BIST 100
13.284,42 -1,67%
DOLAR
48,7779 0,09%
EURO
56,0574 0,03%
GRAM ALTIN
6.865,89 0,94%
BITCOIN
80.303,00 -1,01%
FAİZ
40,11 -1,23%
GÜMÜŞ GRAM
103,93 1,69%
GBP/TRY
65,3752 0,21%
EUR/USD
1,1486 0,09%
BRENT PETROL
99,75 -0,86%
ÇEYREK ALTIN
11.225,72 0,94%
İzmir Kapalı
İzmir hava durumu
27 °
Reklam

GÜNDEM

MİT'ten siber dolandırıcılık şebekesine operasyon

MİT’ten siber dolandırıcılık şebekesine operasyon

Gözaltına alınan örgüt mensuplarından elebaşı konumundaki Ö.Ş. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İlginizi Çekebilir
FİNANSAL GÜVENLİĞİ TEHDİT EDEN ŞEBEKEYE BÜYÜK OPERASYON
Yapılan istihbari çalışmalar sonucunda vatandaşların finansal güvenliğini tehdit eden organize bir siber dolandırıcılık yapılanması deşifre edildi.
Soruşturma kapsamında yapılan teknik incelemeler, şebekenin kişisel bilgileri kullanarak dolandırıcılık faaliyeti yürüttüğünü ortaya koydu. Ayrıca özel olarak geliştirilen yazılımlar aracılığıyla e-ticaret platformlarına otomatik sahte ilanlar yüklendiği; bu ilanlar üzerinden mağdurlara sahte dekont ve fatura gibi belgeler düzenlenerek güven duygusu oluşturulduğu ve vatandaşların bu yolla dolandırıldığı tespit edildi. İncelemelerde ayrıca ilanları ziyaret eden kişilerin IP adresi, lokasyon bilgileri ve çevrimiçi hareketlerinin de kayıt altına alındığı belirlendi.

Cezmi Baskın hakkında şoke eden taciz iddiası! Ünlü oyuncudan ilk açıklama
Yapılan çalışmalar sonucunda soruşturmaya, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) da dahil edildi. USOM’un sağladığı teknik destekle şebekenin kullandığı altyapı tespit edilirken, MASAK tarafından yürütülen incelemelerle örgütün yasa dışı gelir kaynakları ve para trafiği ortaya çıkarıldı.

Elde edilen bulgular doğrultusunda, dolandırıcılık amacıyla kullanıldığı tespit edilen yaklaşık bin 250 internet sitesi erişime kapatıldı. Gözaltına alınan örgüt mensuplarından elebaşı konumundaki Ö.Ş. de çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

MİT SİBER DOLANDIRICILIK FAALİYETİNDE DE ÖN PLANDA
Yapılan incelemede, söz konusu yapılanmanın yalnızca bireysel mağduriyetlere yol açmakla sınırlı kalmadığı, aynı zamanda ekonomik düzeni hedef alarak vatandaşların finansal güvenliğini zedelemeye yönelik girişimler içerdiği ve ulusal güvenlik açısından önem arz eden bir boyuta ulaştığı da görüldü.

MİT de yasa dışı siber faaliyetlere karşı doğrudan ve etkin bir şekilde sahada yer aldığını bir kez daha gösterdi.

250’den fazla medya kuruluşundan İsrail’e tepki: Gazze’de ölen gazeteciler için manşet protestosu!…

Küçüklükten beri aynı sınıfta ve sırada oturdular! Eş seçimleri dikkat çekti: Kaderimiz hep aynı

Küçüklükten beri aynı sınıfta ve sırada oturdular! Eş seçimleri dikkat çekti: Kaderimiz hep aynı

Tek yumurta ikizleri Nagehan ve Neslihan Kılavuz, kentteki bir düğün salonunda düzenlenen törenle Tayvanlı Hajun Hong ve YuFan Shih ile evlendi.
Dans eden ve oyun havalarıyla eğlenen çiftler, yakınlarıyla halay çekti.

Tayvanlı damatların düğünde gösterdiği performans, davetliler tarafından ilgiyle izlendi.
Nagehan Kılavuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tayvan’da 6 yıldır İngilizce öğretmenliği yaptığını söyledi.
ABD’de usulsüzlükleri ifşa etmişti! Sırra kadem basan Türk bilim insanı Furkan Dölek’in ailesi konuştu

Hajun Hong ile internetten tanıştıklarını anlatan Kılavuz, şunları dile getirdi:
“Tanışalı 9 yıl oldu. Çok zor dönemden geçtiğim bir anda tanıştık. Annem kemoterapi alıyordu. Uzaktan arkadaş olarak konuşuyorduk. Manevi olarak bana çok destek verdiği için kendisinden çok etkilendim. Tayvan’a Çince kursu almaya gittim. Birbirimizi daha yakından tanıdık. Bu zamana kadar geldik.”
İstanbul Valiliği’nden motosiklet kararı! Park alanları için yeni düzenleme

‘KADERİMİZ HEP AYNI İLERLİYOR’
Alıntı Metni
Kılavuz, eşi Hajun Hong’a “Fatih” diye seslendiğini sözlerine ekledi.
Neslihan Kılavuz ise kardeşinin Tayvan’a yerleşmesinin ardından kendisinin de Çin’e gittiğini söyledi.
Çin’de iki yıl öğretmenlik yaptığını dile getiren Kılavuz, “Daha sonra modellik ve oyunculuk yaptım. Bir özlem vardı kardeşime. En sonunda pes ettim. ‘Ben de Tayvan’a taşınıyorum’ dedim. Tayvan’a taşınınca eşimle tanıştım.” dedi.

Eşlerinin iyi anlaştığını anlatan Kılavuz, şöyle devam etti:
“Çok mutluyum. Beraber Tayvan’a yerleşmemiz beni çok mutlu ediyor. Eşim inşaat mühendisi ve restoran zinciri var. İlk başta annem ‘nasıl olacak’ diyordu. Yüz yüze gelince annem çok sevmeye başladı.”
Kılavuz, eşi YuFan Shih’e “Turan” olarak seslendiklerini söyledi.

Nagehan Kılavuz’un eşi Hajun Hong da Türkiye’yi çok sevdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
Alıntı Metni
Neslihan Kılavuz’un eşi YuFan Shih de “Türkiye çok güzel bir ülke. Şu anda çok mutlu hissediyorum. Bir gün Türkiye’ye yerleşmek istiyorum. Türkiye’yi çok seviyorum.” diye konuştu.

Nagehan ve Neslihan’ın babası Mehmet Kılavuz ise “Allah öyle nasip etti, yurt dışına gittiler. Mutluyum, damatları seviyorum.” dedi.
Anne Hatice Kılavuz da çok mutlu olduğunu, kızlarına çok güvendiğini dile getirdi.
Haber Detay Görsel Slider…

Reklam
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Çin’de Gazze çağrısı: Bebeklerin öldüğü vahşeti durduramamanın izahı yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Çin’de Gazze çağrısı: Bebeklerin öldüğü vahşeti durduramamanın izahı yok

Cumhurbaşkanı Recep Tayyp Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütünün (ŞİÖ) 25. Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi’nde konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada Ortadoğu’daki zulümlere ve uluslararası düzene değindi.
Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:Uluslararası toplum, çoğu çocuk kadın ve yaşlı 63 binden fazla Gazzelinin katledilmesine, masum yavruların açlıktan kırılmasına engel olamıyorsa hepimiz başımızı elimizin arasına alıp düşünmek mecburiyetindeyiz. Şurası bir gerçek ki bebeklerin, çocukların ve yaşlıların açlıktan öldüğü bir vahşeti 23 aydır durduramamanın hiçbir izahı yoktur ve olamaz
Gazze başta olmak üzere Filistin halkının yıllardır maruz bırakıldığı mezalim karşısında BM’yi küresel adaleti temsil eden bir platform haline getirmenin hepimizin mesuliyeti olduğuna inanıyorum.
İlginizi Çekebilir
YENİ BİR DÖNEMİN KAPILARI AÇILDI
Suriye’de kalıcı bölgesel barış ve istikrar adına tarihi fırsatlar sunan yeni bir dönemin kapıları aralandı. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliği korunmak suretiyle ayağa kaldırılması için sağlayacağımız destek bütün bölgemizin yararınadır. Komşumuz Suriye’nin güvneliğini ve toprak bütünlüğünü tehdit eden her türlü girişimin karşısında olmayı sürdüreceğiz
Orta Asya’daki kardeş ülkelerimizle çok taraflı platformlardaki yakın işbirliğimiz gelişiyor. 2025 yılında BM İklim Değişikliği Konferansı’na ev sahipliği yapma çalışmalarımız devam ediyor. Teşkilat enerji güvenliğinin artırılması projelerinde ortaklıkların geliştirilmesi açısından önemli bir platformdur.
HAYATİ ÖNEMDE
Enerji ve bağlantısallık alanındaki gelişmeleri, küresel istikrar, ekonomik kalkınma ve sürdürülebilir büyüme açısından hayati önemde görüyoruz. Sorunlara ortak çözüm bulma geleneğinin günümüzdeki temsilcisi olan Şanghay İşbirliği Teşkilatıyla işbirliğimizi güçlendirmeyi temenni ediyorum.
Türkiye’nin vizyonu tüm ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı temelinde, sorunların diyalog, diplomasi ve işbirliği ruhuyla çözülmesidir. İstişarelerimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum.
ABD basınından Türk denizaltılarına övgü: Düşman radarına yakalanmıyor, bölgesel güç dengelerini sarsacak!

FETÖ ve casusluk soruşturmasında film sahnelerini aratmayan operasyon! Kaçırılan malzemeler ele geçirildi…

Küçüklükten beri hep aynı sınıfta aynı sırada oturdular! Eş seçimleri dikkat çekti: Kaderimiz aynı ilerliyor

Küçüklükten beri hep aynı sınıfta aynı sırada oturdular! Eş seçimleri dikkat çekti: Kaderimiz aynı ilerliyor

Tek yumurta ikizleri Nagehan ve Neslihan Kılavuz, kentteki bir düğün salonunda düzenlenen törenle Tayvanlı Hajun Hong ve YuFan Shih ile evlendi.
Dans eden ve oyun havalarıyla eğlenen çiftler, yakınlarıyla halay çekti.
Tayvanlı damatların düğünde gösterdiği performans, davetliler tarafından ilgiyle izlendi.
Nagehan Kılavuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tayvan’da 6 yıldır İngilizce öğretmenliği yaptığını söyledi.
Hajun Hong ile internetten tanıştıklarını anlatan Kılavuz, şunları dile getirdi:
“Tanışalı 9 yıl oldu. Çok zor dönemden geçtiğim bir anda tanıştık. Annem kemoterapi alıyordu. Uzaktan arkadaş olarak konuşuyorduk. Manevi olarak bana çok destek verdiği için kendisinden çok etkilendim. Tayvan’a Çince kursu almaya gittim. Birbirimizi daha yakından tanıdık. Bu zamana kadar geldik.”

‘KADERİMİZ HEP AYNI İLERLİYOR’
Alıntı Metni
Kılavuz, eşi Hajun Hong’a “Fatih” diye seslendiğini sözlerine ekledi.
Neslihan Kılavuz ise kardeşinin Tayvan’a yerleşmesinin ardından kendisinin de Çin’e gittiğini söyledi.
Çin’de iki yıl öğretmenlik yaptığını dile getiren Kılavuz, “Daha sonra modellik ve oyunculuk yaptım. Bir özlem vardı kardeşime. En sonunda pes ettim. ‘Ben de Tayvan’a taşınıyorum’ dedim. Tayvan’a taşınınca eşimle tanıştım.” dedi.
Eşlerinin iyi anlaştığını anlatan Kılavuz, şöyle devam etti:
“Çok mutluyum. Beraber Tayvan’a yerleşmemiz beni çok mutlu ediyor. Eşim inşaat mühendisi ve restoran zinciri var. İlk başta annem ‘nasıl olacak’ diyordu. Yüz yüze gelince annem çok sevmeye başladı.”
Kılavuz, eşi YuFan Shih’e “Turan” olarak seslendiklerini söyledi.
Nagehan Kılavuz’un eşi Hajun Hong da Türkiye’yi çok sevdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
Alıntı Metni
Neslihan Kılavuz’un eşi YuFan Shih de “Türkiye çok güzel bir ülke. Şu anda çok mutlu hissediyorum. Bir gün Türkiye’ye yerleşmek istiyorum. Türkiye’yi çok seviyorum.” diye konuştu.
Nagehan ve Neslihan’ın babası Mehmet Kılavuz ise “Allah öyle nasip etti, yurt dışına gittiler. Mutluyum, damatları seviyorum.” dedi.
Anne Hatice Kılavuz da çok mutlu olduğunu, kızlarına çok güvendiğini dile getirdi….

AYM'den Rabia Naz kararı! Aile manevi tazminat ödenecek

AYM’den Rabia Naz kararı! Aile manevi tazminat ödenecek

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan karara göre, 2006’da dünyaya gelen ilköğretim 6. sınıf öğrencisi olan Rabia Naz Vatan, 12 Nisan 2018’de Giresun’un Eynesil ilçesindeki ikametgahlarının önünde, yol üzerinde yerde yatar vaziyette ve yaralı olarak saat 17.15 sıralarında M.K. tarafından bulundu.
M.K’nin 112’yi araması üzerine gelen ambulanstaki sağlık ekiplerince ilk müdahale yapıldı ve Rabia, Görele Devlet Hastanesi’ne götürüldü, ancak tıbbi müdahaleye rağmen aynı gün hayatını kaybetti.
Ölüme ilişkin soruşturma sürecinde başsavcılıkça, 100’den fazla kişinin ifadesine başvuruldu ancak olay aydınlatılamadı ve 2020’de “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verildi.
Bunun üzerine Rabia’nın anne ve babası, “soruşturmanın etkili yürütülmediği” iddiasıyla AYM’ye bireysel başvuruda bulundu.
Başvuruyu inceleyen Yüksek Mahkeme, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği sonucuna vararak, başvuruculara net 350 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Ayrıca, ihlal kararının ilgili başsavcılığa ve Adalet Bakanlığına gönderilmesi kararlaştırıldı.
İlginizi Çekebilir
KARARIN GEREKÇESİNDEN
AYM’nin kararında, Anayasa’nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkının, Anayasa’nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete pozitif ve negatif ödevler yüklediği bildirildi.
Devletin yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerinin usule ilişkin yönünün, “doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili bir soruşturma yürütmeyi gerektirdiği” vurgulanan kararda, olayın tüm yönleriyle araştırılmasının zorunlu olduğuna işaret edildi.
Başsavcılıkça, soruşturma sürecinde 100’den fazla kişinin ifadesine başvurulduğu belirtilen kararda, Rabia’nın okuldan birlikte çıktığı arkadaşları, çantasını bulan kişiler, günlüğünü alan kişiler gibi bazı kişilerin ifadelerinin bir kısmının 2018 yılının sonu veya 2019 yılında alındığı bildirildi. Olayın üzerinden yaklaşık bir yıl sonra ifade alınmasının, “kişilerin olaya dair ayrıntıları unutmalarına neden olabilecek kadar bir süre” olduğu aktarılan kararda, “Bu gecikmenin soruşturma sürecinde kayıtsızlık gösterildiği yönünde emare teşkil ettiği açıktır.” denildi.
Rabia’yı görenler arasında yer alan A.A.A’nın ifadesinin alınmadığı, bunun da “soruşturmada eksiklik” anlamına geldiği, olay yerinde inceleme yapan bazı polislerin de tutanaklarında çelişkiler bulunduğu ifade edildi.
Soruşturma sürecinde, “etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin ilkelerle bağdaşmayacak mahiyette bir eksiklik/boşluk bulunduğu” ve “soruşturmanın yaşam hakkının gerektirdiği derinlik ve ciddiyette yapıldığı” yorumuna yer verilen kararda, şunlar yer aldı:
Alıntı Metni…

Reklam
ABD'de usulsüzlükleri ifşa etmişti! Sırra kadem basan Türk bilim insanı Furkan Dölek'in ailesi konuştu

ABD’de usulsüzlükleri ifşa etmişti! Sırra kadem basan Türk bilim insanı Furkan Dölek’in ailesi konuştu

Çukurova Üniversitesi Fizik Bölümü’nde yüksek lisansından sonra özel bursla gittiği İsviçre’de doktorasını tamamlayan Dr. Furkan Dölek, 2023 yılında akademik çalışmaları için davet edildiği ABD’nin Virgina Tech Üniversitesi’ne gitti. Ayrıca Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde de (CERN) araştırma görevi yapan Dr. Dölek, son olarak çalıştığı ABD Enerji Bakanlığı’na bağlı Fermilab’ta iddiaya göre bazı usulsüzlükler ve güvenlik açıkları tespit etti.
Tespitlerini bakanlığa bildiren Dr. Dölek’in, baskı ve mobbinge maruz kaldığı öne sürüldü.
TESPİTLERİNİ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞTI
Öte yandan yaşadıklarını sosyal medya hesabından da aktaran Dr. Dölek, paylaşımında, “Kurumlara elimde bilimden başka bir şey olmadan girdim. Ne gördüm? Sömürülen araştırmacılar, güvenli olmayan koşullar altında çalışmaya zorlandı. Suistimal örtbas edilirken en savunmasız olanlar, korumasız kaldı. Bunu her resmi ihbar kanalından bildirdim. Koruma yerine cezalandırıldım; asılsız suçlamalar, işten çıkarılma ve tam bir kurumsal sessizlik. Sırf doğruyu söylediğim için sürekli taşınmak zorunda kalıyorum, kalacak kalıcı bir yerim yok” ifadelerini kullandı.
CERN’de çalıştı! Türk bilim insanı Dr. Furkan Dölek sırra kadem bastı: 4 gündür haber alınamıyor
Yaşadıklarıyla ilgili paylaşımlarının ardından 1 yıl önce görevinden uzaklaştırıldığı belirtilen Dr. Dölek’in, iddiaya göre, bir süre önce de vizesi iptal edildi. Sesini duyurmak için Kanada’ya tek kişilik protesto yürüyüşü başlatan Dr. Dölek’in, 5 gün önce ABD’nin Mohawk bölgesinde gözaltına alındığı ileri sürüldü.
Dr. Furkan Dölek’in ayrıca yürüyüşü sırasında fazla eşyalarından kurtulmak için çantasını attığı anların videosunu paylaştığı görüldü.
‘OĞLUMUN DEPORT EDİLMESİNİ İSTEMİYORUZ’
Dölek’in annesi Zuhal Dölek, en son 27 Ağustos’ta Mohawk bölgesine girerken görüştükleri oğlundan o günden sonra haber alamadıklarını söyleyerek, “Oğlum bir protesto yürüyüşü yapıyordu. Çünkü ülkeden yasal çıkışına izin vermiyorlardı. Hava yolundan çıkışı halinde tutuklanma ihtimali vardı, çünkü Virginia Üniversitesi çıkış belgesini vermiyordu. ‘Bunu yapmak zorundayım anne, sesimi duyurmak zorundayım, Mohawk bölgesine girmek üzereyim’ dedikten sonra bütün ilişiğimiz kesildi. Telefonları kapandı, bilgisayarları kapandı, hiçbir şekilde ulaşamadık kendisine. 5 gündür hiç haber alamadık. Çocuğum zor durumdaydı, sağlık sorunları vardı. Daha önce bir baygınlık geçirmiş, yaşlı bir kişinin yanında kalıyordu. Kaçak gözüktüğü için çalışamıyordu. Daha önce üniversiteyle mahkemelikti, mahkemeyi kazanmıştı fakat mahkeme sürecinde ülkeden çıkamıyordu, çıkmadığı için de kaçak duruma düştü. Arkadaşları kalp krizi geçirdiğini sanıp kalp masajı yaparken kaburgalarını incitmişler, yürümekte zorlanıyordu. İki çantası vardı, ‘Anne, eşyalarımı atmak zorundayım’ dedi. Çok kötü günler geçirdik, hiç haber alamadık. Amerika hükümetinden, konsolosluktan hiçbir bilgi gelmedi. Karayipler’den bir avukatın bize ulaşması sayesinde birkaç numaraya ulaştık ve gözaltına alındığını öğrendik. Oğlumun tutuklu olma ihtimali var. Devletimiz ve büyükelçimizin desteğiyle oğlumun yasal yollardan çıkışını sağlamak istiyoruz. ABD’nin yeni mülteci kanununa göre oğlumun El Salvador’da cezaevine deport edilmesini istemiyoruz, akademik kariyeri var. İnşallah oğluma sağ salim kavuşacağız” diye konuştu.
Baba Hasan Dölek ise oğlunun deport edilmeden ülkeye sağ salim gelmesini istediklerini söyledi. (DHA)

FETÖ ve casusluk soruşturmasında film sahnelerini aratmayan operasyon! Kaçırılan malzemeler ele geçirildi

FETÖ ve casusluk soruşturmasında film sahnelerini aratmayan operasyon! Kaçırılan malzemeler ele geçirildi

BOLU’nun Gerede ilçesinde, sahibi ve genel müdürünün FETÖ ve askeri casusluk soruşturması kapsamında tutuklandığı Assan Group’a ait fabrikadan, konteynerlerle bir köye kaçırıldığı belirlenen malzemeler ele geçirildi. Jandarma ekipleri tarafından teslim alınan malzemeler, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edildi.
İlginizi Çekebilir
SAHİBİ ASKERİ CASUSLUKTAN TUTUKLANAN FABRİKADAN KAÇIRILAN MALZEMELER ELE GEÇİRİLDİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında FETÖ ile irtibatlı oldukları ve askeri casusluk faaliyeti gerçekleştirdikleri gerekçesiyle ASSAN Group’un sahibi Emin Öner ile şirket genel müdürü Gürcan Okumuş tutuklandı. ASSAN Group’a ait şirketlere de soruşturma kapsamında kayyım atandı.
KÖYE KAÇIRILAN KONTEYNERLERE EL KONULDU
Soruşturma devam ederken ASSAN Group’un Gerede Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu, yıllık 850 ton TNT, 500 ton plastik patlayıcı üretimi hedeflenen tesisinden konteynerler dolusu malzemenin çıkartılarak ilçeye bağlı Nuhören köyüne getirildiği tespit edildi.
Operasyon düzenleyen ekipler, içerisinde yurt dışından getirilen malzemelerin olduğu iddia edilen konteynerlere el koydu. Olay yerinde ASSAN Group logolu araçların da bulunduğu görüldü. Vinçle kamyonlara yüklenen malzemeler, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edildi.

İstanbul Valiliği’nden motosiklet kararı! Park alanları için yeni düzenleme
Beşiktaş’ta kan donduran olay! Yeni doğan bebeğini çöpe atıp alışverişe gitti: Anne gözaltında…

Reklam
SON DAKİKA HABERLERİ: İstanbul Valiliği'nden motosiklet kararı! İşte yeni düzenlemenin detayları...

SON DAKİKA HABERLERİ: İstanbul Valiliği’nden motosiklet kararı! İşte yeni düzenlemenin detayları…

Günümüzde motosiklet, motorlu bisikletlerin, ulaşımı kolaylaştırması ve maliyet avantajı sağlaması nedeniyle hem bireysel kullanımda hem de ticari işletmelerce tercih edildiği, bu tür araçların trafikte daha fazla yer almasıyla birlikte uygun şekilde park alanlarının belirlenmesine ilişkin İstanbul Valiliği tarafından yeni genelge yayımlandı.
İlginizi Çekebilir
Valilikten yapılan açıklamada, motosiklet ve motorlu bisikletlerin hem bireysel hem de ticari kullanımda tercih edilmesinin yanı sıra maliyet avantajı sağlaması nedeniyle trafikte sayılarının arttığına dikkat çekildi. Bu nedenle, mevcut yasa ve yönetmelikler doğrultusunda park alanlarının belirlenmesine ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.
Genelgede, trafik düzenini sağlamak amacıyla şu hususlara özellikle dikkat çekildi: Trafik akışını engellemeyecek şekilde motosiklet park alanlarının ilgili belediyelerce belirlenmesi, kaldırım, yaya yolu ve meydanlarda motosiklet parkına izin verilmemesi, trafiğe kapalı alanlara motosikletle giriş yapılmaması.
Vali Gül, başta kaymakamlıklar olmak üzere ilgili tüm birimlerin konuyu titizlikle takip etmesini istedi. Ayrıca kolluk kuvvetleri ve zabıta ekiplerince yapılacak denetimlerde, belirlenen alanların dışında park eden araç sahipleri hakkında yasal işlem uygulanacağı belirtildi.
Beşiktaş’ta kan donduran olay! Yeni doğan bebeğini çöpe atıp alışverişe gitti: Anne gözaltında
Park alanlarının düzenlenmesine ilişkin Vali Davut Gül imzalı yeni genelge şöyle;
“Günümüzde motosiklet/motorlu bisikletlerin, ulaşımı kolaylaştırması ve maliyet avantajı sağlaması nedeniyle hem bireysel kullanımda hem de ticari işletmelerce tercih edildiği, bu tür araçların trafikte daha fazla yer almasıyla birlikte uygun şekilde park alanlarının belirlenmesine ihtiyaç duyulmuştur.
5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun ilgili maddeleri, 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları başlığı altında bulunan 7. maddesinin (ı) bendinde “Yolcu ve yük terminalleri, kapalı ve açık otoparklar yapmak, yaptırmak, işletmek, işlettirmek veya ruhsat vermek” 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun Otoparklar başlığı altında bulunan 37. maddesinde “İmar planlarının tanziminde planlanan beldenin ve bölgenin şartları ile müstakbel ihtiyaçlar göz önünde tutularak lüzumlu otopark yerleri ayrılır…”,
Otopark Yönetmeliği Genel Esaslar başlığı altında bulunan 4. maddesinin (ı) bendinde ise “Bütün otopark türlerinde otopark alanının %1′ inden az olmamak üzere ilave alan bisiklet ve motosiklet park yeri olarak ayrılır.” hükümleri bulunmaktadır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 61. maddesinde; “Park etmenin yasak olduğu yerler ve haller Taşıt yolu üzerinde;a) Duraklamanın yasaklandığı yerlerde,b) Park etmenin trafik işaretleri ile yasaklandığı yerlerde,c) Geçiş yolları önünde veya üzerinde,d) Belirlenmiş yangın musluklarına her iki yönden beş metrelik mesafe içinde,e) Kamu hizmeti yapan yolcu taşıtlarının duraklarını belirten levhalara iki yönden onbeş metrelik mesafe içinde,f) Üç veya daha fazla ayrı taşıt yolu olan karayolunda ortadaki taşıt yolunda,g) Kurallara uygun şekilde park etmiş araçların çıkmasına engel olacak yerlerde,h) Geçiş üstünlüğü olan araçların giriş ve çıkışının yapıldığının belirlendiği işaret levhasından onbeş metre mesafe içinde,i) İşaret levhalarında park etme izni verilen süre veya zamanın dışında,j) Kamunun faydalandığı ve yönetmelikte belirtilen yerlerin giriş ve çıkış kapılarının her iki yönden beş metrelik mesafe içinde,k) Park için yer ayrılmamış veya trafik işaretleri ile belirtilmemiş alt geçit, üst geçit, üst geçit ve köprüler üzerinde veya bunlara on metrelik mesafe içinde,l) Park etmek için tespit edilen süre ve şeklin dışında,m) Belirli kişi, kurum ve kuruluşlara ait araçlara, yönetmelikteki esaslara göre ayrılmış ve bir işaret levhası ile belirlenmiş park yerlerinde,n) Ayrıca yönetmelikte belirtilen haller dışında yaya yollarında,o) Engellilerin araçları için ayrılmış park yerlerinde, Park etmek yasaktır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Tayfun Bayındır’dan Mourinho uyarısı! ‘Sakın dönemini örnek almasın’
Bu kapsamda;-Trafik akışını etkilemeyecek şekilde ivedilikle motosiklet park alanlarının ilgili belediyelerce belirlenmesi,-Kaldırım, Yaya Yolu ve Meydanlarda motosiklet park edilmesine izin verilmemesi,-Trafiğe kapalı olan alanlara motosikletle giriş yapılmasına kesinlikle müsaade edilmemesi,
Yukarıda maddeler halinde belirtilen konuların başta kaymakamlarımız olmak üzere sıralı/sorumlu amirlerce titizlikle takip edilmesi, denetimlerin ilgili kolluk/zabıta birimlerince yapılması ve gösterilen alanlar dışında park yapan araç sahipleri hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılarak uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi hususunda;
Bilgilerini ve gereğini rica ederim.”

ABD basınından Türk denizaltılarına övgü: Düşman radarına yakalanmıyor, bölgesel güç dengelerini sarsacak!…

Suç örgütü lideri itirafçı oldu! Kirli düzeni tek tek anlattı: Paralar Kıbrıs'a taşındı

Suç örgütü lideri itirafçı oldu! Kirli düzeni tek tek anlattı: Paralar Kıbrıs’a taşındı

Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca 38 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, Gökhan Reis “suç örgütü elebaşı”, Ali Kerim Gürkem, Nezih Yaman ve Melih Yaman ise “örgüt yöneticisi” olarak gösterildi.
İddianamede, şüphelilerin yasa dışı bahis oynattıklarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, 112 Acil Çağrı Merkezi ve Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına yapılan ihbarların ardından soruşturmaya başlandığı belirtildi.
ÖRGÜT YÖNETİCİSİNİN İTİRAFLARI
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan şüpheli Melih Yaman, iddianamede yer verilen ifadesinde, kardeşi Nezih Yaman’ın yönlendirmesiyle bahis işinde kullanılmak üzere başkalarına ait banka kartı teminine başladığını ve bundan komisyon kazandığını ifade etti.
Yaman, kardeşinin yasa dışı bahisteki para transferlerinde kullanmak için tanıdıklarının banka hesaplarını temin ettiğini ve bu hesapları “set” diye tabir ettiğini belirtti.
Kardeşinin daha önce de kart kopyalama işi yaptığını ve cezaevine girdiğini bildiren Yaman, kurdukları sistemi şöyle anlattı:
Alıntı Metni

Afganistan’da şiddetli deprem! 600’den fazla can kaybı, arama kurtarma yapılamıyor
SANAL KUMARDAN ELDE EDİLEN PARALARI KIBRIS’A TAŞIDI
Yaman, Telegram gruplarında Kıbrıs’ta yaşadığını söyleyen bir kişinin kendisine yasa dışı bahis kapsamında banka kartı temin etmeleri için yüzde 6 komisyon teklif ettiğini, işi yapabilmesi için de kendisinden 150 bin lira teminat istediğini söyledi.
Anlaşma yapmak için Kıbrıs’a gittiğini ve bir otelde Yasin K. ile buluştuğunu anlatan Yaman, bu kişinin kendisine, Türkiye’de kumar oynamak isteyenlerin Zoom uygulaması ile uzaktan sanal kumar oynadığını, bunun için Türkiye’de banka hesaplarına ihtiyaç olduğunu söylediğini aktardı.
Türkiye’den banka hesapları temin etmek üzere bu kişilerle anlaştığını belirten Yaman, hesaplara gelen paraları kazananların hesaplarına attıklarını, kazanan olmadığı takdirde paraları nakit olarak elden Kıbrıs’a götürdüğünü ifade etti.
İlginizi Çekebilir
BAHİS SİTELERİNİN ERİŞİM ENGELİNİ AŞMA YÖNTEMİ
İddianamede, yasa dışı bahis oynatılan “Jojobet”, “Rexbet” ve “Matbet” isimli web sitelerine ilişkin yapılan incelemelerde ise bu sitelerin tek kaynağa bağlı olduğu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından getirilen erişim engellemelerinin ardından isimlerinin sonundaki rakamları değiştirerek yayına devam ettikleri tespitine yer verildi.
Yasa dışı bahis faaliyetinin, genellikle yöneticileri ve kaynağı yurt dışı olan siteler üzerinden gerçekleştirilen bir organizasyon olduğu kaydedilen iddianamede, suç örgütü mensuplarının üçüncü kişileri bularak, bu kişilerden banka hesapları temin edip suçtan elde edilen gelirin naklini sağladıkları vurgulandı.
İddianamede, üçüncü kişilerin yasa dışı bahis faaliyeti için oluşturulmuş organizasyon içinde örgüt faaliyeti kapsamında hesaplarını kullandırdıkları, sanık Gökhan Reis’in elebaşılığını yaptığı örgütün de elde edilen gelirin nakline aracılık yaptığı ifade edildi.
Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden sanıkların, üzerlerine atılı suçları örgüt faaliyeti kapsamında işledikleri değerlendirmesi yapıldı.
Beşiktaş’ta kan donduran olay! Yeni doğan bebeğini çöpe atıp alışverişe gitti: Anne gözaltında
CEZA İSTEMLERİ
İddianamede, sanıklar Gökhan Reis, Ali Kerim Gürkem, Melih Yaman ve Nezih Yaman’ın “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek” suçlarından 5 yıldan 11 yıla kadar hapis, üç bin güne kadar da adli para cezasına çarptırılmaları talep edildi.
Diğer 34 sanığın ise “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak”, “kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek” suçlarından 3 yıldan 7 yıla kadar hapis, üç bin güne kadar adli para cezasına çarptırılması istendi….