BIST 100
14.052,57 -0,28%
DOLAR
47,0382 0,03%
EURO
53,6284 0,16%
GRAM ALTIN
6.075,39 0,48%
FAİZ
41,49 1,37%
GÜMÜŞ GRAM
87,82 0,77%
BITCOIN
62.559,00 0,66%
GBP/TRY
62,9330 0,19%
EUR/USD
1,1401 0,18%
BRENT
86,49 3,83%
ÇEYREK ALTIN
9.936,05 0,50%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
31 °
Reklam

SİYASET

Kaybolan Rus yüzücü için ‘boğulmadı’ iddiası! Dört ihtimal konuşuluyor

Kaybolan Rus yüzücü için ‘boğulmadı’ iddiası! Dört ihtimal konuşuluyor

Eren Koca / Haber Merkezi – Yarış sırasında bir anda izini kaybeden Svechnikov’un, bacağına kramp girmiş olabileceği ve güçlü akıntıya kapıldığı ihtimali öne çıkıyor. Svechnikov’un kaybolmasına ilişkin olası iddialar şöyle sıralanıyor:
İlk morluğu kolunda gördü, darp sandı! Gerçek başkaymış: ‘Thor’dan büyük destek
Askerlikten mi kaçtı?
1-) Yarış sırasında bacağına kramp girmesi ve akıntıya kapılması.
2-) Kalabalık start sırasında yaşanabilecek bir çarpışma ihtimalini de öne sürüldü.
3-) Yüzme sırasında ani sağlık sorunu veya kalp krizi.
4-) Rusya-Ukrayla savaşı nedeniyle -askerlik yapmak istemediği için- izini kaybettirmiş olma ihtimali.”
‘Yanlış yöne yüzdü’
Boğaz’da kaybolan Rus sporcuyu yanlış tarafa yüzdüğü için uyaran yarışmacı Hayati Şamiloğlu da şunları dedi: “Bu yüzücüyle denizin ortasında karşılaştık. Her yüzücünün yüzdüğü istikamete değil farklı tarafa, güneydoğuya doğru yüzdüğünü görünce kendisine ‘Yanlış tarafa gidiyorsun’ diyerek sağ tarafı işaret ettim ama aynı yöne yüzmeye devam etti. Kasıtlı bir yüzüş yapıyordu, yönünü şaşırmış bir hali yoktu.”
Okulda birinci YKS’de sonuncu
GPS özelliği yok
Bir TMOK yetkilisi de yüzücülerin bileklerine takılı olan çipin yalnızca yüzme süresini ölçmek için kullanıldığını ve bir GPS teknolojisine sahip olmadığını vurguladı. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı, Svechinikov’un bulunması için Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü arasında kalan tüm sahil hattını gören park, bahçe, otel gibi güvenlik kameralarının araştırılması talep edildi. Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı arama çalışmalarında YTS destekli cihaz ve dalış timi personeli tarafından belirlenen noktalarda aramalara devam ediyor.

Yeni baba oldu
Geçen yıl evlenen ve yeni baba olanSvechnikov, Rusya’da “Usta Sporcu” unvanına sahip. Kursk bölgesinde serbest ve sırt stillerinde rekorlar kırdı, Orta Federal Bölge şampiyonlukları kazandı. 2019’da açık su yarışında birincilik elde etti.
Fenerbahçe’ye gol atan Kerem Aktürkoğlu gündem oldu! Icardi’den olay paylaşım
‘Hayatından endişe ediyorum’
Kocasının kayıp olduğu başvurusu yapan Antonina Svechhnikova ifadesinde, “22 Ağustos günü eşim Rusya’dan İstanbul’daki yarışlar için 3 öğrencisiyle İstanbul’a geldi. Beykoz Kanlıca İskelesi’nden arkadaşlarıyla yarışa katılmış, yarış bittikten sonra eşim bitiş yerine gelmemiş, kimse görmemiş. 24 Ağustos, saat 10:00’dan beri eşime ulaşamıyorum, hayatından endişe duyuyorum” dedi. Genç kadın, “Yardımınızı rica ediyorum! Boğaz kıyısına yakın olanlar varsa, boğazın iki yakasında da kocamı arama çalışmalarına katılın” çağrısı yaptı….

Gök Vatan'a çelik göz! Oğulbey’e teknoloji üssü

Gök Vatan’a çelik göz! Oğulbey’e teknoloji üssü

Aydın Hasan / ANKARA – Türk savunma sanayiinin devlerinden Aselsan, teknolojik yeteneğini daha ileri taşıma ve seri üretim kapasitesini artırma konusunda iki önemli adım attı. Geleceğin komuta kontrol sistemlerinin, ileri haberleşme ağlarının, kuantum teknolojilerinin ve yapay zekâ tabanlı savunma algoritmalarının geliştirileceği öncü bir merkez olarak tasarlanan Aselsan Oğulbey Teknoloji Üssü’nün temeli atıldı. Aselsan’ın seri üretim kapasitesini yüzde 40 oranında artıracak 14 yeni tesisin de açılışı yapıldı. Türk Silahlı Kuvvetlerine teslimi yapılan ve Çelikubbe’nin önemli unsurlarını oluşturan sistemler şöyle sıralandı:
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bağımsızlık yolculuğunun yeni safhası
■ SİPER Hava Savunma Sistemleri.
■ HİSAR O 100 Hava Savunma Sistemleri.
■ ALP 300-G ve 100-G Radar Sistemleri.
■ PUHU ve REDET Elektronik Harp Sistemleri.
■ KORKUT YAKIN SAHA Hava Savunma Araçları.
Böylece çok katmanlı hava savunma sistemi Çelikkube projesi çerçevesinde 47 araçtan oluşan hava savunma, radar ve elektronik harp sistemleri TSK’ya teslim edildi. Bu başlangıç ile birlikte teslimatlar, kademeli olarak devam edecek. Tören sırasında görüntüler de, Çelikkubbe ile entegre çalışacak olan AKINCI SİHA’ninkamerası ASELFLIR-600 ile çekildi.
İlginizi Çekebilir
‘Gök vatanımız güvenli olacak’
Aselsan Genel Müdürü Ahmet Akyol, törende yaptığı konuşmada, TSK’ya yapılan tesilmatlar konusunda “Sadece bir başlangıç olan bu teslimatlarla, gök vatanımız daha güvenli olacak. Bu sistemlerden daha fazla üretmek, yeni yetenekler kazanmak ve kahraman ordumuzu bu sistemlerle donatmak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
‘Stratejik akıl inşa edeceğiz’
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Çelikkubbe ile ilgili teslimatları değerlendirirken, “Temelini attığımız Oğulbey Teknoloji Üssü, geleceğin komuta kontrol sistemlerinin, ileri haberleşme ağlarının, kuantum teknolojilerinin ve yapay zekâ tabanlı savunma algoritmalarının geliştirileceği öncü bir merkez olacaktır. Bu yeni üstte; yalnızca teknolojiyi değil aynı zamanda geleceğin sistemlerini de üreteceğiz. Burada; sadece mühendislik değil, stratejik akıl inşa edeceğiz! Oğulbey, yeni nesil mühendislik çözümleri için bir üs; Türkiye’nin teknolojik atılımı için stratejik bir sıçrama noktası olacaktır” dedi.
14 tesisin açılışı yapıldı
Aselsan bünyesinde 14 yeni tesisin açılışı yapıldı. Bu tesisler ile Aselsan’ın seri üretim kapasitesi yüzde 40 oranında artacak. 280 milyon doları aşan yatırım hacmine sahip yeni tesisler, 165 bin metrekarenin üzerinde kapalı alana yayıldı. Tesisler ile 4 bin kişi istihdam edilecek. Törende, Aselsan’ın Oğulbey yerleşkesinde 6 bin 500 dönümlük arazide kurulacak yeni teknoji üssünün de temeli atıldı. Yeni tesisin yatırım değeri, 1.5 milyar dolar olarak açıklandı. Temeli atılan Oğulbey Teknoloji Üssü, geleceğin komuta kontrol sistemlerinin, ileri haberleşme ağlarının, kuantum teknolojilerinin ve yapay zekâ tabanlı savunma algoritmalarının geliştirileceği öncü bir merkez olarak tasarlandı. Yeni üs ile 8 bin kişiye istihdam sağlanacak.
ASELSAN’dan gövde gösterisi: 47 araçlık hava savunma sistemi TSK’ya teslim edildi…

CHP kuruluş haftasına hazırlanıyor

CHP kuruluş haftasına hazırlanıyor

MEHTAP GÖKDEMİR / Ankara – Partili kurmay, mevcut yol haritasında bir geriye dönüş olmayacağını belirterek, “Vatandaşın Türkiye’yi yönetmeyle ilgili iddiamızı ortaya koymamızı istediğini görüyoruz. Ona ilişkin eklemeler yaparız” dedi.
CHP kurmaylarının aktardığına göre yoğun miting programına devam edilecek. Bu mitinglerde “Türkiye İttifakı” vurgusunun altı çizilecek. Yeni parti programının yanı sıra hükümet programını da açıklamayı planlayan CHP, vatandaşa, iktidara geldiğinde neleri yapacağını, mevcut sorunları nasıl çözeceğini, projelerini ve özellikle ekonomi alanındaki vaatlerini anlatacak.
1 haftalık kutlama
CHP bu yıl kuruluş yıldönümü tek gün yerine 4-9 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek sanatsal, kültürel, tarihsel ve siyasal etkinliklerle kutlayacak. Bu kapsamda, 4 Eylül’de 81 ilde eş zamanlı olarak basın toplantıları düzenlenecek. 7 Eylül’de Gençlik Kollarının koordine edeceği spor müsabakaları, 8 Eylül’de ise son tüzük kurultayında alınan karar doğrultusunda oluşturulan Örgüt Temsilcileri Meclisi toplantısının ilki genel merkezde yapılacak. Örgüt Temsilcileri Meclisi’nin gündemi “parti programının güncellenmesi” olacak. 9 Eylül’de de Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte Anıtkabir ziyareti ve kapanış programı gerçekleştirilecek.
Özel, ‘Vira Bismillah’ diyecek
CHP lideri Özel, 31 Ağustos Pazar günü Sinop’ta olacak. İskele Meydanı olarak anılan Bülent Ecevit Caddesi’nde saat 19.00’da gerçekleştireceği mitingle vatandaşlara seslenecek Özel, ardından saat 22.00’de balıkçılık sezonu açılışına katılacak. Balıkçılarla birlikte “vira bismillah” diyecek Özel, balıkçı gemisiyle denize açılacak….

'99 dalga da yapsanız ayaktayız'

’99 dalga da yapsanız ayaktayız’

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Beyoğlu Şişhane Meydanı’nda 50’ncisi düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingine katıldı. Özel, vatandaşlara hitabında, “İstanbul’un kalbinin attığı yerde, Beyoğlu’ndayız. Tam 161 gün ve 161 gece hep birlikte İstanbul’un iradesine, bir sonraki cumhurbaşkanına, bir sonraki iktidara yapılan darbeye direniyoruz. Dolmaz denen bir meydana sığmadık, taşıyoruz. İçeride boşu boşuna tutulan arkadaşlarımızın eşlerinin, annelerinin, evlatlarının gözyaşlarında boğulacaksın” dedi.
‘Bizi yıldıramazsınız’
50’nci mitinglerini yaptıklarını belirten Özel, şöyle devam etti: “Bu bir siyasetçinin, bir genel başkanın başarabileceği bir iş değildir. Bu, ancak sizin gibi yiğit insanların cesaret verdiğinde birimizin yapacağı bir iştir. O birimiz gücü kendinden değil, meydanlardan alıyor, haklılıktan alıyor, sizlerden alıyor. Bugüne kadar 10 milyon kişi meydanlarda Ekrem Başkan’a sahip çıktı, arkadaşlarımıza sahip çıktı. Eylemdir, ne zaman sonuç alırsa o gün bitecek. Buradan Erdoğan’a ve onun yargıdaki aparatlarına sesleniyorum. Bizi yıldıramazsınız. 9 dalga yaptınız, 99 dalga da yapsanız buradayız, ayaktayız, eylemdeyiz.”
‘Siyasi yankesicilikle belediyeyi almak istediler’
CHP lideri Özel, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in tutuklanmasına ilişkin şunları söyledi: “AK Parti’nin MHP’nin seçmenlerine sesleniyorum. İnan Güney’i, yüzde 50 oyla göreve seçti Beyoğlu. Birileri de geçen hafta aldı, onu Silivri’ye götürdü.Geçmişte görev yaptığı bir belediye şirketini kara geçirdiği için, doğru işler yaptığı için Aziz İhsan Aktaş denen adama iftira attırarak tutuklama yaptılar. Aynı Aydın’da yaptığı gibi bir siyasi yankesicilikle bu belediyeyi CHP’den alıp bir AK Partiliye vermek istedi. Hesap neydi? Belediye Meclisi’nde biz 16’yız. AK Parti 14. İnan içeriye gidince bir belediye meclis üyemiz baskıya teslim olursa belediye AK Parti’ye geçiyordu. Bunun oylaması yapıldı. 16 belediye meclis üyemiz var, kapalı oylamada 16 oy çıktı.”…

Reklam
Süreç komisyonu baro başkanlarını dinledi

Süreç komisyonu baro başkanlarını dinledi

AYŞEGÜL KAHVECİOĞLU / Ankara – Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş toplantıyı açış konuşmasında, sürecin başarıyla sürdürülmesiyle birlikte bazı yasal altyapı hazırlıklarının gerçekleştirilmesinin kaçınılmaz olduğunu, bu nedenle hukuk camiasının katkısını önemsediklerini söyledi.
‘9 ayda büyük mesafe katettik’
Kurtulmuş, “Türkiye’nin kendisine has bir modelle gerçekleştirmeye çalıştığı bu sürecin inşallah en iyi şekilde tamamlanması için hiç şüphesiz toplumda var olan desteğin artırılması, farklı toplum kesimlerinin bu sürece katkılarının temin edilmesi şarttır. 9 ay gibi kısa bir süre içerisinde fevkalâde büyük bir mesafe alınmıştır. Başka ülkelerdeki barış süreçleriyle kıyasladığımızda onların 4-5 yıl içinde geldiği noktaya çok şükür 9 aylık bir süre içinde gelmiş bulunuyoruz.” diye konuştu.
‘Anayasaya saygı’ vurgusu
Kurtulmuş’un konuşmasının ardından TBB Başkanı ve baro başkanları sırayla söz aldı. TBB Başkanı Sağkan, “Yürürlükteki anayasaya saygı gösterilmedikçe herhangi bir sorunun çözülmesi mümkün değildir. Derin sorunların çözümü aniden köklü adımların atılmasıyla değil karşılıklı güvenin inşasıyla mümkündür” dedi.
‘Toplum ihtiyatlı yaklaşıyor’
Toplumun sürece ihtiyatla yaklaştığını söyleyen Sağkan,buna yol açanbaşlıkları şöyle sıraladı: “Tutuklama tedbirleri ölçüsüz ve keyfi şekilde uygulanmaktadır. İfade hürriyetine dönük ağır ihlâller var.Can Atalay hakkında verilen AYM kararının, Selahattin Demirtaş ile Osman Kavala hakkındaki AİHM kararlarının uygulanmamasının zarar verdiği inancındayız.”
Baro başkanları ne dedi?
Bingöl Baro Başkanı Yusuf Ketenalp, Anayasada eşit vatandaşlık ve yurttaşlığın güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç ise, “Cezaevlerinde tutulan binlerce kişi ile Avrupa’da sürgün hayatı yaşayan yurttaşların toplumsal ve siyasal yaşama yeniden katılımını sağlamak amacıyla özel bir yasanın çıkarılması zorunludur” görüşünü dile getirdi.
MHP’li Yıldız: Meseleyi tam anlamamışlar
Komisyon üyesi MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın toplantısı sürerken yaptığı bir paylaşım dikkati çekti. Yıldız paylaşımında, “Komisyona davet ederek dinlediğimiz bazı kurumların meseleyi tam olarak anlamadığı görülmektedir” dedi….

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bağımsızlık yolculuğunun yeni safhası

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bağımsızlık yolculuğunun yeni safhası

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aselsan Gölbaşı Yerleşkesi’nde Çelik Kubbe Teslimatları, Tesis Açılışları ve Oğulbey Temel Atma Töreni’nde konuştu. Erdoğan, özetle şunları söyledi:
■ BAĞIMSIZLIK YOLCULUĞUMUZUN YENİ SAFHASI: Silahlı Kuvvetlerimize güç katacak ve savunma sanayimizi bambaşka bir seviyeye taşıyacak üç değerli hamleyi birlikte yapıyoruz. Bunların ilki çelik kubbe bileşeni sistemlerin envantere girişidir. İkincisi Aselsan’ın 14 tesisinin açılışıdır. Üçüncüsü de Oğulbey Teknoloji Üssü’nün temelinin atılmasıdır. Yani Aselsan açısından bu tarihi günde sadece bir şirketin değil aynı zamanda bir milletin bağımsızlık yolculuğunun, alın terinin, azminin ve kararlılığının yeni bir safhasına hep birlikte şahitlik ediyoruz.
■ İŞİ SANSA BIRAKMA LÜKSÜMÜZ YOK: Bugün ilk olarak 460 milyon dolar değerinde, dosta güven, düşmana korku verecek toplam 47 araçtan oluşan Gökkubbe sistemlerini kahraman ordumuza kazandırıyoruz. Son yıllarda etrafımızda yaşanan sıcak çatışmalar, hava savunma ve radar sistemlerinin ne kadar mühim olduğunu ortaya koydu. İşi şansa bırakma gibi bir lüksümüzün olmadığının gayet bilincindeyiz. Çünkü kendi radarını, kendi hava savunma sistemini, elektronik harp yeteneklerini geliştiremeyen hiçbir ülke, açık ve net söylüyorum mevcut güvenlik sınamaları karşısında bilhassa bölgemizde geleceğine güvenle bakamaz. Masada olmakla menüde olmak arasındaki ince çizgiyi belirleyen unsur, hava savunma ve taarruz kabiliyetlerinizdir.

■ GÖVDE GÖSTERİSİNE TANIK OLDUM: Adeta bir gövde gösterisine tanık oldum. Ürünlerimiz karşısında bu milletin bir ferdi olarak kıvanç duydum. Teslim edilecek bir adet SİPER Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi ve ona bağlı on araç, ülkemizin hava savunmasında bir dönüm noktasıdır. Üç adet HİSAR Orta Menzilli Hava Savunma Sistemi ve toplam 21 araç, caydırıcılığımızı orta menzilde daha da güçlendirecek. KORKUT Hava Savunma Sistemi’yle erken ihbar radarlarımız, sahada gözümüz ve kulağımız olarak görev yapacak. 7 adet PUHU ve 2 adet REDET Elektronik Harp Sistemi ise bu alanda ülkemizi bir üst lige taşıyacak.
2026’NIN ORTASINDA İLK TESİS DEVREDE: “Teknoloji üssünün bir an önce tamamlanması için yürütülen çalışmaların takipçisi olacağız. İnşallah, yoğun bir gayretle 2026’nın ortasında ilk tesisi devreye alacağız.”

SERİ ÜRETİM: “Savunma sanayinde üstünde titizlikle durmamız gereken alanların en başında seri üretim konusu gelmektedir. Geliştirdiğimiz yüksek teknolojili ürünleri çok daha hızlı, verimli ve yüksek adetlerde üretmemiz şart. Bugün açılışını yaptığımız 280 milyon dolar değerindeki 14 tesisle üretim kapasitemizi ciddi şekilde artırıyoruz.”

1.5 milyar dolar
TEK SEFERDE YAPILAN EN BÜYÜK YATIRIM: Oğulbey Teknoloji Üssü, 1,5 milyar dolarlık yatırım büyüklüğüyle son yılların en büyük sanayi yatırımlarından biri olacaktır. Bu yatırım, Cumhuriyet tarihimizin tek seferde yapılan en büyük savunma sanayi yatırımıdır. Burası ayrıca Avrupa’nın en büyük entegre hava savunma tesisidir. Aselsan, savunma sanayimizin adeta kalbi durumunda olduğu için bu yatırım tüm sektör için kritik bir eşik olacaktır. Türkiye Yüzyılı’na yakışan bir vizyonla 900 futbol sahasından daha büyük, 6 bin 500 dönümlük bir alanı Aselsan’a tahsis ettik. Burada Aselsan’dan ikinci bir Aselsan daha doğuyor.
Tom Barrack:‘Ya davetli listesinde olursunuz ya menüde’
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, daha önce attığı bir tweette “Eski bir sözü tekrarlamak gerekirse: Orta Doğu bir ziyafet gibidir; ya davetli listesinde olursunuz ya da menüde. Davetli listesinden düşmek kolaydır, ama menüden çıkmak zordur” demişti.
Yüksekovaspor Kadın Futbol Takımı’nı kabul etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Külliye’de Yüksekovaspor Kadın Futbol Takımı’nı kabul etti. Erdoğan, Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi’ne yükselen Yüksekovaspor Kulübü’nü, taraftarları ve Yüksekovalıları kutladığını ifade etti. Erdoğan, “Büyük ve güçlü Türkiye’nin aydınlık yarınlarımızın, Terörsüz Türkiye’nin en önemli aktörü yine gençlerimiz ve kadınlar olacaktır” dedi. ● ANKARA Milliyet
‘Zalimler mutlaka kaybedecek’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Mezuniyet Töreni’ne katıldı. Erdoğan, İsrail’e tepki göstererek, “Gazze’de yaşanan zulümler hepimizin yüreğini dağlıyor. Siyonist cinayet şebekesinin katliamlarına bu kadar şımarıkça devam edebilmesi hepimizi öfkelendiriyor ama şu hakikati çok iyi biliyoruz: Kendilerini dev aynasında gören zalimler mutlaka kaybedecek, rezil olup gideceklerdir. Masumların oluk oluk akan kanlarında, o kanları dökenler de boğulacaktır. Her gün kameralar önünde kalleş kurşunların hedefi olan Filistinli kardeşlerimizin hesabı da eninde sonunda sorulacaktır” dedi….

Piyasa değeri 1

Piyasa değeri 1.2 milyar TL! Kapalıçarşı’da kaçak pırlanta operasyonu: 40 gözaltı

FERİT ZENGİN / Haber Merkezi – İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 6 aydır yürürttüğü soruşturmada, kaçak pırlanta, yakut ve zümrüt satışı yapan Dubaiİstanbul arasındaki kuryeler ile şüpheliler teknik ve fiziki takibe alındı. Kapalıçarşı ve Nuruosmaniye’de 41 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi, salı sabahı saat 05.00’da eş zamanlı yapıldı. İlk gün 17 şirket yetkilisi ve sahibi gözaltına alındı. Bu operasyonda 155 kilo 602 gram, 1359 karat değerli taş ve 945 adet ziynet eşyası ele geçirildi. Bu değerli taşların piyasa değerinin 445 milyon 750 bin lira olduğu değerlendirildi.
Ünlü isimler gözaltında
Şüphelilerin ifadeleri sonrası derinleyen soruşturmada Kapalıçarşı’daki bazı iş yerlerine ikinci bir operasyon yapıldı. Bu operasyonda da çeşitli değerli taş, 135 ziynet eşyası, 1132 değerli maden taşı, ateşli silahlar, 267 parça tarihi eser ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. İki operasyonda piyasa değeri 1 milyar 250 milyon lira olan değerli taşların ele geçirildiği belirtildi. Arama yapılan 40 adresten 23’ünün Kapalıçarşı’da, 17’sinin ise çarşı dışı adreste olduğu öğrenildi. Gözaltına alınanlar arasında ise Türkiye’nin en bilinen mücevher markaları Koçak Gold, Lizay Gold, Ariş Pırlanta ve Atilla Karat Jewelry’nin sahipleri ile Kapalıçarşı’nın en büyük değerli taş ofisinin sahibi C.T’nin de bulunduğu belirtildi.
İşlenmiş taşlar vergiye tabi
Kaçak değerli taşların hangi ülkelerden getirildiği açıklanmazken, operasyonda ele geçirilenler işlenmiş pırlanta ve değerli taşlar olduğu için vergiye tabi olduğu ve kaçak işlemi yapıldığı öğrenildi. İşlenmemiş olan değerli taşların ise vergiye tabi olmadığı bildirildi….

Reklam
Bakan Tunç: Özel’e tavsiyemiz sakince ve ciddiyetle yolsuzluk soruşturmalarının sonucunu beklemesi

Bakan Tunç: Özel’e tavsiyemiz sakince ve ciddiyetle yolsuzluk soruşturmalarının sonucunu beklemesi

Bakan Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “CHP Genel Başkanı, partisindeki yolsuzluk iddiaları ve ortaya saçılan itiraflardan ne kadar bunaldığını, sıkıştığını ve kaçacak yer aradığını bu gece uydurduğu yalanlarla ve mesnetsiz ithamlarıyla bir kez daha göstermiştir. İddialara cevap vermek yerine Adalet Bakanlığına dil uzatması, bağımsız Türk yargısını şahsi hezeyanlarına malzeme yapması CHP Genel Başkanının siyaseten iflas ettiğinin açık göstergesidir. Müflis CHP Genel Başkanının kendi istikbalini sağlama almak için her geçen gün dengesinin bozulduğuna, ciddiyetsizlikte sınır tanımadığına üzülerek şahit oluyoruz. Hiç kimse devletimizin köklü kurumlarını, yargı organlarını kendi küçük hesaplarının malzemesi haline getirmemelidir” ifadelerini kullandı.
‘ÖNÜNDE İKİ SEÇENEK VAR’
Bakan Tunç, açıklamasına şöyle devam etti:
“Özgür Özel’in önünde iki seçenek var: iplerinden kurtulup gerçekten ‘özgür’ olmayı seçmek mi? Yoksa kukla olarak birilerinin ‘özel’ ajandasının hizmetinde, yargı mensuplarına saldırmaya devam etmek mi? Kendisine tavsiyemiz; sakince ve ciddiyetle yolsuzluk soruşturmalarının sonucunu beklemesi, yalan ve iftira üretiminde zirveye tırmanmak yerine dürüst ve seviyeli siyasette yol almasıdır. Aksi takdirde eski genel başkanını sırtından hançerleyen, parayla oy satın alan, belediyelerde baklava kutularıyla dönen rüşvet çarkına ses çıkarmayan zihniyetin son temsilcisi ünvanıyla yok olup gidecektir.”
Erdoğan: Çelik Kubbe’yi envantere alıyoruz, bağımsızlığımızın yeni safhasındayız
Soykırımcı Netanyahu’dan skandal Türkiye hamlesi! Ankara’dan peş peşe sert tepkiler…

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Enflasyon düşme eğiliminde

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Enflasyon düşme eğiliminde

Yılmaz, Habertürk TV ve BloombergHT ortak yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı. Son 22 yılda savunma sanayii alanında bir devrimin yaşandığını, Türkiye’nin artık ihracatçı hale geldiğini ifade eden Yılmaz, “Geçmişte parasını ödediğimiz halde alamadığımız ürünleri şimdi biz başkalarına ihraç eder konuma geldik. Tabii daha katetmemiz gereken mesafeler var. Bunlardan en önemlilerinden biri Çelik Kubbe. İsmini de bizzat Sayın Cumhurbaşkanımızın koyduğu bir proje. Değişik sistemlerin entegre çalıştığı ve etkili bir savunma ortaya koyduğu bir sistem. Savunma sanayii aynı zamanda ekonominin de çok önemli bir parçası. Savunma sanayimiz geliştikçe Türkiye teknolojik tabanı daha güçlü, katma değeri daha yüksek bir ekonomi inşa edecek.” dedi.
İlginizi Çekebilir
Dünyada güvenlik boyutunun ön plana çıktığını anlatan Yılmaz, tüm dünyada jeopolitik risklerin yükseldiği, savunma harcamalarının arttığı bir dönemden geçildiğini ve dolayısıyla caydırıcı bir güç olmanın çok önemli olduğunu ifade etti.
Yılmaz, bölgede oynanmaya çalışılan oyunların boşa çıkarılması çerçevesinde terörsüz Türkiye girişiminin çok kıymetli olduğunu, Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla bu sürecin hızlandığını dile getirerek, “Sonra örgütün kurucusu, kendi örgütünü feshetme yönünde tavsiyede bulundu. Örgüt böyle bir karar aldı. İlk silahların yakılması başladı. Dolayısıyla aşama aşama önemli bir yere gelmiş durumdayız. Terörün olmadığı, demokratik siyasetin herkes için açık olduğu bir ortam içinde Türkiye yoluna devam edecek. Terörden 40 yıldan fazla çok çektik biz. Bu vesileyle şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum. Büyük bir mücadele verdi Türkiye ve başarılı oldu. Terörle mücadelede içeride büyük oranda bir huzur, güven ortamı zaten sağlanmıştı. Sınır ötesinde birçok çabamız vardı. Ama bunu köklü, kalıcı olarak ortadan kaldırmak Türkiye’nin geleceği açısından çok kıymetli. Terörsüz Türkiye aslında terörsüz bölge demek. Çevremizdeki ülkelerde de biz terörün olmasını istemiyoruz. Çatışmanın, kavganın olmasını istemiyoruz.” diye konuştu.
Suriye’de bir devrimin yaşandığını, zalim rejimin gittiğini kaydeden Yılmaz, farklı grupların, silahlı örgütlerin olduğu bir Suriye değil, devlet otoritesinin her tarafa hakim olduğu bir Suriye’nin olması gerektiğini vurguladı.
Yılmaz, İsrail başta olmak üzere Suriye’de istikrarı istemeyen güçlerin olduğunu, bu güçlerin Suriye’de çatışmaları körüklemeye çalıştıklarını aktararak, şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanımızın Ahlat’ta verdiği mesaj bu anlamda çok önemli. Bu bölgede kalıcı olması mümkün olmayan birtakım uluslararası güçlerin telkinlerine uyanlar kaybetmeye mahkumdurlar. Ama bu bölgenin, bu toprakların insanı olanlar, buradaki devletlerin güveniyle, himayesiyle devam edenler kazanacaklardır. Suriye’de yaşayan herkese eşit bir nazarla bakıyoruz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ama biz Suriye’nin bölünmesini, parçalanmasını, emperyal birtakım oyunlara alet olmasını da istemiyoruz.”
Suriye halkının girişimci bir halk olduğunu, tarihten gelen bir zenginlikleri, farklılıkları bulunduğunu ifade eden Yılmaz, Suriye’nin kendi haline bırakılırsa çok kısa sürede toparlayacağına inandığını dile getirdi.
Türkiye’nin, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğinden yana olduğunu, Suriye’de yaşayan farklı etnik gruplar ve mezheplerin hepsine saygılı olduğunu söyleyen Yılmaz, anayasa çalışmalarını çok önemsediğini de ifade etti.
Yılmaz, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmalarının ne kadar süreceğinin sorulması üzerine, yoğun bir çalışma yürütüldüğünü, bu meselenin milletin, devletin geleceğiyle ilgili bir mesele olduğunu belirterek, terörün ekonomik ortamı zehirleyip, kalkınmanın önünde büyük bir set oluşturduğunu söyledi.
Komisyon çalışmalarını ne kadar erken tamamlarsa o kadar iyi olduğunu ifade eden Yılmaz, “Türkiye’nin terörsüz hale gelmesini sabote etmeye çalışan çeşitli güçler var. Bunlar dezenformasyonla ve provokasyonlarla bu süreci akamete uğratmak için her türlü gayreti sarf edebilirler. Önümüzdeki dönem bu anlamda da çok uyanık olmamız, çok dikkatli olmamız gereken bir dönem. Dolayısıyla çomak sokmak isteyen çok olur. Bir an önce bu işlerin yapılması, açıklığa kavuşturulması en doğrusu.” dedi.
Yeni anayasa çalışmaları ilgili de açıklamada bulunan Yılmaz, Türkiye’nin hala bir darbe anayasasıyla yönetildiğini belirterek, şöyle konuştu:
“‘Türkiye bu ayıptan kurtulsun.’ diyoruz. Aslında bütün partilerin de seçim beyannamelerine baktığınızda bir şekilde yeni bir anayasa teklifi olduğunu görüyorsunuz. Ama şu ana kadar Meclis’te böyle bir komisyon oluşmuş değil. Biz kendi içimizde hükümet olarak, parti olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bir ekip oluşturduk ve sürekli toplanıyoruz. Nasıl bir anayasa olması gerektiği konusunda kendi iç çalışmalarımızı yapıyoruz. Ama bu bizim tek başımıza yapabileceğimiz bir iş değil. Meclise esas itibarıyla düşen bir görev. Meclisimiz böyle bir irade ortaya koyduğunda biz hazırlıklarımızı tamamlamış olarak, o sürece parti olarak, hükümet olarak katkıda bulunacağız. Tabii bu bir uzlaşma, müzakere süreci. Bir toplumsal sözleşme meselesi. Sadece geçmiş bir darbe anayasasından kurtulmak değil bence. Bir taraftan da tabiri caizse yeni nesil bir anayasa. Çok sayıda değişiklik oldu anayasada. Bu, iç bütünlüğünü oldukça bozdu aslında. Dolayısıyla daha sade bir anayasa arayışımız var. Bu işlerin nihai konuşulacağı yer Meclisimiz. Muhalefete de çağrıda bulunuyoruz. ‘Gelin hep birlikte bunu başaralım.’ diyoruz. Bunu yapan bir ülke olduğumuzda ben uluslararası düzeyde prestijimizin de artacağına inanıyorum.”
Yılmaz, sivil olarak kendi anayasasını yapmış bir Türkiye’nin çok daha prestijli bir konuma sahip olacağını düşündüğünü ifade ederek, gündemlerinde ilk 4 maddenin değiştirilmesi gibi bir hususun olmadığını dile getirdi.
Cevdet Yılmaz, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tartışmaları ile yeni anayasa tartışmalarını birbirinden ayırmak gerektiğini de kaydetti.
“BİZ DE AVRUPA’NIN BİR PARÇASI, AB’NİN ADAY ÜLKESİYİZ”
Dünyada eski liberal düzenin büyük oranda zayıfladığını ve İsrail’in yaptıklarıyla birlikte uluslararası hukukun kalmadığını anlatan Yılmaz, “Yeni bir ortamdayız, bu ortam tüm dünyada ve özellikle Avrupa’da güvenlik endişelerini arttırdı. Ukrayna-Rusya savaşının da getirdiği korkular, endişeler ortada. Bu ortamda Türkiye-Avrupa ilişkilerinde de özellikle güvenlik politikaları üzerinde yeni bir alan açılmış gibi görünüyor ama biz bunu sadece güvenlik eksenli bir ortaklık olarak göremeyiz. Güvenlik elbette önemli, biz de Avrupa’nın bir parçası, Avrupa Birliği’nin bir aday ülkesiyiz, NATO’nun ikinci en büyük gücüyüz.” açıklamasında bulundu.
Yılmaz, Avrupa ve Türkiye arasında objektif ortaklıklar olduğunu belirterek, “Maalesef Avrupa Birliği üyesi bazı ülkeler kendi özel Türkiye karşıtı birtakım politikalarını Avrupa Birliği üzerinden yansıtmaya çalışıyorlar ve bu ilişkilerimize büyük zarar veriyor. Bu yeni ortamda inşallah bunları da bir şekilde aşarız. Biz AB ile her zaman pozitif gündemden yanayız.” diye konuştu.
Türkiye’nin dünyadaki yeni ortamda güvenlik ve ticaret politikalarında da yeni fırsatlarla karşı karşıya olduğunu kaydeden Yılmaz, Türkiye’deki vize sorununa ilişkin, “Komisyon karar verdi biliyorsunuz. Bir vize serbestisi bir de vize kolaylaştırması var. Aslında olması gereken vize serbestisi ama kolaylıkla ilgili birtakım adımlar atılacak. Çoklu vizeler verilecek, uzun süreli vizeler verilecek, bu karar alındı ama tam anlamıyla uygulamaya geçildiğini söyleyemeyiz, hazırlık süreci var. Özellikle iş dünyasına ve belli kesimlere dönük daha rahatlatıcı adımlar atılacak.” değerlendirmesini yaptı.
Yılmaz, “Zelenskiy ile Putin’in İstanbul’da görüşmesi mümkün mü?” sorusuna, “Neden olmasın? Türkiye her zaman için alternatiflerden biri. Çünkü Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli yönetimiyle tüm kesimlerle iletişim kanallarını açık tuttu.” yanıtını verdi.
“NETANYAHU’NUN SÖZLERİ TALİHSİZ”
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 1915 olaylarına ilişkin yaptığı açıklamaya ve Gazze’deki soykırım devam ederken bazı ülkelerin Filistin’i tanıyacaklarını söylemesine değinen Yılmaz, “Netanyahu’nun sözleri talihsiz ve hiçbir geçerliliği olmayan yok hükmünde ifadeler. Ne tarihi bir gerçekliğe ne de hukuki bir gerçekliğe tekabül ediyor. Netanyahu’nun asıl hesap vermesi gereken Gazze’deki Filistinlilere dönük açık ve net soykırımıdır.” diye konuştu.
İlginizi Çekebilir
Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti olarak, Filistin’de yaşanan soykırımı, mazlum Filistin halkının durumunu gür bir sesle bütün diplomatik platformlarda dile getirmeye devam edeceklerinin altını çizerek, insanlık ittifakına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
2024 Orta Vadeli Program’ın (OVP) hedeflerine ve sonuçlarına ilişkin soruyu yanıtlayan Yılmaz, “Enflasyonla mücadeleyi 3 aşamaya ayırmıştık. Biri geçiş süreci, ikinci aşama dezenflasyon süreci ve üçüncü aşama kalıcı fiyat istikrarı. Birinci aşama geçen yılın haziran ayında tamamlandı ve dezenflasyon süreci başladı. O günden bugüne 14 aydır kesintisiz şekilde enflasyon oranı düşüyor. 75,5’dan 33,5’a kadar geldi yani enflasyonda 42 puanlık bir düşüş gerçekleşti. Yıl sonuna baktığımızda 30’un altını artık rahatlıkla görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, OVP’yi kararlılıkla uyguladıklarını ve uygulamaya devam edeceklerini dile getirerek, “Gelecek yıl 10’lu rakamlardan bahsedeceğiz, bu da enflasyonun büyük oranda gündemden düşmesi demek. Tek haneli rakamlara kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.” dedi.
“ENFLASYON DÜŞME EĞİLİMİNDE”
Sanayiyi çok önemli bir alan olarak gördüklerini, zorluklar yaşandığının farkında olduklarını ve sanayi için ne yapabiliyorlarsa yaptıklarını anlatan Yılmaz, “Enflasyon düşme eğiliminde, faizler de düşüş döngüsüne girdi. Önümüzdeki dönemde finansal koşulların çok daha iyileşeceğini rahatlıkla ifade edebiliriz.” diye konuştu.
Yılmaz, istihdamı ekonomik ve sosyal politikanın odağında bir kavram olarak gördüklerini belirterek, “Özellikle genç ve kadın istihdamını destekliyoruz. 2005 yılında 5 küsur milyon kadın çalışan varmış, bugün sayı 12 milyonu aşmış durumda. 19 küsur milyon çalışan vardı, bugün 32 milyonlara geldi bu sayı. İstihdamda Türkiye epey mesafe aldı ama hala gitmemiz gereken çok yol var.” dedi.
Kira ücretlerinde gerileme sürecinin başladığını ancak hala yüksek olduğunu belirten Yılmaz, en yüksek kira bedellerinin metropollerde olduğunu, bu durumun satın alma gücünü etkilediğini anlattı.
Yılmaz, kira ücreti konusuyla ilgili uzun zamandır çalışmalar yürütüldüğünü ifade ederek, şunları söyledi:
“Deprem bölgesine 3 trilyon TL harcadık, bu yıl sonu itibarıyla 450 bin konutu hak sahibine teslim edeceğiz. Asıl yapmak istediğimiz sosyal konut kampanyası. Buna dönük hazırlıklar var. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum uzun süredir hazırlanıyor. Deprem yükü hafifler hafiflemez yeni bir hamle yapacağız. Bu sefer ölçeği de yeni sosyolojiye, yeni nüfus dinamiklerine uygun olarak yapacağız. Örneğin, iki oda bir salon, daha düşük maliyetle ama iyi tasarlanmış, enerjiyi iyi kullanan, afetlere dayanıklı bir konut modeli. Bunu da aşacağız, kiralar aşağı doğru gelecek.”
Türkiye’de doğurganlık hızının düştüğüne vurgu yapan Yılmaz, “Türkiye’de toplumun yüzde 20’si tek kişilik hanelerden oluşuyor. Yeni demografiyi de dikkate alan sosyal konut kampanyasının hazırlıklarını yapıyoruz. Nüfus Politikaları Kurulu kurduk. Başkanlığını ben yürütüyorum. Çok önemli çalışmalar yapıyoruz.” dedi.
Erdoğan: Çelik Kubbe’yi envantere alıyoruz, bağımsızlığımızın yeni safhasındayız
“KKM O DÖNEMİN İHTİYACIYDI, GÖREVİNİ GÖRDÜ”
Yılmaz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasını sonlandırdığını açıklamasıyla ilgili, “KKM’yi artısı ve eksisi ile tartışmak lazım. Elbette bir maliyeti var ama bir taraftan da kur istikrarı açısından faydası oldu. Başından itibaren geçici bir tedbir olarak öngörüldü. Kanunu bile geçici bir madde olarak yaptık. O dönemin ihtiyacıydı, görevini gördü ve şimdi sistemden çıkıyor artık. Çok da başarılı bir yönetim sergiledik diye düşünüyorum. KKM bir dönem 140 milyar doların üstüne çıkmıştı, bugün geldiğimiz noktada 10-11 milyar dolar civarında. Piyasaları rahatsız etmeden, tedirginliğe yol açmadan kademeli şekilde, 2,5 yılda bu noktaya getirmiş olduk. Çok başarılı bir operasyon olduğunu söyleyebilirim.” diye konuştu.
“Siyasi gerilimlerin kur üzerinde yaratacağı baskıya karşı ekonomi yönetiminin eli güçlü mü?” sorusuna Yılmaz, “Dışsal etkilere karşı şu anda çok daha dayanıklı finansal bünyemiz olduğunu söyleyebilirim.” yanıtını verdi.
Yılmaz, 500, bin ve 5 bin TL’lik banknotlar basılıp basılmayacağına ilişkin soruya karşılık da şu anda böyle bir çalışma olmadığını, ileride ne düşünüleceğini bilmediğini söyledi.
ASELSAN’dan gövde gösterisi: 47 araçlık hava savunma sistemi TSK’ya teslim edildi

Reklam
16 yaşındaki çocuk ev sahibini bıçakladı: Namusumu temizledim

16 yaşındaki çocuk ev sahibini bıçakladı: Namusumu temizledim

Edinilen bilgiye göre, olay Yakutiye ilçesine bağlı Emin Kurbu Mahallesi Libya Caddesi üzerindeki bir otelde meydana geldi. İddiaya göre, Ardahan’da çalışan E.S. (16), Erzurum’da yaşayan annesinin ev sahibi tarafından rahatsız edildiğini öğrendi.
EV SAHİBİ AĞIR YARALI
Ev sahibi L.B.’nin annesini uzun süredir müstehcen ifadelerle rahatsız ettiğini öğrenen E.S., şahsın iş yerine gitti. Burada şahsa “Sen misin?” diyen E.S., daha sonra yanında getirdiği sallama olarak tabir edilen bıçakla saldırdı. Vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanan L.B. ağır yaralandı. Şahıs ambulansla Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı.
‘NAMUSUMU TEMİZLEDİM’
Ameliyata alınan L.B.’nin hayati tehlikesi devam ederken, olay yerinden kaçan E.S. sosyal medya üzerinden bir gazeteye ulaşarak kendini ihbar etti. Soğukkanlılıkla bıçaklama anlarını anlatan E.S., saldırıyı namusu için gerçekleştirdiğini söyledi. Çocukla önce mesaj yoluyla, daha sonra telefon ile görüşen gazete ekibi, olayı Emniyet İl Müdürlüğüne bildirdi.
Yaklaşık 5 saat boyunca aranan E.S., akşam saatlerinde Yakutiye ilçesi Mahallebaşı semtinde cadde üzerinde yürürken Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalandı. Gözaltına alınan çocuk, ifadesi alınmak üzere Emniyet’e götürüldü.
Aldığı cevabı beğenmeyen veli, okul müdürü ve yardımcısına bıçakla saldırdı