BIST 100
14.321,19 1,53%
DOLAR
46,9807 0,15%
EURO
53,6433 -0,10%
GRAM ALTIN
6.225,55 0,12%
FAİZ
40,75 -0,54%
GÜMÜŞ GRAM
90,48 0,03%
BITCOIN
63.971,00 -0,58%
GBP/TRY
62,9939 -0,08%
EUR/USD
1,1416 -0,12%
BRENT
76,01 -0,38%
ÇEYREK ALTIN
10.178,77 0,12%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
31 °
Reklam

SİYASET

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu'dan Ahıska Türklerine ilişkin paylaşım

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu’dan Ahıska Türklerine ilişkin paylaşım

Zorlu, Next Sosyal’deki hesabından yaptığı paylaşımda, Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Ahıska Türklerinin Türkiye açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
İlginizi Çekebilir
Kürşad Zorlu, 80 yıl önceki sürgün ve ardından yaşanılan acıların asla unutulmayacağını vurgulayarak, “Türkiye dün olduğu gibi bundan sonra da dünyanın farklı bölgelerinde bulunan Ahıskalı soydaşlarımızın ve onların haklı taleplerinin takipçisidir. Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliğiyle 2017 yılından itibaren ülkemizde 885 Ahıskalı aile iskan edilmiş ve 782 ailenin de iskan süreçleri devam etmektedir. Tümünün vatandaşlık ve ikamet izin talepleri doğrudan takip edilmekte ve hızlı bir biçimde sonuçlandırılmaktadır.” bilgisini verdi.
Dünyanın farklı bölgelerinde sürgün öncesi öz yurtlarına yerleşmek isteyen Ahıskalı soydaşların geri dönüşleriyle daha önce dönüş yapanların yaşamlarını huzur ve güven içerisinde sürdürebilmelerini hassasiyetle takip ettiklerini belirten Zorlu, şunları kaydetti:
“Bu kapsamda Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ülkemiz için büyük önem arz eden Ahıska Türklerinin ana vatanlarına güvenli ve onurlu dönüş sürecine dair beklentilerimizi ve bu sürecin sağlıklı şekilde ilerlemesi için Türkiye olarak her türlü desteği vermeye devam edeceğimizi Gürcistan Cumhurbaşkanı Sayın Kavelashvili’ye iletmiştir. Bir kez daha belirtmek isteriz ki Türkiye Cumhuriyeti, Ahıska Türk’ü soydaşlarımızın ana vatanıdır ve öyle olmaya devam edecektir.”
Son dakika: Kritik toplantı sona erdi! Memurlara ikinci zam teklifi…

Polis memurundan kız arkadaşına tehdit! Mesajları ortaya çıktı: 'Seni öldürüp atacağım'

Polis memurundan kız arkadaşına tehdit! Mesajları ortaya çıktı: ‘Seni öldürüp atacağım’

Çankırı’da yaşayan üniversite öğrencisi E.K., 2022 yılında ortak arkadaş sayesinde Çorum’da görevli polis memuru O.K. ile tanışarak sevgili oldu.
İlginizi Çekebilir
Evlilik planları yapan çift, iddiaya göre O.K.’nin kıskançlık krizleri yüzünden defalarca tartıştı. E.K., yaklaşık 1,5 yıldır devam eden bu krizlerde O.K.’nin sık sık şiddete başvurduğunu öne sürdü. Hastaneden darp raporu alan E.K., sevgilisinden şikayetçi oldu. Hakkında tedbir kararı çıkartılan O.K.’nin, görev yerinin de değiştirildiği öğrenildi.
“SENİ ÖLDÜRÜP ATACAĞIM”
E.K. son olarak silah kabzasıyla darbedildiğini söyleyerek, “28 Haziran’da pikniğe gittik. Giderken sorun yoktu, geri dönüşte beni yabancı bir numara aradı. Delirmiş gibiydi, gözü bir şey görmedi. Elimden telefonu aldı, aracın kapılarını kilitledi, yol üzerinde durdu. Telefonumu arayana küfürler etti, hakaretler etti. Telefonumu cebine koydu, sonra silahını çıkardı. Silahının namlusuyla darbetti beni. Daha sonra kabzasıyla darbetti. Silahı beline koyduktan sonra boğazımı sıkmaya başladı. Bir kere sıktı, iki kere sıktı, iki eliyle sıktı, nefessiz kaldım sonra bıraktı. Daha sonra arabanın kapısını açtı. Saçlarımdan tutup yerde sürükledi, dizlerim yara oldu. Sonra tekrar küfürler ederek arabanın içine soktu. Kendi de bindi kapıları kilitledi. Sonra arabayı hızlı sürdü. ‘Seni öldüreceğim, sen göreceksin, seni öldürüp atacağım, senin ölünü hiç kimse de bulamayacak’ gibi şeyler söyledi. Sonra durduk, dizlerim yara olduğu için topallayarak indim. Araçtan inerken silahının tetiğini çektiğini gördüm, ‘Beni vuracak, öldürecek’ dedim, kendi kendime. Sonra evime doğru koşmaya başladım” diye konuştu.
“CAN GÜVENLİĞİM YOK”
Can güvenliği olmadığını ve korktuğunu söyleyen E.K., “Koruma kararı çıkarttım 1 aylığına. Ayın 10’unda bitti ama 10’unu 11’ine bağlayan gece beni arıyor. Bir şeylerin peşinde hala. Korkuyorum, kesinlikle can güvenliğim yok. Çünkü bana, ‘Bu olay ortaya çıkarsa sana şöyle yaparım, seni hiç kimse bulamaz, kimse benden şüphelenmez’ diyordu. Ailemin ve kendi can güvenliğimden çok korkuyorum” dedi.

Teoman’ın ölümünde tek suçlu ‘taş’ oldu: Hukuk tarihinde örneğine rastlanması zor bir karar
Henüz 16 yaşında! Düğünde karşılaştığı eşinin eski nişanlısını öldürdü…

Reklam
15 Temmuz şehidi Ömer Halisdemir'in kızı teğmen oldu

15 Temmuz şehidi Ömer Halisdemir’in kızı teğmen oldu

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde gösterdiği kahramanlıkla hafızalara kazınan Ömer Halisdemir, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görevliyken darbeci Tuğgeneral Semih Terzi’yi göğsünden vurarak öldürmüştü. Bu cesur müdahalesinin ardından darbe yanlısı askerler tarafından şehit edilen Halisdemir, Ömer Halisdemir’in kızı Elif Nur Halisdemir, teğmenlik diplomasını aldı.
İlginizi Çekebilir
Yedi çocuklu bir ailenin çocuğu olarak, Niğde’nin Çukurkuyu beldesinde büyüyen Halisdemir, Hatice Halisdemir ile evliliğinden Elifnur ve Doğan Ertuğrul adında iki çocuğa sahipti.15 Temmuz hain darbe girişiminin kahraman şehidi P.Asb.Kd.Bçvş. Ömer Halisdemir’in kızı Elif Nur Halisdemir, teğmenliğe adım attı.
Elif Nur Halisdemir’e diploması, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu tarafından takdim edildi.
Galatasaray’dan Cuesta transferinde Osimhen tarifesi! Teminat istendi
ŞEHİT ÖMER HALİSDEMİR’İN KIZI TEĞMEN OLDU
Milli Savunma Üniversitesi’nin Next Sosyal’deki hesabından yapılan paylaşımda, şu ifadeler kullanıldı;

“Milli Savunma Üniversitesi Maltepe Yerleşkemizdeki 15 Temmuz Şehitleri Spor Sahası’nda gerçekleştirilen 39’uncu Dönem Subay Temel Askerlik ve Subaylık Anlayışı Kazandırma Eğitimi (SUTASAK) Mezuniyet Töreni’nde, mezun teğmenler arasında yer alan, 15 Temmuz hain darbe girişiminde kahramanca mücadele ederek şehit olan Piyade Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir’in kızı, Elif Nur Halisdemir’e teğmenlik diploması, Rektörümüz Prof. Dr. Erhan Afyoncu tarafından verildi.”

İsrail’i şoke eden anket sonucu! ABD şirketi yaptı: İlk sırada Türkiye var…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Gazze için dünyaya çağrı: Topyekûn bir insani çöküşe sürükleniyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Gazze için dünyaya çağrı: Topyekûn bir insani çöküşe sürükleniyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İsrail’in herhangi bir yaptırımla karşılaşmadan hareket etmesi, uluslararası hukukun ve insan hakları normlarının erozyona uğramasına yol açmaktadır. Gazze’de yaşanan kriz, uluslararası toplumun temel insani değerleri savunup savunamayacağını gösterecek bir turnusol kağıdı olarak karşımızda durmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
İlginizi Çekebilir
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN AL JAZEERA İÇİN YAZDI
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Next Sosyal’den yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Katar merkezli medya kuruluşu Al Jazeera için “İnsanlığın Vicdanı Gazze’de Sınanıyor” başlıklı makale kaleme aldığını bildirdi.
Makalenin İngilizce ve Arapça olarak yayımlandığını belirten Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın makalesinde, dünyayı Gazze’deki vahşete karşı harekete geçmeye çağırdığını ifade etti.
İletişim Başkanlığının internet sitesinden de paylaşılan makalesinde Erdoğan, Gazze Şeridi’nde yaşanan trajedinin, yalnızca dar coğrafyaya sıkışmış bir çatışma olarak değil insanlığın ortak vicdanını yaralayan ve her geçen gün derinleşen bir insani felaket olarak görülmesi gerektiğine dikkati çekti.
İsrail’in aylardır sürdürdüğü bombardımanların, kadınları, çocukları ve yaşlıları hedef alarak şehirleri yaşanmaz hale getirdiğini belirten Erdoğan, evler, hastaneler, okullar ve ibadethanelerin yıkıldığını, gıda, su, sağlık ve elektrik gibi temel hizmetlerin çöktüğünü kaydetti.
Erdoğan, açlık, susuzluk ve salgın hastalık riskinin, Gazze’yi topyekün bir insani çöküşe sürüklediğine işaret ederek bugüne kadar çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 61 bini aşkın Filistinlinin, İsrail saldırılarında öldürüldüğünü anımsattı.
“DÜNYANIN SESSİZLİĞİ, ZULMÜN DEVAMINA ZEMİN HAZIRLAMAKTA”
Bu tablonun, yalnızca savaşın değil sistematik bir yok etme politikasının da açık göstergesi olduğunu vurgulayan Erdoğan,
şöyle devam etti:
“Söz konusu vahim manzara karşısında dünyanın sessizliği ya da cılız tepkileri, yalnızca acıyı derinleştirmekte ve zulmün devamına zemin hazırlamaktadır. Batı dünyasının başka krizlerde hızla harekete geçerken Gazze konusunda sergilediği ikircikli tavır, ilke ve kurallara dayalı olduğu iddia edilen uluslararası düzenin inandırıcılığını zedelemektedir. Ukrayna krizine gösterilen hızlı ve kapsamlı hassasiyet, şurası bir gerçek ki Gazze’deki vahşette de sergilenseydi, bugün bambaşka bir manzarayla karşı karşıya olabilirdik. İsrail’in herhangi bir yaptırımla karşılaşmadan hareket etmesi, uluslararası hukukun ve insan hakları normlarının erozyona uğramasına yol açmaktadır. Gazze’de yaşanan kriz, uluslararası toplumun temel insani değerleri savunup savunamayacağını gösterecek bir turnusol kağıdı olarak karşımızda durmaktadır.”
Türkiye’nin, başından beri Gazze’deki mezalimin ve ağırlaşan insani felaketin sona erdirilmesi için ısrarlı, tutarlı, kararlı bir duruş sergilediğini bildiren Erdoğan, AFAD, Türk Kızılay ve sivil toplum kuruluşlarının sahada aktif olarak çalıştığını, tüm engellemelere rağmen bölgedeki kardeş ülkelerin de desteğiyle gıda, ilaç ve tıbbi malzemelerin bölgeye ulaştırıldığını kaydetti.
Gazzeli yaralıların tahliye edilerek Türkiye’de tedavi edildiklerini hatırlatan Erdoğan, yardımların sadece acil ihtiyaçları karşılamakla kalmadığını aynı zamanda Gazze halkının yalnız olmadığını da tüm dünyaya duyurduğunu belirtti.
Türkiye’nin diplomatik alanda ise Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde ateşkes çağrılarının ve Filistinli gruplar arasında arabuluculuk çabalarının devam ettiğini kaydeden Erdoğan, 25 Haziran’da Lahey’de gerçekleştirilen NATO zirvesinde, kırılgan ateşkesin kalıcı barışa dönüştürülmesi gerektiğini vurguladığını ve “Gazze’nin kaybedecek zamanı yok” uyarısında bulunduğunu anımsattı.
İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan saldırılarını ve toplu cezalandırma politikalarını açıkça soykırım olarak tanımladığını hatırlatan Erdoğan, Katar başta olmak üzere bölge ülkeleriyle insani erişim, ateşkes müzakereleri ve yeniden imar konularında yakın işbirliği içinde olduklarını ifade etti.
“TÜRKİYE BU SÜRECİN TANZİM EDİCİ AKTÖRÜ OLMAYA HAZIRDIR”
Erdoğan, Katar’ın hem insani yardımların sağlanması hem de katliamın durdurulmasına yönelik diplomatik girişimlerdeki öncü rolünü takdir ettiklerini belirterek Gazze’deki şiddetin, yalnızca Filistin halkını değil bölgenin tamamının istikrarını tehdit ettiğine dikkati çekti.
İsrail ile İran arasındaki gerilimin, geniş çaplı bir çatışma riskini artırdığına işaret eden Erdoğan, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
GAZZE İÇİN 6 ÇÖZÜM ADIMI
“Bu durum, Doğu Akdeniz’den Basra Körfezi’ne kadar tüm coğrafyada güvenlik dengelerini bozma potansiyeline sahiptir. Krizin derinleşmesi, yeni göç dalgaları, radikalleşme ve enerji güvenliği üzerinde ciddi tehditler oluşturmaktadır. Gazze meselesi, insani bir krizden öte aynı zamanda küresel güvenlik ve barış için de stratejik bir konudur.
Çözüm yolları esasında açıktır. Öncelikle derhal ateşkes ilan edilmeli, tüm saldırılar koşulsuz olarak durdurulmalıdır. Gıda, su ve tıbbi yardımın engelsiz ulaştırılacağı insani koridorlar açılmalı, sivillerin korunması için uluslararası mekanizmalar kurulmalıdır. Türkiye bu sürecin tanzim edici aktörü olmaya hazırdır. Savaş suçları ve insan hakları ihlalleri, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Uluslararası Adalet Divanı nezdinde soruşturulmalı, failler hukuk önünde hesap vermelidir. İsrail tarafından kıskaca alınan UNRWA başta olmak üzere yardım kuruluşlarına sürdürülebilir kaynaklar sağlanmalıdır.”
Erdoğan, Gazze’nin yeniden imarının, yalnızca yıkılmış binaların inşasıyla sınırlı kalmaması, eğitim, sağlık, altyapı, ekonomik kalkınma ve siyasi temsil haklarını da güvence altına alan kapsamlı bir sürece dönüşmesi gerektiğini vurguladı.
Bu sürecin, yerel halkın doğrudan katılımıyla ve Birleşmiş Milletler ile bölgesel örgütlerin gözetiminde yürütülmesi gerektiğini belirten Erdoğan, “Kalıcı barışın temeli, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü sağlanmış bir Filistin devletinin tanınmasından geçmektedir. İki devletli çözüm, bölgede barışın ve istikrarın yegane anahtarıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Gazze’de yaşananların, savaşın hakikatin peşinde koşanları da hedef aldığını bir kez daha gösterdiğini kaydeden Erdoğan, son aylarda çok sayıda gazetecinin sırf görevini yaptıkları için çatışma bölgelerinden dünyaya gerçeği aktarmaya çalışırken katledildiğini belirterek özellikle Al Jazeera’nin uğradığı kayıpların, basın özgürlüğüne ve bilgiye ulaşma hakkına yapılmış en vahşi saldırılardan olduğunu bildirdi.
Şehir magandaları tutuklandı! Kız kardeşini taciz edip Hakan’ı öldürdüler
“FİLİSTİN VE GAZZE MESELESİ, SINIRLARIN ÖTESİNDE, İNSANLIĞIN ORTAK SINAVIDIR”
Gerçeği dünyaya duyurmak, savaşın yalan ve propaganda perdesini aralamak için çalışan cesur insanların ölümünün, büyük bir kayıp olduğunu vurgulayan Erdoğan, onların hatırasının, adalet arayışının simgesi olacağını ifade etti, hayatını kaybedenlerin ailelerine, meslektaşlarına ve tüm medya camiasına taziyelerini sundu.
Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Filistin ve Gazze meselesi, sınırların ötesinde, insanlığın ortak sınavıdır. Bosna ve Ruanda’da yaşananlara duyarsız kalındığında, insanlık onurunun hangi ağır bedelleri ödediği hatırımızdan çıkmamalıdır. Bu nedenle Türkiye’nin, Gazze konusundaki kararlı duruşu hem ahlaki bir sorumluluk hem de stratejik bir gerekliliktir. Katar başta olmak üzere insani diplomasiye inanan tüm aktörlerle birlikte kalıcı, adil ve onurlu bir barış için çabalarımızı sürdüreceğiz. Bizler, barışın imkansız değil gecikmiş bir zaruret olduğuna inanıyoruz. Barışı hayata geçirmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Tarih, kimlerin harekete geçtiğini ve kimlerin Gazze’deki zulme yüz çevirdiğini kayıt altına almaktadır. Gazze’nin kaybedecek zamanı yoktur, uluslararası toplum, küresel vicdanın sesine kulak vermek ve harekete geçmek zorundadır. İnsanlığın geleceği, bugün atılacak adımların cesaretiyle şekillenecektir.”
İsrail’i şoke eden anket sonucu! ABD şirketi yaptı: İlk sırada Türkiye var…

Reklam
Henüz 16 yaşında! Düğünde karşılaştığı eşinin eski nişanlısını öldürdü

Henüz 16 yaşında! Düğünde karşılaştığı eşinin eski nişanlısını öldürdü

Olay, dün saat 21.30 sıralarında Yeşildere Mahallesi’ndeki bir düğünde meydana geldi. Ali Bulgurcu, arkadaşı Mustafa Dikmen ile birlikte mahalledeki bir düğüne katıldı. Bulgurcu ile burada karşılaştığı eski nişanlısının eşi S.S. arasında tartışma çıktı. Bu sırada iddiaya göre Mustafa Dikmen’in elindeki ekmek bıçağını alan S.S., ikiliye saldırdı. Kavgaya, S.S.’nin tanıdıkları M.S. (51), B.C.G. (19) ve M.P. (37) de dahil oldu.

İlginizi Çekebilir
HASTANEDE YAŞAMINI YİTİRDİ
Karın bölgesinden yaralanan Ali Bulgurcu ile çeşitli yerlerinden bıçaklanan Mustafa Dikmen, çağrılan sağlık ekibi tarafından hastaneye kaldırıldı.
Bulgurcu, burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Kaçan şüpheliler M.P., B.C.G., M.P. ve S.S. kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.
‘S.S. TARAFINDAN BIÇAKLANDIK’
Mustafa Dikmen hastanede alınan ifadesinde, kendisinin Ali Bulgurcu ile aynı mahalleden arkadaş olduklarını, maktulün eski nişanlısının şüpheli S.S. ile evli olduğunu, olay günü düğün alanında S.S. ile karşılaştıklarını, S.S.’nin elindeki ekmek bıçağı ile kendisine ve maktule saldırdığını, kavgaya sonradan diğer şüpheliler M.S., B.C.G ve M.P.’nin karıştığını, kendisinin ve maktulün S.S. tarafından bıçaklandığını ifade etti.

‘EŞİME BAKTI, RAHATSIZ ETTİ’
S.S. polisteki ifadesinde, Ali Bulgurcu’nun, eşine uzun uzun baktığını, Mustafa Dikmen’in ise eşini rahatsız ettiğini, kavganın bu nedenle çıktığını ileri sürdü. Emniyetteki işlemlerinin ardından M.S. serbest bırakılırken, diğer 3 şüpheli bugün öğle saatlerinde adliyeye sevk edildi. (DHA)

MHP'li Yönter: Terörsüz Türkiye komisyonu 4

MHP’li Yönter: Terörsüz Türkiye komisyonu 4. toplantısına şehit ve gazi yakınları da katılacak

MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter,komisyonun milli iradenin temsilcisi olduğunu vurgulayarak, “Bu kadar yüksek desteğe sahip bir komisyonun Türkiye’yi yeni ufuklara taşıyacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir
CNN Türk canlı yayınında Göksu Öngören Özgür’ün sorularını cevaplayan MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter’in açıklamaları şöyle;
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESELESİNİ PROVOKE ETMEYE ÇALIŞAN MİHRAKLAR VAR”
“Meclis’teki toplantıyı değerlendirecek olursak sokaktaki insanımız, “Allah Devlet Bahçeli’den razı olsun. Recep Tayyip Erdoğan’dan razı olsun. Terörsüz Türkiye’ye selam olsun. Yeter ki bu kan dursun, bu felaket bitsin. Bu kara dönemden çıkıp kurtulalım” diyorlar.
Meseleyi provoke etmeye çalışan, mevziye yatmış, tatlı su kurnazları ve solucan ruhlu mihraklar var.Biz samimiyiz. Cumhur İttifakı samimi. Sonuç odaklı çalışıyoruz. Buradaki amaç terörü kategorik ve köklü olarak bitirmek. Geldiğimiz bu aşamada önemli mesafeler alındı.
Sayın Genel Başkanımızın 22 Ekim tarihinde yapmış olduğu tarihi çağrının hitamı ile beraber başlayan o yoğun, aslında herkesin merakla takip ettiği gelişme süreci; en nihayetinde PKK’nın kendisini lav etmesiyle ve silahları 11 Temmuz’da yakmasıyla farklı bir boyuta geldi.
“SIRA DEMOKRATİK ADIMLARIN ATILMASINDA”
Şimdi teknik, hukuki ve demokratik adımların atılmasına geldi sıra. Bunu, Meclis’te kurulan komisyonun yoğun ve aynı zamanda eşgüdüm halinde, iş birliği halinde, ittifaken alınacak kararlarla yapacağından kuşku duymuyoruz.
Bu komisyon, milli iradenin komisyonudur. Bu komisyon, milletimizin komisyonudur.
Bu komisyon, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen partilerin ve bulunan, işte 3 ya da 4 üyeli biliyorsunuz partiler de var, onlardan da alınan birer milletvekiliyle hemen hemen yüzde 90’ını teşkil etmiştir milli iradenin.
Dikkat buyurunuz: Bu kadar yüksek bir desteğe sahip, bu kadar yüksek bir sahiplenmeyi ve başarıyı hedefleyen bir komisyonun veya komisyon çalışmalarının, Allah’ın izniyle Türkiye’yi yeni ufuklara taşıyacağına, ihtiyaç duyulan düzenlemeleri adım adım gerçekleştireceğine biz yürekten inanıyoruz.
“4. TOPLANTIYA ŞEHİT VE GAZİ YAKINLARI DA KATILACAKTIR”
Şunu belirtelim ki hiçbir yanlışın içinde olmadık, asla da olmayacağız. Gazilerimizi hüzünlendirecek, başlarını öne eğecek bir yanlışın içinde olmadık, olmayacağız.4. toplantıya şehit ve gazi yakınları da katılacaktır.
Biz, fikri müktesebatımızdan kopmadan “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” demeye devam edeceğiz.
Her şeyi Türkiye için demeye devam edeceğiz. “Herkes eşittir Türkiye” diyeceğiz. “Kürt’ü sevmeyen Türk, Türk’ü sevmeyen Kürt olmaz” diyeceğiz. Bin yıllık kardeşliği savunacağız.
Paylaşamayacağımız, bölüşemeyeceğimiz hiçbir şeyin olmadığını söyleyeceğiz. Ve ayrılıklarımızın, farklılıklarımızın benzerliklerimizden ve aynılıklarımızdan çok daha az olduğunu iddia edeceğiz, ifade edeceğiz ki öyledir.
Biz Türk milletiyiz. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’yiz. Sayın Genel Başkanımızın ifade ettiği üzere; yeni yüzyıl, al bayrağın etrafında tezahür edecek Allah’ın izniyle. Biz, Türkiye Yüzyılı’nda, Türk Yüzyılı’nda mühür vuracağız.
Ekonomik olarak gelişmiş ve büyümüş bir Türkiye, sosyal dengesini sağlamış bir Türkiye düşünün; sosyal politikanın en temel ve en genel tanımı refahın artırılmasıdır. Türkiye, refahı da Allah’ın izniyle genelleştirecek ve tabana yayacak.
Bu Türkiye’den hepimiz gurur duyalım. Niye çelme takıyorsunuz? Niye kuyu kazıyorsunuz? Niye ters propaganda yapıyorsunuz? Niye kara propaganda yapıyorsunuz?
Biz terörsüz Türkiye’nin başarıya ulaşmasını istiyoruz. Yarın İstanbul’da çok güzide ve güçlü bir toplantı yapacağız.
ÖZGÜR ÖZEL’İN ‘İBB BORSASI’ İDDİALARI
Özgür Bey çok enteresan açıklamalar yapıyor. Başı sonu belli olmayan cümlelerle konuşuyor. Özne-yüklem uyumsuzluğu hat safhada cümlelerinde. Özgür Bey’in kafası çok karışık, fikri bir müktesebatı yok. Güçlü bir gelenekten beslenmiyor. Siyasette acemilik dönemini de bir türlü atlatamadı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda alınan verilen rüşvet paralarını, yapılan yolsuzlukları, halkın kesesin devletin kasasına musallat olan kirli elleri açıkla. Hukuka saygı göster, hakime-savcıya iftira atma.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin rotadan tamamıyla çıktığını, siyasi ve tarihi güzergahta savrulduğunu düşünüyoruz. CHP’nin yaptığı siyaset, siyaset değil. Özgür Özel, iki kelimeyi yan yanaya getirmenin konuşma olduğunu düşünen totoloji ustası kesildi. Hamasetten başka bir şey değil.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çok ciddi iddialar var. Bu iddialarla ilgili gözaltı dalgası var. İtirafçılar var. İtirafçı CHP’li, hedef alınan CHP’li, suçlu CHP’li, suçlanan ve suçlayan CHP’li. Bunlar kendi aralarında rant paylaşımını, çıkar paylaşımını yapamadıklarından dolayı birbirlerine girmişler.
CHP’nin aklıselim, siyasi-selim bir noktaya gelmesini içtenlikle öneriyoruz, diliyoruz.”
AVUKAT REZAN EPÖZDEMİR’İN TUTUKLANMASI
Bütün gerçekler ortaya çıkmalı. Karanlıkta kalan hiçbir nokta olmamalı. Türkiye artık bu yüklerden tamamıyla üstünden atarak rahatlamalı.
Çok ciddi iddialar, artık örtülmesi, görülmezden gelinmesi mümkün olmayan o iddiaların üstesinden gelmek, o iddiaları aydınlatmak, araştırmak, soruşturmak, kovuşturmak ve nihayete ulaştırmak yargının görevi. O şahısla ilgili de gereğinin mutlaka yapılacağına inanıyoruz.

Reklam