BIST 100
14.052,57 -0,28%
DOLAR
47,0382 0,03%
EURO
53,6284 0,16%
GRAM ALTIN
6.075,39 0,48%
FAİZ
41,49 1,37%
GÜMÜŞ GRAM
87,82 0,77%
BITCOIN
62.559,00 0,66%
GBP/TRY
62,9330 0,19%
EUR/USD
1,1401 0,18%
BRENT
86,49 3,83%
ÇEYREK ALTIN
9.936,05 0,50%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
31 °
Reklam

SİYASET

CHP Genel Başkanı Özgür Özel partisinin Beyoğlu mitinginde konuştu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel partisinin Beyoğlu mitinginde konuştu

Özel, “Millet iradesine sahip çıkıyor” sloganıyla düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, bugün Beyoğlu’nda, İstanbul’un kalbinde olduklarını söyledi. İnan Güney’in suçsuz olduğunu savunan Özel, onurları olan Güney’e sonuna kadar sahip çıkacaklarını kaydetti.
İlginizi Çekebilir
Özel, bugün 50’nci buluşmada toplandıklarını vurgulayarak, “Bugün 50’nci buluşma miting değil, 50’nci eylem ve burada bulunan herkes bugüne kadar 49 eylemde topladığımız, bir arada olduğumuz 10 milyon yüreğin üstüne buraya geldiniz. Bugüne kadar 10 milyon kişi Ekrem Başkan’a, arkadaşlarımıza sahip çıktı. Bundan sonra da sahip çıkmaya devam edeceğiz.” dedi.
Türkiye’nin dünyada genel enflasyonda da gıda enflasyonunda da birinci olduğunu söyleyen Özel, “Avrupa’da enflasyon ortalaması yüzde 2. Türkiye’de yüzde 33. 38 OECD ülkesinde en kötü durumda olan biziz. 27 Avrupa Birliği ülkesi var. Bunlarda toplam 13 milyon işsiz var. Bizde tek başımıza 13,5 milyon işsiz var.” diye konuştu.
Özel, memleketin 90’lı yıllara döndüğünü ileri sürerek, şöyle devam etti:
“Beyoğlu’ndan açıkça söylemek isterim ki AK Parti bir kara düzen kurmuştur. Bu kara düzende AK Parti üyesine bile artık huzur yoktur. Dünyanın en pahalı etini de en pahalı internetini de Türkiye’ye kullandıran, gençlerin umutlarını körelten, ailelerini kahreden bir iktidar vardır. Hep beraber AK Parti’nin bu kara düzenini yıkacağız, bu iktidarı değiştireceğiz. Bütün gençlere söz veriyoruz. İlk seçimde bu ülkenin başına yasakları yasaklayan bir cumhurbaşkanı gelecek. En büyük seçim vaadimiz yasaksız Türkiye, vizesiz Avrupa, söz veriyoruz. Dünyanın en hızlı ve en ucuz internetine söz veriyoruz, bütün gençlere.”
Erdoğan: Çelik Kubbe’yi envantere alıyoruz, bağımsızlığımızın yeni safhasındayız
“İsrail’e haddini bildirmeye, Filistin’e sahip çıkmaya davet ediyoruz”
Filistin’de büyük bir dramın yaşandığını vurgulayan Özel, 700 gündür İsrail’in Filistin’de katliam yaptığını kaydetti.
Özel, bütün muhalefet partileriyle görüştüklerini, hepsinin imzalarını aldıklarını dile getirerek, “İmza veremeyen bir siyasi parti de toplantıya katılacağını söyledi. Bugün ‘Yapamazlar, toplanamaz, lüzumu yok.’ dedikleri Meclis toplantısının başvurusunu yaptık, cuma günü 14.00’te Meclis’i Filistin için topluyoruz. Meclis Başkanlığı akşamüstü ilan etti, toplantı resmileşti. Filistin’e dönüp bakmayanlara inat Filistin için Meclis’i olağanüstü topluyoruz. ‘Söz bitti, gerek yok.’ diyenleri millet görüyor. Buradan samimi davetimdir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin, AK Parti’nin bütün milletvekillerini bu tarihi sorumluluk için Meclis’e gelmeye, iktidar-muhalefet ayrımı olmadan İsrail’e haddini bildirmeye, Filistin’e sahip çıkmaya davet ediyoruz. Davet sadece muhalefetin değil, Türk milletinindir.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin, demokratik Avrupa’nın bir parçası olduğunun altını çizen Özel, şunları kaydetti:
“Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında en kısa sürede Avrupa Birliği’nin tam üyesi olacağız ve hep birlikte başaracağız. Bugün Avrupa’nın bütün demokratları bizimle beraber. Türkiye’nin bütün demokratlarını, sosyal demokratları, muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, liberal demokratları, sosyalist demokratları Türkiye ittifakına davet ediyoruz. Türkiye İttifakı gücünü Türkiye’den, milletinden, renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır.”…

En mutlu günleri kabusa döndü! Üzücü haberi alan baba gözyaşlarını tutamadı

En mutlu günleri kabusa döndü! Üzücü haberi alan baba gözyaşlarını tutamadı

Yangın, ilçeye bağlı Koyuncu Mahallesi Töre Sokak’ta bulunan 2 katlı depolu müstakil bir adreste meydana geldi. Alınan bilgiye göre, bugün çocuklarından Salih’i evlendiren Ahmet Özden ve ailesi düğünün olduğu yaylaya gitti. Düğünün başladığı saatlerde ailenin yaşadığı evin deposunda yangın çıktı.
Alevler kısa sürede tüm depoyu ve bitişikteki 2 katlı evi dıştan sardı. Yangını görenlerin haber vermesi üzerine olay yerine Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, Erdemli Belediyesi, Orman Müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi. 10 itfaiye ekibi bir çok noktadan alevlere müdahale ederken, çevre sakinleri de destek verdi.
Haber Detay Görsel Slider
Limon deposundaki plastik kasalar nedeniyle büyüyen yangın ekiplerin yoğun mücadelesiyle 2 saatte kontrol altına alındı. Bu sırada 2 itfaiye eri de dumandan ekilendi. Dumandan etkilenen itfaiye erlerine olay yerinde hazır bekleyen sağlık ekipleri ambulansta müdahale etti.
BABA GÖZYAŞLARINI TUTAMADI
Oğlunu evlendirdiği anda yangın haberini alan ve olay yerine gelen Ahmet Özden ve bazı yakınları gözyaşlarını tutamadı. Aile bireylerini çevredekiler sakinleştirdi. Yangının olduğu evin birinci katında babanın kaldığı, ikinci katı ise evlendirdiği oğluna hazırladıkları öğrenildi. Deponun tamamen evlerin de kısmen zarar gördüğü yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatıldı. Rüzgar olmaması nedeniyle çevredeki diğer ev ile bahçelere sıçramadan söndürülen yangın bölgesinde ise soğutma çalışmasının sürdüğü bildirildi.
9 yaşındaki çocuk kahraman esnaf sayesinde kurtuldu
Müteahhit kendini ihbar etti! Gerçeği öğrenince bir an bile tereddüt etmedi…

Reklam
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Çelik Kubbe değişim değil bir devrim

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Çelik Kubbe değişim değil bir devrim

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katıldığı Habertürk yayınından açıklamalarda bulundu. Yılmaz’ın açıklamaları özetle şöyle: Şu anda dünyanın tartışması bu yana kaydı. Türkiye bu sürece çok önceden başlamış oldu. Son 22 yılda savunma sanayi alanında bir devrim yaşandı. Artık ihracatçı hale geldik. Geçmişte parasını ödediğimiz halde alamadığımız ürünleri şimdi biz başkalarına ihraç eder hale geldik. Çelik kubbede işin özü çok katmanlı entegre bir hava savunma sistemi. Değişik sistemlerin entegre çalıştığı ve etkili bir savunma sistemi. Savunma sanayi aynı zamanda ekonominin de çok önemli parçası. Ekonomik katma değeri büyütüyor, ihracat ve istihdam oluşturuyor. Savunma sanayimiz geliştikçe Türkiye katma değeri daha yüksek bir ekonomi inşa edecek. Bu teknolojiler sivil endüstrilere de sirayet ediyor. Her bakımdan savunma sanayiinde aldığımız mesafe önemlidir. Bugün 100 milyar dolar üzerinde proje portföyümüz var. En son Kaan’la ilgili Endonezya’nın ortaklığı çok önemli proje. Çelik kubbe başarıları taçlandıran çok önemli proje ve inisiyatif.
İlginizi Çekebilir
“ÇATIŞMA DEĞİL BARIŞI DESTEKLİYORUZ”
Dünyada güvenlik boyutu her şeyin üstüne çıkmış durumda. Bir taraftan AB 800 milyar Avroluk bütçe ayırdı. Almanya, bütçe açığının bir kısıt olmadığını kabul etti. Savunma sözkonusu olduğunda bu kural geçerli değil gibi kararlar alındı. Bütün dünyada savunma sistemi harcamalarının arttığı bir dönemden geçiyoruz. Biz Türkiye olarak tabii ki çatışmadan değil barıştan yana bir ülkeyiz. Bir taraftan etkin bir diplomatik gücü kullanan bir ülke diğer taraftan caydırıcı bir güç oluyoruz. İkisini aynı anda hayata geçiriyoruz. Bize düşen her türlü olasılığa hazır olmak ve caydırıcı güç olmak. Bu yönde çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE ÇOK ÖNEMLİ BİR GİRİŞİM”
Terörsüz Türkiye’de işin önemini Türkiye Yüzyılı oluşturuyor. Bölgemizde birçok gelişmeler yaşıyoruz. Ortadoğu, çevremiz jeopolitik gerilimlerin arttığı dönemden geçiyor. Hem kendi iç huzurumuz, kalkınmamız, gelişmemiz için hem de bölgemiz üzerinde oynanmaya çalışılan oyunların boşa çıkarılması çerçevesinde terörsüz Türkiye girişimi çok önemli. Sayın Bahçeli’nin girişimi önemliydi. Örgütte silahların yakılması başlandı. Şu anda bir komisyon oluşmuş durumda. Bir parti girmedi, diğer bütün partiler orada. Bugüne kadar da gerçekten Allah nazardan saklasın gayet iyi gidiyor. Terörden 40 yıldan fazla çok çektik biz. Büyük mücadele verdi Türkiye ve başarılı oldu aslında. İçeride büyük oranda huzur güven ortamı zaten sağlanmıştı. Terörsüz Türkiye aslında terörsüz bölge demektir. Suriye önemli dönemden geçiyor. Zalim bir rejim gitti şimdi yeni bir Suriye şekilleniyor. Suriye’de yaşayan Arap, Kürt, Türkmen, Dürzi, Nusayri kim varsa bütün bunları kapsayan bir yönetim anlayışı, herkesin kendini bulduğu yönetim anlayışı bir taraftan da Suriye’nin birliği, beraberliği, parçalanmaması. Türkiye doğru bir yerde duruyor. Farklı grupların olduğu Suriye değil devlet otoritesinin her tarafa hakim olduğu Suriye olmalı. Herkesin haklardan, özgürlüklerden istifade ettiği bir Suriye istiyoruz. Suriye’nin istikrarına, gelişimine destek oluyoruz. Suriye’de istikrarı istemeyen güçler var. Başta İsrail olmak üzere. Cumhurbaşkanımızın Ahlat’taki mesajı çok önemli. Bu bölgede kalıcı olması mümkün olmayan uluslararası güçlerin telkinlerine uyanlar kaybetmeye mahkum olacaklardır.
Erdoğan: Çelik Kubbe’yi envantere alıyoruz, bağımsızlığımızın yeni safhasındayız
“SURİYE’Yİ KARIŞTIRMAZLARSA TOPARLANACAKTIR”
Suriye’de bir devletin yeniden inşası ikincinsi de altyapının ve ekonominin inşası. Suriye halkı girişimci bir halk. Tarihten gelen bir zenginliği, farklılıkları var. Liman ülkesi, dünyaya açık bir medeniyet. İnanıyorum ki, Suriye’yi birileri karıştırmaya çalışmazlarsa çok kısa sürede toparlayacaktır. Oradaki ekonomik fırsatlar birçok ülkenin yatırımına vesile olacaktır.
“SURİYE’NİN BİRLİĞİNDEN YANAYIZ”
Türkiye olarak bizim politikamız açık ve net, toprak bütünlüğü ve birliğinden yanayız. Bütün gayretimizle Suriye ve halkının yanında olmaya devam edeceğiz. Suriye’de yaşanan farklı etnik gruplara ve mezheplere saygılıyız. Suriye’deki gelişmeler belli bir zaman alacak. Bu kadar büyük yıkımdan sonra yeniden inşa kolay değil. Anayasa çalışmalarını çok önemsiyorum. Yakında seçim yapacaklar. Daha güçlü meşruiyet ve kapsayıcılık ortaya koyacaklarına inanıyorum. Herkesin huzur içinde yaşayacağı ortam bizim arzumuz. Biz bu politikamızı etkili bir şekilde hayata geçirmeye devam edeceğiz. Türkiye toprak bütünlüğünden yana, Şara’nın temsil ettiği merkezi hükümetin tüm ülkeye hakim olmasından yana. Sorunun çözümü burada. Devlet güçlendikçe, topraklarına hakim oldukça atmosfer değişecektir. Doğal kaynakları Suriye’nin imarına harcanmaya başlanacaktır. Bundan da herkes karlı çıkacaktır.
ASELSAN’dan gövde gösterisi: 47 araçlık hava savunma sistemi TSK’ya teslim edildi
SÜREÇ KOMİSYONU NE AŞAMADA?
Meclis’te olmayan hiçbir şey gizli olmuyor. Gizli kapaklı bir çalışma olduğunu düşünmüyorum doğrusu. Bugün Barolar Birliği vardı. Yarın önceki dönem Meclis Başkanları dinlenecek. Yoğun bir çalışma var. Birlik ve beraberlik içinde gidiyor. Böyle de devam etsin. Bu bir beka meselesi. Dar siyasi hesaplara feda edilmemeli. Terörden kalıcı şekilde kurtulup, kalkınmamızı ve demokrasimizi daha ileriye taşımalıyız. Terörün doğrudan zararları var, ekonomik, sosyal vs. Bir de dolaylı zararı var. Ekonomik, yatırım ortamını maalesef zehirliyor. Kalkınmanın önünde büyük bir set oluşturuyor. Ekonomik dille alternatif maliyet oluşturuyor. Bunlardan kurtulmuş olarak Türkiye, kalkınma sürecini çok daha güçlü şekilde devam ettirecek. Terör örgütü kendisini feshettiğini açıkladı. Burada nasıl düzenleme yapmak gerekir? Komisyon bunları ortaya koyacak. Ne kadar erken biterse o kadar iyi olacak. Bu inisiyatifi Türkiye’nin terörsüz hale gelmesini sabote etmeye çalışan çeşitli güçler var. Bu işlerin bir an önce yapılması daha doğrusu. Tabii ki takdir Meclisimizin.
YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI
Sayın Meclis Başkanımız Kurtulmuş bütün partileri dolaştı. Bir darbe anayasası ile yönetiliyoruz. Türkiye bu ayıptan kurtulsun istiyoruz . Bütün partilerin yeni bir anayasa teklifi olduğunu görüyoruz. Biz sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bir ekip oluşturduk, sürekli toplanıyor, iç çalışmalarımızı yapıyoruz. Ama bu bizim tek başımıza yapabileceğimiz bir şey değil. Meclis irade ortaya koyduğunda biz parti olarak hazırlıklı olarak katkıda bulunacağız. Bu süreç bir müzakere süreci. Sadece geçmiş bir darbe yasasından kurtulmak değil tabiri caizse yeni nesil bir anayasa. Türkiye’nin geleceği için nasıl bir anayasaya ihtiyacımız var diye sormak lazım. Daha sade, iç tutarlılığı olan anayasa arayışımız var. Muhalefete çağrıda bulunuyoruz. Gelin hep birlikte yapalım diyoruz. Bunu yaptığımızda uluslararası prestijimizin de yükseleceğine inanıyorum.
“İLK 4 MADDEYLE İLGİLİ SIKINTIMIZ YOK”
İlk 4 madde ile ilgili sayın Cumhurbaşkanımız da açıklama yaptı. ‘Gündemimizde bunları değiştirmek diye bir husus yok’ dedi. İlk 4 maddeyle ilgili bir tartışmamız yok. Komisyon tartışmaları ile anayasa tartışmalarını ayırmak lazım. Anayasa farklı, süreç komisyonu farklı. Anayasa dediğimiz konuyu kendi mecrasında tartışmak doğru olur. MHP en fazla çalışan partilmerden biri oldu. Diğer partilere de tavsiyemiz kendi mutfaklarında çalışıp bir araya gelinmelidir. Sivil toplumun, üniversitelerin de katkılarıyla yeni anayasa yapmayı başarailirsek büyük bir başarı olur.
“AVRUPA İLE ORTAK ÇIKARLARIMIZ VAR”
Yeni bir küresel ortam oluştu. Eski liberal küresel düzen zayıflamış durumda. Uluslararası hukuk diye bir şey kalmadı. İsrail’in yaptıkları ortada. Yeni bir ortamdayız. Güvenlik endişeleri tüm dünyada artmış durumda. Bu ortamda Türkiye AB ilişkilerinde yeni bir alan açılmış gibi görülüyor. Biz bunu sadece güvenlik eksenli ortaklık olarak göremeyiz elbette. Güvenlik tabii ki çok önemli. Ama bunun ötesinde ekonomik ilişkilerimiz de çok kıymetli. Gümrük Birliği modernizasyonu, vize serbestisi ve kolaylaştırması gibi konular var. Objektif ortak çıkarlarımız var. Birlik üyesi bazı ülkeler Türkiye karşıtı politikaları AB üzerinden yansıtmaya çalışıyorlar. Yeni ortamda inşallah bunları aşarız. Biz pozitif gündemden yanayız. Ukrayna-Rusya vesilesiyle yakın bir pozisyon oluşmuş durumda. Sayın Cumhurbaşkanımızını temsilen liderler düzeyinde birkaç gönüllüler toplantısına katıldım. İnşallah bu gelişmeler yeni perspektife yol açar. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi iki tarafın da lehinedir. ABD, Avrupa ile anlaşma yaptı. Hala Çin, Uzakdoğu ile anlaşmalar sağlanmış değil. Bu konuyu yakından takip ediyoruz. Bize uygulanan tarifeler en düşük nispetlerde. Türkiye yeni süreçte büyük fırsatlarla karşı karşıya. Bir vize serbestisi var bir de vize kolaylığı var. Şimdi kolaylıkla ilgili bazı adımlar atılacak. Bu karar alındı ama tam anlamıyla uygulamaya geçtiğini söyleyemeyiz. Özellikle iş dünyasına dönük daha rahatlatıcı adımlar atılacak. Komisyon bu kararı vardı.
RUSYA-UKRAYNA İLİŞKİLERİ
Zelensk ile Putin İstanbul’da görüşebilir, neden olmasın? Sayın Cumhurbaşkanımız etkili iletişimle süreci dirayetli bir şekilde yönetti. Ukrayna’nın hukuki pozisyonunu kabul ederek diğer taraftan sayın Putin’le son derece olumlu şekilde süreci yönetti. İki tarafla da güven ilişkisi içerisinde konuşabilen bir lider olarak önemli bir noktada. Tahıl anlaşmasından esir değişimine kadar somut sonuçlar elde edildi. Türkiye her zaman bir alternatiftir çözüm için.
NETANYAHU’NUN 1915 SÖZLERİ
Netanyahu’nun ifadeleri talihsiz ve yok hükmünde. Ne tarihi ne de hukuki gerçekliğe tekabül ediyor. Netanyahu’nun Gazze’deki Filistinlilere dönük açık ve net soykırımı hesap vermesi gereken bir konu. Nitekim uluslararası mahkemede yargılanıyor soykırımdan dolayı. Bu ifadelerle Türkiye’nin gür bir sesle Filistin davasını sahiplenmesine karşı tepki olarak ortaya koyuyor. Biz gür bir sesle bütün diplomatik platformlarda Filistin halkını dile getirmeye devam edeceğiz. Netanyahu boş ve geçersiz iddialar ortaya koymak yerine bir an önce yapması gereken şey ateşkesi sağlamak, Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaşmasını sağlamak, iki devletli yapıyla siyasi çözüm üretmek. Bunları gölgelemek için sarf ettiği sözlerin hiçbir geçerliliği yok.
“14 AYDIR ENFLASYON DÜŞÜYOR”
Enflasyonla mücadeleyi 3 aşamaya ayırmıştık. Biri geçiş süreci ikinci aşama dezenflasyon ve üçüncü kalıcı fiyat istikrarı. Dezenflasyon süreci başladı. Kesintisiz şekilde enflasyon oranı düşüyor. 42 puanlık bir düşüş gerçekleşti. Yıl sonu baktığımızda 30’un altında rahatlıkla görüyoruz. 25-29 aralığında gerçekleşeceğini görüyoruz. Gidişata baktığınızda, doğru istikamette gidiyoruz. Program dışı ülke içinden ve dışından kaynaklı etkiler oldu. Kuraklık, don hadisesi. Bunları programda öngörmeniz mümkün değil. İmamoğlu soruşturmasının sonrası sokaklar karıştırılmaya çalışıldı. Militan birtakım grupların sokaklara inmesi. Trump’ın tarife etkisi. Trump’ın yeni tarifeleri ilan etmesinden sonra tüm ülkelerde risk primi yükseldi. İsrail-İran savaşı da var. Bütün dışsal faktörler olumlu olumsuz etkili olabilir ama aslolan programdır. Kararlı şekilde uyguluyorsanız erken ya da geç bir şekilde hedefinize ulaşırsınız. Bu sene sonu 20’li rakamları görüyoruz. Bir sonraki yıl; yani 2026’da artık 10’lu rakamları göreceğiz. Biz de OVP’yi tamamladığımızda tahminimizi ortaya koymuş olacağız. Tek haneli rakamlara kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. 2027 yılında tek haneli rakamları tekrar ülkemizi kavuşturmak istiyoruz.
“FAİZDE DÜŞÜŞ BEKLİYORUZ”
Enflasyonda gidiş ortada. Faizde düşüş bekliyoruz. Bütün dünyada hane halklarının enflasyon öngörüleri piyasa katılımcılarından daha yüksek olur. Bu genel durum. Hane halkı geçmişe bakar. Piyasa katılımcıları ise daha profesyonel, gelecek odaklı tahminler yapar. Bizde piyasa katılımcıların enflasyon beklentisi 22,8’e düşmüş durumda. Vatandaşımızda henüz yüksek beklenti var. Geçmişe göre vatandaşımızın beklentisinde de düşüş var. Vatandaş öyle bekleyince talepleri de öyle şekillendiriyor. Bu beklentileri kırmanın iki boyutu var. Birincisi enflasyonu düşürmek. Düşürdükçe o algılar kırılıyor. İkincisi iletişim. Enflasyonla ilgili gidişatın iletişimini iyi yapmak durumdayız. G20 toplantısında Merkez Bankalarının tartışması olmuş, sosyal medyanın iletişime etkisi diye. Bizim iletişim tarafında da daha çok gayret göstermemiz lazım. Enflasyonda başarıyı anlatmak ve o psikolojiyi kırmak önemli. Sosyal bilimlerde kendini gerçekleştiren kehanet diye bir şey var. Herkes doğru ya da eğri bir şeye inanırsa sonuç oraya gidiyor. Reel politikalarla ve iletişimlerle beklentileri daha makul düzeye getireceğiz.
“OVP İÇİN TÜM KURUMLARLA ÇALIŞIYORUZ”
OVP’de makro ekonomik göstergeler, büyüme, cari açık, ithalat-ihracat rakamları. Burada güncelleme yapılacak. İkincisi bütçenin büyüklükleri. Üçüncüsü yapısal reform başlıkları. Makro göstergeleri Eylül ayının ilk haftasında tamamlamamız gerekiyor. Bütün kurumlarımızla çaışıyoruz. Bunları tamamladığımızda açıklayacağız. Büyüme tarafında çok büyük sapma beklemiyoruz. Bir miktar hedefin altında olabilir. Cari açıkta geldiğimiz nokta 1,5 civarı bir rakam görünüyor. Birçok göstergede OVP’den daha iyi noktadayız. Tahminlerde 12’den vurma diye bir şey beklememek lazımdır. Dünya dinamik, önemli olan doğrultu.
“DIŞ FİNANSMAN MALİYETİ GERİLEDİ”
Sanayiyi çok önemli görüyoruz. Her zaman yanında olma gayreti içindeyiz. Enflasyon düşme eğiliminde. Faizler de düşüş döngüsüne girmiş durumda. Önümüzdeki dönemde finansal koşulların çok daha iyileşeceğini rahatlıkla ifade edebiliriz. Cari açığımız düştüğümüz için dış finansana ihtiyacımız azaldı. Ülke risk primi düştüğü için dış finansmanın maliyeti geriledi. Şu anda dış finansman açısından baktığınızda maliyetler düşüş eğiliminde. İçeride finansal bir dönem yaşandı, normalleşme süreci oldu. Merkez Bankamızın rezervleri tarihi yükseliş döneminde. KKM’den çıkışı gerçekleştirdik. Sanayide ikinci çeyrekte bir toparlanma olduğunun farkındayız. Son açıklanan rakamlarda yüzde 8 gibi büyümeye işaret ediyor.
“SANAYİYİ ÇOK ÖNEMLİ GÖRÜYORUZ”
Sanayide problem emek yoğun sektörlerde. Konfeksiyon, mobilya, deri gibi. Ücretlerde artış, kurlarda gelişme. Hepsinden önemlisi dış taleplerin zayıf seyretmesi. Biz de buna karşı birtakım önlemler geliştiriyoruz. KOBİ’lerimize çalışan başına 2500 TL destek vermeye başladık. Reeskont kredileri yüzde 27 küsur. Yatırım kredileri sağlıyoruz. Sanayimiz için ne yapabileceksek bunu yapıyoruz. Sanayiyi gerçekten önemsiyoruz. Bu sıkıntıların bir kısmı dünyadaki konjonktürle ilgili. Dünyada atı kapasite var. Çin başta olmak üzere pandemi sonrası atıl kapasite oluştu. Son dönemde belli limitler içinde konkordatoda artış var. Dikkatle incelenmesi gerekir. Finans maliyetlerinin yüksek olduğu dönemde borcu ödemek yerine finansı kendi kullanma çabası içine girenler oluyor. Hepsi için değil bu. İstismar edenler için diyorum. Sapla saman ayrılmalı. Konkordatolar dış değerlendirme rapolarıyla gerçekleşiyor. Orada bir takım usulsüzlük ve eksiklikler tespit edilmiş durumda.
“SANAYİDE TAŞLAR YERİNE OTURACAK”
Sanayinin emek yoğun kısmında sözkonusu kayıp yaşanıyor. Buna dönük önlem aldık. KOBİ’lerde çalışan başına 2500 TL destek uygulaması başlattık. Genel anlamda istihdamdan bahsedecek olursak mesleki eğitimden çalışma hayatında yeni modellere kadar birçok çalışmamız var. Bunları da hayata geçireceğiz. İstihdam aynı zamanda insanların hayatını değiştiren bir hadise. Dolayısıyla istihdamı en temel alanlardan biri olarak görüyoruz. Genç ve kadın istihdamını destekliyoruz. İstihdamda epey mesafe aldık ama hala gitmemiz gereken yol var. Sanayide yatırım ortamının iyileşmesiyle, finansal koşulların iyileşmesiyle, selektif politikalarımızla giderilecek bir alan. Sanayimizde perspektif olumlu diyebiliriz. Bir süre sonra taşlar daha yerine oturacak. Ayrıca sanayide dönüşüme ihtiyaç var. Lojistiği güçlendirmek gerektiğine inanıyoruz. Demir yollarıyla, organize sanayi bölgeleriyle, limanların bağlantısını önceliklendirmiş durumdayız. Enerji konusunda maliyetlerini düşürecek şekilde Enerji Bakanlığımızın gayretleri var….

9 yaşındaki çocuk kahraman esnaf sayesinde kurtuldu

9 yaşındaki çocuk kahraman esnaf sayesinde kurtuldu

Olay, öğle saatlerinde Yenişehir Mahallesi Lise 1. Caddesi’nde meydana geldi. Erkek çocuk, bir şüpheli tarafından tişörtünden tutularak zorla götürülmeye çalışıldı. Bu sırada çocuğun ağlayarak yardım istemesi üzerine çevrede inşaat malzemeleri satan esnaf Ahmet Aslan, duruma müdahale etti. Şüpheli ile Aslan arasında arbede yaşanırken, çocuk şüphelinin elinden kurtulup kaçtı. Yaşanan kavgada Ahmet Aslan bileğinden yaralandı, şüpheli ise olay yerinden kaçtı.
İhbar üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. Polis, çevredeki iş yerlerinin güvenlik kameralarını inceleyerek kaçan şüphelinin kimliğinin belirlenip, yakalanması için çalışma başlattı.
Haber Detay Görsel Slider
‘AĞABEY BENİ KURTAR DEYİNCE KALKTIM’
Diyarbakır’da 9 yaşındaki erkek çocuğunu kaçırmaya çalışan, kimliği belirsiz şüpheliye müdahale ederken 2 parmağı kırılan Ahmet Aslan’ı (42), çocuk ve ailesi olaydan sonra ziyaret etti. O anlar da güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, çocuğun kendisini kurtaran Aslan’a teşekkür ederek elini öpmeye çalıştığı, Aslan’ın da elini öpmesine izin vermeyerek çocuğu alnından öptüğü anlar yer aldı.Olay anını anlatan Aslan, iş yerinin önünde otururken telefonda arkadaşıyla konuştuğunu ve şüpheliyi fark ettiğini belirterek, “Yetişkin birinin çocuğu böyle elini ağzına koyarak sıkıştırdığını gördüm bir yandan. Çocuk ‘Ağabey beni kurtar’ deyince ben de kalktım. Çocuk koşmaya başladı. Şüpheliye ‘Sen kimsin’ dedim. ‘Amcasıyım’ dedi. ‘Amcasıysan sen nasıl yeğenine böyle davranıyorsun?’ dedim. Çocuğun ‘Beni kurtar’ demesi beni şüphede bırakmıştı zaten. Orada ben baktım yalan söylüyor. Ona müdahale etmeye başladım. Yani vatandaşlık görevi. Kim olsa aynısını yapardı. Ona müdahale etmeye çalışırken bir itişme kakışma oldu” dedi.
Müteahhit kendini ihbar etti! Gerçeği öğrenince bir an bile tereddüt etmedi
‘POLİS ŞÜPHELİYE RAHAT ULAŞSIN DİYE ÜSTÜNÜ BAŞINI YIRTTIM’
Aslan şüpheliye müdahale ederken parmağının kırıldığını ifade ederek, “Ona yumruk atarken parke standını tuttu. Elim parkeye gelince parmaklarım kırıldı. Ondan sonra burada boğuştuk. Buradan caddeye kadar gittik. Caddede bağırmaya başladım. Can havliyle hiç kimseye bir şey söyleyemedim. ‘Bu çocuk kaçırıyor herkes müdahale etsin’ diye bağırdım. Bütün herkes duyarlı olsun diye yaptım. Darbe almıştım. Kimse müdahale etmedi. Şüphelinin üstünü başını yırttım. O şekilde de gönderdim. Sırf emniyet güçleri şüpheliye rahat ulaşsın diye. Çocuğun hemen tişört alacak parası olmadığı belliydi. Daha sonra aileyle beraber emniyete gittik. Aile şikayetçi oldu. Daha sonra hastaneye gittim. Parmaklarımın kırık olduğunu öğrendim” dedi.
Aldığı cevabı beğenmeyen veli, okul müdürü ve yardımcısına bıçakla saldırdı

Reklam
Haluk Görgün'den ‘Çelik Kubbe’ vurgusu: Yapay Zeka ile entegre bir sistem

Haluk Görgün’den ‘Çelik Kubbe’ vurgusu: Yapay Zeka ile entegre bir sistem

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı (SSB) Haluk Görgün ve ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla ASELSAN’ın Gölbaşı yerleşkesinde gerçekleştirilen “Gelecek 50 Yıla Atılan Temeller”, Çelik Kubbe teslimatları, tesis açılışları ve Oğulbey Teknoloji Üssü temel atma töreninin ardından basın mensuplarına değerlendirmede bulundu.
İlginizi Çekebilir
Bugün çok heyecanlı ve gururlu olduklarını belirten Görgün, Çelik Kubbe’nin 47 unsurunun orduya teslimatının arkasında büyük bir emek olduğunu anlattı. Çelik Kubbe projesinin yıllar boyu Türkiye’nin üstüne koya geldiği savunma hava savunma sistemlerinin, “sistemler sistemi” olan, bütünleşik bir şekilde yapay zekanın yoğun olarak kullanıldığı bir yapı olduğunu vurgulayan Görgün, “Özellikle havadan gelecek tehditleri, saldırıları en erken dönemde tespit etmek, sonra bunları bertaraf edecek önlemleri maliyet etkin şekilde yapay zeka ve karar destek mekanizmalarıyla karar vererek etkin hale getirecek bir sistem. Çelik Kubbe’yi, bugün ordumuza envanterimize teslim eder durumdayız.” diye konuştu.
Görgün, ASELSAN’ın bugün 14 yeni tesisinin devreye alındığına işaret ederek, böylece şirket üretim kapasitesinin yüzde 40 artacağını ve 4 bin yeni istihdam oluşturacağını söyledi. Oğulbey yerleşkesinin temelinin atılmasının, bugünkü 3. mutlulukları olduğunu dile getiren Görgün, Akyol’un ve ekiplerinin emekleriyle birlikte devletin çeşitli kurumlarıyla sağlanan temaslarla ve nihayetinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın izin ve onayının alınmasıyla bugünlere geldiklerini aktardı.
Erdoğan: Çelik Kubbe’yi envantere alıyoruz, bağımsızlığımızın yeni safhasındayız
ÇALIŞANLARIN YÜZDE 98’İ TÜRK ÜNİVERSİTELERİNDEN
Görgün, ASELSAN’ın savunma sanayisinin omurga şirketi olduğunu ve zaman içinde tüm teknolojik sorumlulukları yerine getirdiğini kaydetti. Yüksek teknolojileri üretmenin, geliştirmenin, daha iyisini yapabilmenin ancak “insan” ile mümkün olduğunu vurgulayan Görgün, şöyle devam etti:
“Tüm sektörlerde çalışanlarımızın ortalama yüzde 98’i Türk üniversitelerinden mezun. Bizim ihtiyaç duyan sahada, ihtiyaç duyulan teknolojileri geliştirmek için yetenekleri ve yetkinlikleri şimdiden planlamamız gerekiyor. Bu planlama çerçevesinde ihtiyaç duyulan o teknolojiler için yetkinlikleri hazırlayacak birtakım standartlarla, programlarla eğitim kademelerinin her seviyesinde SSB’nin, savunma sanayi teknolojilerinin beklentilerini karşılayacak şekilde çalışmalar yapmak gerekiyor. Yaklaşık 1 senedir biz bütün eğitim kurumlarımızla gerek formal gerek informal eğitim programlarıyla birlikte bu gelecekte ihtiyaç duyulan yetkinlik setlerini hazırlayacak birikimler neler olmalı diye çalışıyoruz. Diğer yandan bir şekilde savunma sanayisinin parçası olmak, katkı sağlamak, yurda dönmek isteyen tüm insan kıymetimize, vatandaşımıza ortam sağlayarak dönüşleri hızlandırıyoruz. ASELSAN, bu dönüşlerin içinde en çok tercih edilen şirketlerimizden. Özellikle son 1,5 yılda yurt dışından dönüşler inanılmaz bir seviyede arttı.”
Son dakika: ASELSAN’dan gövde gösterisi: 47 araçlık hava savunma sistemi TSK’ya teslim edildi
“YERLİ MİLLİ ÜRETMEK ÜZERE GAYRET GÖSTERİYORUZ”
Bugün teslim ettikleri sistemlerin sahada önemli bir ihtiyacı karşılayacağına işaret eden Görgün, tedbirlerin mutlaka var olan sistemlere göre kendi kendini yenilemesi gerektiğini söyledi. Görgün, hacimsel ve fonksiyonelite açısından bunların her birinin dünyanın her tarafında ülkelerin çalıştığı, yatırım yaptığı, ihtiyaç duyduğu sistemler olduğunun altını çizdi. Her an çözülmesi ve geliştirilmesi gereken bir yapıdan bahsedildiğine değinen Görgün, şunları kaydetti:
“Biz savunma sanayinde Çelik Kubbe projesiyle ihtiyaç duyulan tüm unsurları özellikle yerli, milli data linki de geliştirerek, onların arasındaki koordinasyonu tamamen farklı tehditlerden koruyabilecek şekilde geliştirerek devam ediyoruz. Biz işin savunma sanayi tarafındayız. Üretim tarafındayız. Ülkemizin ihtiyaç duyduğu her sistemi üretmekle sorumluyuz. Başkanlığımız ve sektörümüzdeki 3 bin 500 firma, 100 bini aşkın teknoloji ordusu ihtiyaçları karşılamak, yerli milli üretmek üzere gayret gösteriyoruz.”
“TEK SEFERDEKİ EN BÜYÜK SAVUNMA SANAYİ YATIRIMI”
Ahmet Akyol da ASELSAN’ın Türk milletinin bir emaneti olduğunu vurgulayarak, çok donanımlı bir kadroyla devletin kendilerine koyduğu hedefleri ve milletin beklentilerini en hızlı şekilde karşılamanın gayreti içerisinde olduklarını söyledi. Mevcut tesis ve altyapı ile Çelik Kubbe’yi örmeye çalıştıklarını ve 47 unsurun bu kapsamda teslim edildiğini hatırlatan Akyol, “Gelecek 50 yılın vizyonunu ortaya koyduğumuz, ASELSAN’ın mevcut kapasitesinin yerleşke olarak 7-8, üretim kapasitesi olarak 2 katı büyüklüğünde bir yeri başlatmış olduk. Avrupa’nın en büyük hava savunma tesisinin, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayi yatırımının temellerini Cumhurbaşkanımızla attık.” değerlendirmesinde bulundu. Akyol, gerçekleştirilen kapasite artırımlarıyla Çelik Kubbe’yi daha hızlı üretmeyi ve zor teknolojileri geliştirmeyi başaracaklarını aktardı.
Erdoğan: Filistinli kardeşlerimizin hesabı eninde sonunda sorulacak
“BU SENE GELEN MÜHENDİS SAYIMIZ, AYRILANLARIN 2 KATINA ULAŞTI”
Projelerle ve son teknoloji ürünlerle gençlerin dikkatini çektiklerini belirten Akyol, yurt dışına çıkan mühendislerin tekrar Türkiye’ye döndüğünü ifade etti. Gençlerin akın akın Türkiye’ye döndüğüne dikkati çeken Akyol, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu sene gelen mühendis sayımız, ayrılanların 2 katına ulaştı. Bu çok sevindirici bir gelişme ve inanılmaz bir başvuru alıyoruz. Aslında milli teknoloji hamlesine ve geliştirdiğimiz ürünlere milletimizin ve gençlerimizin nasıl sahip çıktığını gösteriyor. Bu anlayışla, bu projeler büyüdükçe, teknoloji altyapıları geliştikçe göreceksiniz bütün gençlerimiz burada dünyaya, burada yaptıkları ürünlerle teknolojiyi sunar hale gelecekler. Ben tekrar dönen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Mevcut yeteneklerin yaygınlaştırılması da yüksek bir tempoyla devam ediyor. Milletimizin beklentilerini karşılayacak imkan ve kabiliyete ulaştığımızı, her geçen gün ve yıl daha fazlasını şanlı ordumuza vereceğimizi rahatlıkla söyleyebilirim….

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan Terörsüz Türkiye açıklaması: Bu mesele, bir devlet politikasıdır

TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan Terörsüz Türkiye açıklaması: Bu mesele, bir devlet politikasıdır

“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun TBMM Tören Salonu’nda gerçekleştirilen 6’ncı toplantısında Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ile Ankara 2 Nolu, Bingöl, Diyarbakır, Hatay, İstanbul 2 Nolu, Malatya, Mardin, Mersin, Sivas ve Van baro başkanları dinlendi.
İlginizi Çekebilir
Toplantıda, daha sonra milletvekillerinin söz talebi karşılandı.
Konuşmaların ardından değerlendirmelerde bulunan TBMM Başkanı Kurtulmuş, komisyonun 6 toplantısında muazzam bir mesainin ortaya konulduğunu ve kimsenin kendisine haksızlık etmemesi gerektiğini söyledi.
Komisyon toplantılarının sonunda hem partiler hem de milletvekilleri tarafından çok sayıda talep ve teklifin geldiğini ifade eden Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Komisyon, gündemine hakimdir. Her biriniz ayrı bir mesai veriyorsunuz. Bu komisyon, siyasi partilerin güç meselesinin ortaya konulduğu bir komisyon değildir. Bir kez daha çok net söylemek istiyorum. Mesele sadece bir yasa çıkarmak olsaydı zaten iktidar cenahının buna sayısı yeter, istediği yasayı bir saatte, iki saatte Meclis Genel Kurulu’ndan çıkarırdı. Burada, ‘Efendim bu konu bir devlet politikası mıdır, değil midir?’ endişesinin sürdürülmesini asla doğru bulmam. Bu konu, en başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere devletin bütün ilgili birimlerinin benimsediği, milli bir sorumluluk olarak kabul ettiği bir süreçtir. Süreç böyle başladı. Sayın Devlet Bahçeli’nin çağrısı, arkasından Sayın Cumhurbaşkanımızın bunu devletin başı olarak kabul etmesi, aynı şekilde örgütün kendisini feshettiğini ilan etmesiyle birlikte bir süreç ortaya konuldu.
Eğer burada bir tereddüt hasıl olursa bir adım ilerleyemeyiz. Bu mesele, bir devlet politikasıdır. Peki bizim işimiz ne? Bizim işimiz gidip kaç tane silahın nereye bırakıldığını ölçmek değil. Bizim işimiz, devlet politikası olan bu konuyu millet politikası haline getirmek ve bunun takipçisi olmaktır. Bu komisyon da bu görevini fevkalade başarıyla bugüne kadar sürdürüyor.”
“BUNU MUTLAKA GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN ÜZERİMİZE DÜŞEN SORUMLULUĞU YERİNE GETİRECEĞİZ”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, komisyondaki üyelerin siyasi fikirlerinin A ve Z kadar birbirinden uzak olabileceğini ama komisyondaki 51 kişinin artık bu sorunun çözülmesini, bu memlekette bir daha insanların evlatları için ağlamamasını, terör konusunun Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kalkmasını istediğini belirtti.
Böyle bir niyet olmasa kimsenin bu masanın etrafında oturmayacağını vurgulayan Kurtulmuş, “Bizim temel meselemiz, devlet politikası olarak başlatılmış olan bu süreci millet adına takip etmek ve sonuçlandırmaktır. Evet, zaman zaman lüzumsuz tartışmalar yapıyoruz gibi görülebilir ama asla öyle değil. Tekraren söylüyorum, burada zaman zaman karşılıklı görüşler gündeme getirilse de burası bir Genel Kurul çalışmasına asla dönüştürülmedi. Herkes sözüne dikkat ediyor.” diye konuştu.
Bugün konuşan baro başkanlarından birisinin, “50 yıllık soruna ilişkin bütün meseleleri bir anda çözemeyiz ama bu çözme niyetini ortaya koyabiliriz.” dediğini aktaran Kurtulmuş, “Bu çözme niyeti ortadadır. Bunu mutlaka gerçekleştirmek için de üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz.” dedi.
Bu işin olmasını isteyenlerin de istemeyenlerin de bulunduğunu söyleyen Kurtulmuş, “En büyük artımız, bizatihi bu masanın etrafında, bunun siyasal bir düzlemde ele alınıyor olmasıdır. Esasında devlet, bu meseleyi isterse kamu bürokrasisi vasıtasıyla yürütebilir, sürdürebilir. Ama bunun üstüne, toplumsal rızanın sağlanabilmesi için farklı kesimlerin mutlaka sabırla burada dinlenmesi lazım.” değerlendirmesinde bulundu.
Meselenin bir siyasi magazin haline döndürülmesi tehlikesine de dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Bir kez daha altını çizerek söylüyorum. Bazen gece televizyonlara bakıyorum. Bazı kişilerin bu işi nasıl da kolay bir şekilde magazinleştirmek için çaba sarf ettiklerini görüyor ve üzülüyorum. Keşke bu sorunun çözülmesi için aynı çabayı sarf etselerdi. Bunun da önemli olduğu kanaatindeyim. Buna da dikkat etmemiz lazım. Biz her toplantıdan sonra kamuoyunu açık bir şekilde bilgilendirmek istiyoruz. İşte basın mensubu arkadaşlarımız burada. Her konuşulan kelime, cümle değil, burada kayıt altına alınıyor. Ama hala birilerinin kalkıp sanki burada gizli kapaklı bir gündemle bir şeyler yapılıyormuş gibi konuşmalarını da asla anlamıyorum ve bunu da doğru bir yaklaşım olarak bulmadığımı ifade etmek istiyorum.”
“İSTANBUL 1 NOLU BAROSUNU DA AYNI USULLERLE ÇAĞIRDIK”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, “İstanbul 1 Nolu Barosunun davet edilmediği” yönündeki değerlendirmelere ilişkin de şöyle konuştu:
“Birkaç arkadaşımız sordu, yoksa hiç girmeyecektim. Böyle bir polemiğe girmek istemem. Buraya çağırdığımız Barolar Birliği Başkanımız ve diğer baro başkanları olmak üzere; onları hangi usullerle çağırdıysak, İstanbul 1 Nolu Barosunu da aynı usullerle çağırdık. Ancak kendi programı dolayısıyla katılamayacaklarını söylediler. Dolayısıyla burada herhangi bir şekilde, İstanbul 1 Nolu Barosu, sağda solda yazılıyor görüyorum, ‘davet edilmemiş’ gibi bir algının, büyük bir haksızlık olduğunun altını çizmek isterim.”
“51 ARKADAŞIMIZDAN GELEN TEKLİFLERİN SAYISI TAHMİN EDİYORUM 400’ÜN ÜZERİNDE”
Komisyonda konuşmalarla vakit kaybedildiği ya da “Neden şu isimler dinlenmedi?” şeklinde yakınmaların bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Kimden ne teklif geldiyse hepsi kayıt altındadır. Rakamları yanlış verip zihninizi karıştırmak istemem. Ama bu komisyondaki toplam 51 arkadaşımızdan gelen tekliflerin sayısı tahmin ediyorum 400’ün üzerindedir. Kurum olarak ve şahıs olarak… Bunların içerisinde ortalamayı bulmaya çalışıyoruz. Yani ana akım, geniş kitleleri temsil edenleri buraya çağırmaya gayret ediyoruz. Hem şehit ailelerini çağırıyoruz hem ‘Barış Anneleri’ni çağırıyoruz. Dolayısıyla toplumun bütün farklı kesimlerini şimdiye kadar dinledik, bundan sonra da dinleyeceğiz. Ama takdir edersiniz ki Türkiye’deki bütün STK’lerin buraya çağrılıp dinlenmesi mümkün olmaz. Buna aylar değil, yıllar yetmez. Ama ana akım STK’lerin, güçlü STK’lerin ve toplumun farklı kesimlerini temsil eden STK’lerin burada dinlenmesi mümkün olur. Aynı şekilde bireysel olarak Türkiye’de bu meselenin çözümünde yıllar boyunca fikir üretmiş, emekleri, gayretleri olan kişileri de buraya çağırmak tabii ki olacak.”
Kurtulmuş, komisyondaki işlerinin sadece dinlemek olmadığını vurgulayarak, “İşimiz somut olarak sonuca odaklanmak ve inşallah bu konuda adımlarımızı atmaktır, bununla ilgili gayret sarf etmektir. Kendinize haksızlık yapmayın. İyi bir emek ortaya koyuyoruz, iyi bir mesai ortaya koyuyoruz. Ben buradaki hiçbir arkadaşımızın samimiyetinden zerrece şüphe etmem. Farklı tutumlar olabilir, farklı endişeler olabilir. Hiçbir arkadaşımızın da bir diğerini açığa düşürmek gibi bir siyasi oyun içerisinde olacağına ihtimal dahi vermem. Dolayısıyla burada iyi niyetli süreci devam ettirmemiz ve aktif bir şekilde sonuç almamız lazım.” değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, komisyonun yarın yapılacak 7’nci toplantısında önceki dönem Meclis başkanlarının dinleneceğini sözlerine ekledi.
Erdoğan: Çelik Kubbe’yi envantere alıyoruz, bağımsızlığımızın yeni safhasındayız

Aldığı cevabı beğenmeyen veli, okul müdürü ve yardımcısına bıçakla saldırdı

Aldığı cevabı beğenmeyen veli, okul müdürü ve yardımcısına bıçakla saldırdı

Olay, dün saat 17.00 sıralarında Darıca ilçesine bağlı Fevzi Çakmak Mahallesi Eğitim Caddesi üzerindeki Mehmet Akif Ortaokulu’nda meydana geldi. İddiaya göre, öğrencisinin kaydı için okula gelen H.K., ikamet bilgilerini usule aykırı şekilde beyan etti. Okul yönetimi, başvurunun yasalara uygun olmadığını belirterek kayıt talebini reddetti.
Bunun üzerine H.K. ve ailesi, okul müdürü Ümit Biber ile müdür yardımcısı Mustafa Akdemir’in odasına girdi. İddiaya göre öğrencinin avukat olan amcası, idarecilere hakaret ve tehditlerde bulundu. Ardından H.K., cebinden çıkardığı bıçakla müdür ve yardımcısına saldırmaya çalıştı.
Haber Detay Görsel Slider
SALDIRI GİRİŞİMİ KAMERADA
Saldırı, okulun diğer müdür yardımcısı ile çevredekilerin müdahalesiyle son anda engellendi. Yaşananlar güvenlik kamerasına yansıdı. Güvenlik kamerası görüntülerinde, aile üyelerinin idarecilerin odasında hakaretler savurduğu, H.K.’nın bıçakla saldırıya yeltendiği anlar yer aldı. Görüntülerde H.K.’nın, idarecilerin müdahalesiyle elinden düşürdüğü bıçağı yerden alıp yeniden saldırı girişiminde bulunduğu da görüldü.
Olayın ardından okul yönetimi ve H.K. birbirlerinden şikayetçi olmak üzere Darıca Emniyet Müdürlüğü’ne gitti. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.
Müteahhit kendini ihbar etti! Gerçeği öğrenince bir an bile tereddüt etmedi
Rus yüzücü İstanbul’da ‘kıtalararası’ kayıplara karıştı! Savcılığı harekete geçiren şüphe: Boğulmadı…

Reklam
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: Bize durmak, yorulmak yok

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: Bize durmak, yorulmak yok

Bakan Yerlikaya, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Stadyumu’nda düzenlenen Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Mezuniyet Töreni’nde konuştu.Konuşmasında 881 subay ve 4 bin 130 astsubay olmak üzere, 5 bin 11 kişinin, üzerlerinde taşıdıkları şanlı üniformalarıyla, mezuniyet onurunu yaşadığını belirten Yerlikaya, eğitimini başarıyla tamamlayanları tebrik etti.
İlginizi Çekebilir
Dün Ahlat’ta bulunduklarını anımsatan Yerlikaya, Malazgirt Zaferi’nin önemine değindi. Yerlikaya, Sultan Alparslan’ın “Size öyle bir vatan bırakıyorum ki, kıyamete kadar sizin olacak” diyerek emanet ettiği toprakların, kardeşliğin ve birliğin sarsılmaz temeli olduğunu vurguladı. 30 Ağustos’un ise milletin kenetlendiği ve kahraman ordunun düşmanı dize getirdiği bir destan olduğuna işaret eden Yerlikaya, bu zaferin şehit kanlarıyla sulanmış vatana göz dikenlere verilmiş tarihi bir cevap olduğunu aktardı.
Yerlikaya, milletin bağımsızlığını ve milli birliğini sonsuza dek koruyacağını ifade ederek, “Terörsüz Türkiye hedefi, Malazgirt’te, Çanakkale’de, Dumlupınar’da omuz omuza çarpışan koca yüreklerin aynı şehitliklerde yan yana yatan ana kuzularının, Diyarbakırlı Yusuflar’ın, Şırnaklı Mehmetler’in, Çankırılı Mustafalar’ın, Edirneli Hasanlar’ın duasıdır, niyazıdır, mirasıdır.” dedi.
Son dakika: ASELSAN’dan gövde gösterisi: 47 araçlık hava savunma sistemi TSK’ya teslim edildi
“AYDINLATMA ORANLARINI REKOR DÜZEYDE ARTIRDIK”
Konuşmasında asayişe ilişkin verilere de değinen Yerlikaya, “Son 2 yılda, asayişte, kişilere ve mal varlığına karşı işlenen suçlarda, olay sayılarını toplam, 178 bin 624 azalttık. Aydınlatma oranlarını rekor düzeyde artırdık.” ifadelerini kullandı.
Yerlikaya, trafik güvenliği konusunda da “Trafik Güvenliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı” çerçevesinde trafik kültürünün yerleşmesi için de kararlılıkla çalıştıklarını söyledi.
Türkiye Yüzyılı’na ilişkin hedefleri olduğunu dile getiren Yerlikaya,”İçişleri Bakanlığı olarak, 675 bin personelimizle, Türkiye Yüzyılı’nı ‘Huzurun Yüzyılı’ yapmak hedefinde bize durmak yok, yorulmak yok.” diye konuştu.
Yerlikaya, mezunlara seslenerek, ettikleri yeminin “vatan uğruna serden geçmeye ant içmek” olduğunu ifade ederek, görevlerini adalet, vicdan ve hukuk ölçüleriyle yerine getireceklerine olan inancını dile getirdi.
Erdoğan: Çelik Kubbe’yi envantere alıyoruz, bağımsızlığımızın yeni safhasındayız…

Erdoğan: Filistinli kardeşlerimizin hesabı eninde sonunda sorulacak

Erdoğan: Filistinli kardeşlerimizin hesabı eninde sonunda sorulacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Mezuniyet Töreninde açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamaları özetle şöyle: Sizlerin sayesinde jandarma ve sahil güvenlik mensuplarının her bir ferdine selamlarını gönderiyorum. Milletimizin huzuru için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan güvenlik güçlerimize Rabbim’den üstün başarılar niyaz ediyorum. Gençlerimizi yetişteren anne ve babalarımızın hepsine ayrı ayrı şükranlarımızı sunuyorum.
İlginizi Çekebilir
Karşımdaki şu tablo kararlılığın resmidir. Bu tablo Türkiye’nin güvenlik duvarıdır. Bu tablo yarınlarımız için bir söz, bugünlerimiz için bir güvencedir. Cennet vatanımızın dört bir ucunda görev üstlenecek subay ve astsubaylara başarı dolu bir meslek hayatı diliyorum.Biz Anadolu’ya dün gelmedik. Bizler tarih sahnesine dün çıkmadık. Eserlerimizle çok geniş bir coğrafyayı adım adım nakış nakış işledik. Asırlar boyunca adaletin sancaktarı olduk. Kimi zaman işgal ordularıyla bunu yapmaya çalıştılar. Kimi zamanda ülkemizdeki maşalarını harekete geçirdiler.
‘UFKUMUZU KARARTMAYA ÇALIŞANLAR OLDU’
Bizi buradan çıkarmaya çalışanlar oldu, ufkumuzu karartmaya çalışanlar oldu. Kardeşliğimizi bozmaya, aramıza nifak tohumları ekmeye kalkanlar oldu. Hamdolsun hepsini teker teker püskürttük. Kimi zaman işgal ordularıyla bunu yapmaya çalıştılar. Kimi zamanda ülkemizdeki maşalarını harekete geçirdiler.
Erdoğan: Çelik Kubbe’yi envantere alıyoruz, bağımsızlığımızın yeni safhasındayız
ŞEHİT VE GAZİLERİMİZİN M
UKADDES EMANETİNE DÖRT ELLE SAHİP ÇIKTIK
Şehit ve gazilerimizin mukaddes emanetine dört elle sahip çıktık. Son 23 yılda yaşadığımız nice saldırıda bir olduk, beraber olduk, sırt sırta verdik, sonunda vatanımıza göz dikenleri hüsrana uğrattık. Dün tarihimizdeki iki önemli dönüm noktasının yıldönümüydü. Malazgirt Zaferimizin 954. seneyi devriyesini gururla idrak ettik. Büyük Taarruz’un 103. yıldönümünü iftiharla andık. 3 gün sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde 30 Ağustos Zafer Bayramımızın 103. yıldönümünü coşkuyla kutlayacağız. Biz ülkemizdeki tek parti zihniyetinin temsilcileri gibi tarihimizi 100 sene önceden başlatmıyoruz. Tam tersine tarihimizin tamamını baştacı ediyoruz. Selçuklu ve Osmanlı ile Cumhuriyetimizi karşı karşıya getirmeye çalışan köksüzlere rağmen Anadolu’daki bin yıllık varlığımızın bütün aşamalarını sahipleniyoruz. Bir ağacın kökü ne kadar derinlere inerse, gövdesi de o kadar sağlam olur. Gövdesi ne kadar sağlamsa dalları da o derece geniş ve kuşatıcı olur.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksekovaspor Kadın Takımı’nı kabul etti!
FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİN HESABI SORULACAK
Biz kökü de gövdesi de dalları da sapasağlam bir milletiz. Daha nice asırlar boyunca öz yurdumuzda özgürce yaşamaya inşallah devam edeceğiz. Bu topraklardaki bin yıllık varlığımızı daha nice zafer, destanla süsleyecek, gelecek nesillere büyük ve güçlü Türkiye bırakacağız. Bugün Gazze başta olmak üzere gönül coğrafyamızda yaşanan zulümler hepimizin yüreğini dağlıyor. Açlıktan karınları sırtlarına yapışmış masum yavruların görüntüleri kalp taşıyan her canlı gibi bizim de içimizi kanatıyor. Mazlum bir halkın soykırıma uğraması karşısında üzülüyoruz, hüzünleniyoruz. Siyonest cinayet şebekesinin katliamlarına bu kadar devam edebilirse elbette hepimizi hüzünlendiriyor. Kendilerini dev aynasında gören zalimler mutlaka kaybedecek rezil olup gideceklerdir. Masumların oluk oluk akan kanlarında hiç şüphe yok ki o kanları dökenler de boğulacaktır. Cenab-ı Allah zalimlerin hesabına yarına bırakır ama yanlarına bırakmaz. Her gün kameralar önünde kalleş kurşunların ve bombaların hedefi olan Filistinli kardeşlerimizin hesabı eninde sonunda sorulacaktır.
ASELSAN’dan gövde gösterisi: 47 araçlık hava savunma sistemi TSK’ya teslim edildi
Bugün ailelerinizin gururu, hocalarınızın sevinci, milletin umudusunuz. Yarın karakolda amirin, denizde komutanın, sahada ekibin parçası olacaksınız. İnşallah bu millete ve devlete aşkla hizmet edeceksiniz. Gecenin karanlığında bir kapı çalınırsa ışık siz olacaksınız. Denizin ortasında yardım çığlığı yükselirse imdada siz koşacaksınız. Sınırda dalganın, yaylada rüzgarın, ovada toprağın diliyle konuşacaksınız. Aranızda çok sayıda kadın subay ve astsubay var. Cesaretin cinsiyeti olmaz. Adanmışlığın ölçüsü olmaz. Kadın erkek hepinizin mensubu olduğunuz kurumu şanla şerefle temsil edeceğinizden şüphe duymuyorum.
10 şirkete kayyum atandı! ASSAN Group sahibi ve genel müdürü FETÖ’den gözaltında
Sokak çeteleriyle, suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle mücadelemizi hukuk çerçevesinde kararlılıkla sürdüreceğiz. Kendini devletten, kanundan ve toplumu var eden temel değerlerden üstün gören her kim varsa hepsinin tepelerine bineceğiz.Türkiye’nin huzuruna kastedenler, devletimizin tüm güvenlik güçlerinin çelikten iradesiyle karşılaşacaklardır….