BIST 100
14.202,48 0,87%
DOLAR
47,0552 0,04%
EURO
54,0526 0,22%
GRAM ALTIN
6.096,21 -0,73%
FAİZ
41,15 -0,22%
GÜMÜŞ GRAM
85,54 -2,17%
BITCOIN
64.158,00 -1,20%
GBP/TRY
63,5987 -0,18%
EUR/USD
1,1463 0,00%
BRENT
84,59 -0,42%
ÇEYREK ALTIN
9.967,30 -0,73%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
36 °
Reklam

SİYASET

Askerden SDG mesajı: Süreci sabote etmelerine izin vermeyeceğiz

Askerden SDG mesajı: Süreci sabote etmelerine izin vermeyeceğiz

Güncel gelişmelere ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtlayan MSB kaynakları özetle şu mesajları verdiler: “SDG terör örgütünün silahsızlanma ve Suriye devletine entegrasyon taahhütlerini yerine getirmemesi Suriye’nin birlik ve bütünlüğü ile ulusal güvenliğimize tehdit oluşturmaktadır. Türkiye olarak bu konudaki hassasiyetlerimiz nettir. SDG terör örgütü, Suriye ordusuna entegrasyon sürecine uymalı, Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğüne zarar verecek her türlü eylem ve söylemden vazgeçmelidir. Türkiye bu sürecin takipçisi olmaya devam edecek ve gerektiğinde hem kendi güvenliği hem de Suriye’nin istikrarına katkı sağlamak için Suriye’ye her türlü desteği verecektir.
Yunanistan’dan yeni gerilim
(Türk F-16’ları Atina FIR hattını ihlal etti iddiası) Ege ve Doğu Akdeniz’in uluslararası hava sahasında düzensiz göçle mücadele kapsamında Deniz Karakol uçuşları gerçekleştirilmektedir. Olay gününde de Türk P-72 tipindeki Deniz Karakol Uçağı görevini icra etmiştir. Buna rağmen Yunanistan tarafından silahsız uçağımıza 2 adet F-16 uçağı ile reaksiyon gösterilmiş ve uçağımız taciz edilmiştir. Bu durum karşısında Ani Reaksiyon uçaklarımız tarafından uçaklar arasında gerekli ayrım sağlanmıştır. Bu olayın Yunanistan’ın son dönemde gerek söylemde gerek sahada attığı gerginliği artırıcı adımlarının yeni bir örneğini teşkil ettiği değerlendirilmektedir….

12 soruda savcı cinayeti! Savcı Ercan Kayhan'ın ölümünün arkasında yanıt aranan sorular kaldı...

12 soruda savcı cinayeti! Savcı Ercan Kayhan’ın ölümünün arkasında yanıt aranan sorular kaldı…

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ercan Kayhan (58) önceki akşam Mustafa Can Gül (19) tarafından Çekmeköy Ömerli’deki Yeşil Oba Et Mangal Restaurant’ta boğazından bıçaklanarak öldürüldü. Jandarma ekiplerinin çalışması ile şüpheli Gül, yakalanarak gözaltına alındı. Dün adliyeye sevk edilip tutuklanan Gül’ün jandarma ifadeleri ve ailesinin iddiaları yanıtlanması gereken pek çok soruyu da beraberinde getirdi.
‘Sevgilisi yanındayken silahçekti’ iddiası
1- Savcı restorana ortak mıydı, zanlıya dayak iddiasıdoğru mu?
Vahşetin yaşandığı restoranın Kayhan veya ailesi tarafından işletildiği iddiası ortaya atıldı. İddiaya göre Kayhan, abi kardeş gibi olduğu Gül’ü uyuşturucu kullanmaması konusunda uyardı. Ancak Gül uyarıya kulak tıkadı. Hatta uyuşturucu kullanıp işe gelmeye başladı. Kayhan bu duruma karşı çıkıp işten ayrılmasını istedi. Ayrıca katilin babasının da madde bağımlısı olduğu iddia edildi. Katil zanlısı Gül ise ifadesinde savcı Kayhan’ı 10 yıldır tanıdığını iddia ederek “Yeşil Oba Et Mangal isimli iş yerinde önceki dönemlerde zaman zaman komi olarak çalışıyordum. Ercan Kayhan ve Bilal Bilgin birlikte ortak olarak burayı işletmektedirler” iddiasında bulundu. Gül, “Kayhan yanında çalıştığım dönemlerde beni defalarca kez dövmüştü. Sevgilisi yanındayken bana silah çekmişliği de vardır. 2 sene önce bana acil para lazım olduğu bir gün Kayhan’dan içeride biriken paramın tamamını istemiştim. Kayhan, paramın tamamını ödemeyince aramızda tartışma çıkmıştı. Bunun sonucunda beni işten kovmuştu” dedi.
Zanlı Gül iddialarını sıraladı
‘150 bin TL alacağım var’
2- Restaurantın sahibi görünen Bilgin neden açıklama yapmıyor?
Zanlı Gül ifadesinde şunları söyledi: “Kalan paramı yaklaşık 150 bin lira olarak biliyorum. Olay akşamı 21.00 gibi işletmeye kalan paramı almak için gittim. İlk olarak büfedeki Bilal Bilgin’in yanına gittim. Paramı istedim. Bilgin, bir şey söylemeden Ercan Kayhan içeri girdi. Beni iterek, ‘Dur yapma’ demeye başladı. Ben o sırada kimseye bir şey yapmıyordum. O beni itince ben de onu itmeye başladım. Aramızda arbede çıktı. Kargaşa sırasında ikimizde masa üzerinde duran bıçağa uzanmaya çalıştık. O sırada bıçak bir onun eline bir benim elime gitti. Bıçak benim elime geçince ben önce davranarak karnına doğru savurdum. Bıçak isabet etmedi. İtişme sırasında büfeden dışarı çıktık.
3- Kavgaya neden müdahale olmadı?
İtişme sırasında kendimi savunma içgüdüsü olarak istemsizce elimdeki bıçağı boynuna sapladım. Bu sırada Kayhan, yere düştü. Yine neden yaptığımı bilmediğim bir şekilde bir anlık panikle kendimi kaybederek Kayhan yerdeyken bıçakla boğazını kestim. Kayhan, kanlar içerisinde hareketsiz yerde yatarken kaçmadım. İşletmenin kapısına doğru gittim ve jandarma gelince teslim oldum.”​
‘Bilgin’e saldırı girişimim olmadı’
4- “Olay benimle Ercan Kayhan arasında yaşandı” dedi, yönlendirildi mi?
Gül’ün “Olay benimle Ercan Kayhan arasında yaşandı. Bilal Bilgin’e karşı bir saldırı girişimim olmadı. Her şey bir anda panikle yaşandı. Ben sadece paramı almak için oraya gittim. Beni öldürme veya başka bir konuda yönlendiren kimse olmadı. Kayhan isimli şahsı istemeden öldürdüğüm için pişmanım. Kimseden bir şikayetim yoktur. Bilgin ile aramda herhangi husumet yoktur” sözleri “zanlı savcı hedef alınarak yönlendirildi mi?” sorulalarına da neden oldu.​
‘1 yıldır uyuşturucu kullanmıyorum’
5- Ailesi ile arası bozuk muydu?
Gül sorgusunda “Ben yaklaşık 1 sene öncesine kadar MET olarak bilinen uyuşturucu maddeyi kullanıyordum. Ancak şu an kullanmıyorum ve olay öncesinde de uyuşturucu madde veya alkol kullanmadım, bilincim yerindeydi. İşletmede çalıştığım dönemlerde pek eve gitmediğim için ailemle aram bozulmuştu. Bu sebeple halen biraz aramız bozuktur” dedi.

‘beş askere dövdürttü’
6- “Savcı oğlumu 7-8 yıl tanıyordu onu kendi çocuğu gibi yetiştirdi” diyen zanlının anne ve babasının iddiaları doğru mu?
Aile avukatı Kayhan’ın katil zanlısı Mustafa Can Gül’ü liseye kendisinin kaydettirdiğini ve uyuşturucu kullanmaması yönünde nasihatte bulunduğunu söyledi. Ailenin avukatı ayrıca, Gül’ün olayı gerçekleştirdiği restoranda çalışmak istediğini ancak iş yeri sahibi tarafından işe alınmadığını belirtti. Buna karşın anne Huriye Gül ve baba İsmail Hakkı Gül de çarpıcı iddialarda bulundu. Anne Gül’ün iddiaları şöyle: “Savcı oğlumu yaklaşık 7-8 yıldır tanıyordu. Oğlumu işletmesinde çalıştırmak için aldı ve yaklaşık 6 yıl yanında çalıştırdı. Onu kendi çocuğu gibi yetiştirdi, her yere beraber gidiyorlardı. Adliyeye giderken bile oğlum onun eşyalarını taşıyordu. Mercedes arabasını oğluma veriyordu, oğlum defalarca o Mercedes ile mahalleye gidip geldi, üstelik ehliyeti de yoktu.
7- Neden işten çıkarıldı?
Oğlumun işten neden çıkarıldığını bilmiyoruz. 1,5 yıl önce işten çıkarıldı. Bundan 8 ay kadar önce işletmenin camlarını kırmıştı. Camların bedeli 7 bin TL’yi babası ödedi. Bu yüzden üç ay hapis yattı. Camları kırmasının sebebi, tazminatını ve maaşını alamamasıydı. İşten ayrıldıktan sonra farklı işlerde çalışmaya başladı ama her defasında savcı tarafından işten çıkartıldı. En son bir markette işe girdi, oradan da çıkarıldı. Yaklaşık 1 yıl önce benzinlikte çalıştığı dönemde savcı, oğlumu beş askere dövdürttü.”
Gül’ün ailesinin iddiaları
‘Oğlumu mafya gibi yetiştirdi’
8- Savcı yardım etmeyi kesince mi husumet başladı?
Baba İsmail Hakkı Gül ise Kayhan’ı ilk kez kendisinin restorandan tandığını belirterek şu iddialarda bulundu: “Savcı mahallemize gelip giden biriydi. Oğlum önce restoranda mangal közlerini temizlemek için başladı, sonra birçok iş yaptı. Yıllar içinde savcının yanında çalışmaya başladı. Sonra alkol almaya başladı. Oğlumu bizden aldı, adeta mafya gibi yetiştirdi. Uyuşturucuya da bu savcının yanında başladı. Orada sadece çalışmıyor, farklı işler de yapıyordu. Oğlum parasını alsaydı ve işe girdiği yerlerden savcının talimatıyla çıkarılmasaydı bunlar olmazdı. Savcı arabasını oğluma verdikten sonra oğlum bizden iyice koptu. Okutacağım dedi yapmadı. Bir de oğlumu lise üçüncü sınıftan aldı, ‘Seni dışarıdan okutacağım’ dedi, onu da yapmadı.”
​Üç suç kaydı var
9- Sosyal medyadaki görüntüler neden silindi?
Zanlı Gül’ün, “kadına karşı şiddet”, “ısrarlı takip”, “konut dokunulmazlığının ihlali” suçlarından kaydı olduğu ve 9 Kasım 2024 ile 15 Ocak 2025 arasında Maltepe Cezaevi’nde kaldığı belirlenmişti. Aile zanlının üç suç kaydını “ilki, savcının işlettiği restoranın camlarını kırmasıydı, üç ay cezaevinde kaldı. İkinci dosya, Derya isimli bir kadınla ilişkisinden kaynaklandı. Bir süre birlikte yaşadığı bu kadından ayrıldıktan sonra kadın jandarmaya gidip Mustafa Can tarafından tehdit edildiğini söyleyerek şikâyetçi olmuş. Üçüncü suç kaydı olan uyuşturucu biz de bilmiyoruz” diye açıklarken savcı Kayhan’ın zanlı ile yakın ilişkisi soru işarelerine neden oldu.
​İki kez cezaevinde
10- Nasıl kısa sürede serbest kaldı?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada da, 2 sene önce garson olarak çalışan Gül’ün “kadına şiddet, ısrarlı takip” gibi suçlardan 3 sabıkası olduğunu, 2 kez cezaevinde kaldığı bilgisini vererek, “Savcı Kayhan’ın müşteri olarak sürekli işletmeye gittiğini, katil zanlısı ile eski bir husumeti bulunduğu ve zanlı Gül’ün akşam saatlerinde işletmeye geldiği” ayrıntısı paylaşıldı.​
‘Savcı neden koruma istemedi?’
11- Güvenlik zafiyeti var mı?
Kayhan’ın daha önce tartışma yaşadığı iddia edilen Gül tarafından, sık sık gittiği ya da kendisine ait olduğu öne sürülen bir mekanda öldürülmesi güvenlik zafiyetlerini de gündeme getirdi. Olay, yargı mensuplarının karşı karşıya kaldığı risklere dair önemli soru işaretleri bıraktı. Hakim savcılara çağrılı koruma hizmeti verildiği belirtilirken Kayhan’ın neden koruma istemediği de soru işaretlerine neden oldu.
Aynıkarede
12- Tehdit bildirimi yapıldı mı?
Gülile Kayhan’ın daha önceden beraber yer aldıkları bir fotoğraf karesi de Türk medyasında yer aldı. Ayrıca, husumetin gerçek nedeninin ne olduğu, uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle işten çıkarma iddiasının doğru olup olmadığı ve Kayhan’a yönelik herhangi bir tehdit bildiriminin yapılıp yapılmadığı da yanıt bekleyen sorular arasında yer aldı….

2 bebeğini katletmişti! Cani babanın cezası belli oldu

2 bebeğini katletmişti! Cani babanın cezası belli oldu

Demirçay Mahallesi’nde 2006-2013 yılları arasında bebeklerini öldürdükten sonra gömdükleri iddiasıyla haklarında dava açılan ve altsoydan akrabayı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanan tutuksuz sanık Ceyhan Keskin (49) ile tutuklu eşi Hüseyin Keskin’in (58) duruşması Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Hüseyin Keskin, tutuklu bulunduğu cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) bağlandı.
2003 yılında 1,5 yaşındaki başka bir çocuğunu öldürmekten de hüküm giyen Hüseyin Keskin suçlamaları kabul etmedi.
Boğaziçi kampüsündeki dehşette yeni görüntü! Hilal’in katili hiç aranmadan iki defa kampüse girmiş
Keskin, “Ben karıncayı dahi incitmedim. Keskin ailesi olarak adalet istiyoruz. Eşimi ve çocuklarımı seviyorum. Beraatımı istiyorum.” dedi.
Anne ise olayın çok önceden yaşandığını, bundan dolayı hatırlamadığını söyledi.
Mahkeme, Hüseyin Keskin’e müebbet hapis cezası, Ceyhan Keskin’e ise beraat verdi.
Beykoz Belediyesi davasında flaş karar! Alaattin Köseler tahliye edildi
Adliye önünde gazetecilere açıklama yapan Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) temsilcisi avukat İrem Ergün, konunun takipçisi olmaya devam edeceklerini ifade etti.
Anne ve babasından şikayetçi olan Vefa Keskin ise “Yıllardır hukuk mücadelesi veriyorum. Benim toplamda 6 kardeşim ölüme sürüklendi. Çocukların mezarlarını dahi bilmediğini söyleyen annesi ve babası masum çıkarılıyor. Böyle bir şey olamaz. Bu karar bizim için hiç yoktan iyidir. En ağır cezayı aldırana kadar davanın takipçisi olacağım.” dedi.
CHP’de İstanbul krizi! İlçe seçim kurullarından peş peşe iptal kararları…

Reklam
Beykoz Belediyesi davasında flaş karar! Alaattin Köseler tahliye edildi

Beykoz Belediyesi davasında flaş karar! Alaattin Köseler tahliye edildi

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 13’ü tutuklu 26 sanık hakkında ‘İhaleye fesat karıştırma’ ve ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüte üye olma ve yardım etme’ suçlarından yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddinamade Köseler’in, ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Hileli davranışlarla zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma’, ‘Zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık’ ve ‘Zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik’ suçlarından toplam 17 yıl 6 aydan, 67 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. Diğer 25 sanık hakkında ise çeşitli suçlardan değişen oranlarda hapis cezası talep edildi.
Sanıklar bugün İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. Duruşma salonunda Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 13 tutuklu sanık ve bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlar hazır bulundu. Duruşmada Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu toplam 26 sanık savunmalarını yaptı.
CHP’de İstanbul krizi! İlçe seçim kurullarından peş peşe iptal kararları
CUMHURİYET SAVCISINDAN TUTUKLAMA TALEBİ
Sanık ve avukat savunmalarının tamamlanmasının ardından mütalaasını açıklayan duruşma savcısı, sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Serdar Karahan, Havva Dindar ve Uğur İnci’nin tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini, tutuksuz sanık Yıldız Güneş’in ise tutuklanmasını talep etti.
Son dakika…İstanbul’da Cumhuriyet Savcısı Ercan Kayhan’ı öldüren 19 yaşındaki katilin ifadesi ortaya çıktı
KÖSELER: ‘BU DAVA SİYASİ DEĞİLDİR’
Mütalaaya karşı savunması sorulan Alaattin Köseler, “Belediye 2012 ile 2022 yılları arasında hiç teftiş edilmedi. Ancak 2022 ile 2024 yılları arasında ise teftiş yapıldı. Bu dava siyasi değildir. Bunun altını çiziyorum. Bu davanın şu anki iktidarla da ilgisi yoktur. Bu kadar insan burada, onlarla da ilgisi yoktur. Fidan Gül konusunda, söylediği detaylar taktiksel olarak doğrudur. Beykoz Belediyesi’ne direkt başkan yardımcısı yapamazdım. Yoğurt yiyişini görmem lazımdı. Önce müdürlük verdim. Parti içinden, ‘Başkan yardımcısı olmazsa’ gibi telefonlar geldi. Ben de yapmadım, yoğurt yiyişini gördüm sonra yaptım” dedi.
TÜM SANIKLAR TAHLİYE EDİLDİ
Tüm savunmaları dinleyen mahkeme heyeti, ihalelerin muhasebe evrak ve dokümanlarını Beykoz Belediyesinden istenmesine karar verdi. Dosya kapsamında tutuklu olan aralarında Alaattin Köseler’in de bulunduğu tüm sanıkların tahliye edilmesine karar verdi. Duruşma ertelendi.
YSK, yarın CHP gündemiyle toplanıyor…

'Leman Dergisi' hakkında iddianame hazırlandı

‘Leman Dergisi’ hakkında iddianame hazırlandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Leman dergisinde 26 Haziran’da Hazreti Muhammed ve Hazreti Musa’ya yönelik karikatür çizimi yayımlanmasına ilişkin başlatılan soruşturma tamamlandı.
Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Leman dergisinde 26 Haziran’da, Hz. Muhammed ve Hz. Musa’nın karikatürize edilmiş görsellerinin bulunduğu bir eserin yayımlandığının tespit edilmesi üzerine “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan soruşturma işlemlerine başlandığı ifade edildi.
Yapılan tespitlerde Leman dergisinin genel yayın yönetmeninin Mehmet Tuncay Akgün, bahse konu eser sahibinin Doğan Pehlevan, sorumlu yazı işleri müdürlerinin Zafer Aknar ve Aslan Özdemir, müessese müdürünün Ali Yavuz ve grafikerin Cebrail Okçu olduğu, Pehlevan, Aknar, Yavuz ve Okçu’nun 30 Haziran ve 1 Temmuz’da, firari şüpheli Özdemir’in de 11 Temmuz’da yakalanarak gözaltına alındığı aktarılan iddianamede, Akgün’ün 26 Haziran’da İstanbul Havalimanı’ndan çıkış yaptığı, hakkında sulh ceza hakimliğince yakalama kararı bulunduğu kaydedildi.
İlginizi Çekebilir
İddianamede, söz konusu karikatürün kışkırtıcı tutum ve davranışlar sergilemeye yönelik ifadeler ve görseller içerdiğine dikkati çekilerek, şüpheli Pehlevan’ın sosyal medya hesabından 1 Kasım 2024’te “İslam Türklere zorla sokulmuş bir kazıktır” şeklinde paylaşım yaptığının tespit edilmesine ilişkin hakkında ayrıca “zincirleme suç” hükmünün uygulanmasının istendiği vurgulandı.
Şüpheliler tarafından sergilenen eylemin “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin altı çizilen iddianamede, anılan suçla halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğerinin aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kişilerin cezalandırılabileceğinin düzenlendiği bildirildi.
Son dakika…İstanbul’da Cumhuriyet Savcısı Ercan Kayhan’ı öldüren 19 yaşındaki katilin ifadesi ortaya çıktı
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına da yer verilen iddianamede, “Soruşturma konusu karikatürde yer alan İslam Peygamberi Hz. Muhammed ile Hz. Musa’nın tasvir edildiği karikatürün halkın din bakımından farklı özelliklere sahip bir kesiminin diğer kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa, ayrımcılığı gerektirecek nefrete yönlendirici nitelikte olduğu” ifadeleri kullanıldı.
İddianamede, ifadeler ve görsellerin bulunduğu derginin sosyal medya ve basın yayın organlarında yayımlanmasının ardından birçok hesap ve grup tarafından yorumlarla paylaşılarak medyada gündem oluşturduğu, bunu müteakip tahrik edilenler nazarında endişe yaratacak şekilde etkiyle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıktığı kaydedildi.
Güvenlik Şube Müdürlüğü Kamu Güvenliği Büro Amirliğince tanzim edilen araştırma raporuna değinilen iddianamede, buna göre tahrik edilen grubun 30 Haziran’da, Beyoğlu ve Bakırköy’de eylem gerçekleştirdikleri, somut olay yönünden kanun maddesindeki suçun şartlarının gerçekleştiği belirtildi.
Kübra öğretmenin talebini duyan Erzincan Valisi Aydoğdu’nun duygusal anları!
İddianamede, “Eser sahibi, grafiker, genel yayın yönetmeni ve sorumlu müdür pozisyonunda bulunan tüm şüphelilerin birlikte hareket ettikleri, karikatürün şüpheli Doğan Pehlevan tarafından çizilmesi akabinde sorumlu müdürler ve genel yayın yönetmeninin onayından geçtiği, grafiker pozisyonunda bulunan şüpheli Cebrail Okcu tarafından sayfaya yerleştirildiğinin anlaşıldığı, böylelikle şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde eseri meydana getirerek dergide yayımladıklarının ve yayımlanan eserden iştirak halinde sorumlu olduklarının değerlendirildiği” ifadelerine yer verildi.
Yürütülen soruşturma neticesinde emniyet tarafından tanzim edilen araştırma raporları, olay tutanakları, şüpheli ifadeleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, iştirak iradesi içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair yeterince şüphe oluştuğuna dikkati çekilen iddianamede, eserin yayımlandığının anlaşılması karşısında “suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi” maddesinin de tatbikinin gerektiği bildirildi.
Hapis cezası talebi
İddianamede şüphelilerden sorumlu yazı işleri müdürleri Zafer Aknar ile Aslan Özdemir, müessese müdürü Ali Yavuz ve grafiker Cebrail Okçu ile hakkında yakalama kararı bulunan derginin genel yayın yönetmeni Mehmet Tuncay Akgün hakkında “basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçundan 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.
Karikatürün sahibi Doğan Pehlevan hakkında ise “zincirleme şekilde basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçundan 1 yıl 10 ay 15 günden 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi.
İddianamede Pehlevan’ın üzerine atılı, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan dosyasının ayrılıp, ayrıca soruşturma yürütüldüğü ifade edildi.
İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin iddianame üzerindeki incelemesi sürüyor.
Son dakika… Meteoroloji’den uyarı! Hafta sonu sağanak geliyor: İstanbul, Ankara, İzmir…
SORUŞTURMA
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, gözaltına alınan şüphelilerden karikatürün sahibi Doğan Pehlevan “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlarından, Leman dergisinin yazı işleri müdürü Zafer Aknar, müessese müdürü Ali Yavuz ve grafiker Cebrail Okçu ise “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan tutuklanmıştı.
Soruşturmanın şüphelilerinden hakkında yakalama kararı bulunan derginin yazı işleri müdürü Aslan Özdemir’in yurt dışında olduğu ve İstanbul Havalimanı’ndan Türkiye’ye giriş yapacağı tespit edilmişti.
Başsavcılıkça bunun üzerine Özdemir’in İstanbul Havalimanı’nda yakalanması için emniyete talimat vermişti.
Özdemir Fransa’dan gelen uçaktan indikten sonra gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı hakimlikte tutuklanmıştı….

Reklam
Rize Valiliği'nden ekmek zammına ilişkin açıklama

Rize Valiliği’nden ekmek zammına ilişkin açıklama

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, Rize Fırıncılar Odası ve ilgili esnaf odalarının zam talebinin, mevzuat gereği ilk aşamada yerel düzeyde oluşturulan komisyon ve Bakanlık görüşüne sunulduğu belirtildi.
Bu süreçte yapılan toplantılara Ticaret İl Müdürlüğü, Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Rize Belediyesi temsilcilerinin katılmadığı vurgulanan açıklamada, şunları kaydetti:
“Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda ise maliyet unsurları ile vatandaşlarımızın alım gücü dikkate alınarak zam talebine 12.08.2025 ve 20.08.2025 tarihlerinde iki kez olumsuz görüş bildirilmiş ve talep edilen fiyat tarifesi iade edilmiştir. Buna rağmen 2 Eylül 2025 tarihli yazı ile 270 gram ekmeğin 20 liradan satışa sunulmasına yönelik karar Valiliğimize bildirilmiştir. Valiliğimizce yapılan değerlendirme sonucunda söz konusu artış uygun bulunmamıştır.”
CHP’de İstanbul krizi! İlçe seçim kurullarından peş peşe iptal kararları
Bu aşamada, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 62. maddesi gereğince Valilik başkanlığında kanunen oluşturulması zorunlu komisyonun toplandığının altı çizilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Komisyonda Valiliğimizi temsilen Sayın Valimiz, Rize Ticaret ve Sanayi Odası temsilcisi ve Rize Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği temsilcisi yer almıştır. Yapılan oylamada, Valimiz Sayın İhsan Selim Baydaş, zam talebine ‘ret’ oyu vermiş, Rize Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği temsilcisi ile Rize Ticaret ve Sanayi Odası temsilcisi ise ‘kabul’ oyu kullanmıştır. Oylama sonucunda, çoğunluğun kararıyla 270 gram ekmeğin 20 liradan satışına karar verilmiştir. Valiliğimiz, vatandaşlarımızın alım gücü ve ekonomik koşulları gözetilerek ekmek fiyatlarının makul seviyede tutulmasından yanadır. Bu doğrultuda alınan karar sürecinde Valiliğimiz ret oyu kullanmış olup, söz konusu artış uygun görülmemiştir. İdari ve hukuki sürecin işletilmeye devam edeceği hususu kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.”
YSK, yarın CHP gündemiyle toplanıyor…

Reklam