BIST 100
11.151,03 -0,01%
DOLAR
49,8362 0,05%
EURO
55,4298 -0,13%
GRAM ALTIN
6.484,61 -0,25%
BITCOIN
81.056,00 0,47%
FAİZ
39,59 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
86,76 -0,48%
GBP/TRY
66,2841 -0,15%
EUR/USD
1,1122 -0,03%
BRENT PETROL
110,61 0,77%
ÇEYREK ALTIN
10.602,33 -0,25%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
16 °
Reklam

SPOR

Konyaspor
20:00
Galatasaray
30 Ekimm 2026
Erzurumspor
13:30
Arca Çorum
31 Ekimm 2026
Kocaelispor
16:00
Rizespor
31 Ekimm 2026
Fenerbahçe
19:00
Göztepe
31 Ekimm 2026
Amed Sportif
13:30
Eyüpspor
01 Kasımım 2026
Trabzonspor
16:00
Gaziantep FK
01 Kasımım 2026
Başakşehir
16:00
Samsunspor
01 Kasımım 2026
Kasımpaşa
19:00
Beşiktaş
01 Kasımım 2026
Gençlerbirliği
-:-
Alanyaspor
02 Kasımım 2026
Bakan Gürlek, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve beraberindeki heyetle görüştü

Bakan Gürlek, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve beraberindeki heyetle görüştü

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Sağkan ve heyetiyle Bakanlık’ta görüştüğünü belirtti. Savunma makamının temsilcisi olan avukatların ihtiyaçlarını ve beklentilerini ele aldıkları verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini kaydeden Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
İlginizi Çekebilir
“Adalet Bakanlığı olarak, Türkiye Barolar Birliği ile yakın işbirliği içinde adalet camiamızın taleplerini karşılamaya yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sayın Başkan ve heyetine nazik ziyaretleri için teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.”
‘12’NCİ YARGI PAKETİ’NDE AVUKATLARIMIZA ÖZEL DÜZENLEME YAPIYORUZ’
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Gürlek, kabulde yaptığı konuşmada, 12’nci Yargı Paketi’nde avukatların özlük haklarının güçlendirilmesine yönelik çalışmaları hayata geçirmeyi hedeflediklerini belirtti. Yargı camiasının büyük bir aile olduğunu vurgulayan Gürlek, “Bu ailenin içerisinde avukatlarımız çok önemli. 209 bin avukatımız var. Yargısal süreçlerde savunma makamı, avukatlarımız çok önemli.” dedi.

Gürlek, avukatların yaşadığı maddi sıkıntıları 12’nci Yargı Paketi ile çözüme kavuşturmayı hedeflediklerine dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi:
Alıntı Metni

Yargının hızlanması için de gerekli adımların atılacağını aktaran Gürlek, ayrıca noter yardımcılığı konusuna da 12’nci Yargı Paketi’nde yer vermeyi hedeflediklerini kaydetti.
Marmaris’te belediyeye rüşvet soruşturması! 3 kişi gözaltına alındı
Bakan Çiftçi’den sosyal medyada suç örgütü propagandası yapanlara yönelik operasyonlara ilişkin paylaşım…

Reklam
Marmaris'te belediyeye rüşvet soruşturması! 3 kişi gözaltına alındı

Marmaris’te belediyeye rüşvet soruşturması! 3 kişi gözaltına alındı

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca, belediyede imar ve ruhsat işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı ve bazı kamu görevlilerinin bu işlemler karşılığında maddi menfaat sağladığı iddiaları üzerine soruşturma başlatıldı.
İlginizi Çekebilir
Soruşturma kapsamında, belediye içinde belirli yöneticilerin, kendi belirledikleri personel aracılığıyla usulsüz işlemleri yönlendirdiği ve bu süreçten kazanç elde ettiği öne sürüldü.
Güvenlik güçlerince yapılan teknik ve fiziki takip sonucu belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon başlatıldı.
Soruşturma kapsamında, belediye başkan yardımcısı, imar müdürü ve zabıta müdürünün de aralarında bulunduğu bazı şüpheliler hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin ikametleri, iş yerleri ve belediyedeki ofislerinde arama yapıldı.
Polis ekipleri Ö.H, T.D. ve M.K’yi gözaltına aldı.
Haber Detay Görsel Slider
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında savcılık ifadeleri ortaya çıktı: Bir nefes yanlışlıkla çektim
CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun belediye önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, soruşturmanın münferit bir olay olduğunu söyledi.
Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının yürütmekte olduğu bir soruşturma çerçevesinde belediye çalışanlarının gözaltına alınıp belediye binasına getirildiğini aktaran Uzun, “Belediye çalışanlarının görevi ile ilgili soruşturmanın derinleştirilmesi ve delillerinin elde edilmesi adına iş yerinde yapılan bir aramadan müteşekkil olduğu bunun dışında ilgili kişinin konutu ve başkaca yerlerde de aramanın bu soruşturma kapsamında yürütülmekte olduğunu belediye ve belediye işleyişi ile ilgili bir konunun olmadığı bilgisi bize şu an itibari ile verildi.” dedi.
Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü de soruşturmanın münferit olduğunu belediye başkanı ve yönetimin çalışmalarına devam edeceğini kaydetti.
Öte yandan, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince belediye binasında arama çalışmaları sürdürülürken, çevik kuvvet ekiplerince de bina çevresinde güvenlik önlemi alındı.
Bakan Çiftçi’den sosyal medyada suç örgütü propagandası yapanlara yönelik operasyonlara ilişkin paylaşım
Umre için yola çıktılar, havalimanında dolandırıldıklarını anladılar…

Reklam
Umre için yola çıktılar, havalimanında dolandırıldıklarını anladılar

Umre için yola çıktılar, havalimanında dolandırıldıklarını anladılar

Kentte umre ibadetini yerine getirmek için bir firma ile irtibata geçen 125 kişilik grup, kişi başı ortalama 1500 dolar ödedi. Ödemeyi yaptıkları firma görevlisi N.T.’den bir daha haber alamadıklarını iddia eden ve 26 Mart akşamı umre uçuşunun olması gerektiğini söyleyen vatandaşlar, Üçlerbey Polis Merkezi önünde toplandı. Şikayet dilekçesi veren vatandaşlar, firmaya tepki gösterdi.
İlginizi Çekebilir
‘BİR MUHATAP BULAMIYORUZ’
Umre vaadi ile dolandırıldığını söyleyen Hüseyin Canhisar, “Umreye gitmek için yazıldık. Ramazandan önce müracaat etmiştik. Sonra da paralarımızı ödedik. Eşim ve ben toplamda 3 bin dolar ödedik. 26 Mart akşamı uçuş var dediler. Şu an bir muhatap bulamıyoruz. Uçuşumuz ile ilgili bir bilgi vermiyorlar. Karakola şikayet dilekçesi vermek için geldik. Firmanın buradaki acentesi tarafından dolandırıldık. Bizden alınan paralar nerede, belli değil” dedi.
Gülümser Canhisar ise “Artık bu son günler. Suudi Arabistan hac dönemi yaklaştığı için umreyi kapatacak. Gitsek bile süremiz eksik olacak. Gitsek bile umremizi yapamayacağız” diye konuştu.
Toplanan kalabalık, polis ekiplerinin konuyla alakalı gerekli incelemenin yapılacağını söylemesinin ardından dağıldı.
Haber Detay Görsel Slider
Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde Zuhal Kalaycıoğlu’nun ifadesi ortaya çıktı: ‘Beni bırakma Cansu’ dedi
Dilovası’ndaki yangın faciasında 7 kişi hayatını kaybetmişti! Annenin sözleriyle salon buz kesti: Kızımın kefeni olmadı hakim bey…

Diyarbakır'da sivil polis aracının geçişi sırasında el yapımı patlayıcı patladı: Can kaybı ve yaralanma yok

Diyarbakır’da sivil polis aracının geçişi sırasında el yapımı patlayıcı patladı: Can kaybı ve yaralanma yok

Valilikten yapılan açıklamada, saat 18.34 sıralarında Kamişlo Bulvarı ile Nevruz Caddesi Kavşağı kesişiminde meydana gelen patlamaya ilişkin olarak inceleme yapıldığı belirtildi.
Açıklamada, “İlk incelemede olay sırasında bölgeden geçmekte olan sivil bir polis aracının, yol kenarına bırakılan ve içerisinde el yapımı patlayıcı bulunduğu değerlendirilen bir poşetin üzerinden geçtiği esnada patlamanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Meydana gelen patlamada can kaybı ya da yaralanma yaşanmamış, araçta da herhangi bir hasar oluşmamıştır.” ifadeleri kullanıldı.
İlginizi Çekebilir
Yapılan teknik ve kamera incelemelerinde, el yapımı patlayıcının saat 18.21 sıralarında motosikletli bir kişi tarafından yol kenarına bırakıldığının tespit edildiği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Aradan geçen süre içerisinde farklı araçların da aynı güzergahı kullandığı, patlamanın ise yaklaşık 12 dakika sonra gerçekleştiği tespit edilmiştir. Elde edilen mevcut bulgular çerçevesinde bu aşamada, uzaktan kumanda mekanizması bulunmayan söz konusu patlayıcıyla doğrudan polis aracının hedef alındığına dair bir bulguya ulaşılmamıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ilgili birimlerce geniş çaplı tahkikat başlatılmış olup, olayın aydınlatılması ve olaya karışan şüpheli ya da şüphelilerin tespiti ve yakalanmasına yönelik çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir.”
Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde Zuhal Kalaycıoğlu’nun ifadesi ortaya çıktı: ‘Beni bırakma Cansu’ dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kimse Türkiye’ye diz çöktüremeyecek…

Türkiye'nin stratejik iletişim alanındaki vizyonunun ve kurumsal kapasitesinin bir yansıması: STRATCOM Zirvesi

Türkiye’nin stratejik iletişim alanındaki vizyonunun ve kurumsal kapasitesinin bir yansıması: STRATCOM Zirvesi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, bu yıl beşincisi düzenlenecek Stratejik İletişim Zirvesi’ni (STRATCOM), AA Analiz için kaleme aldı.
Bugün uluslararası sistem, yalnızca geçici türbülansların değil, aynı zamanda köklü ve yapısal bir dönüşümün içinden geçmektedir. Art arda yaşanan bölgesel çatışmalar, derinleşen jeopolitik rekabet ve küresel yönetişim mekanizmalarının yetersizliği, mevcut düzenin artık sürdürülebilir olmadığını açıkça göstermektedir. Yaşanan kriz ve belirsizliklerin temelinde, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan uluslararası sistemin hakim paradigmasının, kurumlarının, mekanizmalarının ve normlarının günümüz dünyasının sorunlarını çözme noktasında yetersiz kalması, dahası mevcut sorun ve belirsizlikleri derinleştirmesine sebep olması yer almaktadır.
Nitekim bu gerçeklik, düzenin kurucuları konumundaki Batılı siyasetçiler ve entelijansiya tarafından uluslararası platformlarda da açıkça dile getirilmektedir. Bu platformlarda yalnızca krizler değil, aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası sistemin norm üretme kapasitesi, temsil adaleti ve meşruiyeti de sorgulanmaktadır. Bununla beraber uluslararası sistemde yaşanan meşruiyet krizinin temelinde, temsil eksikliği ve adalet duygusunun zedelenmesi yatmaktadır.
İlginizi Çekebilir
“STRATEJİK İLETİŞİMİN DÜZEN KURUCU VE İSTİKRAR SAĞLAYICI ROLÜNÜ ELE ALACAĞIZ”
Öyle ki, Batı dışı dünyanın sesinin yeterince duyulmadığı, uluslararası kurumların belirli güç merkezlerinin etkisi altında kaldığı yönündeki eleştiriler giderek daha geniş bir şekilde karşılık bulmaktadır. Küresel çapta artan adaletsizlik, eşitsizlik ve ayrımcılık gibi problemler, devletlere ve kamu düzenine olan güveni sarsarak sosyal kırılganlıkları artırmakta, uluslararası düzenin meşruiyetinin geniş kitleler tarafından sorgulanmasına yol açmaktadır. Bu durum, sadece siyasi bir tartışma değil; aynı zamanda iletişimsel bir kırılmadır. Çünkü sistemin kendisini anlatma ve kabul ettirme kapasitesi zayıflamaktadır. Bu nedenle 27-28 Mart tarihlerinde İstanbul’da düzenleyeceğimiz STRATCOM Zirvesi’nin ana temasını “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” olarak belirledik. Bu çerçevede; küresel belirsizliklerin arttığı, yapısal çözünmelerin hızlandığı bir dönemde stratejik iletişimin düzen kurucu ve istikrar sağlayıcı rolünü ele alacağız.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile başlayan İran’ın Körfez ülkelerine yönelik misillemeleriyle bölgesel bir savaşa dönüşen çatışmanın etkileri ve oluşturduğu yeni gerçeklikler, hiç şüphesiz bu yıl düzenleyeceğimiz STRATCOM Zirvesi’nin en önemli gündem maddelerinden birisi olacaktır. Bölgemizdeki kritik altyapıların ve enerji tesislerinin doğrudan hedef alındığı bu savaş, küresel ölçekte çok boyutlu bir kriz dalgası yaratmıştır. Uluslararası güvenlik, enerji güvenliği, ticaret yolları, küresel lojistik ve tedarik zincirlerini derinden etkileyen kriz; uluslararası boyutta da yarattığı ayrışmalarla da uluslararası boyutta meşruiyetin üretimini tartışmaya açmıştır.
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında savcılık ifadeleri ortaya çıktı: Bir nefes yanlışlıkla çektim
Yarattığı kırılmalarla 21. yüzyılın en önemli sınamalarından birisini oluşturan savaşın başlamasının ardından küresel çapta düzenlenen en büyük uluslararası zirve olma özelliğini taşıyan bu Zirve, krizin yol açtığı jeopolitik kırılmaların ve iletişim dünyası için yarattığı anlamların tartışılması için önemli bir etkileşim platformu sunmaktadır. Çatışma öncesinde ve süresince tanık olduğumuz dezenformasyon kampanyaları ve psikolojik harp taktikleri, stratejik iletişimin ulusal güvenlik çerçevesindeki önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Dolayısıyla bu zirve, savaşın uluslararası sistemde yarattığı derin fay hatlarının iletişim ve anlatı boyutunu ele almak adına oldukça önemlidir.
Bugün karşı karşıya olduğumuz mesele, sadece güç dengelerinin değişmesi değildir. Nitekim mesele küresel anlatıların, algıların ve bilginin üretim süreçlerinin de dönüşmesidir. Bu noktada stratejik iletişim, artık devletlerin dış politika setlerinin tamamlayıcı bir unsuru olmakla kalmayıp bizatihi merkezinde yer alan bir güç çarpanıdır. Hakikatin, dezenformasyonla gölgelendiği, bilginin hızla yayıldığı ancak güvenin aynı hızla aşındığı böylesi bir çağda, iletişim, yalnızca bir aktarım süreci değil, bir meşruiyet inşası meselesidir aynı zamanda.
Öte yandan günümüzün dünyasının öne çıkan sorunları olan savaşlar, çatışmalar, düzensiz göç, gıda güvenliği, enerji arzı, iklim değişikliği ve dijital sahadaki dezenformasyonlar gibi çok boyutlu krizler, uluslararası iş birliğine ve güvene dayanan yeni bir iletişim anlayışının tesisini zorunlu kılmaktadır. Eski araç, yöntem ve kavramlar bu sorunları açıklamakta ve çözmekte yetersiz kalarak yeni krizlere zemin hazırlamaktadır. Bu noktada, insan onuru, ortak akıl ve küresel dayanışma kavramları çerçevesinde, şüphesiz adil, şeffaf ve kapsayıcı yeni bir iletişim dilinin ve güven ortamının tesis edilmesi gerekmektedir. İşte stratejik iletişim, tam da bu noktada devreye girmektedir.
Savaşın 27. gününde Orta Doğu ateş çemberi! Hizbullah İsrail’in kuzeyini vurdu: 1 ölü
“İHTİYACIMIZ OLAN ŞEY İNSAN ONURUNU MERKEZİNE ALAN YENİ BİR İLETİŞİM AHLAKIDIR”
Bu zaviyeden bakıldığında stratejik iletişim, yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir sorumluluktur. Daha adil, daha kapsayıcı ve daha dengeli bir uluslararası düzenin inşası, ancak doğru iletişim stratejileriyle mümkün olabilir. Bugün ihtiyacımız olan şey hızı değil hakikati, gücü değil adaleti, etkileşim sayısını değil insan onurunu merkezine alan yeni bir iletişim ahlakıdır. Türkiye olarak bizler, bu sorumluluğun bilinciyle hareket ediyoruz. Öyle ki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür.” yaklaşımı, aslında bu anlayışın en güçlü ifadesidir. Bu yaklaşım, sadece bir eleştiri değil; aynı zamanda alternatif bir küresel vizyonun da ifadesidir.
Türkiye, son yıllarda yürüttüğü çok boyutlu dış politika ve aktif diplomasi ile yalnızca bir bölgesel güç değil, aynı zamanda küresel ölçekte dengeleyici ve kolaylaştırıcı bir aktör olarak öne çıkmaktadır. Küresel istikrarın çöktüğü, bölgemizin bir ateş çemberine dönüştüğü bu dönemde Sayın Cumhurbaşkanımızın dış politika vizyonu ve lider diplomasisi, hayati öneme sahiptir. Rusya-Ukrayna savaşında tahıl koridoru anlaşması, Orta Doğu’da yürütülen temaslar ve Afrika’daki arabuluculuk girişimleri, Türkiye’nin barış ve istikrara yönelik somut katkılarının sadece birkaç örneğidir.
Türkiye’nin arabulucu rolünü güçlü kılan en önemli unsur, taraflar arasında güven tesis edebilme kapasitesidir. Kutuplaşmanın derinleştiği bir uluslararası ortamda, farklı aktörlerle dengeli ilişkiler kurabilen ve tarafların hassasiyetlerini anlayabilen bir yaklaşım, son derece kıymetlidir. Türkiye, bu yaklaşımıyla sadece krizleri yönetmeye değil, aynı zamanda krizlere kalıcı çözümler üretmeye odaklanmaktadır. Uluslararası düzenin meşruiyetinin sorgulandığı bir dönemde, Türkiye; ilhamını küresel vicdan ve adalet duygusundan alan insan odaklı dış politikasıyla uluslararası arenada düzen kurucu saygın bir aktör olarak öne çıkmaktadır.
Bu sorumluluğumuzdan hareketle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak bizler, Sayın Cumhurbaşkanımızın “Daha Adil Bir Dünya Mümkün.” çağrısından ilhamla bu dönüşüm sürecinde, Türkiye’nin sesini daha güçlü, daha etkili ve daha doğru bir şekilde duyurmayı hedefliyoruz. Tam da bu anlayışla 5 yıl önce hayata geçirdiğimiz STRATCOM Zirvesi, bu vizyonun somut bir tezahürüdür. Amacımız, yalnızca Türkiye’nin perspektifini anlatmak değil; her alanda olduğu gibi iletişim alanında da üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirerek küresel ölçekte daha adil, şeffaf ve sorumlu bir iletişim ekosisteminin oluşmasına katkı sağlamaktır.
İsrail Genelkurmay Başkanı, kabine toplantısında uyardı: İsrail ordusu çökecek
“ZİRVE İLE AMACIMIZ, KÜRESEL SİSTEMİN GELECEĞİNE DAİR ÇOK BOYUTLU BİR İSTİŞARE ZEMİNİ OLUŞTURMAK”
STRATCOM Zirvesi, Türkiye’nin stratejik iletişim alanındaki vizyonunun ve kurumsal kapasitesinin bir yansımasıdır. STRATCOM, yalnızca bir zirve değil; aynı zamanda Türkiye’nin küresel iletişim alanında geliştirdiği bir marka, bir düşünce platformu ve bir etkileşim zeminidir. 27-28 Mart tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek bu zirve ile amacımız, farklı coğrafyalardan liderleri, diplomatları, iletişim profesyonellerini, akademisyenleri ve kanaat önderlerini bir araya getirerek, küresel sistemin geleceğine dair çok boyutlu bir istişare zemini oluşturmaktır.
STRATCOM Zirvesi, bu çerçevede yalnızca mevcut sorunları tartışan bir platform olmakla kalmayıp; aynı zamanda geleceğin iletişim paradigmasını şekillendirmeyi hedefleyen bir girişimdir. Zirvede ele alınacak başlıklar, küresel yönetişimden iklim diplomasisine, dijitalleşmeden kamuoyu yönetimine kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Bu da bize şunu göstermektedir, yeni dönemde güç, yalnızca askeri ve ekonomik kapasiteyle değil; aynı zamanda anlatı kurma, anlam üretme ve güven inşa etme becerisiyle tanımlanacaktır.
En nihayetinde dünya yeni bir eşikten geçmektedir. Bu eşikte, eski paradigmalar çözülürken yeni arayışlar güç kazanmaktadır. Türkiye, bu süreçte edilgen bir izleyici değil; aktif bir kurucu aktör olma iradesini ortaya koymaktadır. STRATCOM Zirvesi, bu iradenin en somut göstergelerinden biridir. İnanıyoruz ki bu platform, yalnızca bugünün krizlerine ışık tutmakla kalmayacak; aynı zamanda yarının daha adil, daha kapsayıcı ve daha dengeli uluslararası düzeninin inşasına da katkı sağlayacaktır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kimse Türkiye’ye diz çöktüremeyecek…

Reklam
Bakan Çiftçi'den sosyal medyada suç örgütü propagandası yapanlara yönelik operasyonlara ilişkin paylaşım

Bakan Çiftçi’den sosyal medyada suç örgütü propagandası yapanlara yönelik operasyonlara ilişkin paylaşım

Bakan Çiftçi, sosyal medya platformlarından suçu ve suç örgütlerini övücü paylaşım yapanlara yönelik düzenlenen operasyonlara ilişkin paylaşımda bulundu.
İlginizi Çekebilir
“Sokak çetelerine, organize suç yapılarının uzantılarına ve bu karanlık çevreleri sosyal medya üzerinden cazip göstermeye kalkışanlara mesajımız açıktır, nettir, kesindir. Hiçbirine geçit vermeyeceğiz.” diyen Çiftçi, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Başkanlığı koordinesinde ülke genelindeki operasyonlarda 358 şüphelinin yakalandığını anımsattı.
Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:
“Suçu özendirenlere, suçluyu kahraman gibi göstermeye çalışanlara, silahla sokakta güç gösterisine kalkışanlara ve evlatlarımızı bu karanlık tuzağın içine çekmek isteyenlere karşı devletimizin iradesi sarsılmaz şekilde sahadadır. Bu aziz milletin huzuruna, güvenliğine ve geleceğine kast eden herkes hukuk önünde mutlaka hesap verecektir. Bu mücadele, devletimizin kararlılığının, milletimize verdiği huzur ve güven sözünün sahadaki ifadesidir. Dün olduğu gibi bugün de yarın da suç ve suçlularla mücadelemiz kesintisiz sürecektir. Bu başarılı operasyonları gerçekleştiren kahraman polislerimizi yürekten tebrik ediyorum.”
Sokak çetelerine, organize suç yapılarının uzantılarına ve bu karanlık çevreleri sosyal medya üzerinden cazip göstermeye kalkışanlara mesajımız açıktır, nettir, kesindir:Hiçbirine geçit vermeyeceğiz!KOM Başkanlığımız koordinesinde ülke genelinde düzenlenen operasyonlarda 358… https://t.co/iycFFz5sxy— Mustafa ÇİFTÇİ (@mustafaciftcitr) March 26, 2026

Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında savcılık ifadeleri ortaya çıktı: Bir nefes yanlışlıkla çektim
Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde Zuhal Kalaycıoğlu’nun ifadesi ortaya çıktı: ‘Beni bırakma Cansu’ dedi
…