BIST 100
11.151,03 -0,01%
DOLAR
49,8377 0,05%
EURO
55,4122 -0,17%
GRAM ALTIN
6.459,48 -0,63%
BITCOIN
80.808,00 0,17%
FAİZ
39,59 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
86,28 -1,03%
GBP/TRY
66,2272 -0,23%
EUR/USD
1,1118 -0,06%
BRENT PETROL
110,93 1,06%
ÇEYREK ALTIN
10.561,24 -0,63%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
16 °
Reklam

SPOR

Konyaspor
20:00
Galatasaray
30 Ekimm 2026
Erzurumspor
13:30
Arca Çorum
31 Ekimm 2026
Kocaelispor
16:00
Rizespor
31 Ekimm 2026
Fenerbahçe
19:00
Göztepe
31 Ekimm 2026
Amed Sportif
13:30
Eyüpspor
01 Kasımım 2026
Trabzonspor
16:00
Gaziantep FK
01 Kasımım 2026
Başakşehir
16:00
Samsunspor
01 Kasımım 2026
Kasımpaşa
19:00
Beşiktaş
01 Kasımım 2026
Gençlerbirliği
-:-
Alanyaspor
02 Kasımım 2026
Esenyurt'ta 2 kişi sitede ölü halde bulunmuştu! Yeni detaylar ortaya çıktı

Esenyurt’ta 2 kişi sitede ölü halde bulunmuştu! Yeni detaylar ortaya çıktı

Zafer Mahallesi Adile Naşit Bulvarı’nda bulunan sitede 24 Şubat saat 17.00 sıralarında meydana gelen olayda, daireden gelen silah seslerini duyanlar polise haber verdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Silah seslerinin geldiği 5’inci kata çıkan ekipler, koridorda iki erkeği yaralı halde yerde yatarken buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde iki kişinin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan incelemede hayatını kaybedenlerin Mehmet Eren Karamanlar (36) ile Fevzi Kılıç (33) olduğu tespit edildi. Cesetlerin yanında bir tabanca bulunurken, Karamanlar’ın 31, Kılıç’ın ise 14 suç kaydı olduğu belirlendi.
İlginizi Çekebilir
AYNI SİTEDE BAŞKA BİNADA YAŞIYORLARMIŞ
Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin olayın ardından başlattığı çalışmalarda, kaçan şüphelilerin sitenin güvenlik kameralarına yansıdığı belirlendi. Şüphelilerin olayın ardından binadan hızla kaçtıkları ve aynı site içerisinde başka bir binada yaşadıkları tespit edildi. Polis, şüphelilerin yakalanması için teknik ve fiziki takip başlattı.
KIZ ARKADAŞLARINI DARBETTİKLERİ İÇİN ÖLDÜRMÜŞLER
Yapılan çalışmalarda, Karamanlar ve Kılıç’ın, şüphelilerin kız arkadaşı Esra Ç. (32)’yi bir süre önce darbettikleri, bu nedenle taraflar arasında husumet oluştuğu belirlendi. Olay günü taraflar arasında çıkan tartışmanın ardından, hayatını kaybeden iki kişinin şüphelilerin kapısına gittikleri öğrenildi. Ellerindeki silahlarla ateş etmeye çalıştıkları ancak silahların tutukluk yaptığı, bunun üzerine şüphelilerin ateş açarak Karamanlar ve Kılıç’ı öldürdüğü tespit edildi.
Orhan Pamuk’un 9 dairesi bulunuyordu! Taray Apartmanı davasında karar

ÖNCE 2 ŞÜPHELİ YAKALANDI
Olayın ardından şüphelilerle buluştuktan sonra kaçtığı belirlenen Esra Ç., 5 gün önce yakalandı. Şüphelilerin kaçmasına yardım ettiği öne sürülen Osman Ç. (32) de gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
OPERASYON TERMAL KAMERALI DRONLA TAKİP EDİLDİ
Yaklaşık 1 ay süren fiziki takibin ardından, şüphelilerin saklandığı Büyükçekmece’deki villaya operasyon düzenlendi. Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekiplerinin de katıldığı operasyonda, termal kameralı dron ile takip yapıldı. Operasyonda, olayda silah kullandıktan sonra kaçan Emre C. (30) ile Muhammed F.T. (34) gözaltına alındı.

SUÇLARINI İTİRAF ETTİLER
Asayiş Şube Müdürlüğü’nde suçlarını itiraf eden şüpheliler, “Onlara kız arkadaşımızı neden dövdüklerini sorduğumuzda aramızda tartışma çıktı. Karşılıklı restleşmenin ardından bulunduğumuz dairenin önüne geldiler. Ellerinde silah vardı. Ateş etmeye çalıştılar ancak silahları tutukluk yapınca biz de kendimizi korumak için ateş açtık. Daha sonra panik halinde kaçtık” dedi. Şüpheliler, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Trafikte skandal olay! Aracından indi, diğer araçtaki sürücüye tokat attı…

Köpekten kaçarken otomobilin altında kaldı! '10 milyonluk tazminat ödenecek'

Köpekten kaçarken otomobilin altında kaldı! ’10 milyonluk tazminat ödenecek’

Olay 24 Ekim 2022 tarihinde Manisa’nın Yunusemre ilçesine bağlı Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre ilkokul öğrencisi E.K., ekmek almak için çıktığı evinin önünde sahipsiz köpeğin saldırısına uğradı.
İlginizi Çekebilir
Köpekten kaçmaya çalışan çocuk, bu sırada yoldan geçen kamyonetin çarpması sonucu ağır yaralandı. Bölgedeki bir iş yerinin güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedilen saldırının ardından ağır yaralanan E.K. uzun süre yoğun bakımda tedavi gördü. Hayati tehlikeyi atlatan E.K.’nin yürüme, konuşma ve uzuvlarını kullanmasında kalıcı hasar oluştuğu belirlendi.
1 liraya ikna etti, 20 milyon dolarını çarptı! İş insanı Leyla Alaton’a büyük şok
Olayın ardından aile tarafından yapılan başvuru sonrasında Manisa 2’nci İdare Mahkemesi’nde görülen davada Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Yunusemre Belediyesi’nin sahipsiz hayvanların kontrolü ve gözetimi konusunda kamu hizmetini etkin şekilde yerine getirmediğine karar verildi. Kararda, idarenin yürüttüğü hizmeti sürekli denetlemek ve gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle oluşan zarardan idarenin sorumlu olduğu belirtildi.

Mahkeme, E.K. lehine maddi ve manevi tazminat ile faizler dahil toplam 10 milyon 252 bin 74 TL’nin ödenmesine karar verdi….

Reklam
Savaş 'terörsüz Türkiye' sürecini öteledi mi? AK Parti'li Ala yanıtladı

Savaş ‘terörsüz Türkiye’ sürecini öteledi mi? AK Parti’li Ala yanıtladı

Ala, NTV’deki “Özel Röportaj” programında, gazeteci Ahmet Örsoğlu’nun gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
İran’a yönelik ABD-İsrail saldırılarına ilişkin Ala, bu savaşın coğrafi alan itibarıyla bölgesel ama etkileri itibarıyla küresel bir savaş olduğunu belirtti.
Ala, arka kapı diplomasisinin devam ettiğini ancak İran’ın bunu “müzakere” olarak tanımlamadığını, ABD’nin ise bunu “müzakere” olarak tanımladığını söyledi.
İsrailli belediye başkanı düşen füzelerin ardından canlı yayında gözyaşlarını tutamadı! ‘Arkamızda devlet yok’
“ABD ile İran arasında köprü Türkiye mi?” sorusu üzerine Ala, “Dikkat ederseniz savaş başladığı andan itibaren her kesimle, ABD’yle, İran’la, Körfez ülkeleriyle görüşebilen ülke Türkiye, görüşen lider Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Liderler diplomasisi alanında çok etkin, aktif bir rol burada da üstlendi.” yanıtını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın görüşme trafiğine işaret eden Ala, bu savaşın durdurulması, barışın bir an önce gelmesi için çok aktif bir dış politika izlediklerinin altını çizdi.
Efkan Ala, bu görüşmelerin hem resmi hem de arka kapı diplomasisi olarak devam ettiğini bildirdi.
“BİR SONUCA ULAŞILACAĞI DÜŞÜNCESİNDEYİM”
“Bu diplomasi masası sizce kısa sürede olumlu sonuç verecek mi?” sorusunu Ala, şöyle cevapladı:
“Ben vereceği kanaatindeyim. Çünkü çok ağır maliyetler üretmeye başladı. Sürdürülebilir değil bu savaş. Adaletsizliği, saldırganlığı, hukuksuzluğu, uluslararası hukuk bakımından temelsizliği bir tarafa, bu kadar kuralsız bir düzenin devam ettirilmesi mümkün değildir. O bakımdan önümüzdeki haftalarda veya günlerde ben bir sonuca ulaşılacağı düşüncesindeyim. Ama zaman zaman İsrail’in İran’a saldırması durumu düşük yoğunluklu olarak ileride devam edebilir. Çünkü İsrail’in temel yayılmacı bir politikası var. Bu politikadan vazgeçmiş değil.”
Herkes İran’a odaklanmışken İsrail’in Lübnan’ın yüzde 10’unu işgal ettiğini, İsraillilerin Batı Şeria’daki Filistinlileri yerlerinden, yurtlarından etmek için evlerini yaktığını hatırlatan Ala, “Bir tarafta dünyanın ilgisini başka bir alana çekiyor ise İsrail, o arkada neler yapıyora da hep bakmak lazım. Şu anda asıl etkili olduğu ve mesafe aldığı yerler Gazze, Lübnan ve Batı Şeria. O bakımdan bu politikanın da kısa vadede çözüleceği kanaatinde değilim, çözülmez.” değerlendirmesinde bulundu.
Teşkilat yapısında reform yapılarak Birleşmiş Milletlerin daha aktif bir rol üstlenmesine dünyanın ihtiyacı olduğunu belirten Ala, bu düzenin böyle devam ettirilemeyeceğini vurguladı.
1 liraya ikna etti, 20 milyon dolarını çarptı! İş insanı Leyla Alaton’a büyük şok
“BİR SORUN VARSA, SORUNU BİZ ÇÖZERİZ”
İran’daki terör gruplarına ilişkin bir soruya Ala, “Biz, bu meselelerin zamanında farkına vararak, burada hiçbir kardeşimiz, birtakım emperyalist, hegemonik politikaları olan ülkelerin aparatı olarak kullanılmamalı diye ‘Terörsüz Bölge ve Terörsüz Türkiye’ sürecini başlattık.” yanıtını verdi.
Türkiye’nin iç cepheyi tahkim projesi olarak “Terörsüz Türkiye”yi ortaya koymuş olmasının kıymetine işaret eden Ala, sadece “Terörsüz Türkiye” değil, aynı zamanda “Terörsüz Bölge”nin de zorunlu olduğunun altının çizildiğini hatırlattı.
“Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” politikasını uygulamaya koyduklarını anımsatan Ala, “Şimdi o bakımdan bir sorun varsa, sorunu biz çözeriz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu irade ile başlayan “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” sürecinin devam ettiğini kaydeden Ala, “Eğer siz sorunları çözmezseniz, o sorunlardan yararlanmak isteyen dışarıda emperyalist, hegemonik hedefleri olan ülkeler bundan yararlanır. Onun için biz bunu çözmeyi çok önemli bir politika olarak ortaya koyduk ve devam ediyoruz.” diye konuştu.
“BU SÜRECİ ÖNGÖRDÜĞÜMÜZ BİÇİMDE TAMAMLAYACAĞIZ”
“Savaş bu süreci öteledi mi?” sorusu üzerine Ala, şunları ifade etti:
“Daha önce de sorduğunuzda belli zamanlar söylemiştik, onlar biraz ileri, biraz geri gidebilir, öyle yıllar, aylar değil ama günler ve haftalar bakımından… Ertelemeler oluyor, öne almalar oluyor ama öngördüğümüz biçimde süreç devam ediyor. Elbette böylesine ağır bir savaşın yaşandığı bir bölgede siz sorunu çözmeye çalışıyorsunuz. Basının ve toplumun ilgisi azaldı sürecin devamına ilişkin olan bitene. Aslında devam ediyor. Elbette bu tür süreçler de etkiler ama biz etkilememesi için orada da çok ciddi inisiyatifler alıyoruz. Güvenlik birimleri, istihbarat birimleri, siyaset kendi üzerlerine düşeni yapıyor ve inşallah bu süreci biz öngördüğümüz biçimde tamamlayacağız. Çünkü artık bunun bu şekilde tamamlanması herkesin lehine. Bunu da herkes anlamış durumda. Son gelişmeler de zaten bunu gösteriyor. Ortaya konan politikanın, herkesin lehine olduğu konusunda genel bir mutabakat var.”
“Terör örgütü PKK silah bırakma sürecini askıya mı aldı?” şeklindeki soruya Ala, “Bu tür işlerde çok fazla provokasyon olabilir. Provokasyon sadece eylemle olmuyor, sözle de olabiliyor. Dedikodular, açıklamalar olabiliyor. Benim vatandaşlarımıza ve basın mensuplarına altını çizerek önermek istediğim husus şudur, yetkili kişilerin ne dediğine bakınız.” yanıtını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ne dediğine bakılmasını isteyen Ala, “Dedikodularla ülke yönetilmez, süreç de yönetilmez.” diye konuştu.
“ÇERÇEVE BELLİDİR VE BİR İRADE ORTAYA KONMUŞTUR”
“Terörsüz Türkiye” konusunda hem toplumsal hem genel olarak siyasal desteğin olduğunu belirten Ala, “Genel çerçevede iradede hiçbir tereddüt yoktur. Bu irade, son derece ortadadır. Etkili olabilecek yetkili iradeler bu sorunun çözülmesi için hemfikirdir. Ama nasılı konusunda, zamanlaması konusunda elbette hem Türkiye’deki hem dışarıdaki gelişmeler etkili olur. Ama bunlar işin esasını, yönünü, sonucu değiştirmez.” dedi.
“Terörsüz Türkiye” sürecinde hukuki adımların zamanlamasına ilişkin bir soru üzerine Ala, şunları ifade etti:
“‘Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge’ sürecinin sağlıklı devam etmesi ve istediğimiz, öngördüğümüz biçimde sonuçlanması bakımından ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin veya idari düzenlemelerin yapılması konusunda hem Meclis iradesini ortaya koymuştur hem de Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Bahçeli’nin iradeleri ortadadır. Hiçbir tereddüde mahal yok. Çerçeve bellidir ve tam bir mutabakatla bir irade ortaya konmuştur. Dolayısıyla zamanlaması, ne yapılması, ne zaman yapılması konusu daha teknik mutfak çalışmasını gerektiren konulardır. Bu konuları yapıp önümüze getirecek olan daha çok güvenlik birimleri, istihbarat birimleri. Çünkü karşı tarafla da görüşen ve neyin, nasıl, ne zaman yapılması gerektiği konusunda mutabakatlara varan bu birimlerdir. Bu birimlerin talepleri doğrultusunda inisiyatif alınacaktır. Burada bir tereddüt yok. Ama bu nisan olabilir, daha sonrası olabilir. Gelişmelere göre, talebe göre de inisiyatif alınacaktır.”
Bu kapsamda yasal düzenlemelerin nasıl yapılacağına ilişkin soruya Ala, “Biz, siyaseten bu meselenin çözülmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması konusunda karar vermiş durumdayız. Şimdi bunun nasılı, hangi teknik tabirlerle bu sonucun elde edileceği, hukukçuların yapacağı çalışmalarla ortaya çıkacaktır.” yanıtını verdi.
Meclis’te komisyonların, milletvekillerinin, hukukçuların bir değerlendirme yapacağını dile getiren Ala, “O bakımdan bu hukuksal terimlerin şu anda spesifik olarak tartışılmasının bir somut çıktısı olmaz. Önemli olan idari düzenlemelerde de yasal düzenlemelerde de siyasi iradenin kararlı olmuş olmasıdır. Bu kararlılıkta en ufak bir şüphe yok. Dolayısıyla talep, hangi düzenlemenin yapılacağını da nasıl yapılacağını da ortaya koyacaktır. Bu çerçevede süreç ilerleyecek.” diye konuştu.
İstihbarat ve güvenlik birimlerinin çalışmalarını yürüttüklerini belirten Ala, o çalışmalar sonucunda getirecekleri değerlendirmeler ve taleplerin ele alınacağını bildirdi.
“UYGULAMADA VE SAHADA GÖRÜLMESİ GEREKİYOR”
“Cezaevindeki terör örgütü mensuplarına yönelik düzenleme yapılabileceğine” dönük iddiaların hatırlatılması üzerine Ala, şu değerlendirmede bulundu:
“Mesele terörün sonlandırılması ve örgütün tasfiye edilmesi… Bu konuda asıl yapılması gerekenler var. Şu anda bu yarım asra yakın terörle mücadelede daha önceki hükümetler tarafından çıkarılmış pişmanlık yasaları var, yasalar var, cezaevlerine ilişkin yasalar var. Bunların bir kısmının etkin uygulanması talepleri oluyor. Zaten orada aksama varsa, onlar her zaman dikkate alınır. Çünkü bir mekanizma var zaten daha önceden kurulmuş ama bu söylediğimiz hususlar yeni duruma ilişkin. Bunlar da genel çerçeve içerisinde ele alınması gereken hususlardır. Orada ciddi bir sorun yok. Yani yapılacak olan düzenlemelerin önemli olan sürecin sonlanmasına pozitif katkılarıdır. Yoksa asıl meseleyi unutmamak gerekir.”
Terör örgütü PKK’nın kendini feshettiğini açıkladığını hatırlatan Ala, “Bunun realitede, hayatta, yani uygulamada ve sahada görülmesi gerekiyor. Onun için çalışmaları yürütülüyor. Örgüt silah bırakmayı sembolik olarak yaptı, silahlarını yaktı. Bunun da devamının ve uygulamasının sahada tespiti ve uygulanmasının görülmesi gerekiyor. Bunların da hepsi kendi mecrasında yürüyecektir.” diye konuştu.
Sürecin yürütülmesinde bir tereddüt olmadığını dile getiren Ala, “İnşallah Türkiye bu sorunu çözerek, kendi sorununu, kendi inisiyatifiyle ve iradesiyle çözen bir ülke olduğunu gösterecektir. Bu prangalardan kurtulmuş bir Türkiye’nin gelişmiş ülkeler içerisinde yer alma hızı çok ivme kazanacaktır.” ifadelerini kullandı.
“KALICI OLARAK GELİŞMİŞ ÜLKELER STATÜSÜNE ÇIKMAYI HEDEFLİYORUZ”
Yeni anayasa çalışmalarına ilişkin ise Ala, “Anayasa meselesi, Türkiye’nin daha gelişmiş bir ülke statüsünde, sürdürülebilir bir başarıyı elde etmesinin temel şartlarından biridir bizim için. Onun için diyoruz ki ‘Gelin bu anayasayı hakları, özgürlükleri garantiye alan ve iyi işleyen bir devlet tesis eden, yapılarını, kurumlarını, kuruluşlarını tesis eden bir düzenleme ile milletimizle buluşturalım.” değerlendirmesinde bulundu.
Eş zamanlı, çok alanlı bir reform programı ortaya koyduklarını anlatan Ala, “Bu reformlarla biz, artık gelişmekte olan ülkeler statüsünden kalıcı olarak gelişmiş ülkeler statüsüne çıkmayı hedefliyoruz. Oraya çıktık ama orada kalmak çıkmaktan çok daha önemli. O bakımdan anayasa çalışmalarını bu çerçevede yürütüyoruz.” dedi.
Bu nihayetlendiğinde diğer partilerle de bir araya geleceklerini belirten Ala, “Onların değerlendirmesini alacağız. Onların hazırlıklarına bakacağız. Bu uzlaşma meselesidir. Arzu ediyoruz ki modern, çağdaş, sivil bir anayasayla milletimizi buluşturalım. Diğer partileri de buna çağırıyoruz.” diye konuştu….

Reklam
Esenyurt'ta çöp kamyonundaki servet! Didik didik arandı, bulundu

Esenyurt’ta çöp kamyonundaki servet! Didik didik arandı, bulundu

Esenyurt’ta yaşayan Suriye uyruklu Faraj Mustafa, içerisinde yüklü miktarda altın bulunan bir paketi yanlışlıkla çöpe attıklarını fark etti. Durumu hemen Esenyurt Belediyesine bildiren Mustafa, zabıta ekipleriyle birlikte belediyenin atık toplama tesisine giderek yardım talebinde bulundu.

İhbar üzerine hızla harekete geçen belediye ekipleri, çöp kamyonlarından Silivri’ye gönderilmek üzere tıra yüklenen atıkları boşaltarak titiz bir arama çalışması başlattı. Kepçeler yardımıyla yapılan ayrıştırma işleminin ardından ekipler, vatandaşla birlikte elle arama gerçekleştirdi.
Savaşın 27. gününde Orta Doğu ateş çemberi! ABD’den İran’a karşı sessiz hazırlık: ‘Ukrayna’dan yola çıkacak’

Yoğun çalışmalar sonucunda altınların sarılı olduğu bez parçasına ulaşıldı.
1 liraya ikna etti, 20 milyon dolarını çarptı! İş insanı Leyla Alaton’a büyük şok

Paketin içerisinden yaklaşık 1 milyon 200 bin TL değerinde 26 adet tam altın ve 2 adet yarım altın çıktı. Esenyurt Belediyesi zabıta ekipleri durumu polis ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen polis ekipleri tarafından yapılan inceleme ve tespit çalışmalarının ardından tutanak altına alınan altınlar, sahibine eksiksiz şekilde teslim edildi.

“HEPSİNDEN ALLAH RAZI OLSUN”
Yaşadığı büyük panik sonrası altınlarına kavuşan Faraj Mustafa, belediye ve emniyet ekiplerine teşekkür ederek, “Zabıta ekipleriyle birlikte olay yerine geldik. Polisler de çok yardımcı oldu. Hepsinden Allah razı olsun” dedi.
…

DEM Parti heyeti, yarın İmralı'ya gidecek

DEM Parti heyeti, yarın İmralı’ya gidecek

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Doğan, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine yönelik yasal düzenlemelerin uzun zamandır Merkez Yürütme Kurullarının gündeminde olduğunu belirterek, “Yalnız bu süreçle ilgili de değil. Biz demokratik siyaset alanının genişlemesi için mücadele eden bir siyasi partiyiz. Şiddetle değil, diyalog yoluyla sorunların çözümü için mücadele ediyoruz. Onlarca yıldır bu bedeller demokratik siyasete varmak ve bu günleri yaratmak için ödendi. Şimdi çeşitli tartışmaları sizler de görüyorsunuzdur. İşte acele edilmemesi gerektiğini söyledi MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli. Zaten biz de ilk yaptığımız açıklamada şöyle demiştik, sürecin başlarında; telaş yapmayalım; evet ama bir yandan da hıza ihtiyaç var. Telaşa kapılarak bunu yapmaya gerek yok; ama hıza ihtiyacımız var. Bir sürü nedenle ihtiyacımız var. Eğer zaman iyi değerlendirilmezse, eğer zaman iyi kullanılmazsa riskler açığa çıkabilir. Bunları bertaraf etmek her zaman kolay olmayabilir. Provokasyonlar olabilir, sabote etmek isteyenler olabilir ki var, biliyoruz. O halde yapılması gereken zamana yaymak ya da zamanı kötü kullanmak değil. Zamanı ve zamanın değerini bilerek, kavrayarak, ona göre adımlar atmak, ona göre planlamalar yapmak. Bu nedenle hıza ihtiyaç var. Epeydir bekleniyor zaten” ifadelerini kullandı.
Yarın İmralı’da önemli bir görüşme gerçekleştireceklerini söyleyen Doğan, “Yarın DEM Parti İmralı heyeti, İmralı Adası’na gidecek Öcalan’la görüşmek üzere. Bu görüşme bizim için çok önemli bir görüşme. Çünkü bir yandan yasal süreçle ilgili bundan sonra yapılacaklara dair Öcalan’la istişarede bulunacaklar. Gündemlerinde böyle bir başlık var. Öte yandan kamuoyunda konut, ev tartışmaları sürerken şunu söylemiştik; heyetimizin bize böyle bir bilgilendirme yapmadığını ama bayramdan sonra kuvvetle muhtemel bir görüşme yapıp, bu görüşmede bu konunun belki gündeme gelebileceğini ve varsa bu konuya ilişkin de bir yeni durum, bunun da kamuoyuyla paylaşılacağını söylemiştik. Dolayısıyla bu başlıkları da gözettiğimiz zaman yarın yapılacak görüşmenin içeriğinin önemli olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Kritik bir önem taşıyor. Hem Öcalan’ın koşullarına, statü tartışmalarına ilişkin önemli bir görüşme olacak hem de yasal zemine ve silahsızlandırmaya ilişkin hazırlanan ya da hazırlanması planlanan kanuni çerçeveye dair de kendisinin önerileri alınacak” ifadelerini kullandı.
MSB duyurdu! TSK personeli Bağdat’tan tahliye edildi…

Eski savcının Whatsapp yazışmalarından Rezan Epözdemir çıktı! 300 bin dolara tahliye

Eski savcının Whatsapp yazışmalarından Rezan Epözdemir çıktı! 300 bin dolara tahliye

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, olay tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nda görevli olan Cumhuriyet Savcısı şüpheli Cengiz Çallı’nın, “rüşvet” suçundan yargılanan sanık A.D. ile sıkı şekilde irtibatı olduğu belirtildi.
İlginizi Çekebilir
İddianamede, Çallı ile A.D’nin yüz yüze çok defa görüştükleri, kamera kayıtlarına göre, A.D’nin Çallı’nın makam odasına rahatlıkla girdiği, Çallı’nın yürüttüğü ve kısıtlılık kararı bulunan dosyadaki soruşturma evraklarını A.D. ile paylaştığı anlatıldı.
Başka dosyada sanık olan A.D’nin, savcı Cengiz Çallı ve hakkında “rüşvet” suçundan ayrıca dava açılan polis memuru H.K’den elde ettiği bilgi ve belgelerle soruşturmada şüpheli olan Z.Y, oğlu A.M.Y. ve yakınlarıyla irtibat kurduğu anlatılan iddianamede, şüphelinin A.M.Y. ile birden fazla kez Florya ve Ataköy’de görüştüğü kaydedildi.
İddianamede, A.D’nin bu görüşmelerde, soruşturma kapsamında el konulan eşyaların iadesi, ev hapsinin kaldırılması, takipsizlik gibi kararlar verecek gücünün olduğunu dile getirdiğini, soruşturmayı yürüten savcı Cengiz Çallı’yı yakından tanıdığını ifade ettiği, aynı şekilde Z.Y’de de aynı şeyleri söylediği, inandırıcılığını arttırmak için Çallı ile olan mesajlaşmalarını ve resimlerini gösterdiği aktarıldı.
300 BİN DOLARA TAHLİYE
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada Z.Y’nin nisan 2021’de tutuklandığı, bu tarihten sonra A.D’nin soruşturma dosyası tarafları veya yakınları ile yazışmalara başladığı belirtilen iddianamede, şüpheli Z.Y’nin tahliyesi için 300 bin dolar karşılığında anlaşma sağlandığı, Mayıs 2021’de ise A.D’nin adına kayıtlı banka hesabına şüphelinin yakınları tarafından 412 bin lira tutarında 50 bin dolar gönderildiği belirtildi.
1 liraya ikna etti, 20 milyon dolarını çarptı! İş insanı Leyla Alaton’a büyük şok
ŞÜPHELİ, HESABINA PARA YATIRILDIKTAN SONRA SAVCIYLA AVM’DE BULUŞTU
İddianamede, paranın gönderilmesi üzerine Haziran 2021’de soruşturma savcısı Cengiz Çallı ile A.D’nin Bakırköy’de bir AVM’de buluştukları aktarılarak, aynı gün yapılan tahliye talebine ilişkin avukatların sunduğu dilekçelere dair A.D. ile Çallı arasında yazışma içeriklerinin tespit edildiği kaydedildi.
Şüpheli Cengiz Çallı’nın dilekçenin hangi makama verileceğine dair A.D’yi yönlendirdiği, akabinde soruşturma dosyası şüphelileri Z.Y. ve A.M.Y’nin müdafilerinin tahliye talebine ilişkin dilekçe sundukları belirtilen iddianamede, savcı Çallı’nın şüphelilerin tahliye edilmesi yönünde mütalaa yazdığı, şüpheliler Z.Y. ve A.M.Y’nin konutu terk etmemek şeklinde adli kontrol kararıyla tahliye edildiği anlatıldı.
İddianamede, savcı Çallı’nın, A.D’nin hesabına para yatırılmasının ardından menfaat temini için hareket ederek A.D’yle birlikte şüphelilerin tahliyesi sürecini fikir ve eylem birliği içerisinde işlettiği vurgulandı.
SAVCI VE ŞÜPHELİ ARASINDAKİ MESAJ İÇERİKLERİ
İddianamede, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada şüpheliler hakkındaki konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol hükümlerinin kaldırılması, değiştirilmesi ve soruşturma kapsamında el konulan malların iadesine ilişkin şüpheliler ve yakınlarının 6-7-8 Temmuz 2021’de A.D. ile iletişime geçtiği, talep içeren dilekçelerini A.D’ye WhatsApp üzerinden gönderdikleri anlatıldı.
Soruşturmayı yürüten savcı Çallı ile A.D. arasında Temmuz 2021’de 75 bin doların hazır olduğuna dair WhatsApp yazışmalarının bulunduğu, Çallı’nın avukat Rezan Epözdemir’e haber vereceğini belirttiği aktarılan iddianamede, A.D’nin, Epözdemir hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada tanık olarak alınan ifadesine yer verildi.
Buna göre A.D, yazışmaların yapıldığını, Cengiz Çallı’nın bir gün sonra evine giderek A.D’den 75 bin dolar aldığı, akabinde de avukat Epözdemir ile buluştuklarını anlattı.
İddianamede, A.D’nin tanık olarak verdiği ifadesindeki iddiaların, Çallı’nın 8 Temmuz’da A.D’nin evinde, aynı gece de avukat Epözdemir ile ortak baz kayıtlarının tespit edilerek doğrulandığı kaydedildi.
İddianamede, şu değerlendirmede bulunuldu:
“Bu suretle Cengiz Çallı’nın şüphelilerin tahliyesi ve akabinde haklarında uygulanan ev hapsi şeklindeki adli kontrol hükümlerinin kaldırılması/değiştirilmesi ve el konulan eşyaların iadesine ilişkin A.D. ve Rezan Epözdemir ile menfaat ortaklığı ve irtibatının bulunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda anlatımı yapılan eylemler kapsamında sürecin başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde suç tamamlanana kadar mümkün olan iştirak iradesi ile hareket ettikleri belirlenmiştir.”
İstanbul’da dev narkotik operasyonu! Ünlü isimler ifade veriyor
SAVCIYA ATILAN “ZATEN İLK İŞTEN EKSİK VERDİLER, BİRAZ DAHA ÖDERLER” MESAJI ÖDEMEYİ DOĞRULADI
İddianamede şüpheli savcı Cengiz Çallı’nın tahliyeleri için mütalaa verdiği ve akabinde tahliye edilen şüphelilere ait eşyaların teslim edilmesi için İstanbul İl Jandarma Komutanlığına müzekkere yazılarak iadesinin yapıldığı, şüphelilerin avukatları tarafından ev hapsi şeklindeki adli kontrolün kaldırılması veya değiştirilmesi şeklinde talep dilekçesi sunulması üzerine de mütalaasını A.D. aracılığı ile avukatlara ilettiği kaydedildi.
Şüpheli Çallı’nın ev hapsi ve adli kontrolün kaldırılması şeklinde mütalaa vermesine rağmen 14 Temmuz 2021’de sulh ceza hakimliğince talebin reddedildiği belirtilen iddianamede, bunun üzerine aynı gün A.D. tarafından Çallı’ya “Zaten ilk işten eksik verdiler, biraz daha öderler” şeklinde mesajlar attığı vurgulandı.
İddianamede, bu mesajların tahliye işleminde ödeme yapıldığını açıkça ortaya koyduğu dile getirilerek, Cengiz Çallı’nın görevli hakim ile görüşme yaparak şüpheliler hakkında uygulanan ev hapsi şeklindeki adli kontrol kararının 29 Temmuz 2021’de kaldırılmasını sağladığı aktarıldı.
İddianamede, Bakırköy Adliyesi’ndeki dosyanın şüphelilerinden İ.H.T. hakkında ek takipsizlik kararı verilmesi, el konulan telefonunun ve parasının iade edilmesi için daha önceden A.D’ye 14 bin 500 dolar verdiği, ancak taleplerinin karşılık bulmaması üzerine A.D’den rüşvet parasını geri istediği yönünde yazışma içeriklerinin de olduğu aktarıldı.
Şüpheli savcı Cengiz Çallı’nın yürüttüğü soruşturma dosyasındaki şüphelilerin tahliyesi, ev hapislerinin kaldırılması ve el konulan eşyaların iadesinin sağlanması için dosyadaki şüphelilerin yakınlarından maddi menfaat temin ettiği ya da etmeye çalıştığı vurgulanan iddianamede, Çallı’nın, kısıtlılık kararı alınan dosyayla ilgili bilgi ve belgeleri paylaşarak soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiği kaydedildi.
İddianamede, Cengiz Çallı’nın “rüşvet almak” suçundan 5 yıl 4 aydan 18 yıla, “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçundan ise 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar olmak üzere toplam 6 yıl 10 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Çallı, ayrıca hakkında “rüşvete aracılık etme” iddiasıyla avukat Rezan Epözdemir’in de aralarında bulunduğu 9 sanıkla birlikte açılan dava, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nde sürüyor.
Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti! Rapçi Vahap Canbay’ın ifadesi ortaya çıktı: Aleyna’nın annesi beni sevmiyordu…

Reklam
1 liraya ikna etti, 20 milyon dolarını çarptı! İş insanı Leyla Alaton'a büyük şok

1 liraya ikna etti, 20 milyon dolarını çarptı! İş insanı Leyla Alaton’a büyük şok

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Leyla Alaton’un şikayeti üzerine soruşturmaya başlandığı kaydedildi.
İddianamede yer verilen ifadesinde Alaton, hakkında kırmızı bülten kararı bulunan Ahmet Özcan’ı 2015’ten itibaren sahibi olduğu Alvimedica şirketler grubunu profesyonel olarak yönetmesi için işe aldığını söyledi.
Alaton, Özcan’ın kendisine, şirketin kredi borçlarından dolayı hesapların banka haczi tehdidi altında olduğunu, üçüncü şirket üzerinden piyasaya ürün satarak elde edecekleri karı banka hacizlerinden koruyarak borçlarını ödeyebileceklerini söylediğini aktardı.
Şirketinin ürünlerini Özcan’ın kendisine ait DNA Turizm isimli şirket üzerinden sattığını ve bu şirketin yalnızca aracılık etmek üzere kurulduğunu söylediğini de anlatan Alaton, oğlu Efe Eros Güneyli ile çalışanı Esengül Özsoy’un, karın Özcan’a ait DNA Turizm şirketine kaldığını, tüm zararın kendi şirketi olan Tıbbi AŞ üzerine bırakıldığını fark ettiklerini belirtti.
ABD’nin İran’a karşı hava indirme tümeni kozu! 24 saatte her yere sızabiliyorlar: 2 bin kişilik birlik planının detayları ortaya çıktı
Alaton, mirasçısı olan oğlunun şirkete gelmeye başladığında ve kendisinin hiçbir zaman sorgulamadığı konuları sorgulamaya başladığında siber saldırıya uğradıklarını, bütün bilgilerin silindiği ve verilere ulaşmakta zorlandıkları bir sürece girdiklerini bildirdi.
Bu siber saldırıyı da Özcan’ın yaptığını anladıklarını ifade eden Alaton, şunları kaydetti:
Alıntı Metni
“ŞİRKETLERİ TARUMAR ETTİ, MİLYONLARCA DOLAR SATIŞ KAYBINDAYIZ”
Alaton, şirketlerin devri ile ilgili belgeleri Özcan’ın da arasında olduğu 4 çalışanının hazırladığını, onlara duyduğu güven ile önüne gelen belgeleri imzaladığını söyledi.
Gelinen noktada Özcan’ın kendisiyle avukat Bekir Ö. aracılığıyla iletişim kurduğunu ve devretmeye söz verdiği şirketleri için para istediğini vurgulayan Alaton, “Şirketleri tarumar etti, milyonlarca dolar satış kaybındayız, insanların çoğu istifa aşamasına gelmiş durumda. Hala hiçbir veriye tam ulaşamıyoruz. Bu durumda dahi bütün suç ortaklarını bol keseden paralar vererek işten çıkarmış gibi gösterip kaçarken dahi şirketlerden para çalmışlardır. Bana ve şirketlerime bunları yapan Ahmet Özcan, Eda Gürler Tuna, Özge Topuz, Bilgin Turcan, Musa Soylu ve Ebru Ünlü’den davacı ve şikayetçiyim.” dedi.
Güvenini kazanmak için Özcan’ın şirketin önceki genel müdürünün usulsüzlüklerini söylediğini belirten Alaton, Özcan’ın şirkette her şeyin yolunda olduğunu, diğer şirketi Alarko Holding ile ilgilenmesini söyleyerek kendisini bu şirketten uzak tutmaya çalıştığını, sanığa güvendiği için durumu anlamadığını kaydetti.
Şüpheli Özcan’ın 19 Şubat 2024’ten itibaren bütün imza yetkileri kendisindeyken yetkileri devretmeden ortadan kaybolduğu için tedarikçi ödemeleri, banka taksit ve anapara ödemeleri ile diğer tüm süreçlerin donduğunu dile getiren Alaton, Özcan’ın telefonlara çıkmadığını, kendisine ulaşamadıklarını, İtalya’daki şirketinin çalışanlarını kovmakla korkutarak kendileriyle iletişimi kestiğini ifade etti.

MASAK RAPORU
İddianamede, soruşturma kapsamında şüpheli Özcan’ın hesap hareketlerine ilişkin MASAK’tan alınan rapora da yer verildi.
Raporda, 2020-2024 arasında Özcan’ın hesaplarına 1 milyar 350 milyon 725 bin lira para girişi, 136 milyon 301 bin 577 lira ise para çıkışı olduğu bilgisi yer aldı.
Raporda ayrıca, iddianameye konu şirketlere toplamda 1 milyar 881 milyon 326 bin lira para çıkışı, 13 milyon 946 bin 445 lira ise para girişi olduğu ve rakamlar arasındaki farkların ciddi oranda olduğunun görüldüğü kaydedildi.
ŞÜPHELİNİN İFADESİ
Şüpheli Ahmet Özcan ise iddianamede yer verilen ifadesinde, şirketleri geri iade etmemesinin nedeninin yıllardır orada çalışan biri olarak emeğinin karşılığını almak istemesi olduğunu, Leyla Alaton’un bu konuda kendisine söz verdiğini öne sürdü.
İddia edildiği gibi şirket hesaplarından kendisine para aktarmadığını savunan Özcan, işçileri ise Alaton’un oğlu ile sorunlar yaşadıkları için yasal haklarını ödeyerek işten çıkarılmalarına karar verdiğini söyledi.
Özcan, şirketin ürettiği ürünleri de satmadığını ifade ederek, “Şirketleri geri devretmek için emeğimin karşılığı olarak kendilerinden 10 milyon dolar talep ettim. Bu parayı alırsam şirketleri kendilerine iade edeceğim. Bahsedildiği gibi kimseyi dolandırmadım.” dedi.
“DAVA AÇMAYA YETERLİ DELİL ELDE EDİLDİ”
İddianamede, Özcan’ın mağdur şirketlerin varlıklarını azaltıcı para transferleri gerçekleştirdiği, şüpheli Ebru Ünlü’nün MASAK raporuna göre Özcan ile çok yoğun para transferi olduğu kaydedildi.
Diğer şüpheliler Bilgin Turcan, Ebru Ünlü, Eda Tuna, Musa Soylu ile Topuz’un aynı gün işten ayrılmaları ve arabuluculuk sözleşmesi ile Alvimedica tıbbi şirketlerden ödeme almalarının da dikkat çekici ve hayatın olan akışına aykırı olduğu vurgulanan iddianamede, şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri değerlendirmesi yapıldı.
Şüphelilerin kendilerini destekleyecek belge veya bilgi veremedikleri, soruşturma aşamasında yaptıkları savunmalara itibar edilmediği ifade edilen iddianamede, dava açmaya yeterli delil elde edildiği belirtildi.
İddianamede “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak” ve “güveni kötüye kullanmak” suçlarından 3’er yıl 6’şar aydan 9’ar yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen sanıklar, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanıyor.
İstanbul’da dev narkotik operasyonu! Ünlü isimler ifade veriyor
Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti! Rapçi Vahap Canbay’ın ifadesi ortaya çıktı: Aleyna’nın annesi beni sevmiyordu…