BIST 100
14.092,02 -1,60%
DOLAR
47,0358 0,02%
EURO
53,5788 0,06%
GRAM ALTIN
6.077,73 0,52%
FAİZ
40,93 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
87,30 0,18%
BITCOIN
62.666,00 0,83%
GBP/TRY
62,8461 0,05%
EUR/USD
1,1392 0,10%
BRENT
84,95 1,98%
ÇEYREK ALTIN
9.937,08 0,52%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
23 °
Reklam

SİYASET

Bakan Göktaş'tan babasının YKS çıkışında çiçekle karşıladığı Çimen Gülen'e tebrik telefonu

Bakan Göktaş’tan babasının YKS çıkışında çiçekle karşıladığı Çimen Gülen’e tebrik telefonu

Bakan Göktaş, Muş’ta, babası Mehmet Emin Gülen (60) tarafından YKS çıkışında çiçekle karşılanması videosuyla gündeme gelen Çimen Gülen ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Hayalindeki bölüm olan Yeditepe Üniversitesi Çeviribilimi bölümüne yerleşen Çimen’i tebrik ederek, mutluluğunu paylaşan Göktaş, eğitim hayatında başarılar diledi.
Son dakika….Hakem Kurulu memur ve memur emeklilerinin zam oranını belirledi
Bakan Göktaş, görüşmede Çimen ve babasının sergilediği bu güzel ilişki örneğinin, bir sınav başarısı hikayesinin ötesinde olduğunu vurgulayarak, “Bir gencin başarısının arkasında, onun en büyük destekçisi olan ailesi vardır. Bu yıl Sayın Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği ‘Aile Yılı’ kapsamında, sizin ve babanızın sergilediği güçlü bağ, aile bağlarının ne kadar kıymetli olduğunu tüm topluma anlamlı bir mesaj vererek gösterdi. Başarınızdan büyük bir mutluluk duyduk. Hayatınızın bu yeni ve önemli döneminde, ailenizle birlikte her zaman yanınızdayız. Başarılarınızın devamını diliyoruz” ifadelerini kullandı.
Çimen Gülen ise Bakan Göktaş’a teşekkürlerini ileterek, babasının desteğinin kendisi için çok değerli olduğunu dile getirdi.
Son dakika…Türkiye’den İsrail’e Suriye tepkisi: Askeri saldırıları güçlü bir şekilde kınıyoruz…

Rus yüzücü İstanbul Boğazı'ndaki yarışta kaybolmuştu! Son görüntüleri ortaya çıktı

Rus yüzücü İstanbul Boğazı’ndaki yarışta kaybolmuştu! Son görüntüleri ortaya çıktı

İstanbul Boğazı’nda 24 Ağustos’ta düzenlenen 37’nci Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’na 81 ülkeden 2 bin 820 sporcunun katıldı. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından düzenlenen yarış Anadolu yakasında Kanlıca’da 10.04’te başlarken, 12.54’te Avrupa yakasındaki Kuruçeşme’de sona erdi.
Dereceye girenlere törenle ödüller verildi. Yarışa katılanlardan Rus yüzücü Nikolai Svechnikov’un ise karaya çıkamadığı belirlendi. Polise haber verildi. Sahil Güvenlik Ekipleri arama çalışmalarına başladı.
İlginizi Çekebilir
VAPURDAKİ GÖRÜNTÜLERİ
Öte yandan Nikolai Svechnikov’un yarış başlamadan önce vapurdaki görüntüleri ortaya çıktı. Yarış başladığı sırada, vapurun güvertesinde görünen Svechnikov, bir süre yarışmacıları seyrettikten sonra kendisine yarışa katılmak üzere içeriye doğru hareket ettiği görülüyor.
ARAMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Rus yüzücü Nikolai Svechnikov’u, arama çalışmalarına Deniz polisinin yanı sıra Sahil Güvenlik ekipleri de katılıyor. Arama çalışmaları dronla görüntülendi. Diğer yandan zodyak botla boğaza açılan ekipteki İBB İtfaiyesi’ne bağlı 6 dalgıç da arama çalışmalarına destek veriyor. Pazar günü yapılan yarışta İstanbul Boğazı’nda kaybolan Rus yüzücüyü arama çalışmaları dronla görüntülendi.
Haber Detay Görsel Slider
ABD Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’tan gazetecilere skandal sözler! ‘Hayvanca davranmayın’
Son dakika….Hakem Kurulu memur ve memur emeklilerinin zam oranını belirledi…

SON DAKİKA HAVA DURUMU HABERİ: Meteoroloji kritik saat verdi! 3 bölge için önemli uyarı!

SON DAKİKA HAVA DURUMU HABERİ: Meteoroloji kritik saat verdi! 3 bölge için önemli uyarı!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Fevzi Burak Tekin, yurt genelinde beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.
Tekin, sıcaklıkların yapılan son değerlendirmelere göre, yurdun güney ve doğu kesimlerinde mevsim normalleri üzerinde diğer yerlerde mevsim normalleri civarında, yer yer altında seyredeceğini bildirdi.

Yurdun büyük bir bölümünde hafta boyunca yağış beklenmediğini belirten Tekin, “Hava az bulutlu ve açık geçecek, dar alanda yağışları göreceğiz. Yarın Rize, Artvin çevreleri ile Ordu ve Giresun’un iç kesimlerde yağışı göreceğiz. Hatay’ın kıyı kesimlerinde sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak görmek mümkün olacak.” dedi.
Perşembe ve cuma günü ise Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Osmaniye ve Hatay’ın kıyı kesimlerinde yağış görüleceğini aktaran Tekin, “Hafta sonu ise ülkemizin büyük bir bölümünde yağış beklemiyoruz. Hava az bulutlu ve açık geçecek.” diye konuştu.
Japon gazetelerinden yapay zekaya 30 milyon dolarlık dava!

Tekin, yarın ve perşembe günü yurdun kuzeybatı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden rüzgarın kuvvetli eseceğini belirterek, “Özellikle Batı Karadeniz, Marmara ve Ege kıyılarında şiddetini 60 kilometre bölü saate çıkarabilir. Vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olmalarını istemekteyiz.” ifadelerini kullandı.
Yarın akşam saatlerinde özellikle Zonguldak ve Bartın’ın kıyı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğudan rüzgarın kuvvetli eseceğini belirten Tekin, denizcileri fırtınaya karşı uyardı.
3 BÜYÜK ŞEHİRDE HAVA NASIL OLACAK?
Tekin, üç büyükşehirde ise yağış beklenmediğini aktararak, sıcaklıkların Ankara’da 30 ila 32, İstanbul’da 28 ila 30 ve İzmir’de ise 33 ila 35 derece arasında seyredeceğini kaydetti.
BARTIN VE ZONGULDAK İÇİN FIRTINA UYARISI
Batı Karadeniz’in doğusundaki Bartın ile Zonguldak için fırtına uyarısında bulunuldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Bartın ile Zonguldak’ta rüzgarın, yarın öğle saatlerinden itibaren doğu ve kuzeydoğudan 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceği tahmin ediliyor.
Fırtınanın akşam saatlerinden sonra etkisini kaybetmesi bekleniyor.
ABD Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’tan gazetecilere skandal sözler! ‘Hayvanca davranmayın’…

Numan Kurtulmuş: Terör örgütüyle hiçbir pazarlık yapılmamıştır, bundan sonra da yapılmayacaktır

Numan Kurtulmuş: Terör örgütüyle hiçbir pazarlık yapılmamıştır, bundan sonra da yapılmayacaktır

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Büyük Taarruz’un 103. yıl dönümü dolayısıyla, Afyonkarahisar’daki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Kurtulmuş, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleşen toplantıda, ağustos ayının Türk tarihi açısından önemine işaret ederek, Malazgirt ve Afyonkarahisar’da tarihin iki büyük zaferinin kazanıldığını, 26 Ağustos’ta bu zaferlerin anıldığını söyledi.
İlginizi Çekebilir
Malazgirt Muharebesi’yle birlikte Anadolu’nun kapılarının Müslüman Türk milletine açıldığını, burasının ebediyen, kıyamete kadar Türk yurdu olarak kalmak üzere ecdat tarafından miras bırakıldığını vurgulayan Kurtulmuş, “Aynı şekilde aradan asırlar geçtikten sonra 72 düvelin hep birlikte yüklenerek Anadolu’yu kendi ellerine geçirmeyi planladıkları, düşündükleri bir zamanda, yokluklar, yoksunluklar içerisinde bir büyük mücadeleyi, kurtuluş mücadelemizi verdik ve o mücadelenin altın halkalarından birisi de Kocatepe’de başlayan, 26 Ağustos ile birlikte 30 Ağustos’a kadar uzanan o süre içerisinde gerçekleştirilen Büyük Taarruz’dur. Öncelikle Büyük Taarruz’un Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve bütün kuvvet komutanlarını, orada hayatlarını kaybetmiş olan bütün şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle, minnetle anıyoruz.” ifadesini kullandı.

ABD Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’tan gazetecilere skandal sözler! ‘Hayvanca davranmayın’
Tarihin sadece bir kıssalar dizisinden ibaret olmadığına değinen Kurtulmuş, tarihin her bir halkasının aslında millete ebediyen yapılan bir nasihat olduğunu dile getirdi.Kurtulmuş, her tarih sayfasından ibret almak, ders almak, ders çıkarmak mecburiyetinde olunduğunu bildirdi. Büyük Taarruz’un öğrettiklerine işaret eden Kurtulmuş, bunlardan birisinin birlik ve beraberlik ruhu olduğunu söyledi.
Emperyalizme karşı ortak bir duruş da sergilendiğini aktaran Kurtulmuş, “Hiç kimse, bu milletin boynuna altın tasmayı geçirebilme gücüne sahip olmadı ve kıyamete kadar da olmayacaktır.” dedi.Kurtuluş mücadelesinin bir diğer özelliğinin de Türk milletinin özgürlüğüne olan düşkünlüğü olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, “Hiçbir şekilde bir başka gücün bu millete diz çöktürmesi, bu millete boyun eğdirmesi mümkün değildir. Bu millet Allahuekber sedasının dışında hiçbir sedaya boyun eğmemiş, hiçbir sesin karşısında diz çökmemiş, rükuya eğilmemiştir. Bu millet Allah’tan başkasına eyvallah etmez ve etmeyeceğini de özgürlüğüne düşkünlüğüyle ortaya koymuştur.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yönünü Ankara’ya dönen kazanacak
“TÜRKİYE İSTİKRAR İÇERİSİNDE OLAN, YILDIZ GİBİ PARLAYAN BİR ÜLKEDİR”
Eldeki bütün imkanları birleştirerek, fedakarlıkla ve cesaretle mücadele edebilme kabiliyetinin Türk milletinin bir başka özelliği olduğunu anlatan Kurtulmuş, “Bu milletin en temel özelliklerinden birisi de zoru gördüğü zaman kaçmak değil, zorun karşısında örgütlenebilmeyi, dayanabilmeyi, mücadele edebilmeyi ortaya koyabilmesidir.” dedi.Kurtulmuş, bir asır sonra yine dünyadaki bütün büyük olayların neredeyse hepsinin cereyan ettiği coğrafyanın, Anadolu kıtasının etrafındaki coğrafya olduğuna dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İsrail’in Filistin üzerindeki baskılarını, zulümlerini, soykırımını görüyorsunuz. Akdeniz’deki karışıklığı, Kızıldeniz’deki karışıklığı, Karadeniz’deki karışıklığı, Kafkaslar’daki, Balkanlar’daki çekişmeleri görüyorsunuz. Tam da bütün bu coğrafyanın ortasında Türkiye istikrar içerisinde olan, yıldız gibi parlayan bir ülkedir. Birileri de Türkiye’nin bu gücünden, güçlenme potansiyelinden fevkalade ciddi şekilde rahatsızlık duymaktadır. Nasıl bizim 103 sene evvel bu topraklarda güçlü bir şekilde, birlik ve beraberlik içerisinde, yan yana ayakta durmaktan başka şansımız yok idiyse, bugün de açıkçası güçlü bir şekilde ayağımızı yere basarak, saflarımızı sıklaştırarak, birlik ve beraberlik içerisinde yola devam etmekten başka hiçbir şansımız yoktur.

Son dakika…Türkiye’den İsrail’e Suriye tepkisi: Askeri saldırıları güçlü bir şekilde kınıyoruz
Elin oğlu sanmayın ki bu coğrafya üzerindeki ve bu coğrafyanın amiral gemisi olan Türkiye üzerindeki hedeflerinden vazgeçti. Ellerinden gelse Türkiye’yi iki günde bilmem kaç parçaya bölerek bu halkı istikrarsızlık içerisinde maalesef süründürmek isterler. Onun için akıl akıldan üstündür. Hele hele bu milletin feraseti çok daha güçlüdür, büyüktür. Zaman tam da yeniden güçlü, büyük Türkiye olma hedeflerine çok yaklaştığımız bir dönemde, içeride birliğimizi, dirliğimizi sağlamak, yani iç cephemizi tahkim etmek, dışarıda da Türkiye’yi saygın ve güçlü bir ülke olarak, dünyadaki sorunlara çözüm arayan ve çözüm bulan bir ülke pozisyonunda bu istikamette ilerletmektir.”
Kurtulmuş, bölgede oynanan oyunların çeşitli siyasi hedefleri olduğu gibi kullandıkları en önemli meselenin Orta Doğu’da etnik, mezhebi ve dini çatışmaları gündeme getirerek Orta Doğu halklarını, bu bölgede yaşayan insanları bölük pörçük hale getirmek olduğunu dile getirdi.
Türkiye’de de 100 yıllık Cumhuriyet tarihinin 50 yıla yakın bir süresinin terörle mücadeleyle geçtiğine değinen Kurtulmuş, Türkiye’nin şimdi bu bölgede istikrarın merkezi, birliğini ve dirliğini sağlayacak bir ülke olarak ileriye doğru yürüyeceğini söyledi.
Son dakika….Hakem Kurulu memur ve memur emeklilerinin zam oranını belirledi
Türkiye’nin önüne şimdi tarihi bir fırsatın çıktığını belirten Kurtulmuş, “Bu süreci en iyi şekilde değerlendirmek, özellikle terör örgütünün kendisini feshettiği kararını ilan etmesiyle birlikte ortaya çıkan tabloyu en iyi şekilde değerlendirmek ve bir daha terörün hiçbir şekilde Türkiye’nin gündeminde olmayacağı bir döneme geçmek zorundayız.” diye konuştu.
Kurtulmuş, “Bu sürecin hiçbir noktasında terör örgütüyle hiçbir pazarlık yapılmamış ve bundan sonra da yapılmayacaktır. Bundan emin olunuz.” dedi.
TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Türkiye’nin bütün meselelerinin çözüleceği bir komisyon olmadığını belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Bu komisyon asla ve asla altını üstünü çizerek söylüyorum. Bir anayasa değişikliğiyle ilgili tartışmanın yapılacağı bir siyasi zemin değildir. Bu komisyonun özelliği şudur. Şu anda Türkiye’deki halkın oylarının yüzde 95’inin temsil edildiği bir komisyondur. Bir siyasi parti dışında bütün siyasi partiler, hatta grubu olmayan siyasi partilerin de tamamı bu komisyonda temsil edilmektedir. Çok farklı fikirlerde olanların ortak bir noktada yani terörün bitirilmesiyle birlikte Türkiye’de güçlü bir iç yapının kurulabilmesi için görüşlerini burada açıkça dile getirdiği bir süreci yaşıyoruz. Burada tekraren ifade ediyorum, herhangi bir anayasa tartışması asla söz konusu değildir. Çok açık söyleyeyim, bir özerklik tartışması, ayrı bir bölge tartışması, farklı ana dillerin resmi dil olması şeklinde en ufak bir talep yoktur. Örgüt liderinin dışarıya çıkarılması, serbest bırakılmasıyla ilgili de en ufak bir çalışma olmadığı gibi bu konuda da bir talep söz konusu değildir.”
Kurtulmuş, Cumhuriyet tarihinin 50 yılına mal olan bir terör meselesinin Türkiye siyasetinin yüzde 95’inin de katkılarıyla sonlandırılacağını ve terör örgütünün Türkiye gündeminden kalkacağını vurguladı.
Son dakika: İş insanı Halit Yukay için başlatılan çalışmalar durduruldu
“BÜTÜN TOPLUMSAL KESİMLERİN DİNLENECEĞİ BİR SÜRECİ YAŞIYORUZ”
Bu sürecin başarılı şekilde devam etmemesi için içeride ve dışarıda süreci engellemek isteyenlerin olacağını anlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Bu çerçevede Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgenin amiral gemisi olmasından rahatsızlık duyan bazı emperyalist güçlerin ve onların bölgedeki bazı yansımalarının da süreçten rahatsızlık duyacağını gayet iyi biliyoruz. Onun için burada milletimizin bütün fertlerinin, bütün toplumsal kesimlerin dinleneceği bir süreci yaşıyoruz. Bunun sonunda da ortak mana bir noktada ümit ederim ki bir çerçeveyi ortaya koymak ve bunu da Meclis’in Genel Kurulu’na teklif olarak sunmak mümkün olur. Görüşmelerimize öncelikle hayatlarını, canlarını ortaya koyan şehitlerimizin ailelerini, gazilerimiz ve gazilerimizin ailelerini dinleyerek başladık. Gerçekten oldukça duygulu bir toplantı yaşandı. Orada gazilerimizden birisi, bir çatışmada kaybettiği gözünün yerine takılan yapay gözünü eline alarak, konuşmasını yaptı. Diğer gözünün korneası da çatışmada yanında şehit düşen bir arkadaşından alınan korneayla gerçekleştirilmiş olan bir göz nakliydi. Çok duygulu bir oturum oldu. Şunu söyledi o değerli arkadaşımız. ‘Evet, gözümü kaybettim. Gözümün önünde arkadaşlarımı kaybettim ama terör bitecekse, bu ülkede insanlar bir daha asla hayatlarını kaybetmeyeceklerse ve terör örgütü tasfiye edilecekse biz bu sürece sonuna kadar destek veriyoruz.’ dedi. Aynı şekilde yine anneleri dinledik. Annelerin konuşmaları içerisinde de bir yaşlı anne dedi ki ‘Biz evlatlarımızı gömmek yerine silahları gömmeyi tercih ederiz.’ Ümit ederim bu iyi niyetli çalışmalar sonuç verir ve bu memlekette silahlar susturulur.”
Bella Hadid’e özel üç dergi kapağı
“BU ÜLKEDE TÜRKLERLE KÜRTLER SAVAŞMADILAR Kİ BARIŞSINLAR”
Kurtulmuş, bölge ülkelerinin dağınık ve paramparça vaziyette olmasının İsrail’in bu kadar saldırgan olmasının nedenlerinden biri olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Eğer bölge ülkeleri başta olmak üzere İslam ülkeleri ortak bir irade etrafında toplanabilseydi Allah’ın izniyle bu sonuç ortaya çıkmaz ve İsrail bu kadar saldırgan olamazdı. Şimdi diyoruz ki, Türkiye bu emperyalizmin oyununu asırlık ferasetiyle devlet tecrübesiyle yönetim becerisiyle inşallah ortaya koyacak ve terörü Türkiye topraklarından tamamıyla yok edecek, kazıyacaktır. Bunun için iç kalemizi tahkim etmek en önemli yolumuzdur ve güçlü bir şekilde bu ülkede biz inşallah bu süreci tamamlayacağız. Yapılan bir barış müzakeresi midir? Açık söylüyorum, ‘Bu ülkede Türklerle Kürtler savaşmadılar ki barışsınlar.’ Bu ülkede olan Kürt etnisitesi üzerinden terör gruplarını ortaya koyarak, bunları kullanarak Türkiye’de bir bölünme, parçalanma senaryosuydu. Şimdi buna Allah’ın izniyle Türkiye’nin hepsi hep birlikte sahip çıkıyor. İnanın ki Doğu’da ve Güneydoğu Anadolu’da da Kürt halkımızın büyük çoğunluğu bu süreçten fevkalade memnun bir şekilde ‘Artık silahlar olmayacak, artık bombalar patlamayacak, artık hiçbir şekilde insanlar evlatları için üzülmeyecekler, ağlamayacaklar.’ diyerek bu sürece destek veriyorlar.”
Silahların yakılmasının “Benim artık bir daha silahla işim olmayacak.” anlamında sembolik bir tavır olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, bunun, halkın arasındaki birliği, beraberliği sağlayacağını ifade etti.
Malazgirt’te yan yana! MHP paylaştı… Törene damga vuran fotoğraf
“TÜRKİYE MODELİNİ DÜNYAYA HEDİYE EDECEĞİZ”
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye’de yaşayan bütün etnik yapıların, farklı inanç gruplarının birbirine düşman olmasını gerektirecek tek bir sebep olmadığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu birliğin, beraberliğin, kardeşliğin ne manaya geldiğini görmek isteyenler herhalde Çanakkale şehitliğini gezdiğinde bu hissi fazlasıyla yaşamışlardır. Osmanlı topraklarının dört bir tarafından Trablusgarp’tan, Filistin’den, Cenin’den, Ramallah’tan, Kudüs’ten insanlar burada şehit oldular. Aynı şekilde Süleymaniye’den, Kerkük’ten, Erbil’den bütün bölgedeki yerlerden insanlar geldiler. Çanakkale’de şehit oldular. Dolayısıyla bizim halkımız arasında ayrışmaya vesile olacak ne tarihi ne kültürel ne inanç bakımından en ufak bir mesele yoktur. Aramıza sokulan meselelerin hepsinin suni olduğunu, hepsinin birtakım dış projelerin sonucu olduğunu biliyoruz ve bunları hep birlikte ortadan kaldıracağız. Bu yolun gerçekten hızlı bir şekilde yürütülmesi için sonucun alınabilmesi için gayret sarf ediyoruz. Herkesin bu dönemin gerektirdiği birlik, beraberlik ve kardeşlik dilini kullanması gerekir. İnşallah bu süreç bittikten sonra da Türkiye’nin artık her yerinde, her sokağında, her dağında, her mezrasında, her yaylasında birlikte hep beraber esenlik içerisinde türkülerimizi, şarkılarımızı söyleyerek hep beraber Türk’ün de Kürt’ün de ortak geleceğini çok daha güçlü hale getirmek için mücadele edeceğiz.”
Bu sürecin Türkiye ile ilgili olmadığını aktaran Kurtulmuş, dünyada terör örgütleriyle hükümetler arasındaki görüşmelerin olduğunu hatırlatarak, şu değerlendirmede bulundu:
“Bir Türkiye modelini dünyaya hediye edeceğiz. Çatışma çözümleri gerçekten aklıselim içerisinde en uygun yollar ve müzakereler gerçekleştirilerek sonuçlandırılabilir. Bunun için Türkiye modeli gerçekten bütün dünya için bu konuda örnektir. Bunu da ortaya koyabilirsek ne mutlu. Ayrıca şunu da sizi temin ederek söylerim, Türkiye’nin artık bir daha terörle hiçbir şekilde anılmaması yani terörsüz bir bölgenin tesis edilmesi, terörsüz bir bölgenin tesis edilmesinin teminatıdır.”
Programa, Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hüsnü Serteser, eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, bazı milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı….

Reklam
Mücahit Birinci hakkında adli kontrol kararı

Mücahit Birinci hakkında adli kontrol kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında yapılan yayınlar ve paylaşımlar sonrasında, İBB’ye yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasının tutuklu şüphelisi ile avukat Mücahit Birinci’nin cezaevinde gerçekleştirdiği belirtilen görüşme süreci ve içeriğiyle ilgili iddialara ilişkin resen başlatılan soruşturma sürüyor.
Murat Kapki avukat Birinci’yle cezaevindeki görüşmesine ilişkin ifade verdi
SORUŞTURMA İZNİ VERİLDİ
Savcılık, Mücahit Birinci avukat olduğu için Adalet Bakanlığı’ndan soruşturma izni istenmişti, geçtiğimiz hafta ise Bakanlık Mücahit Birinci için soruşturma izni verdi. Bu gelişmeler yaşanırken de AK Parti Mücahit Birinci’yi disipline sevk etti. Birinci de bunun üzerine partisinden istifa etti.
Adalet Bakanlığı’ndan Mucahit Birinci’ye soruşturma izni
ADLİYEYE GELDİ
Avukat Mücahit Birinci’nin, şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmak üzere İstanbul Adliyesi’ne geldi.

Birinci, Özel Suçlar Soruşturma Bürosunda alınan ifadesi sonrası yurt dışına çıkış yasağı ve imza atmayı içeren adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI VE ADLİ KONTROL KARARI
Hakimlik, Birinci hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma yönünde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.
Öte yandan Birinci, adliyede gazetecilerin soruları üzerine, “Avukatlık mesleğini ifa etmekten başka hiçbir şey yapmadım. Bütün avukatların hakkını, hukukunu ben savunacağım. Çünkü biz kimden vekalet alacağımıza ilişkin karar verirken talimat almayız. Kimse bizim hiyerarşik üstümüz değildir. Mesleği ifa ettiğim için garip bir durumla karşı karşıyayım. İşin o garip kısmı tamamen siyasi bir komplodur.” ifadelerini kullandı.

Son dakika..

Son dakika… Meteoroloji saat verdi! 3 bölge için kritik uyarı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Fevzi Burak Tekin, yurt genelinde beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.
Tekin, sıcaklıkların yapılan son değerlendirmelere göre, yurdun güney ve doğu kesimlerinde mevsim normalleri üzerinde diğer yerlerde mevsim normalleri civarında, yer yer altında seyredeceğini bildirdi.

Yurdun büyük bir bölümünde hafta boyunca yağış beklenmediğini belirten Tekin, “Hava az bulutlu ve açık geçecek, dar alanda yağışları göreceğiz. Yarın Rize, Artvin çevreleri ile Ordu ve Giresun’un iç kesimlerde yağışı göreceğiz. Hatay’ın kıyı kesimlerinde sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak görmek mümkün olacak.” dedi.
Perşembe ve cuma günü ise Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Osmaniye ve Hatay’ın kıyı kesimlerinde yağış görüleceğini aktaran Tekin, “Hafta sonu ise ülkemizin büyük bir bölümünde yağış beklemiyoruz. Hava az bulutlu ve açık geçecek.” diye konuştu.
Japon gazetelerinden yapay zekaya 30 milyon dolarlık dava!

Tekin, yarın ve perşembe günü yurdun kuzeybatı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden rüzgarın kuvvetli eseceğini belirterek, “Özellikle Batı Karadeniz, Marmara ve Ege kıyılarında şiddetini 60 kilometre bölü saate çıkarabilir. Vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olmalarını istemekteyiz.” ifadelerini kullandı.
Yarın akşam saatlerinde özellikle Zonguldak ve Bartın’ın kıyı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğudan rüzgarın kuvvetli eseceğini belirten Tekin, denizcileri fırtınaya karşı uyardı.
3 BÜYÜK ŞEHİRDE HAVA NASIL OLACAK?
Tekin, üç büyükşehirde ise yağış beklenmediğini aktararak, sıcaklıkların Ankara’da 30 ila 32, İstanbul’da 28 ila 30 ve İzmir’de ise 33 ila 35 derece arasında seyredeceğini kaydetti.
ABD Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’tan gazetecilere skandal sözler! ‘Hayvanca davranmayın’…

Reklam
Sakarya'da kuyumcudan hırsızlığa ilişkin 7 sanığın yargılanması sürdü

Sakarya’da kuyumcudan hırsızlığa ilişkin 7 sanığın yargılanması sürdü

Sakarya 8. Asliye Ceza Mahkemesi salonundaki teknik aksaklık nedeniyle 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, sanıklar E.İ, B.Ç.S, E.İ, G.F, G.S. ve A.D. tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Müşteki F.M.A. ile taraf avukatları salonda hazır bulundu.
İlginizi Çekebilir
Celse arasında gelen belgelerin zapta geçirilmesinin ardından söz alan müşteki F.M.A. önceki beyanlarını tekrar ettiklerini belirterek, mağduriyetlerinin devam ettiğini söyledi.
Sanık B.Ç.S, kuyumcu dükkanının 1998’de de iş yeri sahibinin oğulları tarafından soyulduğunu iddia ederek, olayı cezaevinden birinin bildiğini, bu ismi dilekçeyle mahkemeye göndereceğini anlattı. B.Ç.S, bu olayda da iş yeri sahibinin birileriyle anlaşmış olabileceğini savunarak, arada kendilerinin mağdur olduğunu savundu.
Sağlık sorunları olduğunu belirten B.Ç.S, tahliyesini talep etti.
Firari sanık H.E. ile kuyumcudan hırsızlık yaptığı iddia edilen sanık E.İ. de “Dilekçede belirttiğim konular var, onlar araştırılsın. Ayrıca tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum. Bu çok kolay meydana gelmiştir, muhtemelen anlaşılmış iştir. Sigorta yoktur. Geçmişte sigortasının olup olmadığının araştırılmasını istiyorum. Çalışanları yeni işe girmiş.” ifadelerini kullandı.
Diğer sanık E.İ. ise önceki beyanlarını tekrarladığını dile getirerek, “Emniyette ve savcılıkta, Kağıthane’den neden çıkarak Kurtköy’e geldiğim, altın dolu çantaları aldığım soruldu. Ben de böyle bir şey olmadığını söyledim. Telefonum size verildi kayıtların geldiğini düşünüyorum.” savunmasını yaptı.
Tutuklu sanıklar G.F, G.S ve A.D. de haklarındaki suçlamaları kabul etmeyerek tahliye talebinde bulundu.
Hakim, sanıkların tutukluluk halinin devamına, müştekilerin katılma taleplerinin kabulüne, iş yerinin sigortasının olup olmadığının araştırılması için müzekkere yazılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.
Son dakika: İş insanı Halit Yukay için başlatılan çalışmalar durduruldu
NELER OLMUŞTU?
Sakarya’da kuyumcudan yapılan hırsızlığa ilişkin İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince başlatılan “projeli çalışma” kapsamında zanlılar ve bağlantılı oldukları kişilere yönelik operasyon düzenlemiş, şüpheliler E.İ, A.D, B.Ç.S, G.F, G.S ve E.İ. tutuklanmıştı. Şüpheli H.E. hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve 8. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, iştirak halinde “gece vakti bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık”, “gece vakti birden fazla kişiyle kendisini tanınmayacak hale koymak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal”, “mala zarar verme” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından 4 sanığın 11 yıl 10 aydan 29’ar yıla, 3 sanığın ise 6 yıl 7 aydan 17’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Fenerbahçe istedi, Galatasaray alıyor! Prensip anlaşması sağlandı…

Her şey dahil 2 bin 500 Euro ödedi: Böyle tatil, böyle rezalet otel görmedim

Her şey dahil 2 bin 500 Euro ödedi: Böyle tatil, böyle rezalet otel görmedim

Evrenseki Mahallesi’ndeki bir otelde kalan tatilciler, ücretlerini alamadıkları iddiasıyla çalışanların iş bıraktığını, dün geceden beri de elektrik kesintisi nedeniyle mağdur olduklarını söyledi.

Çalışanların iş bırakması nedeniyle otelde yeterli temizlik olmadığını, yemeklerin az çıktığını öne süren tatilciler, duruma tepki gösterdi.

‘PERSONEL 1,5 AYDIR MAAŞ ALAMIYORMUŞ’
Otelde tatil yapan gurbetçi Aydın Akçalan, 3 çocuğu ve eşiyle perişan olduklarını belirterek, “Böyle tatil, böyle rezalet otel görmedim. İmkanlarımız bu şekilde denk geldi. Otel pislikten geçilmiyor, duvarlar su akıtıyor. Elektriksiz kaldık, geceden beri klima çalışmıyor. Temizlik çok kötü. Personel de 1,5 aydır maaş alamıyormuş. Onlar da haklı. Ne olacak halimiz? Perişan durumdayız. 10 gündür çekmediğimiz çile kalmadı. 2 bin 500 avro ödedik. Her şey dahil” dedi.

‘SABRETTİK AMA REZİL OLDUK’
Gaziantep’ten tatil için eşi ve 2 çocuğuyla gelen Osman Baloğlu, “Otele giriş yaptığımız günden beri her gün elektrik yok, personel çalışmıyor. Yemekler yarım çıkıyor, çay yok, kahve yok. 7-8 gün kadar burada kalmayı planladık. 4 gündür sabrettik ama rezil olduk. Buraya 2 yetişkin, 2 çocuk olarak 40 bin 800 lira ödedik. Bize geri kalan 3 gece için 13 bin lira iade vereceklerini söylediler” diyerek duruma tepki gösterdi.

Otelin genel müdürü İbrahim Üstüntaş ise personelin iş bırakmasının söz konusu olmadığını öne sürerek, “Elektrik sıkıntısından dolayı bir mağduriyet yaşandı. Onun dışında herhangi bir sıkıntımız yok. Otelde kalan müşterilerin şikayetleri ise hayatın olağan durumunda olan şeyler. Geceden TEDAŞ’ın sisteminde elektrik gitmiş. Durum bu. Bugün personel maaşları da ödenecek, herhangi bir sıkıntımız yok. Bütün bunlar hayatın olağan akışında olan şeyler. Evde de elektriğimiz gidebiliyor, sabaha kadar elektriksiz kalabiliyoruz. Bu otelle alakalı bir şey değil, TEDAŞ’la alakalı. Bizim elektrik borcumuz yok” diye konuştu.
Savcıların şifresiyle UYAP’a girip FETÖ dosyalarını kapatan zabıt katibinin yargılanmasına devam edildi

Öte yandan otelde kalan bazı tatilcilerin yaşanan olumsuzluklar nedeniyle ayrıldığı görüldü. (DHA)
Şaka değil gerçek! Otobüs şoförü uyurken eşek yastığını çaldı: Dubaları, malzemeleri alıp kaçıyor

Reklam
Son dakika: İş insanı Halit Yukay için başlatılan çalışmalar durduruldu

Son dakika: İş insanı Halit Yukay için başlatılan çalışmalar durduruldu

Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere denize açıldığı teknesi, parçalanmış ve yarı batık halde bulunan iş insanı Halit Yukay’ın (43) 19 gün sonra 68 metre derinlikte ulaşılan cansız bedeninin çıkarılması için planlanan çalışmalara, rüzgar ve oluşan dalgalar nedeniyle başlanamazken; Türk Deniz Kuvvetleri’nin iki kurtarma ve yedekleme gemisinden ‘TCG Işın’ ya da ‘TCG Akın’ın bölgeye gelmesi bekleniyor.
İlginizi Çekebilir
İş insanı Halit Yukay, 4 Ağustos saat 15.10’da Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere kendisine ait ‘Graywolf’ isimli tekneyle denize açıldı. Aynı gün kendisinden haber alınamayan Yukay’ın yakınlarının ihbarı sonrası Sahil Güvenlik ekipleri harekete geçti. Ekipler arama çalışması başlatırken, 5 Ağustos saat 14.30 sıralarında Balıkesir’in Erdek ilçesi Kapıdağ Yarımadası Turanköy açıklarında seyir halinde olan ticari gemiden deniz yüzeyinde yarı batık durumda tekne parçalarının görüldüğü ihbarı yapıldı.
PARÇALANMIŞ HALDE BULUNDU
Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı ekipleri, verilen koordinata gitti. Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı 1 helikopter, 1 dalış timi ve 7 yüzer unsurla arama kurtarma çalışması başlatıldı. Yarı batık tekneye dalış timi de dalış yaptı ancak aramalardan sonuç alınamadı. Ekiplerin incelemesinde; parçalanmış teknenin motor seri numarasının, Halit Yukay’ın teknesiyle eşleştiği belirlendi. Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı ekiplerinin dalış gerçekleştirdiği teknenin su altı görüntülerinde parçalandığı görüldü.

İlginizi Çekebilir
SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI
Yalova’nın Altınova ilçesinde yat tersanesi ve şirketi bulunan, mühendis ve baş tasarımcı olarak yat üretimi yapan Yukay’ın, Yalova’dan Bozcaada’ya hareket ettiği anlar da ortaya çıktı. Görüntülerde; Halit Yukay’ın teknesiyle limandan ayrıldığı görülürken, olaya ilişkin Marmara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Ekinlik Adası’na çekilip vinçle karaya çıkarılan parçalanmış ‘Graywolf’ isimli teknede, kazanın nedeninin belirlenmesine yönelik bilirkişi incelemesi başlatıldı.
YÜK GEMİSİ KAPTANI TUTUKLANDI
Yukay’ın parçalanmış teknesine çarptığı öne sürülen ve ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçlamasıyla Yalova’da gözaltına alınıp, yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan ‘Arel 7’ isimli kuru yük gemisinin kaptanı C.T. (61), Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı sonrası İstanbul’da yeniden gözaltına alınıp, tutuklandı.
ABD’li siyasetçiden İslam’a alçak saldırı! Kur’an-ı Kerim yakıp, Müslümanlara tehditler savurdu
GEMİNİN ÖNÜNDE SÜRTME İZLERİ
Halit Yukay’ın parçalanmış yatına çarptığı öne sürülen geminin radar hareketleri ortaya çıkarken, Sahil Güvenlik ekiplerinin incelemesinde; kuru yük gemisinin ön tarafında sürtme izleri olduğu tespit edildi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, bölgedeki gemi trafiği ile ‘Arel 7’nin rotasını mercek altına aldı. Gemideki sürtme izlerini gösteren 2 fotoğraf karesi de soruşturma dosyasına girdi. Kazadan 1 gün önce Çanakkale’de çekilen fotoğrafta geminin önünde herhangi bir iz görülmezken, 5 Ağustos’ta geminin yükünü götürdüğü İzmit’te çekilen fotoğrafta, ‘Arel 7’nin önündeki belirgin iz ve darbe dikkat çekti.
BOYA KALINTILARI EŞLEŞTİ
92 metre boyunda, 11 metre genişliğindeki geminin ön tarafındaki çiziklerin nasıl meydana geldiği araştırılırken, yük gemisinin sürtme izlerinin bulunduğu yerden ve Yukay’ın parçalanan teknesinde izlerin bulunduğu kısımdan alınan numuneler, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’ne gönderildi. İnceleme sonucunda; Halit Yukay’ın parçalanan teknesi ile ‘Arel 7’nin önündeki sürtme izlerindeki boya kalıntılarının eşleştiği belirtildi.
EN SON ÜNLÜ OYUNCU İLE KONUŞMUŞ
Öte yandan Yukay’ın oyuncu arkadaşı Kıvanç Tatlıtuğ da soruşturma kapsamında ‘tanık’ sıfatıyla ifade verdi. Arama çalışmalarına da katılan oyuncunun, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada bilgisine başvurulmak üzere İstanbul’da ifadesinin alındığı belirtildi. Tatlıtuğ’un ifadesinde; kazadan önce Halit Yukay ile telefonda görüştüğünü, konuştukları sırada hattın bir anda kesildiğini, bir daha da kendisine ulaşamadığını söylediği öğrenildi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ‘yetkisizlik’ kararıyla soruşturma dosyasının kazanın olduğu Marmara Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildiği de kaydedildi.

68 METRE DERİNLİKTE BULUNDU
Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ile Samsun Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, Çanakkale Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, İzmir Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ve Yalova Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen arama çalışmalarının 19’uncu gününde Yukay’ın cansız bedenine ulaşıldı. Erdek ilçesinin 7 mil açığında, denizin 68 metre derinliğinde YTS cihazı ile deniz polisi tarafından tespit edilen Halit Yukay’ın cansız bedeni, ROV ile de görüntülendi. Cansız bedeni etrafında, tekneye ait motorun plakaları ile botun parçaları da tespit edildi. Cansız bedeni denizden çıkarma çalışmaları, bütünlüğünün bozulmaması için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile koordineli olarak yürütülmesi planlanıyor.
Avukat Mücahit Birinci, hakkında başlatılan soruşturma kapsamında ifadeye çağrıldı
+
HAVA ŞARTLARI ÇALIŞMALARI ZORLAŞTIRIYOR
Çalışmaların 20’nci gününde deniz polisi, Kıyı Emniyeti ve Sahil Güvenlik ekipleri, hava şartları elvermediği için su altında yeni bir görüntüleme yapamazken; bölgede dün de kuvvetli rüzgar ve dalga hakim olduğu için ekipler çalışma başlatamadı. Bölgede cuma gününe kadar kuvvetli rüzgarın hakim olması beklenirken; çalışmaların ilk anından itibaren görev alan ve Yukay’ın cansız bedeninin yerini tespit eden deniz polisinin görevi, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na devrederek bölgeden ayrıldığı öğrenildi. Türk Deniz Kuvvetleri’nin iki kurtarma ve yedekleme gemisinden ‘TCG Işın’ ya da ‘TCG Akın’ın bölgeye gelmesinin beklendiği kaydedilirken, Sahil Güvenlik ve Kıyı Emniyeti ekipleri de bekleyişini sürdürüyor.
‘BATUHAN A’ GEMİSİNİN MÜRETTEBATINI ÇIKARDILAR
Balıkesir’e bağlı Marmara Adası’ndan Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden, 15 Şubat’ta saat 06.32’de Karacabey ilçesi açıklarında İmralı Adası’nın güneybatısında su alarak batan ve enkazı kıyıdan 4 mil açıkta 51 metre derinlikte denizin tabanına oturan, ‘Batuhan A’ isimli kargo gemisinin kayıp mürettebatının cansız bedenleri de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı dalgıçları tarafından asansör sistemiyle deniz dibine inilerek çıkarılmıştı.
‘TCG IŞIN’ KAZA-KIRIMIN OLDUĞU BÖLGEDE DEMİRLEDİ
Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere denize açıldığı teknesi, parçalanmış ve yarı batık halde bulunan iş insanı Halit Yukay’ın, 68 metre derinlikteki cansız bedeninin çıkarılması için İstanbul’dan saat 09.16’da yola çıkan ‘TCG Işın’ gemisi, saat 13.33’te bölgeye ulaştı. Marmara Adası açıklarında, Yukay’ın teknesinin kaza kırıma uğradığı bölgede demirleyen geminin rotası ve hareketleri, dünya üzerindeki gemilerin ve yatların gerçek zamanlı konumunu gösteren Marine Traffic ve My Ship Tracking ile görüntülendi.
MSB’DEN AÇIKLAMA
Milli Savunma Bakanlığı, “Yalova SETUR Marina’dan Bozcaada’ya 04 Ağustos 2025 tarihinde GREYWOLF isimli Türk bayraklı tekne ile intikalde iken Marmara Denizi’nde kaybolan Halit YUKAY’a yönelik Sahil Güvenlik Komutanlığınca yürütülen arama faaliyetleri esnasında 68 metre derinlikte, kazazedeye ait olduğu değerlendirilen bir cansız beden tespit edilmiştir. Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yapılan talebe istinaden Kuzey Deniz Saha Komutanlığımız bağlısı TCG Işın gemimiz görevlendirilmiş ve arama kurtarma faaliyetlerine başlamıştır.”
RÜZGARIN DİNMESİ BEKLENİYOR
Edinilen bilgilere göre, dalış ekipleri hazır bekletilirken, denizdeki sert rüzgar ve dalga nedeniyle planlanan çalışmaya başlanamadı. Sahil Güvenlik Komutanlığı koordinesinde yürütülen operasyonda, yaklaşık 68 metre derinlikte bulunan cansız bedenin çıkarılması için sabah saatlerinde hazırlık yapıldı. Bölgede Türk Deniz Kuvvetleri’ne bağlı TCG IŞIN (A-583) kurtarma ve yedekleme gemisi ile bir sahil güvenlik botu konuşlandırıldı. Ancak uygun dalış şartlarının oluşmaması nedeniyle operasyon ileri bir tarihe bırakıldı….

Savcıların şifresiyle UYAP'a girip FETÖ dosyalarını kapatan zabıt katibinin yargılanmasına devam edildi

Savcıların şifresiyle UYAP’a girip FETÖ dosyalarını kapatan zabıt katibinin yargılanmasına devam edildi

Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Sanık Ayhan Garip, 2-3 yıl önce emniyete alındığını ve dosyadan öyle haberinin olduğunu, Atilla Kırkoç ile ortaklıklarının bulunduğu mağaza üzerinden para akışı gerçekleşmesi nedeniyle emniyete alındıklarını daha sonra adli kontrolle serbest bırakıldıklarını anlattı.
İlginizi Çekebilir
Garip, Kendi davasıyla Kırkoç’un ilgilendiğini, kendisinin avukat tutmadığını Kırkoç’un getirdiği avukatların dosyayla ilgilendiklerini ve suçu olmadığı için dosyaya önem vermediğini beyan etti.
Ayhan Garip, olayla ilgili bilgisi olmadığını, kimseye rüşvet vermediğini, adı geçen sanıkları tanımadığını söyleyerek beraatını talep etti.
Sanık Atilla Kırkoç da kimseye rüşvet vermediğini, mağazası üzerinden gerçekleşen para akışı nedeniyle emniyete alındıktan sonra adli kontrolle serbest bırakıldığını ve üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ederek mahkemeden beraatını istedi.
Sanık Halil Ziya Zaimoğlu, adı geçen şahısları tanımadığını beyan ederek, “Hiçbir örgütle bağım yok, örgüt suçundan dosyam olduğunu polis tarafından çevrilene kadar bilmiyordum. Kimseye rüşvet vermedim beraatımı istiyorum.” dedi.
Sanık Muhammed Kamil Gözütok da 2004’ten beri Amerika’da yaşadığını, Türkiye’ye tatillerde ailesini ziyarete geldiğini, son ziyaretinde evine gelen polislerden hakkında açık olan dosyaları öğrendiğini anlattı.
“ABİME BORCUM OLDUĞU İÇİN DEDİKLERİNİ SORGULAMADAN YAPIYORDUM”
Sanık Ömer Faruk Bol ise abisi Muhammet Talha Bol yüzünden örgüt üyeliğiyle yargılandığını belirterek, “FETÖ darbesi sırasında 16 yaşındaydım, bu olaylarla ilgim yok. Abimin dediği işleri abi kardeş ilişkisi ve aramızda bulunan borçlardan dolayı yapıyordum. Bana hesabında bloke olduğunu bu yüzden benim adımla işlem yapacağını söyledi, tamam dedim.” diye konuştu.
Bol, abisi Talha Bol’un 2021’de müvekkilleri sebebiyle sorun yaşayabileceğini düşünerek İngiltere’ye taşındığını, bu süreçte kendisinin de Türkiye’de hukuk fakültesi öğrencisi olduğunu söyledi.
Kendisinin sürekli Talha Bol’un angarya işlerini yaptığını anlatan Ömer Bol, “Diğer kardeşleriyle görüşmüyordu. Abimin durumu iyiydi, ailecek hep ona borcumuz vardı. Abime borcum olduğu için dediklerini sorgulamadan yapıyordum. Abim, ‘Şu kişiye para at’ diyordu atıyordum. Ahmet Yılmaz kendisini avukat olarak tanıttı bana. Abim için ona para veriyordum sadece. Yılmaz kırtasiyeme 4-5 kez geldi para aldı gitti. İfadesindeki suçlamaları reddediyorum. Ben FETÖ finansçılığı yapmadım.” ifadelerini kullandı.
Bol, Kadir Özgül’ün yanında stajyer avukatlık yaptığı için FETÖ terör örgütü üyeliğinden ve abisi Talha Bol’un işlediği suçlar yüzünden yargılandığını söyleyerek mahkemeden beraat talebinde bulundu.
Son dakika: İş insanı Halit Yukay’ın cansız bedeni denizden nasıl çıkarılacak? Detaylar belli oldu
“AHMET BANA, MEMUR OLDUĞU İÇİN EK İŞ YAPAMADIĞINI BU SEBEPLE TALHA İLE TİCARET YAPTIKLARINI SÖYLEDİ”
Sanık Zeliha Erbek, Ahmet Yılmaz ile evli olduğu dönemde evlerine haciz gelmesi sebebiyle sorunlar yaşadıklarını belirterek, şu beyanda bulundu:
“Eşimi sürekli Avukat Talha diye biri arıyordu, ben de bir kadının aradığını düşündüğüm için sordum. FETÖ soruşturmalarına bakan bir avukat olduğunu söyledi. Konuşmalarını gizlerdi. Ahmet bana memur olduğu için ek iş yapamadığını bu sebeple Talha ile ticaret yaptıklarını söyledi, benim numaramı da vermiş. Talha ona ulaşamadığında beni de arardı. Bir gün eşim Ömer Faruk Bol’un çalıştığım yere gelerek bana para vereceğini söyledi, geldiğinde biraz sohbet ettik, bu konularla alakalı hiçbir şey söylemedi. Siyah bir bilgisayar çantasında yüklü miktarda para getirdi.
Bu süreçte yaşantımız değişmeye başladı. Yine bir gün ben işteyken eşim aradı, ‘Talha gelecek, para verecek onu alırsın, bu para bizim karımız.’ dedi. Talha geldi, parayı bana verdi. İlk ve son görüşümdü onu. Parayı evde eşime teslim ettim. Bu süreç devam ederken şüphelenmeye başladım ama somut kanıtım yoktu.”
Erbek, sanıklardan avukat Reşat Yıldırım’ın eski eşi Ahmet Yılmaz ile aralarında abi-kardeş ilişkisi olduğunu, evlilik içindeki sıkıntılardan haberdar olduğu için kendilerine tatil ayarladığını söyledi.
Tatilden döndükten sonra eski eşi Yılmaz’ın telefonunda Talha Bol ile mesajlaşmalarını gördüğünü anlatan Erbek, “Mesajlarda Muhammed Kamil ve Şadıman Gözütok’un kimliklerinin fotoğrafları vardı. Eşim sarhoşken tekrar ağzını aradım. Dosyalarda yaptıkları işlemleri anlattı. Yasa dışı bir şey olmadığını söyledi. Boşanma aşamasında görüştüğümüzde ses kaydı açıp tekrar sordum, ifademde var. Bana ‘Çocuklarım için, senin için yaptım.’ dedi.” diye konuştu.
Ahmet Yılmaz’ı şikayet edeceğini söylemesi üzerine Yılmaz’ın kendisini darp ettiğini anlatan Erbek, örgütle bir bağının olmadığını, eline kanıt geçmesini beklediğini ve kanıtları elde ettiğinde şikayette bulunduğunu söyledi.
Sanık Tuba Gürbüz ise 2017’de FETÖ’den soruşturma geçirdiğini, eşi Yusuf Ersin Gürbüz’ün dosyayla ilgilendiğini ve dosyanın nasıl kapandığı hakkında bilgisinin olmadığını beyan etti.
Sanık Yusuf Ersin Gürbüz de beyanında, FETÖ soruşturması geçirdiğini ve bir süre cezaevinde yattığını, cezaevinden çıktıktan sonra 2023’te eşinin dosyası hakkında görüşmek için arkadaşının tavsiyesiyle Avukat Abdülkadir Ceylani Özgül’e gittiğini anlatarak, “Abdülkadir dosyayı kapatabilecek kişileri tanıdığını söyledi, ben de kabul ettim. Eşim hastaydı işlemlerden haberi yoktu, ben yaptım. Yaptığımdan pişmanım. Benden avukatlık ücreti olarak aldığı 15 bin avroyu ne yapacağını söylemedi. Dosyayla alakalı nasıl işlemler yapıldı bilmiyorum.” ifadelerini kullandı.
Sanık beyanlarının ardından duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verildi.
Son dakika….Hakem Kurulu memur ve memur emeklilerinin zam oranını belirledi
İDDİANAMEDEN
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, zabıt katibi Ahmet Yılmaz’ın FETÖ firarisi avukat Muhammet Talha Bol’un talebi üzerine, aralarında FETÖ şüphelilerinin de bulunduğu bazı dosyalarda para karşılığı usulsüz işlemler yaptığı anlatılıyor.
Aynı zamanda Yılmaz’ın dosya numaralarını değiştirip evrak sildiği, taraf isimlerini değiştirdiği, dosyaların içini boşalttığı, bu işlemleri ise kendisinin ve birlikte çalışması nedeniyle şifrelerini bildiği savcıların UYAP oturumları üzerinden yaptığı belirtiliyor.
İddianamede, Yılmaz’ın bu eylemleriyle toplam 1190 yıl 5 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ayrıca iddianamede diğer 15 sanığın da “rüşvet vermek”, “silahlı terör örgütüne üye olma”, “gizliliğin ihlali”, “resmi belgede sahtecilik suçuna zincirleme şekilde azmettirme” ve “suçluyu kayırma” suçlarından cezalandırılması isteniyor.
Japon gazetelerinden yapay zekaya 30 milyon dolarlık dava!…