BIST 100
14.079,97 -0,09%
DOLAR
47,0309 0,00%
EURO
53,8063 0,17%
GRAM ALTIN
6.099,76 -0,45%
FAİZ
41,24 0,76%
GÜMÜŞ GRAM
88,38 -0,47%
BITCOIN
64.695,00 0,26%
GBP/TRY
63,0712 0,15%
EUR/USD
1,1436 0,14%
BRENT
85,90 1,38%
ÇEYREK ALTIN
9.973,11 -0,45%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
21 °
Reklam

SİYASET

YÖK’ten ÖSYM’nin Türk öğrencileri mağdur ettiği iddiasına ilişkin açıklama

YÖK’ten ÖSYM’nin Türk öğrencileri mağdur ettiği iddiasına ilişkin açıklama

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, “uluslararası öğrencilerin üniversitelere sınavsız yerleştirildiği” iddialarının doğru olmadığını belirterek, “Uluslararası öğrencilerin kabulü üniversitelerce onaylanan uluslararası sınavlar ile Türkiye Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı puanları doğrultusunda gerçekleştirilmektedir.” ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir
ULUSLARARASI ÖĞRENCİLERİN ÜNİVERSİTELERE SINAVSIZ YERLEŞTİRİLDİĞİ İDDİASI
Özvar, NSosyal hesabından bazı sosyal medya paylaşımlarında yer alan “ÖSYM’nin Afrika, Orta Doğu ve Afganistan’dan gelen 400 bin öğrenciyi sınavsız üniversitelere yerleştirerek Türk öğrencileri mağdur ettiği” iddialarına ilişkin açıklama yaptı.
Bu iddiaların tamamen asılsız ve dezenformasyon içerdiğini vurgulayan Özvar, “Türkiye’de uluslararası öğrenciler Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ile değil, Türkiye Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı (TR-YÖS) ve uluslararası geçerliliği olan sınav sonuçlarıyla yerleşmektedir. Bu öğrenciler YKS kontenjanlarını kesinlikle kullanmamakta, yalnızca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları YKS’ye başvurabilmektedir.” ifadelerini kullandı.
Üniversitelerde uluslararası öğrencilere ayrılmış kontenjan oranının her program için ayrı ayrı belirlendiğini, uluslararası öğrenci oranının toplam öğrenci sayısına göre yüzde 5 civarında olduğunu aktaran Özvar, şunları kaydetti:
“Kontenjanlar üniversitelerin teklifi ve Yükseköğretim Kurulunun onayı ile belirlenmektedir. Uluslararası öğrencilerin kabulü üniversitelerce onaylanan uluslararası sınavlar ile TR-YÖS puanları doğrultusunda gerçekleştirilmektedir. Türkiye’de öğrenim gören bu öğrenciler, ülkeler arası dostluk köprüleri kurmalarıyla büyük önem taşımaktadır. Bugün 194’ü bulan ülkede Türk üniversitelerinden uluslararası mezunlarımız bulunmaktadır. Bu kimseler ülkemizde edindikleri bilgi ve becerilerini, kendi ülkeleriyle ilişkilerimize olumlu katkı sağlayacak şekilde geleceğe taşımışlardır. Kamuoyunun, resmi kurumların şeffaf biçimde paylaştığı bilgilere itibar etmesi, ülkemizin eğitim sistemine ve uluslararası ilişkilerimize zarar vermeye dönük asılsız iddialara itibar edilmemesi önemle rica olunur.”
Ünlü komedyen hakkında şoke eden taciz iddiası! Mesut Süre’den ilk açıklama
Son dakika: İş insanı Halit Yukay’ın cansız bedeni denizden nasıl çıkarılacak? Detaylar belli oldu…

Reklam
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Kocatepe Başkomutan Mustafa Kemal Anıtı'ndaki törene katıldı

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Kocatepe Başkomutan Mustafa Kemal Anıtı’ndaki törene katıldı

Büyük Taarruz’un 103. yıl dönümü dolayısıyla Afyonkarahisar’da bulunan Kurtulmuş, Kocatepe’deki tören alanına gelişinin ardından, Büyük Taarruz Bisiklet Turu’nda yer alacak sporcularla görüştü.
İlginizi Çekebilir
Büyük Taarruz emrinin verildiği Kocatepe’den, 9 Eylül’de düşman işgalinden kurtuluş yıl dönümünün kutlanacağı İzmir’e kadar pedal çevirecek sporculara yanlarında götürmeleri için Türk bayrağı teslim eden Kurtulmuş, daha sonra Büyük Taarruz Bisiklet Turu’nu başlattı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Kocatepe’deki törende, üzerinde “TBMM Başkanı” yazılı kırmızı beyaz karanfillerden oluşan çelengi Başkomutan Mustafa Kemal Anıtı’na bıraktı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla Türk bayrağı göndere çekildi, askerler tarafından saygı atışı gerçekleştirildi.
Afyonkarahisar İkmal ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yalçın Tecimer’in konuşma yaptığı törende, bir subay tarafından arazi tanıtıldı ve Harekat harita üzerinden anlatıldı.
Milli Savunma Bakanlığı akrobasi timi SOLOTÜRK, Kocatepe ve Afyonkarahisar semalarında saygı uçuşu gerçekleştirdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, daha sonra Büyükkalecik’teki Yüzbaşı Agah Efendi Şehitliği’ni ziyaret etti. Kurtulmuş, burada Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Şehitlik’teki mezarlara karanfil bıraktı.
Son dakika: İş insanı Halit Yukay’ın cansız bedeni denizden nasıl çıkarılacak? Detaylar belli oldu…

Samsun'da iki kişinin öldüğü kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Samsun’da iki kişinin öldüğü kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Kaza, Samsun-Ordu kara yolunun 61. kilometresi, Gündoğdu mevkisinde dün saat 08.45 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Çanakkale’den Rize’ye giden Sahil Seyahat firmasına ait Mustafa Hakan O. yönetimindeki 53 RT 111 plakalı Mercedes marka yolcu otobüsü, yol kenarında duran 55 ADU 207 plakalı kamyonete branda çeken Aydın Yiğit (47) ve Mehmet Yıldız’a (71) çarptıktan sonra mısır tarlasına girdi. Çarpmanın etkisiyle yaralanan Yiğit ve Yıldız, sağlık ekiplerince Terme Devlet Hastanesine kaldırıldı. Durumu ağır olan Aydın Yiğit, yapılan müdahalelere rağmen Yerme Devlet Hastanesinde hayatını kaybetti. Ağır yaralanan ve Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilen Mehmet Yıldız da yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
KAZA ANI KAMERADA
Otobüsteki 32 yolcu kazayı yara almadan atlatırken, aracın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, şoförün güvenlik şeridine girerek kamyonetin yanında bulunan yayalara çarpma anı ve mısır tarlasına dalışı yer aldı. Şoförün çarpma esnasındaki soğukkanlı tavırları dikkat çekti.
KAZADA ÖLENLER TOPRAĞA VERİLDİ
Kazada hayatını kaybeden 4 çocuk babası Mehmet Yıldız, İlkadım ilçesi İstasyon Mahallesi Kefeli Camisi’nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Derecik Mezarlığı’nda; Aydın Yiğit ise Atakum Çatmaoluk Camisi’nde aynı vakitte kılınan cenaze namazının ardından aile kabristanında toprağa verildi.
OTOBÜS ŞOFÖRÜ TUTUKLANDI
Kazada gözaltına alınan otobüs şoförü Mustafa Hakan O., çıkarıldığı mahkemece “taksirle 2 kişinin ölümüne sebep olmak” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi….

Reklam
Son dakika: İş insanı Halit Yukay'ın cansız bedeni denizden nasıl çıkarılacak? Detaylar belli oldu

Son dakika: İş insanı Halit Yukay’ın cansız bedeni denizden nasıl çıkarılacak? Detaylar belli oldu

Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere denize açıldığı teknesi, parçalanmış ve yarı batık halde bulunan iş insanı Halit Yukay’ın (43) 19 gün sonra 68 metre derinlikte ulaşılan cansız bedeninin çıkarılması için planlanan çalışmalara, rüzgar ve oluşan dalgalar nedeniyle başlanamazken; Türk Deniz Kuvvetleri’nin iki kurtarma ve yedekleme gemisinden ‘TCG Işın’ ya da ‘TCG Akın’ın bölgeye gelmesi bekleniyor.
İlginizi Çekebilir
İş insanı Halit Yukay, 4 Ağustos saat 15.10’da Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere kendisine ait ‘Graywolf’ isimli tekneyle denize açıldı. Aynı gün kendisinden haber alınamayan Yukay’ın yakınlarının ihbarı sonrası Sahil Güvenlik ekipleri harekete geçti. Ekipler arama çalışması başlatırken, 5 Ağustos saat 14.30 sıralarında Balıkesir’in Erdek ilçesi Kapıdağ Yarımadası Turanköy açıklarında seyir halinde olan ticari gemiden deniz yüzeyinde yarı batık durumda tekne parçalarının görüldüğü ihbarı yapıldı.
PARÇALANMIŞ HALDE BULUNDU
Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı ekipleri, verilen koordinata gitti. Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı 1 helikopter, 1 dalış timi ve 7 yüzer unsurla arama kurtarma çalışması başlatıldı. Yarı batık tekneye dalış timi de dalış yaptı ancak aramalardan sonuç alınamadı. Ekiplerin incelemesinde; parçalanmış teknenin motor seri numarasının, Halit Yukay’ın teknesiyle eşleştiği belirlendi. Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı ekiplerinin dalış gerçekleştirdiği teknenin su altı görüntülerinde parçalandığı görüldü.

İlginizi Çekebilir
SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI
Yalova’nın Altınova ilçesinde yat tersanesi ve şirketi bulunan, mühendis ve baş tasarımcı olarak yat üretimi yapan Yukay’ın, Yalova’dan Bozcaada’ya hareket ettiği anlar da ortaya çıktı. Görüntülerde; Halit Yukay’ın teknesiyle limandan ayrıldığı görülürken, olaya ilişkin Marmara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Ekinlik Adası’na çekilip vinçle karaya çıkarılan parçalanmış ‘Graywolf’ isimli teknede, kazanın nedeninin belirlenmesine yönelik bilirkişi incelemesi başlatıldı.
YÜK GEMİSİ KAPTANI TUTUKLANDI
Yukay’ın parçalanmış teknesine çarptığı öne sürülen ve ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçlamasıyla Yalova’da gözaltına alınıp, yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan ‘Arel 7’ isimli kuru yük gemisinin kaptanı C.T. (61), Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı sonrası İstanbul’da yeniden gözaltına alınıp, tutuklandı.
ABD’li siyasetçiden İslam’a alçak saldırı! Kur’an-ı Kerim yakıp, Müslümanlara tehditler savurdu
GEMİNİN ÖNÜNDE SÜRTME İZLERİ
Halit Yukay’ın parçalanmış yatına çarptığı öne sürülen geminin radar hareketleri ortaya çıkarken, Sahil Güvenlik ekiplerinin incelemesinde; kuru yük gemisinin ön tarafında sürtme izleri olduğu tespit edildi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, bölgedeki gemi trafiği ile ‘Arel 7’nin rotasını mercek altına aldı. Gemideki sürtme izlerini gösteren 2 fotoğraf karesi de soruşturma dosyasına girdi. Kazadan 1 gün önce Çanakkale’de çekilen fotoğrafta geminin önünde herhangi bir iz görülmezken, 5 Ağustos’ta geminin yükünü götürdüğü İzmit’te çekilen fotoğrafta, ‘Arel 7’nin önündeki belirgin iz ve darbe dikkat çekti.
BOYA KALINTILARI EŞLEŞTİ
92 metre boyunda, 11 metre genişliğindeki geminin ön tarafındaki çiziklerin nasıl meydana geldiği araştırılırken, yük gemisinin sürtme izlerinin bulunduğu yerden ve Yukay’ın parçalanan teknesinde izlerin bulunduğu kısımdan alınan numuneler, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’ne gönderildi. İnceleme sonucunda; Halit Yukay’ın parçalanan teknesi ile ‘Arel 7’nin önündeki sürtme izlerindeki boya kalıntılarının eşleştiği belirtildi.
EN SON ÜNLÜ OYUNCU İLE KONUŞMUŞ
Öte yandan Yukay’ın oyuncu arkadaşı Kıvanç Tatlıtuğ da soruşturma kapsamında ‘tanık’ sıfatıyla ifade verdi. Arama çalışmalarına da katılan oyuncunun, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada bilgisine başvurulmak üzere İstanbul’da ifadesinin alındığı belirtildi. Tatlıtuğ’un ifadesinde; kazadan önce Halit Yukay ile telefonda görüştüğünü, konuştukları sırada hattın bir anda kesildiğini, bir daha da kendisine ulaşamadığını söylediği öğrenildi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ‘yetkisizlik’ kararıyla soruşturma dosyasının kazanın olduğu Marmara Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildiği de kaydedildi.

68 METRE DERİNLİKTE BULUNDU
Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ile Samsun Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, Çanakkale Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, İzmir Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ve Yalova Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen arama çalışmalarının 19’uncu gününde Yukay’ın cansız bedenine ulaşıldı. Erdek ilçesinin 7 mil açığında, denizin 68 metre derinliğinde YTS cihazı ile deniz polisi tarafından tespit edilen Halit Yukay’ın cansız bedeni, ROV ile de görüntülendi. Cansız bedeni etrafında, tekneye ait motorun plakaları ile botun parçaları da tespit edildi. Cansız bedeni denizden çıkarma çalışmaları, bütünlüğünün bozulmaması için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile koordineli olarak yürütülmesi planlanıyor.
Avukat Mücahit Birinci, hakkında başlatılan soruşturma kapsamında ifadeye çağrıldı
+
HAVA ŞARTLARI ÇALIŞMALARI ZORLAŞTIRIYOR
Çalışmaların 20’nci gününde deniz polisi, Kıyı Emniyeti ve Sahil Güvenlik ekipleri, hava şartları elvermediği için su altında yeni bir görüntüleme yapamazken; bölgede dün de kuvvetli rüzgar ve dalga hakim olduğu için ekipler çalışma başlatamadı. Bölgede cuma gününe kadar kuvvetli rüzgarın hakim olması beklenirken; çalışmaların ilk anından itibaren görev alan ve Yukay’ın cansız bedeninin yerini tespit eden deniz polisinin görevi, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na devrederek bölgeden ayrıldığı öğrenildi. Türk Deniz Kuvvetleri’nin iki kurtarma ve yedekleme gemisinden ‘TCG Işın’ ya da ‘TCG Akın’ın bölgeye gelmesinin beklendiği kaydedilirken, Sahil Güvenlik ve Kıyı Emniyeti ekipleri de bekleyişini sürdürüyor.
‘BATUHAN A’ GEMİSİNİN MÜRETTEBATINI ÇIKARDILAR
Balıkesir’e bağlı Marmara Adası’ndan Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden, 15 Şubat’ta saat 06.32’de Karacabey ilçesi açıklarında İmralı Adası’nın güneybatısında su alarak batan ve enkazı kıyıdan 4 mil açıkta 51 metre derinlikte denizin tabanına oturan, ‘Batuhan A’ isimli kargo gemisinin kayıp mürettebatının cansız bedenleri de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı dalgıçları tarafından asansör sistemiyle deniz dibine inilerek çıkarılmıştı….

Ceyda'nın katiline indirim sonrası bakanlık harekete geçti

Ceyda’nın katiline indirim sonrası bakanlık harekete geçti

İzmir’de polis ekipleri, 20 Ağustos 2020’de saat 01.00 sıralarında, Barbaros Mahallesi 5218’inci Sokak’ta yaşayan kaynak ustası Serkan Dindar’ın zemin kattaki dairesinden tartışma ve cam kırılma sesleri geldiği ihbarını aldı. Adrese giden polis, daireye girdiğinde Ceyda Yüksel’i ölü buldu. Yüksel’in sağ kolunun kopma derecesinde kesildiği ve vücudunda cam kesikleri bulunduğu belirlendi. Otopsinin ardından Ceyda’nın cenazesi, İstanbul’da toprağa verildi. Gözaltına alınan ve alkollü olduğu belirlenen Dindar, olayı hatırlamadığını söyledi. Sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklanan Dindar’ın, ‘Yaralama’ ve ‘Trafiği tehlikeye sokma’ suçlarından da sabıkalı olduğu ortaya çıktı.
İlginizi Çekebilir
‘HAKSIZ İNDİRİMİ’ UYGULANDI
Ceyda Yüksel’in, Serkan Dindar ile sosyal medyada aynı gezi ve kamp sayfalarını takip ettiği, ikilinin böylelikle tanışıp, sık sık çok sevdikleri köpeklerden sohbet ettikleri belirlendi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma sonunda Dindar hakkında ‘Kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle dava açtı. İzmir 6’ncı Ceza Mahkemesi’ndeki yargılama sonucunda mahkeme heyeti, sanığı ‘Kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı, ardından ‘haksız tahrik’ indirimi uygulayıp, Dindar’ın cezasını 18 yıl hapse indirdi. Mahkeme heyeti, sanığa ‘Uyuşturucu madde ticareti yapmak’ suçundan ceza vermedi.
GEREKÇELİ KARAR
Gerekçeli kararda; Ceyda Yüksel’in, Dindar’ın cinsel ilişki teklifini reddetmesi nedeniyle gece eve dönerken sokakta tartışma yaşadığı, çevredekilerin ifadelerinden yola çıkarak tartışmanın evin içinde sürdüğünün altı çizildi. Sanık Dindar’ın kapıldığı tahrikin etkisiyle Yüksel’i evin salon kapısının camını kıracak şekilde tutup, kapıya vurduğu belirtildi. Dindar’ın, Yüksel’in hayati öneme sahip organ ve damarlarının bulunduğu baş ve göğüs bölgesini cam kırıklarının olduğu kapı boşluğuna sokup, geri çektiği eyleminin ve kastının öldürme sonucuna yöneldiği aktarıldı. Dindar hakkında tahrik altında suçu işlediği, kapıldığı elem ve öfkenin niteliği ve boyutu dikkate alınarak da ‘haksız tahrik’ indirimi uygulandığına vurgu yapıldı.
İstanbul Boğazı’nda kayboldu! Rus yüzücünün eşinden açıklama geldi
İSTİNAF VE YARGITAY CEZAYI ONADI
Öte yandan Dindar’a uyuşturucu kullandığını teyit etmesi, uyuşturucu ticareti yaptığı anlaşılan S.S. hakkında elverişli bilgiler vermesi nedeniyle ‘Uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama’ suçundan ceza verilmediği bildirildi. Yerel mahkemenin kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nde oy birliğiyle onandı. Daha sonra Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, sanık hakkında verilen ‘haksız tahrik’ indiriminde isabetsizlik görülmediğine kanaat getirip, kararı onadı.
BAKANLIKTAN İTİRAZ
Yargıtay’ın kararının ardından dosyayla ilgili bir gelişme daha yaşandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatıyla bakanlık, Serkan Dindar’a verilen ve Yargıtay’ın ‘haksız tahrik indirimi’ uygulayarak onadığı cezaya karşı harekete geçti. İzmir 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya müdahil olan bakanlık, Yargıtay’ın cinsel ilişkiyi reddetmeyi haksız tahrik nedeni sayan ve bu gerekçeyle cinayet sanığına ceza indirimi uygulanmasını onaylayan karara temyiz aşamasında itiraz etti. İtirazda; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da aynı gerekçeyle bozulması talep edilen kararın, Yargıtay ilgili dairesince incelenerek bu haliyle onandığı belirtildi. Bakanlık, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Ceza Muhakemesi Kanunu 308’inci maddesinde düzenlenen ‘Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi’ kapsamında dosyanın Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi için başvuruda bulundu.
ABD’li siyasetçiden İslam’a alçak saldırı! Kur’an-ı Kerim yakıp, Müslümanlara tehditler savurdu
‘TEŞEKKÜR EDİYORUM’
İtirazın ardından konuşan Ceyda’nın annesi Filiz Demiral, “Kızımın yasını tutamadım. Onun vefatının ardından hukuk mücadelesine giriştim. Ceyda’da yaşasaydı, bunu isterdi. Sanığa verilen indirimli cezanın Yargıtay’da onanması beni adeta yıktı. Ancak Sayın Bakanın talimatıyla yapılan itiraz, bir anne olarak beni çok sevindirdi. Kendisine bir kadın ve bir anne olarak teşekkür ediyorum. Karar ne olursa olsun; Ceyda geri gelmeyecek. Ancak sanığa verilecek olan ceza, bir nebze de olsa kalbime ferahlık getirecek. Başka kadınların hayattan koparılmaması için, başka canların yitip gitmemesi için çıkacak karar oldukça önemli” dedi….

'Şifalı' denilen suya giren yaşlı çift can vermişti! Korkunç detay: Daha önce de 8-10 kişi öldü

‘Şifalı’ denilen suya giren yaşlı çift can vermişti! Korkunç detay: Daha önce de 8-10 kişi öldü

Olay, 23 Ağustos tarihinde Orta ilçesine bağlı Derebayındır köyünde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, İbrahim (75) ve Şerife Akkoç (80) çifti, hemoroit gibi çeşitli hastalıklara iyi geldiği iddia edilen ve halk arasında ‘hışıldak’ olarak adlandırılan kaynak suyuna girdi.
İlginizi Çekebilir
Suyun içinde bir süre oturan çiftçin hareketsiz kaldığını gören vatandaşlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, çiftin hayatını kaybettiğini belirledi. AFAD tarafından yapılan incelemelerde, suyun çıktığı alandaki oksijen seviyesinin yetersiz olduğu belirlendi. Yaşanan olayın sudaki kükürt seviyesinin fazla olmasından kaynaklanabileceği de değerlendiriliyor.
Bolu için zaman daralıyor! Sadece 3,5 aylık su kaldı
Olayda hayatını kaybeden çiftin cenazeleri ise otopsi işlemlerinin ardından Derebayındır köyünde toprağa verildi.
“BURADA DAHA ÖNCEDEN DE 8-10 KİŞİ ÖLMÜŞ”
Daha önce aynı su sebebiyle ölümlerin gerçekleştiğini söyleyen vatandaşlardan Süleyman Demirbağ, “Kendim Ortalıyım. Şu anda bulunduğumuz yer Derebayındır köyü. Burada halk arasında ‘hışıldak’ olarak bilinen şifalı bir su vardı. Maalesef iki kişiyi su yüzünden kaybettik. Bu bölgede kükürtlü bir su çıkıyordu, çeşitli hastalıklara ve çocuğu olmayanlara iyi geliyordu. Bu suyun da çok ziyaretçisi oluyordu. Ben bilmiyorum ama söylenilenlere göre burada daha önceden de 8-10 kişi ölmüş. Burası yaşanan olaydan sonra kullanıma ve ziyarete kapatıldı. Burasının kapatılması iyi oldu, vatandaşlar sağlık ararken canından oluyordu” dedi.

ABD’li siyasetçiden İslam’a alçak saldırı! Kur’an-ı Kerim yakıp, Müslümanlara tehditler savurdu…

Reklam
İstanbul Boğazı'nda kayboldu! Rus yüzücünün eşinden açıklama geldi

İstanbul Boğazı’nda kayboldu! Rus yüzücünün eşinden açıklama geldi

İstanbul Boğazı’nda 24 Ağustos’ta 81 ülkeden 2 bin 820 sporcunun katılımıyla gerçekleştirilen yarışa katılan Rus yüzücü Nikolai Andreevich Svechnikov’un karaya çıkamadığının anlaşılması üzerine ekiplerce başlatılan arama çalışmaları 3’üncü gününde de sürüyor.
İlginizi Çekebilir
Deniz polisi ve sahil güvenlik ekiplerince, Rus sporcuyu aramak için yarışın gerçekleştiği Kanlıca-Kuruçeşme alanı başta olmak üzere Boğaz’da detaylı arama yapılıyor.
Öte yandan Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının, Rus sporcunun kaybolmasına ilişkin başlattığı soruşturma sürüyor.
SAVCILIK KAMERA KAYITLARINI İSTEDİ
Soruşturma kapsamında savcılık, Sarıyer Kolluk Destek Tim Komutanlığına gönderdiği yazıda, Svechnikov’un kimlik ve adres bilgisinin tespit edilmesinin yanı sıra yarış sırasında alınan görüntüler ile gereken tüm kamera kayıtlarının toplatılıp gönderilmesini istedi.
ABD’li siyasetçiden İslam’a alçak saldırı! Kur’an-ı Kerim yakıp, Müslümanlara tehditler savurdu
Kaybolan Rus sporcunun yakınlarının tespit edilerek mağdur sıfatıyla ifadelerinin alınmasını talep eden savcılık, Svechnikov’u tanıyan ve aynı yarışma organizasyonunda yer alan kişilerin de belirlenip bilgi sahibi sıfatıyla beyanlarının alınması talimatını verdi.
Savcılık, otel ve hastane kayıtlarının araştırılarak kaybolan sporcuya dair herhangi bir kayıt girişi olup olmadığının da araştırılmasını talep etti.
Yunan basınından çarpıcı itiraf: Türkiye, Yunanistan’ı haritadan siliyor, Doğu Akdeniz’in hakimi oluyor!
YÜZÜCÜNÜN EŞİ SOSYAL MEDYADA YARDIM İSTEDİ
Sporcunun eşi Antonina, kocasını Boğaz kıyılarında karadan da aramayı planlıyor ancak Izvestiya’nın haberine göre yeterince insan bulunmadığı için sosyal medya üzerinden gönüllü toplamaya çalışıyor. Eşinin özelliklerini “Siyah, kolsuz bir mayo giymişti ve üzerinde 2554 numarası bulunan yeşil bir bone takıyordu” diye tarif eden genç kadın ekledi:
“Yardımınızı rica ediyorum! Eğer Boğaz kıyısına yakın olanlar varsa, boğazın iki yakasında da lütfen kocamı arama çalışmalarına katılın. Yardımınız için çok minnettar olacağım.”
Dünya yüzme rekortmeni Nikolay Skvortsov da sporcunun akıntıya kapılmış olabileceğini ileri sürdü.
Kaybolan yüzücünün eşi ise Svechnikov’un tüm yüzüşüne dair video kaydı talep edeceğini söyledi. Ayrıca savcılığa başvuracağını ve aramalarda hangi kuvvetlerin yer aldığını gösteren konsolosluktan yazılı bir rapor almayı planladığını belirtti. Kaybolan yüzücünün bir diğer akrabası Alena da daha önce dalgıçların aramalara başladığını aktarmıştı.
Avukat Mücahit Birinci, hakkında başlatılan soruşturma kapsamında ifadeye çağrıldı…