

DİZİLER VE DİZİNİ DÒVENLER
Akşam oldu mu ard arda birbirinin aynı diziler bağırıp çağırmalı hayattan kopuk örneğin ben bir mağazadan 126 ekran Toshiba aldım
Servis aradı 1800 TL montaj ücreti istedi.
İtiraz ettim. Karşımdaki naif ses.
" 2 yıldır bu böyle. İşinize gelirse. "
Havuzlu villalı şirketli kadını ördek dudaklı yay kaşlı fut görünümlü kadınların oluşturduğu bir dizide montaj ücreti tartışması imkanı yok bulamazsınız. Zaten izlesene de izleyene de sıkıcı gelir.
Örneğin musluk bozulmuştur tesisatçı gelir kafasına göre bir ücret belirler sizi vermek zorunda bırakır.
Vermek dedim de aklıma minibüs şoförü fıkrası gelir.
Şöför yolculara seslenir.
Sakın bunda ard niyet aramayın.
" Arkadan vermeyen var mı,"
Kadın yolcu
" Valla ben verdim."
Şoför :
" Peki önden vermeyen var mı?"
2.Kadın :
" Ben az önce verdim şöför
bey."
Şöfòr biraz düşünür ve :
" Burda vermeyen biri var. Ya versin ya da ben minibüsü uygun bir yere çeker almasını bilirim."
Yolcular kızgın hep birlikte:
" Ya biz verdik. Vermeyen lütfen versin şoförü zorda bırakmasın. "
Burası Türkiye ücreti veren de vat. Ücreti vermeyip uyanıklık yapanda oluyor arada.
Taksi tutup 126 ekran TV yi az önce eve getirdim.
Eve gelince taksimetre 169 TL yazıyordu
200 TL verdim.paranın üstünü bekliyorum
Adam bir türlü vermiyor.
Dayanamadım :
" Versene kardeşim. "
" Ne vermesi. 229 tuttu."
Birde yolda gelirken dürüstlükten bahsediyordu.
" Taksimetre 169.TL gösteriyordu."
" Sen ona bakma."
" Kime bakayım?"
Baktım tartışma büyüyecek. Adama dalacağım karakolluk filan olacağız. Onlarda bunun bilincinde 30 TL için işi büyütmeyeceğimi az çok kestiriyorlar.
Ve bizde bunların hakkını arayıp duruyoruz.
Diyeceğim o ki diziler olsun eski Yeşilçam filmleri olsun halkı unutmaktan òteye gitmiyorlar.
Metin İmer

