BIST 100
14.708,17 -0,80%
DOLAR
46,4456 0,00%
EURO
53,2873 0,14%
GRAM ALTIN
6.200,95 -1,37%
FAİZ
41,13 0,02%
GÜMÜŞ GRAM
96,75 -1,45%
BITCOIN
62.613,00 -0,64%
GBP/TRY
61,4980 0,28%
EUR/USD
1,1465 0,06%
BRENT
80,09 0,30%
ÇEYREK ALTIN
10.138,55 -1,37%
İzmir Kapalı
İzmir hava durumu
30 °
Reklam

HABER

Gerçek fiyat 200 bin, satış fiyatı 50 bin! Herkes satın aldı: 300 kişilik lüks tatil hüsranı

Gerçek fiyat 200 bin, satış fiyatı 50 bin! Herkes satın aldı: 300 kişilik lüks tatil hüsranı

Aralarında çoğunlukla sağlık çalışanı, avukat, belediye çalışanı ve esnafların da bulunduğu yaklaşık 300 kişi, uygun fiyata tatil” vaadiyle dolandırıldı. Şüphelilerden Özlem K. ve eşi İ.K., Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekiplerinin fiziki takibi sonucu dün gece geç saatlerde Burdur’da gözaltına alındı.
ÖNCE BİRKAÇ KİŞİYİ TATİLE GÖNDERİP GÜVEN KAZANDI
İddiaya göre Özlem K.; planını hayata geçirmeden önce bazı aileleri uygun fiyatlarla tatile göndererek çevresinde güven oluşturdu. Bu yöntemle kısa sürede çok sayıda kişiyi ikna eden şüpheli; tatil paketlerini piyasa değerinin dörtte biri fiyatına sattı.

Yaklaşık 200 bin liralık paketi 50 bin liraya sattığını duyan 300’e yakın kişi, ödemelerini Özlem K.’nin eşi, annesi ve kendi hesabına yaptı.
300 KİŞİYİ 15 MİLYON LİRA DOLANDIRMIŞLAR
Zanlılardan Özlem K.’nın 300 kişiyi yaklaşık 15 milyon lira dolandırdığı öne sürüldü. Ancak suçtan elde edilen net gelirin MASAK raporlarının incelenmesinin ardından tespit edileceği öğrenildi.
TELEFONLARI ENGELLEYİP KAYIPLARA KARIŞTI
Tatil rezervasyonlarının gecikmesi üzerine şüpheliden parasını geri isteyen mağdurlar, önce oyalandı. Ancak Özlem K., önceki gün itibarıyla telefonlarını kapatarak para yatıran tatil zedeleri engelledi.
Yer: Rize! Gece olunca ‘vampir’ kabusu başlıyor: ‘Yemek yiyemez olduk’

“MEB MÜFETTİŞ YARDIMCISIYIM” DİYEREK OKULLARDA TOPLANTI DÜZENLEMİŞ
Dolandırıcılıkla suçlanan Özlem K.’nın, daha önce Milli Eğitim Bakanlığı Müfettiş Yardımcısı olarak kendini tanıtıp okullarda toplantılar düzenlediği de ortaya çıktı.
Yaklaşık 50 kişinin şikayeti üzerine yapılan operasyonda yakalanan çiftin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Sabah saatlerinde Zonguldak Adliyesi’ne “nitelikli dolandırıcılık” suçlamasıyla sevk edilen Özlem K. ve eşi İ.K.’nın adliyedeki sorgusu sürüyor.
94 yıllık hayatının sırrını açıkladı! ‘En kıymetli yemekleri yedim’…

60 ton toprak, 1 can kaybı, 64 tahliye! Ölüm duvarı yeniden inşa edildi

60 ton toprak, 1 can kaybı, 64 tahliye! Ölüm duvarı yeniden inşa edildi

Çayeli ilçesine bağlı Eskipazar Mahallesi’nde 18 Kasım 2024’te etkili olan sağanak yağış, sel ve heyelana neden oldu. İlçeye 24 saat içinde metrekareye düşen 120 kilogram yağışın ardından yamaçtan kopan yaklaşık 60 tonluk toprak kütlesi çevresindeki istinat duvarını yıkarak 5 katlı apartmanın giriş katındaki daireye doldu. Evde uyuduğu sırada toprak altında kalan Yakup Ali Bayraktar (35) hayatını kaybetti, 4 kişi ise hafif yaralandı. Çevredeki riskli 64 dairede yaşayanların tahliye edildiği heyelanla ilgili AFAD, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) ve Çayeli Belediyesi tarafından çalışma başlatıldı. Yaklaşık 9 ay süren çalışmaların ardından yüzde 70 eğime sahip heyelanlı yamaçta, drenaj ve betonlama çalışmalarıyla suyun kontrol altına alınmasının ardından heyelan riski büyük ölçüde ortadan kaldırıldı. Heyelana ilişkin hazırlanan raporda mühendislik ömrünü tamamladığı tespit edilen istinat duvarı da uzmanların önerilene uygun inşa edilerek yenilendi. Binalardan tahliye edilenler ise alınan önlemler sonrası evlerine geri döndü.
İlginizi Çekebilir
‘İNCE, TİTİZ, TEKNİK BİR ÇALIŞMA YAPTIK’
Heyelanlı bölgede yürütülen çalışmayla ilgili konuşan Çayeli Belediye Başkanı İsmail Hakkı Çiftçi, “Arazi çok dik. Bu bölgede mevsimin yağışlı olması ve arazinin dik olması, sel ve heyelan gibi risklerin yüksek olması sebebiyle burada çok hızlı bir şekilde hareket edemedik. Bu, bizden veya bu işle ilgili kurumlardan kaynaklanmadı; iklimle alakalı bir durumdu. Önümüzde kış vardı ve toprağa müdahale etseydik daha büyük bir facianın çıkabileceği riskini de göze alarak ince, titiz, teknik bir çalışma yaptık. Burada RTEÜ’den, oradaki yetkililerden ve üniversite hocalarımızdan proje konusunda destek aldık. Arazi çok dik, çok dar bir alan. Riskleri ortadan kaldırmak adına burada bir çalışma yapıldı ve bu hummalı çalışmanın önemli bir kısmı, yani tehdit oluşturan kısmı çok şükür ortadan kaldırıldık” diye konuştu.

‘GÜÇLÜ BİR DÜZENLEME YAPILDI’
Güçlü bir düzenleme yapıldığını, bölgedeki heyelan riskine karşı çalışmaların devam edeceğini belirten Çiftçi, “Burada yüzde 70’in üzerinde bir eğim var. Böyle bir eğimli alanda iş makinesinin çalışabileceği bir zemin yok. Yukarıda da her an heyelan olabilecek bir alan var. Sürekli yağmur yağan bir bölge. 3 gün hava açıksa, 5 gün yağmur yağıyor bu riskleri ortadan kaldırmamız gerekiyordu. Çok şükür bu riskler kalktı. Gelecekte oluşabilecek riskleri yani şu an varsa eğer kalan riskleri ortadan kaldırmaya yönelik çalışmaları da önümüzdeki süreçte yapacağız. Bu ikinci aşamadır. Burada daha güçlü, bir an önce yapalım edelim, işin içinden çıkalım mantığıyla değil, gelecekte de benzer riskleri ve tehditleri öngörerek güçlü bir düzenleme yapıldı” ifadelerini kullandı.

Pınar Altuğ’un yoga videosuna yorum yağdı! ‘Yağmur bey kıskanmıyor mu?’…

Reklam
Asırlık çınar 115 yaşındaki Fatma Nine, hayatını kaybetti

Asırlık çınar 115 yaşındaki Fatma Nine, hayatını kaybetti

Şemdinli ilçesine bağlı Altınsu köyünde yaşayan ve köyün adeta yaşayan hafızası olan 115 yaşındaki Fatma Tekin’in vefatı ailesini ve tüm köyü yasa boğdu.
İlginizi Çekebilir
115 YAŞINDAKİ FATMA NİNE HAYATINI KAYBETTİ
Faruk Tekin, annesinin vefatının ardından yaptığı açıklamada, “Annem 115 yaşlarındaydı. Babamı kaybettikten sonra 11 çocuğunu tek başına büyüttü. Vefat edene kadar aklı yerindeydi, kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılıyordu. İki gün önce hastaneye götürdük, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı” dedi. Tekin’in cenazesi, Altınsu köyü mezarlığında dualar eşliğinde toprağa verildi.
HAKKARİ’NİN ASIRLIK ÇINARIYDI
Nüfus kayıtlarına göre 1930 doğumlu olan Fatma Tekin, hayattayken sık sık gerçek yaşının kimliğindekinden yaklaşık 20 yaş daha büyük olduğunu dile getiriyordu. O yıllardaki nüfus kayıtlarının yanlış tutulduğunu anlatan Tekin, “Ben kimliğimi aldığımda 20 yaşlarındaydım” demişti. 7’si erkek olmak üzere 11 çocuk annesi olan Tekin, 1984 yılında eşini hac ibadeti sırasında kaybettikten sonra çocuklarının sorumluluğunu tek başına üstlendi. Ziyarete gelenlerin eski günlere dair anlattığı hikâyeleri ve söylediği türküleri dinlemekten büyük keyif aldığı Fatma Tekin, köyün adeta hafızası gibiydi.

Binlerce Hintli İsrail’de ne yapıyor? 7 Ekim sonrası rekor artış: ‘İntihar projesi’
Suçun kökü ailede çözüm hepimizde…

21 ilde 'yasa dışı bahis ve dolandırıcılık' operasyonları

21 ilde ‘yasa dışı bahis ve dolandırıcılık’ operasyonları

Yerlikaya, NSosyal’deki hesabından, jandarma ekiplerince, Antalya, Muğla, Şanlıurfa, Amasya ve Düzce merkezli Gaziantep, Hatay, İzmir, İstanbul, Mersin, Bursa, Aydın, Kayseri, Kocaeli, Adana, Ankara, Kahramanmaraş, Ordu, Isparta, Sakarya ve Sivas’ta “yasa dışı bahis ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işleyen kişilere yönelik operasyonlar düzenlendiğini belirtti.
Bu 21 ildeki operasyonlarda yakalanan 43 şüpheliden 8’inin tutuklandığı bilgisini veren Yerlikaya, 29’u hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulandığını, diğerlerinin işlemlerinin devam ettiğini duyurdu.
Yerlikaya, zanlıların internet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve yasa dışı para transferlerine aracılık ettikleri, sosyal medya platformları üzerinden sahte “elektrikli bisiklet, cep telefonu satışı ve yatırım danışmanlığı” ilanları vererek vatandaşları dolandırdıklarının tespit edildiğini belirtti.
Suçun kökü ailede çözüm hepimizde
Operasyonlarda çok sayıda cep telefonu, SIM kart, bilgisayar, banka kartı ve dijital materyalin ele geçirildiğini bildiren Yerlikaya, şunları kaydetti:
“Valilerimizi, operasyonları koordine eden cumhuriyet başsavcılıklarımızı, Jandarma Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımızı, operasyonları gerçekleştiren il jandarma komutanlarımızı, jandarmamızı ve MASAK çalışanlarımızı tebrik ediyorum. Kara vatanda olduğu gibi siber vatanda da sanal devriyelerimizle suç ve suçlularla mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz.”
5 il merkezli Jandarmamız tarafından “Yasa Dışı Bahis ve Nitelikli Dolandırıcılık” suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarımızda; hesaplarında 1 Milyar TL işlem hacmi bulunan 43 şüpheliyi yakaladık❗⛔ 8'i TUTUKLANDI.⛔ 29’u hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.… pic.twitter.com/ghv3HDiLhH— Ali Yerlikaya (@AliYerlikaya) August 20, 2025
Havadan ABD kalkanı, büyük buluşma için adı geçen üç şehir!…

Suçun kökü ailede çözüm hepimizde

Suçun kökü ailede çözüm hepimizde

Mattia Ahmet Minguzzi, İbrahim Oktugan ve son olarak da Hakan Çakır cinayeti… Son dönemde suça süreklenen çocukların faili olduğu olaylar kamuoyunda büyük tepkilere yol açarken Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 verilerine göre de güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı yüzde 9.8 artarak 612 bini aştı. Bu çocuklardan 279 bin 620’si mağdur olurken, 202 bin 785’i ise “suça sürüklenen çocuk” olarak kayıtlara geçti. Bu rakam, 2023’e kıyasla yüzde 13’lük bir artış anlamına geliyor.

YARALAMA İLK SIRADA
Suça sürüklenen çocukların en çok karıştığı fiiller arasında yüzde 40.4 ile yaralama, yüzde 16.6 ile hırsızlık, yüzde 8.2 ile uyuşturucu madde kullanımı ve ticareti öne çıkıyor.
12 Yaşındaki Zeynep’in cansız bedeni bulundu! Ölüm nedeni otopsi sonuçları ile netleşecek
Bu tablo son yıllarda kamuoyunda derin yankı uyandıran olaylarla da somutlaşıyor:
* Bu yıl İstanbul’da 14 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi, 15 ve 16 yaşındaki iki çocuk tarafından bıçaklanarak öldürüldü.
* 2024’te İstanbul’da Lise Müdürü İbrahim Oktugan, eski öğrencisi 17 yaşındaki Yousif K. tarafından silahla vurularak öldürüldü.
* Ankara’da geçtiğimiz günlerde 14 ve 17 yaşındaki iki kardeş, 23 yaşındaki Hakan Çakır’ı bıçaklayarak öldürdü.
* İstanbul’da kuyumculuk yapan Duygu G. (40) ve iş yeri bir gün arayla iki kez silahlı saldırıya uğradı. Saldırılarda bir kişi yaralandı. Saldırıları düzenleyen 14 yaşındaki iki tetikçi gözaltına alındı. Evde piyasa değeri 3 milyon lira olan uyuşturucu bulundu.
‘SAHİPSİZLER’
Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Neslihan İnal, bu çocukların doğuştan “suçlu” olmadığını, çoğu zaman sahipsizlik, yönlendirilmemişlik ve güvensiz çevre koşullarının onları suça ittiğini söylüyor.İnal, “Suça sürüklenen çocukların önemli bir kısmı aslında sahipsiz. Fiziksel olarak ailesi var ama o aileler çocuklarına sahip çıkmıyor.Suç yoluyla kazanç sağlıyor, o kazancı hemen tüketiyor, çoğu zaman madde kullanıyor” diyor.
Burcu’yu ölüme götüren olay kahretti! İşte eşinin canına kıyan polis memurunun ifadesi
ASIL ÇÖZÜM CEZAEVİ SONRASINDA
Prof. Dr. İnal “Cezaevleri bu çocuklar için çözüm değil, tam tersine, var olan sorunları daha da derinleştiren alanlar” diyerek, şunları kaydediyor: “Ceza var ama sonrası ne olacak? Bu çocukların güvenli, sahip çıkacak bir ortamda yaşamaya devam etmesi gerekiyor ki tekrar suç davranışına bulaşmasın.”
“Bu sadece devletin meselesi değil. Toplumun her katmanına görev düşüyor” diyen İnal, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ailelerin bilinçlendirilmesi lazım. Eğitim sisteminin bu çocukları erken fark edecek, yönlendirecek bir yapıda olması lazım. Ruhsal destek sistemlerine kolay erişim sağlanmalı.”

‘AİLE ÜZERİNDE GÖZETİM OLMALI’
Ceza HukukçusuProf. Dr. Hasan Sınar da “Cezaevinin temel işlevi, kişiyi topluma yeniden kazandırmak olmalı. Ancak ne yazık ki bu yok. Oysa, bu kişi eğer bağımlıysa tedavi edilmeli, şiddet eğilimi varsa psikiyatrik rehabilitasyondan geçmeli, iş gücü yoksa içeride meslek edinmeli, dışarıda iş imkanı sağlanmalı. Devletin burada proaktif davranması gerekiyor. Gerekirse bu çocuğu o ortamdan almalı, koruyucu aile sistemini işletmeli. Aile üzerinde de gözetim ve denetim olmalı” görüşünü dile getiriyor.
Hakan Çakır’ın ölümünden sonra kan donduran yeni mesaj! ‘Mezarını kazıp bedenini çıkaracağız’
‘İNDİRİMORANI AZALTILACAK’
(AYŞEGÜL KAHVECİOĞLU/ANKARA) – *TCK’ya göre 12 yaşından küçük çocukların işledikleri suçlardan ötürü cezai ehliyetleri bulunmuyor.
* 12-15 yaş arası çocukların cezai ehliyetlerinin olup olmadığına “işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneği”nin araştırılması sonrası hazırlanan “adli rapor” ve “sosyal inceleme raporu”na göre karar veriliyor. Bu yaş grubu çocuklara, ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda 12 ila 15 yıl ceza veriliyor.Müebbet hapis cezasını gerektiren hallerde ise 9 ila 11 yıl hapis cezası verilebiliyor. Diğer süreli hapis cezalarında da yarı oranında indirim uygulanıyor. Her suç fiili için verilecek hapis cezası yedi yılı aşamıyor.
*15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını doldurmamış olan çocuklar hakkında, ağırlaştırılmış müebbet gerektiren hallerde 18 ila 24 yıl hapis cezası veriliyor. Müebbet hapis gerektiren hallerde ceza 12 ila 15 yıl olarak uygulanıyor. Diğer cezalarda ise üçte bir oranında indirim yapılıyor. Her suç fiili için verilecek hapis cezası 12 yıldan fazla olamıyor.
15-18 İÇİN DÜZENLEME
Üzerinde çalışılan modele göre, 15-18 yaş arası çocuklara uygulanan cezalarda “indirim” oranının azaltılabileceği; böylelikle cezada artırım sağlanabileceği değerlendiriliyor. Ayrıcahükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi başlıklarda alt ve üst sınırlarda değişiklik yapılabileceği ifade ediliyor. Ailelerleilgili yaptırımların da ağırlaştırılması gündemde.
AK Parti kurmayları anayasadaki “çocuğun üstün yararı” ilkesinin zedelenmemesinin en önemli kırmızı çizgileri olduğunu belirterek, yapılacak düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’nden dönmemesi için sınırlarının titizlikle belirlenmesi gerektiğini ifade ediyor.
EBEVEYNLER İÇİN ETKİN YAPTIRIM
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, bakanlığının gündeminde olan bazı düzenlemeleri şöyle sıralamıştı:
* 15-18 yaş grubu çocuklar için,ceza indirim oranlarının gözden geçirilmesi
* Çocuklara veya bakıma muhtaç bireylere yönelik sistematik kötü muamelelerin cezalarının artırılması
* Aile yükümlülüklerinin ihlâline dair suçların yaptırımlarının güçlendirilmesi
* Çocuk hükümlülerin cezalarının çocuk kapalı cezaevlerinde infaz edilmesi ve iyileşme durumunda eğitimevlerine ayrılabilmesi
* Çocuğun yararına alınan tedbir kararlarına aykırı hareket eden anne, baba veya sorumlularhakkında etkin yaptırımlar uygulanması.
YAZ TATİLİ ARTIRILSIN ABİ!
(ASLIHAN ALTAY KARATAŞ / ANKARA) -2024 yılında 4 milyon 590 bin başvurunun yapıldığı Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) çocuklar da büyük ilgi gösteriyor.
İşte çocuklardan CİMER’e gelen ilginç taleplerden birkaçı:
*Gönüllü olarak askere gitmek istiyorum, rütbe fark etmez, maaş istemiyorum.
* Doğduğum yıldan 2025 yılına kadar hangi şehirleri gezdiğimin bilgisi varsa bana verebilir misiniz?
* Yaz tatili neden 77 gün? Lütfen gün sayısı artırılsın abi.
* Drone uçurmak istiyoruz. Binalardan uzak yerlerde 50 metre yükseğe kadar drone izni verir misiniz?
* 14 yaşında çocuk bir vatandaşın hakları konusunda bilgi edinmek istiyorum. Örneğin spor müsabakalarına tek başına girebilir mi?…

Reklam
Nüfus az göç çok!

Nüfus az göç çok!

AHENK BAYAZIT / İSTANBUL – Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayınladığı verilere göre; Türkiye’de sosyoekonomik seviyesi en yüksek ilçeler Çankaya (Ankara), Kadıköy (İstanbul), Beşiktaş (İstanbul), Etimesgut (Ankara), Nilüfer (Bursa) olarak kayıtlara geçti. Sosyoekonomik seviyesi en düşük ilçeler ise Çamoluk (Giresun), Derebucak (Konya), Doğanşar (Sivas), Felahiye (Kayseri), Dikmen (Sinop), Pınarbaşı (Kastamonu), Bayramören (Çankırı) olarak sıralandı. Sosyoekonomik seviyesi en düşük ilçelerin İç Anadolu Bölgesi ve Karadeniz Bölgesi’nde olması, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden bir ilçenin listede yer almaması dikkati çekti. Verileri değerlendiren uzmanlar sosyoekonomik düzeyi düşük ilçelerde refah düzeyinin ve nüfus yoğunluğunun düşük olduğuna buralarda dışa göçün söz konusu olduğuna dikkati çekti.
KÜÇÜK VE İZOLE İLÇELER
Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan: “Büyükşehir düzeninde ilçeler, köyleri de içine alacak şekilde geniş sınırlar kazandı. Bu da ortalama sosyoekonomik skoru yükseltici bir etki yapıyor. Yoksul mahalleler ile görece gelişmiş merkezler aynı ilçenin içinde değerlendiriliyor. Örneğin Diyarbakır’ın Sur ilçesi yoksul mahalleler barındırıyor ama aynı zamanda kentin ticaret ve turizm merkezini de içeriyor. Bu durum istatistikleri ‘seyreltiyor’. Güneydoğu’da işsizlik yüksek ama tüketim ve hareketlilik var. Karadeniz ve İç Anadolu’daki bazı ilçeler çok küçük, izole, yaşlı nüfuslu ve göç vermiş durumda. Bu durum onları sosyoekonomik düzeyde dipte gösteriyor. Yoksa bu bölgelerimizdeki iller için genel olarak böylebir manzara yok.”

KIRSAL NİTELİĞİNDE
Yeditepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Demet Lüküslü: “Listede İç Anadolu ve Karadeniz Bölgesi’nin orta ölçekli illerinin ilçeleri ve küçük ölçekli, nüfusu 10 binin altında kırsal ilçeler olduğunu söyleyebiliriz. Sosyoekonomik seviye olarak en düşük ilçelerin kırsal niteliği olan, küçük ölçekli ve iş üretmediği için genç nüfusun göç ettiği ilçeler olduğunu görüyoruz. Aslında bu tür sosyoekonomik olarak dezavantajlı ilçelerde bu ilçelerin demografik ve sosyal yapılarına paralel bir şekilde geliştirilecek sosyal politikaların ve sosyal hizmetler çok önemli bir işleve sahiptir.”
YATIRIMLARLA İLGİLİ
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Sutay Yavuz: “Buralara yapılan yatırımlarla ilgili bir durum söz konusu. Hane geliri yüksek olanların göç ettiğini söyleyebiliriz. Güneydoğu Bölgesi’nde deprem olduğu halde insanların burada yaşamına devam ettiğini görüyoruz. Ancak sonuçları bir sonraki verilerle karşılaştırmak lazım.”
MERAK EDİLEN 7 İLÇE
■ ÇAMOLUK (GİRESUN):20 Mayıs 1990 tarihinde ilçe statüsüne kavuşan ilçenin yüzölçümü 600 km². Daha çok Doğu Anadolu kültürünün hâkim olduğu bilinen ilçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanıyor.
■ DEREBUCAK (KONYA): 2000 yılında 19 binin üzerinde olan nüfusu 25 yıl içinde göçlerle 5 bin 976’ya düşmüş durumda. İlçenin toplam alanı 66 bin hektar ancak bunun yalnızca 15 bini tarım alanı olarak kullanılıyor.
■ DOĞANŞAR (SİVAS): 1990 yılında 8 bin 324 olan nüfusu 2020 yılına gelindiğinde 2 bin 780’e düşmüştür. İlçede ticaret ve turizm gelişmemiş.
■ FELAHİYE (KAYSERİ): 1985 yılında 23 bin 810 olan ilçenin nüfusu göçlerle 5 bin 569’a düşmüştür. Halkın büyük çoğunluğunun geçimini tarımve hayvancılıkla sağladığı görülür.
■ DİKMEN (SİNOP): 1. derece heyelan bölgesinde yer alan ilçede nüfus 2020 yılında 4 bin 860 olarak kayıtlara geçmiştir.
■ PINARBAŞI (KASTAMONU): Toplam nüfus 5.756 olan olup Kastamonu’nun İstanbul’a en çok göç veren ilçesidir. Köy nüfusunun yüzde 85’i 50 yaş ve üzerindeki insanlardan oluşuyor.
■ BAYRAMÖREN (ÇANKIRI): Toplam nüfusu 2.740. Her sene Pre-Paragliding World Cup Çankırı & Türkiye Şampiyonası 1. Ayağı yapılmaktadır. Bu nedenle çevre illerden büyük ilgi görmektedir. 2015 yılının eylül ayında Dünya Yamaç Paraşütü Şampiyonası düzenlenmiştir….

Kardak’ta tarihi ‘kare’yi çekmişti

Kardak’ta tarihi ‘kare’yi çekmişti

Usta foto muhabiri Garbis Özatay, 19 Ağustos Dünya Fotoğrafçılık Günü’nde 79 yaşında yaşamını yitirdi. Uzun yıllar Milliyet Gazetesi’nde görev yapan Özatay, fotoğraflarıyla basın tarihine damga vurdu. 1946’da İstanbul’da doğan Özatay, 1962’de fotoğrafçılığa başladı veAra Güler’den ilham aldı. 1966’da “Yeniköy” vapuruyla çarpışan “Yeni Galatasaray” motorunun batışı sırasında çektiği fotoğraflarla Türk Haberler Ajansı’nda muhabirliğe adım attı. 1970’te Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin ödülünü kazandı.

Kral fotoğrafı
Özatay, 1971’de dönemin Ürdün Kralı Talal’ın Şifa Yurdu Hastanesi’nde gizlice çektiği fotoğrafıyla birincilik elde etti. Bu fotoğraf için 10 gün hastanede bahçıvan olarak çalıştı. Özatay, “Bahçıvanlık yaptım. Yaprakları topluyorum,su taşıyorum. Avuçlarım su toplamıştı. Bir gün ezan başlayınca adam dışarı çıktı. Selam veriyor. Üzerinde ropdöşambır vardı. Fotoğrafını çektim. Ağacın üstündeydim, korkudan inemedim” demişti.Fotoğraflar yayımlanınca Özatay’ın Ürdün’e girişi yasaklanmıştı.
Tören cuma günü
Garbis Özatay için 22 Ağustos’ta saat 13.00’te Kadıköy’deki Surp Takavor Ermeni Kilisesi’nde tören düzenlenecek. Özatay törenin ardından Bağlarbaşı Surp Haç Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
Kibrit kutusuyla TBMM’yi çekti
Garbis Özatay, foto muhabirliği kariyerinde sıra dışı deneyimlerden birini de 1971’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşadı. Bir oylamayı görüntülemek için Meclis’e gittiğinde, güvenlik nedeniyle fotoğraf makinesi içeri alınmadı. Ancak yaratıcı bir çözüm bulan Özatay o günü şöyle anlatmıştı: “1971’de TBMM’de bir oylamaya makineyle alınmadım. Ben de kibrit kutusunu fotoğraf makinesine çevirdim. Merkezini buluyorsun, bir tane kalın ataç sokup çıkarıyorsun. Tamam, bu fotoğraf makinesi oldu. Buraya kırmızı bir seloteypi yapıştırıyorsun. Çekmecesini açıp buraya filmi kesiyorsun. Ve fotoğrafı çektim. Kabul edenler el kaldırıyordu, o anı çektim.”

Kardak krizinin simge fotoğrafıydı
Garbis Özatay’ın Milliyet Gazetesi’nde çalışırken en unutulmaz görevlerinden biri, 1996’daki Kardak krizinde kayalığa bayrak diken SAS komandolarının fotoğrafını çekmesiydi. O dönem Türkiye ile Yunanistan arasında büyük gerilime neden olan Kardak kayalıklarına ulaşmak için sürat botu kiralayan Özatay, yaşadıklarını şöyle anlatmıştı: “Kardak krizinde sürat botu kiraladım. Sabah erkenden çıktık yola. Yağmur yağıyordu. Makinem ıslanmasın diye otelden aldığım poşeti sardım, sadece objektifin ön tarafı açıktı. Ana gemiden anons ettiler, ‘Durun’ diye… Biz durmadık, devam ettik. Kayalıklara çıktığımızda bir asker yukarı doğru tırmanıyordu. Ona baktım, Atatürk’ün Kocatepe’ye çıkarken çekilmiş bir fotoğrafı var ya işte o silüete benzettim. Öyle bir görüntü yakaladım.”
Milliyet’in Garbis abisi
Garbis Özatay, 1975’te çalıştığı Hayat mecmuasından Abdi İpekçi’nin isteğiyle Milliyet Gazetesi’ne geçti. Daha sonra Güneş Gazetesi’nde fotoğraf editörü olarak çalıştı. 1990’da Cumhuriyet, 1994’te yeniden Milliyet’te görev aldı. Milliyet’te “Gidilmemiş ve Bilinmeyen Yerleriyle Türkiye” adlı proje üzerinde çalıştı. 1995’te “İstanbul’un Yanı Başı Cennet”, 1996’da “Tarih Doğa İç İçe, İç Anadolu Bölgesi”, 1997-1998 yılları arasında “Tarih Doğa İç İçe Karadeniz ve Ege Bölgesi”, 2000 yılında da “Adım Adım GAP” çalışmasıyla projesini tamamladı. Kardak fotoğrafıyla 1997’de Sedat Simavi Fotoğraf Ödülü’nü aldı. Milliyet Gazetesi’nden 19 yıllık çalışması sonrası ayrıldı. 2023-2025 yılları arasında TGC Yönetim Kurulu’nda görev yaptı. Özatay, 2019 Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü ve Sürekli Basın Kartı sahibiydi; evli ve bir çocuk babasıydı.

TGC: Unutmayacağız
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Özatay’ın vefatının ardından yayımladığı mesajda, “Gazetecilik mesleğine uzun yıllar başarıyla hizmet eden önceki yönetim kurulu üyelerimizden Garbis Özatay’ı kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz. Onu hiç unutmayacağız. Meslektaşımızın ailesine ve basın topluluğumuza başsağlığı diliyoruz” ifadelerine yer verdi….

Reklam