BIST 100
13.284,42 -1,67%
DOLAR
48,7779 0,09%
EURO
56,0574 0,03%
GRAM ALTIN
6.865,89 0,94%
BITCOIN
80.332,00 -0,98%
FAİZ
40,11 -1,23%
GÜMÜŞ GRAM
103,93 1,69%
GBP/TRY
65,3752 0,21%
EUR/USD
1,1486 0,09%
BRENT PETROL
99,75 -0,86%
ÇEYREK ALTIN
11.225,72 0,94%
İzmir Kapalı
İzmir hava durumu
27 °
Reklam

GÜNDEM

Mersin'de 3 milyon 542 bin uyuşturucu hap ele geçirildi: 8 gözaltı

Mersin’de 3 milyon 542 bin uyuşturucu hap ele geçirildi: 8 gözaltı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Emniyet Genel Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen narkotik operasyonunu sosyal medya hesabından paylaştı.
Buna göre, Mersin Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüklerince yapılan ortak çalışmalar sonucunda; Akdeniz ve Tarsus ilçelerinde operasyon düzenlendi. Operasyonda 3 milyon 542 bin uyuşturucu hap ele geçirildi, 8 şüpheli yakalandı.
‘Suç kaydı’ var ama dışarıdalar
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın paylaşımı şöyle;
“Mersin’de 3 milyon 542 bin adet uyuşturucu hap ele geçirdik.Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüklerince yapılan ortak çalışmalarda; Akdeniz ve Tarsus ilçelerinde düzenlenen operasyonumuzda;
3 Milyon 542 Bin adet Uyuşturucu Hap ele geçirdik. Operasyonda 8 şüpheliyi yakaladık.
Mersin Valimizi, operasyonu koordine eden Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımızı, operasyona destek veren MİT mensuplarımızı, EGM Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığımızı, operasyonu gerçekleştiren Mersin İl Emniyet Müdürümüzü ve Polislerimizi tebrik ediyorum.
Gençler, uyuşturucuya karşı yürüttüğümüz bu mücadele sizleri koruma mücadelesidir. Geleceğinizi çalan uyuşturucu ve uyarıcı maddelerden uzak durun. Biz sizin yanınızdayız. Zehir tacirlerine işledikleri suçların bedelini en ağır şekilde ödetiyoruz, ödetmeye de devam edeceğiz.”

ABD basınından Türk denizaltılarına övgü: Düşman radarına yakalanmıyor, bölgesel güç dengelerini sarsacak!…

Okullarda uyum haftası başladı! İstanbul'da trafik trafik yoğunluğu oluştu

Okullarda uyum haftası başladı! İstanbul’da trafik trafik yoğunluğu oluştu

İstanbul’da okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin eğitime başladığı haftanın ilk iş gününde trafikte yoğunluk yaşanıyor.
Megakentte 2025-2026 eğitim öğretim yılı kapsamında okul öncesi eğitim ile ilkokul birinci sınıf öğrencilerine yönelik uyum haftası başladı.

Okul servislerinin de yola çıktığı haftanın ilk iş gününde kent genelinde sabah saatlerinden itibaren trafikte yoğunluk yaşanıyor.
Anadolu Yakası’nda D-100 kara yolu Ankara istikametinde Göztepe mevkisinden başlayan trafik yoğunluğu, aralıklarla Maltepe’ye kadar etkili oluyor. Karşı yönde Kartal, Maltepe, Bostancı ve Kozyatağı mevkilerinde de araçlar ağır ilerliyor.

Denizli’nin Buldan ilçesindeki orman yangınına müdahale sürüyor

TEM Otoyolu’nda ise Ankara istikametinde Ataşehir’de, Edirne yönünde Sultanbeyli ile Dudullu arasında trafik yoğunluğu yaşanıyor.
Anadolu Yakası’ndan Avrupa Yakası’na geçişlerde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ndeki yoğunluk Uzunçayır’a, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde de Ataşehir’e kadar uzuyor.
Avrupa Yakası’nda da D-100 kara yolunun Ankara yönünde Beylikdüzü, Avcılar, Yenibosna, Cevizlibağ, Haliç Köprüsü ve Mecidiyeköy mevkilerinde yoğunluk gözleniyor.

TEM Otoyolu’nun Ankara istikametinde Esenyurt, Mahmutbey gişeleri ve Gaziosmanpaşa mevkilerinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.
Öte yandan İBB Cep Trafik verilerine göre kent genelindeki trafik yoğunluğu, yüzde 62 seviyelerine kadar yükseldi.

Denizli'nin Buldan ilçesindeki orman yangınına müdahale sürüyor

Denizli’nin Buldan ilçesindeki orman yangınına müdahale sürüyor

Denizli’nin Buldan ilçesinde 5 gündür devam eden yangına müdahaleler devam ediyor. Yangının 4. gününün öğle saatlerinde şiddetli rüzgarın etkisiyle büyüyen yangın, Buldan’ın Bölmekaya Mahallesi’ne kadar ulaşmıştı.

Bölgede bulunan polis, jandarma, komando ekipleri mahallede bulunan vatandaşları ve hayvanları tahliye etmişti.
Okullarda uyum haftası başladı! İstanbul’da trafik trafik yoğunluğu oluştu

Rüzgarın da etkisiyle hızla ilerleyen yangın, köyün çevresindeki ormanlık alanlara ve tarlalara sıçradı. Bölgeye çok sayıda helikopter, arazöz, itfaiye ekipleri, TOMA araçları ve personel görevlendirilmişti. Aynı zamanda dumandan etkilenen vatandaşlar, ambulanslarla çevre hastanelere sevk edilmişti. Gece saatlerinde mahalle çevresindeki yangın kontrol altına alındı. Bölgede yapılan incelemelerde yanan ev olmadığı tespit edildi. Mahallede içerisinde bulunan birkaç evin çatısına rüzgarla taşınan alevlerden küçük hasarlar aldığı görüldü.

Mahalle içerisinde incelemelerde bulunan Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, vatandaşlarla bir araya geldi. Vali Coşkun, durum hakkında hem bilgi aldı hem de bölgede ki yangın ile ilgili yapılan çalışmaları anlattı.

“CİĞERLERİMİZ YANDI, OKSİJENSİZ KALDIK ARTIK”
Bölmekaya Mahallesi’nde ikamet eden Erdal Kara, “Allah’a şükür, şu anda zararımız yok. Birkaç tane evin çatısı yandı. O anda ise itfaiye ekipleri müdahalelerde bulundular. Bütün ekipler buradaki hayvanlarımızı tahliye etti. Hepsinden Allah bin kere razı olsun. Şu anda bu bölgede bazı evlerde çok hafif hasarla atlattık. Ormanlarımız yandı, ciğerlerimiz yandı. Oksijensiz kaldık artık. Burası yemyeşil bir vadiydi, çok güzeldi. Daha ne diyebilirim, Allah’ım daha kötü olay başımıza vermesin. Yangın daha da büyümesin diye bazı noktalarda ağaçları kestiler. Canla başla mücadele ettik. Şu anda köyümüzde yanan bir ev yok. Yoğun müdahaleler sonucu köyümüzdeki yangın söndürüldü” diye konuştu….

‘Aralıklı oruç’ta kalp riski

‘Aralıklı oruç’ta kalp riski

Aralıklı oruç diyeti, yemek yemeyi genellikle 8 saatlik bir zaman dilimine sıkıştırır, kalan 16 saati ise açlık süresi olarak bırakır. Bu diyette ne yediğiniz değil, hangi sürede yediğiniz önem taşır. Ancak BBC’de yayınlanan haberde, yemek yemeyi günde 8 saatle sınırlayan kişilerin kalp ve damar hastalıklarından ölme riskinin yüzde 135 daha yüksek olduğu belirtildi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Buğra Özkan’ın araştırmasında da günlük tüm gıdasını 8 saatten az sürede alan bireylerin kardiyovasküler hastalıktan ölme riskinin yüzde 91 daha yüksek olduğu bildirildi.
İlginizi Çekebilir
Tanınmış Hintli endokrinoloji uzmanı Prof. Dr. Anoop Misra da günlük gıda alımını 8 saatle sınırlayan, zamana yaymayan aralıklı oruç diyetinin diğer sakıncalarını hatırlattı: “Besin eksikliği, kolesterol artışı, aşırı açlık, sinirlilik, baş ağrısı ve zamanla uyumun azalması. Ayrıca diyabet hastalarında kontrolsüz oruç tutmak kan şekerinde tehlikeli düşüşlere yol açarken abur cubur tüketimini teşvik eder. Yaşlılarda ve kronik rahatsızlığı olan kişilerde ise uzun süreli oruç, kas kaybını hızlandırır.”
‘Ne yediğiniz daha önemli’
Çin’deki Şanghay Jiao Tong Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden epidemiyolog Prof. Hao Zhong, insanın ne yediğine odaklanmasının, ne zaman yediğinden daha önemli olduğunu söyledi. Ayrıca kalp ve diyabet hastalarının 8 saatlik bir beslenme aralığı konusunda dikkatli olmaları gerektiği uyarısını yaptı. Kişinin sağlık durumuna göre “kişiselleştirilmiş diyet” yapması gerektiğini belirten Zhong, “Sağlıklı beslenmede en güvenilir yöntem, saate değil, gıdaların türüne odaklanmak” dedi.
‘GLP-1’ler ömrü uzatıyor’
İspanya’da düzenlenen Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin konferansında sunulan yeni bir araştırmaya göre, “GLP-1 agonistleri” olarak bilinen kilo verme ilaçları, kalp hastalarının hastaneye yatırılma ve erken ölüm riskini yüzde 58’e kadar azaltabiliyor. Kilo verme ilaçları, tokluk hissi yaratan Glukagon Benzeri Peptit-1 (GLP-1) hormonunu taklit ediyor ve başlangıçta diyabet tedavisi için geliştirilmişti. Ancak son yıllarda obezite tedavisinde de kullanılıyor. Birçok Hollywood ünlüsü de kilo vermek için bu ilaçları kullanıyor.
‘Suç kaydı’ var ama dışarıdalar…

Reklam
Türkiye’de ‘mpox’ iddiası

Türkiye’de ‘mpox’ iddiası

Türkiye’de bulaşıcı maymun çiçeği (mpox) hastalığı görüldüğü iddia edildi. Euronews’ün haberine göre, İngiltere’nin sağlık sistemi NHS’ye bağlı “Travel Health Pro” adlı web sitesinde yayınlanan uyarıda şöyle denildi: “Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Türkiye’de 7 Ağustos 2025’te tespit edilen bir ‘Ib kladı’ maymun çiçeği vakası açıkladı. Vakanın Birleşik Arap Emirlikleri’ne seyahat geçmişi olduğu bildirildi.” Bu nedenle NHS’ye bağlı seyahat yönergelerinde Türkiye’ye gidecek turistler için “maymun çiçeği” uyarısının yayınlanması üzerine de İngiliz basını alarma geçti. İngiliz basını ve uzmanlar, Türkiye’ye gidecek turistlerin maymun çiçeği gibi salgınlara karşı “ekstra önlemler almaları” çağrısında bulundu.
İlginizi Çekebilir
Yeni bir uyarı
Ancak bu iddia için Türkiye cephesinde Sağlık Bakanlığı’ndan henüz bir açıklama yapılmadı. Türkiye’de ilk ve resmi olarak tek maymun çiçeği vakası 2022’de duyurulmuştu. O dönemde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’de ilk maymun çiçeği vakasının 30 Haziran 2022’de görüldüğünü ve 37 yaşındaki hastanın tedavi edildiğini açıklamıştı. Türkiye’de 2024’te bir mpox vakası daha görüldüğü iddiası ise Sağlık Bakanlığı tarafından yalanlanmıştı. Son uyarılar da DSÖ’nün 23 Ağustos tarihli son güncellemesiyle geldi. DSÖ’nün “Maymun Çiçeği Küresel Trendler” sayfasında Türkiye’de 7 Ağustos’ta seyahat kaynaklı bir mpox vakası görüldüğü yazıldı.
‘Bir erkekte görüldü’
Türkiye’de geçen ay yetişkin bir erkekte mpox tespit edildiği, bu hastanın yakın zamanda Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) ziyaret ettiği öne sürülüyor. Hastanın enfeksiyona seyahatte yakalandığı iddia ediliyor. DSÖ’nün kayıtlarında, Türkiye’de Ocak 2024’ten beri 3 maymun çiçeği vakasının saptandığı ve bunlardan birinin son 6 hafta içinde kayda geçtiği ifade ediliyor. Ancak vakaların Türkiye’de yerleşik insanlarda mı oluştuğu belirtilmiyor. Öte yandan İngiltere’de bir yılda 16, Almanya’da ise 11 vakanın görüldüğü de kaydediliyor.
Temasla geçiyor
Maymun çiçeği, bilimsel adıyla mpox (monkeypox) daha çok Afrika’da görülen bulaşıcı bir enfeksiyon. Çiçek hastalığına benziyor. İlk 1958’de maymunlarda tespit edilen hastalık, kemirgenler gibi diğer hayvanlardan da geçebiliyor. Vücut sıvılarına temasla bulaşıyor. İnsandan insana da yakın temas ve solunum damlacıklarıyla geçiyor. Enfekte kişinin deri döküntüleri, bulaş riskini artırıyor. Çiçek aşısının bazı türleri mpox’a karşı koruyor. Mpox’ta destekleyici tedavi uygulanıyor. Hastalar, izole ediliyor. Seyahatlar, hastalığı yayıyor. Mpox’un Türkiye’de görüldüğü iddia edilen ‘Klad Ib’ virüsü, Batı Afrika kökenli ve ölüm oranı düşük bir formu temsil ediyor. Ancak bulaşması kolay oluyor. Mpox’a karşı özellikle seyahatlerde hijyene çok önem verilmesi gerekiyor.
Milyonluk evde gizli bomba! Fotoğrafla fark edildi: ‘Her yere yayılmış, hastayım sandım’…

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Münasebetlerimize ivme kazandıralım

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Münasebetlerimize ivme kazandıralım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün (ŞİÖ) 25. Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi kapsamında Çin’e aralarında bakan ve bürokratların olduğu geniş bir heyetle gitti. Cumhurbaşkanı’na Çin ziyaretinde eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat eşlik etti. Heyette ayrıca MİT Başkanı İbrahim Kalın ile Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de yer aldı. Erdoğan, dün akşam Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in liderler onuruna verdiği akşam yemeğine katıldı.
Şi ile görüştü
Erdoğan,ikili temasları kapsamında da Çin Devlet Başkanı Şi ile görüştü. Erdoğan, görüşmede özetle şunları söyledi: “Değerli dostum, zirveye özel davetiniz için teşekkür ediyorum.Teşkilatın çalışmalarına somut katkılarımızı sürdürmek arzusundayız. Gerek şahsınıza gerek Çin ile ilişkilerimize büyük önem atfediyorum. Karşılıkla ziyaretlerle münasebetlerimize ivme kazandıralım diyorum.”

Türkiye’de yatırım
İletişim Başkanlığının açıklamasınagöre; Cumhurbaşkanı Erdoğan,özellikle dijital teknolojiler, enerji, sağlık ve turizm alanlarının potansiyelinin büyük olduğunu, bu minvalde Çin firmalarının Türkiye’de yatırım yapmaları hususunda eş güdümün artırılmasının fayda sağlayacağını ifade etti. Erdoğan, Orta Koridor ile Yol ve Kuşak Girişimi’nin uyumlaştırılması için müşterek adımlar atılmasının önemli olduğunu belirtti.
Görüşmede iki ülke arasında mevcut istişare ve iş birliği mekanizmalarının düzenli aralıklarla işletilmesinde mutabık kalındı. Gazze’deki son durum, Ukrayna-RusyaSavaşı, Suriye’nin kalkındırılmasına yönelik atılabilecek ortak adımlar da ele alındı.

Şİ’DEN SICAK MESAJLAR
Çin Dışişleri Bakanlığı, Şi ile Erdoğan’ın görüşmeleriyle ilgili açıklama yaptı. Buna göre Şi, görüşmede,“Çin ve Türkiye, bağımsızlık ruhuna sahip yükselen büyük ülkeler ve ‘Küresel Güney’in önemli üyeleri” dedi Şi, “İki ülke stratejik iş birliğini yeni bir seviyeye taşıyarak daha adil ve eşit bir küresel yönetim sisteminin inşası için birlikte çalışmalı” ifadesini kullandı.
‘SİNERJİ YARATMALIYIZ’
Gelecek yılın Çin-Türkiye diplomatik ilişkilerinin kurulmasının 55. yılı olduğunu hatırlatan Çin Devlet Başkanıiki tarafın bu vesileyi bir fırsat olarak görüp ilişkilerini yeni bir seviyeye taşımasını umduğunu belirterek, şunları kaydetti:
“Öncelikle karşılıklı siyasi güveni güçlendirmeli, temel çıkarları ve kaygıları ilgilendiren konularda birbirimiz desteklemeli ve terörle mücadele ile güvenlik iş birliğini geliştirmeliyiz. İkinci olarak pratik iş birliğini geliştirmeli, Kuşak ve Yol Girişimi ile Orta Koridor Girişimi arasında sinerji yaratmalıyız. Çin-Avrupa yük trenlerinin güney koridorunu ilerletmeliyiz.”

KKTC İLE DAYANIŞMA MEMNUNİYETİ
Cumhurbaşkanı, Pakistan Başbakanı Şerif’i kabul etti. Erdoğan, Türkiye ile Pakistan’ın birçok alanda iş birliğini geliştirmek için gayret gösterdiklerini ifade etti. Türkiye’nin, Pakistan ile KKTC arasında ilişkilerin geliştirilmesinden memnuniyet duyduğunu dile getiren Erdoğan, bu dayanışmayı takdirle karşıladıklarını belirtti. Erdoğan, İsrail’in Gazze’deki soykırım politikasını genişletmek istediğini, Türkiye’nin bu soykırıma karşı Pakistan ile aynı çizgide durduğunukaydetti.

HEYETTE BAKANLAR DA VARDI
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmesinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve MİT Başkanı İbrahim Kalın da yer aldı.
ERDOĞAN, ÇİN’İN EN BÜYÜK GAZETESİ İÇİN YAZDI: BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kaleme aldığı ‘Barış ve Adalet İçin Ortak Yol’ konulu makalesi, Çin’in önde gelen yayın kuruluşlarından People’s Daily’de Çince ve İngilizce olarak yayımlandı. Erdoğan, “Gazze konusunda Türkiye’nin tavrı nettir çünkü siyasetimizin merkezinde insan ve insan hakları vardır. Sivil halkın güvenliği, insani yardımlara kesintisiz erişim ve kalıcı bir ateşkes için yürüttüğümüz çalışmalar artarak devam ediyor. Bölgesel barış için atılan adımlar çok cepheli olmalıdır. Türkiye, tarih boyunca köprüler kuran ve medeniyetleri yan yana getiren bir ülke olmuştur. Dış politikamızın temelinde güven tesis etmek, iletişim kanallarını açık tutmak ve krizleri çözme kararlılığını göstermek yatmaktadır. Bu anlayışla hem bölgemizin hem de küresel toplumun istikrarına önemli katkılar sunuyor; barışın, istikrarın ve diyaloğun egemen olması için yoğun gayret gösteriyoruz” dedi. Çin ile ilişkilerin derinleşeceğini belirten Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşı için ise “Barışın kaybedeni olmaz” ifadelerini kullandı….

'Adayımı bırak, sandığı getir'

‘Adayımı bırak, sandığı getir’

‘Karşınızda duramıyorlar’ “AK Parti’nin bir kara düzeni var. Zengini zengin eden, yoksulu git gide yoksullaştıran, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmakla övünemeyecek hale getiren, oy zamanı hatırlanan sonra sırt çevrilen bir düzen. Beş yılda bir oy almak için her şeyi yapan bir düzen var. Artık sizin karşınızda duramıyorlar. Sokağa çıkabiliyorlar mı? Pazar gezebiliyorlar mı? Esnaf gezebiliyorlar mı? serin salonlarda kendi atadıklarına kendini alkışlatan ve bu milletten kaçan bir iktidar var. Son anketlerde yüzde 28.5’ten 29 oy oranıyla orada oturmaya çalışıyorlar. Açıkça ifade ediyorum. Ey Erdoğan, yüzde 29 ile seni orada oturtmam. Sinop’tan seslenelim; Silivri’deki de duysun, Ankara’daki de duysun. ‘Ey Erdoğan, ben milletim, milli iradeyim. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum. Adayımı bırak, sandığı getir. Sandık gelecek, sen gideceksin. Hodri meydan”
10 bin TL okul yardımı
“Biz iktidarda olduğumuzda belli bir gelir seviyesinin altındaki bütün ailelere asgari ücret, hatta en düşük devlet memuru maaşının altında geliri olan tüm ailelere, öğrenci başına bugünkü parayla 10 bin TL okula dönüş ya da okula başlama yardımı her sene ağustos sonunda yatıracağız. Söz veriyoruz. Aday olarak her birimiz bu ülkeye vaatte bulunuyoruz. Adalet vadediyoruz. Demokrasi vadediyoruz. Zenginlik vadediyoruz. Kutuplaşma yerine kucaklaşmaya varız. Gençlere, yasaksız bir Türkiye, vizesiz bir Avrupa vadediyoruz. Kavga yerine barış vadediyoruz. Avrupa Birliği’ne tam üyelik vadediyoruz. Türkiye’yi yeniden ayağa kaldırmayıvadediyoruz”
ADALET BAKANI’NA SORU ÖNERGESİ:İKİLİ HUKUK SİSTEMİ Mİ VAR?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.“Siyasi parti genel başkanlarının yazılı soru önergesi vermesi, siyasi tarihimizde çok örneği olan bir durum değildir” diyen Özel, “Ancak siyasi alanda size yönelttiğim tüm sorulara, ‘Türkiye bir hukuk devletidir’ şeklinde yanıt verdiğiniz için yazılı önerge halinde yöneltmek durumunda kaldığım sorularımın, Anayasa’nın 98’inci maddesinde öngörülen on beş günlük süre içinde yanıtlanmasını talep ediyorum” ifadesini kullandı.
‘Neden işlem yapılmıyor?’
Soru önergesinde yer alan bazı sorular şöyle: “Türkiye’de iktidara yakın olanlara farklı, diğer vatandaşlara farklı uygulanan, ikili hukuk sistemi mi işletilmektedir? Yargı bağımsız ve tarafsız ise, Cumhuriyet Halk Partili belediyeler hakkında bir şikayet beyanı, bir gizli tanık ifadesi tutuklama gerekçesi sayılırken, Adalet ve Kalkınma Partili belediyeler hakkındaki iddialara ilişkin neden işlem yapılmaktadır?” ● ANKARA Milliyet…

Reklam
Yaz ekime kadar sürecek! Sıcaklıklar bu hafta 1-2 derece düşüyor ama...

Yaz ekime kadar sürecek! Sıcaklıklar bu hafta 1-2 derece düşüyor ama…

Eren Koca / Haber Merkezi – Türkiye genelinde serin hava son birkaç gündür yerini tekrar sıcak ve nemli havaya bıraktı. Yaz ayının ne kadar süreceği merak konusu olurken, CNN TÜRK Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen, artık aşırı sıcak hava dalgasının olmayacağını belirtti. Prof. Şen, gelecek günlerden itibaren havanın nasıl olacağı ile ilgili öngörülerini paylaştı:
İlginizi Çekebilir
Yağışsız sonbahar
“Bugünden (pazartesi) itibaren İstanbul dahil yurt genelinde sıcaklıklar 1-2 derece azalacak. Sıcaklıklar ortalamanın altına düşmeyecek. İstanbul’da sıcaklık 32 derece civarında olacak. Ekime kadar da yaz devam eder. Hatta ekimin ortasına kadar sıcak bahar havası olur. Ancak yağış yok. Yağış olmaması kötü. Türkiye’nin artık su üzerinde konuşması lazım. Su seferberliği yapılması lazım. Artık meteorolojik kuraklığı geçti. Türkiye’de yağışlar yüzde 74 azalmış. Son 65 yılın da en kurak ve sıcak dönemini yaşıyoruz. Artık tarımsal kuraklık başlayacak. Çiftçiler ekin ekemeyecek. Çünkü toprak nemlenmedi.”
Kış nasıl geçecek
Prof. Orhan Şen kış tahminiyle ilgili de şunları dedi: “Bu yıl, Ağustos 2025 ayı verilerine göre Dünyada zayıf bir La Nina evresinin etkisini görüyoruz. Son tahminler ayrıca daha zayıf bir Kutup Girdabı’na (Polar Wortex) işaret ediyor. Bu da kuzey kutbundaki soğuk havanın orta enlemlere sarkacağını ve ABD, Kanada ve Avrupa üzerinde daha soğuk kış günlerine olanak vereceğinin işareti. Bu yılki kış tahmininde ana faktör, Pasifik’teki zayıf bir La Niña olayı olacak, ancak Kutup Girdabı’nın kış başı ve ortasında da önemli bir rol oynamasını bekliyoruz.”…

‘Suç kaydı’ var ama dışarıdalar

‘Suç kaydı’ var ama dışarıdalar

Eren Koca – İstanbul, Sarıyer’de Boğaziçi Üniversitesi kampüsü, geçen cumartesi günü akşam kan donduran bir cinayete sahne oldu. Ayberk Kurtuluş(15), düğün salonu olarak da kiralanan Güney Kampüsü Kale Kapısı’nda eski kız arkadaşı Hilal Özdemir’i(15) silahla ateş ederek öldürdü. Kurtuluş daha sona intihar etti. Özdemir’in cinayetin yaşandığı Kennedy Lodge isimli yerdeki düğünde organizasyon firmasının personel ekibinde 15 yaşında olmasına rağmen garson olarak çalıştığı öğrenildi. Katil, Hilal’in telefonunda kayıtlı canlı konumunu takip ederek yanına gittiği belirlendi. Ayrıca katilin kullandığı silahın ruhsatsız olduğu da ortaya çıktı.
İlginizi Çekebilir
Hilal okul değiştirdi
Hilal’inbir süre önce Ayberk Kurtuluş’tan ayrılmak istediği, zanlının Özdemir’i takıntı haline getirip takip ettiği iddia edildi. Hilal’in ailesine söylemesi üzerine Gaziosmanpaşa’da eğitim gördüğü devlet okulundan kaydının alınıp, Kağıthane’deki bir okula kayıt yaptırıldığı öğrenildi.
‘Düğüne geldim’ dedi
Olay günü Hilal’i arayan Kurtuluş’un, “Son kez görüşelim” dediği, Özdemir’in kendisine yarı zamanlı olarak çalıştığı kafenin konumunu attığı, Kurtuluş’un da aracıyla kampüse “Düğüne geldim” diyerek arama yapılmadan kampüse girdiği ortaya çıktı.
İki kez de aranmadı
Cinayetin işlendiği gün öğle saatlerinde kampüs içerisinde buluşan Özdemir ile Kurtuluş’un tartıştıkları, o sırada yanlarına gelen başka bir kadının Kurtuluş’u itmesi üzerine, Ayberk Kurtuluş’un aracına binerek uzaklaştığı ortaya çıktı. Akşam saatlerinde tekrar aracıyla kampüse gelen Ayberk Kurtuluş’un güvenlik görevlilerine yeniden düğüne geldiğini söyleyerek, ikinci kez aranmadan içeri girdiği belirlendi. Kampüs girişinde, düğünlerde X-ray araması yapılmadığı da iddia edildi. Kurtuluş’un, uyuşturucu ve basit yaralama gibi 24 ayrı suç kaydının olması büyük tepki çekerken benzer olayları da akıllara getirdi.
Hilal’i “elini kolunu sallayarak” üniversiteye giren,24 suç kaydı olan biri tarafından öldürülmesi benzer cinayetleri akıllara getirdi. Ayşe Tokyaz,Saliha Akkaş, Orhan Doğan, polis memuru Şeyda Yılmaz suç kaydı kabarık kişiler tarafından katledildi. Son yıllarda bu kişilerin işlediği cinayetler de arttı. Milliyet suç kaydı kabarık bu kişilerinsokaklarda nasıl olaşabildiğini uzmanlarına sordu…
‘Potansiyel var diye içeride tutamazsın’
Emekli hakimler çok sayıda suç kaydı olan şüphelilerin nasıl serbest kalarak topluma karıştıklarını Milliyet’e değerlendirdi.
Emekli Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Recep Karaman: 18 yaşına kadar işlenen suçlar tekerrür esas alınmaz. Bir suçlunun 20-30 tane sabıkasının olmasından daha önemli olan tekerrür dediğimiz 5 yıllık süre içinde suç işlediği takdirde oluyor. Kişinin çok sabıkası var diye içeride tutmaya imkân yok. Her cezanın infazı değerlendirilir. Şartlı tahliyesi ya da infazı bittiğinde bırakılır. Hâkim infazla ilgili bir vicdanı karar veremez. Burada ilk yapılan hata infaz ile ilgili düzenlemeler ve çıkarılan af kanunları. Ceza kanunundaki belirlenen cezalar yerinde ancak ceza kesinleştikten sonra infaza geçildiğinde verilen ceza tam uygulanmazsa tahliye ya da denetimli serbestlikte mahkumlar bırakılıyor. Şartlı tahliye ya da denetimli serbestlik süresi içinde kişi suç işlemezse bu süreler dolduktan sonra sadece yeni işlediği suçun cezası çektiriliyor. Yani ilk af kanunu çıkarıldığında hata yapıldı, peşinden yeni af kanunları, infaz ve denetimli serbestlik düzenlemeleri yapıldı.
15 YAŞINDA KIZ ÇOCUĞUYDU…
15 yaşında bir düğünde garson olarak çalıştırılan Hilal’ın cenazesi dün düzenlenen tören ile İstanbul Cebeci Mezarlığı’nda toprağa verildi.
‘Tutuksuz yargılama esastır’
Milliyet’e konuşan emekli hâkim Hayri Kılıç: Bir sanığın GBT’si işlediği son suçun cezasıyla ilgili değerlendirme yapılırken alt sınırdan uzaklaşıp üst sınırdan ceza verilmesinde etkilidir. Asıl olan sabıka kaydıdır. Sabıka kaydı kabarıksa tekrar suç işleyeceği görüşüne neden olur caydırıcı olması için alt sınırdan uzaklaşıp üst sınıra yakın ceza verilebilir. Şüpheli bir soruşturma geçirmiş olabilir ama o suçların tamamını işlediğine dair kesin bir mahkûmiyet hükmü ortaya çıkmış değildir. 10-15 tane soruşturma geçirmiştir ama henüz o davalar devam ediyordur veya takipsizlikle sonuçlanan, süreci devam eden vardır. Sabıka kaydında görünmüyordur. Sabıkası vardır 30 yıldan ama önüne gelen dosya basit yaralamadır, içeride tutamazsın. Basit yargılamada erteleme mecburiyeti var zaten. Olayda tutuklamanın koşulları varsa takdiren tutuklanır. Aslında ceza yargılamasında tutuksuz yargılama esastır. Tutuklama istisnadır. Ve çocuk suçlularda kolay tutuklama olmuyor. Potansiyeli var diye içeride tutamazsın. Bu tür algıları ortadan kaldırmak için kanuni düzenlemeler şart. Sık sık af çıkarılması, infaz kanunlarına ve ceza kanunlarına müdahale edilerek cezaların artırılıp eksiltilmesi toplumda cezasızlık duygusunu yaygınlaştırıyor.
Sabıka ile aynı şey mi?
İnfial uyandıran olaylarda, faillerin suç kayıtları sıkça gündeme gelir. Suç kaydı, adli sicil kaydı ve arşiv kaydı farklı…
Adli Sicil Kaydı (Sabıka): Adli Sicil Kanunu’na göre, kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbirlerini içeren, otomatik olarak tutulan, gerektiğinde ilgililere bildirilen kayıtları kapsar. Bilgiler Adalet Bakanlığı’nda saklanır.
Suç Kaydı (GBT/KİHBİ): Suç kaydı, Genel Bilgi Toplama (GBT) kayıtlarıdır, Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama (KİHBİ) sistemi tarafından tutulur. İçişleri Bakanlığı’nın önleyici/idari kolluk çalışmaları için kullanılır. Her sabıka kaydı KİHBİ’de yer alır, tüm bilgiler sabıka kaydına yansımaz.
KİHBİ’deki kişiler: Aranan, kaybolan, bazı suçlara karışmış veya kamu hakları kısıtlanmış kişiler olarak tanımlanır. Sistemde kaydı bulunması, kişinin mahkûmiyet aldığı anlamına gelmez; sadece bir suça karışma veya arama kaydının bulunduğunu gösterir.
NE iLK NE SON
29 Haziran 2025: Taksim’de Orhan Doğan öldürüldü, Şüphelilerin toplam suç kaydı 82 idi.
3 Temmuz 2025: Güngören’de Reşit Ayten öldürüldü. Şüpheli Şenol K.’nın 19 suç kaydı, Ayten’in ise 20 kaydı vardı.
13 Temmuz 2025: Hemşirelik öğrencisi Ayşe Tokyaz’ı öldüren eski polis Cemil Koç’un çok sayıda suç kaydı bulundu.
6 Ağustos 2025: Meclis personeli Saliha Akkaş, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan kocası tarafından öldürüldü.
10 Ağustos 2025: Keçiören’de çiğ köfteci Hakan Çakır öldürüldü. Şüphelilerden bazılarının 5 ila 9 arasında sabıkası vardı.
22 Eylül 2024: Polis memuru Şeyda Yılmaz, 26 suç kaydı bulunan Yunus Emre Geçti tarafından öldürüldü.
24 Kasım 2024: Bahtiyar Aladağ, eşini ve yakınlarını öldürdü, saldırılar sonrası intihar etti. Çok sayıda uyuşturucu suçundan kaydı olduğu belirlendi.
19 Kasım 2024: Eyüpsultan’da yakalanan şüphelilerin toplam 25 suç kaydı ortaya çıktı.
21 Temmuz 2024: Avcılar’da öldürülen Serdar Ala’nın 25, şüphelilerin ise 37 suç kaydı olduğu tespit edildi….

Balıkçılar 'Vira Bismillah' diyerek denize açıldı ve ilk hasadını yaptı

Balıkçılar ‘Vira Bismillah’ diyerek denize açıldı ve ilk hasadını yaptı

15 Nisan’da başlayan av yasağının bu gece sona ermesiyle balıkçılar, gece yarısından itibaren denize açılarak yeni sezonun ilk balıklarını avlayacak. Yeni sezonun açılışı nedeniyle düzenlenen törene Vali Gül’ün yanı sıra, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar ve balıkçılar katıldı. Program Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile devam etti. Ardından halk oyunları gösterileri sahnelendi. Açılış töreni, ava çıkacak balıkçılar için okunan dua ile sona erdi.
İlginizi Çekebilir
‘BALIKÇILIK SEKTÖRÜMÜZ DAHA DA GÜZEL OLACAK’
İstanbul Valisi Gül, “İstanbul’da 3’ncü etkinlik bu. 3 senedir daha doğrusu bu etkinliğe katılıyoruz. İlk ikisinde Cumhurbaşkanımız katılmıştı. Şimdi yurt dışında olduğu için katılamadı. Her birinizi selamlarını, sevgilerini iletti. Sürdürülebilirlik diyoruz. Bizim nesilde hepimizin kitaplarında okuduğu şu altın yumurtlayan tavuk meselesi vardı. Altın yumurtlayan tavuk aslında balıkçılık sektörünü çok güzel anlatıyor. Biz kuralları koymazsak, kuralları uygulamazsak ya da kuralları herhangi bir sektörün, herhangi bir kesimin söylediği gibi yaparsak altın yumurtlayan tavuğu kesmiş olacağız. O açıdan keşfedilmeyen hiçbir şey yok. Bilinmeyen hiçbir şey yok. Sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin komisyonu başta olmak üzere tarım bakanlarımız, sektör, odalarımız, bu işi balıkçılık yapan esnaf arkadaşlarımız, hepiniz biliyorsunuz. Zaman içerisinde doğa da imkan sağladığı müddetçe bu sorunlar birer birer çözülür. Hiçbiri hiçbirinden alternatifli değil. Bu ne demek? Şu demek. Denizler kirli diğer kurallar uygulanmazsın. Ya da trafikle ilgili problemimiz var. Gemilerle ilgili, teknelerle ilgili sınırlama olmasın. Hem denizlerimiz temiz olacak. Hem avlanma araçlarımızın bir standardı olacak. Hem zamana uyacağız. Hem de aynı zamanda nerede avlanacağımızı kendi içimizde belirleyerek bunlara uymuş olacağız. Son yıllarda gerek teknelerin yapıldığı tersaneler, gerek teknelere verilen yakıt, gerekse de sektöre verilen balıkçı barınakları başta olmak üzere limanlarımız, satış yerleri, her biri bir öncekinden daha iyi. Yeter mi? Yetmez. Halen ihtiyaç var mı? Halen ihtiyaç var. Ama her alanda olduğu gibi balıkçılık sektöründe de ülkemizin, İstanbul’umuzun bugünü dünden daha güzel. Ama yarını da bugünden daha güzel olacak. Ben bu vesileyle sezonu hepimize, İstanbul’umuza, Türkiye’mize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

BALIKÇILAR İLK HASADINI YAPTI
Balıkesir’in Bandırma ilçesinde, yaklaşık 5 ay süren av yasağının sona ermesiyle “vira bismillah” diyerek denize açılan balıkçılar ilk hasadını yaptı.
Bandırma Körfezi’nde av yasağının kalkmasıyla Marmara Denizi’ne açılan Bandırmalı balıkçılar, yaklaşık 500 kasa sardalya yakaladı.
Yakalanan sardalyalar, Bandırma Su Ürünleri Hali’ne getirildikten sonra Bursa ve İstanbul’a gönderildi.
Balıkçılardan Emin Gürer, ilk hasadı yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Denizde bol miktarda sardalya gördüklerini belirten Gürer, “Diğer balık türleriyle ilgili henüz bir gelişme yok. Bandırma Körfezi’nde bol miktarda sardalya yakaladık. Sezon genelinde sardalya, hamsi ve istavrit bol olacak.” dedi.

ORDU’DA BALIKÇILAR “VİRA BİSMİLLAH” DİYEREK SEZONA BAŞLADI
Ordu’da balıkçılar, denizlerde av yasağının sona ermesiyle “vira bismillah” diyerek Karadeniz’in mavi sularına ağlarını bıraktı.
Fatsa ilçesindeki limanda yeni sezon hazırlıklarını tamamlayan balıkçılar için Kur’an-ı Kerim okundu, dua edildi.
Yakınları tarafından denize uğurlanan balıkçılar, halatları çözerek teknelerinin motorunu çalıştırdı.
Karadeniz’in mavi sularına ağlarını bırakan balıkçılar, istavrit, mezgit ve barbun yakalayarak sezona başladı.
Tekne kaptanı 65 yaşındaki Emin Uçan, gazetecilere yaptığı açıklamada, bu sezon hamsinin bol olmasını beklediklerini söyledi.
İstavritten de beklentilerinin olduğunu belirten Uçan, denizdeki yeni av sezonunun güzel geçmesi halinde tüm balıkçıların sevineceğini dile getirdi.
Balıkçı Aydın Tel de tüm meslektaşlarına bereketli bir sezon temenni ederek, ağlara ilk olarak istavrit ile mezgit geldiğini anlattı.
Fatsa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı İlhami Demirtürk ise “vira bismillah” diyerek sezonu açtıklarını vurgulayarak, “İlk ağımızı denize attık. Bereketli geçti. Bu seneki sezonda palamut az ama hamsi ve istavrit güzel ve bol bir şekilde var. Bu sene herkesin yüzünü Cenabı Allah güldürecek.” dedi.
Kazasız ve iyi bir sezon geçmesini dileyen Demirtürk, şu anda ağlarda istavrit, mezgit ve barbun bulunduğunu, söz konusu çeşitlerin bu sezon için güzel göründüğünü sözlerine ekledi.
Afganistan’da şiddetli deprem! 250’den fazla kişi öldü
ABD’de gözaltındayken fenalaşan Türk bisiklet taksi sürücüsü yaşam savaşını kaybetti…

Reklam
SON DAKİKA YANGIN HABERLERİ: Denizli-Aydın il sınırında 4 gündür devam eden yangında tahliyeler başladı

SON DAKİKA YANGIN HABERLERİ: Denizli-Aydın il sınırında 4 gündür devam eden yangında tahliyeler başladı

Denizli’nin Buldan ilçesinde 27 Ağustos Çarşamba günü başlayan yangınla mücadeleye devam ediliyor. Buldan ilçesinin Çatak Mahallesi’nde başlayan yangın Denizli il sınırlarını aşarak Aydın iline sıçramış, dün gece büyük ölçüde kontrol altına alınmıştı.
İlginizi Çekebilir
EVLER VE TARLALAR YANMAYA BAŞLADI
Bugün öğleden sonra şiddetli rüzgarın etkisiyle yeniden büyüyen yangında, dün akşam kurtarılan Buldan’a bağlı Bölmekaya Mahallesi’ndeki evler ve tarlalar yanmaya başladı.
Mahallelerde yaşayan vatandaşlar ve hayvanlar tahliye edilirken, dumandan etkilenen vatandaşlar ise sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı.
EVLER TAHLİYE EDİLDİ
Bölmekaya ve Bostanyeri mahallelerinde yangının tehdit ettiği evler, polis, jandarma, komando ve askerler tarafından tahliye edildi.
Rüzgarın etkisiyle hızla ilerleyerek bir anda köyü saran alevleri söndürmek için çok sayıda helikopter, arazöz, polis Çevik Kuvvet TOMA’ları, ilk müdahale araçları ve personel görevlendirildi.
Hızlıca müdahale edilen köy yangınında çok sayıda dumandan etkilenen vatandaş olduğu öğrenildi.Dumandan etkilenen vatandaşlar, ambulanslarla çevre hastanelere sevk edildi.
Öte yandan Buldan Göğüs Hastalıkları Hastanesi tedbir amacıyla boşaltıldı. Burada tedavi gören hastalar kent merkezindeki hastanelere ambulansla gönderildi.
Ebu Ubeyde’nin öldüğünü iddia etmişlerdi! İsrail Savunma Bakanı’ndan açıklama geldi
BÖLGEDEN GELEN GÖRÜNTÜLER KORKUNÇ
Yangın bölgesi ve mahallelere yangının ulaşma anları ise dron ile havadan görüntülendi.Görüntülerde yangının büyüyerek mahallelerdeki evlere ulaşması ve ekipler tarafından tahliye anları görüntülendi.Ayrıca tahliye edilen mahallelerde alevlere müdahale anları görüntülendi.
“DEVLETİMİZ TÜM İMKANLARINI SEFERBER ETTİ”
Buldan esnaflarından Hüseyin Çankır, “4 gün önce başlayan yangının bu kadar büyüyeceğini tahmin etmiyorduk. Başladığında küçük bir alandaydı, rüzgarın etkisiyle büyüdü. Buldan’daki dağlar sarp ve dik bir alanda, müdahale edilmesi oldukça zor. Devletimiz sağ olsun bütün imkanlarını seferber etti. Bölgedeki yangını önlemek için çok sayıda ekip müdahalelerde bulunuyor. Her tarafta eski çam ağaçları var ve çok çabuk yayıldı. Tek bir noktada ilerlemiyor, rüzgarın etkisiyle yangın yayıldı. Yaklaşık 9-10 kilometrelik bir alanda yani Tosunlar Mahallesi ile şu anda Sarıçalı mevkisine kadar olan bir hat tamamen yanıyor. Buldan’ın merkezinde bulunan Buldan Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nin etrafında tamamen çam ağaçları var. Ormana çok yakın olduğu için tahliyesi yapılmış. İki hastanenin tahliyesi yapıldı, ön taraflarına çadırlar kuruldu. O kadar yoğun bir devlet erkanı burada ki, ekipler müdahalelerde bulunuyor. Herkes Buldan’daki orman yangınını söndürmek için seferber olmuş durumda. Yangın çok büyük, umarım en kısa sürede söndürülür” şeklinde konuştu.
VALİLİKTEN AÇIKLAMA
Valilikten yapılan yazılı açıklamada, Buldan ilçesinde devam eden orman yangınında 1209 personel, 18 helikopter, 1 uçak ve 297 araç ile müdahale çalışmalarına destek verildiği kaydedildi. Şiddetli rüzgar nedeniyle genişleyen orman yangınını kontrol altına alma çalışmalarına devam edildiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Söndürme çalışmaları orman teşkilatımız, kamu kurum ve kuruluşlarımız, belediyelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, gönüllülerimizle birlikte koordinasyon içerisinde aralıksız olarak sürdürülmektedir. Tedbir amacıyla, yangının şiddetini artırması nedeniyle Bostanyeri Mahallesi Arıklı mezrası, Bölmekaya Mahallesi ve Karadere mezrasında bulunan toplam 84 hanede ikamet eden vatandaşlarımız güvenli alanlara tahliye edilmiştir. Vatandaşlarımızın, yangınla ilgili gelişmelere dair yalnızca resmi kaynaklardan yapılacak açıklamalara itibar etmeleri önem arz etmektedir.”

KARABÜK’TE ORMAN YANGINI: İKİ MAHALLE TAHLİYE EDİLDİ
Karabük’teEflani ilçesi Saraycık köyü mevkisindeki ormanlık alanda yangın çıktı.İhbar üzerine bölgeye Orman İşletme Müdürlüğü, İl Özel İdaresi ve itfaiyeye bağlı ekipler sevk edildi. Yangına, 5 helikopter, 39 araç ve 126 personelle müdahale başlatıldı. Havadan yürütülen çalışmalara, havanın kararmasıyla ara verildi. Safranbolu ilçesine bağlı Harmancık köyü Şamlar Mahallesi tedbiren boşaltıldı. Yoğun duman oluşan bölgede ekiplerin yangını söndürme çalışmaları devam ediyor.
KARABÜK VALİSİ YAVUZ’DAN AÇIKLAMA
Karabük Valisi Mustafa Yavuz, Eflani ilçesi Saraycık köyü civarındaki orman yangınının büyük oranda çevrelendiğini, Safranbolu ilçesi Harmancık bölgesinde devam eden yangınla ilgili de mücadelenin devam ettiğini bildirdi.
Vali Yavuz, Safranbolu ilçesine bağlı Harmancık köyü Şamlar Mahallesi’nde gazetecilere yaptığı açıklamada, saat 15.00 sıralarında Eflani ilçesi Saraycık köyü ile Safranbolu ilçesinin Harmancık köyü arasında başlayan orman yangınının rüzgarın da etkisiyle yayılan seyir gösterdiğini söyledi.

Yavuz, “Bu saat itibarıyla Saraycık köyümüz civarındaki orman yangınını büyük oranda arkadaşlarımız çerçevelediler. Harmancık bölgesinde devam eden yangınla ilgili de arkadaşlarımız, hem orman teşkilatımız hem İl Özel İdaremiz hem belediyelerimizin itfaiyeleri hem de devletimizin tüm kurumlarıyla birlikte gönüllülerimizle mücadeleye devam ediyorlar.” dedi.
Yangında herhangi bir vatandaşın, bir görevlinin zarar görmemiş olmasının sevindirici olduğunu belirten Yavuz, şöyle devam etti:
“Harmancık köyümüzün bu mahallesinin akşam saatlerinde rüzgarın da etkisiyle biraz da yangının hızlı ilerlemesi nedeniyle – yaklaşık 10 hanemiz vardı, 18 vatandaşımız yaşıyordu – tahliyesini kısa süreyle gerçekleştirdik. Yangın çerçevelendikten sonra da tekrar vatandaşlarımız şu anda evlerine dönüş sağlamış oldular.
Burası daha önceki yangınlara göre biraz daha yukarı bir nokta, biraz daha kuzey bölgemiz ve biraz daha bu anlamda rakımı yüksek bölge. Havaların kurak gitmesi, iklimsel anlamdaki bazı zorluklar nedeniyle kısa sürede hemen yayılabiliyorlar.”
“Lütfen ormanlarımızı koruyalım”
Yavuz, şu an itibarıyla herhangi bir köyde veya mahallede evlerin, ikametlerin zarar görmesinin söz konusu olmadığını dile getirerek, “Ancak ormanlık alanlarımız zarar gördü. Sadece ormanlarımız yanmıyor. Ormanlarımızla birlikte içerisindeki canlılar da zarar görüyor.” ifadesini kullandı.
Karabük’ün orman varlığı açısından yüz ölçümüne oranla Türkiye’de birinci sırada olduğuna değinen Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu anlamda yeşil vatanımız, ormanlarımız da zarar görüyor. Vatandaşlarımıza her zaman sesleniyoruz; lütfen ormanlarımızı koruyalım. Ormanlarımızı bu anlamda sadece orman teşkilatımız, kolluk kuvvetlerimizin korumasına bırakmayalım. Her vatandaşımız açıkçası bu sorumluluğu üstünde ve omuzlarında hissederek, ormanlarımızın korunmasına hep birlikte destek vermemiz lazım. Ormanlarımız yandığı zaman hepimiz üzülüyoruz.”
Yavuz, bölge halkına “geçmiş olsun” dileklerini ileterek, “Bundan sonra Allah bizi daha büyük afetlerden korusun.” dedi.
Yangının çıktığı sıralarda Bartın’ın Ulus ilçesinde de yangın çıktığını ve kontrol altına alındığından bahseden Yavuz, şunları kaydetti:
“Oradan bazı hava araçları, helikopterler bölgeye sevk edildi. Hem Eflani Saraycık’ta hem Harmancık tarafına rüzgarın etkisiyle yangının yayılmasından itibaren havadan müdahale edildi. 5 helikopterimiz görev aldı. Arkasından hem ilimizden hem çevre illerden arazözler, iş makineleri, su tankerleri, itfaiye araçları sevk edildi. Personel olarak baktığınız zaman da 300’e yakın personelimiz şu anda sahada görev yapıyor.
Bu saat itibarıyla da arkadaşlarımız aynen başladıkları gibi devam ediyorlar. Tabii sürekli araç ve personel girişi oluyor. Araç anlamında da personel anlamında da herhangi bir sorun yok. Ama zaman zaman coğrafyada bazı noktalarda sıkıntılar yaşıyoruz. İnşallah kısa süre içerisinde de sabaha doğru bu çerçevelenen yangınla ilgili hep birlikte güzel haberi de sizlerle paylaşmış oluruz.”
Vali Yavuz’un açıklamasında, AK Parti Karabük Milletvekili Cem Şahin de yer aldı.
Dünyanın gözü Çin’de! Şimdiye kadarki en büyük toplantı… Erdoğan’dan kritik temaslar…