BIST 100
14.085,36 -1,65%
DOLAR
47,0018 0,04%
EURO
53,8124 0,32%
GRAM ALTIN
6.157,68 -1,09%
FAİZ
40,75 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
88,99 -1,65%
BITCOIN
63.101,00 -1,66%
GBP/TRY
62,9901 -0,01%
EUR/USD
1,1431 0,13%
BRENT
77,79 2,34%
ÇEYREK ALTIN
10.067,80 -1,09%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
32 °
Reklam

SİYASET

Antalya'da denize girenlerde kaşıntı ve yanma şikayetleri arttı! Açıklama geldi

Antalya’da denize girenlerde kaşıntı ve yanma şikayetleri arttı! Açıklama geldi

Antalya’da deniz suyu sıcaklıklarında artış yaşanırken, kıyı bölgelerinden denize yoğun kirlilik girişi oldu. Belek, Acısu, Beşgöz Deresi, Aksu ve Kopak Çayı gibi noktalardan gelen atıklar, deniz ekosistemini etkiledi.

İlginizi Çekebilir
Sıcaklık ve kirlilik nedeniyle bazı organizmalar hızla çoğaldı. AÜ Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, özellikle Belek, Acısu, Beşgöz Deresi, Aksu ve Kopak Çayı gibi yerleşim alanlarının içinden geçen akarsular aracılığıyla ciddi miktarda atığın denize ulaştığını belirterek, “Su sıcaklığındaki artış ve kirlilik nedeniyle bazı organizmalar deniz içinde hızla çoğaldı. Bu organizmaların çoğalması, son dönemde denize giren bazı kişilerde kaşıntı ve yanma gibi şikayetlerin artmasına neden oldu. Antalya Körfezi’nde ciddi deniz kirliliği yok, ancak sıcaklık ve düşük düzeydeki kirlilik bile bazı organizmaların gelişmesini kolaylaştırabiliyor. Bu da zaman zaman olumsuz etkilere yol açabiliyor” dedi.

‘DENİZ ÖNCESİ VE SONRASI KESİNLİKLE DUŞ ALINMALI’
Oluşabilecek hastalık belirtilerinden bahseden AÜ Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Akman da “Deniz suyu sıcaklığının artmasıyla ortaya çıkan organizmalar, vücudumuzda kızarıklık, kaşıntı yapabilir. Nefes darlığına giden sonuçlara dahi neden olabiliyor. Kaşınma sonrasında vücutta deri bütünlüğü bozulduğu için enfeksiyon hastalıkları da gelişebilir. Hasta, önceden böyle bir öykü geçirdiyse denize hazırlıklı gitmeli. Denize girmeden dermatoloğunun verdiği ilaçları kullanması gerekiyor. Deniz öncesi ve sonrası kesinlikle duş alınmalı. Böyle bir durumla karşılaşıldığında hemen doktora başvurulmalı” diye konuştu. (DHA)

14 yaşındaki Murat'ın ölümüne neden olan arkadaşı tahliye oldu, anne isyan etti: Bir kez daha öldüm

14 yaşındaki Murat’ın ölümüne neden olan arkadaşı tahliye oldu, anne isyan etti: Bir kez daha öldüm

Olay, 22 Nisan’da saat 01.00 sıralarında Seyhan ilçesi Mıdık Mahallesi’nde meydana geldi. Murat Aras Hirman, motosikletiyle evden aldığı arkadaşı M.E.Ş. ile gezintiye çıktı. Motosikletin arkasında oturan M.E.Ş., seyir sırasında belinden çıkardığı tabancayı denemek için havaya ateş açtı. Daha sonra iddiaya göre; kazara tekrar ateş alan tabancadan çıkan kurşun, arkadaşı Hirman’ın sırtına isabet etti. M.E.Ş., 12 Acil Çağrı Merkezi’ni arayıp, arkadaşının yorgun mermiyle vurulduğunu söyledi. Hastaneye kaldırılan Hirman, 29 Nisan’da hayatını kaybetti. Gözaltına alınıp, suçunu itiraf eden M.E.Ş. tutuklandı.

İDDİANAMEDE 15 YIL HAPSİ İSTENDİ
M.E.Ş. hakkında hazırlanan iddianame, Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanık M.E.Ş.nin ‘Olası kastla öldürme’ ve ‘Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması, taşınması, bulundurulması’ suçlarından yaşının küçük olması da göz önünde bulundurularak 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi.

Tabancasıyla hava atmak isterken arkadaşını öldürdü! Görgü tanığından şok sözler
‘ZARAR VERME KASTIM YOKTU’
İddianamedeki ifadesinde, Murat Aras ile arkadaş olduklarını ve aralarında husumetin bulunmadığını anlatan M.E.Ş., “Arkadaşlarım merak ettiği için tabancamı da yanıma aldım. Motosikletle seyir halindeyken tabanca kemerimi sıktı. Bu nedenle tabancayı çıkartmaya çalıştığım sırada ateş aldı. Murat, ‘vuruldum’ diye bağırdı. Bunun üzerine motosikleti durdurup, Murat’a müdahale ettikten sonra 112’yi aradım. Arkadaşıma zarar verme kastım yoktu” dedi.

‘BİZE DÖNÜP, ‘SIKARIM’ DEDİ’
Olayın tek görgü tanığı olan S.M. ise M.E.Ş.’nin havaya bir el ateş ettiğini belirterek, “Daha sona bize dönüp, ‘sıkarım’ dedi. Bir süre ilerledikten sonra M.E.Ş. tekrar ateş etmek için tabancayı kaldırdı ancak ateş almadı. Silahla uğraştığı sırada patladı ve kurşun Murat’a isabet etti. Murat, motosikleti yavaşlatıp, kendini yere attı. Sonra da böbreğini ağrıdığını söyleyip, babasını aramamı istedi” diye konuştu.

3 AY SONRA TAHLİYE EDİLDİ
Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde 19 Ağustos’ta hakim karşısına çıkan M.E.Ş.’nin, suçun niteliğine, delillerin büyük ölçüde toplanmış olması, suçun vasıf ve mahiyetinin değişme ihtimali, yaşı ve tutuklulukta geçen süre göz önünde bulundurularak, mahkeme heyetinin oy çokluğuyla tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.
Henüz 14 yaşındaydı! Sosyal medya için video çeken arkadaşı tarafından öldürüldü
‘KALBİ 4 KEZ DURDU, DAYANAMADI’
Kararın ardından konuşan Murat Aras Hirman’ın annesi Zahide Karabıyık, “Oğlum toprağın altında yatarken, katili ilk duruşmada yaşından dolayı tahliye edildi. Ne yapacağımı bilemedim, bir kez daha öldüm. Onu tıraş olmaya gönderdim. Son parasını da ben verdim. Yoğun bakımdayken cebindeki parayı da bana teslim ettiler. Katili bir el havaya ateş etmiş, 2’ncisi de oğlumun sırtından girip, kalbini parçalamış. Yaşam mücadelesi verirken oğlumun kalbi 4 kez durdu, dayanamadı” diye konuştu.

‘KARDEŞİNİ AĞABEYSİZ, BENİ KİMSESİZ BIRAKTI’
Oğlunun, duruşmadan 3 gün önce yeni yaşına girdiğini belirten Karabıyık, “Oğlumun top ve uçurtmadan başka bir merakı yoktu. Herkese saygılı, aslan gibi bir evlattı. Bu hayatta güveneceğim tek kişiydi. Kardeşini ağabeysiz, beni kimsesiz bıraktı. Onu çok zor şartlarda büyüttüm. Herkesin bir kaderi olmak zorunda ama oğlumun sonu böyle olmamalıydı. Okuyacaktı, askere gidecekti, belki büyüyünce evlenecekti. Şimdi o toprağın altındayken, katili bunları yaşayacak ne yazık ki” diyerek gözyaşı döktü.
MEZARI BAŞINDA DOĞUM GÜNÜNÜ KUTLADILAR
Katilin en ağır cezayı almasını istediğini söyleyen Karabıyık, “Onun içeride olması içimi bir nebze de olsa rahatlatıyordu. Artık dışarı çıktı, bu dünya benim için bitti. Eli silah tutan bir çocuk, oğlumu toprağın altına koydu. Bu yaştaki çocukların eli silah tutuyor da cezaya gelince neden indirimden yaralanıyor? Benim acım daha tazeyken, 3 ayda tahliyesine karar verildi. Adalet istiyorum” dedi. Öte yandan anne Zahide Karabıyık ve kız kardeşi İlkim’in (5), Murat Aras’ın doğum gününü mezarı başında kutladığı öğrenildi. O anlar, video ile kaydedildi….

İstanbul'da bölge definecilerin saldırısında: Kemikler dışarıda, böyle terbiyesizlik olmaz

İstanbul’da bölge definecilerin saldırısında: Kemikler dışarıda, böyle terbiyesizlik olmaz

Olay, Arnavutköy Yassıören Mahallesi’nde bulunan mezarlıkta yaşandı. İddiaya göre, defineciler, bir vatandaşın mezarını “Ermeni mezarlığı” olduğunu öne sürerek üçüncü kez kazdı. Mezarlığa dua etmek için gelenler açılmış mezarı görünce şok yaşadı.

Daha önce jandarma ekiplerince yakalanan şahısların ifadelerinde define aramak için mezarı kazdıklarını itiraf ettikleri, ardından serbest bırakıldıkları öğrenildi.

Mezarlıkta kemiklerin sağa sola savrulduğu, bazı mezarların defalarca kapatılıp yeniden kazıldığı belirtilirken, mahalleli ve muhtar yaşananlara isyan etti.

Yassıören Mahallesi Muhtarı Abdülkadir Atay, “Mezarları akşam yine kazmışlar. Bu üçüncü kazılış. İkincisinde yakaladık, ifadelerini aldılar, mahkemeye sevk edildiler, serbest bırakıldılar. Kanunlarımız bana göre çok hafif kalıyor. 51 sene önce gömülmüş vatandaşın mezarını kazmışlar, kemikleri dışarıda. Böyle terbiyesizlik olmaz. Muhtar olarak da vatandaş olarak da çok rahatsızım. Artık çözüm istiyorum, büyüklerimiz önlem alsın. Şu an kazılan mezar dedemin dayısı Yaşar Yücel’in mezarı. Kemikler dışarıda. Adamı yakaladığımızda, Ayıp değil mi, niye Müslüman mezarı kazıyorsun? dedim. O da bana, Kemiklerini çalmadık, duruyor,’ dedi. Dalga geçer gibi. Jandarmamız da biz de artık bıktık bu işten” şeklinde konuştu.

Öte yandan, definecilerin talan ettiği mezarlık ve çevresi dron kamerasıyla havadan da görüntülendi.

Görüntülerde mezarlığın metrelerce kazılarak kemiklerin ortalığa çıktığı ve sağa sola savrulduğu görüldü. Çalışma yapan definecilerin etrafta bıraktığı eldiven ve define kazmaya yarayan eşyalar da görüntülendi.

Reklam
Uzatma kablosuyla şarj kâbusu! Kıvılcım evden yürüyor: 'Araba çok, altyapı yok'

Uzatma kablosuyla şarj kâbusu! Kıvılcım evden yürüyor: ‘Araba çok, altyapı yok’

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Elektrikli arabalar (EV) her yönüyle çok ilgi çekiciler ama acaba onların varlığına yeterince hazır mıyız? Neredeyse her apartmanın kapısında bir elektrikli aracın şarj olmayı beklediği düşünüldüğünde riskler pek de anlaşılıyor görünmeyebilir. Ancak bu arabaların sahipleri, arabalarını apartmanlarından çektikleri uzatma kablolarıyla pratik ve hesaplı şekilde şarj etmek istediğinde işler değişiyor. Bir evdeki elektrikli cihazları çalıştıracak kadar güçlü pilleri olan arabalar aynı zamanda yapının tamamını yok etme potansiyeline de sahip. Nasıl yani diyecek olursanız, elektrikli arabaların uzatma kablosuyla buluşması nedeniyle tamamen kaybedilen gemiler, evler ve arabalar olduğunu hatırlatmakta fayda var. 7 Kasım 2010’da ‘MS Pearl of Scandinavia’ gemisi, Oslo’dan Kopenhag’a giderken araç güvertesinde korkutucu bir kaza yaşandı. Elektrikli araç uzatma kablosuyla şarja başladığında yüzde 2 şarj seviyesindeydi. Yangın çıktığında ise araç yüzde 53’e ulaşmıştı. Yangın alarm sistemi, mürettebatı ilk olarak sabah 05.58’de duman sebebiyle uyarmıştı. Sprinkler sistemi ilk müdahaleyi başlattı, ardından İsveçli itfaiyeciler helikopterle gemiye indirildi ve yangın 07.51’de söndürüldü. Uzatma kablosuyla yaşanan tek şarj yangını bu değildi. Sokaklarda ve apartmanlarda bu risk hâlâ var. Nedeni ise yapıların inşası sırasında henüz asfalta teker değdirmemiş elektrikli arabalar ve haliyle bunların şarj ihtiyacının hesaplanmamış olması. Peki ama apartmanda yaşayan bir elektrikli araç sahibi aracını nasıl hesaplı şekilde şarj edecek? Bu kişiler istasyonlarda, her zaman 4 kat fazla şarj ücreti ödemek zorunda mı kalacak? Kocaeli Üniversitesi Elektronik Ve Otomasyon Öğretim Üyesi Erkan Kocakaya, konuyu tüm detaylarıyla Milliyet.com.tr’ye anlattı.

‘ELEKTRİKLİ ARABALARI KALDIRACAK ALTYAPI YOK’
İlk elektrikli arabanın 1879’da yola çıkmasından 12 bin yıl önce yerleşik hayat, Çatalhöyük’te keşfedilmişti. 1900’lerin başında ise artık inşa edilen her yapı elektrik tesisatıyla donatılıyordu. Ancak o dönemlerde elektrik en çok da aydınlatma için kullanılıyordu. Yani beyaz eşyalar ya da elektrik tüketen büyük cihazlar henüz hayatımıza girmemişti. İlk elektrik araç her ne kadar 1879’da yola çıkmış olsa da 2008’den sonra asfaltta, bu araçlarla daha fazla kişi karşılaşmaya başladı. Değişen ve gelişen teknolojide 1900’lerde yaşıyor olan biri nasıl Çatalhöyük’teki gibi yapılarda yaşayamıyorsa, şimdi de yaşanan kentler teknolojinin gerisinde kalıyor. Çünkü neredeyse her sokakta, hatta her binada olan EV’ler, bir şekilde şarj edilmeliydi. Herkes her seferinde şarj istasyonlarını tercih ettiğinde ise benzinli araçlar EV’lere oranla daha hesaplı durumda oluyordu. Peki ama 10 katlı bir apartmanda yaşayan elektrikli araç sahibi, aracını nasıl şarj edecek? Pencereden uzatma kablosu sarkıtmak tek yol mu? Yoksa apartmanlar elektrikli araçlara henüz hazır değil mi? Erkan Kocakaya şöyle açıkladı:
Alıntı Metni

YANGINA ENGEL ANAHTAR, KABLONUN KALINLIĞINDA!
Yetersiz altyapı yangınların temelinde yatıyor olsa da, bu sorunun da çözümü yaşamımızı saran kablolarda saklı. Yani ne kadar büyük bir güce ihtiyacınız varsa o kadar kalın bir kablo kullanmanız gerekiyor. Tam da bu noktada evlerimizdeki kablolar yetersiz kalıyor ve yangınlara davetiye çıkarıyor. Hele ki uzatma kabloları, telefon ve bilgisayarlar için bile önerilmezken, onlarla araba şarj etmek akla uygun değil. Bir istatistiğe göre, İsveç’te her yıl çıkan 3 bin 400 araç yangınının sadece yüzde 0,4’ü elektrikli araçlardan kaynaklanıyor. Elektrikli araç batarya yangınlarının yüzde 18 ila yüzde 30’u ise araç, şarja bağlıyken meydana geliyor. Her 100 bin elektrikli araçtan 25’i yangına sebep oluyor. Bildirilen yangınların sebebi araştırıldığında ise ortaya çarpıcı bir detay çıkıyor. İsviçre’de şarj işleminden sonraki bir saat içinde 5 olay meydana geldi. Bu olayların bilinen nedenleri arasında 3 madde dikkat çekiyor. İlki binanın elektrik arızasından kaynaklanmış, ikincisi uygunsuz kablo kullanımından, sonuncusu ise uzatma kablosu nedeniyle yaşanmıştı. Yani bina tesisatı ve kablonun özellikleri hayati önem taşıyor. Erkan Kocakaya bu durumu da açıkladı. Yangınları durduracak anahtar, yangınların çıkmasını en çok tetikleyen sebepteki düğümde yatıyordu.
Bankada parası olanlar dikkat! Faizde ibre terse döndü: İşte yeni oranlar…
“Uzatma kablosu neden araba şarjı için güvenli değil? Bir prizin üzerine bakarsanız 16 amper yazar. Yani 220 ile çarptığınız zaman yaklaşık olarak 3.6 kW’lık bir enerji çekebilirsiniz. O prize taktığınız bir ütünün kablosu veya bir elektrikli süpürgesinin kablosu ne kadar? En fazla 4-5 metre. Bu 4-5 metrede en fazla alabileceğiniz 3,5 3,5 kW’larda enerji. Arabayı şarj ederken 5-6 kW’larda şarj etmeye çalışıyorsunuz. Bu sefer hem priziniz yorulacak hem bina içi tesisatınız yorulacak. Hazır makaralarla alıyorlar. Onunla ampul çalıştırırsınız veya basit araba yıkama malzemeleri çalıştırılır, matkap çalıştırılır, basit ısıtıcılar çalıştırılır. Ancak bunların kabloların kesitleri 3 x 1,5, 3 x 2,5 gibidir. Bunlar araba için yetersiz. Neden? 5-6 kW’lık şarj çekmek istediğiniz zaman daha yüksek kesitli kablolara ihtiyacınız vardır. Bu durumda kablo ister istemez ısınır. Bir elektrikli süpürgeyi yarım saat çalıştırın kablonun ısındığını görürsünüz. Kablonun izolasyonu en yanıcı maddelerden biridir. Yangın bu şekilde çıkar. Kablo ısınır, dışındaki izolasyon erimeye başlar. Kısa devreler başlar. İçeride birbirlerine kablolar değmeye başlar. Bu kablolar birbirine hafif temas etmeye başlar ve yangın çıkar. Dışındaki izolasyon yalıtım amaçlıdır. Ancak yanıcı özelliği çok yüksektir.” – Erkan Kocakaya

ŞEBEKE ÇÖKERTEN ŞARJ! ‘GÜÇ KAYBI DEMEK ISI DEMEK’
Teknoloji hızla gelişirken, elektrikli arabalar ve pil sistemleri de yerinde saymıyor. Her geçen gün daha kısa sürede şarj olan güçlü pillere sahip EV’ler trafikte karşımıza çıkıyor. Erkan Kocakaya’ya göre, elektrikli arabalar 2030’dan sonra çok daha yaygınlaşacak. Yani altyapı sorunları her geçen gün daha da dikkat çekecek. Bunu bir apartman örneğiyle açıklayan Kocakaya, ev eşyalarının bozulmasına neden olacak tehlikeye de değindi. “Anlık güç mevcut tasarımında apartmanda 5-6 araç olduğunu düşünürseniz, güç kullanımı şu ankinin en az yüzde 30-40 fazlasına çıkmış olacak. Bu iş böyle 5-6 kişi ve daha fazla oturulan apartmanlara döndüğü anda altyapılar yetersiz kalıyor. Bu tamamen sizin binanızın girişe gelen elektrik kablosunun kalınlığı ve burada kaç kişinin şarj edeceğiyle alakalı gerekli teknik hesaplamalara bağlı. Aksi takdirde binalardaki şebeke dalgalanmalarından oluşabilecek cihazda buzdolabının yanması, işte televizyonun yanması, bilgisayarın bozulması gibi bir sürü şeyle karşılaşabilirsiniz. Bu da komşular arasında hep problemlere neden olacaktır” diyen Kocakaya, sözlerini şöyle noktaladı:
Alıntı Metni
Eşi Murat Özdemir gözaltına alınmıştı! Ebru Gündeş’ten saatler sonra dikkat çeken paylaşım
Galatasaray’da Barış Alper Yılmaz krizi derinleşiyor!…

Reklam
Oda Başkanı, kadın personeli ile arkadaşını öldürdü, ardından intihar etti

Oda Başkanı, kadın personeli ile arkadaşını öldürdü, ardından intihar etti

Olay, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesi Yeni Mahalle 2428 Sokak üzerinde bulunan pastanede meydana geldi. Antalya Pastacılar Odası Başkanı Kerim Üre’ye ait pastanede çalışan Elif Kılıç, iş yerine gelen arkadaşı Hasan Fırat ile masada oturup sohbet etmeye başladı. İkili arasında kısa süre sonra henüz bilinmeyen sebeple tartışma çıktı. İddiaya göre tartışma sırasında tarafların sesi yükselince iş yeri sahibi Kerim Üre masaya geldi. Tarafları sakinleştirmeye çalışan Üre ile Hasan Fırat arasında da sözlü atışma yaşandı. Dakikalar içinde gerginlik büyüyerek kavgaya dönüştü. Yaşanan arbede sırasında Kerim Üre, belinden çıkardığı tabancayla Hasan Fırat’a ateş etti. Kurşunların hedefi olan Fırat yere yığılırken, kavgayı ayırmaya çalışan Elif Kılıç da açılan ateş sonucu vuruldu.
Bankada parası olanlar dikkat! Faizde ibre terse döndü: İşte yeni oranlar…

İlginizi Çekebilir
YARALILAR KURTARILAMADI
Kerim Ürey olay yerinden uzaklaşırken, silah sesleri çevrede endişe ve korkuya neden oldu. Çevredekilerin ihbarı üzerine adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık görevlileri, yerde kanlar içinde kalan Kılıç ve Fırat’a ilk müdahaleyi yaptıktan sonra yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Durumları ağır olun Kılıç ve Fırat, doktorların çabalarına rağmen kurtarılamadı.
OTOMOBİLİNDE ÖLÜ BULUNDU
Olayın ardından otomobiliyle olay yerinden uzaklaşan Kerim Üre’nin yakalanması için polis ekipleri geniş çaplı arama başlattı. Kısa süre sonra Kepez ilçesi Habibler Mahallesi 5509 Sokak üzerinde park halindeki aracı fark eden ekipler, kontrol için yaklaştı. Yapılan incelemede Kerim Üre’nin direksiyonda başından vurulmuş halde hayatını kaybettiğini belirlendi. Otomobilin içinde tabanca da ele geçirildi. İlk incelemelere göre Üre’nin kendi silahıyla yaşamına son vermiş olabileceği değerlendirildi.
Dolandırıcıların yeni hedefi iş arayanlar! Sahte iş teklifiyle hesapları ele geçiriyorlar: Kurumsal hesaplar da tehlikede

Polis, çevrede güvenlik önlemi aldı. Olay yeri inceleme ekipleri hem pastanede hem de Üre’nin aracının bulunduğu noktada delil çalışması yaptı. Polis, tarafların arasındaki tartışmanın nedenini belirlemek için hem görgü tanıklarının ifadelerini hem de güvenlik kamerası kayıtlarını incelemeye aldı. Soruşturma sürdürülüyor.

Dolandırıcıların yeni hedefi iş arayanlar! Sahte iş teklifiyle hesapları ele geçiriyorlar: Kurumsal hesaplar da tehlikede

Dolandırıcıların yeni hedefi iş arayanlar! Sahte iş teklifiyle hesapları ele geçiriyorlar: Kurumsal hesaplar da tehlikede

Dolandırıcılar, insan kaynakları uzmanı veya yetenek avcısı kimliğiyle gönderilmiş gibi görünen e-postalarla kurbanlara ulaşıyor. E-postalarda “vizyon sahibi lider” gibi ifadelerle kişisel niteliklere atıfta bulunuluyor, böylece mesaj daha inandırıcı hale getiriliyor.
İlginizi Çekebilir
İlk yanıttan sonra mağdur, sahte bir kariyer sitesine yönlendiriliyor. Burada röportaj planlama adımları sunulsa da, tüm seçenekler sonunda kurbanlardan “Facebook ile devam et” veya “E-posta ile devam et” seçeneğini kullanarak hesap bilgilerini girmeleri isteniyor.
Görünüşte normal bir giriş ekranı gibi duran sayfa, aslında dolandırıcıların kurduğu bir tuzak. Kullanıcı kimlik bilgileri girildiğinde, saldırganlar bu bilgileri gerçek zamanlı olarak ele geçiriyor. Eğer parola doğruysa, saniyeler içinde gerçek Facebook hesabına erişim sağlayabiliyor, hatta çok faktörlü doğrulamayı (MFA) bile aşmaya çalışabiliyorlar.

Uzmanlara göre bu tür saldırılar, özellikle sosyal medya ve pazarlama ekiplerini hedef alıyor. Çünkü işletme hesaplarına erişimi olan kişilerin şifrelerinin çalınması, şirketler için ciddi sonuçlar doğurabiliyor.

Hesabı ele geçiren saldırganlar; şirket adına reklam verebilir, ödeme yöntemlerini kullanabilir, itibarı zedeleyebilir veya fidye talep edebilir.
Siber güvenlik uzmanları, bu tarz saldırılardan korunmak için şu adımları öneriyor:

Başvurmadığınız iş tekliflerine temkinli yaklaşın.
E-posta ve web sitesindeki URL’leri dikkatlice kontrol edin.
Tarayıcı adres çubuğunun, ziyaret ettiğiniz siteyle tutarlı olup olmadığını kontrol edin.
Şüpheli durumlarda parolalarınızı hemen değiştirin ve çok faktörlü doğrulamayı etkinleştirin.
Güncel antivirüs ve web koruması kullanın.

Kimlik avı saldırılarının yapay zeka desteğiyle giderek daha inandırıcı hale geldiğini vurgulayanAdli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, “En büyük savunma, kullanıcıların bilinçli davranmasıdır” uyarısında bulundu.

TOGG, yeni modeli T10F’nin testlerini başarıyla tamamladığını duyurdu
“BU E-POSTALARDA CAZİP POZİSYONLAR TEKLİF EDİLİYOR”
Konuyla ilgili uyarılarda bulunan Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, şu açıklamalarda bulundu;
“Son dönemde dijital platformların adı kullanılarak yapılan dolandırıcılık yöntemleri ciddi bir tehlike haline gelmeye başladı. Özellikle iş arayışındaki kişilere yönelik hazırlanan sahte e-postalar ve mesajlar, oldukça profesyonel bir üslupla kaleme alınıyor. Bu e-postalarda cazip pozisyonlar teklif ediliyor, hatta kimi zaman doğrudan “liderlik” gibi yüksek unvanlar kullanılarak kişinin egosuna hitap ediliyor. İnsanların iş bulma umudunu sömüren bu girişimler, aslında çok daha büyük bir oyunun parçası.

“EN DİKKAT ÇEKİCİ NOKTA, KURBANLARIN SAHTE KARİYER SAYFALARINA YÖNLENDİRİLMESİ”
Bu dolandırıcılıklarda en dikkat çekici nokta, kurbanların sahte kariyer sayfalarına yönlendirilmesi. İlk bakışta gayet kurumsal bir site gibi görünen bu sayfalarda, kişiden profil oluşturması veya giriş yapması isteniyor. Ancak hangi adımı seçerseniz seçin, aslında tamamen sahte bir giriş ekranına yönlendiriliyorsunuz. Burada yazdığınız bilgiler; ister kullanıcı adı, ister şifre, hatta kimi zaman SMS doğrulama kodları, saldırganların eline geçiyor. Hedef çoğunlukla kişisel hesaplar değil; sizin yönettiğiniz sosyal medya sayfaları ve reklam hesapları oluyor.
“KURUMSAL HESAPLAR DA ELE GEÇİRİLME RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA”
Tehlikenin bir başka boyutu ise saldırganların bu süreci anlık olarak yönetmesi. Yani siz bilgiyi yazdığınız anda, karşı tarafta oturan kişi de o bilgiyi görüyor. Hatta sistem, şifrenin doğru ya da yanlış olduğuna bakmaksızın giriş denemesi yapabiliyor. Eğer çok faktörlü doğrulama kullanıyorsanız, gelen kodu da anında çalabiliyorlar. Böylece yalnızca sizin hesabınız değil, şirketinizin itibarını temsil eden kurumsal hesaplar da ele geçirilme riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Burada alınması gereken en temel önlem, kullanıcıların bilinçlenmesi. Öncelikle, başvuru yapmadığınız halde gelen bir iş teklifine hemen inanmamak gerekiyor. Gönderen adresini kontrol etmek, bağlantının gerçek mi yoksa sahte mi olduğunu incelemek, yazım hatalarına dikkat etmek önemli. Bunun yanı sıra güncel antivirüs ve güvenlik yazılımları kullanmak, tarayıcıda güvenlik eklentileriyle riskli siteleri engellemek ve her hesabınızda mutlaka çok faktörlü kimlik doğrulama kullanmak gerekiyor. Özellikle sosyal medya ve dijital pazarlama ile uğraşanların ekstra dikkatli olması şart.
Kısacası siber dolandırıcılar her geçen gün daha profesyonel yöntemler geliştiriyor. Bu nedenle bizim de aynı hızda bilinçlenmemiz, tedbir almamız ve çevremizi uyarmamız gerekiyor. İş bulma umuduyla yaklaşılan bir fırsat, saniyeler içinde büyük bir siber tehdide dönüşebiliyor. Bu tür saldırılara karşı en güçlü silahımız hem bireysel farkındalık hem de kurumların çalışanlarını eğitme konusundaki kararlılığıdır. Aksi halde hem kişisel bilgiler hem de şirketlerin dijital varlıkları büyük risk altında kalmaya devam edecektir.

İstanbul’un göbeğinde korkunç infaz! Biri vurdu, diğeri telefonuyla kayıt aldı…

‘Türkiye’nin umudukardeşliktedir’

‘Türkiye’nin umudukardeşliktedir’

CHP lideri Özel, Sivas mitinginde yaptığı konuşmada “İktidara geldiğimizde Türkiye’yi hak ettiği gibi en iyi şekilde yöneteceğiz. Türkiye’nin umudu bu meydandadır, Türkiye’nin umudu kardeşliktedir, beraberliktedir” dedi.CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sivas Tarihi Kent Meydanı’nda düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde yaptığı konuşmada, ilk seçimlerde Sivas’ta CHP’yi birinci parti, Türkiye’de de iktidar yapmak için kararlı ve azimli olduklarını dile getirdi. Özel, “Asgari ücrete mutlaka ara zam yapılmalıdır. En düşük emekli maaşı bir asgari ücret olmalıdır. Çiftçilere kanunlarda yazan destekler verilmeli, memurlara hak ettiği zam verilmeli, atanmayan öğretmenler atanmalı, staj ve çıraklık mağdurları ile emeklilikte adalet bekleyenlerin sesleri duyulmalı. Artık toplumun tüm kesimlerinin sorunları çözülmelidir” dedi.
İktidara geldiklerinde Türkiye’yi hak ettiği gibi en iyi şekilde yöneteceklerini söyleyen Özel, “Türkiye’nin umudu bu meydandadır. Türkiye’nin umudu kardeşliktedir, birliktedir, beraberliktedir. Türkiye’nin umudu 100 yıl önce olduğu gibi 100 yıl sonra da CHP’nin, Cumhuriyetçilerin, bütün Atatürkçülerin, vatanseverlerin, demokratlarının bir araya gelmesindedir. Türkiye’nin umudu Türkiye ittifakındadır. Biz adalet, eşitlik, kardeşlik ve özgürlük için ve artık bu ülkede bir dönemin kapanıp bir dönemin açılması için 49’uncu kez meydandayız, alandayız. Sivas’ta eylemdeyiz” diye konuştu.
Özel’denTBMM’ye Filistin çağrısı
CHP Genel Başkanı Özel, dün Sivas mitingi öncesiDivriği ilçesinde CHP İlçe Teşkilatı’nı ziyaret etti. Bina önünde toplanan partilileri selamlayanÖzel, ardından Tarihi Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’na ziyaret gerçekleştirdi. Ulu Cami’de cemaatle birlikte cuma namazını kılan Özel, cami çıkışında açıklama yaptı. Özel, “Öyle bir abluka var ki Filistin’de çocuklar açlıktan ölüyorlar. Ya da insanları yardım beklerken, yiyecek, içecek, su alabilmek için sırada bekleyen insanları tarayacak bir gözü dönmüşlükle karşı karşıyalar. Filistin’de yaşananları, Gazze’de yaşananları, Gazze’de yaşanan soykırımı, tehciri ve oranın güneye doğru süpürülerek boşaltılmasına karşı ve orada yaşananlara karşı harekete geçmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni olağanüstü toplantıya çağırıyoruz” dedi. Özel, İBB soruşturmaları kapsamında bazı kişilerin ev hapsinin kaldırılmasına ilişkin de, “Buradan sonra bir an önce yapılması gereken iddianamenin yazılıpadil yargılama aşamasına geçilmesi lazım” diye konuştu.
CHP’nin alternatif adayı kim?
MEHTAP GÖKDEMİR Ankara – Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun, seçimde aday olamasa da “demokratik muhalefetin yine de birleşmesi” gerektiğini vurgulayan ve kendisinin de “alternatif bir adayı desteklemeye açık olduğunu” belirttiği açıklamasının siyaset kulislerinde yankıları sürüyor. Alternatif adayın Özgür Özel ve Mansur Yavaş olabileceği belirtilse de, kulislerde bu ismin bir kadın olabileceği iddiası da dillendiriliyor. Bu çerçevede İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu ya da CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke’nin isimleri telaffuz edilirken, parti kurmayları bu iddiayı yalanlıyor….

Reklam