BIST 100
14.078,67 -1,69%
DOLAR
47,0016 0,04%
EURO
53,7614 0,22%
GRAM ALTIN
6.157,77 -1,09%
FAİZ
40,75 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
88,75 -1,92%
BITCOIN
63.048,00 -1,74%
GBP/TRY
62,9829 -0,02%
EUR/USD
1,1429 0,11%
BRENT
77,42 1,86%
ÇEYREK ALTIN
10.067,96 -1,09%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
34 °
Reklam

SİYASET

Termometreler 55'i gösterdi! Kentte sokaklar boşaldı

Termometreler 55’i gösterdi! Kentte sokaklar boşaldı

Kentte etkisini sürdüren kavurucu sıcaklar, hayatı olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Atatürk Bulvarı’nda bulunan termometre 55 dereceyi gösterirken, vatandaşlar Balıklıgöl Yerleşkesi ile parklarda ve ağaç gölgelerinde serinlemeye çalıştı.
Sıcaklık nedeniyle bazı bölgelerde sakinlik gözlendi.
Vatandaşlardan Halil Gamsız, havaların sıcak ve bunaltıcı olduğunu belirterek, genellikle klimalı mekanlarda ve yeşil alanlarda serinlemeye çalıştığını söyledi.
DİYARBAKIR’DA SOKAKLAR BOŞALDI
Kentte termometreler 48 dereceyi gösterirken, birçok kişi evlerinden çıkmadı. Cadde ve sokakların çoğunlukla boş kaldığı kentte, dışarı çıkanlar ise serinlemek için farklı yollar aradı. Birçok kişi park ve bahçelere giderken, bazıları da sıcaktan korunmak için Sur ilçesindeki tarihi Ulu Cami’ye girdi. Çocuklar ise yine aynı ilçede bulunan tarihi Anzele Parkı’ndaki süs havuzunu tercih etti.
METEOROLOJİ: SICAKLIKLAR MEVSİM NORMALLERİNİN ÜZERİNDE SEYREDECEK
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün web sayfasında yer alan tahminlere göre; bugün yurdun kuzey kesimlerinde hava durumu parçalı bulutlu, diğer yerlerde az bulutlu ve açık geçecek. Hava sıcaklıklarının Türkiye genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın ise genellikle kuzey ve batı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.
BÖLGELERDE HAVA DURUMU
Bugün için güncel bir meteorolojik uyarı bulunmazken; Marmara Bölgesi’nin az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, Ege, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin az bulutlu ve açık, Akdeniz Bölgesi’nin az bulutlu ve açık, doğusunun yer yer parçalı bulutlu, Batı Karadeniz Bölgesi’nin az bulutlu ve açık, gece saatlerinden sonra parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz bölgelerinin parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bugün en yüksek hava sıcaklıklarının 41 derece ile Diyarbakır ve Gaziantep’te görülmesi öngörüyor. Ayrıca yurt genelinde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının, pazar gününden itibaren kuzey ve iç kesimlerde azalarak mevsim normalleri civarına ineceği tahmin ediliyor.

MHP Lideri Bahçeli: Türkiye mazlumların dinmeyen nefesidir

MHP Lideri Bahçeli: Türkiye mazlumların dinmeyen nefesidir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iç ve dış siyasi gündemle ilgili yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ambargolara ilişkin, “Aynı anda, ayrı coğrafi alanlarda hem savaş ve soykırım zulmetinin hüküm sürmesi hem de barış ve sükunet arayışlarının hız kazanması tuhaf ve tenakuz dolu bir dönemin başlıca hüviyeti olarak ele alınmalıdır. Birleşmiş Milletler Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC), Gazze Şeridi’nde akut gıda güvensizliğinin en yüksek seviyeye tırmandığını açıklamıştır. Bu kapsamda Gazze vahim bir gıda krizinin, devamlı genişleyen ve insanlık vicdanını deprem gibi sallaması gereken feci bir kıtlığın pençesindedir. 1943 yılında yaşanan Bengal Kıtlığı’nı aratmayacak bir tablo maalesef günbegün artış ve ilerleyiş kaydetmektedir. 21’inci yüzyılın ilk çeyreğinde açlıktan ölen çocuklara tesadüf etmek, bunun da ötesinde zulme ve soykırıma şahit olmak sadece üzücü değil, ‘insanım’ diyen herkes için utanç vesilesidir. Terör devleti İsrail Gazze’yi, hatta Batı Şeria’yı yutmak, Filistinli mazlumları yurtlarından ve yuvalarından koparmak için şiddet ve dehşet sarmalını hayasızca genişletmektedir. Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinli kardeşlerimizi güney istikametine doğru sürme ve süpürme acımasızlığı Siyonist barbarlık tarafından askeri ve siyasi operasyonlarla mesafe almaktadır. Kara mizahı andıracak şekilde cennete girmeyi hedefleyip barış havariliği ile savaş yandaşlığı arasında tıpkı bir sarkaç misali gidip gelenlerin, yeryüzünü cehenneme dönüştüren katilleri alkışlayıp kahraman muamelesi yapması hiçbir inanç ve vicdana sığmayacaktır. Gazze’nin önce işgali, müteakiben ilhak planı devreye alınmıştır. Siyonist emperyalist azgınlık adeta kudurmuş ve kontrolden çıkmıştır. Uluslararası insani hukuk ayaklar altındadır. Dünyanın Gazze’dekine benzer seri cinayet ve otomatiğe bağlanan katliam cinnetine pek az sahne olduğu tartışmasızdır” dedi.
İlginizi Çekebilir
‘CUMHURBAŞKANIMIZIN ÇAĞRILARI, UMUT IŞIĞI OLARAK GÖRÜLMELİ’
ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında Alaska’da gerçekleşen görüşmeleri değerlendiren Bahçeli, “Alaska Zirvesi, akabinde Avrupalı liderlerin Oval Ofis’te yarım ay şeklinde ve kuzuların sessizliğini andıran biçimde ABD Başkanı’nın ağzının içine baktıran toplantının ardından, Ukrayna’ya Birleşmiş Milletler Görev Gücü gönderilmesiyle ilgili çabaların evvelemirde Gazze için planlanması, ahlaki ve hukuki tutarlılığın can evi olacaktır. Gazze’de sınıfta kalan uluslararası toplumun, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşı ateşkesin de ötesinde barış anlaşmasıyla düğümleme arzusu, işin özünde güvenlik telaş ve temininden başka bir şey değildir. Tartışmaların ana eksenine oturan güvenlik garantilerinin esasen Avrupa’nın güvenliğiyle ilgili kaygılardan doğduğu da saklanamaz bir gerçektir. Süregelen ve sürdürülebilir krizlerden dondurulmuş, bununla birlikte her an ısıtılıp tedavüle sokulacak nevzuhur krizlere geçiş sağlamayı amaçlayan emperyalist üst akıl, muhtevalı bir komployu barış sosu ile küresel gündeme taşımıştır. Şayet barış ve huzur gayesi samimi ve sahici ise önce Gazze’deki insani ve tarihi felaketin engellenmesi kaçınılmaz bir mecburiyettir. Sayın Cumhurbaşkanımızın dünya çapındaki çatışma bölgelerine yönelik barış ve diyalog çağrıları, İstanbul’un bu çerçevede sivrilip öne çıkması, ağırlaşan sorunların çözümünde umut ışığı olarak görülmelidir. İnsanlık vicdanına tercüman olan bu çağrıların kulak ardı yapılması hakkaniyet ve hakikat ölçüleriyle taban tabana zıt olup, krizleri tırmandıracaktır” değerlendirmesinde bulundu.
‘BM BARIŞ VE GÖREV GÜCÜ GAZZE’YE GÖNDERİLMELİDİR’
Türkiye’nin yurt içinde ve yurt dışında kalıcı barış ve huzur amacında olduğunu belirten Bahçeli, “‘Terörsüz Türkiye’ hedefi bunun en bariz ve belirgin misalidir. Milli birlik ve kardeşliğimiz yegane kuvvetimizdir. Türk milleti, barışsever ve dostane ilişkileri sahiplenen alicenaplığın timsalidir. Ateşle çevrili coğrafyamızda Türkiye’nin iç barış ve toplumsal huzurunu aracısız ve bağlantısız sağlama gayreti muazzam bir olaydır. Yeni yüzyılda Türkiye’nin muktedir, mücadeleci, insan odaklı ve merhamete dayalı diplomatik hamleleriyle etrafımızda hiç kaybolmayan bir barış kuşağı inanıyorum ki tezahür edecektir. Bu konuda dürüst, yürekli ve yoğun faaliyetler takdir toplamaktadır. Özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın barışla perçinlenerek noktalanması, İstanbul’da başlayan sürecin yine İstanbul’da tamamlanmasıyla mümkün olacaktır. Türkiye sessiz milyonların sesi, mazlumların dinmeyen nefesidir. Kuzeyimizde barış mimarisi için siyasi ve diplomatik mekik dokunurken, güneyimizin gözardı edilmesi, insani yardım kanallarının dahi tıkanması, Batının içine düştüğü ve tedavisi çok zor olan patalojik mahiyetli ikiyüzlülüktür. Türkiye’nin, Ukrayna’da konuşlanması gündeme gelen Birleşmiş Milletler Görev Gücü içinde olmasını hesaplayıp, hedefleyenler, öncelikle ve özellikle soykırımcı canilere karşı tavır almak, çok milletli müdahale seçeneğine kilitlenmek zorundadır. Bu hususta müessir sorumluluk kuşkusuz koma halinden çıkamamış, bu gidişle de çıkamayacak olan Birleşmiş Milletler’dedir. Gazze’de akan kan dinmedikçe gelişigüzel dile getirilen barış çağrıları yalnızca sözde kalacak, bağlayıcılığından ve inandırıcılığından da bahsedilemeyecektir. Geçtiğimiz günlerde, uluslararası hukukçuların, akademisyenlerin, insan hakları savunucularının ve sivil toplum kuruluşlarının katıldığı bir toplantıda hazırlanan ve açıklanan İsrail karşıtı 10 maddelik eylemsel hedeflerin derhal tatbik ve temin edilmesi münhasır görüşümüzdür. Bilhassa İsrail’e silah sevkiyatının durdurulması, diplomatik ilişkilerin askıya alınması, ticaret ve yatırımların kesilmesi, Birleşmiş Milletler Barış ve Görev Gücü’nün teşkiliyle beraber daha fazla gecikmeksizin Gazze’ye gönderilmesi, ilave olarak ambargo ve yaptırımların gündeme alınması acilen hayata geçirilmelidir” dedi.
Türkiye-Fransa ilişkileri Yunanistan’ı korkuttu! ‘Kıbrıs bile bize sırtını dönebilir’
‘CAMDAN VAZO DEĞİL Kİ ÇATLASIN, ZARAR GÖRSÜN’
Bahçeli, Türkiye’nin çevresindeki yoğun gündem sürerken, CHP’nin politikalarının da Türkiye’nin demokrasi kültürünü tahrip ettiğini kaydetti. Bahçeli, “CHP Genel Başkanı’nın TBMM’yi olağanüstü toplantıya çağıracaklarını duyurması, bunu da Gazze istismarıyla temellendirmesi boşuna bir avunmadır. Gazze dramıyla ilgili konuşulmadık bir şey kalmamıştır. Vakit laf değil iş ve icraat üretme vaktidir. Her ihtimali dikkate alan, atılgan, cesur ve çevik siyasi iradenin kararıyla somutlaşan Türkiye’nin duruşu, bölgesel ve küresel bağlamda paylaştığı ısrarlı görüşler ortadadır. Bu nedenle TBMM’nin olağanüstü toplanmasına yer ve gerek yoktur. Ayrıca CHP Genel Başkanı’yla beraber yanında yöresinde safa giren ideolojik önyargılı ve ilkesiz yandaşlarının Cumhur İttifakı aleyhine estirdiği fitne rüzgarının bizim nazarımızda hiçbir değer ve ehemmiyeti olamayacaktır. Cumhur İttifakı her geçen gün çok daha güçlenmektedir. Çünkü Cumhur İttifakı ahlaki, manevi, vatan ve millet sevdasına dayanarak 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurulmuş tarihi nitelikli beraberliktir. Paramparça olan altılı masanın hiçbir mücrim unsurunun konuşmaya yüzü kalmamıştır. Cumhur İttifakı camdan vazo değil ki çatlasın, zarar görsün. Cumhur İttifakı, Türk milletinin ve Türkiye’nin istikbal umudu, istiklal ufku, varoluşsal güvencesidir. Hiç kimse Cumhur İttifakı’nın arasına nifak tohumu saçamayacak, buna tevessül ve teşebbüs etse bile sonuç alamayacaktır. Cumhur ittifakı, inancın kudreti, gönül seferberliğinin kuvvesi, vatan ve millet ittifakının siyaset mihveridir. Bu gerçeği rüşvet ve yolsuzluk çarkında öğütülen CHP yöneticilerinin çok iyi anlayıp özümsemesi samimi dileğimdir. Cumhuriyet Halk Partisi hastadır, ezik ve yenik bir siyaset anlayışıyla hatıralarını ve haysiyetini haraç mezat elden çıkarmıştır. Dahası organize suç şebekelerinin yatağı, hırsızlık çetelerinin üreme sahası, soygun ve vurgun düzenin sevk ve idare merkezine dönüşmüştür. İç ve dış sorun başlıklarında vizyoner nitelikli hiçbir görüş ve düşünce üretemediği ortadadır. CHP’nin gündemi ve siyaset güvertesi yalan, riya, iftira ve dedikodu üzerine bina edilmektedir. Türk milleti böylesi çirkef, eğrelti, engelli ve umutsuz vakıa olan siyaset önermelerine asla prim vermeyecektir” açıklamasında bulundu. (DHA)
İstanbul’da sınırları zorlayan hırsızlık! Kaldırımı taşlarını söküp çaldılar
Emine Erdoğan’dan Melania Trump’a mektup: Çarpık düzene karşı sesimizi ve gücümüzü birleştirmeliyiz

Reklam
25 yıl uğraştılar, eşsiz bir miras bıraktılar: Göz yaşı kadar suyumuz yoktu

25 yıl uğraştılar, eşsiz bir miras bıraktılar: Göz yaşı kadar suyumuz yoktu

Hebüllü Mahallesi sakinleri, imece usulüyle örnek bir çevre çalışmasına imza attı. Mahalle sakinlerdi yaylalarındaki 50 dönümlük araziyi 25 yıl boyunca ağaçlandırarak toplam 25 bin çam fidanını toprakla buluşturdu.
Yıllar süren emek sayesinde bölge, adeta doğal bir orman görünümüne kavuştu.

Sadece ağaçlandırma çalışmalarıyla yetinmeyen mahalle sakinleri, kendi imkânlarıyla yaylalarına Ordu il sınırından yaklaşık 5 kilometrelik hat çekerek su getirdi. Zorlu arazi şartlarına rağmen el birliğiyle yürütülen çalışma hem doğaya hem de bölge yaşamına katkı sağladı.

Mahalle sakinleri doğayı koruma bilinciyle hayata geçirdikleri çalışma ile gelecek nesillere yeşil bir miras bırakmak istediklerini söylediler.

“50 DÖNÜMDE 25 BİN ÇAM AĞACINI TOPRAKLA BULUŞTURDUK”
İmece usulüyle yaylalarına su ve çam ormanı kazandırdıklarını söyleyen yöre sakinlerinden Kemal Arslan, “50 dönüm kadar yeri ağaçlandırdık. Çamları devletten talep ettik. Vatandaşlarımızın da yardımıyla doğayla buluşturduk. 25 bin kadar çam ağacımız yetişti. Karşı taraf Ordu ilidir. Aradan geçen ırmak Ordu ile sınırımızı kesiyor. Çok güzel oldu. Herkes geldi kurcaladı ve göz yaşı kadar suyumuz yoktu. Karşıdaki Ordu ilinin sınırlarından kendi imkanlarımızla su getirdik gecede gündüz de akıyor. Kazma küreklerle yaşlı genç kadın erkek demeden herkesin yardımıyla suyu getirdik” dedi.

“KAZMA KÜREKLERLE SUYUMUZU İMECE USULÜ GETİRDİK”
Kazma ve küreklerle yaylaya imece usulü suyu getirdiklerini söyleyen Hebüllü sakinlerinden Osman Karaboğa ise “İmece usulüyle 25 bin çam ağacını burayla buluşturduk. Suyu getirirken de kepçe işlemediği için kazma küreklerle suyumuzu getirdik. Şimdi çok güzel sularımız akıyor” diye konuştu.

Reklam
Emine Erdoğan'dan Melania Trump'a mektup: Çarpık düzene karşı sesimizi ve gücümüzü birleştirmeliyiz

Emine Erdoğan’dan Melania Trump’a mektup: Çarpık düzene karşı sesimizi ve gücümüzü birleştirmeliyiz

Emine Erdoğan, Melania Trump’ı içten sevgi ve saygıyla selamlayarak başladığı mektubunda, Washington’da Beyaz Saray’daki buluşmalarında Melania Trump’ın içten sohbeti ve zarif ev sahipliğinin üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen zihninde hala tazeliğini koruduğunu belirtti.
Baş başa yedikleri yemek ve bahçede yaptıkları yürüyüş esnasında Trump’ın paylaşımlarının, güncel meselelere dair hassasiyet taşıyan bir vicdana sahip olduğunu hissettirdiğini ifade eden Emine Erdoğan, bu vicdani hassasiyetin yansımasını, Melania Trump’ın geçtiğimiz günlerde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yazdığı mektubunda da gördüğünü bildirdi.
“UKRAYNA’DA KİMSESİZ ÇOCUKLARA GÖSTERDİĞİNİZ DUYARLILIK, KALPLERE UMUT AŞILAYAN BİR GİRİŞİM”
Trump’ın söz konusu mektubunda yazdıklarının insanlığın ortak hissiyatına tercüman olduğunu düşündüğünü ve bu kıymetli duruşu takdirle karşıladığını kaydeden Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
Alıntı Metni
“MEÇHUL ASKER’ KAVRAMINI, BİR GÜN ÇOCUKLAR İÇİN DE KULLANACAĞIMIZ AKLINIZA GELİR MİYDİ?”
Gazze’nin tarihte benzeri görülmemiş bir zalimliğe, çağın en acı soykırımına sahne olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, mektubunda, şunları aktardı:
Alıntı Metni
Emine Erdoğan, kahkahaları susturulanların yalnızca Ukrayna’nın çocukları olmadığını, Filistin’in çocuklarının da aynı neşeyi, aynı özgürlüğü, aynı onurlu geleceği hak ettiklerini belirterek “Gazze’deki insani krizin durdurulmasına yönelik güçlü çağrınızı içeren bir mektubu da İsrail Başbakanı Netanyahu’ya göndermeniz son derece anlamlı olacaktır. Dünyanın ortak bir uyanışa geçtiği, Filistin’in tanınmasının küresel bir iradeye dönüştüğü bu günlerde, Gazze adına sizden gelecek bir çağrının, Filistin halkına tarihi bir sorumluluğun da ifası olacağı kanaatindeyim.” ifadelerini kullandı.
Türkiye-Fransa ilişkileri Yunanistan’ı korkuttu! ‘Kıbrıs bile bize sırtını dönebilir’
“ÇARPIK DÜZENE KARŞI SESİMİZİ VE GÜCÜMÜZÜ BİRLEŞTİRMELİYİZ”
Filistin’de yaşananların, bir soykırımın da ötesinde, bir grup insanın çıkarı ve rahatı için kalan herkesin ve her şeyin değersizleştirilebildiği keyfi bir uluslararası sistemin dayatılması olarak değerlendiren Emine Erdoğan, dünyanın bazı bölgelerindeki çocukların yaşamını, diğerlerinden daha değersiz gören bu çarpık düzene karşı seslerini ve güçlerini birleştirmeleri çağrısında bulundu.
Emine Erdoğan, itibarsızlaştırılan uluslararası hukuk kurallarını ve ortak insani değerleri savunmak, müşterek ilkeleri etrafında kenetlenmek mecburiyetinde olduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:
Alıntı Metni

Türk Donanması İstanbul Boğazı’nda! “Mavi vatanın” muhafızları İstanbul’u selamlayacak

İstanbul'da sınırları zorlayan hırsızlık! Kaldırımı taşlarını söküp çaldılar

İstanbul’da sınırları zorlayan hırsızlık! Kaldırımı taşlarını söküp çaldılar

Olay, Tahtakale Mahallesi’ndeki Petunya Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre sokağa gelen şüpheliler, söktükleri kaldırım taşlarını kamyonete yükleyerek kaçtı.
Aradan bir hafta geçtikten sonra bu sefer de İstanbul Caddesi’ndeki bir sitenin önüne 3 tekerlekli motosiklet ile gelen başka kişiler, orada bulunan kaldırım taşlarından bir bölümünü alıp gitti.

CEP TELEFONUYLA KAYDEDİLDİ
İki olay da çevrede oturanlar tarafından cep telefonu kameralarıyla kaydedildi. Görüntülerin sosyal medyada yayınlanmasının ardından harekete geçen Avcılar Belediyesi, İlçe Emniyet Müdürlüğüne ihbarda bulunarak ‘Kamu malı hırsızlığı’ olayına karışan şüphelilerin yakalanmasını istedi.
Haber Detay Görsel Slider
Polis, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. (DHA)
KILIK DEĞİŞTİRİP MÜŞTERİ GİBİ GİTTİĞİ KUYUMCUDAN 160 BİN LİRALIK HIRSIZLIK YAPTI
Öte yandan bir hırsızlık olayı da Bahçelievler’de yaşandı. Kuyumcudan el çabukluğuyla ziynet eşyalarının çalınmasına ilişkin 2 zanlı yakalandı.

Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekiplerince Şirinevler Mahallesi Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi’ndeki kuyumcudan hırsızlık yapıldığı ihbarı üzerine çalışma başlatıldı. Ekipler, şüphelilerin müşteri gibi davranarak kuyumcunun bir anlık boşluğundan faydalanarak el çabukluğuyla hırsızlık olayını gerçekleştirdiklerini tespit etti.
Adres ve kimlik bilgileri tespit edilen zanlılar D.A. (28) ve V.A. (39) Fatih’te düzenlenen operasyonda gözaltına alındı.

Emniyete getirilen D.A’nın çeşitli suçlardan 32, V.A’nın ise 10 kaydı olduğu belirlendi. İşlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden D.A’ya ev hapsi cezası verilirken, V.A. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Öte yandan, hırsızlık anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.
Görüntülerde, bir şüphelinin tezgahtaki ürünleri incelerken eline aldığı ziynet eşyalarını el çabukluğuyla çantasına koyması yer alıyor.

Son Dakika Haberler:14 yaşındaki Murat'ın ölümüne neden olan arkadaşı tahliye oldu! Anne isyan etti...

Son Dakika Haberler:14 yaşındaki Murat’ın ölümüne neden olan arkadaşı tahliye oldu! Anne isyan etti…

Olay, 22 Nisan’da saat 01.00 sıralarında Seyhan ilçesi Mıdık Mahallesi’nde meydana geldi. Murat Aras Hirman, motosikletiyle evden aldığı arkadaşı M.E.Ş. ile gezintiye çıktı. Motosikletin arkasında oturan M.E.Ş., seyir sırasında belinden çıkardığı tabancayı denemek için havaya ateş açtı. Daha sonra iddiaya göre; kazara tekrar ateş alan tabancadan çıkan kurşun, arkadaşı Hirman’ın sırtına isabet etti. M.E.Ş., 12 Acil Çağrı Merkezi’ni arayıp, arkadaşının yorgun mermiyle vurulduğunu söyledi.
Hastaneye kaldırılan Hirman, 29 Nisan’da hayatını kaybetti. Gözaltına alınıp, suçunu itiraf eden M.E.Ş. tutuklandı.

İDDİANAMEDE 15 YIL HAPSİ İSTENDİ
M.E.Ş. hakkında hazırlanan iddianame, Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanık M.E.Ş.nin ‘Olası kastla öldürme’ ve ‘Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması, taşınması, bulundurulması’ suçlarından yaşının küçük olması da göz önünde bulundurularak 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi.

Tabancasıyla hava atmak isterken arkadaşını öldürdü! Görgü tanığından şok sözler
‘ZARAR VERME KASTIM YOKTU’
İddianamedeki ifadesinde, Murat Aras ile arkadaş olduklarını ve aralarında husumetin bulunmadığını anlatan M.E.Ş., “Arkadaşlarım merak ettiği için tabancamı da yanıma aldım. Motosikletle seyir halindeyken tabanca kemerimi sıktı. Bu nedenle tabancayı çıkartmaya çalıştığım sırada ateş aldı. Murat, ‘vuruldum’ diye bağırdı. Bunun üzerine motosikleti durdurup, Murat’a müdahale ettikten sonra 112’yi aradım. Arkadaşıma zarar verme kastım yoktu” dedi.

‘BİZE DÖNÜP, ‘SIKARIM’ DEDİ’
Olayın tek görgü tanığı olan S.M. ise M.E.Ş.’nin havaya bir el ateş ettiğini belirterek, “Daha sona bize dönüp, ‘sıkarım’ dedi. Bir süre ilerledikten sonra M.E.Ş. tekrar ateş etmek için tabancayı kaldırdı ancak ateş almadı. Silahla uğraştığı sırada patladı ve kurşun Murat’a isabet etti. Murat, motosikleti yavaşlatıp, kendini yere attı. Sonra da böbreğini ağrıdığını söyleyip, babasını aramamı istedi” diye konuştu.

3 AY SONRA TAHLİYE EDİLDİ
Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde 19 Ağustos’ta hakim karşısına çıkan M.E.Ş.’nin, suçun niteliğine, delillerin büyük ölçüde toplanmış olması, suçun vasıf ve mahiyetinin değişme ihtimali, yaşı ve tutuklulukta geçen süre göz önünde bulundurularak, mahkeme heyetinin oy çokluğuyla tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.
Henüz 14 yaşındaydı! Sosyal medya için video çeken arkadaşı tarafından öldürüldü
‘KALBİ 4 KEZ DURDU, DAYANAMADI’
Kararın ardından konuşan Murat Aras Hirman’ın annesi Zahide Karabıyık, “Oğlum toprağın altında yatarken, katili ilk duruşmada yaşından dolayı tahliye edildi. Ne yapacağımı bilemedim, bir kez daha öldüm. Onu tıraş olmaya gönderdim. Son parasını da ben verdim. Yoğun bakımdayken cebindeki parayı da bana teslim ettiler. Katili bir el havaya ateş etmiş, 2’ncisi de oğlumun sırtından girip, kalbini parçalamış. Yaşam mücadelesi verirken oğlumun kalbi 4 kez durdu, dayanamadı” diye konuştu.

İlginizi Çekebilir
‘KARDEŞİNİ AĞABEYSİZ, BENİ KİMSESİZ BIRAKTI’
Oğlunun, duruşmadan 3 gün önce yeni yaşına girdiğini belirten Karabıyık, “Oğlumun top ve uçurtmadan başka bir merakı yoktu. Herkese saygılı, aslan gibi bir evlattı. Bu hayatta güveneceğim tek kişiydi. Kardeşini ağabeysiz, beni kimsesiz bıraktı. Onu çok zor şartlarda büyüttüm. Herkesin bir kaderi olmak zorunda ama oğlumun sonu böyle olmamalıydı. Okuyacaktı, askere gidecekti, belki büyüyünce evlenecekti. Şimdi o toprağın altındayken, katili bunları yaşayacak ne yazık ki” diyerek gözyaşı döktü.
MEZARI BAŞINDA DOĞUM GÜNÜNÜ KUTLADILAR
Katilin en ağır cezayı almasını istediğini söyleyen Karabıyık, “Onun içeride olması içimi bir nebze de olsa rahatlatıyordu. Artık dışarı çıktı, bu dünya benim için bitti. Eli silah tutan bir çocuk, oğlumu toprağın altına koydu. Bu yaştaki çocukların eli silah tutuyor da cezaya gelince neden indirimden yaralanıyor? Benim acım daha tazeyken, 3 ayda tahliyesine karar verildi. Adalet istiyorum” dedi. Öte yandan anne Zahide Karabıyık ve kız kardeşi İlkim’in (5), Murat Aras’ın doğum gününü mezarı başında kutladığı öğrenildi. O anlar, video ile kaydedildi….

Reklam
Oda Başkanı 2 kişiyi öldürüp, intihar etti! Cinayet anları kamerada

Oda Başkanı 2 kişiyi öldürüp, intihar etti! Cinayet anları kamerada

Olay, dün saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesi Yeni Mahalle 2428 Sokak’taki pastanede meydana geldi. Antalya Pastacılar Odası Başkanı Kerim Üre’ye ait pastanede çalışan Elif Kılıç, iş yerine gelen eski nişanlısı Hasan Fırat ile masada oturup, sohbet etmeye başladı. Yaklaşık 1 yıl önce ayrıldığı öğrenilen ikili arasında kısa süre sonra tartışma çıktı.
İddiaya göre; tartışma sırasında tarafların sesi yükselince iş yeri sahibi Kerim Üre masaya geldi. Tarafları sakinleştirmeye çalışan Üre ile Hasan Fırat arasında da tartışma çıktı.
ARAYA GİREN KADIN DA VURULDU
Çıkan arbede de Kerim Üre, belinden çıkardığı tabancayla Hasan Fırat’a ateş etti. Kurşunların hedefi olan Fırat yere yığılırken, araya girmeye çalışan Elif Kılıç da açılan ateş sonucu vuruldu. Kerim Üre olay yerinden kaçarken, ihbarla adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık görevlileri, yerde kanlar içinde kalan Kılıç ve Fırat’a ilk müdahaleyi yaptıktan sonra ambulanslarla hastaneye götürdü. Kılıç ve Fırat, kurtarılamadı. Elif Kılıç’a 1, Hasan Fırat’a ise 8 kurşun isabet ettiği belirlendi. Olay yerinde yapılan incelemede çok sayıda boş kovan bulundu.
Oda Başkanı, kadın personeli ile arkadaşını öldürdü, ardından intihar etti
OTOMOBİLİNDE ÖLÜ BULUNDU
Kerim Üre’nin yakalanması için polis ekipleri, geniş çaplı arama başlattı. Kepez ilçesi Habibler Mahallesi 5509 Sokak’ta park halindeki aracı fark eden ekipler, kontrol için yaklaştı. İncelemede; Kerim Üre’nin direksiyonda başından vurulmuş halde hayatını kaybettiği belirlendi. Otomobilde tabanca da ele geçirildi. Üre’nin kendi silahıyla yaşamına son vermiş olabileceği değerlendirildi. Elif Kılıç, Hasan Fırat ve Kerim Üre’nin cenazeleri, Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na konuldu.
ÖNCE HAVAYA SIKTI, ARDINDAN VURDU
Soruşturmanın sürdüğü olaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde; arbede sırasında Hasan Fırat’ın Kerim Üre’ye yumruk attığı, Üre’nin belindeki tabancayı çıkarıp, önce havaya, ardından Hasan Fırat’a doğru ateş ettiği görüldü. Bu sırada araya girmeye çalışan Elif Kılıç’ın da kurşunların hedefi olduğu anlar, kamerada yer aldı. Hasan Fırat’ın olayın ardından yerde hareketsiz kaldığı, Elif Kılıç’a ise çevredekilerin yardım etmeye çalıştığı görüldü. (DHA)

'Gitmek istemiyoruz ama gitmek zorundayız

‘Gitmek istemiyoruz ama gitmek zorundayız.’

Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşayan ve tatillerini geçirmek üzere 22 Haziran’dan itibaren ana vatana gelen gurbetçilerin ülkelere dönüşleri sürüyor. Tatilleri sona eren gurbetçiler, ana vatandan ayrılmadan önceki son durak olan, Türkiye’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’nda uzun araç kuyrukları oluşturuyor. Türk vatandaşları, bir yandan Türkiye’de tatillerini geçirmenin mutluluğunu bir yandan da ana vatana veda etmenin hüznünü yaşıyor.

40 İLDEN GÖNÜLLÜ PERSONEL
Edirne İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, Kapıkule’de gurbetçilerle sohbet edip, çalışmaları inceledi. Gurbetçilerin giriş-çıkışlarında işlemlerinin hızlı şekilde tamamlanması için tedbirler alındığını söyleyen Karaburun, “Daha önceki zamanlarda sorun yaşadığımız alanları tespit ederek, bu alanlarda kendimizi yeniledik. Ciddi bir personel takviyesi yaptık. Edirne ilimizde gurbetçi sezonumuzla ilgili İçişleri Bakanımızın talimatlarıyla, Sayın Valimizin destekleriyle 40 ilden gönüllü personelimiz, şu anda pasaport kontrolünde gurbetçilerimizin izinlerini, geliş -gidişlerini daha konforlu sürdürebilmeleri için, giriş-çıkışlarını daha rahat yapabilmeleri için yaklaşık 2 aydır çalışıyorlar. Bir ay daha çalışacaklar burada. Bu bizim için ciddi bir güç” dedi.

‘PERSONEL KAPASİTESİNİ YÜZDE 100 ARTTIRDIK’
Karaburun, “Burada bildiğiniz gibi Türkiye’ye giriş yönünde 12 peronumuz var. Her perona 2 personel görevlendirerek, yüzde 100 kapasite artışına gittik. 24 personel aynı anda burada hizmet verebildi. Çıkış yönü de aynı şekilde, neredeyse yüzde 100 personel artışımız var. Tabii burada çıkış yönlü işlemlerimizde Bulgar meslektaşlarımızın ne kadar hızlı ülkelerine kabul yapabildikleri ile de bağlantılı çalışıyoruz. Bulgar meslektaşlarımız ne kadar hızlı alırlarsa, biz de o kadar çıkış işlemi yapabilecek kapasitedeyiz. Fazlasıyla yapabilecek kapasitedeyiz. Onlarla da sürekli görüşme halindeyiz. Gerek Sayın Valimiz gerek gümrük bölge müdürümüz gerek biz emniyetteki muhataplarımızla onların da kapasitelerini özellikle bu yoğunluğun pik yaptığı günlerde daha üst seviyede kullanmaları için sürekli irtibat halinde çalışıyoruz” diye konuştu.

Ağlatan rota: Gelirken seviniyoruz, giderken üzülüyoruz
‘GEÇİŞ SÜRELERİNDE FARK AÇILDI’
Karaburun, önceki yıllarda 2 saati aşan bekleme sürelerinin olduğunu belirterek, “Bu sene daha önceki yıllara göre gözle görülür bir şekilde geçiş hızlarında süre yönünden fark açıldı. Biz de bundan çok memnunuz. Gurbetçilerimizin bir an önce sağ salim evlerine, çalıştıkları ülkelere ulaşması arzusundayız. Bu süreyi daha da iyi yapmak için, daha iyi hale getirmek için gene gayretli bir şekilde çalışıyoruz. İki yıl önce biz buraya geldiğimizde 12 saatler, 14 saatler, 16 saatler, 7 saat gibi sürelerde beklemelerin olduğunu, biz kendimiz müşahede ediyorduk. İleride caminin orada bir bekleme alanımız var, orası sürekli neredeyse doluydu. Şu anda yılın 1 ya da 2 günü gümrük alanı dışına taşıma oldu ve neredeyse bu alan dışındaki yerler de çoğu zaman boş kaldı” dedi.

‘BİR ARAÇ 39 DAKİKADA ÇIKIŞ YAPIYOR’
Karaburun, “39 dakikada bir aracın, Türkiye’den çıkış yaptığını tespit etmiştik. Önceki yıllara göre gerçekten çok daha iyi durumdayız, daha iyi duruma da getireceğiz. Burada kişilerin kendilerine bağlı, özel sorunları çıkmadığı sürece araçlarıyla ilgili ya da pasaport kontrolüyle ilgili kendilerinin incelenmesi gereken detaylı bir konuları olmadığı sürece, hiç bekleme yapmadan işlemlerini tamamlıyoruz. Bu noktada geçen haftaki süremiz, Sayın Valimiz buradayken ki ölçtüğümüz 39 dakikaydı. Bizim hedefimiz, daha da kısa sürede gurbetçilerimizi buradan çıkartabilmek. Pik günlerde bu biraz daha Bulgar meslektaşlarımızın hızına bağlı olarak biz istemesek de uzayabiliyoruz. Onu da en kısa sürede düşürmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

GURBETÇİLER İÇİN İKİ AYRI BROŞÜR
Gurbetçiler için Türkiye’ye giriş-çıkışta bilgilendirici iki ayrı broşür dağıttıklarını söyleyen Karaburun, “Özellikle girişte Türkiye’deki ihtiyaç duyabilecekleri acil telefon numaraları ya da bize nasıl ulaşabilecekleri, bizden nasıl bilgi alabilecekleri dair bir broşürümüz var. Çıkışta da ayrı bir broşür hazırladık. Sırbistan, yol boyunca Macaristan, Romanya ve Bulgaristan’daki misyonlarımızı, yurt dışı temsilcilerimizi ya da acil durumlarda ihtiyaç olduğunda ulaşabilecekleri hatların ellerinin altında olsun istiyoruz. Küçük bir rehber gibi küçük bir broşür hazırladık. Onlara yol boyunca ihtiyaçları olduğu zaman daha kolay bizlere ve oradaki Türk yetkililere ulaşmaları için broşür hazırladık. Bunun da vatandaşlarımızın memnuniyetle karşıladıklarını müşahede ediyoruz, görüyoruz. Bu da bizim için mutluluk verici” dedi.

‘TATİLİN NASIL GEÇTİĞİNİ ANLAMADIK’
Mersin’deki tatilin ardından yaşadığı Fransa’ya dönen Zekeriya Şahin, “Türkiye’de 3 hafta kaldık, şimdi de iznimiz bitti ve geri dönüyoruz. Şu anda hüzünlüyüz. Tatil çok çabuk bitti gibi geliyor. Çünkü nasıl geçtiğini anlamadık. Çok kısa sürdü. Üzülüyor insan ama dönmek zorundayız, yapacak bir şey yok” diye konuştu.
‘İSTEMİYORUZ AMA GİTMEK ZORUNDAYIZ’
Tatilini memleketi Nevşehir’de geçirmesinin ardından Almanya’ya dönüş yolculuğuna geçen Yasin Durucan da “Tatilimiz çok güzel geçti, tekrardan anne ve babamızı gördük, ailemizi ziyaret ettik, köyümüze gittik. Oradan Kapadokya’yı gezdik. Gerçekten çok özlemiştik memleketimizi ve ailemizi, özlem giderdik. Yaklaşık 2 senedir göremiyorduk. Biraz hüzün var dönüşe geçtiğimiz için ama çocukları Almanya’da bırakmıştık, onları da özledik. İki arada bir derede kalıyoruz. Gitmek istemiyoruz ama gitmek zorundayız. Kapıdaki sistemde aslında güzel. Bu kadar yoğunluğa göre, bu kadar beklemek normal. Askerlerimiz, jandarmamız, polisimiz var; her şey güzel organize edilmiş” dedi.
‘GERİ DÖNMESİ KÖTÜ’
Tatilini Antalya’da geçiren Güngör Ulusoy da “Antalya’dan geldik, Almanya’ya gidiyoruz. Tatilimiz çok güzeldi. Çıkışta bekleme olmasa aslında daha güzel ama yapacak bir şey yok. Tatil boyunca çok eğlendik ama geri dönmesi kötü, üzülüyoruz” diye konuştu. (DHA)