepimiz Cumhuriyet Halk Partiliyiz. Bizim temel görevimiz hepimizin dışında yani bizim kardeşlerimizin arkadaşlarımızın inisiyatifi dışında bazı olumsuzluklar oluştu. Cumhuriyet Halk Partisi savaş meydanlarında kurulmuş bir siyasi partidir.
CHP’yi seçimlere kim götürecek?
Cumhuriyet Halk Partisi tabii ki adliye koridorlarına düşmemeliydi. Şimdi bizim temel görevimiz bir an önce bu mahkeme koridorlarından çıkarıp kardeşlik hukuku içerisinde bütün Cumhuriyet Halk Partilileri kucaklayarak önümüzdeki süreçte mücadele edeceğiz. Çokça tutsak, tutuklu arkadaşlarımız var. Birçok belediyelerimiz de her gün operasyonlar var. Bütün bunlara sahip çıkmak için hak hukuk adalet için önümüzdeki günlerde mücadele edeceğiz.
Zaman zaman bir kısım arkadaşlarımızın benim dışımdaki arkadaşlarımızın kim olduğuna dair merakları olmuş. Bu vesileyle bu aslan arkadaşlarımı da sizlere takdim etmek için bu ufacık videoyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Bize güvenin biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkeleri, kuralları, gelenekleri neyi gerektiriyorsa onu yapacağız. Bunun dışında asla hiç kimse bizden bir şey beklemesin çünkü biz Cumhuriyet Halk Partiliyiz.

CHP’de istifa formülü! ‘Mutlak Butlan’a karşı parti meclisi devreye girecek…

Cebinde 1 lirası yokken 22 bin lira borçlu çıktı! İyi niyeti kabusu oldu: Ben sadece destek olmak istedim

Cebinde 1 lirası yokken 22 bin lira borçlu çıktı! İyi niyeti kabusu oldu: Ben sadece destek olmak istedim

Kentte yaşayan Tülay Sıla Şenses, önünden geçtiği güzellik merkezinin çalışanlarının, ‘Öğrenciyiz, prim alıyoruz, destek olun’ ricasıyla merkeze çıktığını, daha sonra farkında olmadan bir sözleşme imzalatıldığını iddia etti. Şenses, merkezden çıktığında aradığı ablasının uyarısıyla yeniden güzellik merkezine gidip imzaladığı sözleşmeyi iptal etmek istediğini söyledi. İddiaya göre, merkezdeki çalışanlar sözleşmenin iptal edilemeyeceğini, yaklaşık 12 bin liralık ödeme yapması gerektiğini ifade etti. İşlemi iptal olmayan Şenses, ödeme yapmayınca güzellik merkezi tarafından icraya verildi ve banka hesaplarına bloke konuldu. Kendisini güzellik merkezi adına bir avukatın aradığını kaydeden Tülay Sıla Şenses, 22 bin lira istendiğini belirterek ‘Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurdu.
İlginizi Çekebilir
‘İNDİRİMLİ PAKET ALDINIZ, İPTALİ MÜMKÜN DEĞİL’ DEDİLER’
Güzellik merkezinin önünden geçerken broşür dağıtan çalışanların kendisini durdurduğunu anlatan Şenses, “Normalde de insanları durdurup yukarı çıkarıyorlarmış. ‘Öğrenciyiz, prim alıyoruz. Yukarı çıkıp sadece imza atar mısınız?’ dediler. Benim amacım bu işlemi satın almak değildi, sadece destek olmak için çıktım. Ancak imza attığım evrakın bir sözleşme olduğunu sonradan fark ettim. Tekrar merkeze gittiğimde iptal etmek istedim. Bana hiçbir şekilde iptal olmayacağını, notere gitmem gerektiğini söylediler. Ardından da ‘İndirimli paket aldınız, iptali mümkün değil’ diyerek geri çevirdiler” dedi.
Hizmet almak istemediğini defalarca dile getirdiğini söyleyen Şenses, “Ben sadece çalışanlara destek olmak için çıktım. Amacım herhangi bir işlem satın almak değildi. Daha sonra iptal etmek istedim ama kabul etmediler. Birkaç ay geçti, bu süreçte kimse arayıp sormadı. Sonrasında avukat beni aramaya başladı. İcraya verildiğimi söyledi. Sabah işe kalkıyorum sürekli arıyor, rahatsız ediyor. Defalarca istemediğimi, işlem yaptırmadığımı anlattım. Başta 12 bin lira denilen borç, 22-23 bin liraya kadar çıkarıldı. Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurdum ve sonucunu bekliyorum” diye konuştu.

‘İNSANİ DUYGULARA HİTAP EDEREK SÖZLEŞME İMZALATIYORLAR’
Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili İbrahim Güllü, benzer şikayetlerin arttığını belirterek, “Bu uygulama genelde bazı güzellik salonları tarafından yapılıyor. Satış elemanları sokakta vatandaşlara yaklaşıyor. ‘Biz üniversite öğrencisiyiz, prim alıyoruz, eğitimimize katkı sağlıyoruz’ diyerek insani duygulara hitap ediyorlar. Vatandaş sırf yardım etmek amacıyla yukarı çıkıyor, orada ikna edilerek sözleşme ve senet imzalatılıyor. Ancak hizmet alınmıyor ya da ödeme yapılmasına rağmen senetler iade edilmiyor ve sonradan icraya konu olabiliyor. Böylece tüketici ikinci kez mağdur ediliyor” dedi.
‘TÜKETİCİNİN KOŞULSUZ 14 GÜN İÇİNDE CAYMA HAKKI VAR’
Güllü, bu durumun iş yeri dışında yapılan satış kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu tür işlemlerde tüketicinin koşulsuz 14 gün içinde cayma hakkı vardır ve herhangi bir peşinat alınamaz. Ancak firmalar sözlü beyanları yok sayıyor. Yazılı bildirim yapılmadığında 14 günlük süre geçtikten sonra senetler icraya verilebiliyor. Vatandaş hiç almadığı hizmetten dolayı bedel ödemek zorunda kalıyor, üstüne bir de masraf ve avukatlık ücretiyle karşılaşıyor. Ticaret Bakanlığı’nın bu boşluğu giderecek düzenleme yapması gerekiyor” diye konuştu.
İrem’in iki bacağını, şoförsüz TIR kopardı: En çok nedenini öğrenince şaşırdım…

İrem'in iki bacağını, şoförsüz TIR kopardı: En çok nedenini öğrenince şaşırdım

İrem’in iki bacağını, şoförsüz TIR kopardı: En çok nedenini öğrenince şaşırdım

Kadir ve İrem Karatutlu çifti, 26 Temmuz 2024’te evlendi. Motor tutkunu olan çift, evliliklerinin birinci yıl dönümünü arkadaşlarıyla birlikte Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde düzenlenen motosiklet festivaline katılarak kutlama yaptı. Yıl dönümü eğlencesi sonrası Kahramanmaraş’a dönmek üzere yola çıkan çiftin motosikleti ve beraberindeki bir motosikletin arıza lambası yanması nedeniyle Gaziantep Nurdağı yakınlarında yol kenarına durmak zorunda kaldı.

Motoru emniyet şeridine çeken Karatutlu çifti, arızayla ilgilenirken yanlarına güvenlik amaçlı yardım için bir de çekici geldi.
Fitness eğitmeni en mutlu gününde 2 bacağını kaybetti! ‘Evlilik yıl dönümüm cehenneme döndü’

Kısa süre sonra ise içinde şoförü bulunmayan TIR, kontrolden çıkarak kendi kendine yol kenarındaki emniyet kenarına ve bariyerlere sürterek daldı. Önce çekiciye, ardından çevresindeki araçlara çarpan TIR, bu sırada orada bulunan eski Kahramanmaraş Barosu Başkanı Mehmet Mesut Karslıoğlu ve Fitness eğitmeni İrem Karatutlu’yu da altına aldı.
Mühendisliği bıraktı, balkonu seçti! Üniversiteli Alperen görenleri şaşkına çeviriyor: ‘Bu hobi virüs gibi’

Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan Karatutlu, kaldırıldığı hastanede iki bacağını diz altından kaybetti. Kazanın ardından gözaltına alınan araçta olmayan TIR şoförü çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
“SAHNE DURMUŞ GİBİYDİ”
İrem eşi Kadir Karatutlu, “Evlilik yıl dönümümüzü ve o gün eşim ile beraber Osmaniye Kadirli’de bir motor festivali vardı. Eşim ve diğer motorcu arkadaşlarımla beraber kutlamak için oraya gittik ve dönüş yolunda bir arıza nedeniyle motorlarımızı sağ tarafta bulunan emniyet şeridine çektik. Sonra arkamızdan gelen çekicilerle, çekici de bizle beraber emniyet şeridinde araçlarını çekti. Yaklaşık 5-10 dakika sonra sürücüsü olmayan bir TIR tarafından bariyerleri sürterek bizim orada bulunan bütün araçları sürükleyerek götürdü. Yaklaşık 500-600 metre civarı. TIR’ı ben gördüm, yol tarafına atladım. Eşimin olduğu yere ortalama 20 metre civarı geri taraftaydım. Eşime doğru koşmaya başladım. ‘Oradan kaçın, çıkın’ falan dedim ama TIR’ın hızı 70-100 aralığındaydı. Durduğumuz yer emniyet şeridi idi orası zaten aşağı yönde bir eğimliydi. Sürücüsü olmayan bir TIR, oradaki bütün araçları küredi götürdü. Orada yaklaşık 8-10 kişi vardı. Arkadaşlarımız, saliselik anlarla kurtuldu. Eşim o kazada kurtulamadı. 600 metre civarı motorlarının üstünden aşağı doğru sürüklendi. Ben devamlı arkasından koşarak onu bulmaya çalıştım. Çünkü devamlı TIR ilerliyordu, hiç durmuyordu. Sonra eşimi görebildim. Gördüğümde mutlu oldum, gayet iyi görünüyordu. Ama yanına gittiğimde iki ayağımın sıkıştığını gördüm. Ve orada koptuğunu görünce mahvoldum. Sonra kurtarma süreçlerimiz derken, yangının çıkması bizi çok zor duruma düşürdü. Sanki o zaman, sahne durmuş gibiydi” dedi.
‘KAZANIN NEDENİNİ ÖĞRENİNCE ŞAŞIRDIM’
Konuşmasını sürdüren Karatutlu, “En çok bu kazanın nedenini öğrenince şaşırdım. Kazanın nedeni 3 aşamadan başlıyor. Bize çarpan TIR ilk tünele girmeden duruyor, sonra tünele giriyor, tünel içinde kontrolsüz duruyor. Bu kez durunca sürücü emniyet frenini çekmediği için kendiliğinden hareket etmeye başlıyor. Bizim durduğumuz yere kadar kendi kendine geliyor. Yüklü ve sağlık eşyaları taşıyan bir TIR’dı” ifadelerini kullandı.
“PROTEZLE HAYATIMA DEVAM EDECEĞİM”
Evlilik yıl dönümlerinde dehşeti yaşadıklarını ifade eden İrem Karatutlu, dönüş yolunda motorları emniyet şeridine park ettiklerinde olayın yaşandığını söyledi. Karatutlu,” Orada dururken de çekici araç geldi. Çekici araç bize yardım etmek istedi o gün. Arkasından da zaten bir ses duydum. Ses duyduğumda da zaten eşimin bana seslendiğini, o TIR’ı benden önce fark etmişti. Gördüm ama kurtulma ihtimalim yoktu. Çünkü bana TIR çok yakınlaşmıştı. İki adım atmamla zaten vurdu. Gözlerimi açtığımda, ayaklarım TIR’ın altında kaldığını gördüm. Eşimin desteğini çok fazla hissettim bu süreçte. En çok yanımda olan o oldu. Ailemin desteklerini de hissediyorum. Onlara da teşekkür ediyorum. Bu süreçte hayatıma protezle devam edeceğim. İki ay sonra fizik tedavi süreçlerim başlayacak. Tünelin 400 metre ilerisindeydik. Üzerimize gelen TIR şoförsüz bir TIR’dı” diye konuştu….

Reklam
Mühendisliği bıraktı, balkonu seçti! Üniversiteli Alperen görenleri şaşkına çeviriyor: ‘Bu hobi virüs gibi’

Mühendisliği bıraktı, balkonu seçti! Üniversiteli Alperen görenleri şaşkına çeviriyor: ‘Bu hobi virüs gibi’

Ortahisar ilçesi Pelitli Mahallesi’nde ailesiyle birlikte yaşayan Alperen Yeni, çocukluk yıllarında simülatörlerle başlayan uçak tutkusunu, fotoğrafçılık ve üniversite eğitimiyle sürdürüyor. Ailesinin havalimanı çalışanı olan Yeni, 7 yaşından itibaren uçakları izlemeye ve seri numaralarını ezberlemeye başladı. 9 yaşında ailesinin aldığı fotoğraf makinesiyle çekimler yapmaya başlayan Alperen Yeni, Trabzon Havalimanı pistini kuş bakışı gören evlerinin balkonundan pistine iniş ve kalkış yapan uçakları fotoğraflayıp, radar uygulamalarından takip ediyor. Yeni, kısa sürede hobi haline getirdiği uçak fotoğrafçılığında, çektiği görüntülerle kendi arşivini oluşturdu. Tutkusu eğitim hayatına yön veren Alperen Yeni, İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu Hava Trafik Kontrolü Bölümü’nü kazandı. Yeni, kulede ‘hava trafik kontrolörü’ olma hayalinin peşinden gidiyor.
İlginizi Çekebilir
‘BU HOBİ VİRÜS GİBİ’
Alperen Yeni, çocukken evlerinin balkonundan büyük bir merakla havalimanındaki uçakları çekmeye başladığını ifade ederek, “Uçaklara olan ilgim 7 yaşındayken simülatörlerle başladı. Ailemde havalimanı çalışanıydı. Onlardan ötürü de uçaklar hayatımda hep yer aldı. Uçakları izleyerek ve seri numaralarına bakarak ve ezberlemeye başladım. Zamanla hobi haline geldi. Sadece pilot olabileceğimi sanıyordum ama sektörün içerisinde girince havacılığa dair başka mesleklerin olduğunu öğrendim. Fotoğraf makinesini ilk kez 9 yaşındayken elime aldım. 2014 yılında sosyal medyada bir hesap kurarak, paylaşımlar yapmaya başladım. 11 yıldır devam ediyorum. Evimizin balkonundan çekim yapmaya başlamıştım. Zamanla kendimi geliştirip fotoğraf makinelerimi büyüttüm. Gidebildiğim, çekim yapmaya müsait olan her yerde, dünyanın da her yerinde çekim yapmaya çalışıyorum. Bu hobi virüs gibi. Bu hobi sayesinde sektörde kendimi geliştirdim” dedi.
12 soruda savcı cinayeti! Savcı Ercan Kayhan’ın ölümünün arkasında yanıt aranan sorular kaldı…

‘ARŞİVİMİ GÖRENLER ŞAŞIYOR’
Uçaklara olan hevesi ve isteğini anlatan Yeni, “Uçak fotoğrafı çekecek olduğum bir gün radar uygulamalarını açıyorum. Oradaki iniş ve çıkışları takip ediyorum. Genelde evimizin balkonundan çekim yapıyorum. Dikkatimi çeken bir uçak olduğu zaman havalimanı etrafında da çekimler yapıyorum. Büyük uçakları çekmek için yakın alanları tercih ediyorum. Arşiv olsun, anı biriktireyim istiyorum. Nadir görülen, Trabzon’a her zaman inmeyen uçakları da çekiyorum. İnsanlar da merak ediyor. Bu çok güzel bir şey. İstanbul, Ankara, İzmir’de çekimler yapıyorum. Pisti pas geçen uçakları görünce heyecanla makineye sarılıyorum. İstek ve hevesle alakalı bir durum. Uçakların sesi, inişi ve kalkışı, pas geçişini çekince olunca güzel anılar birikiyor. Yurt dışındaki havalimanlarında da çekimler yapıyorum. Arşivimi görenler şaşırıyor. ‘Kafayı mı yedin, neden uçakları çekiyorsun?’ diyorlar” diye konuştu.
Ağrı Dağı’nın zirvesinde saklanan korkunç sır ortaya çıktı! ‘İlk defa böyle bir şey gördüm’
‘BİRÇOK İLGİNÇ AN YAŞADIM’
Alperen Yeni, unutamayacağı anılara biriktirdiğini söyleyerek, “Yer çekimine meydan okuyan bu yığın beni çok cezbediyor. Havalanmak, gökyüzünde uçmak, yukarıdan aşağıya bakmak çok dikkat çekici. Bu uçakların nasıl uçtuğunu çok merak ettim. Havalimanındaki dergileri açıp uçak tiplerini öğrenirdim. Havacılık fotoğrafçılığını öğrenmek istedim. İnsanların çektiği fotoğrafları incelerdim. ‘Bir gün ben de bu işi yapmak istiyorum’ dedim. Acil iniş yapanlar, iniş yapamayanlar, filoya yeni katılan uçaklar oluyor. Bunları çekiyorum ve çektiğim görüntüler haber kanallarında yayınlanıyor. Onları da görünce mutlu oluyorum. Birçok anı ve ilginç anlar yaşadım. İstanbul Atatürk Havalimanı’nda bir uçağın kalkışını çekerken, başka bir uçağın pisti pas geçişini çektim. 2 uçak birbirine çok yakındı. O an çok heyecanlanmış ve o anları fotoğraflamıştım. Bu anı hala gözümün önünde, hiç unutamıyorum” ifadelerini kullandı.

‘HAVA TRAFİĞİNDEN SORUMLU OLMAK BANA İYİ HİSSETİRİYOR’
Havacılıkla ilgili diğer alanlarda da kendini geliştirdiğini ifade eden Yeni, “Zamanı gelince Trabzon’a da böyle bir uçak gelmişti’ deyip insanlara göstermek için de bu hobiyi sürdürüyorum. Pilot olmak da çok güzel bir meslek. Gökyüzündesiniz ve bir uçağı uçuruyorsunuz ama hava trafik kontrolü bölümünün bana cazibeli gelen tarafı, bulunduğum meydanın sorumlusu olmak. İnen ve kalkan uçakların trafiğinden siz sorumlusunuz. Bu sorumluluk daha iyi hissettiriyor. Üniversitesinde bilgisayar mühendisliği bölümü tercih etmiştim ama bu tutkumdan ötürü bölümü bırakarak, İstanbul’da hava trafik kontrol bölümünde okumaya başladım. İnşallah seneye de mezun olacağım. Hayalim, mezun olunca Trabzon Havalimanı’nda hava trafik kontrolörü olarak çalışmak. Severek de bu bölümü okuyorum” dedi….

13 yıldır faili meçhul! Osmaniye'de domuz avı faciası

13 yıldır faili meçhul! Osmaniye’de domuz avı faciası

Kadirli ilçesinde 2012 yılının Haziran ayında olay tarihinde 20 yaşında olan Tahsin Karaüce, S.I., A.K. ve Y.K. isimli arkadaşlarıyla birlikte Kadirli ilçesi Kızyusuflu köyü Haramidere mevkisine domuz avına gitti. Av sırasında Tahsin Karaüce birden fazla kurşunun vücuduna isabet etmesi sonucu vuruldu.

Vurulan genç olay yerindeki bir arkadaşı tarafından Osmaniye Devlet Hastanesine götürüldü ancak Tahsin Karaüce’nin hayatını kaybettiği belirlendi.
Ağrı Dağı’nın zirvesinde saklanan korkunç sır ortaya çıktı! ‘İlk defa böyle bir şey gördüm’

KAZA MI, CİNAYET Mİ?
Aradan geçen 13 yıla rağmen Tahsin Karaüce’nin kim ya da kimler tarafından öldürüldüğü, kaza sonucu mu yoksa bir cinayete mi kurban gittiği tespit edilemedi.
Ölen gencin annesi Safinaz Karaüce ise oğlunun arkadaşlarıyla ilgili bazı yasa dışı olaylara tanık olduğunu ve cinayete kurban gittiğini iddia ederek, 13 yıla rağmen katilin tespit edilemediğini söyledi. Safinaz Karaüce, “Oğlumun katili elini kolunu sallaya sallaya geziyor. Öldürüleli 13 yıl oldu. 13 yıldır oğlumu kimin öldürdüğü belli değil. Ben katilin veya katillerin bulunmasını istiyorum” dedi.

‘KATİL 13 SENEDİR BULUNAMADI’
Ölen gencin babası Durdu Karaüce ise oğluyla birlikte ava giden arkadaşlarının jandarmada olaydan bir gün sonra ifade verdiklerini ve ardından da serbest kaldıklarını belirterek, “2012’nin 24 Haziran’ında 4 arkadaş oğlumla birlikte ava gidiyorlar. Oğlum orada vurularak öldürülüyor. Daha sonra yanındaki arkadaşları kaçıyor. Sonra birilerine telefon ediyorlar. Çocuğum olay yerinde öldüğü halde hastaneye kaldırıyorlar. Bunların ifadesi alındı bir gün sonra serbest kaldılar. Katil 13 senedir bulunamadı. Bu olayın çözülüp aydınlığa kavuşturulmasını istiyorum” şeklinde konuştu….

Reklam
SON DAKİKA HABERLERİ: BTK'dan e-imza iddialarına yalanlama

SON DAKİKA HABERLERİ: BTK’dan e-imza iddialarına yalanlama

BTK’nin NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, konuya ilişkin bazı haber kaynaklarındaki iddialara işaret edilerek, kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla açıklamanın yapıldığı ifade edildi.
Açıklamada, Türkiye’de kullanılan tüm e-imzaların, BTK tarafından yetkilendirilen 8 Elektronik Sertifika Hizmet Sağlayıcı (ESHS) tarafından üretildiği, kurumun ilgili kanun kapsamında ESHS’leri denetleme ve sektörü düzenleme yetkisine sahip olduğu belirtildi.
12 soruda savcı cinayeti! Savcı Ercan Kayhan’ın ölümünün arkasında yanıt aranan sorular kaldı…
Her bir “Nitelikli Elektronik Sertifika”nın, uluslararası standartlarda kriptografik algoritmalarla şifrelenmiş şekilde, yalnızca sertifika sahibinin elindeki USB e-imza cihazında bulunduğu aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
Alıntı Metni
SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU
Bu tür eylemlerin Siber Güvenlik Kanunu kapsamında suç teşkil ettiğine dikkati çekilen açıklamada, kanundaki “Siber uzayda veri sızıntısı olmadığını bildiği halde halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak ya da kurumları veya şahısları hedef göstermek amacıyla siber güvenlikle ilgili veri sızıntısı olduğuna yönelik gerçeğe aykırı içerik oluşturanlara veya bu maksatla bu içerikleri yayanlara 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir.” hükmüne atıfta bulunuldu.

Rekor üstüne rekor kıran altın fiyatları için çarpıcı tahmin: İlk kez bu rakam telaffuz edildi

Açıklamada, “e-İmza kullanıcılarını hedef göstererek ve kamuoyunu yanıltarak gerçek dışı veri sızıntısı iddialarını yayan, 2 milyon 500 bin üzerinde e-imza kullanıcısını asılsız haber ve paylaşımlar ile endişeye sürükleyen kaynaklar hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ve yasal süreç başlatılmıştır.” ifadesi kullanıldı….

BTK'dan e-imza iddialarına yalanlama: Suç duyurusunda bulunuldu

BTK’dan e-imza iddialarına yalanlama: Suç duyurusunda bulunuldu

BTK’dan şu açıklama yapıldı; Elektronik imza veri havuzunun hacklendiğine dair iddialar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır.
Bazı haber kaynaklarında yer alan ve e-imza hizmetleriyle ilgili olduğu iddia edilen “veri sızıntısı” haberleri hakkında kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla bu açıklamanın yapılması zorunluluğu doğmuştur.
Türkiye’de kullanılan tüm e-imzalar, Kurumumuz tarafından yetkilendirilen 8 Elektronik Sertifika Hizmet Sağlayıcı (ESHS) tarafından üretilmektedir.
Kurumumuz ise 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında ilgili ESHS’leri denetleme ve sektörü düzenleme yetkisine sahiptir.
12 soruda savcı cinayeti! Savcı Ercan Kayhan’ın ölümünün arkasında yanıt aranan sorular kaldı…
Her bir Nitelikli Elektronik Sertifika, uluslararası standartlarda kriptografik algoritmalarla şifrelenmiş şekilde yalnızca sertifika sahibinin elindeki USB e-imza cihazında bulunmaktadır.
Elektronik İmza (e-imza) sisteminde e-imza sahiplerinin pin kodları veya herhangi bir kişisel verisi dahil hiçbir verisi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bünyesinde tutulmamaktadır. Elektronik Sertifika Hizmet Sağlayıcıları (ESHS) ise sadece sertifikayı kullanan kişinin, başvuru esnasında sunduğu kişisel verilere sahiptir. Bu nedenle, sertifika ya da pin kodu bilgilerinin herhangi bir veri havuzundan çalınması veya bu tip bir veri sızıntısının yaşanması söz konusu değildir.
Ayrıca, Türkiye’de bulunan tüm e-imzalara ait bilgiler, (BTK ya da e-Devlet kapısı dahil) toplu halde herhangi bir veri havuzunda barındırılmamaktadır.
Rekor üstüne rekor kıran altın fiyatları için çarpıcı tahmin: İlk kez bu rakam telaffuz edildi
Bilindiği üzere, siber güvenlik alanında yanıltıcı ve yanlış bilgilerin yayılması, toplumda endişe, korku ve panik oluşturma potansiyeli taşımaktadır. Ayrıca Elektronik İmza gibi Türkiye’nin dijital sistemlerinin temelini oluşturan ve güven hizmeti olarak adlandırılan bu hizmetlerin güvenirliğini sarsıcı nitelikte algı yaymak, toplumda yıkıcı etkilere sahip olmaktadır. Bu tür eylemler, 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu kapsamında suç teşkil etmektedir. Kanunun 16. maddesinin 5. fıkrasında açıkça belirtildiği üzere:”Siber uzayda veri sızıntısı olmadığını bildiği halde halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak ya da kurumları veya şahısları hedef göstermek amacıyla siber güvenlikle ilgili veri sızıntısı olduğuna yönelik gerçeğe aykırı içerik oluşturanlara veya bu maksatla bu içerikleri yayanlara iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.”
Bu bağlamda, e-imza kullanıcılarını hedef göstererek ve kamuoyunu yanıltarak gerçek dışı veri sızıntısı iddialarını yayan, 2 milyon 500 bin üzerinde e-imza kullanıcısını asılsız haber ve paylaşımlar ile endişeye sürükleyen kaynaklar hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ve yasal süreç başlatılmıştır.

Reklam
CHP’de istifa formülü! ‘Mutlak Butlan’a karşı parti meclisi devreye girecek

CHP’de istifa formülü! ‘Mutlak Butlan’a karşı parti meclisi devreye girecek

MEHTAP GÖKDEMİR/ANKARA- Kritik tarihe günler kala 38. İstanbul il kongresinin iptaline yönelik açılan dava kapsamında İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi verdiği ara karar ile CHP il yönetimini tedbiren görevden uzaklaştırdı. İstanbul kararının 15 Eylül’de görülecek davayı etkileyip etkilemeyeceği tartışılırken, dün kurultay iptal davalarına bakan Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, il kongresi iptali davasına bakan İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi ile bu kongrede oylamaya hile karışıldığı iddiası ile açılan davaya bakan İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesi’nden ellerindeki dava dosyalarının gönderilmesini talep etti.
Siyaset kulislerinde, peş peşe yaşanan gelişmelerin kurultay iptal davasının “mutlak butlan” ile yani Özel’in genel başkan seçildiği kurultayın “yok sayılması” ile sonuçlanma olasılığını güçlendirdiği yorumları yapılırken, CHP Genel Merkezi 15 Eylül öncesi bütün olasılıklara karşı hazırlıkları masada tutuyor.
21 istifa ya da 31 imza
Mahkemeden mutlak butlan kararı çıkması halinde Özgür Özel’in seçildiği kurultay yok sayılacak. Kılıçdaroğlu ve eski PM tam yetkiyle yönetime gelecek. Mahkeme yalın bir iptal kararı verirse o kararın yargı süreciyle kesinleşmesi gerekecek. İstanbul kongresinde olduğu gibi tedbirli bir ara karar verilmesi durumunda ise partiyi 45 gün içinde kurultaya götürecek bir çağrı heyeti (kayyum) partiye atanacak. Kayyum atanması halinde, mahkemenin çağrı heyetinin görevini belirleyebileceği ve sınır koyabileceği belirtiliyor.
CHP kanadında tüm olasılıklara karşı izlenecek hukuki ve siyasi stratejinin çalışması yapılıyor. Bu çerçevede mutlak butlana karşı mevcut yönetime geri dönüş yolu açacak PM’den “toplu istifa” formülü de tartışılıyor. CHP PM 60 üyeden oluşuyor, kurultayda 15 de yedek üye seçiliyor. Tüzüğe göre, PM’de boşalan üyelerin yerine sırayla yedekler geliyor. Tüzüğe göre, tüm yedekler çağrıldıktan sonra bile PM’nin üye sayısı 40’ın altında kalıyorsa, Genel Başkan’ın PM seçimi için 45 gün içerisinde kurultayı toplanmaya çağırması gerekiyor. Genel Merkez kaynakları mevcut durumda yedek üyeliklerin kullanıldığını belirterek, “Önceki PM’ye yedekten çağrılacak kimse kalmadı. Bu durumda PM’den 21 kişinin istifası bir kurultay sonucunu doğurur. Ayrıca istifaya da gerek kalmayabilir. PM 31 kişiyle olağanüstü kurultay kararı alabilir” derken, önceki dönem PM’de Özel yönetimini destekleyen üye sayısının ağırlıklı olduğunu savundular.
En büyük direniş
Salı günü toplanacak PM’de, 15 Eylül’deki davaya ilişkin izlenecek eylem planı tartışmaya açılacak. Partili kurmaylar, “Mutlak butlan da olsa görevden uzaklaştırma da olsa Genel Merkez’i kimseye teslim etmeyeceğiz. Belki de orada Türk siyasetinin en büyük direnişini planlayacağız. Ama şu an en yakın plan Genel Merkez’i nöbet halinde korumak. Kayyum ya da benzer isimler de kim olursa olsun oraya sokmamak. İstanbul’da bir nevi bunun provasını yapıyoruz şu an” dedi.
Dervişoğlu’ndan Özel’e destek ziyareti
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e destek ziyaretinde bulundu. CHP Genel Merkezi’nde gerçekleşen görüşme 1 saat sürdü. Dervişoğlu, “Mahkeme kararları ile partilerin iç meselelerine müdahil olunuyor. Buna bağlı olarak siyasi partilerin içleri mahkeme kararlarıyla dizayn edilmeye çalışılıyor. Bu son derece yanlıştır” dedi.
Özel: Kayyum Gürsel Tekin’e randevu vermem
NOW TV canlı yayınına katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel,özetle şunları söyledi: “Gürsel Tekin, yıllarca aidat ödememiş, istifa ettiğini kamuoyuna açıklamış, mahkemenin kararından bir gün önce aidat ödemiş. Zaten bu hani görevi kendisi adına, kendisini oraya teklif edilme sürecinde zaten bu işler konuşulmuştur. Konuşulmadan olmaz. Kimse kimseyi haberi olmadan bir yere kayyum atamaz veya kayyum talep listesine koymaz. Ankara’da kurgulanmış bir oyun var. İstanbul’da sahneleniyor. Sarayda kurgulanıyor. Ben Gürsel Tekin’e randevu veririm. Ama ben AK Parti’nin hamle mahkemesinin, kayyumuna randevu veremem. Kayyumken vermem. O asliye hukuk mahkemesinin kararını tanımak olur. Kayyım Gürsel Tekin’e randevu veremeyiz.
‘Yolumuzda yürüyeceğiz’
Öte yandan Özel, CHP’nin 4-9 Eylül kuruluş haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen programda yaptığı konuşmada, “Bu hafta atılacak adım; iktidar yürüyüşünün adımıdır. Bundan sonra hiçbir şey o çamur, çirkeflerin istediği gibi olmayacak. İsterse bütün il yönetimlerine kayyım atasınlar. İsterse CHP’ye kayyım atasınlar. İsterse kendileri gibi olacak bir CHP için her türlü siyasi mühendislik için çaba harcasınlar. 100 yıl önceki inanç, kararlılık, ruhla, birbirimize olan güven ve sevgiyle, büyük bir cesaretle biz yolumuzda yürüyeceğiz”dedi.
Tekin: Savunma yapmayacağım
CHP YDK, Gürsel Tekin’e yazılı ya da sözlü savunma yapması için tebligat gönderdi. Milliyet’e konuşan Tekin, “Savunma yapabileceğim bir durum yok” dedi. Diğer çağrı heyeti üyeleriyle birlikte önceki gün ilk toplantısını yapan Tekin, “Bismillah ettik başladık” ifadesini kullandı.
4 isim de disiplinde
CHP MYK, Tekin’in ardından mahkeme kararıyla İstanbul il yönetimine getirilen diğer isimler olan Zeki Şen, Hasan Babacan, Müjdat Gürbüz ve Erkan Narsap’ı da, partiden ihraç istemiyle tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu’nasevketti.
Kurultay AYM’nin de gündeminde
Anayasa Mahkemesi (AYM), CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük iddiasıyla açılan ceza davasında mahkemeler arasındaki “görev” uyuşmazlığına ilişkin Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) ilgili hükmünün iptali talepli başvuruda ilk incelemeyi 10 Eylül Çarşamba yapacak. Başvuruda eksiklik tespit edilmezse daha sonra belirlenecek bir günde başvuru esastan görüşülecek.
‘Yeni parti’ hamlesi var mı?
Kulislerde kurultayın iptal edilmesi ve ‘mutlak butlan’ kararı halinde masada ‘yeni parti’ seçeneği olup olmadığı konuşuluyor. Partili kaynaklar da yeni parti iddiası için “O, Z planı” yorumunu yani en son seçenek değerlendirmesini yapıyor.
İl Başkanları toplandı
CHP’li 81 il başkanı, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in görevden alınarak yerine kayyum atanmasına yönelik mahkeme kararına karşı İstanbul İl Başkanlığı’nda ortak açıklama yaptı….

Ankara’da sürpriz zirve: Gündem Terörsüz Türkiye

Ankara’da sürpriz zirve: Gündem Terörsüz Türkiye

Erdoğan’ı karşılamak için Beytepe’deki konutunun girişinde bekleyen Bahçeli’nin elinde tuttuğu tesbih, objektiflere takılan ilginç bir detay oldu. Görüşme öncesinde iki lider tokalaşarak gazetecilere poz verdi.
Suriye’deki gelişmeler görüşüldü
Basına kapalı gerçekleşen ve yaklaşık 50 dakika süren görüşmenin öncelikli gündeminde Terörsüz Türkiye süreci yer aldı. Süreçte gelinen son aşama değerlendirilirken, TBMM çatısı altında oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmaları ele alındı. Suriye’de özellikle SDG/YPG’nin 10 Mart mutabakatına aykırı tavrı da masaya yatırıldı. Gazze’de ateşkesin sağlanması için yürütülen diplomatik temaslar ile yeni anayasa çalışmaları da gözden geçirildi.
Sivas Kongresi mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sivas Kongresi’nin 106. yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. Mesajına “Millî Mücadele tarihimizin dönüm noktalarından biri olan 4 Eylül 1919 Sivas Kongresi, milletimizin bağımsızlık azmini, millî birlik ve beraberlik iradesini tüm dünyaya duyurduğu, tam bağımsız Türkiye idealinin temellerinin atıldığı tarihî bir meşaledir” diyerek başlayan Erdoğan, Sivas Kongresi’nde alınan kararlar ile Türk milletinin esareti kabullenmeyeceğinin, vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığının her şeyin üzerinde olduğunun ilan edildiğini vurguladı. Erdoğan,“Bugün bizlere düşen görev, Sivas Kongresi’nin ruhunu daima canlı tutmak, bağımsızlık ideallerimizi gelecek nesillere aktarmaktır. Sivas Kongresi’nin yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere, Sivas Kongresi’nin kahramanlarını, İstiklal Mücadelemizin tüm aziz şehitlerini rahmet, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, İnançer’i andı
Erdoğan, mutasavvıf Ömer Tuğrul İnançer’i vefatının üçüncü yılında andı. Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Ömrünü İslam’a ve Müslümanlara hizmet etmeye adayan değerli mutasavvıf Ömer Tuğrul İnançer Beyefendi’yi ahirete irtihalinin 3’üncü yılında rahmetle yad ediyorum. Rabb’im mekanını cennet eylesin” ifadelerini kullandı.-ANKARA Milliyet…